Ana Sayfa Blog Sayfa 257

İHD Adana Şubesi’nden Galatasaray Meydanı ablukasına tepki

Cumartesi Annelerinin 952. haftasında güvenlik güçleri tarafından ters kelepçe ve işkence ile gözaltına alınmalarına tepki gösteren İHD Adana Şubesi Başkanı Yakup Ataş, Galatasaray Meydanı yasağına son verilmesini istedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi, Cumartesi Annelerinin mücadelesine ilişkin Barış Anıtı önünde basın açıklaması yaptı. Çok sayıda kişinin katıldığı basın açıklamada, İHD Şube Başkanı Yakup Ataş konuştu.  Galatasaray Meydanı’nın, Anayasaya Mahkemesi’nin hak ihlali kararlarına rağmen 700’üncü haftadan itibaren Cumartesi Annelerine yasaklandığını anımsatan Ataş, “Bugün de 952. haftasında güvenlik güçleri tarafından ters kelepçe ve işkence ile gözaltına alınan annelerinin adıdır Cumartesi Anneleri” diye konuştu.

‘Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz’

Ataş, bu uygulamaların, AYM’nin güvenilirliğine ve AYM tarafından koruması gereken insan haklarına doğrudan bir saldırı olduğunu kaydederek, “Dahası, bu yasaklamadaki ısrar, aynı zamanda barışçıl olarak bir araya gelip taleplerini ifade etmek isteyen toplumun üzerinde caydırıcı etki yaratmayı, otosansür ve korku ile otokontrol yaratmayı hedeflemektedir. Biz de diyoruz ki; Kayıplarımızdan, adalet arayışımızdan ve Galatasaray’dan vazgeçmiyoruz.  Beş yıldır keyfi bir biçimde sürdürülen Galatasaray yasağına derhal ve koşulsuz olarak son vermeye çağırıyoruz” dedi.

ADANA

 

#İHD #Adana #Şubesinden #Galatasaray #Meydanı #ablukasına #tepki

TUAY-DER: Tek gündemimiz tecrit olmalı

TUAY-DER, ‘Tecridi kıralım, özgür yaşamı kuralım’ şiarıyla gerçekleştirdiği 2’nci olağan kongresinde PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde ağırlaştırılan tecride dikkat çekti

Tutuklu ve Yükümlü Ailelerle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER) Amed Şubesi,  “Tecridi kıralım, özgür yaşamı kuralım” şiarıyla 2’nci olağan kongresini Amed’in Yenişehir ilçesinde bulunan Med Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (MED TUHAD-FED) binasında gerçekleştirdi. Kongreye Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma Birlik Ve Kültür Derneği (MEBYA-DER), Barış Anneleri, Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), 78’ler Girişimi Derneği, Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırma Derneği (MED-DER), Amed Alimler Derneği katıldı.

Kongrenin yapıldığı salona “İşkence insanlığa karşı işlenmiş en büyük suçtur. Cezaevlerinde işkence uygulamalarına son verilsin”, “ Hasta tutsaklara özgürlük”, “ Bila tecrit were bidawkirin zindan werin valakırın” ve “Tecrit sonlandırılsın zindanlar boşaltılsın” pankartları asıldı.

‘Tecrit insanlık suçudur’

Açılış konuşması yapan Mehmet Ergün, ağır bir süreçten geçildiğini belirterek, bu süreçte herkesin görevini yerine getirmesi gerektiğini kaydetti. Ergün, “Herkes bu süreçte ağır bedeller verdi, fakat yine de üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Önümüze koyduğumuz hedefleri yerine getirmeliyiz. Mesela Sayın Öcalan tecrit altındadır. Ne aile ne de avukat görüştürülmüyor. Bu kabul edilemez ve insanlık suçudur. Bizler ne yapmalıyız diye tartışmalıyız, çalışmalarımızı büyütmeliyiz ki tecrit kaldırılsın. Tek gündemimiz tecrit olmalıdır. Herkes ayağa kalkmalıydı. Eskiden bir hafta görüş olmayınca kıyametler kopuyordu fakat 28 aydır haber yok ama ses çıkmıyor. Zaman bizden çalışma istiyor” diyerek son süreçte yaşananlara dikkat çekti.

Yapılan diğer konuşmalarda cezaevinde bulunan tutsaklara sahip çıkma çağrısında bulunuldu.

Açılış konuşmasının ardından yeni dönem eşbaşkanları Vahap Günay ve Hacice Güneş  seçildi.

Kongre, basına kapalı devam etti.

AMED

#TUAYDER #Tek #gündemimiz #tecrit #olmalı

Kayıp yakınları Hizbullah’ın tehdit ettiği Yüce’nin faillerini sordu

Amed’de Kayıp yakınları bu haftaki eylemlerinde, Farqîn  ilçesinde 1992’de Hizbullah tarafından katledilen Ramazan Yüce’nin faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 749’uncu haftasında Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesine bağlı Koşuyolu Parkı’nda bulunan Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde faili meçhul cinayetlerde katledilen ve kaybettirilenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı. Kayıp yakınları bu hafta da 29 Haziran 1992’de Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde katledilen Ramazan Yüce’nin faillerini sordu.

750 haftadır direnişteyiz

Eylemde ilk olarak konuşan İHD Amed Şube Başkanı Abdullah Zeytun ,sistematik devlet şiddetine, devletin 90’lı yıllarda ve sonrasında ağır insan hakları ihlaline, cezasızlık, adalet ve hakikat mücadelelerinin 750’nci haftasında olduklarını söyledi.  Zeytun, devletin sistematik şiddetine karşı hesaplaşma ve yüzleşmenin yol ve yöntemlerini aradıklarını dile getirdi.

‘Onların mücadelesini devraldık’

Ardından konuşan Eğitim Sen 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Emine Akşahin, aynı zamanda arkadaşı olan Ramazan Yüce’yi anlattı. Akşahin, Yüce’nin Eğitim Sen’de yöneticilik yapan iyi bir eğitimci olduğunun altını çizerek, Yüce’nin bir gün sokakta faili belli kişiler tarafından katledildiğini dile getirdi. Adaletin ve toplumsal barışın sağlanmasını istiyorsak o dönemdeki karanlığın aydınlatılması gerektiğine dikkat çeken Akşahin, “Tarihimizle yüzleşmemiz gerekiyor. Bu sürecin bir parçası olarak, bizler de arkadaşlarımızın mücadelesini devraldık. Adaletin sağlanması ve faillerin yargı önünde hesap vermesi için bizler de mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Daha sonra katledilen Ramazan Yüce’nin hikâyesi İHD Amed Şube Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz tarafından okundu.

Defalarca işkenceye maruz kalır

Ramazan Yüce’nin Farqîn’de yaşadığını ve 7 çocuk babası olduğunu belirten Akdeniz, Yüce’nin Silvan Yatılı Bölge Okulu’nda Hizmetli kadrosunda görev yaptığını söyledi. Yüce’nin 1980 darbesinden sonra gözaltına alındığını hatırlatan Akdeniz, yoğun bir işkence döneminden sonra serbest bırakıldığını ve daha sonrasında yine defalarca gözaltına alınıp serbest bırakıldığını vurguladı.

Hizbullah tarafından katledilir

Fırat devamında şöyle dedi: “1991-1997 yılları arasında Farqin ilçesinde yoğun bir faili meçhul cinayetler dönemi yaşanıyordu. Hizbullah Örgütü, o dönemde devletin sınırsız desteğini arkasına alarak özellikle ilçe merkezinde sivil halka yönelik yüzlerce faili meçhul cinayete karışır. Bu cinayetlere kurban gidenlerden biri de Ramazan Yüce olur. Ramazan Yüce’nin büyük kızı da o dönemde Hizbullah saldırısı sonucu ağır yaralanarak kurtulur. Aile o dönmede sürekli baskı ve tehdit altında olur. 29 Haziran 1992 tarihinde Ramazan Yüce dışardan liseyi bitirme sınavı için Diyarbakır’a gider. Diyarbakır’dan Silvan’a gelmek üzereyken kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce Lalebey Sokak’ta arkadan silahlı saldırıya uğrar. Ramazan Yüce orada hayatını kaybeder.”

Açıklama, bir dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

Kaynak: JINNEWS

 

 

 

 

 

 

 

#Kayıp #yakınları #Hizbullahın #tehdit #ettiği #Yücenin #faillerini #sordu

Türkiye Fırat’ın su seviyesini düşürdü, Irak için kuraklık kapıda

Türkiye’nin Fırat nehrinin su seviyesini düşürmesiyle, Federe Kürdistan Bölgesi Su İşleri İdaresi Başkanı Abdullah Kadir, Irak’ın gerçek bir su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya olduğunu söyledi

Federe Kürdistan Bölgesi Su İşleri İdaresi Başkanı Abdullah Kadir, yaptığı bir açıklamada, “Irak, Dicle ve Fırat nehirlerinin su seviyelerinin düşmesi nedeniyle kuraklık topraklarının yüzde 75’ini tehdit ediyor. Önümüzdeki 15 yıl içinde göç oranı önemli ölçüde artacak” ifadesinde bulundu.

“Sadece Kürdistan Bölgesi’nde her yıl 30 milyar metreküp su israf ediliyor ve hiçbir işe yaramıyor. Kürdistan Bölgesi hızlı bir şekilde stratejik adım atmalı” diyen Kadir, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Son zamanlarda, Kürdistan Bölgesi Hükümeti tehdidi farketti ve daha fazla su temin etmek için Kürdistan Bölgesi’nin çeşitli yerlerinde birkaç baraj inşa etmeye karar verdi, bu iyi bir adım, yer altı su seviyelerini yükseltecek ve kuraklıkla mücadele edecek. Bu barajlar aynı zamanda şehirler ve kasabalar için önemli bir temiz su kaynağı haline gelecek.”

Kaynak: RojNews

#Türkiye #Fıratın #seviyesini #düşürdü #Irak #için #kuraklık #kapıda

Prigojin’den Putin’e: Teslim olmayacağız

Rusya’da paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin’in başlattığı isyanda Putin grubu ‘ihanetle’ suçlarken, Prigojin ise ‘teslim’ olmayacaklarını söyledi

Rusya’da paralı asker grubu Wagner’in lideri Yevgeniy Prigojin’in başlattığı isyan büyüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin sabah saatlerinde yaptığı ilk açıklamada,”Vatana ihanet ile karşı karşıyayız” dedi. Putin, “silahlı ayaklanmaya” katılanların cezalandırılacağını söyledi.

Putin ‘sırtımızdan bıçaklandık’ dedi

“Şu anda, halkımızın geleceği belirleniyor ve tüm güçlerin birleşmesi gerekiyor. Her türlü kavgayı bir kenara atmak lazım” ifadelerini kullanan Putin, “sırtlarından bıçaklandıkları” yorumunu yaparak “Toplumumuzu bölme girişimleri, sırtından bıçak saplamaktır, Ülke idaresi Rusya’da bir kez daha bölünmeye izin vermeyecek, halkımızı koruyacağız” ifadelerini kullandı.

Prigojin’den cevap

Putin’in sözlerine cevap veren Prigojin ise, ihanet suçlamasını ret ederek, “Wagner Rus vatanseverlerdir” dedi. Prigojin, kimsenin Putin’in çağrısıyla teslim olmak istemediğini belirterek, “Ülkenin artık yolsuzluk, yalanlar ve bürokrasi ile yaşamasını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Prigojinden #Putine #Teslim #olmayacağız

Katledilen Akarsel’in hayaliydi: Kürt Kadın Kütüphanesi bugün açılıyor

Süleymaniye’de katledilen gazeteci-akademisyen Nagihan Akarsel’in uzun zaman çalışmalarını yürüttüğü Kürt Kadın Kütüphanesi bugün açılıyor

Kurdistan Kadın Kütüphanesi için çalışmalar yürüttüğü Federe Kurdistan Bölgesi’nin Süleymaniye kentinde 4 Ekim 2022 tarihinde suikast sonucu katledilen Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji Dergisi editörü akademisyen Nagihan Akarsel’in hayalleri yaşam buluyor. Akarsel’in proje kapsamında uzun süre çalışmasını yürüttüğü Kürt Kadınları Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi bugün Süleymaniye’de düzenlenecek etkinlikte açılacak. Kahramanları erkeklerden oluşan bir tarih yazımını ortaya çıkaran ve kadınları görünmez kılan zihniyete karşı “Kadının dilinden kadınların tarihini yazmak” şiarıyla yola çıkan kadınlar, kütüphaneyle özellikle 5 bin yıl boyunca görünmez kılınan Kürt kadınların tarihine ışık tutacak.

Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi aynı zamanda kendi tarihini kayıt altına alma, koruma ve egemen erkek tarih anlayışı içinde görünmezliğe karşı geliştirilen bir tedbir. Tarihin sadece yazılı belgelere dayanamayacağından yola çıkılarak, sözlü tarihin, kültürel tarihin önemi, sesi duyulmayanların tarihi, gündelik yaşamın tarihini öne çıkaran yaklaşımlara öncülük eden kadınlar, kadın mücadelesinin aynı zamanda bir hatırlama mücadelesi olduğunun da bilinciyle yola koyuldu.

Tarihe kadın bakış açısıyla bakmak

Yürütülen arkeolojik çalışmalarda ve tarihi belgelerde coğrafyanın kadim halkları olan Kürtlerden neredeyse hiç bahsedilmemesi, tarihi, kültürel, edebi eserlerinin egemen devletlerin adıyla kayda geçirilmesi, Kürtlerin iradesi dışında imzalanan anlaşmalarla Kurdistan’ı dörde bölen devletlerin kavmi olarak tanımlanmalarının beraberinde getirdiği tarihsizleştirmeden en fazla Kürt kadınlar etkilendi. Kürt Kadın Kütüphanesi, Mezopotamya ve Kurdistan tarihinde kadınların yer alma biçimleri, kadın bakış açısıyla yeniden değerlendirmek ve ele almak ihtiyacıyla yaşam buldu.

 Kadınların kendi tarihini araştırması 

Kütüphane, Kurdistanlı ve Ortadoğulu kadınlara dair oluşturulan algının, haklarında yazılan belge ve kitapların büyük oranda oryantalist bakışın eseri olmasına karşın kendilerini dilleriyle anlatacak. Nitekim tarihi çalışma, dünyanın farklı yerlerinde kadınların deneyimleri, kütüphaneleri, arşivleri, araştırma ve hafıza merkezleri kadınların yok sayılmasına karşı özsavunma mekanizması olarak öne çıkıyor. Kütüphane, Kurdistanlı kadınların etnik ve dilsel çeşitliliğini esas alarak, kendi tarihlerini araştırma, belgeleme, arşivleme ve aktarmaya dönük çalışmalar yürütecek, tarihini anadiliyle anlatacak, “Kadın Özgürlükçü, Ekolojik, Demokratik” paradigma ekseninde kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesine önemli katkı sunacak.

Yeni bir kadın aydınlanması gerçekleştirecek

Jineoloji’nin kadının kendi köklerine dayanarak, erkek egemen tanımlamaların dışına çıkarak kendini yeniden yaratmasının, kendisiyle birlikte yaşamı yeniden anlamlandırmanın bilimine dayanarak açılacak olan Kütüphane, bu birikime dayanarak yeni bir kadın aydınlanması gerçekleştirecek. Kadınlar, Kürt Kadınları Kütüphane, Arşiv ve Araştırma Merkezi ile kendi tarihini yazmaya başlacak. Temel hedef ise Kürt kadınları, Ortadoğu ve dünya kadınlarıyla buluşturan bir bilimsel araştırma ve hafıza merkezi inşa etmek olacak.

Kütüphanenin üç temel hedefi

Üç ayak üzerinden şekillenecek olan Kütüphane, kadının çok yönlü yaşam gerçekliğini ortaya çıkarmaya; kadını yok sayan, öteleyen zihniyete karşın özgür kadın kimliğinin dayanaklarını bilince çıkarmaya dönük çalışmaların gelişeceği dinamik, canlı bilimsel temellere dayanan bir eğitim ve araştırma merkezi olacak. Kadınların yaşamlarını, hayallerini, sorunlarını tartışacakları bir buluşma alanı oluşturulacak.

Kurdistan’da geçmişten günümüze kadınların mücadelesini, üretimlerini, kültürünü, bilincini yansıtan her çalışmanın yer aldığı, kadınlara dair yazılmış ve kadınlar tarafından yazılmış eserlerin, araştırmaların yer alacağı bir merkez oluşturulacak. Ayrıca sözlü geleneğin içinde yer alan masal, ninni, deyiş, ağıt ve stranların derlenip analiz edilerek, kadınların tarihleriyle daha güçlü ve doğrudan bağ kurmasını sağlayacak, sadece yazılı değil, görsel, işitsel eserlerin toplanıp, korunacağı bir arşiv ve hafıza merkezi inşa edilecek.

Kadınların hafızası kayıt altına alınacak

Kütüphane, aynı zamanda edebiyat, sanat, akademi, siyaset, felsefe, bilim ve daha birçok farklı alanda üreten kadınların çalışmalarının toplandığı, düşüncelerinin tartışıldığı, araştırmaların yapıldığı, kadınların kültürel ve maddi mirasının, hafızasının kayıt altına alındığı ve paylaşıldığı akışkan, dinamik bir platform olmayı hedefliyor. Başta köyler olmak üzere Kürt kültürünü güçlü yaşayan kadınların anlatılarından ezgilere kadar Kürt kadınlarına ve diğer halkların kadınlarına dair sözlü tarih külliyatın oluşturulduğu bir merkez olacak. Kurdistanlı kadınlar başta olmak üzere kadınların araştırmaları, kültürel, edebi ve bilimsel üretimleri, günlük gibi kişisel arşivleri bir havuzda toplanarak arşivlenecek, araştırmacılar kullanıma açık koleksiyonlar haline getirilecek.

Deneyimler tek bir adreste toplanacak

Kurdistan’da geçmişten günümüze faaliyet yürüten kadın örgütleri, kurumları ve örgütlenme deneyimlerine dair bilgi ve belgeler bir adreste toplanacak, oluşan deneyim ve birikimler tüm kadınların erişimine açılacak. Kurdistan’ın her bölgesinden kadınların ve dünyanın dört bir yanındaki Kurdistanlı akademisyen, yazar, sanatçı, entelektüel kadınların buluşacağı bir ağ da kurulacak. Kadınların yazılı tüm eserleri dijital ortama aktarılacak, tüm kadınların erişimine açılacak.

Haber: Arjin Dilek Öncel / MA 

 

#Katledilen #Akarselin #hayaliydi #Kürt #Kadın #Kütüphanesi #bugün #açılıyor

Cumartesi Anneleri’ne 952’nci haftada da gözaltı

Cumartesi Anneleri AYM kararlarına rağmen 952’nci haftada da gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınları için başlattıkları eylemin 952. haftasında bir kez daha Galatasaray Lisesi önünde toplanmak istedi. Eyleme polis saldırdı, çok sayıda kişi gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri eylemlerinin 952’inci haftasında yine Galatasaray Meydanı’ndaydı.

Anayasa Mahkemesi’nin Cumartesi Anneleri’ne yönelik polis saldırısına ilişkin ikinci kez ihlal kararı vermesine rağmen, Cumartesi Anneleri’nin 952. hafta eylemine yine polis saldırdı, 18 kişi gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor…

#Cumartesi #Annelerine #952nci #haftada #gözaltı

Güney Asya’da muson yağmurları can aldı: 19 kişi öldü

Güney Asya’da yıllık muson yağmurlarının neden olduğu sel ve toprak kaymalarında en az 19 kişi öldü

Nepal’de yetkililer dün (Cuma) geçtiğimiz hafta sonunda yağan şiddetli yağmurların 14 kişinin ölümü ve yaklaşık 20 kişinin de kaybolmasına neden olduğunu, kayıpları arama çalışmalarının devam ettiğine bildirdi.

Ulusal Afet Yönetim Otoritesi sözcüsü Drupa Bahadur Khadka, “Arama ve kurtarma ekipleri hala bölgede” dedi.

Nepal ve Hindistan’da şiddetli yağışlar

Ülkenin kuzeydoğusundaki Arunaçal Pradeş eyaletinde, yerel makamların geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamaya göre sel ve toprak kaymalarında 4 kişi hayatını kaybetti. Önlem olarak yaklaşık 14 bin kişinin göç ettiği komşu eyalet Assam’da ise bir kişi boğuldu.

Bangladeş’te, ülkedeki meteorologların kuzey bölgelerdeki seller konusunda uyarmasının ardından yüksek alarm durumuna geçirildi.

Yerel yetkililere göre, Kurigram ilçesinde 20 bin ev selden etkilendi

Kurigram bölgesindeki bir yetkili Muhammed Reza Karen AFP’ye verdiği demeçte, “Bölgedeki ana nehirlerin seviyesi yükseliyor… Durum her an daha da kötüleşebilir” dedi.

Güney Asya’da, Haziran ve Eylül ayları arasındaki muson mevsimi, bölgenin yıllık yağışının yüzde 70 ila 80’ini oluşturuyor. Bu yağışlar her yıl ölüm ve yıkıma neden oluyor ancak son yıllarda ölüme yol açan sel ve heyelanların sayısı arttı.

Uzmanlar, iklim değişikliğinin ve yol inşaatlarındaki artışın bu olgunun şiddetlenmesinin ardındaki sebep olabileceğini düşünüyor.

Geçtiğimiz yıl muson yağmurlarının neden olduğu seller Pakistan’ın üçte birini sular altında bırakarak, iki milyon eve zarar verdi ve bin 700’den fazla insanın ölümüne yol açtı.

Aynı yıl, Bangladeş 100’den fazla kişinin hayatını kaybettiği benzeri görülmemiş sellere sahne oldu.

DIŞ HABERLER

 

#Güney #Asyada #muson #yağmurları #aldı #kişi #öldü

Gazeteci Bulut: Cezaevi’ndeki hak ihlalleri insanlık suçuna dönüştü

‘Cezaevinde yaşanan hak ihlallerinin insanlık suçuna dönüştüğünü’ belirten tutuklu gazeteci Zeynel Bulut, diş tedavisi için hastaneye sevk edilen tutukluların kelepçeli muayeneyi kabul etmedikleri için tedavi edilmediklerini belirtti

Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde1 yıla aşkın süredir tutuklu bulunan gazeteci Zeynel Bulut, aynı cezaevinde tutuklu bulunan Süleyman Aslan ve Mehmet Şerif Demirtaş’ın hastane sevkinde kelepçeli muayeneyi kabul etmedikleri için tedavi edilmediklerini söyledi. Gazeteci Bulut’un Mezopotamya Ajansı’na (MA) “Tutukluluğa Karşı Hekimliğe Sığmayan Tutum” başlığı ile mektup gönderdi.

‘Faşizan uygulamalar hak ihlalini aştı’

Diyarbakır Kampüs Cezaevi’nde siyasi tutuklular üzerinde uygulanan faşizan uygulamaların hak ihlalini aşıp, tam bir insanlık suçuna dönüştüğünü belirten Bulut, “Her gün yeni bir uygulama, yeni bir keyfi muamele ve yeni bir suç pratiğinin oluştuğu hak ihlali ile karşı karşıyayız. Bu faşizan politikalara cezaevi yönetimi yanı sıra insanların sağlığından sorumlu doktorlar ve hekimlerde dahil oldu. 9 Haziran 2023 tarihinde Süleyman Aslan ve Mehmet Şerif Demirtaş adlı tutsaklar diş rahatsızlıkları için götürüldükleri Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, askerlerin kelepçeleri çıkarmamalarına hem de diş hekimi Remzi Ekinci’nin tutumuna tepki göstererek ‘Bu dayatmayı kabul etmiyoruz. Kelepçelerin çıkarılmaması tedavi hakkının ihlali ve hasta haklarına aykırıdır’ diyerek kelepçeli tedaviyi kabul etmemişlerdir. Tutsaklardan Aslan daha önce de aynı doktor tarafından aynı muamele karşılaştığını ve kelepçeli tedaviyi kabul etmediği için cezaevine geri getirilmiştir. Aslan, sağlık hakkının ihlali ve karşılaştığı faşizan keyfi muameleye karşı hem askerler hem de doktor hakkında suç duyurusunda bulundu. Amed gibi bir yerde, cezaevi yönetiminin keyfi ve faşizan politikaları ve bir diş hekiminin hekimlik mesleğine sığmayan tutum ve davranışı düşündürücü bir durum” diye belirtti.

AMED

 

#Gazeteci #Bulut #Cezaevindeki #hak #ihlalleri #insanlık #suçuna #dönüştü

Af Örgütü’nden idama mahkum edilen 7 Kürt için acil eylem çağrısı

Rojhilat ve İran’da devam eden eylemlere katıldıkları gerekçesiyle idama mahkum edilen 7 Kürt için acil eyleme geçilmesi çağrısı yapan Uluslararası Af Örgütü, imza kampanyası başlattı

İran’ın başkenti Tahran’da, Jîna Emînî’nin gözaltında katledilmesinin ardından başlayan protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle 7 Kürt yurttaş daha idama mahkum edildi. Uluslararası Af Örgütü, yayınladığı bir açıklamayla İran rejimi tarafından idama mahkum edilen 7 Kürt yurttaş için acil eyleme geçilmesi çağrısı yaptı.

‘Yargılamalar adil değil’

7 yurttaş için imza kampanyası başlatan Af Örgütü, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Muhammed Borogani ve Mahand Sadrat Madani, Elburz eyaletinde; Mecid Kazımi, Salih Mirhaişimi ve Said Yakubi, İsfahan eyaletinde; Mücahid (Abbas) Kurkur Huzistan eyaletinde; İbrahim Narui, Mansur Dahmarde, Kambiz Harut, Şuayib Mir Beluczehi Rigi, Mansur Hut ve Nizamuldin Hut Sistan ve Belucistan eyaletinde; Manuşehr Mehman Navaz, Muhammed Gobadlu, Said Şirazi, Ebulfazl Mehri Hüseyin Hacilu ve Muhsin Rezazade Garagolu ise Tahran eyaletinde yargılandı. En az 7 kişi, ‘Kasten öldürme’ suçlarını işlememelerine rağmen idam cezası gerektirmeyen katalog suçlar çerçevesinde idama mahkûm edildi.”

Yargılanmaların adil olmadığı belirtilen açıklamada, tutululara işkence ve baskı altında itiraflar yapıldığı kaydedildi.

DIŞ HABERLER

 

#Örgütünden #idama #mahkum #edilen #Kürt #için #acil #eylem #çağrısı