Ana Sayfa Blog Sayfa 153

Mehmet Ali Bul: Yeşil Sol Parti, AKP’nin kayyım politikasına karşı yerel seçimleri boykot etmeli

0

PİRHA-AKP iktidarının kayyım politikasına tepki göstermek için Yeşil Sol Parti’nin yerel seçimlere katılmaması gerektiğini ifade eden Mehmet Ali Bul, “Seçimleri protesto edecek bir pozisyon alınması gerekiyor. Yerel seçimlerde 100 tane belediye alsak da ikinci gün kayyım atandığı zaman seçime girmenin bir anlamı yok. Kayyım politikasına karşı Yeşil Sol Parti’nin seçimleri boykot ederek bir cevap olabileceğini düşünüyorum” dedi.

Yerine kayyım atanan ve 2016 yılında gözaltına alınıp tutuklanan Dersim Belediyesi Eş Başkanı Mehmet Ali Bul tahliye oldu. 17 Kasım 2016 yılında “terör örgütü üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanan ve Tunceli 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 8 yıl 9 ay hapis cezası verilen Bul, 5 Eylül’de Sincan 1 Nolu F tipi Cezaevi’nden tahliye edildi.

Mehmet Ali Bul ile cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, Alevi inancına yönelik asimilasyon politikaları, kayyım politikasına ilişkin sohbet ettik.

Cezaevlerinde hak ihlallerinin giderek arttığını ifade ederek sözlerine başlayan Mehmet Ali Bul, “Türkiye’de bir bütün olarak demokratik değerlerin işlediği bir sivil anayasa ve ülkedeki demokratik siyasetin önünün açılması gerekiyor” dedi.

“KAYYIM POLİTİKASINA KARŞI YEŞİL SOL PARTİ’NİN YEREL SEÇİMLERE KATILMAMASI GEREKİYOR”

PİRHA: İKTİDARIN KAYYIM POLİTİKASINA KARŞI NELER YAPILMASI GEREKİYOR?

MEHMET ALİ BUL: Bizden sonraki seçimlerde tekrar kayyımun atanması bundan sonraki seçimlerde de kazandığımız yerlere kayyım atanacağının göstergesi. O yüzden ben Yeşil Sol Parti’nin yerel seçimlere katılmaması gerektiğini düşünüyorum. Seçimleri protesto edecek bir pozisyon alınması gerekiyor.

Bu politikaya ancak böyle cevap olunabilir, aksi takdirde 40 yıldır süren sorunun çözümü aşamasında herkesin daha aklı selim düşünmesi gerekir diye düşünüyorum. Yerel seçimlerde 100 tane belediye alsak da ikinci gün kayyım atandığı zaman seçime girmenin bir anlamı yok. Kayyım politikasına karşı Yeşil Sol Parti’nin seçimleri boykot ederek bir cevap olabileceğini düşünüyorum.

“DERSİM CİDDİ BİR GÖÇ VERDİ”

-Cezaevinden çıktıktan sonra Dersim’e ilişkin izlenimleriniz nelerdir?

3-4 günlük bir süreç ama ekonomik duruma bakmaksızın geleceğe olan umutsuzluğun kentte ciddi bir göç verdiğini kalanların da uyuşturucu bataklığına sürüklendiğini gördüm. Daha dinamik ve canlı bir Dersim görmedim.

“5 YIL BOYUNCA TECRİT UYGULANDI”

-Cezaevinde yaşadığınız bir anınızı anlatabilir misiniz?

2 sene boyunca Kocaeli’de kaldım daha sonra Ankara’ya götürüldüm. 5 yıl boyunca Ankara’da İdris Baluken ile birlikte kaldım. İki kişi spora çıkıyorduk, iki kişi dışında oturduğumuz ve konuştuğumuz kimse olmadı. Voleybol veya basketbol oynadığımızda birbirimizi alkışlıyorduk. 5 yıl boyunca bize iki kişilik bir tecrit uygulandı, uygulamalar insani değildi ama bizi insan sevgisinden uzaklaştırmadı.

“SÜREKLİ YENİ TİP CEZAEVLERİ YAPARAK ÜLKENİN SORUNLARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞIYORLAR”

-Y ve S Tipi Cezaevleri yapılarak ne amaçlanıyor?

Zindanların tarihine bakıldığında her dönemde kendine özgü uygulamaları mevcut. 2000’li yıllarda F Tipi Cezaevleri hayata geçirildiğinde 32 insan öldürüldü. F Tipi Cezaevlerinde sadece fiziksel değil aynı zamanda ruhsal bir işkenceye dönüşen bir model. Alfabede harf bırakmadılar sürekli yeni tip cezaevleri yaparak ülkenin sorunlarını çözmeye çalışıyorlar bu durum da ülkedeki kaosu derinleştirdiğini görüyoruz. Hiç kimse ülkedeki sorunları mahkemelere ve cezaevlerine havale ederek çözmemiştir.

“ALEVİ İNANCINA YÖNELİK ASİMİLASYON BİR DEVLET POLİTİKASIDIR”

-Alevi inancına yönelik asimilasyon politikaları sürüyor yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sadece AKP döneminde değil uzun yıllardır Alevi inancı dışlandı. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında bağlama sazları yasaklandı. Alevilere uygulanan asimilasyon politikasını baş mimarı da CHP’dir, devletin bin asırdır süren bir politikasıdır. Alevi inancını ötekileştirme politikalarının devamıdır. Alevilere yönelik asimilasyon politikası CHP döneminde yaşanmıştır ve AKP döneminde de bu politikalar devam ettiriliyor.

Mehmet Ali Bul ile sohbetimiz Selahattin Demirtaş’ın bestelediği ‘Sarılmaz yürek yarası’ türküsünü seslendirmesiyle sona erdi.

Cihan BERK-Nuray ATMACA/DERSİM

Eren Yıldırım: Alevilerin ve bütün inançların özgürlüğünü haykırmak için İzmir’de buluşalım

0

İRHA- 16 Eylül’de İzmir’de 100 kadar kurumun destek vereceği mitinge ilişkin değerlendirmede bulunan Okmeydanı Cemevi’nden Baba Mansur Ocağı evladı Eren Yıldırım,”Laik, Bilimsel,Kamusal, Parasız ve Anadilde eğitimi savunmak, Alevilerin ve bütün inançların özgürlüğünü haykırmak için, 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu meydanında bir arada olalım, sesimizi ve sözümüzü birlikte yükseltelim” çağrısında bulundu.

Yıldırım, miyinge dair şunları ifade etti:

“Hayır” demek, itiraz etmek için o kadar çok sebebimiz var ki! Topluma, yarınlarımız olan çocuklarımıza dayatılan bu gerici eğitim sistemine ve okullara atanacak olan İMAM’lara “HAYIR” demek için bir araya gelmeliyiz. Laik, Bilimsel,Kamusal, Parasız ve Anadilde eğitimi savunmak, cinsiyetçi Eğitime karşı durmak, çocuklarımıza aydınlık bir gelecek kurmak, Alevilerin ve bütün inançların özgürlüğünü haykırmak, tekçi anlayışa karşı durmak, tarikat ve Cemaat adı altındaki çetelere dur demek ve bilim yuvası olması gereken okullara atanmak istenen imamlara geçit vermemek için bir araya gelmeli sesimizi daha yüksek çıkartmalıyız.

Sen, ben, o demenin hiç sırası olmayan bir zaman diliminde, çocuklarımızın geleceğini kurtarmak için mücadele etmemiz gereken bir süreç içerisindeyiz. Çocukların ve ülkenin geleceğini şeratçi tarikat-cemaatlere teslim etmek istemiyorsan, bu eğitim sistemine itiraz ediyorsan, okula gönderdiğin çocuğun, din adamı değil de bilim insanı olsun istiyorsan, okulda çocuğuna eğitimi imam değil bilim insanları versin istiyorsan; 16 Eylül’de İzmir Gündoğdu Meydanı’nda laik yaşam, laik eğitim mitingin de bir arada olalım, sesimizi ve sözümüzü birlikte yükseltelim.”

PİRHA/İSTANBUL

‘Okullara imam atanması Alevilere yönelik asimilasyon ve inkar politikasıdır’

0

PİRHA- Zeliha Korkmaz, ÇEDES projesi kapsamında okullara imam ve din görevlilerinin atanmasını, Alevilere yöneltilmiş bir asimilasyon ve inkar politikası olarak değerlendirdi. Alevilere dönük sistematikleştirilen bu politikalara karşı Korkmaz, örgütlülük ve mücadele vurgusu yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan ‘Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum’ (ÇEDES) projesi kapsamında, birçok kentte okullara imam ve din görevlisi atandı.

Geçmişte de benzer projelerle eğitim alanı laiklikten uzaklaştırılarak dinselleştirilmeye çalışılmıştı. Şimdi de ‘Manevi danışmanlık’ adı altında din görevlilerinin okullara atanması başta eğitimciler olmak üzere toplumun büyük bir kesiminden tepki topluyor. Tekçi, dinci zihniyetle uygulamaya konulan bu projeye özellikle eğitimcilerden itiraz sesleri yükseliyor.

Söz konusu uygulama ile ilgili Yol Erenleri’nden Zeliha Korkmaz, PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

“ÇEDES’İN 3 BAKANLIK AYAĞIYLA UYGULANMASI TESADÜFİ DEĞİL”

Zeliha Korkmaz, AKP hükümetinin iktidarı boyunca Alevilere karşı asimilasyon ve inkar politikalarını hep devrede tuttuğunu hatırlatarak, bunun seçimlerden sonra daha da hızlandırıldığına dikkat çekti.

ÇEDES’in de bu politikaların bir parçası olduğunu belirten Korkmaz, “ÇEDES projesi 3 bakanlıkla yapılıyor. Milli Eğitim Bakanlığı bugün kendisine ayrılan bütçeyi dini bütçe olarak algılıyor ve imam hatip okullarına ayırıyor bu bütçeyi. Kendini Diyanet’in bir ayağı olarak görüyor. Bir diğer ayağını zorunlu din dersiyle yapmışlardı ve 4+4+4 sistemiyle bunu hızlandırmışlardı. Kendilerine verilen bütçeyi daha çok imam hatip okulu açmaya kullanıyorlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nı yanlarına almaları tesadüf değil. Bu karanlık ve gerici zihniyeti gençlikle buluşturma çabası içindeler. Bunu da meşrulaştırmak için bu bakanlıkları kullanmaya çalışıyorlar” dedi.

“ÇEDES VE BENZERİ UYGULAMALARI KABUL ETMİYORUZ”

Korkmaz, atanamayan öğretmenler gerçeğine işaret ederek ÇEDES gibi projelerin kabul edilemez olduğunu ifade etti. ÇEDES’i ekolojik ve eşit yurttaşlık kavramı üzerinden de değerlendiren Korkmaz, şunları söyledi:

“Bu projenin açılımının Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum olması oldukça gülünç, çünkü biz AKP’nin ve Erdoğan’ın bu ülkede tek bir ağaç bırakmadığını biliyoruz. Bu ülkedeki hiçbir insanın değerlerine sahip çıkmayan, saygı duymayan, asimile etmeye çalışan bir politika yürütüyor. Bugün 1 milyonun üzerinde atanmayan öğretmenler var. Bu kadar yoksulluk cenderesinde olan öğretmen varken okullara imam atanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Tarikat ve cemaatlerde çocuk istismarları, tecavüzleri ve şiddet olaylarını din adı altında kapattıklarını, suçluların ceza almadığını biliyoruz.”

“ALEVİLER KARANLIK ZİHNİYETE KARŞI MÜCADELEYİ SÜRDÜRMELİ”

Yaratılmak istenen tekçi, gerici, eşitlikten uzak toplum modeline karşı Alevilerin her zamankinden daha çok mücadele etmesi gerektiğinin altını çizen Korkmaz, “Aleviler bugün birçok halk kesimiyle bunu birleştirmeli. Daha çok örgütlenmeliyiz çünkü karşımızda çok örgütlü bir AKP iktidarı var. Bizim de bu sert savaşların karşısında daha sert hamlelerle, dik duruşla karşılık vermemiz gerekiyor. 16 Eylül’de İzmir’de yapılacak miting bunun bir ayağını oluşturuyor” diye belirtti.

Fatoş SARIKAYA- Diren KESER/ MERSİN

Dersim Belediye eski Başkanı Edibe Şahin’in babası Dersim’de Hakk’a uğurlandı

0

Eski Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin’in babası Doğan Gündoğan, Tunceli Cemevi’nde Hakk’a uğurlandı. Hakk’a uğurlama erkanına Yeşil Sol Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Dersim’de ki siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda yurttaş katıldı.

Kureyşan Ocağı pirlerinden Gündoğan, Hakk’a uğurlama erkânının ardından Nazımiye’nin Xaltan köyünde toprağa sırlandı.

PİRHA/DERSİM

Madımak’ta katledilen Nurcan Şahin’in babası Mahmut Şahin Hakk’a uğurlandı

0

PİRHA-Sivas Katliamı’nda kızı Nurcan Şahin’i yitiren Mahmut Şahin, Ankara’da dün Hakk’a yürüdü. Şahin, Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevinden memleketi Sivas’a uğurlandı.

Beyin kanaması sebebiyle 5 Eylül’de Hakk’a yürüyen Mahmut Şahin için Batıkent Pir Sultan Abdal Cemevinde uğurlama erkanı düzenlendi. Çok sayıda yurttaşın katıldığı cenaze erkanını Dede Hasan Şeneldik yürüttü.

Sivas Katliamı davasının avukatlarından Şenal Sarıhan, törende yaptığı konuşmada duygularını şu cümlelerle ifade etti:

“Her duruşma günü salon önünde dimdik durarak adalet için mücadele etti Mahmut Şahin. Bu duruş, Türkiye’nin birliği ve kardeşliği adına örnektir. Bugün Cumhurbaşkanı kararı ile sanıklardan biri daha salıverildi. Onlar insanlığa karşı suç işlediler. Bu suçun affı olmaz. Bizler adalet gelsin, yeni katliamlar olmasın mücadelesini yürütüyoruz. Bu mücadeleyi yürüten isimlerden birisi de Mahmut ağabeyimizdi. Işıklar içinde uyusun. Ayın 14’nde (14 Eylül) duruşmamız var ama o gün maalesef bir kişi eksik olacağız.”

92 yaşındaki Mahmut Şahin, Sivas’ın Şarkışla ilçesine uğurlandı. Şahin, 7 Eylül’de Saraç köyünde toprağa sırlanacak.

PİRHA/ANKARA

PSAKD’den Erdoğan’ın kararına tepki: Madımak’ta vicdanlar bir kez daha yıkıldı!

0

PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Madımak Katliamı hükümlü failini serbest bırakma kararına Pir Sultan Abdal kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi sert tepki gösterdi. Açıklamada, “Bu kararı verenler katliamlara arka çıkıp katilleri ödüllendirmekte olduklarının farkına varmalı ve bir an önce bu kararlarından dönmelidirler” dedi. 

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2 Temmuz 1993’te 33 kişinin yakılarak katledilmesine ilişkin Sivas Katliamı davasında idama mahkûm edilen Hayrettin Gül’ün ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen cezasını “sürekli hastalık” gerekçesiyle affetti.

Erdoğan’ın, katliam failini/hükümlüsünü affetmesine tepkiler yükseliyor.

Pir Sultan Abdal kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi yazılı bir açıklama yaparak, “Madımak’ta vicdanlar bir kez daha yıkıldı” dedi.

Bu kararı tanımadıklarını ve protesto ettiklerini belirten PSAKD Genel Merkezi, “Bu kararla katiller devlet eliyle aklanırken, vicdanlar kanamaktadır. Sivas’ın katilleri hesap verecekler” ifadesini kullandı.

Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın gece kararnamesiyle Madımak katillerinden Hayrettin Gül’ün tahliyesine karar verdi. Hayrettin Gül, ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış 33 aydın ve sanatçının, 2 otel çalışanının katilidir. Bu kararı tanımadığımızı ve şiddetle protesto ettiğimizi belirtmek istiyoruz.
Bu kararla katiller devlet eliyle aklanırken vicdanlar kanamaktadır.

“ŞERİAT DEVLETİ KURMAK İSTEYENLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRÜLMEKTEDİR”

Laik Türkiye Cumhuriyetini yıkıp şeriat devleti kurmak isteyenlerin ekmeğine yağ sürülmektedir. Bu kararı verenler katliamlara arka çıkıp katilleri ödüllendirmekte olduklarının farkına varmalı ve bir an önce bu kararlarından dönmelidirler. Katillerin serbest olduğu bir ülke istemediğimizi bir kez daha buradan ifade ediyoruz.

“HER TÜRDEN GERİCİLİĞE KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

Zorunlu din dersi dayatmasının kalıcılaştırıldığı, okullara imam atamanın adı olan ÇEDES projelerinin uygulamaya konulduğu bir ülkede şeriat adına daha fazla katliamlar yapılmayacağını kimse söyleyemez. Bundan dolayı gerici eğitimin yerine laik eğitimin verilmesinin katliamları da önleyeceğini bilerek her türden gericiliğe karşı mücadelemizi adalet yerini bulana kadar devam edeceğiz.

“DURUŞMADAN ZAMAN AŞIMI ÇIKMA OLASILIĞI BU KARARLA ARTTI”

Firari sanıklar için açılan davanın 30. yılındayız ve önümüzdeki günlerde bu duruşmadan zamanaşımı çıkma olasılığı bu kararla artmıştır. Bizler insanlık suçlarında zaman aşımı olamayacağını tüm halkımızın vicdanına seslenerek bir kez daha yineliyoruz. Sivas’ın katilleri hesap verecekler!”

PİRHA/ANKARA

CHP’li, Sarıbal Madımak Katliamı hükümlüsünün affedilmesini Meclis’e taşıdı

0

PİRHA – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın Madımak hükümlüsünün Erdoğan tarafından affı ardından Meclis’e soru önergesi verdi. Sarıbal, Meclis’e “Bugüne kadar serbest bırakılan iki hükümlü için af süreci hangi kişi ya da kurumların hangi makama başvurusu ile gerçekleşmiştir? Bu başvuru hangi makamlarca incelenmiş ve kimler tarafından gerekçelendirilmiştir? İnceleme sonucu gerçekleşen salıverme kararının gerekçesi nedir?” diye sordu.

Sarıbal, Madımak hükümlüsünün Erdoğan tarafından affı ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un cevaplaması istemiyle meclise soru önergesi verdi.

“HÜKÜMLÜLERDEN KAÇI HALA TUTUKLU?”

Sarıbal’ın Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un cevaplaması istemiyle verdiği soru önergesinde şunlara yer verildi:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan 6 Eylül 2023 tarihi itibarıyla Sivas Madımak katliamının asli faillerinden Hayrettin Gül’ün kalan cezasını “hastalık gerekçesiyle” kaldırdı. Bu, Erdoğan’ın Madımak failleri için kullandığı ikinci af yetkisi oldu. Erdoğan, üç yıl önce de af yetkisini, Madımak katliamından ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilen Ahmet Turan Kılıç için kullanmıştı. Almanya’dan sınır dışı edilmesinin ardından 2003 yılında cezaevine giren Hayrettin Gül, Erdoğan’ın getirdiği afla Madımak katliamı nedeniyle sadece 20 yıl cezaevinde yatmış olacak.

Bu duruma göre;

2 Temmuz 1993’te gerçekleşen Sivas Katliamı’nın ardından kaç kişi yargılanmıştır?

Yargılananların hüküm giydiği cezalar ve süreleri nelerdir?

Hükümlülerden kimler ceza sürelerini tamamlamış ve serbest kalmıştır?

Ceza süresi tamamlanmadan serbest bırakılan var mıdır? Varsa kimlerdir? Serbest bırakılma gerekçeleri nedir ve serbest kalışlarına ilişkin hukuki süreç nasıl gerçekleşmiştir?

Hükümlülerden kaçı halen tutukludur?

İnterpol tarafından kırmızı bültenle aranan firari sanıklar ile ilgili yakalama ve/veya iade talebi uluslararası yazışmalarda hangi gerekçe ve hukuki talebe dayandırılmaktadır?

Bugüne kadar dış ülkelerde bulunduğu tespit edilen hükümlüler hakkında istihbarat, yakalanma ve/veya iade gündemi oluşmuş mudur? Oluştuysa kimler hakkında ve kaç kez hangi ülkelerle istişare gerçekleşmiştir? Bu süreçler nasıl ilerlemiş, nasıl sonuçlanmış ve iade neden gerçekleşememiştir?

Sivas Katliamı davası başladığı günden bu yana 30 yılda ana dava ve firari sanıklar üzerinden sürmekte olan davalarda kaç hakim değişmiş, kaç ara karar alınmıştır?

Önümüzdeki günlerde serbest bırakılması gündemde olan hükümlü var mıdır? Varsa hangi gerekçe ile hangi kişi ya da kurumlarca başvuru yapılmıştır?

Bugüne kadar serbest bırakılan iki hükümlü için af süreci hangi kişi ya da kurumların hangi makama başvurusu ile gerçekleşmiştir? Bu başvuru hangi makamlarca incelenmiş ve kimler tarafından gerekçelendirilmiştir? İnceleme sonucu gerçekleşen salıverme kararının gerekçesi nedir?”

PİRHA/ANKARA

Eğitim Sen Manisa’da 16 Eylül’deki ‘laik eğitim mitingi’ne çağrı yaptı

0

PİRHA – Eğitim Sen MYK üyesi Sinan Muşlu, 16 Eylül İzmir mitingi hazırlıkları kapsamında Manisa Şube Yürütme Kurulu üyeleriyle birlikte, kurum ziyaretleri ve okul toplantıları yaparak mitinge katılım çağrısında bulundu.

Eğitim- Sen MYK üyesi Sinan Muşlu, 16 Eylül İzmir mitingi hazırlıkları kapsamında Manisa Şube Yürütme Kurulu üyeleriyle birlikte, kurum ziyaretleri ve okul toplantıları yaparak mitinge katılım çağrısı yaptı.

 

PİRHA/MANİSA

ABF: Sivas Katliamı hükümlüsünün affı aleni tehdit ve gözdağıdır

0

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sivas Katliamı davasında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Hayrettin Gül’ün cezasını kaldırmasına tepki gösterdi. ABF, Hayrettin Gül’ü affedilmesi başta Aleviler olmak üzere emek ve demokrasi güçlerine verilmiş bir gözdağı, aleni bir tehdittir” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 2 Temmuz 1993’te 33 kişinin yakılarak katledilmesine dair açılan Sivas Katliamı davasında idama mahkum edilen Hayrettin Gül’ün ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen cezası, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından ‘sürekli hastalık’ gerekçesiyle kaldırdı.

Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara Alevi kurum ve örgütleri tepkiler yağmaya başladı.

“BU KARAR MAHKEME HEYETİ ÜZERİNDE BASKI OLUŞTURMAKTIR”

Alevi Bektaşi Federasyonu yazılı bir açıklamada Madımak Katliamı’nın insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu ve bu tür suçlarda cezanın indiriminin de affının da olmaması gerektiğinin altını çizdi.

Aynı zamanda bu kararın, 14 Eylül’de Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan Madımak Katliamı davasında Mahkeme Heyeti üzerinde baskı oluşturacağı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“AKP’li Cumhurbaşkanı vermiş olduğu bu af kararı ile tarafını bir kez daha açıkça belli etmiştir. Cumhurbaşkanı bu kararı ile Mayıs seçimleri öncesi ittifak yapmış olduğu Yeniden Refah Partisi, Büyük Birlik Partisi ve Hizbullah’ın uzantısı olduğu iddia edilen HÜDA-PAR’a vermiş olduğu sözleri tutmasının yanı sıra görülecek olan davada Mahkeme heyeti üzerinde bir baskı oluşturmaktadır. Dün katillerin zamanaşımı kılıfı altında beraat ettirilmesine ‘Hayırlı olsun’ derken, bugün aleni olarak 14 Eylül’de görülecek olan davanın mahkeme heyeti üzerinde baskı oluşturuyor.

“YAKANLARI DA AKLAYANLARI DA AFFETMEYECEĞİZ”

Düzmece deliller ve düzenlenen kumpaslarla AKP zindanlarında tutsak edilen yüzlerce aydın, muhalif siyasetçi, gazeteci, sendikacı, iş insanı sağlık sorunları ile boğuşurken AKP’li Cumhurbaşkanı’nın Hayrettin Gül’ü affetmesi başta Aleviler olmak üzere emek ve demokrasi güçlerine verilmiş bir gözdağı, aleni bir tehdittir.

Bizler bu davanın peşini bırakmayacağız. Bizlerin çocuklarına bırakacağı en büyük miras bu davanın takibidir. Çünkü bu dava insanlık davasıdır. Biz Aleviler yakanları da aklayanları da affetmeyeceğiz. Onlar katilleri affedebilir ancak halkın vicdanında asla affedilmeyeceklerdir.”

(HABER MERKEZİ)

Doğan’dan laik eğitim mitingine çağrı: Eğitimin dinselleşmesine izin vermeyelim

0

PİRHA – Demokratik Alevi Dernekleri Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, okullara imam atanması(ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle 16 Eylül’de İzmir’de gerçekleştirilecek mitinge çağrı yaptı. Doğan, “Laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır” dedi. 

16 Eylül’de İzmir’de okullara imam atanması (ÇEDES) projesinin iptali, laik eğitim ve eşit yurttaşlık talebiyle Aleviler ve Eğitim-Sen’in ortaklığıyla miting gerçekleştirilecek. Mitinge Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, katılım çağrısı yaptı.

“EĞİTİMİMİZİN DİNSELLEŞMESİNE İZİN VERMEYELİM”

Doğan, miting çağrısını şöyle yaptı:

“16 Eylül’de İzmir’de eğitim kurumlarının, Alevilerin, Veli-Der’in ve tüm toplumsal kesimlerin, yapacağı laik eğitim, çağdaş yaşam mitingine tüm toplumsal kesimleri davet ediyoruz. Bu sorun sadece Alevilerin, sadece eğitim kurumlarının değil, tüm toplumun sorunlarıdır. Eğitimimizin dinselleşmesine izin vermeyelim. Tüm toplumsal kesimleri miting meydanında görmek istiyoruz.”

Devrim FINDIK/İSTANBUL