Ana Sayfa Blog Sayfa 187

Kılıçdaroğlu: AB’nin yolu Diyarbakır’daki tutuklu gazetecilerden geçiyor

Kemal Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada İsveç’in NATO’ya alınışında Erdoğan’ın AB şartı koymasına ilişkin ‘AB’nin yolu Diyarbakır’da tutuklu gazetecilerden geçer’ dedi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, iktidarın uyguladığı ekonomi modelini “soykırım ekonomisi” olarak nitelendirirken, Erdoğan’ın İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışık yakmasını da gündemine aldı.

Kılıçdaroğlu konuşmasında “AB’nin demokratik standartlarını yerine getirmezseniz sizi AB’ye almazlar. Kendi ülkene demokrasiyi getiriyor musun? Demokrasinin, AB’nin yolu, Can Atalay, Osman Kavala, Merdan Yanardağ, Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, bunlardan geçiyor” dedi.

Kılıçdaroğlu konuşmasına şöyle devam etti:

Cezaevlerimiz tıka basa dolu. Siyasi gücü olanlar adamını bulup çıkıyorlar. Gazeteci yazdıktan sonra yeniden cezaevine koyuyorlar.

Milletvekili Can Atalay hala içeride. Merdan Yanardağ… Mahkumiyet kararı yok hakkında ama içeride. RTÜK, TELE1’e ceza yağdırdı. Bunlar, antidemokratik ülkede karşılaştığımız olaylardır. Bizi yıldırmayacak. Bu ülkeye demokrasiyi getirmek için mücadelemizi sürdüreceğiz.

2019’da bunlar parlamentoya adli reform getirmişlerdi. Temel hedef şuydu, ‘haber amacıyla, eleştiri maksatlı açıklamalar suç kabul edilemez’. Ama şu an suç kabul ediliyor. Basın hürdür, sansür edilemez. Dünyanın bütün demokrasilerinin kabul ettiği temel ilkedir.

NATO tartışması

İsveç’in NATO’ya üyeliği dolayısıyla terör örgütü mensuplarını koruduğu, ülkesinde tuttuğu için Türkiye ‘biz NATO’ya üyeliğini kabul etmiyoruz’ dediler. ‘Asla üye olamazlar’ diye açık ve net ifadeler kullanıldı. İsveç, geri adım atmadı. Bizim kutsal kitabımız Kuran’ı yaktılar. Ona da iktidar kanadı yeterince tepki göstermedi. Biden telefon etti Erdoğan’a. Erdoğan birden bire 180 derece döndü, İsveç’in NATO’ya girişine evet diyeceğiz, Meclis’e getireceğiz dedi. Bir devlet böyle yönetilir mi? Kardeşim, bunlar teröristleri serbest bıraktı mı? Senin dediklerini yaptılar mı? Teröristleri hala koruyorlar mı? Dün hayır diyordun bugün neden evet dedin? ‘Bize AB’de destek verecek’ Dünyadan haberi yok. Orası NATO kardeşim, AB değil. AB ayrı NATO ayrı. AB’deki toplantıya seni davet ediyorlar mı? Yalan üzerine  politika… Bu kabul edilemez.

AB’nin yolu…

AB’nin demokratik standartlarını yerine getirmezseniz sizi AB’ye almazlar. Kendi ülkene demokrasiyi getiriyor musun? Demokrasinin, AB’nin yolu, Can Atalay, Osman Kavala, Merdan Yanardağ, Hakan Altınay, Mücella Yapıcı, bunlardan geçiyor. Bunları serbest bırakacak mısın? Yine AB’nin yolu Demirtaş’tan, Emine Şenyaşar’dan geçiyor. Bunları yapacağına söz verdin mi? AB’nin yolu Diyarbakır’da tutuklu gazetecilerden, Cumartesi Anneleri’nden geçiyor.

Devlet adaletle yönetilir. Devletin dini adalettir. Adaletin olmadığı yerde haksızlıklar, hukuksuzluklar olur.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #ABnin #yolu #Diyarbakırdaki #tutuklu #gazetecilerden #geçiyor

Ege Denizi’nde 4 büyüklüğünde deprem

Ege Denizi’nde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi, Ege Denizi’nde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.

Merkez üssü Midilli Adası olan deprem, yerin 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti. Deprem, Çanakkale ve Balıkesir’den de hissedildi.

İZMİR

#Ege #Denizinde #büyüklüğünde #deprem

AKP’nin Yeni yüzyılı: Zam yüzyılı

AKP MHP iktidarının ‘yeni yüzyıl’ diye tabir ettiği dönemi yaşamaya başladıklarını ifade eden Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, yaşanan ekonomik krizi değinerek, bu yüzyılı “zam yüzyılı savaş yüzyılı’ olarak tanımladı

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, partisinin Meclis Grup Toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Amed’de görülen gazetecilerin davasına değinen Uçar, “Yine bugün(dün) Diyarbakır’da yaklaşık 13 aydır tutuklu bulunan 15 özgür basın emekçisinin davası görülecek. Yandaş olmayan, yandaş olmayı reddeden gerçeklerden taviz vermeyen, görülmeyenini, duyulmayanı sesi olmaya çalışan özgür basın emekçilerinin en kısa zamanda özgürlüklerine ve mesleklerine dönmlerini diliyoruz. Bu toplumun gerçek anlamda yandaş olmayan basına ihtiyacı var. Gerçeklere ihtiyacı var. Ve basın emekçisi olan arkadaşlarımız bu gerçekleri yazdıkları için cezaevindeler 13 aydır. Bugün mahkemede çok iyi biliyoruz ki sansürü de gazeteciliğin nasıl bir faaliyet olduğunu da gazeteciliğin suç olmadığını da mahkemede uzun uzun anlatıp büyük ihtimalle de olması gerektiği biçimde de tahliye olacaklar” dedi.

İktidar çöküyor

AKP MHP iktidarının “yeni yüzyıl” diye tabir ettiği dönemi yaşamaya başladıklarını ifade eden Uçar, “Hem ülkenin kendisi hem de toplumun kendisi ciddi bir çöküşle karşı karşıya. Bu ülkeyi tek tipleştirmek isteyen tek sesli, tek renkli yapmak isteyen bir iktidar bunun için elinden geleni ardına koymadan çalışmalarına devam ediyor. Her türlü keyfilik, her türlü hukuksuzluk, sansür, baskı, tehdit, hak gaspları, yoksulluk ,yolsuzluk, talan ve savaş politikalarıyla bu toplumu baş başa bırakmaya çalışıyor. Bir çok defa ifade ettik, buradan da söyleyen bütün toplumsal kesimlerin ve mücadele alanlarının bugün karşı karşıya olduğu saldırılar tek merkezden bu iktidardan yönetiliyor. Hepimiz aslında aynı saldırılarla karşı karşıya kalmış durumdayız” diye belirtti.

DAİŞ ile temasın göstergesi

Türkiye’de demokratik siyasetin tek adresi olduklarının altını çizen Uçar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bu demokratik siyaset uzun süredir iktidar ve devletin bir çok mekanizması tarafından saldırı ile karşı karşıya. Geçtiğimiz hafta Kobanî Kumpas Davası duruşmalarından birisi daha gerçekleşti. Kobanî Davasının kendisi bir tertip davası. Bunu sadece biz söylemiyoruz, bakın o günden bugüne ortakları olan HÜDA PAR’ın bugünkü Başkanı Yapıcıoğlu Sputnik Radyoya 5 Ekim 2020’de bir demeç vermiş. Aynen okuyorum: ‘Çözüm süreci 6-8 Ekim’den önce bitmişti, ama bunun ilanı gerçekleştiriliyordu. Bize de kurbanlık koyun rolü biçilmişti. Hatta belki de devlet ya da hükümet içindeki birilerinin gözünde kurbanlık koyunduk. Çözüm süreci bitmişti aslında ilan edilecekti ilan için bir gerekçe lazımdı. Onlar bizim üzerimize saldırsalardı çok büyük katliam yapsalardı devlet de HDP’lilerin üzerinden silindir gibi geçecekti’ demiştir. HDP’lilerin de zulüm edilen taraf olarak kamuoyuna yansıtılacağı bilgisini vermiş. 6-8 Ekim Kobanî destek protestolarında HÜDA PAR’lıların da içinde olduğu nasıl bir tertip olduğunu kendi ifadeleriyle çok net ifade etmiş. Ancak bununla ilgili ek bir bilgiyi paylaşmak isterim. Ebu Hanzala kod isimli Halis Bayancuk önceki tahliye edildi. Bu tahliye bile tek başına IŞİD ile dirsek teması olanlarla mevcut iktidar ilişkisini göstermek açısından yeterlidir.”

Zam yüzyılı

Türkiye’nin ciddi bir ekonomik kriz ile yüzyüze olduğunu aktaran Uçar, “Hepimiz her gün ‘acaba hangi zamlarla uyanacağız?’ diye güne başlıyoruz. AKP MHP iktidarı Türkiye yüzyılı ifadesini kullandığı andan itibaren zamlar başladı. O yüzden bu yüzyılın kendisine zam yüzyılı demek bence en doğru tespitlerden biri olacak. Zam yüzyılı, enflasyon yüzyılı, savaş yüzyılı, emek sömürüsü yüzyılı demek yerinde olacaktır. Bu iktidarın parolası çok net arkadaşlar. Kaşıkla verir kepçeyle alırım. Asgari ücretle çalışmaya başlayanlara yakın zamanda bir zam yapıldı. Zam daha emekçilerin cebine girmeden başka zamlarla uyandık. Aslında yapılan zammın da bir işe yaramadığını hep birlikte deyimledik. Kamu emekçisi memurlara haklı olarak almış oldukları 22 bin liralık ücret karşısında alanlarda seslerini yükseltmeye devam ediyorlar. Biz de Yeşil Sol Parti olarak ifade edelim, bize reva görülen emekçiye, işçiye hatta işsize reva görülen bu düzen karşısında emekçilerle yan yana olacağız, birlikte sesimiz yükselteeğiz. Bu talan ve rant ekonomisini hep birlikte ifşa etmeye devam edeceğiz” dedi.

Torba yasa çare değil

AKP’nin Meclis’e getirdiği “torba yasa”ya da değinen Uçar, “En düşük kamu emekçisinin maaşı 22 bin lira. Ama kök maaşı 13 bin 780 lira arkadaşlar. 8 bin lira olarak görürken zam resmi bir zam değil seyyanen bir zam. Elden veriyor devlet. Böyle bir yönetimi tercih etti .bu 8 bin lira resmi değil elden veriliyor ve bundan dolayı da birçok hak kaybıyla karşı karşıya kalacağı. yoksulluk sınırını 40 bin lira olduğu bir yerde 22 bin liranın bir yerde olduğu bir yerde ücret zammı demek mümkün değil. Yine komisyonda muhalefetin ısrarıyla emeklilere de yüzde 25’lik zam konuşuldu ve bu zammın kendisi de çare olmayacağını ifade edelim. Biliyorsunuz ki yine geçen hafta plan ve bütçe komisyonuna bir torba yasaa geldi. Bu torba yasa aslında AKP MHP siyasi iktidarının ekonomik alanda neler yaptığının ve yapacağının göstrgesidir” diye ifade etti.

‘Krizin panzehiri biziz’

Uçar devamında şunları ifade etti: “Vergilerle ilgili olarak seçim döneminde ifade ettik yine buradan da ifade edelim. Seçimi kazanmak için kamunun kaynaklarını har vurup harman savuran bir iktidar var karşımızda. Sarayın günlük harcaması eski para birimiyle 15 trilyon. Oradan vermek yerine yapmadığı zamdan ve yüklediği vergiden neler koparabiliriz diyen bir iktidar var karşımızda. Emekçilerin işçilerin işsizlerin yanındayız bu rant ve talan politikasını ifşa etmeye emekçilerle birlikte sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Bu krizin panzehiri biziz ve bizlerin mücadelesidir.

Sürece katılım çağrısı

“Geleceğimizi toplumun tercihlerini yansıtmayan bu seçim sonuçlarına mahkum etmeyecek kadar güçlüyüz” diyen Uçar, “Demokratik siyasetimizi ve mücadelemizi AKP ve MHP faşizminde boğdurmayacak kadar dirençliyiz kimliklerimizi inançlarımızı dillerimizi dün olduğu gibi bugünde yaşatacak kadar köklüyüz. Bu dirençle bu güçle bu tarihsellikle yeniden yapılanma süreci başlattık. Bu süreç hepimizin süreci bu çağrıda sizlerin çağrısı. Dolayısıyla başlattığımız halk toplantıları ve sonrasında yapacağımız bütün çalışmalarda bugüne kadar emek veren bütün arkadaşları ortak olmaya üzerimizde kurulan kumpaslara fazişme karşı ortak mücdaleye davet ediyorum” şeklinde konuştu.

ANKARA

#AKPnin #Yeni #yüzyılı #Zam #yüzyılı

Gözaltı süreleri uzatılan çiftçiler için eylem

Wêranşar ilçesine bağlı 13 mahallenin elektriğinin kesilmesi ile eylem yapan çiftçilerin gözaltına alınması protesto edildi. Yapılan açıklamada çiftçilerin serbest bırakılması istendi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Riha İl Örgütü ile çiftçiler, Dicle Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi’nin (DEPSAŞ), borç ve kaçak kullanımı gerekçe göstererek Wêranşar (Viranşehir) ilçesine bağlı 13 mahallesinde 6 gündür elektriği kesmesini protesto etti.

Merkez Eyyubiye ilçesinde bulunan Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) binası önünde yapılan açıklamaya, elektriği kesilen çiftçiler, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha milletvekilleri Ferit Şenyaşar ve Dilan Kunt Ayan ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), 78’liler Derneği, İnsan Hakları Derneği (İHD), Kadim Topraklarda Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KATDER) yöneticileri katıldı.

İnsanlara gözdağı veriliyor

Açıklamada konuşan HDP Riha İl Eşbaşkanı Ahmet Atış, elektrik kesintisini protesto eden 21 çiftçinin gözaltına alınmasına değinerek, “İktidarın güdümünde olan yargı keyfi kararlarla gözaltına alınan çiftçilerin gözaltı süresini bir gün uzattı. AKP iktidarı yargı eliyle ‘sen hak ararsan ben de seni gözaltına alırım’ mesajı veriyor. Bu hukuksuzluktan derhal vazgeçin. 21 yurttaşımıza işkence ve insanlık dışı muamele yaparak gözaltına almak hukuka ve insan haklarına aykırıdır” dedi.

Riha halkının yanında olacağız

Atış, hukuksuzluğa karşı Riha halklarının yanında olacaklarını vurgulayarak, “Bu şımarık şirket şunu çok iyi bilsin ki, Riha halklarına yapacakları herhangi bir hukuksuzlukta, DBP, HDP ve Yeşil Sol Parti’yi karşılarında bulacaklardır. Bu nedenle gözaltına alınan yurttaşlarımızın derhal serbest bırakılarak bu hukuksuzluğa son verilmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

RIHA

#Gözaltı #süreleri #uzatılan #çiftçiler #için #eylem

İzlanda’nın Fagradalsfjall Yanardağı faaliyete geçti

İzlanda’da sismik faaliyetin artmasıyla ülkenin güneybatısındaki Fagradalsfjall Yanardağı yeniden faaliyete geçti

İzlanda’nın güneybatısındaki Fagradalsfjall Yanardağı, 11 ay aradan sonra pazartesi günü tekrar patlamaya başladı. İzlanda Meteoroloji Dairesinden yapılan açıklamada, “Patlama küçük çaplı ve yanardağ henüz atmosfere duman salmadı. Yanardağın eteklerindeki çatlaklardan akan lav 200 metrelik bir pınar oluşturuyor.” denildi.

Yetkililer, “yüksek seviyeli tehlikeli volkanik gazların” solunması riskine karşın yanardağ ve çevresinde doğa yürüyüşü yapılmamasını tavsiye etti.

Patlamanın hava trafiğini olumsuz etkilemediği bildirildi.

Litli-Hrutur dağlarının yakınındaki bir vadide yer alan yanardağ, başkent Reykjavik’ten 30 kilometre uzaklıkta, uluslararası uçuşların yapıldığı Keflavik Havalimanı’nın çevresinde bulunuyor.

Fagradalsfjall Yanardağı, son iki sene içerisinde iki kez patlamasına rağmen maddi zarara veya uçuşların iptaline sebep olmadı.

DIŞ HABERLER

#İzlandanın #Fagradalsfjall #Yanardağı #faaliyete #geçti

Mergeda’da ilçesinde ‘Mala Jin’ açıldı

Arapların çoğunluklu yaşadığı Hesekê Kantonu’nun Mergeda ilçesinde ‘Mala Jin’ törenle açıldı. Açılışta DAİŞ’e  karşı verilen direnişte kadınların çektiği acılara dikkat çekilerek ‘Şimdi güven ve huzur içinde yaşamayı hak ediyorlar’ denildi

Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê Kantonu’na bağlı Mergeda ilçesi 2017 yılında Demokratik Suriye Güçleri (DSG) tarafından DAİŞ’ten kurtarıldı. Kuzey ve Doğu Suriye’nin kadın örgütü olan Kongra Star, Arapların yaşadığı Mergeda’da toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için Mala Jin (Kadın evi) açılışını yaptı.

‘Öcalan’ın fikirleri’

Açılışa, Hesekê Kantonu Kongra Star Koordinasyon üyeleri, Mala Jin, meclisler, çok sayıda kurum ve kuruluş, Özerk Yönetim üye ve yöneticileri ile Mergedalı kadınlar katıldı. Bir dakikalık yapılan saygı duruşunun ardından açılış konuşmasında PKK lideri Abdulllah Öcalan’ın fikirlerine değinen Şedadê ilçesi Kongra Star Yöneticisi Emira El-Seed, kadınların elde ettiği kazanımlara değindi. Kadınların hedeflerine ve özgürlüklerine ulaşmak için mücadele ettiğini vurgulayan Emira El-Seed, “Kadınlar çok acı çekti. Şimdi güven ve huzur içinde yaşamayı hak ediyorlar” dedi.

‘Dünyada yankı bulan devrim’

Hesekê Kantonu Kongra Star Koordinasyon Üyesi Reem Mahmoud da, DAİŞ’e karşı verilen direnişe vurgu yaparak, “Geçtiğimiz 5 yılda bölgelerimiz çok sayıda DAİŞ’in halka ve kadınlara karşı işlediği suçlara tanık oldu. Bugün Mergeda kasabasının erkek ve kadınların ısrarı ve direnişiyle Kadın Evi’nin merkezini açıyoruz” dedi. Kuzey ve Doğu Suriye’deki devrimin dünyada yankı bulan bir devrim olduğunu vurgulayan Reem Mahmoud, “Önder Apo’nun felsefesi sayesinde kazandık” dedi.

Mergeda ilçesi Kongra Star Yöneticisi Besma Al-Xideyîrise, bugünün tarihi bir gün olduğunu belirterek, Mergeda’da demokrasinin renginin görüldüğünü söyledi.

Mergeda Kent Konseyi Eş Başkanı Selwa Doqmaq ise, Kuzey ve Doğu Suriye’deki devrimin dünyadaki diğer tüm devrimlere benzemediğini söyledi. Selwa Doqmaq, eşit ve özgür bir toplumu kadınlarla birlikte inşa edeceklerini kaydetti.

Konuşmaların ardından Kadınlar Evi’nin açılışı büyük bir coşku ile gerçekleştirildi.

Kaynak: NûJINHA

 

#Mergedada #ilçesinde #Mala #Jin #açıldı

Wan’da zırhlı araç ile otomobil çarpıştı: 1 ölü

Wan’da askeri zırhlı araç ile sivil aracın çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı

Wan-Elbak (Başkale) karayolu üzerindeki 32 virajlar bölgesinde askeri zırhlı araçla sivil aracın çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti. Kazada, çok sayıda kişi yaralandı.

Kaza sonrası sivil araç hurdaya dönerken, bölgeye çok sayıda ambulans ve itfaiye ekipleri gönderildi.

Sivil aracın içerisinde sıkışan kişilerin kurtarılması için uzun bir çaba sarf edildi. Araçtan çıkarılan yaralılar hastanelere kaldırıldı.

WAN

#Wanda #zırhlı #araç #ile #otomobil #çarpıştı #ölü

DFG ve MKGP’de adliye önünde açıklama

DFG ve MKGP Amed merkezli yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan gazetecilerin görülen duruşmasına ilişkin adliye önünde açıklama yapıyor

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç, Xwebûn gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Ali Ertaş, gazeteciler Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Lezgin Akdeniz ve Mehmet Şahin ile tutuksuz Esmer Tunç, İbrahim Bayram ve Mehmet Yalçın’ın ilk duruşması başladı. Mesleki faaliyetleri nedeniyle “örgüt üyesi olmak” la suçlanan gazetecilerin davası Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya ara verildi.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu (MKGP) duruşması sonrası Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yapıyor.

Ayrıntılar geliyor…

 

#DFG #MKGPde #adliye #önünde #açıklama

Emek ve meslek örgütleri Yeşil Sol Parti’ye torba yasa ziyareti

Emek ve meslek örgüt temsilcileri, Yeşil Sol Parti Meclis Grubunu ziyaret ederek, torba yasayla ilgili eleştiri, öneri ve taleplerini iletti

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ile Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB), Meclis’te görüşülecek torba yasayla ilgili eleştiri, öneri ve taleplerini iletmek üzere Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ni (Yeşil Sol Parti) Meclis’te ziyaret etti.

Görüş ve öneriler dile getirildi

Emek ve meslek örgütlerinden oluşan heyet, Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ve Bütçe Komisyonu Üyesi Mehmet Rüştü Tiryaki ile görüştü.

Heyet, torba yasa olarak bilinen “6 Şubat 2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi İhdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi”ne ilişkin iş kollarının görüşlerini ayrı ayrı dile getirerek, öneri ve taleplerinin Meclis’te dile getirilmesini istedi.

ANKARA

#Emek #meslek #örgütleri #Yeşil #Sol #Partiye #torba #yasa #ziyareti

Halise Aksoy’un sağlık sorunları Meclis’e taşındı

Yeşil Sol Parti Amed Milletvekili Halide Türkoğlu,  cezaevinde tutulan Halise Aksoy’un sağlık durumunu Meclis gündemine taşıdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Milletvekili Halide Türkoğlu, Diyarbakır merkezli soruşturma kapsamında 25 Nisan’da gözaltına alınan ve “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan Halise Aksoy’un sağlık durumunun giderek kötüleşmesini Meclis gündemine taşıdı. Türkoğlu, konuyla ilgili Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması talebiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Bir çok hastalığı bulunuyor

Türkoğlu, hiçbir somut suç delili olmaksızın sadece gizli ve açık tanık beyanları ile gözaltına alınarak tutuklandığı belirtilen önergede, çatışmada yaşamını yitiren oğlu Agit İpek’in cenazesini kargo ile alan görüntüsüyle hafızalara kazınan Halise Aksoy’un tansiyon, şeker, kalp ve diyabet gibi birçok sağlık sorunu yaşadığı belirtildi. Önergede, Halise’nin diyabetten kaynaklı yüzde 28 engelli bir durumu olduğu vurgulandı.

Önergede Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan yanıtlaması istenen sorular şu şekilde:

  • “Halise Aksoy’un hakkında somut hiçbir delil olmaksızın sadece tanık beyanları ile cezaevinde tutulduğu Bakanlığınızın bilgisi dâhilinde midir?
  • Halise Aksoy hangi somut suç delili ile cezaevinde tutulmaktadır?
  • Halise Aksoy ağır sağlık sorunları yaşamasına rağmen hangi yasal gerekçelerle serbest bırakılmıyor?
  • Halise Aksoy’un yaşadığı sağlık sorunlarından kaynaklı serbest bırakılması için Bakanlığınızın bir girişimi olacak mıdır?
  •  Kendisiyle birlikte tutuklanan kadınların iddianameleri hazır olmasına rağmen Halise Aksoy’un iddianamesi hangi yasal gerekçelerle hazırlanmamıştır? İddianamenin hazırlanmamasının nedeni somut bir suç delilinin olmaması mıdır?  Dosya hakkında verilen gizlilik kararı neden hala sürdürülmektedir?
  •  Ağır hasta tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılması için Bakanlığınız bir çalışma yapacak mıdır?”

  ANKARA

#Halise #Aksoyun #sağlık #sorunları #Meclise #taşındı