Ana Sayfa Blog Sayfa 163

Ekrem İmamoğlu duyurdu… Mehmet Şimşek’ten İBB’nin talebine onay!

0

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, önceki gün görüştüğü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, belediyenin ihtiyaç duyduğu dış kredilere onay verdiğini aktardı. İmamoğlu, Şimşek’e sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla teşekkür etti.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, önceki gün görüştüğü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek‘in, İBB’nin ihtiyaç duyduğu dış kredilere onay verdiğini belirtti.

İmamoğlu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Şimşek’e teşekkür ederek kredinin kullanılacağı projeleri şöyle sıraladı:

“İstanbul’un ulaşım yatırımları için ihtiyaç duyduğumuz dış kredilere hazine onayı veren Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek’e teşekkürler.

*M7 Mahmutbey-Esenyurt Metrosu’nun yapımı

*M12 Ümraniye-Ataşehir-Göztepe Metrosu / 300 Metro Aracı

*M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu / 100 Metro Aracı

*T4 Topkapı-Mescid-i Selam Tramvayı / 34 Tramvay Aracı”

ZİYARETTE BULUNMUŞTU!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, önceki gün Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu‘nu ziyaret etmişti.

İmamoğlu, ziyaretlere ilişkin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer vermişti:

“Bugün Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdülkadir Uraloğlu’nu ziyaret ettim. Bakanlarımızla İstanbul’u ilgilendiren konularda bilgi paylaşımı yaptık. Nazik ev sahiplikleri için kendilerine teşekkür ederim.”

PSKAD Şube Başkanı Altun: Datça’ya gelen 2 bin aileye el uzattık

0

PİRHA-PSKAD Datça Şube Başkanı Bilge Altun, Maraş  merkezli gerçekleşen depremler sonrası depremzedelerle olan dayanışmalarını anlattı. Altun, “İlk günden itibaren bütün arkadaşlarımızla ve üyelerimizle her türlü yardım için seferber olduk” dedi. Deprem sonrası Datça’ya gelen 2 bin aileye ulaştıklarını belirten Altun, hala 3 çocuklu bir aileye destek olduklarını söyledi. 

 6 Şubat depremlerinde afetzede yurttaşlara yönelik  giyimden gıdaya iş sağlamaktan ev bulmaya kadar hemen her konuda destekte bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Datça Şubesi, Alevi yurttaşların da katkısıyla depremden etkilenen vatandaşların yanında oldu.

PSAKD Datça Şube Başkanı Bilge Altun, depremzedelere yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

Depremin olduğunu ilk gün depremzedeler için seferber olduklarını ifade eden Altun, “Bu insanlara ne yapabiliriz, nasıl yardım edebiliriz, diye bütün arkadaşlarla iletişime geçtik, üyelerimize çağrıda bulunduk” dedi.

“DEPREMZEDELER İÇİN ELİMİZDEN NE GELDİYSE YAPTIK, YAPMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Altun, “Kim ne tür yardım yapabilirse, elinden ne geliyorsa, bu işin azı çoğu yok, mutlaka bir şeyler yapmamız lazım, dedik. Hemen ilk gün biz bir kamyonu deprem bölgesine gönderdik. 2. gün yine belediye ile iletişime geçerek belediyenin kamyonlarını yükledik deprem bölgesine gönderdik” şeklinde ifade etti.

Datça’ya gelen depremzede aileler ile dayanışmayı sürdürdüklerini ifade eden Bilge Altun, şunları kaydetti:

“Bu aile çocuklu ve kalabalık bir aileydi. Bütün ihtiyaçlarını karşıladık. Derneğimiz hiç kapanmadı, gece gündüz açıktı. Çünkü gelen ailelere kafalarını sokabilecekler bir yer lazımdı. Acımızı her şeyimizi birlikte paylaştık, elimizden gelen tüm yardımları yaptık. Alan eli veren elle buluşturduk. Bugün de aynı şeyi yaptık. 3 çocuklu bir ailemiz var hala onlara yardıma devam ediyoruz.”

“DEPREM SONRASI DATÇA’YA 2 BİN AİLE GELDİ HEPSİNE EL UZATILDI”

Datça’ya deprem sonrası 2 bin aile geldiğini dile getiren Altun, “Elimizden ne gelirse onlara yardımcı olduk. 3 çocuklu bir ailemiz burada hala. Biz ona destek veriyoruz. Elimizden geldiğince onlar yardımcı olmaya çalışıyoruz” dedi.

Cebrail ARSLAN/MUĞLA

Ankara Büyükşehir’den ‘aşırı sıcaklar’ nedeniyle önlem

0

Ankara Büyükşehir Belediyesi, ‘aşırı sıcaklar’ gerekçesiyle arazide ve sahada çalışan belediye personelinin zorunlu haller haricinde 10.30 ile 15.30 saatleri arasında çalıştırmama kararı aldı.

Yurt genelinde bunaltan sıcak hava Ankara’da da etkisini sürdürüyor. Yoğun sıcaklık çalışma koşullarını da olumsuz etkiliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’ne göre, Ankara’da hava sıcaklığı 33 derece seviyesinde seyrederken gün içinde 38 dereceyi görmesi bekleniyor.
Ankara Büyükşehir Belediyesi, aşırı sıcaklar nedeniyle mesai saatlerinde düzenlemeye gitti.

Karara göre, arazi ve sahada görev yapan belediye personelini zorunlu haller dışında 10.30-15.30 saatleri arasında çalıştırmama kararı alındı.

(HABER MERKEZİ)

Tunca: Fethiye’de herkes Muharrem lokmasını cemevinde bizimle paylaştı

0

PİRHA-AKD Fethiye Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca, muharrem orucunun ardından herkesin lokmalarını getirmesiyle birlikte aşure pişirdiklerini ve paylaştıklarını anlattı. 

Alevi Kültür Dernekleri Fethiye Cemevi Genel Sekreteri Zeki Tunca Muharrem ayı boyunca yürütülen hizmetleri PİRHA’ya anlattı.

“SESSİZ SEDASIZ ORUÇLARIMIZI TUTTUK”

Sessiz sedasız, kimseye karışmadan, reklam etmeden oruçlarımızı tuttuk diyen Tunca, “Değerli canlarımızdan arzu edenler Muharrem ayı boyunca belli günlerde lokmalarını bizimle paylaştılar. Cemevimizin kuruluşundan bu yana Muharrem ayında lokmalarımızı hep birlikte paylaştık. Yas-ı Muharrem’in 10. günü Hz. Hüseyin’in Kerbela’da şehit olduğu günün anısına Fethiye kaymakamımız Muharrem lokması vermek istedi ve biz bu isteği olumlu karşıladık. 10. Muharrem günü lokmalarımızı sayın Fethiye kaymakamımız bizlerle paylaştı. Sonrasında ise Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca son gün Muharrem lokmasını vermek istedi. O da bizi onore etti” şeklinde konuştu.

AŞURE LOKMAMIZI PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ VE FETHİYE BELEDİYESİ İLE ORTAK YAPTIK”

31 Temmuz günü de aşurelerini Fethiye Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Fethiye Şubesi ve Fethiye Belediyesi ile ortak düzenlediklerini de ifade eden Tunca, şunları kaydetti:

“Canlarımızın da katılımıyla inancımızın gereği çerağımızı uyandırdık, dualarımızı birlikte ettik. Semahlar dönerek aşuremizi paylaştık. Bu Muharrem ayında lokma paylaşımını da geleneksel hale getirdik. Alevi Sünni gibi ayrımlara gitmeden arzu eden herkes Muharrem lokmasını bizimle paylaştı, aşureyi de ortaklaşa yaparak Muharrem ayındaki faaliyetlerimizi tamamladık.”

“HALKIMIZIN TALEPLERİ DOĞRULTUSUNDA HİZMETLERİMİZİ SÜRDÜRMEYE ÇALIŞACAĞIZ”

“Bundan sonra da halkımızın bizden talepleri doğrultusunda ayrım yapmadan burada adakları, kurbanları birlikte paylaşacağız” diyen Tunca, “Yaz mevsimi olması dolayısıyla bu bölgede 50 yaş üzeri insanlar yaylalarda. 50 yaş altında olanlar çalıştıkları için faaliyetlerimizi çok kalabalık yapamıyoruz. Ama yine de 200-300 kişi bazen 400-500 kişiye kadar çıkabiliyor. Bu da bizi mutlu ediyor” dedi.

Kış aylarında cemevine gelenlerin daha kalabalık olduğunu belirten Zeki Tunca, şöyle devam etti:

“İnsanlar yaylalardan gelmiş oluyorlar. Çalışan insanlar da akşamları vakit bulabiliyorlar. Ondan dolayı daha kalabalık, daha da neşeli oluyoruz. Lokmalarımızı paylaşmadan önce zakirlerimiz nefesler, duaz imamlar, deyişler söylüyorlar. İnancımızla ilgili sohbetlerimiz oluyor. Misafir olan dedelerimize yer veriyor onların da bilgilerinden faydalanıyoruz. Halkımızın da bize sormak istedikleri soruları içtenlikle cevaplıyoruz. Faaliyetlerimize bu şekilde devam etmeye çalışıyoruz.”

Cebrail ARSLAN/MUĞLA

Köşk Cemevi üyeleri: Şeyh Bedreddin’den aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük

0

PİRHA- Aydın’da bulunan Köşk Cemevi üyesi Aleviler, Hacı Bektaş Veli’yi Anma Etkinlikleri kapsamında Hacıbektaş’a gittiler. Aleviler burada Pir’in huzuruna çıkıp adak adadılar, Serçeşme’ye yüz sürdüler. 

Kendilerini ‘Anadolunun baş eğmez aydınlanmacısı’ olarak tanımlanan Şeyh Bedrettin’in müritleri olarak tanımlayan Aleviler, Hacıbektaş’a giderek, Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna çıktılar.
Şeyh Bedrettin’in yaşadığı topraklar olan Aydın, Köşk, Ortaklar ve diğer alanlarda yaşayan ve cemevleri yaparak yol, erkan süren Alevi Bektaşiler, her yıl sayılarını katlayarak pirlerine doğru yola çıkıyorlar.
Bu ziyaretlerden birini gerçekleştiren Köşk Cemevi gösterilen ilgiden oldukça memnun.

Aydın’da bulunan Köşk Cemevi Başkanı Yasin Koçak, “Şeyh Bedrettin, Egeden başlayarak Balkanlara kadar hükümdarların halka uyguladığı baskılara karşı çıktı.
‘Hava ve su herkesin ise toprak ve üzerindeki nimetler niye herkesin değil’ düsturuyla örgütlendi, uzun yürüyüşler gerçekleştirdi.
Biz, onun yoldaşları Torlak Kemal’in ve Börklüce Mustafa’ın müritleri olarak bu soylu ziyareti gerçekleştiriyoruz. ‘Pirimiz Hacı Bektaş-ı Veli 72 millete aynı nazarla bakmamızı, bilimle aydınlanmamızı ve barışın bu topraklarda yeşermesinin sembolü oldu. Biz de canlarımızla birlikte Şeyh Bedreddin’in aydınlık yolundan aldığımız meşaleyi Serçeşmemize götürdük” dedi.

Adaklarını sunan, serçemeye yüz süren, çilehanenin derin anlamına tanık olan, Pir’in barış ve kardeşlik anlamına daha da yakınlaşan Şeyh Bedrettin’in topraklarında yaşayan Alevi-Bektaşiler, günün sonunda daha çok canlarla buluşmaya ve cem olmaya söz vererek döndüler.

PİRHA/HACIBEKTAŞ

2023’ün ilk 7 ayında 227 kadın, erkekler tarafından öldürüldü

0

PİRHA- Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, 2023 Temmuz Kadın Cinayetleri Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, Temmuz ayında 33, yılın ilk 7 ayında 227 kadın erkekler tarafından öldürüldü. 

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu, 2023 Temmuz Kadın Cinayetleri Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, Temmuz ayında 28 kadın erkekler tarafından öldürülürken, 5 kadının ölümü ise “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti. Öldürülen kadınların 11’i evli, 12’si bekar, 4’ü boşanmış ve 1’i de dini nikahlıydı. 5’inin ise medeni durumu bilinmiyor.

Kadınlardan 13’ü birlikte yaşadığı erkek, 7’si ayrılma aşamasında olduğu erkek, 1’i kız kardeşinin ya da annesinin bağlantılı olduğu erkek, 2’si tanıdığı erkek tarafından öldürüldü. Kadınların 22’si ateşli silah, 5’i kesici alet, 2’si yüksekten düşme, 2’si de boğularak katledildi. 2’sinin ölüm şekli ise tespit edilemedi.

53 KADININ NASIL ÖLDÜĞÜ TESPİT EDİLEMEDİ

Bu yılın ilk 7 ayında öldürülen kadın sayısı 227’ye ulaştı. Bu kadın cinayetlerinden 68’i “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçti. Öldürülen kadınların 87’si evli, 62’si bekar, 13’ü boşanmış, 7’si dini nikahlıydı ve 58’inin medeni durumu bilinmiyor. Kadınların 65’i birlikte yaşadığı erkek, 36’sı boşanma aşamasında olduğu erkek, 29’u, aile içindeki erkek, 6’sı kardeşinin veya annesinin bağlantılı olduğu erkek, 20’si tanıdığı erkek, 3’ü kimliği belirlenemeyen erkek tarafından katledildi.

Kadınların 99’u ateşli silah, 49’u kesici alet, 18’i yüksekten düşme, 8’i boğularak öldürülürken, 53 kadının nasıl öldüğü ise tespit edilemedi.

(HABER MERKEZİ

‘Alevi kadınların toplumsal kararlarda aktif söz sahibi olması için imkanlar sağlanmalı’

0

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Etkinlikleri kapsamında ‘Alevi kurumlarında kadınların kararlara etkileri’ konuşuldu. Panelde Alevi kadınların örgütlü mücadele yürütmesinin önemine değinilerek, kadınların toplumsal kararlarda aktif söz sahibi olması için imkanların sağlanması gerektiği vurgulandı. 

60.Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin üçüncü oturumu yapıldı.

Panelde, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Kadın Örgütlenme Sekreteri Rukiye Ercan Kara, Almanya Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir, Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi konuşmacı olarak yer aldı.

Panelde, Alevi kurumlarında yönetici kadınların genel kararlara etkileri ve hak mücadelesine katkıları konuşuldu.

“AKP’NİN GERİCİLİĞİNİ KADINLAR PÜSKÜRTECEK”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Kadın Örgütlenme Sekreteri Rukiye Ercan Kara, kadınların örgütlenmeyi büyütmesi gerektiğini ifade etti. AKP’nin derinleştirdiği gericiliği kadınların püskürteceğini söyleyen Kara, “Çocuklarımız, evlatlarımız semah dönerken katledildiler. Biz kadınlar AKP’nin açtığı gericilikle mücadele etmeye devam edeceğiz ve geri püskürteceğiz. Katliamlarda katledilenleri asla orada bırakmayacağız. Aşk olsun ‘bu ülkede şeriata geçit vermeyeceğiz’ diyen kadınlara. Erkeklere birlikte yol almayı öğreteceğiz ve haklarımızın tamamını alacağız” şeklinde konuştu.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Yılmaz, da, “Aleviliğin kadınla hiçbir problemi yok ama Alevilerin kadınla problemi kesinlikle var. Aslında biz doğduğumuz inanç sistemi içerisinde birçok hakkı alıyoruz. Fakat toplumun ataerkil olmasından kaynaklı bu hakları yaşantımızda alma noktasında engellerle karşılaşıyoruz” dedi.

“ALEVİ KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALDIRILMALI”

Bursa Kestel Hacı Bektaş Veli Derneği Başkanı Türkan Çiftçi, “Biz hayatın her alanında varız. Sadece farkında değiliz. Erkek canlarımızla birlikte yürütebileceğimizi göstereceğiz. En güzel başarı birbirini dinlemek. Birbirimize sahip çıkmamız gerekiyor. Kadın kadının yurdudur” ifadelerini kullandı.

Almanya Koblenz Cemevi Başkanı Özgür Demir ise şu sözleri kullandı:

“Alevilikte kadınların rolü sadece dini ve toplumsal etkinliklerle sınırlı değildir. Alevi kadınların eğitimde ve bilinçli bireyler olarak toplum içinde söz sahibi olmalarının önündeki sorunlar giderilmelidir. Alevi kadınların toplumsal kararlarda aktif bir şekilde söz sahibi olması için kadınlara imkanlar sağlanmalıdır”

Panelin ardından konuşmacılara plaket verildi.

PİRHA/ HACIBEKTAŞ

Alevi Ana’lardan mesaj: Cemi kadınlarla erkeklerin birlikte yürütmesi için direneceğiz

0

PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Etkinlikleri’nin 3. gününde ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin ikinci oturumunda ‘Alevi Erkanlarında Kadının Yeri ve Asimilasyonun Etkileri’ konuşuldu. Panelde, Alevi kadınların cem erkanlarını erkeklerle birlikte yürütmesi için mücadele etmenin önemine değinildi.

60. Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ panelinin ikinci oturumu olan ‘Alevi Erkanlarında Kadının Yeri ve Asimilasyonun Etkileri’ başlığı konuşuldu.

Panelde, İmam Rıza Ocağı’ndan Naime Nayman, Yalıncak Sultan Ocağı’ndan Sevim Yalıncakoğlu, Derviş Cemal Ocağı’ndan Sevim Sağol ve Zakir Yaprak Dengiz önemli mesajlar verdi.

“DEDELER VAR İSE ANALAR DA OLSUN”

Sevim Sağol, “Dedeler var ise Analar da olsun. Anaları niye yasak ediyorlar cemevlerinde? Analık evde bulaşık yıkamak, evi temizlemek değil. Dedelerimizi var eden de analardır” diye konuştu.

Naime Nayman, Alevilikte kadın erkek sorumluluklarında eşitlik olması gerektiğini belirtti. “Kerbela’da doğan kız çocuklarına kötü gözle bakılırken bile o dönemde haksızlığa boyun eğmeyen ana bizim için çok kıymetlidir” diyen Nayman, bu yolda yürümenin önemine vurgu yaptı.

Yaprak Dengiz, zakirlik için eğitim aldığı sırada, “’Kadınlar postla oturamaz, dendi bana. 2023 yılında Hacı Bektaş Veli’nin toprağında kadın erkek eşitliğine ilişkin böyle bir panelin düzenlenmiş olması bile üzücü” dedi.

“GERİDE DURAN KADINLAR ARTIK GERİ DÖNÜYOR”

Sevim Yalıncakoğlu, da, Alevilik inancında kadınların varlık mücadelesi yürütürken engellemelerle karşılaştıklarını anlatarak, “Bizim de kendimize olan inancımız var. Bu inancımız da hak sahipliğinden geliyor. Bu hak sahipliğini Fatma Ana’dan, Zeynep Ana’dan, Kadıncık Ana’dan, Güzide Ana’dan aldık” sözlerini kullandı.

Yalıncakoğlu, kadınların haklarının engellenmesi karşısında direnişle duracaklarının altını çizerek şunları söyledi:

“Hep Hüseyin’in direnişinden bahsediyoruz ama artık Hüseyin’le Zeynep’in direnişinden bahsetmek istiyoruz. Bu inancı yürütmekte İslam asimilasyonunda geride durduğumuzun farkındayız ama artık geri geliyoruz. Cem erkanını kadınlarla erkekler birlikte yürütecek artık. Bunun böyle olmasına itiraz edenler olabilir ancak hakka edilen itiraza karşı olmak gerekir. Sahip olduğumuz hakların engellenmesi direnmeyi gerektirir, biz bu direnişe mutlaka devam edeceğiz”

PİRHA/ HACIBEKTAŞ

Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu: ‘Can’ eşitlik anlamında çok kıymetli

0

60. Ulusal 34. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri kapsamında ‘Tarihten Günümüze Alevi Kadınının Yolculuğu’ paneli yapıldı.

3 oturum olarak gerçekleştirilen panelin ilk oturumunda Prof. Dr. Bedriye Poyraz ve Doç. Dr. Ayfer Karakaya Stump, ‘Kadıncık Ana’dan Günümüze Alevi Kadınının Tarihsel Yolculuğu’ konusunu anlattı.

“ALEVİ KADIN KURULTAYINA GİTMEYİ AMAÇLIYORUZ”

Panelin açılış konuşmalarını Demokratik Alevi Dernekleri Kadın Meclisi’nden Nergiz Güzel ve Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Elif Keleso yaptı.

Elif Keleso, büyük bir kadın örgütlülüğü ile Alevi kadın kurultayına gitmeyi amaçladıklarını söyleyerek, “Dönemin kadısına karşı duran Fatma Bacı gibi biz de dönemin siyasal İslamın etkilerine karşı durmaya ve aslımıza dönmeye niyetlendik. Bu yolda bir adım atalım, bir Alevi kadın örgütlülüğü ile bir arada duralım birbirimizle tanış olalım, işi kolay kılalım istedik. Bu panel ilk cemal cemale geldik ama son olmayacak ve biz bu konuda kararlıyız. Amacımız güçlü bir kadın örgütlülüğü ile büyük bir Alevi kadın kurultayına gitmek. Fatma Ana’dan Zeynep Ana’dan Şehriban Ana’dan Kadıncık Ana’dan Güzide Ana’dan alıyoruz. İşte bu yüzden iddialıyız” dedi.

Ardından Kadın Zakirler Yaprak Dengiz, Dilek Odabaş Bakır, Berivan Canbolat deyiş seslendirdiler.

“ALEVİLİK, KADIN ERKEK EŞİTLİĞİNE KAPI ARALIYOR”

Doç. Dr. Ayfer Karakaya, Alevi Bektaşi tarihine kadın ve toplumsal cinsiyet çalışmaları zaviyesinden bakmanın üzerinde durdu. Karakaya, kadın ve erkeğin birlikte ibadet etmesi üzerinden Aleviliğin iki cinsiyet arasındaki eşit olma haline vurgu yaptı. Bu sebepten dolayı Alevilik hakkında gerçek dışı sözlerle karalandığına işaret eden Karakaya şunları söyledi:

Şeriat merkezli İslamın kadına ve kadın cinselliğine bakış açısından dolayı Alevilikteki kadın ve erkeklerin birlikte ibadet etmesini kaygı ile karşılıyor. Alevi Bektaşi geleneğinde kadın ve erkek, kamusal alanda bir arada bulunabiliyor, bunu da cinsellikten arındırarak hepsini can olarak görmek vasıtasıyla yapıyor. Yalnız bununla kadın erkek eşitlenmiyor. Aseksüelleştirerek ibadetlerde ve kamusal alanda bir arada olunmasını sağlıyor bu düşünce. Aleviliği diğer sufilik akımlardan ayıran şeriatın temellerinden addedilen harem selamlık anlayışının olmamasıdır.”

Aleviliğin özünde eşitliğe kapı açan öğretilerinin olduğunu belirten Karakaya, günümüzde bu öğretilerin geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“ALEVİLİKTE CAN KAVRAMI EŞİTLİK ANLAMINDA OLDUKÇA KIYMETLİ” 

Prof. Dr. Bedriye Poyraz da, toplumsal cinsiyeti tek tanrılı dinler üzerinden ele alarak Alevilikte bunun nasıl yorumlandığına ilişkin konuştu.

Poyraz, Sünni iktidarın Alevilerden nefret etmesinin bir sebebinin de kadın erkek eşitliğini pratikte uygulaması şeklinde yorumlayarak, can kavramının önemine dikkat çekti.

Poyraz, “Can meselesini çok kıymetli buluyorum ve feminizme dost bir kavram olarak görüyorum. Çünkü tek tanrılı dinlerde kadınlar lanetlenip, şeytanlaştırılırken Alevilikte kadına ve erkeğe eşit sorumluluk yükleniyor. Bu çok kıymetli bir konu. Ama bu, Alevilikte kadın ve erkeğin eşit olduğu anlamına gelmiyor elbette. Çünkü Aleviler bu toplumda yaşıyorlar nihayetinde. Eşitliği tespit eden, söyleyen kriterleri uyguladığınızda eşitlikten söz edebiliriz” diye konuştu.

PİRHA/HACIBEKTAŞ

‘Dergahımızda saz ile söz ile aşk ile yapılan hizmete edepsizce müdahale edildi’

0

PİRHA- Antalya’dan Hacıbektaş ilçesine gidip Hacı Bektaş Veli Dergahı’na niyaz olup avlusunda muhabbet cemi yürütmek isteyen Alevilere güvenlik görevlilerinin ve ilçe emniyet müdürünün müdahale ettiği duyuruldu. 7 Ağustos’ta yaşanan engellemeyi anlatan Yol hizmetkarı Mustafa Sazcı “Saz ile söz ile aşk ile yapılan bir hizmete edepsizce müdahale ettiler” dedi. 

müdahale ettiler” dedi. 

Alevilerin, Hacı Bektaş Veli Dergahı’nda cem yapması, saz eşliğinde deyiş söylemesi hala yasak.

7 Ağustos’ta Antalya’dan Hacıbektaş ilçesine dergaha niyaz olmaya giden Abdal Musa Derneği Eşit Başkanları Gülçin Akça ve Süleyman Demir ile dernek yöneticileri ve Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı’nın da aralarında olduğu Alevilerin, Dergahta Abdallarla muhabbet edip, deyiş söylemelerinin engellendiği öğrenildi.

“SAZ İLE, SÖZ İLE, AŞK İLE YAPILAN BİR HİZMETE EDEPSİZCE MÜDAHALE EDİLDİ”

Kızıldeli Ocağı Yol Hizmetkârı Mustafa Sazcı, kilitli olan Kadıncık Ana’nın Evi’ne niyaz olduktan sonra dergahın avlusuna geçtiklerini, burada muhabbet etmek isterken güvenlik görevlilerinin müdahale ettiğini şöyle anlattı:

“Kadıncık Ana Sultan’ın kapısı sürekli kilitli olan makamına niyaz olup tekrar Mehmet Turan Dede ile hasbihal etmek üzere dergâha doğru sazlarımız ile yola koyulduk. Yolda çoğu ocağımızın da talibi olan Abdalların olduğu bir grup, uzun süredir cem görmediklerini, eğer dergâhın avlusunda muhabbet bağlarsak memnun olacaklarını söylediler. Biz de Mehmet Turan Dede, Süleyman Demir Baba ve diğer canların olduğu bir grup ile ilk avluda (Ücler Çeşmesi) oturup deyiş söyleyen canlara ayıp olmasın diye meydan evinin ve aslanlı çeşmenin olduğu orta avluya gidip oturduk. Canların toplanması ile birlikte bir deste bağlama arzusu ile saza pençemizi vurduk ancak Kültür Bakanlığı’nın dergâhta güvenlik görevlisi olarak gönderdiği kişi, Alevi Dergâhında Halveti zikirine alışık olmalı ki saz ile söz ile aşk ile yapılan bir hizmete edepsizce müdahale etti.

“SESİMİZİ, SAZIMIZI BASTIRMAK İSTEDİLER”

Aşıkların, ışıkların kabesi olan dergâhta hizmet yürüten bizlere ‘Yok, burada böyle şeyler yapamazsınız’ diyerek sesimizi, sazımızı bastırmak istedi. Kendi dergâhımızda, kendi mekânımızda; erenlerin, evliyaların, aşıkların, sadıkların, dervişlerin, muhiplerin kabesinde hizmet yürüten bizlerin bu gibi şeyleri yapabilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan izin alması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde dergâhı boşaltmazsak zor kullanacaklarını söylediler. Bizler de ‘Ferman padişahın, dağlar bizimdir’ diyen Dadaloğlu’nun, boyun eğmemeyi bize salık veren Kalender Şah’ın, Hamdullah Çelebi’nin düsturu ile ellerinden geleni ardına koymamalarını söyledik. Daha önceden konuşulmuş olacak ki bir dönem ve halen ‘İç güvenlik sorunu’ olarak görülen Aleviliği yaşatmak isteyenleri gözaltı ile tehdit etmek üzre Hacıbektaş İlçe Emniyet Müdürü olduğunu söyleyen şahıs ve beraberinde bir grup polis, dergâha girdi.

Onlar tehditlerine devam ederken Mehmet Turan Dede elimizdeki sazı alıp, dertli döşüne niyaz ederek başladı:

“Kaf u nûn hitabı izhâr olmadan
Biz bu kâinatın ibtidasıyız
Kimseler vasıl-ı didar olmadan
Ol “kabe kavseyn”in “ev edna”sıyız.”

15 YAŞINDAKİ ABDAL ÇOCUĞU GÖZALTINA ALMIŞLAR

Mürşid-i Kâmil Harabi Baba’nın bu Hakikat kelamının dergâhta yankılanması rahatsız etmiş olacak ki bir anda celallenip çevrede bizleri dinleyen Abdallara saldırdılar. O sırada fakirin telefonu ile kayıt alan 15-16 yaşlarındaki bir Abdal gencini ise ite kaka kimlik ibraz edememesini bahane göstererek tüm engellemelerimize rağmen gözaltına aldılar. Oradaki güvenlik görevlileri belkide İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı genelgeyi referans alarak engellediler, saldırdılar ancak peki ya bizim içimizdeki rayberlere, Hınzır Paşalara ne demek gerek?”

“KARARLI OLMAMIZ LAZIM”

Mustafa Sazcı, Alevi kurumlarının el konulan dergahların istenmesi ve laik eğitim konusundaki eylemlerinin sürekli olması gerektiğini aksi taktirde yapılanların saman alevi gibi söneceğini belirterek, kararlı olunması gerektiğine dikkat çekti.

Sazcı, “Alevi gençlik mücadelesinin potansiyel enerjisini de kanalize ederek mücadeleyi menziline eriştirebiliriz. Bunu yapamazsak dün dergâhtan kovulduk, bugün ‘ceylanı, aslana yedirdik’, yarın ise Yunus gibi ‘Hünkâr’ı’ da elimizden alacaklar. İhtiyacımız olan, Hacıbektaş Belediye Başkanı olan zatın “Esmer vatandaşlar” olarak ötekileştirdiği Abdalların itikatı ve didar-ı Hünkâr’a varmaktaki kararlılıkları” ifadelerini kullandı.

PİRHA/ANTALYA