Ana Sayfa Blog Sayfa 190

Everest Dağı’ndan dönen helikopter radardan kayboldu

Nepal’de Everest Dağı bölgesinde 6 kişiyi taşıyan helikopterle irtibat kesildi. Helikopteri arama çalışmaları başlatıldı

Everest Zirvesi’nden başkent Katmandu’ya dönüş yolculuğunda radardan kaybolan helikopterin pilot ile 5 yabancı turist taşıdığı kaydedildi.

Yetkililer, olumsuz hava şartları nedeniyle helikopterin uçuş güzergahında değişiklikler yapıldığını belirtti.

İrtibatın kesildiği helikopterdeki 6 kişi için arama çalışmaları başlatıldı.

Muson döneminde dağlara yapılan uçuşlara ara veriliyor

Bölgede, muson döneminde uçuşların ertelenmesi ve güzergahın değiştirilmesinin yaygın olduğu biliniyor.

Everest Zirvesi’nde görüş mesafesinin azalması, muson yağmurları ve hava muhalefeti sebebiyle mayısta bölgede dağcılık sezonunu sonlandı ve yaz aylarında dağlara nadiren uçuş düzenleniyor.

DIŞ HABERLER

#Everest #Dağından #dönen #helikopter #radardan #kayboldu

Türkiye, kişi başına düşen polis sayısında Avrupa üçüncüsü oldu!

Türkiye, Avrupa’da polis sayısının en fazla olduğu ülke olurken, 100 bin kişi başına düşen polis sayısı 568

Türkiye’de yurttaşlara yönelik sık sık işkence ve saldırı haberleriyle gündem olan “güvenlik” güçleri bu kez kişi başına düşen sayıları ile gündem. AB İstatistik Ofisi Eurostat verilerine göre 2021 yılında Türkiye’de 100 bin kişi başına 568 polis düşüyor. Bu sayı 2019-2021 yılları ortalamasına göre AB’de 335. 100 bin kişi başına düşen polis sayısında zirvede Karadağ (678) bulunurken, ikinci sırada Sırbistan (596, 2015 verisi) var. Üçüncü sıradaki Türkiye’nin ardından Kıbrıs (547) ve Yunanistan (520) geliyor.

Kişi başına yüzde 21 artış

100 bin kişi başına düşen polis sayısı Türkiye’de 2009 yılında 515 idi. Bu sayı 2015’te ise 464 idi. 2016’da 462 ile en düşük oran görülürken 2021’de 568 oldu. Böylece son beş yılda kişi başına düşen polis sayısı yüzde 21 artış gösterdi.

Euronews’in aktardığına göre, 2021 yılında Türkiye’de polis sayısı 475 bin idi. Bu sayı 2009’da 368 bin, 2016’da 364 bin idi. Türkiye’deki polis sayısı 2016-2021 dönemini kapsayan son 5 yılda yüzde 31 artış gösterdi.

Verilen birbirinden farklı

Öte yandan Türkiye İstatistik Kurumu ve İçişleri Bakanlığı verileri Eurostat verilerinden farklılık gösteriyor. TÜİK’e göre 2021 yılında Türkiye’de polis sayısı 287 bin iken, 2022’de bu sayı 290 bin oldu. Polisi sayısı 2020’de 284 bin idi.

İçişleri Bakanlığı sitesine göre ise 2020 yılında Polis Teşkilatı 329 bin personele sahipti.

DIŞ HABERLER

 

 

 

#Türkiye #kişi #başına #düşen #polis #sayısında #Avrupa #üçüncüsü #oldu

Polisler madde bağımlısı oğullarını ‘ihbar’ eden babayı darp etti!

Riha’da madde bağımlısı 2 oğlunu polise ‘ihbar’ eden Hüseyin Yılmazoğlu, emniyette ‘Çocuklarını neden ihbar ediyorsun?’ denilerek darp edildiğini söyledi

Son yıllarda uyuşturucu kullanımının arttığı Türkiye’deki tablo uluslararası kurumların raporlarına da yansıyor. Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu (INCB) 2021 Uyuşturucu Raporu verilerine göre, en fazla kokainin yakalandığı ilk ülke ve en fazla eroinin ele geçirildiği 2’nci ülke olan Türkiye, sentetik uyuşturucuya bağlı ölümlerde, Avrupa ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor. BM Uluslararası Narkotik Kontrol Kurulu raporlarına göre uyuşturucu kullanım oranının her yıl arttığı Türkiye’de, sadece 704 yatak kapasiteli 26 Madde Tedavi Merkezi (AMATEM) ve toplam 89 yatak kapasiteli 6 adet Çocuk Ergen Alkol Madde Tedavi Merkezi (ÇEMATEM) bulunuyor.

8 yıldır kullanıyorlar

Madde bağımlılığına karşı etkili bir mücadele yürütülmemesinden kaynaklı buna bağlı ölümler ise her geçen gün artıyor. Özellikler özel savaş politikalarının en derin yürütüldüğü Kurdistan’da, madde bağımlılığı ve buna bağlı ölüm sayısının her gün artış gösteriyor. Uyuşturucu kullanımı yaşı son yıllarda düşerken, uyuşturucu satıcıları lise öğrencilerinin yanı sıra ilköğretim öğrencilerini de ağlarına almaya başladı. Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesine bağlı Sarayaltı Mahallesi’nde yaşayan 4 çocuk babası Hüseyin Yılmazoğlu’nun da madde bağımlısı iki çocuğu bulunuyor. 18 ile 20 yaşlarında iki oğlunun 8 yıldır madde kullandığını aktaran Yılmazoğlu, tüm çabalarına rağmen yetkililerinin kendisine yardımcı olmadığını anlattı.

11-13 yaşlarında başladılar

Çocuklarının henüz ortaokula giderken 11-13 yaşlarında madde kullanmaya başladıklarını belirten Yılmazoğlu, çocuklarını uyuşturucu bataklığından çıkarmak için başvurduğu devlet kurumlarından geri çevrildiğini söyledi. Yeni atanan Suruç Kaymakamı ve aynı zamanda kayyumu İbrahim Güneş ile görüşmek için günlerce kaymakamlığa gittiğini ifade eden Yılmazoğlu, “Kaymakamlığa gidip konuşmaya çalıştığımda, korumaları ‘Kendisiyle görüşmemin yasak olduğunu’ belirterek, beni dışarı attılar. Bir devlet makamı nasıl olurda bir yurttaşa yasaklanır. Buradan sesimi duyurmak istiyorum; artık sesimizi duyun, benim iki tane oğlum Pirsûs’ta zehirleniyor” dedi.

Evde kalamıyorlardı

Çocuklarının madde kullanımından kaynaklı psikolojik sorunlar yaşadıklarını söyleyen Yılmazoğlu, “Benim çocuklarımın psikolojik sorunları var. Eline bıçak alıp kendilerine zarar verecek şekilde kesiyorlar. Aynayla konuşuyorlar, uyumuyorlar. Daha önce kendi ellerimle çocuğumu cezaevine attım. Orada da kendisiyle konuşuyor ve zarar veriyordu. Orada ki yetkililer bunun üzerine beni çağırıp, ‘Senin oğlun kendi kendisiyle konuşuyor, cezaevinde kalamaz’ dediler. Evde de rahat durmuyor, her şeyi kırıyor, götürüp satıyor” ifadelerini kullandı.

Cezalar verilmediği için cesaret alıyorlar

Pirsûs’ta uyuşturucu temininin çok kolay olduğunu belirten Yılmazoğlu, “8 yıldır iki oğlum bataklığa sürüklenmiş, aile olarak perişan durumdayız. Kimse bir şey yapmadığında ve mahkemeye çıkarıldıklarında, serbest bırakıldıkları için bu defa herkes uyuşturucu satmaya başlıyor. Eğer cezalandırılsalar, kimse uyuşturucu satmaya cesaret edemez” şeklinde konuştu.

Şikayet ettim diye darp edildim

Çocuklarının uyuşturucu temin etmek için başkalarının eşyalarını çaldıklarını sözlerine ekleyen Yılmazoğlu, bunun üzerine çocuklarını polise ihbar ettiğini, “Çocuklarını neden ihbar ediyorsun?” diyen polislerin kendisini götürdüğü emniyette darp ettiğini aktardı. Yılmazoğlu, “Suruç Emniyeti’nde 5 tane polis tarafından, ‘Çocuklarını neden ihbar ediyorsun’ denilerek darp edildim. Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmama rağmen bir şey çıkmadı, hem küfür hem darp ettiler. Bu da yetmedi, mahkemede bana 3 ay denetim verdiler” diye belirtti.

Çocuklarının madde bağımlılığından kurtulması için yardım çağrısında bulunan Yılmazoğlu, ” İki oğlum gözümüzün önünde her gün ölüyor, mahvolduk” dedi.

MA / Mahmut Altıntaş

#Polisler #madde #bağımlısı #oğullarını #ihbar #eden #babayı #darp #etti

Emekli milletvekillerinin aylıklarına zam

Emekli milletvekili maaşını artırmak için AKP’li vekiller meclise önerge sundu. Buna göre, yapılan değişiklikle emekli milletvekillerinin maaşı 14 bin TL daha arttı

Emekli milletvekillerinin maaş zamlarının yüzde 17,55’le sınırlı kalmayıp yüzde 25 artabilmesi için Torba Yasa Teklifi’ne özel bir hüküm konuldu. Böylelikle emekli milletvekillerinin ortalama 55 bin TL olan maaşlarının 64 bin TL yerine, yaklaşık 69 bin TL’ye çıkartılmasının yolu açıldı.

Birgün gazetesinden Nurcan Gökdemir’in haberine göre, Torba Yasa Teklif’in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesi sırasında AKP Milletvekilleri Orhan Yeğin ve Mehmet Kırpınar’ın imzalarıyla ortak bir önerge verildi. Önerge ile eski TBMM Başkanı ve milletvekillerinin emekli maaş zammından yararlanabilmesi için Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapıldı.

Üzerinde herhangi bir tartışma yapılmayan önergenin genel gerekçesi şöyle açıklandı: “Maddeyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 43’üncü maddesine istinaden emekli aylığı alanların emekli aylıklarının 5510 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılan emekli memurlar ile hak sahiplerine ödenen aylıklarda yapılacak yüzde 25 oranındaki artışa paralel olarak yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır.”

Önerge jet hızıyla geçti

Teklifin değişmeden yasalaşması durumunda ortalama 55 bin TL olan emekli milletvekili aylığı 69 bin TL’ye çıkacak. Bu düzenleme yapılmasaydı emekli milletvekilleri 9 bin TL dolayında artış alacaktı.

AKP’li vekillerden önerge

Milletvekillerinin maaşı en yüksek oranda artırılmasını sağlayacak şekilde düzenleme yapılması Meclis’in üzerinde en geniş uzlaşmayı sağladığı konu oluyor. Geniş kesimlerin enflasyon rakamlarının altında kalan emekli maaşları ile yaşamak zorunda bırakılmasına karşın milletvekilleri kolaylıkla maaşlarında artış yapabiliyor. Ancak bu düzenleme bu yıl emekli memurların aylık artışlarının yüzde 25 yerine yüzde 17.55’de kalmasına neden oldu. Gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarda aylık bağlanması nedeniyle AKP milletvekilleri bu kez de gösterge rakamlarını arttıran bir önerge hazırladı.

ANKARA

#Emekli #milletvekillerinin #aylıklarına #zam

Sıcaklığın 40 dereceyi aştığı Amed’de kayyum su sorununu çözmüyor

 Sıcaklıkların artığı Amed’de bu yıl yaşanan su kesintilerine kayyum yönetimindeki belediye sorunu çözmek için bir şey yapmazken halkın yaşamı olumsuz etkileniyor

Amed’in  Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan sosyal konutlarda her yıl yaz aylarında yaşanan su kesintisi bu yıl da  sürüyor. Hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu kentte su kesintisi, yurttaşların yaşamını olumsuz etkilliyor. Jinnews’e konuşan yurttaşlar kayyum yönetimindeki belediyenin sorunu çözmemesine tepkili.

En çok kadınları etkiliyor

Konutlardaki su kesintisine ilişkin konuşan Felek İşcan, bir haftadan bu yana su kesintisi yaşadıklarını belirterek, geçen yılda aynı sorunu yaşadıklarını ve yurttaşların bu durumu protesto ettiğini söyledi. İşcan, “Geçen yıl su kesintisini caddede protesto ettik. Yaz aylarındayız. Terliyoruz, çamaşır, bulaşıklarımız kirleniyor ama yıkayamıyoruz. Suyun olmaması özellikle biz kadınları etkiliyor. Bizler daha çok mağdur oluyoruz” sözleri ile yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi.

‘Kayyum sorunu çözmüyor’

Sularının günlerdir kesik olduğunu dile getiren İşcan, kayyum yönetimindeki belediyenin bu sorunu çözmek için hiçbir adım atmadığını belirtti. Kayyum belediyesinin suyu açtığı zamanlarda da çok az aktığını dile getiren İşcan, “Akan su tazyikli olmadığı için kombi ve diğer hiçbir makinelerimizi kullanamıyoruz. Su yaşamda en önemli ve gerekli olandır. Sıcak havalardan dolayı her gün duş almamız gerekirken su kesintisinden dolayı bunu yapamıyoruz fazlasıyla mağduruz. Belediyeyi aradım fakat beni geçiştirdiler” dedi.

İşcan son olarak, “Belediye, halkın ihtiyacına göre hareket etmeli. En kısa zamanda su kesintileri son bulmalı“ ifadelerini kullandı.

AMED

 

#Sıcaklığın #dereceyi #aştığı #Amedde #kayyum #sorununu #çözmüyor

Tutuklu gazetecilerin davası 13 ay sonra görülmeye başlandı

Amed merkezli soruşturmada tutuklanan 15 gazeteci hakkında açılan davada 13 ay sonra ilk duruşma görülüyor

Amed merkezli yürütülen bir soruşturma kapsamında 8 Haziran 2022’de gözaltına alınan ve 16 Haziran’da tutuklanan gazeteciler hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.

Duruşmayı izlemek için çok sayıda gazeteci ve meslek kuruluşu Amed’e geldi. Öte yandan Amed vekilleri de duruşmayı izlemek için salonda yerlerini aldı. Mahkeme hetyeti salona girişte telefon ve bilgisayarlara izin vermedi.

Ayrıntılar geliyor…

#Tutuklu #gazetecilerin #davası #sonra #görülmeye #başlandı

İzmir’deki yangın 11 saat sonra kontrol altına alındı

Aliağa ve Menderes ilçelerinde çıkan orman yangınları 11 saatin ardından kontrol altına alındı

İzmir’in Aliağa ve Menderes ilçelerinde dün öğlen saatlerinde başlayan orman yangınları kontrol altına alındı. Menderes Oğlananası’nda çıkan orman yangını 11 saatin ardından kontrol altına alındı. İki bölgede de soğutma çalışmaları sürüyor.

12 kişi yaralı

Yangınlara ilişkin açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “İzmir Menderes’te gündüz saatlerinde meydana gelen yangından 1’i ağır olmak üzere 12 kişi etkilenmiştir, 11’i orman işçisidir. Durumu ağır olan hastamız helikopter ambulansla, 3 hasta olay yerine görevlendirilen kara ambulansla, 8 hasta ise başka araçlarla hastanelere nakledilmiştir. Halen hastanelerimizde 1’i yoğun bakımda olmak üzere 4 kişinin tedavisine devam ediliyor. Hastalarımıza geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum” bilgisi verdi.

İZMİR

#İzmirdeki #yangın #saat #sonra #kontrol #altına #alındı

Berwarî: KDP’nin yaptığı sorumsuzluk Kürt halkı için kayıptır

Türkiye ve KDP ilişkilerini değerlendiren Siyaset-Demokratik Düşünce Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Kamuran Berwarî, ‘Bugün Kurdistan yönetiminin yaptığı sorumsuzluk, Kürt halkı için kayıptır’ dedi

Federe Kurdistan Bölgesi’ne geçtiğimiz yıl başlayan KDP ve ortaklığı ile devam eden saldırılara tepkiler sürerken, KDP ve Türkiye arasındaki ilişkiler de her geçen gün daha da ilerliyor.
Türkiye’nin saldırılarına alan açan Federe Kurdistan Bölgesel Başkanı Neçirvan Barzani ve Başbakan Mesrur Barzani, resmi olmasa da Ankara’da Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul görmeye başladı.
Ankara’ya son ziyareti ise Mesrur Barzani gerçekleştirdi. Erdoğan, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığı’ndan Dışişleri Bakanlığı’na getirilen Hakan Fidan ile birlikte görüştüğü Barzani, seçim sonrası tebrik ziyareti gerçekleştirdiğini belirterek, “Kürdistan Bölgesi ile Türkiye arasındaki ilişkilerin gelişimi ile Irak ve bölgedeki son gelişmeleri ele aldık” açıklamasında bulundu.

Kurdistan çıkarlarına saldırı

KDP-Türkiye ilişkilerini, Kürtlere yönelik saldırıları değerlendiren Dûhok Üniversitesi’nden akademisyen ve Siyaset-Demokratik Düşünce Akademisi Başkan Yardımcısı Dr. Kamuran Berwarî, KDP’nin izlediği siyasetin Kurdistan çıkarlarına büyük bir darbe vurduğunu ifade etti.

Şahsi politikalar yürütülüyor

Mesrur Barzani’nin Türkiye’ye yaptığı son ziyaretin kendi çıkarlarını koruma temelinde olduğunu belirten Berwarî, bölgede yaşanan sorunların çözümü için ¬şimdiye kadar siyasi ve diplomatik yolların açılmadığının altını çizdi. Berwarî, Türkiye’nin tarih boyunca Kürtlere dönük çok sert politikalar uyguladığını ifade ederek, “Son 20 yıllık AKP-MHP iktidarı döneminde bu politika zirveye çıkmıştır. Bu soykırım politikasıdır. Ancak şu anda karşımızda duran tabloya baktığımızda, Federe Kurdistan hükümeti tüm kurumlarıyla birlikte Türk devletinin hizmetine girmiştir. Son 30 yılda Federe Kurdistan’ın bütün zenginlikleri, mal varlığı, geliri Türk devletinin hizmetinde olmuştur. Türk şirketleri burada Kurdistan ekonomisini mahvetti. O yüzden bu politika Kürtlerin ve Kurdistan çıkarına değildir. Bu politika şahsi ve partilerin çıkarınadır” dedi.

Soykırım yapanlar kaybedecek

Bölgede ve Ortadoğu’da yaşanan sorunların çözümünün PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “Üçüncü Yol” perspektifi ile mümkün olduğunu vurgulayan Berwarî, “Türkiye’nin bu saldırılarının bir amacının olduğuna dair şüphe yok. Temel amaçları özgür Kürt’ü ortadan kaldırmak ve 21’inci yüzyılda Kurdistani kazanımları yok etmektir. Bu nedenle Kürt halkı da kendini bu esas üzerinde hazırlamıştır. Bu saldırıların ana hedeflerinden biri demokratik konfederalizm, demokratik özerkliktir. Çünkü daha önce denenmiş projeler büyük bir başarısızlık getirdi. Türkiye, Suriye, İran ve Irak’ın bir çözüm projesi yok. Şu anda haklı ve haksız iki taraf var. Hak, hukuk, adalet ve doğru olan taraf Kürt tarafıdır, Kurdistan halklarının olduğu taraftır, diğer taraf savaşan ve Kurdistan’ı işgal etmek isteyen taraftır. Her gün insanları katledenler, soykırımdan geçirenler, kesinlikle başarıya ulaşmayacaktır” diye belirtti.

Sorun diyalog yoluyla çözülmeli

21’inci yüzyılda soykırım politikalarının başarılı olamayacağını ifade eden Berwarî, “Dünyanın her yerinde herkes özgür ve bağımsız olma hakkına sahiptir. Bu hak Kürtlerin de hakkıdır. Onun için bugün istenilen şey özgürleştirilmiş bir Kurdistan ve demokratik bir statüdür. Bu kanın durdurulmasına destek olmak ve yardım etmek için Amerika, Avrupa, Rusya, İsrail, Çin, Arap ve İslam halklarına da sorumluluk düşmektedir. Çünkü bu savaş zihniyeti asırlardan beri halkları yok etmekten başka bir netice getirmemiştir. O yüzden akil insanlar gelip, bu sorunu Sayın Öcalan, KCK ve Kürt güçleriyle diyalog ve barış yoluyla çözmelidir” diye konuştu.

KDP’nin yaptığı Kürt halkı için kayıptır

Kurdistan’a dönük saldırılar sürerken Lozan Antlaşması’nın yüzüncü yılında Kurdistan Ulusal Kongresi (KNK) öncülüğünde gerçekleştirilecek konferansların önemli olduğunun altını çizen Berwarî, “Yüzyıldır Kürt halkı üzerinde tutuklamalar, katliamlar, soykırım, yıkım ve imha politikaları var. Milyonlarca Kürt katledildi, Kurdistan’ın demografisi değiştirildi, sınırları yok edildi. Bu devletlerin Kürtlere borcunu ödemesi gerekiyor. Kurdistan’a sahip çıkmaları ve faturasını ödemesi gerekiyor. Bizler eğer politikaya, stratejimize ve siyasi kararlara halkımızı dahil etmezsek, Kürtlere kaybettiririz. Bugün Kurdistan yönetiminin yaptığı sorumsuzluk, Kürt halkı için kayıptır” dedi.

haber: Zeynep Durgut / MA

#Berwarî #KDPnin #yaptığı #sorumsuzluk #Kürt #halkı #için #kayıptır

Mahkemden DEDAŞ’a uyarı: Kesintiler 3 saati geçemez

Mêrdîn’de çiftçilerin mahkemeye yaptığı başvuru üzerine DEDAŞ’ın yaptığı elektrik kesintisinin günlük 3 saati geçemeyeceğine karar verildi.

Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ), Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ve Dêrik (Derik) ilçelerine bağlı mahalleler başta olmak üzere yüzlerce yerleşim yerinde günlerdir “bakım-onarım” gerekçesiyle 12 saati aşan elektrik kesintisi yapıyor. Çiftçiler, kesintiye karşı DEDAŞ Mardin İl Müdürü Halil Homan hakkında “Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına engel olunması” gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu. Çiftçiler, aynı zamanda Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesi’ne kesintilerle ilgili ihtiyati tedbir kararı uygulanması yönünde başvuru yaptı.

Mahkeme, çiftçilerin lehine karar verdi. Kararda, kesintilerin 3 saati geçemeyeceğine işaret edilerek, 21 saat boyunca kesintisiz enerji verilmesine dönük karar verdi. Mahkeme kararının ardından DEDAŞ’ın kesintilere son vermesi bekleniyor.

MÊRDÎN

#Mahkemden #DEDAŞa #uyarı #Kesintiler #saati #geçemez

Dağ ve Er’in açlık grevi 55’inci gününde : 20 kilo verdiler

KDP zindanlarında esir tutulan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’in, KDP zulmüne karşı başlatmış oldukları açlık grevi eylemleri 55 gündür devam ediyor

Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, son olarak tek tip elbise dayatmasına karşı 18 Mayıs’ta açlık grevine girdi. Talepleri hala karşılanmadığı için eylemleri 55’inci gününde devam ediyor.

Mazlum Dağ, 23 Haziran’da ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde sağlık durumlarının kötü olduğunu, hastanede doktor ve ilaç olmadığını, 10 gündür kendilerini kimsenin ziyaret etmediğini ve Er’in 20 kilo kendisinin ise 10 kilo kaybettiğini belirtmişti.

Her iki tutuklunun ailesi, çocuklarına yönelik artan baskıları kınayarak Federe Kürdistan aydınlarına ve insan hakları derneklerine çocuklarına sahip çıkma çağrısında bulunmuştu.

Dağ ve Er’e verilen sözler tutulmadı

Her iki tutuklu, verilmeyen sözler, artan baskı ve hak ihlallerine karşı 13 Şubat 2022 tarihinde açlık grevinin bir üst aşaması olan ölüm orucuna girmişti. Kendilerine cezaevi idaresi tarafından koşullarının düzeltileceğine dair verilen sözler sonrası 22 Şubat’ta eylemlerini sonlandırmışlardı.

Ancak Dağ ve Er, Cezaevi idaresi tarafından verilen sözlerin tutulmaması üzerine 28 Mayıs 2022 tarihinde tekrar açlık grevi eylemi başlatmışlardı. Talepleri idare tarafından kabul edilince eylemlerini 14’üncü günde sonlandırmışlardı.

Türkiye’nin Hewlêr Büyükelçiliğinde görevli olan MİT mensubu Osman Köse’ye yönelik 17 Temmuz 2019’da silahlı bir saldırı düzenlendi. Saldırıda MİT mensubu Köse’yle beraber Iraklı Nerîman Osman ve Hewlerli Beşdar Ramazan isimli kişiler öldü. Mazlum Dağ ile Abdurrahman Er bu saldırıların faili olarak tutuklanarak KDP zindanlarında esir alındı. Dağ ve Er, o tarihten bu yana Hewlêr cezaevinde esir tutuluyorlar.

Geçtiğimiz günlerde KCK, KDP’nin teslimiyetçi ve saldırgan politikalarına karşı bugün 55 gündür açlık grevinde olan Mazlum Dağ ve Abdulrahman Er’in yaşadığı duruma ilişkin kritik bir açıklama yayınladı. Açıklamada KCK’nin MİT’in yerel işbirlikçilerine karşı bir operasyon gerçekleştirdiğini, operasyonda Yasin Ali Hıdır isimli bir casusun yakalandığını, bu şahsın KDP ve MİT tarafından Mazlum Dağ ile Abdurrahman Er’in cezaevinde katledilmesi için görevlendirildiği bilgisini paylaşmıştı.

DIŞ HABERLER

#Dağ #Erin #açlık #grevi #55inci #gününde #kilo #verdiler