Ana Sayfa Blog Sayfa 232

Alevi kurum başkanlarından çağrı: 2 Temmuz’da bütün canları Sivas’a bekliyoruz

Alevi kurum başkanları, 30. yılında Madımak Katliamı’nı lanetlemek ve yakılarak katledilen canları anmak için herkesi Sivas’a, Madımak Oteli önünde yapılacak anmaya çağırdı. Yapılan çağrıda, “Sivas Katliamı’nı unutmamak ve unutturmamak adına herkesi 2 Temmuz günü bağlamalarıyla Madımak önüne bekliyoruz” denildi.

2 Temmuz 1993’te radikal İslamcı güruhun Madımak Oteli’ni ateşe vererek 33 insanı katletmesinin üzerinden 30 yıl geçti. Alevi kurumları, Sivas Katliamı’nın 30. yılında hayatını kaybedenleri anmak için katliamın yapıldığı Madımak Oteli önünde kitlesel anma yapacak.

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz ve Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Ercan Geçmez 30. yılında Madımak Katliamı’nı lanetlemek ve yakılarak katledilen canları anmak için herkesi Sivas’a, Madımak Oteli önünde yapılacak anmaya çağırdı.

“HERKESİ 2 TEMMUZ’DA MADIMAK ÖNÜNE BEKLİYORUZ”

ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan, “Sivas Madımak Katliamı’nın 30. yılında bu topraklarda yeniden acılar yaşanmaması için hesap sormak, unutmamak ve unutturmak adına herkesi 2 Temmuz günü bağlamalarıyla Madımak önüne bekliyoruz” dedi.

2 Temmuz 1993 yılında Sivas’ta Türkiye tarihinin en büyük katliamlarında birisinin yapıldığını söyleyen AKD Genel Başkanı Seher Şengünlü Yılmaz, “33 aydın ve sanatçı Madımak’ta diri diri yakıldı. 30. yılında Madımak Katliamı davasında zaman aşımı tehlikesiyle karşı karşıyayız. 2 Temmuz’da Sivas Katliamı’nı unutmamak ve unutturmamak için bağlamanı al Sivas’a gel, sen yoksan bir eksiğiz” diye belirtti.

“İNSANLIĞA KARŞI İŞLENMİŞ SUÇLARDA ZAMAN AŞIMI OLMAYACAĞINI HAYKIRALIM”

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Bağlamanı al gel. Sivas için adalet, herkes için adalet demeye devam edelim. İnsanlığa karşı işlenmiş suçlarda zaman aşımı olmayacağını haykıralım. Laiklik, demokrasi ve özgürlük için gelin canlar bir olalım” diye ifade etti.

HBVAKV Genel Başkanı Ercan Geçmez ise, “Bu topraklarda yaşanan en büyük katliamlardan biri olan Sivas Madımak Katliamı’nı unutmamak için bu yıl da Sivas’ta olacağız. 2 Temmuz’da bütün canları Sivas’a bekliyoruz” diye konuştu.

PİRHA/İSTANBUL

Hasta tutuklular için duyarlılık çağrısı yapıldı

Hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla İstanbul ve Ankara’da yapılan eylemlerde hasta tutuklular Süleyman Ayaz ve Şeyhmus Koç’un durumuna dikkat çekildi. Tutuklular için duyarlılık çağrısı yapıldı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 588’incisini dernek binası önünde gerçekleştirdi.

Bu haftaki eylemde Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu Süleyman Ayaz’ın sağlık durumuna dikkat çekildi.

Tecrit bir işkence yöntemi

Açıklamada konuşan İHD İstanbul Şubesi yöneticisi Cüneyt Yılmaz, cezaevleri ve ülke genelinde hak ihlallerinin artarak devam ettiğini belirtti. Yılmaz, ilk olarak PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi eleştirdiği için gazeteci Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasına değindi. Yanardağ’ın tutuklanmasının yalnızca düşünce ve ifade özgürlüğüne dönük bir baskı olmadığına dikkat çeken Yılmaz, “Yanardağ’ın tutuklanması aynı zamanda Türkiye’deki İmralı tecrit sistemi ve nedenleri yanında, hapishanelerde yaygın uygulanan bir işkence yöntemi olan tecrit hakkında toplumun bilgilenmesini ve tartışmasını da engelleme çabasıdır” dedi.

Ayaz te kişilik hücrede tutuldu

Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu bulunan Ayaz’ın ileri derecede kemik erimesi ve astım hastası olduğunu söyleyen Yılmaz, Ayaz’ın 6 Şubat depremlerinin ardından Diyarbakır D Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tek kişilik hücre yapısına sahip olan Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini söyleyen Yılmaz, Ayaz’ın, buradaki cezaevi koşullarına bağlı olarak nefes darlığı başta olmak üzere şikayetlerinin arttığını ve ciddi kilo kaybı yaşadığı bilgisini paylaştı.

Ayaz’ın cezaevine sevk edilmesinin ardından ailesinin ekonomik nedenlerden dolayı görüşlere gitmekte zorlandığını belirten Yılmaz, Ayaz’ın annesi ile vasisinin aktarımlarına dikkat çekti.

Kamuoyuna duyarlılık çağırısı

Ayaz’ın gereken tedavi, bakım ve yaşam olanaklarına erişemeden cezaevinde geçirdiği her günün yaşamında daha fazla tehdit oluşturduğunu söyleyen Yılmaz, “Hasta tutuklu Süleyman Yılmaz ve bütün ağır hasta, engelli ve yaşlı tutukluların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve, kamuoyunu duyarlılığa çağırıyoruz” dedi.

Koç’un durumuna dikkat çekildi

Ankara’da ise Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 460’ncı haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Şube önünde basın açıklaması düzenledi. İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, bu hafta Giresun\Espiye L Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ağır hasta tutuklu Şeyhmus Koç’un durumuna dikkat çekti.

Bedeninde şarapnel parçaları var

Turgut, Koç’un 2016 yılından bu yana tutuklu bulunduğunu, ilk olarak Tokat T Tipi Kapalı Cezaevine, oradan da Bafra T Tipi Kapalı Cezaevine sevk edildiğini belirterek, “Parmaklarında kopukluklar var, kollarında ve göğsünde şarapnel parçaları bulunmaktadır. Ayrıca astım ve migren hastasıdır. Şeyhmus Koç’un yaşamını en zorlayan hastalıkların başında yaşamış olduğu psikolojik rahatsızlıkları gelmektedir. Ailesi tarafından yapılan ziyaretlerde ve telefon görüşmelerinde durumunun ağırlaştığının görünür hale geldiği ifade edilmiştir” dedi.

Koç’a 2 yıl önce Anksiyete bozukluğu teşhisi konulduğunu dile getiren Turgut, “Ailesine çok uzak bir hapishanede tutulması da sağlık durumunu daha ağırlaştırıyor. Ailesi ziyarete gidemiyor bu da psikolojik açıdan aile desteğini engelliyor” diye konuştu. Turgut, sözlerini şöyle sonlandırdı: “Uzman doktorlar tarafından tam teşekküllü hastanede tedavi edilmesini, hastalığının tam olarak tedavisi için rutin kontrollerinin yapılmasını ve iyileşme sağlanacak şekilde tedavilerinin aksatılmadan gerçekleştirilmesini talep ediyoruz. ”

İSTANBUL/ANKARA

#Hasta #tutuklular #için #duyarlılık #çağrısı #yapıldı

KNK’den açlık grevinde olan Dağ ve Er için çağrı

KNK, 45 gündür açlık grevinde olan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’e ilişkin Hewlêr yönetimine çağrıda bulunarak,  her iki gencin de cezaevindeki diğer tutuklularla eşit haklara sahip olması gerektiğini belirtti

Hewlêr cezaevinde tutuklu bulunan Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, KDP’nin baskı politikalarına, tek tip elbise dayatmasına ve kötü muamelelere karşı açlık grevi eylemleri 45’inci gününde devam ederken sağlık durumları da gün geçtikçe kötüye gidiyor. Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er’e ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er isimli İki Kürt genci 45 gündür açlık grevinde ve gün geçtikçe sağlık durumları kötüye gidiyor. Hewlêr’deki Türk büyükelçiliği yetkilisini öldürmekle suçlanan iki Kürt genç tutuklandı. Öldürülen kişi ise Güney Kürdistan’da ajanlaştırma çalışmaları yürüten Türk MİT’i üyesiydi. Ellerinde birçok Kürt yurtseverin kanı vardı.

Her iki genç, 2019’un yaz ayında Hewlêr yönetimi tarafından tutuklanarak idam cezasına çarptırıldı. Mazlum Dağ ve Abdurrahman Er, tutuklandıkları günden bu yana temel haklarının ihlal edilmesiyle gündeme geliyor. Dağ ve Er kendilerine yönelik kötü muamelelere karşı 18 Mayıs 2023’te süresiz açlık grevine başladı. Dağ ve Er’in açlık grevi eylemleri 45’inci gününde devam ediyor. Sağlık durumları ise gün geçtikçe kötüleşiyor.

Tutuklu hakları konusunda Hewlêr yönetimi başta olmak üzere parti, örgüt, kurum ve bu konuda yetki ve söz sahibi olanlara çağrımız, her iki gencin de cezaevindeki diğer tutuklularla eşit haklara sahip olması gerektiğidir. Eğer aynı prensip ile her iki gence sahip çıkamaz ve onların sesi olamazsak kötü sonuçlar ortaya çıkacaktır.

Cezaevinde tutuklu bulunan her iki gencin haklarını savunmayı insani bir görev olarak görüyor ve insan haklarına inanan herkesin gençlerin haklarına sahip çıkması gerektiğine inanıyoruz.”

Kaynak: RojNews

#KNKden #açlık #grevinde #olan #Dağ #için #çağrı

Manisa’da bir kamyonda yangın çıktı: Bin 500 tavuk öldü

Manisa’nın Alaşehir ilçesinde seyir sırasında alev alan kamyondaki bin 500 tavuk yanarak öldü

Denizli’den İzmir yönüne giden, canlı tavuk yüklü bir kamyon, saat 05.30 sıralarında Alaşehir-Sarıgöl kara yolu Çataltepe mevkisinde lastiklerinden alev aldı.

Kısa sürede alevler, tüm dorseyi sararken, yangını fark eden sürücü, aracı yol kenarına çekip, dorseyi kamyon kasasından ayırdı. İhbar sonrası gelen itfaiye ekipleri, alevleri söndürdü. Ancak bin 500 tavuk yanarak hayatını kaybetti.

MANİSA

#Manisada #bir #kamyonda #yangın #çıktı #Bin #tavuk #öldü

Fransa’da protestolar 4’üncü gününde: En az bin 300 gözaltı

Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in polis tarafından öldürülmesi üzerine başlayan protestolar, dördüncü gününde de devam etti. Eylemlerde bin 300 kişi gözaltına alındı

Fransa’da 17 yaşındaki Nahel’in polis kurşunuyla öldürülmesiyle başlayan protestolar dördüncü gününde devam etti.. Bakanlığa göre, cuma gecesi 406’sı Paris ve Nanterre banliyösünden olmak üzere en az bin 300 kişi gözaltına alındı.

Bakanlık ayrıca, gece boyunca polis karakollarına 31, belediye karakollarına 16 ve jandarma kışlalarına 11 saldırı düzenlendiğini ve 79 polis ve jandarmanın yaralandığını açıkladı.

Polis kaynakları Paris’in ardından Marsilya ve Lyon kentlerinin de dördüncü gecede bu şiddet olaylarından en çok etkilenen iki kent olduğunu duyurdu.

‘Jandarma ‘istisnai’ seferber edildi’

Gerald Darmanin, isyan sarmalını durdurmak amacıyla 45 bin polis ve jandarmanın “istisnai” olarak seferber edildiğini duyurdu.

İçişleri Bakanlığı valilerden Fransa genelinde otobüs ve tramvayların akşam 9’dan sonra durdurulmasını istemişti. Bazı belediyeler de Clamart bölgesinde mahkeme tarafından onaylanan sokağa çıkma yasakları getirmişti.

Cuma akşamı Paris, Marsilya, Lyon, Bordeaux ve Toulouse’da “ırkçılık, suç ve polis şiddetine karşı” gösteriler de yasaklandı. Ancak özellikle Montpellier’de birkaç yüz kişi “Polisi dağıtalım, kaç Nahel filme alınmadı” yazılı pankartlar taşıyarak yürüyüş yaptı.

Hükümet ayrıca Mylene Farmer’ın cuma ve cumartesi günleri Stade de France’da vereceği konserler de dahil olmak üzere “büyük ölçekli” etkinlikleri iptal etme kararı aldı.

Nahel’in bugün öğle vakitlerinde Nanterre’de toprağa verileceği ifade edildi.

DIŞ HABERLER

#Fransada #protestolar #4üncü #gününde #bin #gözaltı

Sarıgazi’de Sivas Katliamı için anma yapılacak

Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler için yarın İstanbul Sarıgazi Mahallesi’nde anma etkinliği düzenlenecek

Aydın, yazar, gazeteci ve sanatçıların aralarında olduğu 33 kişinin katledildiği Sivas Katliamı’nın 30’uncu yıl dönümünde siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri, “Unutma unutturma” şiarıyla İstanbul’da anma etkinliği gerçekleştirecek.

Anma öncesi yürüyüş yapılacak

Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Emek Partisi (EMEP), Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), HALKEVLERİ, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Kaldıraç, Partizan, Anadolu Kültür ve Araştırma Derneği (AKA-DER) gibi siyasi parti ve STÖ’lerin katılacağı anma etkinliği, 2 Temmuz saat 18.00’da Sancaktepe ilçesinde bulunan Sarıgazi Mahallesi’nde yapılacak.

Toplanma yerinin Vatan İlkokulu olarak belirlenen etkinlikte, Demokrasi Caddesi’nde ise yürüyüş gerçekleştirilecek.

Unutmadığımızı haykıracağız

Etkinliğe katılım çağrısı yapan tertip komitesi, “Gericiliğe, baskı ve sömürüye, şovenizme, cinsiyetçi ve ayrımcı politikalara karşı örgütlen. 30’uncu yılında Sivas katliamını unutma, unutturma. Katliamın yıl dönümünde unutmadığımızı bir kez daha haykıracağız” açıklaması yaptı.

İSTANBUL

#Sarıgazide #Sivas #Katliamı #için #anma #yapılacak

29 yıl önce ‘kaybettirilen’ Doktor Aydın’ın faillerini sordular

Kayıp yakınları ve İHD, eylemlerinin 751’inci haftasında 2 Temmuz 1994’te gözaltında kaybedilen Doktor Recai Aydın’ın akıbetini sordu. Eylemde konuşan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan, ‘Bir talebimiz var. Bir mezar taşımız olsun ve yas sürecimiz tamamlansın istiyoruz’ dedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 751’inci haftasında, Amed’de 2 Temmuz 1994 tarihinde gözaltında kaybedilen Doktor Recai Aydın’ın akıbeti soruldu.

Mücadelemiz sürecek

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen grup adına konuşan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Elif Turan, “Her hafta burada adalet talebimizi dile getiriyoruz. Ne yazık ki bu talep karşılanmış değil. Tamamlayamadığımız bir yas sürecimiz var. Biz kayıplarımızın bırakın mezar taşını, kemiklerini bulamıyoruz. Bir kayıp yakını annemiz şöyle demişti, ‘her cumartesi buraya, mezarlık ziyaretine gidiyormuşuz gibi geliyoruz.’ Aslında çok temel bir talebimiz var. Bir mezar taşımız olsun ve yas sürecimiz tamamlansın istiyoruz. Bu talep kuşaklar arası aktarılmış bir travmaya dönüşmüş durumda maalesef. Mücadelemizi hep birlikte sürdüreceğiz” dedi.

Evinden çıkıp bir daha dönmedi

Ardından İHD Diyarbakır Şubesi Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz de Aydın’ın kayıp hikâyesini paylaştı. Fırat, “Recai Aydın, Diyarbakır’ın Çınar ilçesi sağlık ocağında hekim olarak çalışıyordu. 2 Temmuz 1994 tarihinde Diyarbakır’daki evinden iş yerine gitmek için kendi arabasıyla yola çıkar. Daha sonra aynı gün Recai Aydın’ın arabası iş güzergâhı olmayan Silvan yolunda, kapıları açık halde bulunur. Ailesi Diyarbakır cumhuriyet başsavcılığına ve diğer tüm resmi kurumlara başvuruda bulunarak, Recai Aydın’ın akıbeti hakkında bilgi almaya çalışır. Ancak tüm girişimler sonuçsuz kalır. O tarihten bugüne Recai Aydın’dan hiçbir şekilde bir daha haber alınamaz” şeklinde belirtti.

Adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz

Fırat, 17 Ağustos 1994 tarihinde Uluslararası Af Örgütü’nün çağrısıyla dünyanın pek çok yerinde dönemin Başbakanı Tansu Çiller’e ve Adalet Bakanı Mehmet Moğoltay’a ‘Dr Recai Aydın’a ne oldu’ sorusunu soran mektuplar gönderildi. Ancak tüm çabalar sonuçsuz kalır. 2005 yılında JİTEM tetikçisi Abdulkadir Aygan’ın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazılı olarak ilettiği ifadesinde, ‘Recai Aydın’ın JİTEM tarafından infaz edilen kişiler arasında olduğu’ itirafında bulunur. Bizler insan hakları savunucuları ve kayıp yakınları olarak; kayıplarımızın akıbetinin ortaya çıkarılması ve failleri bulunup yargılanması talebiyle 31 Ocak 2009 tarihinden bu yana her hafta ve kesintisiz bir şekilde sürdürmüş olduğumuz adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Eylem, yapılan konuşma ve paylaşılan hikayenin ardından gözaltında “faili meçhul” siyasi cinayetlere kurban gidenler için 1 dakikalık oturma eylemine sona erdi.

AMED

#yıl #önce #kaybettirilen #Doktor #Aydının #faillerini #sordular

Adalet Nöbeti 831’inci günde: Ahlaklı olmanın ilk kuralı adaletli olmaktır

Adalet mücadelesini sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medyada , ‘Ahlaklı olmanın ilk kuralı adaletli olmaktır. Adaletli olmayanın ahlakı olmaz’ paylaşımı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 831’inci güne girdi.

Ahlaklı olmanın ilk kuralı adaletli olmaktır

Emine Şenyaşar’ın rahatsızlığı nedeniyle bugünkü nöbet eylemi ailenin Pîrsus’ta bulunan evlerinde sürdü.

Aile, sanal medya hesabında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a çağrıda bulunarak, “Yüzündeki çizgiler, saçlarından aklar, gözlerindeki bakışlar. Sürüp giden zamanın içinde adalete olan inancı hiç eksilmedi. Ahlaklı olmanın ilk kuralı adaletli olmaktır. Adaletli olmayanın ahlakı olmaz” paylaşımı yaptı.

RIHA

#Adalet #Nöbeti #831inci #günde #Ahlaklı #olmanın #ilk #kuralı #adaletli #olmaktır

Hindistan’da otobüs kazası: 25 kişi hayatını kaybetti

Hindistan’ın Maharaştra eyaletinde meydana gelen otobüs kazasında 25 kişi hayatını kaybetti, 8 kişi yaralandı

Pune kentine doğru hareket eden otobüs, bir direğe çarptıktan sonra devrildi. Fransız haber ajansına (AFP) konuşan üst düzey polis yetkilisi, kazadan sonra otobüsün dizel deposunun alev aldığını söyledi.

Aralarında otobüsün şoförü de bulunan yaralılar, kazanın meydana geldiği Maharashtra eyaletindeki bir hastaneye kaldırıldı. Hayatını kaybedenler arasında üç de çocuk olduğu ifade edildi.

Polis konuyla ilgili soruşturma başlatırken, yerel basının aktardığına göre mevcut önceliklerinin cenazelerin kimliğini belirleyip ailelerine ulaştırmak olduğu belirtildi.

Dünya Bankası’nın 2021 raporuna göre dünyadaki otomobillerin sadece yüzde 1’i Hindistan’da bulunsa da, dünyadaki trafik kazalarının yüzde 11’i Hindistan’da yaşanıyor.

DIŞ HABERLER

 

#Hindistanda #otobüs #kazası #kişi #hayatını #kaybetti

Buldan: Yeni politik mücadele hattı öreceğiz

Qelqelî’deki bayram buluşmasında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, önümüzdeki süreçte yeni politik mücadele hattını öreceklerini ve mutlaka kazanacaklarını belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, üç gündür sürdürdüğü bayram buluşmaları kapsamında bugün de Wan’ın (Van) Qelqelî (Özalp) ilçesinde halkla buluştu. Gündeme ilişkin gelişmeleri değerlendiren Buldan, yeni bir mücadele hattı öreceklerini söyledi.

‘Tecrit ve savaş politikaları devrede’

Qelqelî’nin seçimlerde Yeşil Sol Parti’ye en yüksek oy oranının çıktığı ilçelerden biri olduğunu ifade eden Buldan, “Aldığımız bu sonuçlar bize yol gösterecektir. Özalp’ın bu başarıyı daha da yükselteceğine inanıyoruz. Zor bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemin sancıları, hukuksuzlukları hepimizi yakından ilgilendiriyor. Uzun yıllardır bu coğrafyada bayramlar, bayramlar havasında geçmiyor. Bu bayram; bir kez daha Kürt halkının inkar edildiği, tecrit politikalarının uygulandığı, savaş politikalarının devrede olduğu, hukuksuzluğun, şiddetin, baskının ve müdahalelerin çok fazla olduğu bir bayram. Bu bayram; bundan sonraki süreç açısından bu yaşanan tüm olumsuzlukların giderilmesine vesile olmasını diliyoruz” dedi.

‘Diz çökmeyeceğimizi herkes biliyor’

Seçimlerin herkes açısından önemli bir süreç olduğunu ifade eden Buldan, “Çok büyük umutlarla girdik seçimlere. Biz de büyük bir hedefle çıkmayı ve halkımızın talepleri doğrultusunda, beklentileri doğrultusunda büyük bir başarı elde etmeyi hedeflemiştik ancak AKP-MHP ittifakının zihniyetinden kaynaklı, istediğimiz sonucu elde edemedik ve bunun farkındayız. Bunun birçok sebebi var. İç ve dış faktörler, AKP’nin tüm devlet imkanlarını kullanma gibi bir çok faktör var. Yine Yeşil Sol’u bir ay içerisinde ilan etme, halkımıza anlatma ve öğretme gibi dezavantajları oldu. İktidarın hukuksuzlukları, anti demokratik tutumu ve bizi kriminalize etme çabalarına, arkadaşlarımızın gözaltına alınma ve tutuklanmalarına rağmen ancak bu sonucu elde edebildik. Yeterli değil ve tüm yönleriyle yanlışlarımızı ve hatalarımızı sorgulayacağız. Hiçbir arkadaşımızın karamsarlık içerisinde olmaması, bizim mücadelemizin büyük bir mücadele olduğunun farkında olmaları gerekiyor. Yıllardır tüm baskılara rağmen diz çökmediğimizi herkes çok iyi biliyor” dedi.

 ‘Kongreyle yeni süreçte politik hattı öreceğiz’

AKP-MHP ittifakının başta Kürtler olmak üzere ülkede yaşayan tüm farklı kesimlere karşı bir yok etme politikasını devreye aldığını ifade eden Buldan, “Kendisini gibi olmayanı, kendisi gibi düşünmeyeni, oy vermeyeni bu ülkenin vatandaşı olarak saymayan bir anlayışa karşı başta Kürtler olmak üzere halkların bu coğrafyada var etme ısrarı vardır. Şimdi biz kongremizle birlikte yeni süreci ve yeni bir politik hattı öreceğiz. Yaşanan tüm haksızlık ve hukuksuzluklara karşı büyük bir mücadele içerisinde halkımızın bizden talep ettiği mücadele hattını ortaya koyarak, devam edeceğiz. Önümüzde hepimiz için çok önemli olan bir yerel seçim var. Herkes bu seçimde bir yarış içerisinde olacak ve bu yarışta biz Wan’ı çok önemsiyoruz. Wan’ı ve tüm ilçelerini kazanmak için çalışmalarımıza şimdiden başlatmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Aday adayları ve belediye eşbaşkanlarımızı sizin talepleriniz doğrultusunda belirleyeceğiz. Siz kimi istiyorsanız o kişi aday yapmak bizim boynumuzun borcu olacaktır” diye konuştu.

‘Sayın Öcalan’a yönelik tecrit sürüyor’

İktidarın karanlık yarınlarına karşı demokratik bir Türkiye inşa etmek için mücadele edeceklerini belirten Buldan, “Tecrit politikaları gündemde ve Sayın Öcalan’a ilişkin tecrit halen devam ediyor. Bunun yanı sıra cezaevinde çok sayıda arkadaşımız var. Kazandığımız belediyelere kayyımlar atandı. Tüm bunlara karşı bizler Türkiye’nin aydınlık geleceği açısından bu mücadeleyi büyütmenin zeminini mutlaka oluşturmak zorundayız. Mutlaka başaracağız ve mutlaka kazanacağız” dedi.

Buldan, ardından Serav (Saray) ilçesindeki bayramlaşma programına katıldı.

Kaynak: JINNEWS

 

 

#Buldan #Yeni #politik #mücadele #hattı #öreceğiz