Ana Sayfa Blog Sayfa 267

Şenyaşar, 12 yaşındaki Dakak’ın ölümünü Meclis’e taşıdı

Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, zorla gönderildiği kaçak medresenin yakında cenazesi bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın ölümüne dikkati çekerek, ‘Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir’ diyerek MEB’in sorumluluğuna dikkat çekti

Geçtiğimiz günlerde iki defa kaçmasına rağmen ailesi tarafından medreseye geri gönderilen ve zorla gönderildiği kaçak medresenin yakında cenazesi bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın ölümü Meclis gündemine taşındı.

İnsan hayatı bu kadar ucuz olamaz

Konuya dair basın toplantısı düzenleyen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha (Urfa) milletvekilli Ferit Şenyaşar, Dakak’ın şüpheli ölümü ve 14 Haziran 2018 tarihinde aile olarak maruz kaldıkları katliama dikkati çekti. Dakak’ın ölümünden sonra Urfa Valiliği’nin yaptığı, “Kendini asarak intihar etmiştir” yönündeki açıklamaya tepki gösteren Şenyaşar, “Ülkemizde insan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Yaşam hakkı en kutsal haktır. Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir” dedi.

Olacaklardan MEB sorumlu

Riha’da onlarca denetimsiz medrese bulunduğuna dikkati çeken Şenyaşar, “Konuyla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı ve valilikler bundan sonra bu medreselerde meydana gelecek olan vakaların ve ölümlerin birinci sorumluları olacaktır” diyerek konun takipçisi olacaklarını söyledi.

Katliam göz göre göre yaşandı

Ardından Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından iş yerlerine yapılan saldırı sonucu babası ve iki kardeşini kaybettiğini hatırlatan Şenyaşar, katliamın göz göre göre yapıldığını söyledi.

Cezaevindeki her ölüm cinayettir

Son olarak cezaevlerinde tutulan hasta tutukluların durumuna dikkati çeken Şenyaşar, “Cezaevindeki her bir ölüm, bir cinayettir. Bu konuyla ilgili yine Adalet Bakanlığı’na çağrımızı yapıyoruz. Hasta tutuklularla ilgili bir an önce bir düzenleme yapılıp tahliye edilmesini bekliyoruz. Cezaevinde binlerce siyasetçi, gazeteci ve avukat adalet bekliyor. Seçilmiş olan bir milletvekilinin hala cezaevinde tutuklu bulunması Türkiye için bir hukuk ayıbıdır. Meclis’te odamın kapısına adalet yazdım. Bu topraklarda adaletsizliğe uğrayan herkese kapımız açıktır” dedi.

RIHA

#Şenyaşar #yaşındaki #Dakakın #ölümünü #Meclise #taşıdı

Şeyh Said’in mezar yeri için açılan dava reddedildi

Ankara 5’inci İdare Mahkemesi, Şeyh Said ve arkadaşının mezar yerlerinin açıklanması istemiyle açılan davayı reddetti. Konuya dair açıklama yapan Amed Barosu, hukuki mücadelelerinin süreceğini belirtti

Amed Barosu, Şeyh Said Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ile Şeyh Said’in torunu ve vasisi Kasım Fırat, 1925’te 46 arkadaşıyla birlikte idam edilen Şeyh Said’in mezar yerinin açıklanması için İçişleri Bakanlığı’na başvurmuş ancak yanıt alamamışlardı. Bunun üzerine davacılar, Bakanlığın 30 günlük yasal süre içinde talebe cevap vermemesinin başvurunun zımnen reddini anlamına geldiğine işaret ederek, Ankara 5’inci İdare Mahkemesi’ne başvurmuştu.

Karara itiraz edilecek

Ankara 5’inci İdare Mahkemesi ise, İçişleri Bakanlığı’nın Şeyh Said ve 46 dava arkadaşına dair “mezar yerlerine ait arşiv kaydının bulunmadığı” yönünde verdiği beyanlar üzerine davanın reddine karar verdi. Şeyh Said ailesi, mahkeme kararına karşı İstinaf Mahkemesi’ne itirazda bulunacak.

Hukuki süreci devam ettireceğiz

Konuya dair açıklama yapan Amed Barosu, “Mahkeme gerekli araştırmaları yapmaksızın İçişleri Bakanlığının cevabi yazılarında ‘arşiv kayıtlarında bu yönlü bir bilgi ve belgenin olmadığı’ beyanına dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı istinaf başvurusu ile hukuki süreci devam ettireceğiz” dedi.

AMED

#Şeyh #Saidin #mezar #yeri #için #açılan #dava #reddedildi

CHP’nin 81 il başkanından Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması

CHP’nin 81 il başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması yaptı. Açıklamada değişim mesajlarına ilişkin ‘Kalıcı bir değişimi kişiler değil, fikirler ve ilkeler sağlar’ denildi

Ankara’da dün değişim çağrıları ve kurultay gündemi ile basına kapalı toplantı gerçekleştiren CHP il başkanları, toplantı sonrası ortak açıklama yaptı.

81 il başkanının yaptığı ortak açıklamada, “Genel Başkanımızı itibarsızlaştırmaya yönelik yaklaşımları tasvip etmediğimizin de bilinmesini isteriz” denildi.

Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“CHP il başkanları olarak seçimi takip eden süreçte her bir ilimizde değerlendirme toplantıları gerçekleştirdik. Seçim sonuçlarını doğru yorumlayabilmek, dersler çıkarabilmek, önümüzdeki sürece daha güçlü girebilmek için konuşmak yerine bizlere oy versin, vermesin vatandaşlarımızı dinlemeyi tercih ettik ve devamında 21 Haziran Çarşamba günü genel merkezimizde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte kapsamlı ve verimli bir toplantı yaptık.

Düyün-u Umumiye Kabinesinin memleketi Uluslararası tefecilere teslim ettiği bir dönemde, bizler sessizce çalışmalarımızı yürütürken, bir yandan da kamuoyundaki eleştirileri ve talepleri dikkatlice takip ettik.

Değişim mesajlarına cevap

Değişim, albenisi olan sihirli bir sözcüktür. Ancak kalıcı bir değişimi, dönüşümü sağlayacak olan kişilerden ziyade fikirler ve ilkelerdir. Kişi bazlı kurtarıcı söyleminden kaynaklanan, yapısal ve işleyişsel eksikleri içermeyen değişim taleplerinin sağlıklı bir sonuç doğurmayacağı ortadadır.

Destek mesajı

Partimizde Genel Başkanımız dahil hiçbirimiz eleştiriden muaf değiliz. Yapıcı, eksiklerimizi gösteren eleştirilerin başımızın üzerinde yeri vardır, kabulümüzdür. Nitekim toplantımızda bizler il başkanı olarak düşüncelerimizi eleştirilerimizi özgürce dile getirdik. Bununla birlikte seçim süreci boyunca hepimizden daha çok çalıştığının bizzat tanığı olduğumuz Genel Başkanımızı itibarsızlaştırmaya yönelik yaklaşımları tasvip etmediğimizin de bilinmesini isteriz.

CHP yüz yıllık bir ulu çınardır, genel başkanından il başkanına sorumlu bütün mevkilerdeki yöneticilerini örgütlerinin seçtiği köklü bir partidir. Biz il başkanları olarak değişimden yana mıyız? Elbette. Değişim konusunda ‘Örgüt bu konuda ne düşünüyor acaba?’ diye soran olmasa da biliyoruz ki, partimizin tarihsel yolculuğunu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına taşıyacak kadrolar Cumhuriyet Halk Partisi’nde vardır ve davaları için harekete geçmeye hazırdır. Bu bakış açısıyla, kişi merkezli değil, ilke ve program merkezli bir anlayışla yürüteceğimiz kurultay sürecini fiili olarak başlatmış bulunuyoruz.”

HABER MERKEZİ

#CHPnin #başkanından #Kılıçdaroğluna #destek #açıklaması

Öncü kadınların resimleri Taliban tarafından silindi

Afganistan’da ‘Shevgerd’ adlı ressamların oluşturduğu grubun duvarlara çizdiği öncü kadın resimleri Taliban tarafından silindi, yerine Taliban’ı simgeleyen bayraklar, yazılar ve resimler çiziliyor

Afganistan’da aralarından resim bölümünde okuyan öğrencilerin de olduğu kendilerine “Shevgerd” adını verdikleri bir grup ressam kadın, ekonomik zorluklar yaşasalar da kendi imkanlarıyla aldıkları boyalarla duvarlara yaptıkları öncü kadınlarında olduğu resimler, Taliban tarafından silindi.

‘Özgürlüğümüzü satmayız’

Shevgerd grubu, Afganistan Devrimci Kadınlar Birliği kurucusu Meena Keshwar Kamal, Afgan yazar, aktivist ve politikacı Malalai Joya ve Belqis Rewshen’in ve Kabil Üniversitesi’nde 2020 yılında DAİŞ tarafından gerçekleştirilen patlamada hayatlarını kaybeden öğrencilerin portrelerini üniversite duvarlarına çizdi. Bu resimlerin beğenilmesi üzerine para teklif edilen ressamlar “Özgürlüğümüzü para karşılığında satmamalıyız” dedi.

Taliban resimleri çiziliyor

Taliban iktidara geldiği ilk aydan itibaren ‘Shevgerd’ grubunun ressamları ve diğer tüm ressamları tasfiye etmeye başladı. Duvarlardaki resimleri sildi. Şimdiler de ise İran hükümetinin desteğiyle Taliban’ı destekleyen bir grup, Afganistan’da duvarlara Taliban’ı destekleyen bayraklar, yazılar ve resimler çiziyor.

Haber: Bahar Selini / NuJinha

 

 

#Öncü #kadınların #resimleri #Taliban #tarafından #silindi

İmamoğlu’ndan değişim mesajı: Grup toplantısı beklentimi karşılamadı

İBB Başkanı İmamoğlu değişim çağrısını yinelerken ‘Böyle giderse belediyeleri de kaybederiz’ dedi. İmamoğlu ayrıca ‘Grup toplantısı değişim beklentimi karşılamadı’ ifadelerini kullandı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’a Hizmette 4. Yıl” sunumunda bir kez daha ‘değişim’ vurgusu yaptı.

CHP’ye ‘belediyeleri kaybedebiliriz’ mesajı veren İmamoğlu, “Bir bütün olarak kendimizi, partimizi muhalefeti hep birlikte güçlendirmek yeniden inşa etmek ve kazanacak bir modeli hayata geçirmek zorundayız. En acil ve hayati ihtiyaç budur. Sadece vitrinimizi ve söylemimizi değiştirmenin yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Parti içi demokrasi vazgeçilmez prensibimiz olmalıdır. Değişmek zorundayız. Değişime direndiğimiz her dakika toplumla aramızdaki mesafeyi açtığımızı unutmamalıyız” diye konuştu.

İmamoğlu değişim olmazsa belediyelerinde kaybedileceğini vurguladı.

2019 yerel seçimlerdeki zaferini hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Değişim eldekiyle yetinmeme, daha fazlasını istemekle olur. Vakti gelmiş bir değişimin önünde asla durulamaz. 23 Haziran bu gerçeğin kanıtlandığı önemli günlerden biridir. O yüzden demokrasi bayramıdır. Türkiye milli iradeye dayalı yönetim şekli zayıflamış, kutuplaşmış bir durumda. İktidarın en zayıf olduğu dönemde muhalefet olarak seçimi kazanamadık. Vatandaşın değişim talebine ne yazık ki yanıt veremedik. Muhalefetsiz bir otoriterliğe doğru gidiyoruz. Türkiye’nin geleceği CHP’nin değişim iradesine bağlı.”

Bulunduğumuz mevzileri kaybederiz

İmamoğlu, değişim zorunluluğuna işaret ederek “Bu değişimi gerçekleştirmek zorundayız. Bu anlamda üstün bir çabayı ortaya koymak zorundayız. Aksi halde bulunduğumuz mevzileri de kaybederiz. Bu tablo devam ederse, önümüzdeki yerel seçimlerde elde etmeye çalıştığımız üstün başarıyı yakalayamayız, zorluk yaşarız. Değişmek zorundayız. Değişime direndiğimiz her dakika toplumla aramızdaki mesafeyi aştığımızı unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.

Grup toplantısına ilişkin cevap

Gazeteci İsmail Saymaz’ın İmamoğlu’na  “Sizin Kemal beyden Olağanüstü Kurultay’dan aday olmayacağım demesini talep ettiğinizi öğrenmiştim. CHP Genel Merkezi çekilme veya aday olmama yönünde bir mesaj vermediler. Bu durumda siz ne yapacaksınız? Bu tepki karşısındaki yol haritanız ne olacak, CHP kurultayında aday olacak mısınız?” şeklinde soru sordu.

İmamoğlu ise soruya “Genel başkanımızla ilgili çekil vs. gibi tarifler benim adıma kullanılamaz. Böyle bir şey mümkün değil, hadsizlik olur. Bizim değişime dair tariflerimiz olmuştur. Bir süre vermek gibi bir şey mümkün değil ama elbette ki bu haftayı önemsediğimi kendileri biliyor. Sürece dair bir tarif ya da değişimle ilgili konuştuğumuz kavramlara dair bir gelişme beklendiği doğrudur. Ama bu şahsi bir mesele değil toplumsal bir beklentidir. Beklentileri karşılayan bir grup toplantısı olmuş mudur ya da olmamıştır, O tabii CHP’lilerin takdiri. Ama benim Beklentilerimiz karşılamamıştır” şeklinde cevap verdi.

HABER MERKEZİ

#İmamoğlundan #değişim #mesajı #Grup #toplantısı #beklentimi #karşılamadı

Ağır hasta tutuklu Özkan yine tahliye edilmedi

Ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan hakkında yeni düzenlenen sağlık raporunda ceza infazının ertelenmesi istenmesine rağmen tahliye talebi reddedildi

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993’te Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilişkilendirilen hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan’ın yeniden yargılanma kapsamındaki davasının 30’uncu duruşması Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Özkan tutuklu bulunduğu Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nde (SEGBİS) yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı. Duruşma salonunda Özkan’ın oğlu Ahmet Özkan, İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi avukatlarından Yasemin Dora Şeker, Yakup Ataş, Cahit Atak ve Tugay Bek hazır bulundu.

Savcı, Özkan’ın infaz halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşmada yaşananlar:

Avukatlardan Yasemin Dora Şeker, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Lice davasının gerekçeli kararına değinerek, “Suça ve davaya konu edilen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümü ile sonuçlanan 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır ili Lice ilçesinde meydana gelen olaylarda hiç bir surette dosyamız sanığı Mehmet Emin Özkan veya başkaca köylülerin veya yasadışı silahlı örgüt elemanlarının 2 gün süren olaylardan önce, olaylar sırasında veya olaylardan sonra görüldüğüne ve olayları gerçekleştirdiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Aksine Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesi ile ilgili İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dosyada yargılanan sanıklar tarafından organize bir suikast sonucu hayatını kaybettiğine dair değerlendirme ve kabul ediş mevcuttur” diye konuştu.

Tahliye talebi

Yıllarca müvekkilin yargılaması tutuklu olarak yapıldığını, kararın kesinleşmesi üzerine tutukluluk hali hükümlü sıfatına dönüştüğü, ancak yeniden yargılama kararı ile kovuşturma kaldığı yerden devam ettiği için delil araştırması başladığından artık tutukluluk sıfatı aldığını ifade eden Şeker, savunmasında şunların kaydetti: “İlk bakışta bu durum kanuni gibi görünse de artık yeniden yargılama kararı ile tutuklu olan sanığa hükümlü muamelesi yapılması, infazına ara verilmemesi kanuni ve hakkaniyetli olmaktan çıkmıştır. Öncelikle kanuni zorunluluk sebebiyle müvekkilin tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz.”

Öte yandan ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan’a dair hazırlanan son hastane raporunda, tutukluluğun ‘hayati tehlike oluşturduğu için ceza infazının ertelenmesi’ istenmişti.

Özkan hakkında yeni rapor: Hayati tehlikesi var

Tahliye reddedildi

Mahkeme heyeti raporları görmezden gelerek ATK raporunun beklenmesine ve Özkan’ın infazının devamına karar vererek duruşmayı 9 Kasım’a erteledi.

ADANA

#Ağır #hasta #tutuklu #Özkan #yine #tahliye #edilmedi

Licê Katliamı davasının düşürülmesine HDP’den tepki

Licê Katliamı davası sanık askerin ölmesi üzerine düşürüldü. Duruma tepki gösteren HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, ‘İnsanlığa karşı suç niteliğinde olan Lice katliamının tüm failleri üzerindeki siyasi koruma kalkanının kaldırılıp sanıkların yargılanması zorunludur’ dedi

Amed’in Licê ilçesinde 22 Ekim 1993’te 2 yaşındaki çocuğun da aralarında olduğu 14 sivil, bir asker ile Jandarma Bölge Komutanı Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesine dair açılan dava, 30 yıl sonrası cezasızlıkla sonuçlandı.

Davanın cezasızlıkla sonuçlanmasına tepki gösteren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu yazılı açıklama yayıladı. Hukuk Komisyonu Eşsözcüleri Nuray Özdoğan ve Serhat Eren imzalı açıklamada, “Lice Katliam Davası’nın düşürülmesi Kürtlere karşı suçların aklanmasıdır” denildi.

Yargılama yıllarca sürüncemede bırakıldı

Yaşanan olaylara yer verilen açıklamada, “Yaklaşık 20 yıldır tozlu raflara bırakılan dosya, Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca raflardan indirilerek, bir kısım deliller toplanmış, bir kısım tanıklar dinlenmiştir. Lice katliamı mağdurları ve vekilleri tarafından toplanılması talep edilen deliller toplanmamış, insanlığa karşı suç işleyen sanıkların tutuklanması talebi kabul edilmemiş, yargılama sürüncemede bırakılmıştır” denildi.

Sanık aklandı

Katliama karar veren komutanları, askeri ve siyasi failleri, katliama doğrudan katılan diğer failleri görmeyen yargı makamlarının, tek sanık üzerinden davayı sürdürmekte ısrar ettiği vurgulanan açıklamada, bütün delillere rağmen mahkemenin sanığı akladığı ve beraat kararını verdiği belirtildi.

Faillerin cezalandırılması zorunluluktur

“İktidarlar değişse bile değişmeyen cezasızlık politikasındaki ısrar, Türkiye’nin demokratikleşmesi ve hukukun üstünlüğünün sağlanması önündeki en büyük engeldir” denilen açıklamada, evrensel hukuk normları içinde hareket ederek faillerin cezalandırılmasının “lütuf değil zorunluluk” olduğuna vurgu yapıldı.

Yüzleşme çağrısı

90’lı yılların karanlığının hiç bitmediğinin altı çizilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “1990’lı yıllardaki, etnik ve politik soykırım ürünü ağır insan hakları ihlalleri ile yüzleşilmedikçe ve katliamların failleri etkili bir yargılama ile cezalandırılmadıkça demokratik barışçıl bir düzenin kurulması mümkün olmayacaktır. İlgili makamlara bir kez daha sesleniyoruz: İnsanlığa karşı suç niteliğinde olan Lice katliamının tüm failleri üzerindeki siyasi koruma kalkanının kaldırılıp sanıkların yargılanması zorunludur.”

ANKARA

#Licê #Katliamı #davasının #düşürülmesine #HDPden #tepki

Lavrentiev: Astana katılımcıları Moskova’nın yol haritası üzerinde anlaştı

Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentiev, Astana katılımcılarının Moskova’nın hazırladığı ‘yol haritası’ üzerinde uzlaştığını söyledi. Kaynaklar ise henüz bir anlaşmanın olmadığını belirtti

Rusya medyasına göre, Rusya’nın Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentiev, Suriye, İran ve Türkiye, Moskova’nın Şam-Ankara ilişkilerinin normalleşmesi için hazırladığı yol haritasında uzlaştığını açıkladı.

Tüm tarafların yol haritası üzerinde anlaştığı, görüş ve önerilerini sunduğunu belirten Aleksandr Lavrentiev, bunun sağlanması için dengenin gerekli olduğunu ekledi.

Söz konusu yol haritasının pratiğe dökülmesi için zamana ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Lavrentiev, “En önemlisi normalleşme prosedürünün adım adım ileri gitmesi ve gecikmemesi. Tüm taraflar bunun üzerine anlaştı” dedi.

Kommersant ajansına konuşan kaynaklar ise Rusya’nın hazırladığı yol haritası üzerinde şu ana kadar bir anlaşmanın yapılmadığını söyledi.

Kaynak: ANHA

#Lavrentiev #Astana #katılımcıları #Moskovanın #yol #haritası #üzerinde #anlaştı

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı’ndan AB ve BM’ye ‘tutum alın’ çağrısı

Türkiye’nin SİHA saldırısına tepki gösteren Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı, AB ve BM’ye ‘tutum alın’ çağrısı yaptı

Kürt Özgürlük ve Demokrasi İttifakı, Türkiye’nin 20 Haziran’da Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ile gerçekleştirdiği saldırıda Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş, yardımcısı Leyman Şiwêş ve Süryani Fırat Tuma’nın yaşamını yitirmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Amaç statü

Türkiye’nin uzun süredir Kuzey ve Doğu Suriye’ye yeni bir askeri işgal için arayışını sürdürdüğüne vurgu yapılan açıklamada, Qamişlo Kantonu Eşbaşkanı Yusra Derwêş ve yanındakilerin hedef alındığı saldırı sırasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da Rusya, Türkiye, İran’ın garantör olduğu ve Suriye hükümetinin de son dönemde katıldığı “normalleşme” amaçlı toplantının 20’ncisinin yapıldığına dikkat çekildi.

Açıklamada, toplantının olduğu gün saldırının olmasına ilişkin, “Bu durum Türkiye’nin amacının Suriye ve Rojava’da çözüm ve normalleşme olmadığını gösteriyor. Türkiye’nin başından beri ‘çözüm’ olarak anladığı tek şey, bugün Özerk Rojava, yarın Kurdistan Bölgesel Yönetimi’nin statüsüne son vermek” ifadeleri yer aldı.

BM ve AB’ye çağrı

Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği’ne (AB) tutum alma çağrısında bulunulan açıklamada şunlar kaydedildi: “Yapılan saldırı, açıkça ‘güç bende kanun nizam tanımam’ zorbalığı olduğu kadar uluslararası hukukun da ayaklar altına alınmasıdır. Şiddet ve zorbalık yüz yıldır denendi ve çözümsüzlüğü derinleştirdi. Hükümete çağrımız; içeride ve diğer Kurdistan parçalarında Kürt kazanımlarını tanıyarak, halkı ile barışın. Bu halkımızın yararına olduğu kadar Türkiye halklarının da yararınadır. Eğer bin yıllık kardeş isek bunun gereği olarak kardeşlerinizin kazanımlarını tanıyın ve içeride barışçıl demokratik çözümün yolunu açın. BM ve AB’ye de çağrıda bulunuyoruz; Türkiye’nin uluslararası norm ve hukuku tanımayan saldırganlığına karşı tutum alın. Kurdistan’ın dört parçası ile diasporada ki halkımızı, saldırılara karşı Rojava ile dayanışmaya çağırıyoruz. Gün ulusal birlik ve ortak hareket etme günüdür.”

AMED

#Kürt #Özgürlük #Demokrasi #İttifakından #BMye #tutum #alın #çağrısı

Türkiye cinsiyet eşitsizliğinde 146 ülke arasında 129’uncu sırada

Açıklanan Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi verilerine göre Türkiye, 146 ülke arasında 129’uncu sırada yer aldı. Yine verilere göre, ilerlemenin bu hızda devam etmesi hâlinde küresel cinsiyet eşitsizliğinin ancak 131 yılda giderilebileceği tahmin ediliyor

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) 2023 Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’ni yayımladı. Buna göre, 146 ülke arasında 129’uncu sırada yer aldı ve yine ülkelere 0 ile 1 arasında puan verilen endekste, Türkiye’nin puanı 0,638 olarak açıklandı.

Fırsat eşitliğinde 133’üncü!

Açıklanan verilere göre, önceki yıla göre yüzde 0,1 puan düşüş gösteren Türkiye, sıralamada da beş basamak geriledi. Avrasya ve Orta Asya sınıfında yer verilen Türkiye, bu bölgedeki ülkeler arasında sonuncu olurken, kadınların dört ana alandaki durumu ölçülerek belirlenen endekste, Türkiye, “ekonomik katılım ve fırsat” kategorisinde 133’üncü, eğitim seviyesinde 99’uncu, “sağlık ve hayatta kalma” kategorisinde 100’üncü, siyasi imkân bakımındansa 118’inci basamakta yer aldı.

Kadın temsiliyeti 134’üncü!

Endekse göre, Türkiye parlamentodaki kadın sayısı bakımından 110’uncu, yüzde 6’lık kadın bakan oranıyla 134’üncü oldu. Türkiye’de kadınların yerel yönetimlerdeki temsil oranı ise yüzde 10,1.

İş gücüne katılımda 130’uncu!

Yine kadınların iş gücüne katılım oranlarının da gözler öne serildiği verilere göre, Türkiye, kadınların iş gücüne katılım oranında 130’uncu, aynı iş için ücret eşitliğinde 91’inci, tahmini gelirde 128’inci ve yönetici pozisyonlarda bulunma bakımından ise 119’uncu sırada.

Türkiye okuryazarlık oranında 100’üncü, ilkokula kayıtta 80’inci, ortaöğretime kayıtta 107’nci ve yüksek öğretimde 106’ncı olurken sağlıklı yaşam beklentisinde 108’inci sırada yer aldı.

İzlanda ilk sırada yer aldı

Endekt yer alan ülkelere dair bilgiler göre ise, endeksin ilk sırasında bu yıl da İzlanda yer aldı. 2023’te 0,912 puan (Yüzde 91,2) alan İzlanda 14 yıldır ilk sırada bulunuyor. Norveç üçüncü sıradan ikinci basamağa çıkarken Finlandiya üçüncülüğe indi. Dördüncü sıradaki Yeni Zelanda ve beşinci basamaktaki İsveç’i dört sıra yükselen Almanya izledi.

Afganistan son sırada yer aldı

Nikaragua ile Namibya yedinci ve sekizinci sıralardaki yerlerini korurken, ilk 10’daki diğer iki ülke sırasıyla Litvanya ve Belçika oldu. Endeksin son sırasında ise Afganistan yer aldı.

Eşitsizlik ancak 131 yılda giderilebilir

Dünya genelinde küresel cinsiyet uçurumunun kapanma oranının yüzde 68,4 olduğunun belirtildiği endekste, bu oran geçen yıl 68,1’di. Dünya Ekonomik Forumu, ilerlemenin bu hızda devam etmesi hâlinde küresel cinsiyet eşitsizliğinin ancak 131 yılda giderilebileceği tahmininde bulundu.

DIŞ HABERLER

#Türkiye #cinsiyet #eşitsizliğinde #ülke #arasında #129uncu #sırada