Ana Sayfa Blog Sayfa 238

Karabük’te bir kadın katledildi

Karabük’te bir süre önce cezaevinden çıkan Tarık Çimen, Karbeyaz Çimen’i ateşli silahla katletti

Karabük’te dün gece saatlerinde, bir süre önce cezaevinden çıkan Tarık Çimen, oğlu S. Çimen’in eşi Karbeyaz Çimen’i ateşli silahla vurdu. Çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri geldi. Sağlık ekipleri yaptığı incelemede, Karbeyaz’ın yaşamını yitirdiğini belirledi.

Polis tarafından gözaltına alınan fail Tarık Çimen’in ifade işlemlerinin sürdüğü belirtildi.

 Kaynak: JinNews

#Karabükte #bir #kadın #katledildi

Hatay’da depremden sonra ilk ayin: Her şeye rağmen buradayız

Hatay’da depremin ardından dünyanın ilk kilisesi St. Pierre’de Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı kapsamında ilk kez ayin yapıldı 

Hatay’daki St. Pierre Mağara Kilisesi’nde, Aziz Petrus ve Pavlus Bayramı (Günü) kapsamında ayin düzenlendi. Her sene 29 Haziran’da yapılan ayinin, bu sene yaşanan yıkıcı depremden dolayı ilk kez yapıldı. Ayine, Hatay’ın Altınözü, Samandağ, İskenderun ilçelerinin yanı sıra çevre illerden de Hıristiyanlar katıldı. Antakya ve Tüm Doğu Patriği 10.Yuhanna’yı temsilen Lübnan Aziz İlyas Manastırı Başrahibi Episkopos Kostantin Kayyel’in yönettiği ayine, Vatikan Ankara Büyükelçisi Marek Solczynski de katıldı. Mumlar yakılan, ilahiler söylenen ayin sonrası Ortodoks ve Katolik kiliseleri ortak evrensel bir dua edildi.

Ayinde konuşan Antakya Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı Başkanı Fadi Hurigil, “Çok büyük bir felaket yaşadık, çok fazla insan yaşamını yitirdi. Burada yapılan ayin, anmalar, ‘biz her şeye rağmen buradayız, Antakya’da kalmaya, var olmaya devam edeceğiz’ anlamına da geliyor. Bu yüzden bu yıl anlamı daha derin” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#Hatayda #depremden #sonra #ilk #ayin #şeye #rağmen #buradayız

Yunanistan’da seçimi kaybeden Aleksis Çipras istifa etti

Yunanistan’da seçimleri kaybeden SYRIZA lideri Aleksis Çipras istifa etti

Yunanistan’da Aleksis Çipras, Pazar günkü seçimi kaybetmesi üzerine ana muhalefet radikal sol parti SYRIZA’nın başkanlığından istifa ettiğini açıkladı. Çipras, yenilenecek olan SYRİZA’nın liderliği için yapılacak seçimlerde aday olmayacağını  söyledi.

Partide, bir reformun gerekli olduğunu belirten Çipras, “Yeni bir döngü başlatmanın zamanı geldi. Olumsuz sonuç bu döngünün başlangıcı olabilir ve olmalıdır. Bu zorlu yolculukta tavizler, zor kararlar ve yaralanmalar oldu ama tarihe iz bırakan bir yolculuktu” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Yunanistanda #seçimi #kaybeden #Aleksis #Çipras #istifa #etti

Girê Spî ve Serêkaniyê’de 19 kişi kaçırıldı

Türkiye ve bağlı paramiliter grupların kontrolündeki Serêkaniyê ve Girê Spî’de Haziran ayında yaşanan ihlallere dair raporda, 33 kişinin tutuklandığı ve 19 kişinin kaçırıldığı belirtildi

Kuzey ve Doğu Suriye İhlallerini Belgeleme Merkezi (Vdc-Nsy), Türkiye ve bağlı paramiliter grupların kontrolündeki Serêkaniyê ve Girê Spî bölgelerindeki ihlallere dair hazırladığı Haziran ayı raporunu yayınladı.

Raporda şu ihlallere yer verildi:

“* Bombardıman sonucu 2 yaşamını yitirdi.

* 33 kişi tutuklandı ve 17’si işkenceye maruz kaldı.

* 19 kişi kaçırıldı.

* 5 mayın patlaması ve infilak vakası oldu.”

Raporda, ayrıca işkence ve açılan ateş sonucu bir çocuğun da aralarında bulunduğu 4 kişinin yaralandığı; kara ve havadan köylere dönük saldırılarda 2 kişinin yaşamını yitirdiği ifade edildi.

Paramiliter gruplar arasında 9 kez çatışma çıktığı aktarılan raporda, saldırıların başladığı tarihten bu yana 375 bin kişinin yerinden olduğuna değinildi.

Kaynak: ANHA

#Girê #Spî #Serêkaniyêde #kişi #kaçırıldı

Buldan Wan’da halkla bayramlaştı

Wan’daki bayramlaşma programında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, ‘Bir gazetecinin ‘bu ülkede tecrit var’ demesiyle gözaltına alınıp, tutuklanması bir kez daha tecridin ne kadar yaygın olduğunu göstermiştir’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Wan İl Örgütü tarafından gerçekleştirilen Kurban Bayramı programına katıldı. Parti bahçesindeki bayramlaşma programına kentteki siyasi parti ve sivil toplum örgütleri temsilcileri de katıldı.

Bayramlaşma sonrası konuşan Buldan, “Bu ülkenin topraklarının barışa ihtiyaç duyduğu bir süreçten geçiyoruz. Her bayramın barışa ve özgürlüğe vesile olmasını diliyoruz. Fakat bayramları bayram tadında kutlayamıyoruz. Bir kez daha Kürtlerin yok sayıldığı, Kürtlere zülüm yapıldığı bir dönemden geçiyoruz” dedi.

‘Mücadeleye devam edeceğiz’

Buldan, seçim sürecine işaret ederek, “Biz bu ülkede bütün zorluklara rağmen mücadele ederken, başta Kürt halkı olmak üzere yok sayılan, ezilen bütün halkların barış ve özgürlükler içerisinde yaşamasını umut ederken, AKP-MHP ittifakının kazandığını söylemeyeceğiz. Bu seçimler demokratik bir ortamda yapılmadı, bu seçimler AKP’nin devletin bütün imkanlarını kullanarak zorla kazandığı bir seçim olarak tarihe geçti. Biz buradayız ve halkımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Ülkeye tecrit uygulanıyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecride de değinen Buldan, “Baskı ve gözdağı vermek, korku imparatorluğunu oluşturmak bizi asla alıkoymayacaktır. Bir gazetecinin ‘bu ülkede tecrit var’ demesiyle gözaltına alınıp, tutuklanması bir kez daha bizlere tecridin ne kadar yaygın olduğunu göstermiştir. Sadece İmralı cezaevinde değil, ülkenin dört bir yanında insanlara tecrit uygulanıyor. Ama en ağırını Sayın Öcalan’a yaşatıyorlar. Biz bu ülkede tecridin son bulması için elbette mücadele edeceğiz. Bu ülkeyi AKP karanlığına teslim etmeyeceğiz. Bu böyle bilinmelidir. AKP hükümeti iktidarda olduğu sürece bizler mücadeleyi daha fazla büyütmeli ve savunmalıyız” ifadelerini kullandı.

WAN

#Buldan #Wanda #halkla #bayramlaştı

İHD, İranlı mülteci’nin serbest bırakılmasını istedi

Onur yürüyüşünde gözaltına alınan ve sınır dışı edilmek istenen İranlı Elyas Torabibaeskendari’nin ülkesinde idam edilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten hak savunucuları, serbest bırakılmasını istedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, 25 Haziran’da İstanbul’da yapılan Onur Yürüyüşü’nde gözaltına alındıktan sonra Urfa Geri Gönderme Merkezi’ne gönderilen İranlı mülteci Elyas Torabibaeskendari’nin maruz kaldığı ihlallere ilişkin basın toplantısı düzenledi.

İHD İstanbul Şube binasında yapılan toplantıya Torabibaeskandari’nin ailesinin yanı sıra birçok hak savunucusu katıldı. Toplantıda basın metnini İHD İstanbul Şube Sekreteri Oya Ersoy okudu.

Torabibaeskendari’nin gözaltına alındıktan sonra ailesinin derneğe başvurduğunu belirten Ersoy, gözaltı sonrasında hem derneklerinin hem de ÖHD’li avukatların harekete geçerek, Taksim Beyoğlu Emniyet Müdürlüğü’ne gidip Torabibaeskendari’yle görüştüğünü aktardı. Yapılan görüşme sonrasında yetkililerin, Torabibaeskendari’nin Tuzla Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü bilgisini verdiğini fakat daha sonra avukatların bilgisi dışında oradan da Urfa Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edildiği öğrendiklerini belirten Ersoy, avukatların Urfa’da da Torabibaeskendari’yle görüşme girişimlerinin sonuçsuz kaldığı bilgisini paylaştı.

‘Serbest bırakılmasını talep ediyoruz’

Torabibaeskendari’nin İran’da annesiyle birlikte yaşadığı ağır işkenceler nedeniyle Türkiye’ye göç ettiğini ve uluslararası koruma talep ettiğini ifade eden Ersoy, Torabibaeskendari ailesinin 2013 yılından bu yana Türkiye’de “şartlı mülteci” olarak yaşamını sürdürdüğünü belirtti. Torabibaeskendari’nin geri gönderilmesiyle idam edilebileceği riski ve yaşamsal tehlikelerinin oluşabileceğini vurgulayan Ersoy, “Bu süreçte işkence görmüş olabileceği ve  sınır dışı edilme ihtimalinden kaygı duymaktayız. Elyas’ın nerede ve hangi koşullarda tutulduğunun resmi makamlarca açıklanmasını ve derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz” dedi.

Ersoy’un ardından söz alan annesi Ashraf Abudzadeh Bereyhi de, Torabibaeskendari’yle yaptığı telefon görüşmesini aktardı. Torabibaeskendari ve beraberindekilerin 17 saat boyunca aç ve susuz bırakıldığını ve kötü muameleye maruz kaldığını aktaran Bereyhi, “Çocuğum için ne yapmam gerekirse onu yapmak istiyorum. Ben sadece kendi çocuğum için değil oradaki herkes için kaygılıyım” diyerek çağrıda bulundu.

İSTANBUL

 

 

#İHD #İranlı #mültecinin #serbest #bırakılmasını #istedi

HDP, Şêx Saîd ve arkadaşlarını andı

HDP, Şêx Seîd ve arkadaşlarına dair, ‘98 yıl önce hedef alınan, Kürt halkının hak ve özgürlük talebiydi’ mesajı paylaştı

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Şêx Saîd ve 46 arkadaşının İstiklal Mahkemeleri kararının ardından idam edilmelerinin 98 yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj paylaştı. Partinin Twitter hesabından yapılan paylaşımda: “İstiklal Mahkemesi tarafından 29 Haziran 1925’te Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda idam edilen Şêx Said ve 47 mücadele arkadaşını saygı ve minnetle anıyoruz. 98 yıl önce hedef alınan, Kürt halkının hak ve özgürlük talebiydi. Şark Islahat Planı, AKP-MHP’nin Kürt halkına karşı inkar ve asimilasyon politikalarıyla sürüyor” ifadelerine yer verildi.

 HABER MERKEZİ

#HDP #Şêx #Saîd #arkadaşlarını #andı

Putin’in bumerangı: Wagner

Wagner kalkışmasının Putin’in siyası yaşamı ve kariyerinde ciddi ve en korkunç bir imtihan olduğunu belirten Rus gazeteci Ruslan Süleymanov, ‘Bu olay Putin’in rezilliği de oldu’ değerlendirmesinde bulundu

Uluslararası alanda da faaliyet yürüten Rus paralı asker ordusu Wagner’in kurucusu Yevgeni Prigojin ile Rus komuta kademesi arasında yaşanan gerilimin yankıları devam ediyor. Taraflar arasında bir uzlaşı sağlansa da “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in siyasi geleceği ve Wagner’in akıbeti” yönündeki tartışmalar gündemdeki yerini koruyor. Putin, Wagner savaşçılarına, “Orduya katılabilir, eve dönebilir ya da Belarus’a gidebilirsiniz” seçeneklerini sundu. Prigojin’in bu seçenekleri kabul edip etmeyeceği, Wagner’in dağılmasının Rusya’nın ülke dışındaki askeri varlığını nasıl etkileyeceği merak konusu.

Somut veriler yok

Yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan doğu bilimci ve gazeteci Ruslan Süleymanov, Putin ile Prigojin’in hangi maddeler üzerinde uzlaşı sağladıklarına dair somut verilerin olmadığını söyledi. Süleymanov, “Büyük ihtimalle Wagner’in bazı paralı askerleri Rusya’nın ordusuna entegre edilecek. Putin, şu anda yaptığı her konuşmasında savunma bakanlığıyla sözleşmeler imzalanması için Wagner’in ‘haydutlarına’ çağrıda bulunuyor” dedi. Süleymanov, yaşananların Putin açısından “rezillik” olduğunu ve Putin’in bunu asla unutmayacağını belirtti. Süleymanov, “Putin Prigojin’i asla bağışlamaz. Bu nedenle Prigojin’in durumunun şimdilik çok riskli olduğu kanısındayım” diye konuştu.

Bardağı taşıran damla

Prigojin’in isyan niteliğindeki kalkışmasının zamanlamasına değinen Süleymanov, şunları söyledi: “Rusya’daki kanunlara göre son bir yıl içinde Rusya yönetimi ile özellikle de Savunma Bakanlığını eleştirmek yasaktı. Ama Rusya’da Savunma Bakanlığını açık bir şekilde eleştirebilen tek adam vardı o da Prigojin’dir. Rusya’nın Savunma Bakanlığı tarafından Wagner’in paralı askerlerin cephanesiz bırakılması Prigojin’in öfkesinin esas sebebiydi. 23 Haziran’da Wagner’in Rus uçağı tarafından vurulması Prigojin için bardağı taşıran son damla gibi oldu. Lakin bu olayla ilgili henüz hiçbir kanıt görmediğimiz için bu saldırının gerçekten olup olmadığından emin değiliz. Büyük ihtimalle Prigojin isyanı başlatmak için bunu sadece bir bahane olarak kullandı. Hiç kuşkusuz Rusya’da değişik silahlı birimler arasında rekabet var. Bu durum ‘böl ve yönet’ iddiasına dayanan Putin’in çıkarına geliyor.”

Putin’e destek azaldı

Süleymanov, Rusya’daki gelişmelerin diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in siyasi geleceğini de olumsuz etkilediğini söyledi. Süleymanov, “Tabii ki bu kalkışma Putin’in siyası yaşamı ve kariyerinde ciddi ve en korkunç bir imtihan oldu. Ayrıca söylediğim gibi bu olay Putin’in rezilliği de oldu. Çünkü, Wagner, Putin’in kurduğu devlet sisteminin zafiyetini ortaya çıkardı. Bunun dışında; Rusya Devlet Başkanını ve onun etrafındakilerini müdafaa etmeye hazır olanların sayısının az olduğu da ortaya çıktı. Haliyle Rusya’da Putin’e destek oranının azalmış olabileceğini tahmin ediyorum” dedi. Süleymanov, Prigojin’in kalkışmasını ‘meydan okuma’ olarak ifade ederek, “Sanıyorum Prigojin bu meydan okuma olayı için çok yüksek bedel ödeyecek. Putin er ya da geç intikam alacaktır” diye ekledi.

Kapatılabilir

Süleymanov, Putin’in Wagner savaşçılarına sunduğu, “Orduya katılabilir, eve dönebilir ya da Belarus’a gidebilirsiniz” seçeneklerinin tümünün Prigojin tarafından kabul edileceğini belirtti. Süleymanov, “Prigojin, hayatını kurtarmak için bütün seçenekleri kabul etmek zorunda kaldı. Öbür taraftan isyanı destekleyen paralı askerler, Prigojin’in geri çekilmesini ihanet gibi karşıladılar. Yakın zamanda Prigojin’in Wagner’den ayrılacağı ve Rusya’nın coğrafyasında Wagner’in tam kapatılacağını düşünüyorum” değerlendirmesinde bulundu.

Rusya’nın etkisiz azalacak

Wagner grubunun dağılmasının Rusya’nın askeri dış politikasına etkisine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Süleymanov, şunları kaydetti: “Rusya, batı ile ilişkileri bozduğu için Afrika ülkeleriyle iş birliğini pekiştirmek niyetinde olan bir ülkedir. Son bir yıl içinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bu anlamda Afrika kıtasına 4 gezi gerçekleştirdi. Bildiğiniz gibi Moskova Ortadoğu’da veya Afrika’da varoluşunu korumak için çok yüksek bedel ödüyor. Kremlin, devletin doğrudan dahil olmak istemediği ‘maskeli’ operasyonlarda Wagner’i tercih ediyordu. Lakin Prigojin’in başarısız isyanı ve Rusya’da Wagner’a karşı beklenen baskı, yurtdışında da Wagner’in faaliyetini etkileyebilir. Buna ek olarak Ukrayna’da Rus ordusunun durumu kötüleştikçe Moskova da tüm kaynak ve güçlerini tedavüle sokmaya başlayabilir ve Ukrayna cephesine ilham vermek amacıyla Afrika’da Wagner’in varlığını azaltmak zorunda kalabilir. Başka bir ifadeyle Ukrayna’nın taarruzu ne kadar başarılı olursa Rusya’nın Afrika ve diğer kıtalarda varlığı da o kadar azalacak.”

Haber: Selman Güzelyüz / Ankara – MA

#Putinin #bumerangı #Wagner

Şenyaşar ailesi ‘Direnmemek çürütür’ mesajı paylaştı

Adalet Nöbeti 829’uncu gününde olan Şenyaşar ailesi, ‘Adaletin geldiği gün, zafer bizimdir. Direnmemek çürütür!’ mesajı paylaştı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 829’uncu gününde devam ediyor.

Emine Şenyaşar’ın rahatsızlıkları sebebiyle aile bugünkü nöbetini Pirsûs’taki evlerinde sürdürdü. Aile sanal medya hesabından “Ortada bir haksızlık, adaletsizlik varsa susma. Haklı ve kararlı direnişler tarihte her zaman zaferle sonuçlanmıştır. Adaletin geldiği gün, zafer bizimdir. Direnmemek çürütür” mesajını paylaştı.

RIHA

 

#Şenyaşar #ailesi #Direnmemek #çürütür #mesajı #paylaştı

15 yaş altı doğum oranı bir yılda yüzde 25 arttı

CHP’li Gamze Akkuş İlgezdi’nin hazırladığı ‘Çocuk Gebelikleri Raporu’na göre, AKP iktidarında 19 yaş altındaki gebe sayısı 2 milyonu geçti

Cumhur İttifakı’nın ortağı Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın 14-15 yaşındaki kız çocukların evliliğine ilişkin açıklaması tartışılırken CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de doğum yapan çocuklara ilişkin Çocuk Gebelikleri Raporu hazırladı.

TÜİK verilerinden 15 yaş altı doğum oranlarının paylaşıldığı raporda, “15 yaşından küçüklerin yaptığı doğum sayısı ise 22 yılda toplamda 21 bin 87 oldu. ‘Hokus-pokus’ formülünü devreye sokan TÜİK’in marifetiyle 17 yaş altındaki kız çocuklar arasındaki doğum oranı son 22 yılda sözde yüzde 24.49 azalırken, yaş grubu belirsiz doğumlar 130 bini buldu. Ülkemizdeki Adölesan doğurganlık hızı (19 yaş altı doğum) hala Avrupa’nın neredeyse iki katı” ifadeleri kullanıldı.

19 yaş altı doğum oranı 2 milyonu aştı

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın aktardığı raporda, 15 yaşın altında doğum yapan çocukların sayısının 2022’de bir önceki yıla göre yüzde 25 artarak 147’ye çıktığı belirtildi. Gebe 19 yaş altı sayısının son 22 yılda 2 milyon 88 bin 925’e çıktığı aktarıldı.

Raporda şu ifadelere yer verildi: “TÜİK verilerinde bile 15 yaş altı doğumlar son bir yılda arttı. Açıklamayıp gizledikleri istatistikler ise çok daha vahim ve çarpıcı. Küçük yaşta doğum oranları, aile baskısıyla okutulmayan yahut okuldan alınan kız çocuklar arasında artış gösteriyor. 2015-2021 arasında doğum yapan 15 yaşından küçük 1.546 çocuğun yüzde 50’si, yani 779’u yalnızca ilkokul mezunuydu. 422’sinin ise herhangi bir okul bitirmediği görülüyor. 5 çocuk ise okuma yazma dahi bilmiyordu. Yine aynı dönemde doğum yapan 15-19 yaş grubuna mensup 427 bin 709 çocuktan 2 bin 960’sının okuma yazması bulunmuyor.

Yargı erki, kız çocukları küçük yaşta evlilikten ve cinsel istismardan korumakla mükellef olmasına rağmen ‘toplumsal dinamik’ bahanesine sığınıyor. Adalet sistemi, çocuğa yönelik cinsel istismarla mücadele etmek yerine 18 yaşından küçük olduğu halde gebe kalan çocuklara evlilik izni verilmesini ‘mücbir’ yani zorlayıcı neden olarak görüyor. Bu durum, istismarı hukuken meşrulaştırmaktadır.”

HABER MERKEZİ

#yaş #altı #doğum #oranı #bir #yılda #yüzde #arttı