Ana Sayfa Blog Sayfa 264

Gazeteci Mehmet Göcekli hakkında yakalama kararı

Gazeteci Mehmet Göcekli’nin yargılandığı davada hakim, Göcekli hakkında yakalama kararı vererek duruşmayı erteledi

Sanal medya paylaşımları ve Demokrat Haber sitesinde yayınlanan haberler gerekçe gösterilerek hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açılan Demokrat Haber Genel Yayın Yönetmeni ve İmtiyaz Sahibi Mehmet Göcekli’nin yargılandığı davanın 4’üncü duruşması İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Göcekli’nin katılmadığı davada, avukatı Ceren Kalı hazır bulundu.

Mahkeme Başkanı, Göcekli hakkında ifadesinin alınması için yazılan istinabe evrakının olumsuz olarak iade edildiğini söyledi. Avukat Kalı’da müvekkiline ulaşabilecek yeni bir adres tespit edip bildireceklerini söyleyerek, yeniden işlem yapılmaması talebinde bulundu. Söz verilen iddia makamı, istinabe evrakı konusunda yeniden işlem yapılmasını talep etmesinin ardından hakim, yeni adresin bildirilmesinden sonra yeniden istinabe işlemlerinin yapılmasına karar verdi.

Dava ertelendi

Mahkeme, istinabe evrakının olumsuz gelmesi ve güncel adresinin bulunmaması nedeniyle ifadesinin alınması ve delillerin tespit edilmesi amacıyla Göcekli hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verdi. Mahkeme, yeni duruşmayı da 26 Aralık’a erteledi.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Mehmet #Göcekli #hakkında #yakalama #kararı

Yandaş medyanın ‘Gabar’da petrol fışkırıyor’ dediği görüntü Venezuela’dan

Venezuela’da çekilen görüntüleri ‘Gabar’da petrol fışkırıyor’ başlığıyla servis eden iktidar medyası tepkilerin ardından haberleri kaldırdı

İktidar medyası A Haber ve Sabah Gazetesi’nin “Gabar’da petrol fışkırıyor!” başlığıyla verdiği görüntülerin Venezuela’da çekildiği ortaya çıktı.

A Haber, söz konusu görüntüleri, “Gabar’da petrol fışkırıyor! Artezyen kuyusundan bile petrol çıktı! Artık terör değil enerji yuvası” ifadeleriyle servis ederken, Sabah Gazetesi de benzer ifadelere yer verdi.

TRT Haber de görüntüleri kullanmadı ama “petrol fışkırıyor” dedi. Haberde, “Şırnak’ta 150 milyon varillik petrol rezervi keşfi yapılan Gabar Dağı’nda günde yaklaşık 5 bin varil petrol çıkarılıyor” ifadelerine yer verdi.

Görüntüler Venezuela’dan

Söz konusu görüntülerin, Venezuela’dan olduğu anlaşılınca sanal medyada çok sayıda kullanıcı tepki gösterdi. Sabah Gazetesi ilgili haberi Twitter’dan ve internet sitelerinden kaldırdı.

HABER MERKEZİ

#Yandaş #medyanın #Gabarda #petrol #fışkırıyor #dediği #görüntü #Venezueladan

Tavuk çiftliğinde yangın: 12 bin 500 tavuk öldü

Bismîl’de bir tavuk çiftliğinde çıkan yangında 12 bin 500 tavuk öldü, 18 bin tavuk da tedavi altına alındı

Amed’in Bismîl ilçesi Ambar Mahallesi’nde Fikret Salıkyüz’e ait tavuk çiftliğinde, kümeslerin bulunduğu iki bloğun birinde yangın çıktı. Dün gece saatlerinde çıkan yangında alevler kısa sürede yayılırken, ihbar üzerine bölgeye itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın, itfaiye ekiplerinin 2 saatlik çalışmasıyla söndürüldü.

4 milyon TL zarar

Yapılan incelemede çiftlikteki 52 bin tavuktan 12 bin 500’ünün öldüğü belirlendi. Dumandan etkilenen 18 bin tavuk da veteriner hekimlerce tedaviye alındı.
Salıkyüz’ün yaklaşık 4 milyon TL zararı olduğu belirtilirken, yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

HABER MERKEZİ

#Tavuk #çiftliğinde #yangın #bin #tavuk #öldü

Trabzon’da ırkçı saldırı: Jandarmaya ‘Bunlar Kürt, bunları öldüreceğiz’ dediler

Trabzon’a inşaat işçisi olarak giden 6 işçiye saldıran ırkçı grup, saldırıyı karakolda ve hastanede de sürdürdü. Saldırıda 2’si ağır 6 kişi yaralanırken olaya tanık olan Bülent A., saldırganların ‘jandarmaya ‘Onları bize vereceksiniz, bunlar Kürt, onları öldüreceğiz dediğini belirtti

Agirî’den Trabzon’un Maçka ilçesine inşaat işçisi olarak giden V.A., İ.G., U.G., C.G., D.O. ve ismi öğrenilemeyen bir işçi 18 Haziran’da bir grup tarafından ırkçı saldırıya maruz kaldı. Saldırıda 2’si ağır 6 işçi yaralandı. Saldırı sonucu yaralanan İ.G. ise hala hastanede müşahede altında tutuluyor.

İşçilerden V.A.’nın kardeşi Bülent A. saldırıya ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Berivan Kutlu’ya konuştu. Bülent A., işçilerin darp edildikten sonra karakolda ve hastanede linç edilmek istendiğini ve saldırganlar tarafından “terörist” olarak ihbar edildiklerini söyledi.

‘Şantiyenin etrafını sardılar’

Bülent A., ağabeyi, yeğenleri ve beraberindeki işçilerin mesai sonrası eve gitmek için araçla müzik dinleyerek seyir halinde oldukları sırada yolda bir kişinin otostop amaçlı aracı durdurduğunu belirterek, “Aracı kullanan yeğenim durmuş ve araçta yer olmadığını söylemek üzereyken bu kişi, ‘şarkıyı kapatacaksınız’ demiş. İşçiler müziğin sesini kısmak istemeyince bu şahıs, ‘arabadan in’ diyor. İşçiler araçtan inince 10-15 kişi toplanmış ve onları linç etmeye başlamış” dedi.

6 işçinin 15 kişi tarafından linç edildiğini söyleyen Bülent A., “Kavgada bir yeğenim başından yaralanırken, birinin de burnu kırılıyor. Daha sonra işçiler araca binerek şantiyeye geri dönüyor ve jandarmayı arıyorlar. O sırada şantiyenin etrafında 10-15 araç toplanıyor. Araçlardan biri yeğenimin üzerine doğru geliyor, yeğenim 7-8 metrelik bir uçurumdan düşüyor” diye belirtti.

Karakolda ve hastanede de saldırı sürdü

Kendilerini güvende hissetmeyen işçilerin bir otele sığındığını anlatan Bülent A., “İşçiler bir otele sığınıyor fakat jandarma onları gözaltına alıyor ve karakola götürüyor. Haberi alınca ben de karakola gittim. Bir grup karakolun önüne geldi ve jandarmaya ‘onları bize vereceksiniz, bunlar Kürt. Onları öldüreceğiz’ diyorlardı. Bunun üzerine jandarma havaya ateş açarak kalabalığı dağıttı” şeklinde konuştu.

Daha sonra muayene için işçilerin Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğünü ancak ırkçı grubun burada da saldırıda bulunduğunu aktaran Bülent A. “Kalabalık hastaneyi basarak ‘bunlar Kürt, bunları bize vereceksiniz’ dedi. Tekrar linç etmeye çalıştılar. Bunun üzerine başka bir hastaneye sevk gerçekleştirildi” ifadelerinde bulundu.

Ölüm tehididi

Bir işçinin hala tedavisinin sürdüğünü aktaran Bülent A. son iki gündür bazı kişilerin kendilerini arayarak şikayetçi olmamaları yönünde tehdit ettiğini ifade etti. Bülent A., “Arayıp, ‘bizden şikayetçi olursanız sizi barındırmayacağız. Sizi öldüreceğiz’ gibi tehditlerde bulunuyorlar. Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Soruşturma devam ediyor, şuan bir gözaltı yok ama savcı talimat vermiş, ‘kamera kayıtları izlensin ve tespitler yapılsın’ diye. Dün buradaki TEM geldi ve saldırıya uğrayan akrabalarımızı ifade için karakola götürdü. ‘Bunlar teröristtir, bunlar PKK’li’ diye suç duyurusunda bulunmuşlar. İfade verdiler ve geri geldiler. Olayın peşini bırakmayacağız” şeklinde konuştu.

HABER MERKEZİ

#Trabzonda #ırkçı #saldırı #Jandarmaya #Bunlar #Kürt #bunları #öldüreceğiz #dediler

9 kişinin öldüğü kavgada tutuklu sayısı 6’ya çıktı

Bismil’de 9 kişinin yaşamını yitirdiği olayla ilgili tutuklananların sayısı 6’ya çıktı

Amed’in Bismil ilçesine bağlı Şidada Mahallesi’nde 15 Haziran’da arazi anlaşmazlığı nedeniyle Taş ve Alyamaç aileleri arasında çıkan kavgada, Serhat, Halil, Orhan, Mehmet Can Taş ve Emin ve Selim Alyamaç kardeşler, Selim Alyamaç’ın oğulları Muhammed, Ömer ile yeğeni Yunus Alyamaç olmak üzere 9 kişi yaşamını yitirdi.

Olayın ardından Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma için 3 savcı görevlendirildi. Savcılık tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 26 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan ve emniyetteki işlemleri tamamlanan 7 kişiden 3’ü tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında gözaltında olan bir kişi ile hastane de tedavi altında olan 2 kişi de ifade işlemlerinin tamamlanması ardından çıkarıldıkları Bismil Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklandı.

Olayla ilgili tutuklananların sayısı 6’ya çıktı.

HABER MERKEZİ

#kişinin #öldüğü #kavgada #tutuklu #sayısı #6ya #çıktı

Beştaş’tan faiz açıklaması: Kürt sorunu çözülmeden ekonomi düzelmez

İktidarın faiz arttırma kararını değerlendiren Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Faiz artışlarının ekonomideki krize çözüm olamayacağını belirterek, ‘Kürt sorunu çözülmediği sürece yoksulluk ve açlık devam edecektir’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te basın toplantısı düzenledi. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıklanan politika faiz artışına ilişkin açıklamalarda bulunan Beştaş, “Politika faizinin artırılması iki temel sonucu ortaya çıkarıyor. Bu aslında Türkiye ekonomi modeli olarak yıllardır pazarlanmak istenen safsatanın çöktüğünün itiraf edilmesidir. Yıllardır bu başta Erdoğan olmak üzere bu tekerlemeyi dinliyoruz, ‘faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur.’ Saçma sapan bir iddianın çöktüğünün kabul edilmesi anlamına geliyor” dedi.

‘Baştan dinleseydiniz ekonomi çökmezdi’

Beştaş, “Bu itiraf aslında tüm söylemlerimizi, muhalefetimizi bir kez daha haklı çıkardı. Keşke baştan bizi dinleseydiniz. Keşke haklı çıkmasaydık ve ekonomi de çökmemiş olsaydı. Ekonomik enkaz bu kadar büyümeseydi. Türkiye ekonomi modelinde ısrar edilmeseydi, bugün çok farklı bir atmosferde yaşıyor olacaktık” diye konuştu.

İnat uğruna milyonlar açlığa mahkum edildi

AKP’nin ekonomi alanındaki hiçbir kararının tutmadığını belirten Beştaş, “Çünkü dünya gerçeklerinden tamamen kopuk bir şekilde hareket edildi. Sonuç olarak hayat pahalılığı aldı başını gidiyor. Enflasyon üç haneli rakamlara çıktı. Emeği ile geçinen Türkiye yurttaşları yoksullaşmaya devam ediyor. Özellikle büyük kentlerde en temel ihtiyaçların karşılanamadığı bir realite ile karşı karşıyayız. 5,10 kat artan kiraları biliyorum. Bu kiralar nedeniyle barınma sorunları çığ gibi büyüyor. İktidarın bu inadı nedeniyle milyonlar açlığa ve sefalete mahkum edildi. Milyonlarca insan işsiz kaldı” diye belirtti.

‘Kürt sorunu çözülmeden ekonomi düzelmez’

Faiz artışlarının ekonomideki krize çözüm olamayacağına dikkat çeken Beştaş, AKP-MHP iktidarının her zaman olduğu gibi yine denklemi yanlış kurduğunu söyledi. Beştaş devamla şunları söyledi: “Ülke ekonomisi içinde bulunduğu çöküş halinden çıkamayacaktır. Sihirli değnek olma özeliği yoktur. Dolar kurları da beklentinin aksine hemen düşmeyecektir. AKP-MHP iktidarı her zaman olduğu gibi denklemi yine yanlış kurmuştur. Bu ülkede demokrasi olmadığı sürece, adalet sağlanmadığı sürece ekonomi düzelmeyecektir. Kürt sorunun demokratik ve barışçıl çözümü gerçekleştirilmediği sürece ve savaşa giden paralar yurttaşların refahı için harcanmadığı müddetçe yoksulluk ve açlık devam edecektir.”

ABKARA

#Beştaştan #faiz #açıklaması #Kürt #sorunu #çözülmeden #ekonomi #düzelmez

Geliyê Zîlan’da mermer ocağı için işlem iptali kararı

Wan’ın Erdîş ilçesindeki Geliyê Zîlan’da, kurulan mermer ocağı’na verilen ‘ÇED gerekli değildir’ raporuna karşı açılan davada, mahkeme yürütmeyi durdurma kararı alarak işlemin iptaline karar verdi

Tarihteki en büyük katliamlardan birisinin yaşandığı Wan’ın Erdîş ilçesindeki Zilan Vadisi (Geliyê Zîlan), kurulan Mermer Ocağı’na verilen “ÇED gerekli değildir” raporuna karşı açılan davada mahkeme yürütmeyi durdurma kararı alarak işlemin iptaline karar verdi. Özgürlük için Hukukçular Derneği Wan ve Ankara şubeleri, Van Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma Geliştirme Derneği (Çev-Der) adına işlemin iptali için Van 4. İdare Mahkemesine başvuru yaptı. Kararını veren mahkeme, “ÇED gerekli değildir” kararının bilimsel ve teknik esaslara dayanmadığına dikkat çekti.

Alanda keşif inceleme yapıldı

Dava dosyasında bulunan tüm bilgi ve belgeler ile keşif incelemesi sonrasında kararın alındığına dikkat çeken mahkeme, “Her ne kadar davaya konu alanda yürütülen projenin mevzuat uyarınca çevresel etki değerlendirmesi gerekli olmayan projeler kapsamında kaldığı anlaşılmış ise de; çevresel etki değerlendirmesine yönelik sürecin, projenin tanıtımı aşamasında düzenlenen raporda (Proje Tanıtım Dosyası) belirtilen hususlar bakımından belgeler üzerinden yapılan değerlendirmeler neticesinde projenin çevreye etkisine yönelik bir sonuca varılarak karar alındığı dikkate alındığında, proje tanıtım dosyasının doğru, objektif ve çevresel etki bakımından her ihtimali ortaya koyan ve bu anlamda çözüm üreten taahhütleri içermesi gerektiği izahtan varestedir” denildi.

İşlem iptal edildi

Dava konusu “ÇED Gerekli Değildir” kararının dayanağını oluşturan proje tanıtım dosyasının gereğinin yerine getirip getirilmediğine ilişkin inceleme yapan mahkeme, “Yapılan incelemede; projeye ilişkin olarak çevre izni için alınması gereken hava emisyon raporunun olmadığı, tesisin çevre izninin bulunmadığı, proje tanıtım dosyasında bahsi geçen atık havuzunun proje alanında olmadığı, proje uygulandığı vakitte akarsuya partikül karışımı muhtemel olmasına rağmen bu konuya ilişkin olarak proje tanıtım dosyasında herhangi bir taahhüt bulunmadığı, proje tanıtım dosyasında endemik türler ile ilgili gerekli tedbirlerden bahsedilmediği görülmektedir. Bu durumda; eksik değerlendirmeye dayalı ve alınması gerekli bir kısım tedbir ve önlemleri içermeyen proje tanıtım dosyasına dayanılarak düzenlenen dava konusu ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararında, bilimsel ve teknik esaslara, yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, söz konusu işlemin iptaline karar verilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Kaynak: MA

#Geliyê #Zîlanda #mermer #ocağı #için #işlem #iptali #kararı

Kayyum protestosu davasında beraat kararı

Kayyum atamasını protesto eden aralarında DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel’in de bulunduğu 25 kişi, haklarında açılan davada beraat etti

Kayım atamalarını protesto eden Demokratik Bölgeler Partisi (BDP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Jiyan Haber İmtiyaz Sahibi İdris Yayla’nın da aralarında olduğu 28 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa” muhalefet ettikleri iddiasıyla açılan davanın 14’üncü duruşması Batman 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada tutuksuz yargılanan Ekrem Değirmenci ve Osman Bozkurt ile avukatları hazır bulundu.

Söz alan Osman Bozkurt, dört yıl boyunca aktif siyasette yer aldığını bu nedenle hakkında çok sayıda dava açıldığını belirterek, ifade özgürlüğü hakkını kullandığını ifade ederek, beraat talebinde bulundu.

‘Davayı da kayyumu da kabul etmiyorum’

Kürtçe savunma yapan Ekrem Değirmenci ise eylemin hukuki olduğunu belirterek, “Hem hakkımızda açılan dava hem de belediyeye atanan kayyımı hukuki görmüyoruz. Üzerimize atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Bu suçlamaların hepsi siyasidir. Diğer partilerin olduğu gibi bizim de partimizin hakları vardır. Biz de bu haklar çerçevesinde bir eylem yaptık ve yaptığımızı suç olarak görmüyorum. Beraatimi talep ediyorum” dedi.

AİHM hatırlatması

Savunmalar ardından söz alan Êlih Barosu Başkanı avukat Erkan Şenses, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) hatırlatarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarına atıfta bulundu. Eylemde hiçbir şiddet eylemi olmadığını vurgulayan Şenses, “Barışçıl gösterici oldukları açıktır. Bu nedenle müvekkilin beraatına karar verilmesini talep ederiz. Aksi durumda müvekkilin Anayasa 34 ve AHİS 11 kapsamında ki toplanma özgürlüğü hakkı ihlal edilecektir” dedi.

Yapılan savunmaların ardından hakim, duruşmaya 5 dakikalık ara verdi.

Ardından kararını açıklayan hakim, haklarında yakalama kararı olan Hamit Can, Emine Aslan ve Mehmet Şerif Yağız’ın dosyasını tefrik ederek, suç oluşmadığı için 25 kişi hakkında beraat kararı verdi.

HABER MERKEZİ

#Kayyum #protestosu #davasında #beraat #kararı

BM Raportörü: Krizlerin yarattığı yoksullaşma en çok kadınları vurdu

BM İnsan Hakları Konseyi’ne raporunu sunan ‘Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu’ Covid-19 ve diğer krizlerin, kadın ve kız çocukları üzerinde farklı ayrımcılık ve eşitsizlik biçimleri yarattığını vurguladı

İsviçre’nin Cenevre kentinde 19 Haziran – 14 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek olan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi, 53’üncü oturumuyla devam etti. Konseye raporunu sunan Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu, kadınların yaşadığı yoksulluğun sistemik ve yapısal olduğuna dikkat çekti.

BM İnsan Hakları Konseyi’nin “Kadın ve Kız Çocuklarına Yönelik Ayrımcılık Üzerine Çalışma Grubu”nun Başkanı Dorothy Estrada-Tanck, bugün ki oturumda, “Cinsiyete Dayalı Yoksulluk Eşitsizlikleri: Feminist ve İnsan Hakları Temelli Yaklaşımlar” temalı raporunu sundu. Raporda, dünya genelinde kadın ve kız çocuklarının yoksullukta aşırı oranda temsil edildiğine dikkat çekilirken, sistematik başarısızlıkların sonucunda, yoksulluk ve sosyoekonomik eşitsizliklerin kötü bir döngüye yol açtığı belirtildi. Raporda, Covid -19 salgınının ve diğer krizlerin bir nesilde ilk defa ülkeler arası gelir eşitsizliğini artırdığı, kadın ve kız çocuklarının da bu durumdan ciddi şekilde etkilendiği vurgulandı.

Estrada-Tanck raporda, Covid-19 krizinin, toplumlarımızdaki bakımın merkezi rolünün tanınmasını ve devletin piyasaya karşı kamusal politikaları tanımlama ve kaynak sağlama rolünün yeniden değerlendirilmesini teşvik ettiğini belirterek, ülkeler arasında ekonomik, sosyal ve kültürel hakların gerçekleştirilmesi için zengin ülkelerin düşük gelirli ülkelere yardımcı olma yükümlülüğüne de dikkat çekti.

Krizler, kadın ve kız çocukları üzerinde orantısız etkili oldu

Estrada-Tanck kurula verdiği raporda, yoksulluğun kadın ve kız çocuklarını orantısız bir şekilde etkilediğini belirtti. Covid-19 ve diğer krizlerin sonucu olarak, ülkeler arasında gelir eşitsizliğinde ilk kez bir artış yaşandığı ve kadın ve kız çocuklarının bu durumdan ağır şekilde etkilendiğine değinerek, yoksulluğun, kadın ve kız çocukları üzerinde farklı ayrımcılık ve eşitsizlik biçimleri yarattığına yer verdi.

Raporda, yoksulluk ve toplumsal cinsiyet temelli şiddet arasındaki ilişkiye de dikkat çekildi. Raporda, “Kadın ve kız çocuklarının işyerinde cinsel tacize, evde veya sokakta şiddete maruz kalması, onların emek piyasasına eşit katılımını engelleyebiliyor ve yoksulluk riskini artırıyor” denildi.

Kırgızistan ve Maldivler örneği

Estrada-Tanck, Kırgızistan ve Maldivler’e gerçekleştirilen ziyaretlere değindi. Kırgızistan’da kadınların ekonomik olarak pasif nüfusun yüzde 70’ini oluşturduğunu ve cinsiyetlere dayalı ücret farkının tüm sektörlerde devam ettiğini belirtti. Estrada-Tanck raporunda Maldivler’de ise, kadınların hükümetteki temsilinin yüzde 35 olduğu, ancak kadınların karar alma ve liderlik pozisyonlarında önemli ölçüde eksik olduğunu belirtti.

Raporun ve konuşmanın ardından, oturum devletlerin konu ile ilgili görüşleriyle devam ediyor. Konuyla ilgili oturum süresince sivil toplum kuruluşları da söz alıp görüş bildirecek.

Haber: Rüştü Demirkaya/MA

#Raportörü #Krizlerin #yarattığı #yoksullaşma #çok #kadınları #vurdu

Mahalleliler su sorunu için gittikleri VASKİ’de darp edildiler

Wan’da Kêçanis Mahalle muhtarı ile mahalle sakinleri su sorunun çözümü için gittikleri VASKİ’de polis, müdür ve personeller tarafından darp edildi

Wan’ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesine bağlı Kêçanis Mahallesi sakinleri mahalle muhtarıyla birlikte yaşanan su sorununa çözüm bulmak için Van Büyükşehir Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü’ne (VASKİ) gitti. Sorunlarını ilgili müdürlere aktaran muhtar ve mahalle sakinleri, görevli müdürlerin hakaretine uğradı.

Muhtar ve mahalle sakinlerinin bu duruma tepki göstermesi üzerine olay yerine polis çağrıldı.

Müdür yurttaşlara saldırdı

Tartışmanın büyümesi üzerine VASKİ müdürü, koruma polisleri ve memurlar, muhtar ve mahalle sakinlerini darp etti. Yaşanan saldırı olay yerinde bulunan bir yurttaş tarafından cep telefonuyla kayıt altına alınırken, kayıtta VASKİ müdürünün yurttaşlara saldırdığı görülüyor.

Olaya ilişkin konuşan Mahalle Muhtarı Şakir Taşdemir,  “Köyümüzde yaşanan su sorununa çözüm bulmak için gittiğimiz VASKİ’den darp edilerek dışarı atıldık. Benimle beraber gelen oğluma ve bir köylüye ters kelepçe takıldı” dedi.

Kelepçe takılan iki kişinin daha sonra kelepçeleri açılarak binadan dışarı çıkarıldığı öğrenildi.

WAN

 

#Mahalleliler #sorunu #için #gittikleri #VASKİde #darp #edildiler