Ana Sayfa Blog Sayfa 149

AABK: Acıları hafifletmeye devam edeceğiz

AABK 6 Şubat depremlerinin ardından yapılan yardımlar adına Alevi halkına teşekkürlerini sunarak, desteğin devam edeceğini duyurdu.

Avrupa Alevi Bektaşi Konfederasyonu (AABK) 6 Şubat 2023’te gerçekleşen Maraş merkezli depremlerin ardından çok sayıda yardım organize etti. Bu yardımları Alevi halkının da desteğiyle gerçekleştirdiklerini ifade ederek, teşekkür mesajı yayınlayan AABK, şu ifadelere yer verdi:

“Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu olarak, 6 Şubat 2023 depremi sonrasında Türkiye’ye yardım amacıyla düzenlediğimiz deprem çağrısına destek veren herkese yürekten teşekkürlerimizi sunarız. O günden bu yana öğrencilerin eğitimlerine devam etmelerine öncelik vererek barınma konusunda çok önemli yardımlarda bulunduk. Avustralya’dan gelenler de dahil olmak üzere katkılardan yararlanan öğrenci sayısına ilişkin ayrıntılar için lütfen Hacı Bektaş Veli Vakfı’nın ekteki açıklamasına bakınız. Federasyon olarak acıları hafifletmeye devam edeceğiz. Cömert desteğiniz için bir kez daha teşekkür ederiz.”

PİRHA/İSTANBUL 

Polisten ebeveynlere; çocukların günlük alışkanlıklarını gözlemleyin

Metropolitan Polis Teşkilatı, Enfield Alevi Kültür Merkezi ve Göksunlular Dayanışma ve Kültür Derneği’nin ortak organizasyonu ile Edmonton’daki Britanya Alevi Federasyonu (BAF) yerleşkesinde madde bağımlılığı ve kesici aletlerle işlenen suçlara karşı toplantı düzenlendi.

Londra’da Metropolitan Polis Teşkilatı, Enfield Alevi Kültür Merkezi ve Göksunlular Dayanışma ve Kültür Derneği’nin ortak organizasyonu ile Edmonton’daki Britanya Alevi Federasyonu (BAF) yerleşkesinde madde bağımlılığı ve kesici aletlerle işlenen suçlara karşı toplantı düzenledi.

TOPLANTIYA, polis teşkilatı adına komiser Mehmet Ganidağlı, polis memurları Yiğit Akdağ, Fikret Molla ve Andy Palmer ve Türkiye kökenli nüfusun yoğun olduğu Enfield ilçesinden Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Çetinkaya katıldı. Komiser Ganidağlı, toplantıda gençler arasında uyuşturucu kullanımı sorununa değindi ve anne-babaların dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.

Ganidağlı, anne ve babaların bir aile üyesi ya da çocuklarının uyuşturucu kullandığından şüphelendiklerinde nasıl destek alabileceklerini ve harekete geçebileceklerini anlattı.

ÖLÜME BİLE YOL AÇIYOR

Toplantıda özellikle, ‘kahkaha gazı’ diye bilinen azot oksit kullanımı konusuna odaklanıldı. Ganidağlı, gençlerde bu gazın kullanımı sonucu görülen kısa ve uzun vadeli etkilerden bahsetti.

Azot oksit kullanımında yanıklar, baş dönmesi, kalp krizi, sinir kaybı, kontrol kaybı, baş ağrısı, boğulma hissi, paranoya ve en nihayetinde ölüm gibi sonuçlar yaşanabileceğini vurgulayan Ganidağlı, ebeveynlerin çocuklarını düzenli olarak kontrol etmeleri, ihtiyaçlarını dikkatle izlemeleri, gerekirse eşyalarını aramaları, para harcama alışkanlıklarını gözlemlemeleri çağrısı yaptı.

5 DAKİKA İÇİNDE ÖLÜME YOL AÇIYOR

Polis memuru Yiğit Akdağ da kesici aletlerle işlenen suçların tehlikelerinden ve kesici alet taşıma konusunda son dönemde yapılan yasal değişikliklerden bahsetti.

Akdağ, bıçakla yaralanma durumunda, normalde 6 litre kan bulunan insan vücudundan 1.5 litre kan kaybının beş dakika içinde ölüme yol açabileceğini vurguladı. Akdağ ayrıca, kalbe alınabilecek bir bıçak darbesinin bir dakika içinde karşı tarafı öldürebileceğini, kola ve bacağa alınabilecek bir darbenin bile ölümcül olabileceğini söyledi.

Seminere katılan 160 kişiye verilen bir diğer önemli mesaj da polisten yardım isteyebilecekleri ve isimsiz ihbarda bulunabilecekleri yönündeydi. Belediye Meclisi Üyesi Mustafa Çetinkaya da belediyenin Enfield’ı daha güvenli bir yer haline getirmek için çalıştığını vurguladı.

 ALEViNET LONDRA 19 Ekim 2023

ABD’de yaşayan Dersimli Işık Berfin, Kırmancki ve Kurmanci kılamlar seslendiriyor

PİRHA- Amerika’da yaşayan ve kılamlarını Kırmancki (Zazaca) ve Kurmanci (Kürtçe) seslendiren 25 yaşındaki Dersimli müzisyen Işık Berfin, “Geçmişimizi ve geleceğimizi yönlendirmek için hepimizin gerçekten dilimizden başlamamız gerektiğini düşünüyorum” dedi. Berfin, Ovacık’tan ilham aldığını da vurguladı.

Son yıllarda Dersim’de yıldızı parlayan çok genç müzisyenlerden biri Işık Berfin. 5 yaşından beri San Francisco’da yaşıyor. Orada büyümüş, okumuş, müziğe gönül vermiş.

Özellikle Kırmancki (Zazaca) ve Kurmanci (Kürtçe) seslendirdiği kılamlara kattığı yorum, duygu ve sıcaklık kendisini dinleyenleri mest ediyor. Henüz 25 yaşında. Babası Karslı bir Terekeme. Annesi Ovacıklı ama o kendisine ‘Dersimliyim’ diyor.

PİRHA olarak Ovacık’ta, Munzur suyunun kenarında müzisyen Işık Berfin ile hem söyleştik hem de kılamlarından örnekler dinledik.

“GEÇMİŞİMİZİ UNUTURSAK ÖNÜMÜZÜ GÖREMEYİZ”

Genellikle her yaz Ovacık’a geldiğini, dedesinden, büyük dedesinden en küçüğüne kadar sürekli saz çalınan bir evde büyüdüklerini belirten Berfin, “Bu nedenle benim de müziğe olan aşinalığım buradan geliyor. Annem İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuarı’ndan mezun. Üç yaşından beri hep onun yanındaydım. Konser vesaire onunla birlikte gidiyordum. Müzik, kulağımda daha çok küçükken gelişmeye başladı” dedi.

Müziğe tamamen piyasa yönüyle bakmadığını, sanatın içinde daha çok kendini ve kendi yerini bulmaya çalıştığını vurgulayan Berfin, “Çünkü anlattığım kılamlar boş değil, hepsi bir hikaye anlatıyor, hepsinin bir geçmişi var. Şu anki hedefim de hem asimilasyona hem de sistematik baskılara karşı o geçmişi devam ettirmek. Geçmişimizi unutursak önümüzdeki yolu göremeyiz çünkü. Düşüncem bu yönde” ifadelerini kullandı.

“ZAZACA (KIRMANCKİ) ÖĞRENMELİYİZ ÇÜNKÜ KAYBOLMAYA YÜZ TUTUYOR”

Amerika’da siyaset bölümünü okuduğunu, oraya döndüğünde ya siyaset bölümüne devam edeceğini ya da hukuk fakültesine başlayacağını söyleyen Berfin, “Siyasetin müziğimi körelteceğini bazen düşündüğüm oluyor ama bunun için de Ovacık’a gelmeye devam edeceğim, çünkü Ovacık’tayken ruhum daha çok açılıyor, müziğe olan bağlılığım artıyor. Dedelerimizin, nenelerimizin yanına gittiğimizde onların hikayeleri de ilham veriyor bu müziği yapabilmemiz için. Dilerim benim yaşımdaki herkes veya yeni gelen nesil de bu kadar kenetlenebilir, kültürüne, diline. Ki Zazaca (Kırmancki) zaten kaybolmaya yüz tutan bir dil ve bu nedenle ona ağırlık veriyorum” dedi.

Zazaca’yı yeterince konuştuğunu düşünmediğini, Amerika’da dili geliştirme imkanlarının kısıtlı olduğunu ifade eden Berfin, “Ama bu bir bahane bence. Geçmişimizi ve geleceğimizi yönlendirmek için hepimizin gerçekten dilimizden başlamamız gerektiğini düşünüyorum. Araştıralım, öğrenelim, okuyalım ve birbirimize aktaralım nesilden nesile” dedi.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Gazze’de hastanenin vurulmasını yaptığını açıklama ile kınayarak, katliam ve ablukada payı olanların yargılanması çağrısında bulundu.

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Gazze’de hastanenin vurulmasını yaptığını açıklama ile kınayarak, katliam ve ablukada payı olanların yargılanması çağrısında bulundu.

İsrail’in Gazze’de bulunan El-Ehli Baptist Hastanesi’ne yönelik bombardımanında, en az 500 kişi yaşamını yitirdi. İsrail’in gerçekleştirdiği katliama, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) başta olmak üzere dünyadan tepki yağdı.

Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

“İNSANLIK SUÇUNA SESSİZ KALINMAMALI”

Kalkın katledilmesinin kabul edilemeyeceği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İsrail’in yıllardır devam eden, Filistin halkını yurtlarından ederek, topraklarına el koyma çabası 7 Ekimden bugüne planlı bir şekilde devam etmekte ve şiddetini gittikçe artırmaktadır. Bu saldırılarda yüzlerce sivil insan katledilmiş ve yurtlarından ayrılmaya zorlanmıştır. Son olarak İsrail’in bir hastaneye yapmış olduğu ve 500 den fazla sivilin ölümüne yol açan saldırı kabul edilemez. Hiç bir dünya ülkesi Filistin’de yaşanan insanlık suçuna sessiz kalmamalıdır. Filistin halkına yaşatılan ablukanın acilen kaldırılması ve acil ihtiyaçların ivedi bir şekilde insanlara ulaştırılması konusunda adım atılması elzemdir. İnsanların katledilmesinde, bölgeyi açık bir cezaevi haline getirerek insanların aç ve susuz kalmasında payı olan herkes uluslararası hukuk normları çerçevesinde yargılanmalı ve gereken cezaları alması sağlanmalıdır.
Bütün öğretisi barış olan biz Aleviler, “Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi ‘düşmanınız dahi olsa, insan olduğunu unutmayınız’ sözünü tüm insanlığa hatırlatır, bütün savaşların insanlığa karşı bir suç olduğunu belirtir, tüm dünya barışı için mücadele edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.”

PİRHA/İSTANBUL

Celal Fırat: TV10’un yayın lisansı, el konulan tüm varlıkları iade edilmelidir-VİDEO

PİRHA – Milletvekili Celal Fırat, KHK ile kapatılan TV10’un tüm yasal haklarının geri iade edilmesi gerektiğini söyledi. Konuyu Meclis’te gündeme getiren Fırat, yaptığı konuşmada “Eğer Türkiye bir hukuk devleti ise iktidar yasal dayanağı olmayan keyfi uygulamalarla kapattığı televizyonların yasal haklarını vermek zorundadır” dedi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü halin getirdiği yetkilere dayanılarak kapatılan televizyon kuruluşları arasında TV10 da yer alıyordu.

HEDEP İstanbul Milletvekili Celal Fırat, hiçbir gerekçe sunulmadan kapatılan Alevi basın kuruluşu TV10 hakkında Meclis’te söz aldı. El konulan TV10’un geri iade edilmesi gerektiğini belirten Fırat, şunları söyledi:

“2016 yılında 668 numaralı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek maddesine dayanarak birçok yayın kuruluşu kapatıldı. TURKSAT üzerinde yayın yapan TV10 da tüm varlıklarına el konulan televizyonlar arasındaydı. Alevilerin kendi alın teri

Yeter Gültekin, Madımak Katliamı hükümlüsününün affedilmesini yargıya taşıdı

PİRHA – Sanatçı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sivas Katliamı davası sanıklarından Hayrettin Gül’ün cezasını affetmesine karşı Danıştay’a dava açtı.

Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te binlerce faşist-dinci kalabalık tarafından Madımak Oteli yakılarak 33 aydın ve sanatçı katledildi. Katliama ilişkin ana davanın haricinde 3 firari fail üzerinden yürütülen ikinci dava da “zaman aşımı” gerekçesiyle 14 Eylül’de düşürüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sivas Katliamı davası sanıklarından Hayrettin Gül’ün cezasını “sürekli hastalık” gerekçesiyle 6 Eylül’de affetti.

Madımak Oteli’nde katledilen Sanatçı Hasret Gültekin’in eşi Yeter Gültekin, Gül’ün cezasının affedilmesine karşı Danıştay’a dava açtı.

Cumhuriyet’e konuşan Yeter Gültekin, “Yaşlı veya genç yüzlerce düşünce suçlusunun iddianamesi bile yazılmadan onlarca yıl cezaevinde tutuklu kaldığı bir dönemde, yaşları ve kronik ölümcül hastalıkları tutuklu yargılanmaları için gerekçe olamazken, Madımak Katliamı dosyasında suçu sabit ve belgeli olan, idam cezası kesinleşen, sonra cezası müebbet hapse çevrilen sanıkların ‘yaşlılık ve sürekli hastalık’ nedeniyle affedilmesi kabul edilemez, savunulamaz. Affetmek ancak gerçek sorumlular yargılandığında ve adalet sağlandığında mümkün olabilir” dedi.

Yeter Gültekin, “Bu özel af, evlatları Madımak’ta katledilen annelerin yüreklerine atılan yeni bir ateştir” diye de ekledi.

(HABER MERKEZİ)

Merdan Yanardağ kumpas sürecini anlattı: Biz onları yargılamış olduk

Montaj kumpasıyla hedef gösterilen ve hukuksuz bir şekilde cezaevine giren TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, yaşadığı süreci Birgün gazetesine anlattı.

TELE1’de ekranlara gelen ‘4 Soru 4 Yanıt’ programındaki ifadeleri montaj kumpasıyla bağlamından koparılarak hedef gösterilen ve sonrasında cezaevine giren TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, tahliyesine kadar yaşanan süreci Birgün Pazar’a anlattı.

Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali 2’inci gününde devam ediyor- VİDEO

PİRHA- İBB’nin düzenlediği 2’inci Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali kapsamında ‘Bilimsel, Demokratik ve Laik Eğitim’ paneli gerçekleştirildi. Panelde AKP iktidarının eğitimde dincileşme politikasına karşı neler yapılabileceği tartışıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)’nin bu yıl ikincisini düzenlediği Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nin ikinci günü paneller ile devam ediyor. İkinci gün etkinlikleri kapsamındaki ‘Bilimsel, Demokratik ve Laik Eğitim’ paneli, ABF Basın Sekreteri Aydın Deniz’in moderatörlüğünde gerçekleşti. Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Çayan Çalık ve Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz konuşmacı olarak katıldı.

“FARKLI KÜLTÜRLERDE OLANLARIN BİR YAŞAMA ŞANSI KALMAYACAK”

ABF Basın Sekreteri Aydın Deniz, Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum(ÇEDES) projesini kastederek bu sene üç noktada İzmir, Eskişehir ve Tekirdağ’ın pilot bölge olarak seçildiğini hatırlattı. Deniz, aynı zamanda konuşmasında resmi gazetede yayınlanan anaokulunda mescit uygulamasından da bahsederek, “ÇEDES’i şimdi tüm Türkiye’de uygulama kararı çıktı. Yetmedi dünkü resmi gazetede yayınlanan durumla beraber ana sınıflarında mescit uygulamasına geçileceği ilan edildi. Yani hızlı adımlarla gerici eğitim, siyasal İslam’ın tamamen Türkiye’de yerleştirilmesi konusunda bir süreci yaşıyoruz. Bu süreçte bu hızla giderlerse birkaç yıla kadar tüm yaşam alanlarımız, tüm yaşamımız tamamen siyasal İslam’la çevrilmiş olacak ve farklı öteki olan kendi dünyası olan, farklı inançlarda olan, farklı kültürlerde olanların bir yaşama şansı kalmayacak” dedi.

“SİYASAL İKTİDAR HUKUK TANIMAMA HAKKINI SONUNA KADAR KULLANIYOR”

Eğitim Sen’li Kahraman yargı kararına tepki gösterdi

Eğitim Sen Didim eski baş temsilcisi Belkıs Kahraman, geçtiğimiz yıl eğitim yılı ortalarında yapılan bir şikayet bahane edilerek sürgün edilmesi üzerine sürgün kararı yargıya taşınmıştı. Yargının red kararı vermesinin ardından sosyal medya üzerinden paylaşım yapan Eğitim Sen’li Kahraman “Adalet yine askıda kaldı” dedi.Eğitim Sen eski baş temsilcisi Belkıs Kahraman, eski görev yerine dönmesi noktasında açtığı davanın ret edilmesine tepki gösterdi. Yargının verdiği kararı eleştiren Belkıs Kahraman, sosyal medyasında şu değerlendirmede bulundu; “Eğitim Sen Didim Baş Temsilcisi olarak görev aldığım 3 yıl içerisinde yürüttüğümüz etkin ve aktif sendikal mücadele ile AKP’nin hedefi haline gelmiş ve iktidar partisinin özel isteğiyle geçen sene 1 Nisan günü sürgün kararıyla karşı karşıya kalmıştık. O günden bu yana devam edem hukuki mücadelemizde de sona geldik. Yürütme Kurulunda beraber görev aldığım arkadaşlarımla beraber sürgün edildik ama yalnızca benim davam yerelde reddedildi. Bölge İdare Mahkemesi de gerekçe yazmaya gerek bile duymadan aynı red kararını onayladı. Adalet yine askıda kaldı” ifadelerine yer verdi.

Sivas’ta yolcu otobüsü devrildi: 7 kişi öldü, 40 kişi yaralandı

Sivas’ın Gürün ilçesinde yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu, ilk 7 kişi hayatını kaybetti, 40 kişi de yaralandı.İstanbul-Van seferini yapan Van Gölü Turizm’e ait S.A. yönetimindeki 44 AK 213 plakalı yolcu otobüsü, Pınarbaşı-Gürün kara yolu Yazyurdu mevkisinde devrildi.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye, polis ve jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler, otobüsün camlarını kırarak sıkışan yolcuları kurtardı.