Ana Sayfa Blog Sayfa 257

Kayıp yakınları Hizbullah’ın tehdit ettiği Yüce’nin faillerini sordu

Amed’de Kayıp yakınları bu haftaki eylemlerinde, Farqîn  ilçesinde 1992’de Hizbullah tarafından katledilen Ramazan Yüce’nin faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 749’uncu haftasında Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde faili meçhul cinayetlerde katledilen ve kaybettirilenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı. Kayıp yakınları bu hafta da 29 Haziran 1992’de Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde katledilen Ramazan Yüce’nin faillerini sordu.

750 haftadır direnişteyiz

Eylemde ilk olarak konuşan İHD Amed Şube Başkanı Abdullah Zeytun ,sistematik devlet şiddetine, devletin 90’lı yıllarda ve sonrasında ağır insan hakları ihlaline, cezasızlık, adalet ve hakikat mücadelelerinin 750’nci haftasında olduklarını söyledi.  Zeytun, devletin sistematik şiddetine karşı hesaplaşma ve yüzleşmenin yol ve yöntemlerini aradıklarını dile getirdi.

‘Onların mücadelesini devraldık’

Ardından konuşan Eğitim Sen 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Emine Akşahin, aynı zamanda arkadaşı olan Ramazan Yüce’yi anlattı. Akşahin, Yüce’nin Eğitim Sen’de yöneticilik yapan iyi bir eğitimci olduğunun altını çizerek, Yüce’nin bir gün sokakta faili belli kişiler tarafından katledildiğini dile getirdi. Adaletin ve toplumsal barışın sağlanmasını istiyorsak o dönemdeki karanlığın aydınlatılması gerektiğine dikkat çeken Akşahin, “Tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor. Bu sürecin bir parçası olarak, bizler de arkadaşlarımızın mücadelesini devraldık. Adaletin sağlanması ve faillerin yargı önünde hesap vermesi için bizler de mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Daha sonra katledilen Ramazan Yüce’nin hikâyesi İHD Amed Şube Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz tarafından okundu.

Defalarca işkenceye maruz kalır

Ramazan Yüce’nin Farqîn’de yaşadığını ve 7 çocuk babası olduğunu belirten Akdeniz, Yüce’nin Silvan Yatılı Bölge Okulu’nda Hizmetli kadrosunda görev yaptığını söyledi. Yüce’nin 1980 darbesinden sonra gözaltına alındığını hatırlatan Akdeniz, yoğun bir işkence döneminden sonra serbest bırakıldığını ve daha sonrasında yine defalarca gözaltına alınıp serbest bırakıldığını vurguladı.

Hizbullah tarafından katledilir

Fırat devamında şöyle dedi: “1991-1997 yılları arasında Farqin ilçesinde yoğun bir faili meçhul cinayetler dönemi yaşanıyordu. Hizbullah Örgütü, o dönemde devletin sınırsız desteğini arkasına alarak özellikle ilçe merkezinde sivil halka yönelik yüzlerce faili meçhul cinayete karışır. Bu cinayetlere kurban gidenlerden biri de Ramazan Yüce olur. Ramazan Yüce’nin büyük kızı da o dönemde Hizbullah saldırısı sonucu ağır yaralanarak kurtulur. Aile o dönmede sürekli baskı ve tehdit altında olur. 29 Haziran 1992 tarihinde Ramazan Yüce dışardan liseyi bitirme sınavı için Diyarbakır’a gider. Diyarbakır’dan Silvan’a gelmek üzereyken kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce Lalebey Sokak’ta arkadan silahlı saldırıya uğrar. Ramazan Yüce orada hayatını kaybeder.”

Açıklama, bir dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

Kaynak: JINNEWS

 

 

 

 

 

 

 

#Kayıp #yakınları #Hizbullahın #tehdit #ettiği #Yücenin #faillerini #sordu

Türkiye Fırat’ın su seviyesini düşürdü, Irak için kuraklık kapıda

Türkiye’nin Fırat nehrinin su seviyesini düşürmesiyle, Federe Kürdistan Bölgesi Su İşleri İdaresi Başkanı Abdullah Kadir, Irak’ın gerçek bir su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi

Federe Kürdistan Bölgesi Su İşleri İdaresi Başkanı Abdullah Kadir, yaptığı bir açıklamada, “Irak, Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyelerinin düşmesi nedeniyle kuraklık topraklarının yüzde 75’ini tehdit ediyor. Önümüzdeki 15 yıl içinde göç oranı önemli ölçüde artacak” ifadesinde bulundu.

“Sadece Kürdistan Bölgesi’nde her yıl 30 milyar metreküp su israf ediliyor ve hiçbir işe yaramıyor. Kürdistan Bölgesi hızlı bir şekilde stratejik adım atmalı” diyen Kadir, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Son zamanlarda, Kürdistan Bölgesi Hükümeti tehdidi farketti ve daha fazla su temin etmek için Kürdistan Bölgesi’nin çeşitli yerlerinde birkaç baraj inşa etmeye karar verdi, bu iyi bir adım, yer altı su seviyelerini yükseltecek ve kuraklıkla mücadele edecek. Bu barajlar aynı zamanda şehirler ve kasabalar için önemli bir temiz su kaynağı haline gelecek.”

Kaynak: RojNews

#Türkiye #Fıratın #seviyesini #düşürdü #Irak #için #kuraklık #kapıda

Prigojin’den Putin’e: Teslim olmayacağız

Rusya’da paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin’in başlattığı isyanda Putin grubu ‘ihanetle’ suçlarken, Prigojin ise ‘teslim’ olmayacaklarını söyledi

Rusya’da paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin’in başlattığı isyan büyüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sabah saatlerinde yaptığı ilk açıklamada,”Vatana ihanet ile karşı karşıyayız” dedi. Putin, “silahlı ayaklanmaya” katılanların cezalandırılacağını söyledi.

Putin ‘sırtımızdan bıçaklandık’ dedi

“Şu anda, halkımızın geleceği belirleniyor ve tüm güçlerin birleşmesi gerekiyor. Her türlü kavgayı bir kenara atmak lazım” ifadelerini kullanan Putin, “sırtlarından bıçaklandıkları” yorumunu yaparak “Toplumumuzu bölme girişimleri, sırtından bıçak saplamaktır, Ülke idaresi Rusya’da bir kez daha bölünmeye izin vermeyecek, halkımızı koruyacağız” ifadelerini kullandı.

Prigojin’den cevap

Putin’in sözlerine cevap veren Prigojin ise, ihanet suçlamasını ret ederek, “Wagner Rus vatanseverlerdir” dedi. Prigojin, kimsenin Putin’in çağrısıyla teslim olmak istemediğini belirterek, “Ülkenin artık yolsuzluk, yalanlar ve bürokrasi ile yaşamasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Prigojinden #Putine #Teslim #olmayacağız

Katledilen Akarsel’in hayaliydi: Kürt Kadın Kütüphanesi bugün açılıyor

Süleymaniye’de katledilen gazeteci-akademisyen Nagihan Akarsel’in uzun zaman çalışmalarını yürüttüğü Kürt Kadın Kütüphanesi bugün açılıyor

Kurdistan Kadın Kütüphanesi için çalışmalar yürüttüğü Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde 4 Ekim 2022 tarihinde suikast sonucu katledilen Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji Dergisi editörü akademisyen Nagihan Akarsel’in hayalleri yaşam buluyor. Akarsel’in proje kapsamında uzun süre çalışmasını yürüttüğü Kürt Kadınları Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi bugün Süleymaniye’de düzenlenecek etkinlikte açılacak. Kahramanları erkeklerden oluşan bir tarih yazımını ortaya çıkaran ve kadınları görünmez kılan zihniyete karşı “Kadının dilinden kadınların tarihini yazmak” şiarıyla yola çıkan kadınlar, kütüphaneyle özellikle 5 bin yıl boyunca görünmez kılınan Kürt kadınların tarihine ışık tutacak.

Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi aynı zamanda kendi tarihini kayıt altına alma, koruma ve egemen erkek tarih anlayışı içinde görünmezliğe karşı geliştirilen bir tedbir. Tarihin sadece yazılı belgelere dayanamayacağından yola çıkılarak, sözlü tarihin, kültürel tarihin önemi, sesi duyulmayanların tarihi, gündelik yaşamın tarihini öne çıkaran yaklaşımlara öncülük eden kadınlar, kadın mücadelesinin aynı zamanda bir hatırlama mücadelesi olduğunun da bilinciyle yola koyuldu.

Tarihe kadın bakış açısıyla bakmak

Yürütülen arkeolojik çalışmalarda ve tarihi belgelerde coğrafyanın kadim halkları olan Kürtlerden neredeyse hiç bahsedilmemesi, tarihi, kültürel, edebi eserlerinin egemen devletlerin adıyla kayda geçirilmesi, Kürtlerin iradesi dışında imzalanan anlaşmalarla Kurdistan’ı dörde bölen devletlerin kavmi olarak tanımlanmalarının beraberinde getirdiği tarihsizleştirmeden en fazla Kürt kadınlar etkilendi. Kürt Kadın Kütüphanesi, Mezopotamya ve Kurdistan tarihinde kadınların yer alma biçimleri, kadın bakış açısıyla yeniden değerlendirmek ve ele almak ihtiyacıyla yaşam buldu.

 Kadınların kendi tarihini araştırması 

Kütüphane, Kurdistanlı ve Ortadoğulu kadınlara dair oluşturulan algının, haklarında yazılan belge ve kitapların büyük oranda oryantalist bakışın eseri olmasına karşın kendilerini dilleriyle anlatacak. Nitekim tarihi çalışma, dünyanın farklı yerlerinde kadınların deneyimleri, kütüphaneleri, arşivleri, araştırma ve hafıza merkezleri kadınların yok sayılmasına karşı özsavunma mekanizması olarak öne çıkıyor. Kütüphane, Kurdistanlı kadınların etnik ve dilsel çeşitliliğini esas alarak, kendi tarihlerini araştırma, belgeleme, arşivleme ve aktarmaya dönük çalışmalar yürütecek, tarihini anadiliyle anlatacak, “Kadın Özgürlükçü, Ekolojik, Demokratik” paradigma ekseninde kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesine önemli katkı sunacak.

Yeni bir kadın aydınlanması gerçekleştirecek

Jineoloji’nin kadının kendi köklerine dayanarak, erkek egemen tanımlamaların dışına çıkarak kendini yeniden yaratmasının, kendisiyle birlikte yaşamı yeniden anlamlandırmanın bilimine dayanarak açılacak olan Kütüphane, bu birikime dayanarak yeni bir kadın aydınlanması gerçekleştirecek. Kadınlar, Kürt Kadınları Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi ile kendi tarihini yazmaya başlacak. Temel hedef ise Kürt kadınları, Ortadoğu ve dünya kadınlarıyla buluşturan bir bilimsel araştırma ve hafıza merkezi inşa etmek olacak.

Kütüphanenin üç temel hedefi

Üç ayak üzerinden şekillenecek olan Kütüphane, kadının çok yönlü yaşam gerçekliğini ortaya çıkarmaya; kadını yok sayan, öteleyen zihniyete karşın özgür kadın kimliğinin dayanaklarını bilince çıkarmaya dönük çalışmaların gelişeceği dinamik, canlı bilimsel temellere dayanan bir eğitim ve araştırma merkezi olacak. Kadınların yaşamlarını, hayallerini, sorunlarını tartışacakları bir buluşma alanı oluşturulacak.

Kurdistan’da geçmişten günümüze kadınların mücadelesini, üretimlerini, kültürünü, bilincini yansıtan her çalışmanın yer aldığı, kadınlara dair yazılmış ve kadınlar tarafından yazılmış eserlerin, araştırmaların yer alacağı bir merkez oluşturulacak. Ayrıca sözlü geleneğin içinde yer alan masal, ninni, deyiş, ağıt ve stranların derlenip analiz edilerek, kadınların tarihleriyle daha güçlü ve doğrudan bağ kurmasını sağlayacak, sadece yazılı değil, görsel, işitsel eserlerin toplanıp, korunacağı bir arşiv ve hafıza merkezi inşa edilecek.

Kadınların hafızası kayıt altına alınacak

Kütüphane, aynı zamanda edebiyat, sanat, akademi, siyaset, felsefe, bilim ve daha birçok farklı alanda üreten kadınların çalışmalarının toplandığı, düşüncelerinin tartışıldığı, araştırmaların yapıldığı, kadınların kültürel ve maddi mirasının, hafızasının kayıt altına alındığı ve paylaşıldığı akışkan, dinamik bir platform olmayı hedefliyor. Başta köyler olmak üzere Kürt kültürünü güçlü yaşayan kadınların anlatılarından ezgilere kadar Kürt kadınlarına ve diğer halkların kadınlarına dair sözlü tarih külliyatın oluşturulduğu bir merkez olacak. Kurdistanlı kadınlar başta olmak üzere kadınların araştırmaları, kültürel, edebi ve bilimsel üretimleri, günlük gibi kişisel arşivleri bir havuzda toplanarak arşivlenecek, araştırmacılar kullanıma açık koleksiyonlar haline getirilecek.

Deneyimler tek bir adreste toplanacak

Kurdistan’da geçmişten günümüze faaliyet yürüten kadın örgütleri, kurumları ve örgütlenme deneyimlerine dair bilgi ve belgeler bir adreste toplanacak, oluşan deneyim ve birikimler tüm kadınların erişimine açılacak. Kurdistan’ın her bölgesinden kadınların ve dünyanın dört bir yanındaki Kurdistanlı akademisyen, yazar, sanatçı, entelektüel kadınların buluşacağı bir ağ da kurulacak. Kadınların yazılı tüm eserleri dijital ortama aktarılacak, tüm kadınların erişimine açılacak.

Haber: Arjin Dilek Öncel / MA 

 

#Katledilen #Akarselin #hayaliydi #Kürt #Kadın #Kütüphanesi #bugün #açılıyor

Cumartesi Anneleri’ne 952’nci haftada da gözaltı

Cumartesi Anneleri AYM kararlarına rağmen 952’nci haftada da gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınları için başlattıkları eylemin 952. haftasında bir kez daha Galatasaray Lisesi önünde toplanmak istedi. Eyleme polis saldırdı, çok sayıda kişi gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 952’inci haftasında yine Galatasaray Meydanı’ndaydı.

Anayasa Mahkemesi’nin Cumartesi Anneleri’ne yönelik polis saldırısına ilişkin ikinci kez ihlal kararı vermesine rağmen, Cumartesi Anneleri’nin 952. hafta eylemine yine polis saldırdı, 18 kişi gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor…

#Cumartesi #Annelerine #952nci #haftada #gözaltı

Güney Asya’da muson yağmurları can aldı: 19 kişi öldü

Güney Asya’da yıllık muson yağmurlarının neden olduğu sel ve toprak kaymalarında en az 19 kişi öldü

Nepal’de yetkililer dün (Cuma) geçtiğimiz hafta sonunda yağan şiddetli yağmurların 14 kişinin ölümü ve yaklaşık 20 kişinin de kaybolmasına neden olduğunu, kayıpları arama çalışmalarının devam ettiğine bildirdi.

Ulusal Afet Yönetim Otoritesi sözcüsü Drupa Bahadur Khadka, “Arama ve kurtarma ekipleri hala bölgede” dedi.

Nepal ve Hindistan’da şiddetli yağışlar

Ülkenin kuzeydoğusundaki Arunaçal Pradeş eyaletinde, yerel makamların geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamaya göre sel ve toprak kaymalarında 4 kişi hayatını kaybetti. Önlem olarak yaklaşık 14 bin kişinin göç ettiği komşu eyalet Assam’da ise bir kişi boğuldu.

Bangladeş’te, ülkedeki meteorologların kuzey bölgelerdeki seller konusunda uyarmasının ardından yüksek alarm durumuna geçirildi.

Yerel yetkililere göre, Kurigram ilçesinde 20 bin ev selden etkilendi

Kurigram bölgesindeki bir yetkili Muhammed Reza Karen AFP’ye verdiği demeçte, “Bölgedeki ana nehirlerin seviyesi yükseliyor… Durum her an daha da kötüleşebilir” dedi.

Güney Asya’da, Haziran ve Eylül ayları arasındaki muson mevsimi, bölgenin yıllık yağışının yüzde 70 ila 80’ini oluşturuyor. Bu yağışlar her yıl ölüm ve yıkıma neden oluyor ancak son yıllarda ölüme yol açan sel ve heyelanların sayısı arttı.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin ve yol inşaatlarındaki artışın bu olgunun şiddetlenmesinin ardındaki sebep olabileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz yıl muson yağmurlarının neden olduğu seller Pakistan’ın üçte birini sular altında bırakarak, iki milyon eve zarar verdi ve bin 700’den fazla insanın ölümüne yol açtı.

Aynı yıl, Bangladeş 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği benzeri görülmemiş sellere sahne oldu.

DIŞ HABERLER

 

#Güney #Asyada #muson #yağmurları #aldı #kişi #öldü

Gazeteci Bulut: Cezaevi’ndeki hak ihlalleri insanlık suçuna dönüştü

‘Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin insanlık suçuna dönüştüğünü’ belirten tutuklu gazeteci Zeynel Bulut, diş tedavisi için hastaneye sevk edilen tutukluların kelepçeli muayeneyi kabul etmedikleri için tedavi edilmediklerini belirtti

Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde1 yıla aşkın süredir tutuklu bulunan gazeteci Zeynel Bulut, aynı cezaevinde tutuklu bulunan Süleyman Aslan ve Mehmet Şerif Demirtaş’ın hastane sevkinde kelepçeli muayeneyi kabul etmedikleri için tedavi edilmediklerini söyledi. Gazeteci Bulut’un Mezopotamya Ajansı’na (MA) “Tutukluluğa Karşı Hekimliğe Sığmayan Tutum” başlığı ile mektup gönderdi.

‘Faşizan uygulamalar hak ihlalini aştı’

Diyarbakır Kampüs Cezaevi’nde siyasi tutuklular üzerinde uygulanan faşizan uygulamaların hak ihlalini aşıp, tam bir insanlık suçuna dönüştüğünü belirten Bulut, “Her gün yeni bir uygulama, yeni bir keyfi muamele ve yeni bir suç pratiğinin oluştuğu hak ihlali ile karşı karşıyayız. Bu faşizan politikalara cezaevi yönetimi yanı sıra insanların sağlığından sorumlu doktorlar ve hekimlerde dahil oldu. 9 Haziran 2023 tarihinde Süleyman Aslan ve Mehmet Şerif Demirtaş adlı tutsaklar diş rahatsızlıkları için götürüldükleri Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, askerlerin kelepçeleri çıkarmamalarına hem de diş hekimi Remzi Ekinci’nin tutumuna tepki göstererek ‘Bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Kelepçelerin çıkarılmaması tedavi hakkının ihlali ve hasta haklarına aykırıdır’ diyerek kelepçeli tedaviyi kabul etmemişlerdir. Tutsaklardan Aslan daha önce de aynı doktor tarafından aynı muamele karşılaştığını ve kelepçeli tedaviyi kabul etmediği için cezaevine geri getirilmiştir. Aslan, sağlık hakkının ihlali ve karşılaştığı faşizan keyfi muameleye karşı hem askerler hem de doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. Amed gibi bir yerde, cezaevi yönetiminin keyfi ve faşizan politikaları ve bir diş hekiminin hekimlik mesleğine sığmayan tutum ve davranışı düşündürücü bir durum” diye belirtti.

AMED

 

#Gazeteci #Bulut #Cezaevindeki #hak #ihlalleri #insanlık #suçuna #dönüştü

Af Örgütü’nden idama mahkum edilen 7 Kürt için acil eylem çağrısı

Rojhilat ve İran’da devam eden eylemlere katıldıkları gerekçesiyle idama mahkum edilen 7 Kürt için acil eyleme geçilmesi çağrısı yapan Uluslararası Af Örgütü, imza kampanyası başlattı

İran’ın başkenti Tahran’da, Jîna Emînî’nin gözaltında katledilmesinin ardından başlayan protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 7 Kürt yurttaş daha idama mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü, yayınladığı bir açıklamayla İran rejimi tarafından idama mahkum edilen 7 Kürt yurttaş için acil eyleme geçilmesi çağrısı yaptı.

‘Yargılamalar adil değil’

7 yurttaş için imza kampanyası başlatan Af Örgütü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Muhammed Borogani ve Mahand Sadrat Madani, Elburz eyaletinde; Mecid Kazımi, Salih Mirhaişimi ve Said Yakubi, İsfahan eyaletinde; Mücahid (Abbas) Kurkur Huzistan eyaletinde; İbrahim Narui, Mansur Dahmarde, Kambiz Harut, Şuayib Mir Beluczehi Rigi, Mansur Hut ve Nizamuldin Hut Sistan ve Belucistan eyaletinde; Manuşehr Mehman Navaz, Muhammed Gobadlu, Said Şirazi, Ebulfazl Mehri Hüseyin Hacilu ve Muhsin Rezazade Garagolu ise Tahran eyaletinde yargılandı. En az 7 kişi, ‘Kasten öldürme’ suçlarını işlememelerine rağmen idam cezası gerektirmeyen katalog suçlar çerçevesinde idama mahkûm edildi.”

Yargılanmaların adil olmadığı belirtilen açıklamada, tutululara işkence ve baskı altında itiraflar yapıldığı kaydedildi.

DIŞ HABERLER

 

#Örgütünden #idama #mahkum #edilen #Kürt #için #acil #eylem #çağrısı

‘Emine Şenyaşar’ın kararlı direnişi ülkeye adaleti getirecek’

Adalet Nöbeti’ni 824 gündür sürdüren Şenyaşar ailesi, ‘Annenin mücadelesi kötülere ve adaletsizliğe karşı şiddetsiz bir direniştir. Annenin kararlı direnişi ülkeye adaleti getirecek!’ dedi

Riha’nın ( Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 824’üncü gününe girdi. Emine Şenyaşar, hafta sonu adliyenin kapalı olması nedeniyle bugünkü nöbeti Suruç ilçesinde bulunan evlerinde tuttu.

Aile devam eden Adalet Nöbeti’ne dair sanal medya hesaplarından “Umut etmek mücadele etmektir. Mücadele ettiğimiz sürece umut etme hakkına sahibi olabiliriz. Annenin mücadelesi kötülere ve adaletsizliğe karşı şiddetsiz bir direniştir. Annenin kararlı direnişi ülkeye adaleti getirecek!” mesajı paylaştı.

RIHA

#Emine #Şenyaşarın #kararlı #direnişi #ülkeye #adaleti #getirecek

Revan Mihemed: Çalıştayda 13 ülke çözüm adresi imralı dedi

‘Demokratik Ortadoğu-barışa giden yol için hep birlikte’ çalıştayına ilişkin konuşan PYD PM üyesi Revan Mihemed, ‘13 ülkeden gelen katılımcıların ortak fikrinin Ortadoğu’da yaşanan sorunların çözüm adresinin İmralı ve demokratik ulus projesi olduğunu’ söyledi

“Demokratik Ortadoğu-barışa giden yol için hep birlikte” çalıştayı 13 14 Haziran tarihleri arasında Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta yapıldı. Çalıştaya Lübnan, Irak, Tunus, Sudan, Filistin, Ürdün, Mısır, Güney Afrika, İran, Türkiye, Kurdistan ile Kuzey ve Doğu Suriye’den 200’den fazla hukukçu, siyasetçi ve akademisyen katıldığı. İki gün boyunca “Küresel kriz ve Ortadoğu’ya etkileri”, “Halkın yönetimi ve önündeki engeller”, “Ortadoğu’da Rönesans’ın temelleri”, “Demokratik Ortadoğu’ya doğru” konu başlıkları tartışıldı. Tartışmaların sonunda sonuç bildirgesi yayınlandı.

Çalıştaya katılan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Parti Meclisi üyesi Revan Mihemed, tartışılan konular ve ortaya çıkan çözüm yollarına dair Jinnews’ten Rozerin Gültekin’e değerlendirmelerde bulundu

‘Stratejik toplantıydı’

Ulus devlet ve tekçi zihniyetin yarattığı sorunlarının benzerini Lübnan’da görmek mümkün diyen Mihemed, “Çok fazla din, mezhep var bu konuda Lübnan’da ciddi sorunlar yaşanıyor. Ortadoğu’da yaşanan sorunlar Lübnan’da yaşanıyordu. Bu anlamda toplantıda onların da sorunları tartışıldı. 13 ülke katıldı sorunlarını ve sıkıntılarını dile getirdi. Stratejik bir toplantıydı. Tamamı birbiriyle bağlantılı sorunlar. Aslında çözülemeyen sorunlar liderlerin sorunlardır. Çünkü tekçi cinsiyetçi zihniyet hakim liderlerde. Herkesin kendi iradesini Ortadoğu’da egemen kılmak ve ömürlerini uzatmak için yarattıkları stratejik savaşlar tartışıldı.”

‘Kürt sorunun çözümün adresi İmralı’

Kürt sorunun Ortadoğu’da yaşanan sorunların temelini teşkil ettiğinde katılımcıların hemfikir olduklarını ifade eden Mihemed,“Bu savaşın bitmesi için de İmralı’nın kapılarının açılması, Önder Apo’nun heyetlerle görüşmesi gerekiyor. 13 ülkeden gelen delegasyonun ortak oldukları konulardan biri de Kürt sorunun çözümün adresinin İmralı olduğunu gösterdi. Önder Apo’nun demokratik ulus paradigması ile sorunlar çözülür. Bütün konuşmalar önderliğin etrafında gerçekleşti” dedi.

‘Öcalan’ın fikriyatı Ortadoğu’da’

Jineolojinin neden ortaya çıktığına dair tartışmalar yürütüldüğünü de aktaran Mihemed, “Rojava’da DAİŞ çetelerine kaybettirmek ve onlara karşı zafer kazanmak için Kürt kadınlarının nasıl mücadele ettiği tartışıldı. Jîna Emînî’nin katledilmesinde de bugün de kadınların öncülüğünde Kurdistan’da başkaldırı gerçekleştiği ifade edildi. Önder Apo’nun oluşturduğu eşbaşkanlık çözüm olarak gösterildi. Diplomasi, toplum çalışmalarında, yönetimde kadınların rol oynayabilmesi için eşbaşkanlık örnek gösterildi. Eşbaşkanlık nasıl ki Kürt toplumunda kabul gördüyse diğer komşu ülkelerin de kabul etmesi için mücadele yürütülmesi gerektiği konuşuldu. Eğer ki bu fikriyat komşu ülkelere de yayılırsa zorba sistemin ömrü kısalır ve yavaş yavaş sonu gelir” diyerek yaşananları aktardı.

‘Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma tartışıldı’

Ortadoğu’da yaşanan krizlere değinen Mihemed, savaşın panzehiri Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus paradigması olduğuna vurgu yaparak, “Ortadoğu’da 3’üncü dünya savaşı var ve bu kendisiyle hangi sorunları getirecek belli değil. Bu yüzden gelecek günleri belirleyecek olan ve halkları haklarına kavuşturacak olan Önder Apo’un fikriyatı olan demokratik ulustur. Ortadoğu’da hiçbir devlet halkın hizmeti için kurulmamış. Bundan dolayı günlük sorunlar bile çözülemez hale gelmiş. Buna karşı alternatif sistem nedir diye tartışmalar yürütüldü. Ulus devletin nasıl aşılacağına ve demokratik ulusun inşa edileceğine dair tartışmalar yürütüldü. Bunlar için hazır olmalıyız. Eğer hazır olmazsak sorunları çözemeyiz. Ortadoğu’da yaşanan krizler ve Önder Apo’nun sorunlara dair çözüm önerileri üzerine tartışıldı. Demokratik, ekolojik, kadın özgürlükçü paradigma tartışıldı. Hepimiz bu fikrin destekçisiyiz ama destekçi olmak yetmez pratikte de cesaretli adımların atılması gerekiyor diye konuşuldu” dedi.

 ‘Alanda özgür, demokratik kadın modeli var’

Çalıştay sonucunda hazırlanan sonuç bildirgesine dair bilgi paylaşan Mihemed, “Çalıştay Önder Apo’nun fikriyatının pratiğe geçirilmesi iddiasıyla son buldu. Kadın özgür olmadan toplum özgür olmaz. Özgür kadın modelini Rojava’da Kongre Star kurdu. Kendi asayişini, askeri gücü olan YPJ’yi kurdu. YJA-STAR Kurdistan dağlarında direniyor. Rojava’da özgür toplumun oluşması için bütün alanda özgür, demokratik kadın modeli var. Önder Apo’yu özgürleştirmek için ülkemizde ne gerekiyorsa yapacağız. Faşist Türk devletine geri adım attırmak için çalışma yapacağız. Arap ülkelerinde bu çalıştaylar yapılmaya devam edilecek” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

DIŞ HABERLER

#Revan #Mihemed #Çalıştayda #ülke #çözüm #adresi #imralı #dedi