Ana Sayfa Blog Sayfa 193

Tutuklu gazeteciler raporu: Gazetecilik suçlanıyor

Yeşil Sol Parti Amed Milletvekilli Sevilay Çelenk, gazetecilerin 13 aydır mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklu olduğuna dikkat çekerek hazırladığı raporu paylaştı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed Milletvekili Sevilay Çelenk, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 16 Haziran’da tutuklanan gazetecilere ilişkin hazırladığı raporu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısıyla açıkladı. Gözaltında yaşanan ihlaller ve sonrasında gazetecilerin çalıştığı Mezopotamya Ajansı (MA), JİNNEWS, Pel Yapım ve Piya Yapım’a yönelik baskınları hatırlatan Çelenk, soruşturmayı yürüten savcının günler önce Amed’e atandığına dikkat çekti. Gazetecilerin tutuklanmasının ardından savcının başka bir yere tayin edildiğini belirten Çelenk, dosyaya ilişkin gazetecilerin avukatlarına bilgi verilmediğini ve dosyada gizlilik kararı olmasına rağmen dosyaya ilişkin bilgilerin iktidara yakın medya tarafından servis edildiğini kaydetti.

İddianamede gazetecilik hedef alındı

Bu bilgiler üzerinden gazetecilerin hedef gösterildiğini kaydeden Çelenk, gazetecilere mesleki faaliyetleri, haberleri, röportajları, yazıları, sosyal medya paylaşımları ve bütün bu çalışmalarda kullandıkları kelimeler ve hatta kullanmadıkları kelimeler dahi sorulduğunu, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianame, 728 sayfadan ve altı bölümden oluştuğunu söyledi.

Savcılık, gazetecilerin örgütten bahsederken ‘terör örgütü’, Abdullah Öcalan’dan bahsederken ‘terör’ kelimelerini kullanmamalarını, gazetecilerin örgüt güdümünde hareket ediyor olmalarına yorduğuna dikkat çeken Çelenk, “Yapım ajanslarının çeşitli gösteri ve yürüyüşlerde çektikleri görüntüler ve basın açıklamaları, iddianame savcısı tarafından ‘örgüte arşiv oluşturma çalışması’ olarak tanımlanıyor. Savcının varsayımına göre bu görüntüler Türkiye Cumhuriyeti devleti aleyhine kullanılabilir nitelikte. Savcılık bu varsayımıyla gazetecilerin hem örgüte üye olduğunu, hem örgüt propagandası yaptığını hem de halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiğini iddia ederek üç suçlamayı birden gazeteciler aleyhine işlevselleştirmeye çalışıyor” dedi.

AİHM kararlarına dikkat çekti

Gazetecilerin Türkiye’nin en önemli gündem başlıkları hakkında haberler yaptığını ve bu haberler nedeniyle ödüller aldıklarını paylaşan Çelenk, gazetecilerin haberlerden ötürü yarın hakim karşısına çıkacağını ifade etti. AİHM kararlarına da değinen Çelenk, “Belirtmek gerekir ki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi haber yaptığı, görüş ve yorumlarını yayımladığı için kovuşturulan gazeteler ve gazetecilerin davalarında defalarca ifade özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine yönelik karar vermiştir. AİHM, bu tür uygulamaların, medya mensuplarının çalışmalarını kısmen sansürleme ve kamusal bir tartışmada yeri olan görüşleri ortaya koyma yetilerini azaltma etkisine sahip olabileceğini saptamıştır” diye kaydetti.

Çelenk, görülecek davada gazeteciler hakkında beraat kararı verilmesi ve tahliye olması gerektiğini kaydetti.

Kaynak: MA

 

#Tutuklu #gazeteciler #raporu #Gazetecilik #suçlanıyor

Nisêbîn yağma davasında sanık TEM amiri kaçtı

Nisêbîn’de sokağa çıkma yasakları sırasında halkın evlerinin yağmalanmasına ilişkin davada, dönemin TEM Amiri Ünal Uyar’ın yurt dışına kaçtığı ortaya çıktı

 

Mardin’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 14 Mart 2016’da ilan edilen ve aylar süren sokağa çıkma yasağı sırasında polisler tarafından kurulan “yağma şebekesi” ile ilgili “Rüşvet almak ve vermek”, “İcbar suretiyle irtikap” ve “Tehdit, denetim görevini ihmal ederek zimmet veya irtikaba neden olmak” suçlarından açılan davanın 13’üncü duruşması, Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

 

Duruşmaya, dönemin Nusaybin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen, Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu ile yıkım işlerinin verildiği firma çalışanı Arif Kara katıldı. TEM Şube Amiri Ünal Uyar, polisler Mahmut Öztekin, Müslüm Bozkurt ve Abdulkerim Sezişli duruşmaya katılmazken, yıkım işleri verilen firma sahibi Mahmut Çomoğlu’nun hayatını kaybettiği için duruşmaya katılmadığı belirtildi. Müşteki avukatının yanı sıra sanık avukatları da salonda hazır bulunurken, TEM Şube Amiri Ünal Uyar’ın müdafisi de duruşmaya katılmadı.

 

Fikir birliği içinde  hareket ettiler

 

Gelen evrakların okunmasının ardından savcılık, daha önce sunmuş olduğu mütalaasını tekrar ederek, sanıkların üzerlerine atılı suçlamadan cezalandırılmasını istedi. Mütalaaya ilişkin söz alan müşteki avukatı Mehmet Demir, sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ettiğinin sabit olduğunu vurgulayarak, “Toplumun emniyetinden sorumlu olan kişiler insanların mallarını çalma, okul müdürünü tehdit etme, iş yerlerini yağmalama suçlarıyla burada huzurdalar. Sanıkların amir kişi ve bünyesindeki memurlarla hareket ederek eylemlerini gerçekleştirdikleri net şekilde görülmektedir. Bu nedenle en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz” dedi.

 

Devlet adına yaptım

 

Sanıklardan Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu, halen görevde olduğunu ve mal kaçırma suçlamasıyla daha önce idari soruşturma geçirdiğini ve beraat ettiğini söyledi. Tuğcu, kendisini “Operasyonlara katılan biri olarak menfaat düşünecek bir psikoloji içinde değildim. Burada bulunma amacımız devlet adına, terörle mücadelede görev almak için yer aldık. Bu şekilde suçlanmaktan utanıyorum. Menfaat ilişkisi yok” sözleriyle savundu.

 

Dönemin Nusaybin İlçe Emniyet Müdürü Kadir Şen de, halen görevde olduğunu belirterek, yargılama sürecinin neden başlatıldığının meçhul olduğunu öne sürdü.

 

Devlet yargılanıyor

Savunma yapan Emniyet Müdür Yardımcısı Ahmet Tuğcu’nun avukatı da bu dava ile Türkiye Cumhuriyet’inin yargılandığını söyledi. Diğer avukatların savunmaları ile devam eden duruşmada, dönemin TEM Şube Amiri Ünal Uyar’ın avukatının mazeret bildirmediği belirtildi.

Tem amiri yurtdışına kaçtı

Müşteki avukatı Mehmet Demir, bunun üzerine işkence dosyasından 22 yıla varan hapis cezası verilen ve “kaçma şüphesi olmadığı” iddiasıyla tahliye edilen Ünal Uyar’ın yurtdışına kaçtığını belirtti.

Duruşmaya verilen aranın ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanıklar Kadir Şen, Ünal Uyar ve Ahmet Tuğcu hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni verilip verilmediğinin sorulmasına, dosyanın tanıklarından biri olan polis Ö.D.’nin hakkında devam eden bir yargılama olup olmadığının sorulmasına karar verdi. Mahkeme eksik hususların da giderilmesi için bir sonraki duruşmayı 2 Kasım’a erteledi.

Kaynak: MA

#Nisêbîn #yağma #davasında #sanık #TEM #amiri #kaçtı

KONGRA-GEL: İmralı’ya karşı sessizlik kabul edilemez

PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan haber alınamama halinin infiale yol açtığını belirten KONGRA-GEL, ‘Hukuksuzluğa artık son verilmeli’ diyerek, uluslararası kurumları göreve, Kürt halkı ve dostlarını ise tecride karşı mücadeleye çağırdı

Ağır tecrit koşullarında tutulduğu İmralı F Tipi Cezaevi’nde 28 aydır haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a tehdit mektuplarının verilmesine dair açıklamalar, kamuoyunda endişeleri arttırdı.

KONGRA-GEL Eşbaşkanlık Divanı, PKK Lideri Öcalan’ın sağlık ve güvenlik koşullarına dair kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğini belirtti.

Fırat Haber Ajansı’nda (ANF) yer alan KONGRA-GEL açıklamasında, İmralı’da hukuksuzluğa karşı sessizliğin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İmralı tecrit sisteminin dünyada eşi benzerinin olmadığı belirtilen açıklamada, “Sayın Öcalan tek kişilik hücrede 24 yılını tamamladı, şimdi 25. yılın içindedir. 28 aydan beri kendisinden hiçbir bilgi alınamıyor. Ailesi ve avukatları ile görüşemiyor. Volta attı, sağa- sola baktı, kitap okudu gibi gerekçelerle sürekli 6 aylık disiplin cezaları ile görüş yasağı veriliyor. Keyfi ve kasıtlı disiplin cezaları, ailesi ve avukatları ile görüştürülmemesi, İmralı Adası’nın uluslararası tüm yasaların dışında tutulması, bu hukuksuz uygulamalar karşısında ilgili uluslararası kurumların sessizliği, dünyada eşi-benzeri görülmemiş bir durumdur” denildi.

‘Sessizlik kabul edilemez’

İmralı tecrit sisteminin Türkiye’nin Kürtlere dönük imha ve inkar politikaları kapsamında olduğu vurgulanan açıklamada, İmralı Adası’nın uluslararası yasaların dışında tutulmasından, ‘Türk devletinin Kürt soykırım politikasına destek veren ABD ve AB ile onların denetimindeki uluslararası kurumların doğrudan sorumlu’ olduğu vurgulandı.

Tehdit haberlerinin kamuoyunun gündeminde olduğu ve halkta ‘infial yarattığı’ ifade edilen açıklamada, “Halkımız için varlık meselesi olan bu konuda ilgili uluslararası kurumların sessizliği asla kabul edilemez” diye belirtildi.

‘Rehavet içinde olmayacağız’

Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi ile bağlı Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) başta olmak üzere uluslararası kurumları göreve çağıran KONGRA-GEL, ‘harekete geçme, hukuksuzluğa son verilme’ ve ‘kamuoyuna net bilgi verilmesi’ çağrısında bulundu.

Kürt halkına ve dostlarına çağrı yapılan açıklamada, şu çağrı yapıldı: “Bu konuda yaşanan uluslararası sessizliği ancak mücadele ile kırabiliriz. Bunu sağlayacak gücümüz var. Asla bir rehavet içinde olmayacağız. Tüm halkımızı ve dostlarımızı bulundukları her yerde, zengin eylem ve etkinliklerle Rêber Apo etrafında kenetlenmeye çağırıyoruz.”

Kaynak: ANF

#KONGRAGEL #İmralıya #karşı #sessizlik #kabul #edilemez

İHD’den tutuklu gazeteciler için çağrı

İHD Amed Şubesi, 13 aydır tutuklu bulunan 15 gazetecinin, yarın görülecek ilk duruşmada serbest bırakılması çağrısı yaptı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, yarın ilk duruşmaları görülecek 15’i tutuklu 18 gazeteciye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, 16 Haziran 2022’de gazetecilerin tutuklandığı ve 13 ay boyunca tutuklu kaldıklarına dikkat çekilerek, “Basın, düşünce ve ifade özgürlüğünün anayasal güvencesi, Kürt gazeteciler lehine işlev görmemektedir” ifadelerine yer verildi.

Gazetecilik faaliyetleri için tutuklandılar

İddianamede mesleki faaliyetlerin suçlama konusu yapıldığı belirtilen açıklamada, “Hazırlanan iddianameler incelendiğinde, gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklu oldukları açıkça anlaşılmaktadır. Ancak gazeteciler 13 aydır hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunmaktadırlar. Kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı açısından ağır bir hak ihlaline dönüşen keyfi tutukluluk halinin sonlandırılması gerekmektedir” diye belirtildi.

Açıklamada, tutuklu gazeteciler Serdar Altan, Lezgin Akdeniz, Aziz Oruç, Mehmet Ali Ertaş, Zeynel Abidin Bulut, Ömer Çelik, Mazlum Doğan Güler, İbrahim Koyuncu, Neşe Toprak, Elif Üngür, Abdurrahman Öncü, Suat Doğuhan, Remziye Temel, Ramazan Geciken, Mehmet Şahin’in derhal serbest bırakılması istendi.

AMED

 

#İHDden #tutuklu #gazeteciler #için #çağrı

Girê Spî’de kaçırılan gencin işkence edilmiş cansız bedeni bulundu

Türkiye’nin denetiminde olan Girê Spî’de 8 ay önce kaçırılan bir gencin cenazesi bulundu

Türkiye ve bağlı paramiliter güçlerin kontrolünde olan Kuzey ve Doğu Suriye’nin Girê Spî kentinde, 8 ay önce kaçırılan Mihyar El Uwêd’ın cenazesi bulundu.

Hawar Haber Ajansı’nda (ANHA) yer alan habere göre, Girê Spî’nin 15 kilometre güneyine düşen El Boz köyündeki yurttaşlar, bu sabah köyün çevresinde vücudunda işkence izleri bulunan bir gencin cenazesini buldu. Cansız bedeni bulunan gencin, Suriye’nin Hema kentinden olan Mihyar El Uwêd adlı genç olduğu belirlendi.

HABER MERKEZİ

#Girê #Spîde #kaçırılan #gencin #işkence #edilmiş #cansız #bedeni #bulundu

İzmir ve Muğla’da orman yangını

İzmir Aliağa ve Muğla Ortaca ilçelerinde ormanlık alanlarda yangın meydana geldi. Muğla’daki yangın kontrol altına alınırken, İzmir’deki yangına müdahale devam ediyor

Yaz aylarıyla birlikte birçok noktada çıkan orman yangılarına İzmir ve Muğla’da ormanlık alanlarda yangın meydana geldi.

İzmir Aliağa’nın Pınarcık Mahallesi’nde öğle saatlerinde henüz nedeni öğrenilemeyen bir sebepten ormanlık alanda yangın çıktı. Yangın söndürülmesi için Orman Müdürlüğü ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

Muğla Ortaca ilçesinde ise yine öğle saatlerinde başlayan orman yangını, yoğun havadan ve karadan müdahalelerle kontrol altına alındı. Ekiplerin yaklaşık 2 saat süren yoğun müdahalesi sonucunda yangın kontrol altına alındı.

Yangının çıkış sebebi araştırılırken, bölgede şiddetli rüzgarın söndürme çalışmalarını olumsuz etkilediği belirtildi. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, yangın bölgesinde soğutma çalışmalarına devam ediyor.

HABER MERKEZİ

#İzmir #Muğlada #orman #yangını

Kayyum kadınlarla görüşmedi, kadınlar su bidonlarıyla protesto etti

Günlerdir suları kesik olan Hezexli kadınlar, kayyumu su bidonlarıyla belediye önünde protesto etti

Şirnex’te kayyum yönetiminde olan Hezex (İdil) Belediyesi, Yeni mahalle ve Turgut Özal mahallelerinde günlerdir su kesintisi uyguluyor.

Kadınlar, su kesintilerine karşı Hezex Belediyesi’nin önüne giderek, kayyumla görüşmek istedi. Ancak kadınların belediyeye girişi zabıta ve polisler tarafından engellendi.

Bunun üzerine kadınlar, su bidonlarıyla kayyumu protesto etti.

ŞIRNEX

#Kayyum #kadınlarla #görüşmedi #kadınlar #bidonlarıyla #protesto #etti

DEDAŞ’ı protesto eden çiftçilerin gözaltı süresi uzatıldı

DEDAŞ’ın elektrik kesintilerinin protesto ettikleri için saldırı ile gözaltına alınan 18 çiftçinin gözaltı süresi uzatıldı

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesine bağlı 10 kırsal mahallede Dicle Elektrik Perakende Satış Anonim Şirketi’nin (DEPSAŞ) elektrik kesintilerini protesto eden çiftçiler, dün Sêwereg (Siverek) ile Wêranşar yolunu trafiğe kapattı.

Gözaltı süresi uzatıldı

5 gün boyunca devam eden kesintiler nedeniyle ekinlerinin kurumaya yüz tuttuğunu belirten çiftçiler, polisin TOMA saldırısına uğramış ve 21 kişi gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınanlardan 3 kişi 18 yaşının altında olması nedeniyle emniyet ifadeleri ardından serbest bırakıldı. Viranşehir Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan 18 kişinin ise gözaltı süresi, “soruşturma dosyasında eksiklik” gerekçesiyle 1 gün daha uzatıldı.

RIHA

 

#DEDAŞı #protesto #eden #çiftçilerin #gözaltı #süresi #uzatıldı

Antalya Cezaevi’nde hasta tutuklulara hastane engeli

Antalya S Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem Altay, ağır hasta tutukluların hastane sevkinin yapılmadığını aktararak, duyarlılık çağrısında bulundu

Antalya S Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem Altay, ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde yaşanan ihlallerini anlattı.

Altay, cezaevinde bulunan hasta tutukluların hastaneye sevk taleplerinin ya uzun bir süre bekletildiğini ya da reddedildiğini söyledi. Aynı koğuşta kaldığı iki hasta tutuklunun felçli olmalarına rağmen hastane sevkinin yapılmadığını belirten Altay, muhatap bulamadıklarını belirti.

Altay, hasta tutukluların sağlık hakkına erişiminin sağlanması için kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.

SÊRT

#Antalya #Cezaevinde #hasta #tutuklulara #hastane #engeli

KON-MED’den tecride karşı: Kanıksamayın

KON-MED yaptığı açıklama ile PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan acil bir şekilde haber alınması gerektiğini belirterek, tecride karşı seferberlik çağrısı yaptı

Ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık durumuna yönelik endişeler sürüyor. Almanya’daki Kürdistanlı Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED) da PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 28 aydır haber alınamama haline ilişkin yazılı açıklama yaptı.

KON-MED Eşbaşkanları Ruken Akça ve Kerem Gök tarafından yapılan açıklamada, yapılan tecride dikkat çekildi. Açıklamada, İmralı Cezaevi idaresi tarafından Abdullah Öcalan’a isimsiz tehdit mektupları verilmesine değinilerek, bu durumun İmralı’da yaşanan durumun vahim olduğunu ve acilen Abdullah Öcalan üzerindeki tehlikenin açıklığa çıkarılması gerektiği belirtildi.

Tecridin Türkiye, Kurdistan ve Ortadoğu’ya kadar genişletildiği vurgulanan açıklamada, İmralı’dan hiçbir alınamadığı vurgulanarak, “Hiçbir bilgi sahibi olamayışımız mevcut sahiplenmemizin yetersiz olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle tüm halkımızı acilen ve süreklilik biçiminde olacak değişik eylem ve etkinliklerle sürece müdahale etmeye ve kanıksamamaya çağırıyoruz.” denildi.

DIŞ HABERLER

#KONMEDden #tecride #karşı #Kanıksamayın