Ana Sayfa Blog Sayfa 268

TMMOB’dan Çeşme’nin ranta açılmasına karşı mücadele çağrısı

Çeşme Turizm Projesi’ne tepki gösteren TMMOB, rant ve betonlaşmaya karşı  tüm kurum ve kuruluşları ortak mücadeleye davet etti

Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği (TMMOB) İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile “İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” ilan edilmesine ilişkin Mimarlar Odası İzmir Şubesi binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya TMMOB’a bağlı oda temsilcilerinin yanı sıra kentte bulunan siyasi parti, kurum ve ekoloji dernekleri temsilcileri katıldı.

‘Çeşme Projesi Raporu’

Basın toplantısında konuşan Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi yöneticisi Yusuf Ekici, kararın iptali için yürütülen hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. Konu ile ilgili yayımladıkları “Çeşme Projesi Raporu” dava sürecinde bilirkişi raporları ve bilim insanlarının görüşlerinin ortak olduğunu vurgulayan Ekici, “Bu kararın Çeşme Yarımadası’nda mevcut devletin hüküm ve tasarrufu altındaki alanların tümünü, bölgedeki doğal koruma alanlarının yüzde 70’ini, nitelikli tarım alanları ile zeytinlik alanları, kültürel ve arkeolojik miras alanlarını, yarımadada yerleşim alanları dışında kalan alanların tamamını içeren 16 bin hektarlık devasa bir kamu arazisi. Bu devasa kamu arazisinin ve deniz alanlarının irtifak hakkı sahibine devri karşılığı alınacak bedel kamu harcamaları için kullanılamayacak sadece alanın alt yapı yatırımlarına harcanabilecektir. Yani irtifak bedeli dahi kamuya değil yatırımcının hizmetine sunulacaktır” ifadelerini kullandı.

Mücadele çağrısı

Projeye karşı mücadele vurgusu yapan Ekici, “Kentimizi, Yarımadayı, kamuya ait alanları ranta teslim edecek, halkın girişini engelleyecek, belli bir kesimin zenginleşmesi için önümüze konulan ‘turizm projesi ve kalkınma’ adı altında rant projesine karşı mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşanabilir kentler için; yaşamın bugünü ve geleceği için, yaşamına sahip çıkan, emekten ve doğadan yana tüm kurum ve kuruluşları akıl dışı girişimlere karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz” diye konuştu.

‘Pazarlık konusu değil’

AKP’li Hamza Dağ’ın projenin revize edilmesi yönündeki sözleri sorulan açıklamada TMMOB İKK Sözcüsü Aykut Akdemir, “Bu konuda 3 tane rapor var. Yaptığımız çalıştaylar, sonuç bildirgesi olarak ortada. Akıl, bilim ve teknik üzerinden bir dava sürecimiz var. Korunması gereken alanlar var. Yatak sayısı ile pazarlık etme görevi TMMOB’a ait değil. Biz bu projenin yanında değiliz. Halkın olanın halktan alınmasına itirazımız var. Bu alanların korunması gerektiği için itiraz ediyoruz. Bilirkişi raporları da bizim itirazlarımızı doğrular nitelikteydi. Bu bir pazarlık konusu değildir” yanıtını verdi.

İZMİR

#TMMOBdan #Çeşmenin #ranta #açılmasına #karşı #mücadele #çağrısı

Mahkeme çocuklara yapılan işkencede ‘eziyet suçu’ görmedi

Erzirom’da bir Kuran kursunda 14 çocuğu sistematik işkenceye maruz bırakan 2 sanığa verilen 75 yıl hapis cezası bozuldu. Mahkeme bozma gerekçesi olarak, çocuklara yapılan işkencenin ‘eziyet suçunu oluşturacak nitelikte olmadığı’ savundu

Erzirom’da (Erzurum) 2021’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Hacı Bahattin Evgi Yatılı Erkek Kuran Kursu’nda 14 çocuğu sistematik işkenceye maruz bırakan yurt müdürü Nuhi Karababa’ya “görevi kötüye kullanmak” ve “işkence” suçlamalarıyla 39 yıl, hizmetli Uğur Göngür’e ise 36 yıl hapis cezası verildi.

Mahkeme işkenceyi görmedi

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını bozarak, tekrar geri gönderdi. Yapılan işkencenin eziyet suçunu oluşturmadığını iddia eden İstinaf kararında, “Mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilmiş ise de; bu hususun eziyet suçunu oluşturacak nitelikte süreklilik arz eden sistematik eylemlerin var olduğu kabulünün gerekçesi olamayacağı, mağdurların kovuşturma aşamasında beyanlarında geçen, münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddialarına ilişkin subutu halinde değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eylemin eziyet suçunu oluşturduğundan bahisle, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu” gerekçesini sundu.

Toplumsal baskı yaratıldı

Karara karşı yazılı açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, “Mağdur çocukların beyanları daha önce Çocuk İzlem Merkezi’nde (ÇİM) kamera önünde psikologlar ve savcı huzurunda alınmıştı. Talebimiz doğrultusunda, çocuğun üstün yararı ilkesi gereğince, çocukların tekrar tekrar duruşmaya getirilmemeleri yönünde tarafımızca mücadeleler verilmişse de, işkence suçundan yapılan yargılamada, çocukların tekraren Adli Görüşme Odalarında (AGO) dinlenmelerine karar verilmiş, mahkemenin verdiği bu hatalı karar nedeniyle toplumsal baskı altında kalan bazı veliler ve çocuklar şikayetlerinden vazgeçmişlerdir” denildi.

İşkence meşrulaştırılıyor

İstinaf mahkemesinin “münferit nitelikte olduğu anlaşılan ve eziyet boyutuna varmayan kasten yaralama ve hakaret iddiaları” şeklindeki değerlendirmesinin hukuken son derece yanlış olduğu belirtilen açıklamada, “Zira mahkemenin ‘münferit olaylar’ diyerek masumlaştırdığı durum ileri derecede fiziksel ve psikolojik şiddettir. Erzurum ve çevre illerde daha yoğun olmakla birlikte ne yazık ki birçok kuran kursunda veya benzer dini eğitim görülen yerlerde, çocuklarımızın benzer istismar ve şiddet olaylarına maruz kaldıklarını biliyoruz. Ancak çocuklar ve aileleri şikayet edemiyor veya yoksul ve güçsüz oldukları için şikayetlerinden vazgeçiyorlar. Biz benzer olayların tekrar yaşanmamasını bütün hukukçuların istediğini samimi olarak biliyoruz” ifadelerine yer verildi.

Yasaların çocukların hırpalanmalarını değil, korunmalarını amaçlaması gerektiği ifade edilen açıklamada, “Çocuklarımızın bir kez daha incinmelerine izin vermiyoruz!” denildi.

ERZİROM

#Mahkeme #çocuklara #yapılan #işkencede #eziyet #suçu #görmedi

Emine Ayna hakkında ceza istendi

Kürt siyasetçi Emine Ayna hakkında ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla açılan davada savcı, 5 yıla kadar hapis cezası talebinde bulundu

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Emine Ayna hakkında “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla açılan davanın 5’inci duruşması Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Ayna’nın katılmadığı duruşmada, avukat Resul Temur hazır bulundu. Duruşma, iddia makamının esas hakkındaki mütalaasını sunmasıyla başladı.

Ayna’nın DBP Eş Genel Başkanı olduğu 2013 ile 2016 yılları arasından katıldığı eylem, etkinlik, anma ve televizyon programlarında yaptığı konuşmalarla “örgüt propagandası” yaptığını ileri süren savcı, Ayna’nın cezalandırılması talebinde bulundu. Savcı, Ayna’nın toplum üzerindeki etkisi nazara alınarak verilecek cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesini talep etti. Ayna’nın 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep edildi.

Avukat Temur, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma için ek süre talebinde bulundu. Temur’un talebini kabul eden mahkeme heyeti, duruşmayı 5 Ekim’e erteledi.

AMED

#Emine #Ayna #hakkında #ceza #istendi

Pişder’de Türkiye’ye ait Bayraktar SİHA düştü

Pişder ilçesine bağlı Şerwêti köyünde düşen SİHA’ya ilişkin Pişder Kaymakamı, ‘İnsansız hava aracının Türk devletine ait olduğunu ve güvenlik güçlerinin konuya ilişkin inceleme başlattığını’ söyledi

Federe Kurdistan Bölgesi’nin Pişder ilçesi Kaymakamı Bekir Bayiz, yaptığı bir açıklamayla Pişder ilçesine bağlı Şerwêti köyünde bu sabah Türkiye’ye ait bir insansız hava aracının düştüğünü duyurdu.

Rojnews’te geçen habere göre Bekir Bayiz, düşen hava aracının kullanılamaz hale geldiğini ve güvenlik güçleri tarafından inceleme başlatıldığını söyledi. Bayiz, hava aracının düşmesi nedeniyle herhangi bir can kaybının yaşanmadığı bildirdi.

Ayrıca güvenlik güçlerinin düşen hava aracına ait kalıntılara el koyduğu öğrenildi.

DIŞ HABERLER

#Pişderde #Türkiyeye #ait #Bayraktar #SİHA #düştü

Şenyaşar, 12 yaşındaki Dakak’ın ölümünü Meclis’e taşıdı

Yeşil Sol Parti Riha Milletvekili Ferit Şenyaşar, zorla gönderildiği kaçak medresenin yakında cenazesi bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın ölümüne dikkati çekerek, ‘Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir’ diyerek MEB’in sorumluluğuna dikkat çekti

Geçtiğimiz günlerde iki defa kaçmasına rağmen ailesi tarafından medreseye geri gönderilen ve zorla gönderildiği kaçak medresenin yakında cenazesi bulunan 12 yaşındaki Abdulbaki Dakak’ın ölümü Meclis gündemine taşındı.

İnsan hayatı bu kadar ucuz olamaz

Konuya dair basın toplantısı düzenleyen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha (Urfa) milletvekilli Ferit Şenyaşar, Dakak’ın şüpheli ölümü ve 14 Haziran 2018 tarihinde aile olarak maruz kaldıkları katliama dikkati çekti. Dakak’ın ölümünden sonra Urfa Valiliği’nin yaptığı, “Kendini asarak intihar etmiştir” yönündeki açıklamaya tepki gösteren Şenyaşar, “Ülkemizde insan hayatının bu kadar ucuz olmaması gerekiyor. Yaşam hakkı en kutsal haktır. Bu çocuğun ölümüne sebep olan, ihmali bulunan herkes yargı önünde hesap vermelidir” dedi.

Olacaklardan MEB sorumlu

Riha’da onlarca denetimsiz medrese bulunduğuna dikkati çeken Şenyaşar, “Konuyla ilgili gerekli düzenlemeleri yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı ve valilikler bundan sonra bu medreselerde meydana gelecek olan vakaların ve ölümlerin birinci sorumluları olacaktır” diyerek konun takipçisi olacaklarını söyledi.

Katliam göz göre göre yaşandı

Ardından Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından iş yerlerine yapılan saldırı sonucu babası ve iki kardeşini kaybettiğini hatırlatan Şenyaşar, katliamın göz göre göre yapıldığını söyledi.

Cezaevindeki her ölüm cinayettir

Son olarak cezaevlerinde tutulan hasta tutukluların durumuna dikkati çeken Şenyaşar, “Cezaevindeki her bir ölüm, bir cinayettir. Bu konuyla ilgili yine Adalet Bakanlığı’na çağrımızı yapıyoruz. Hasta tutuklularla ilgili bir an önce bir düzenleme yapılıp tahliye edilmesini bekliyoruz. Cezaevinde binlerce siyasetçi, gazeteci ve avukat adalet bekliyor. Seçilmiş olan bir milletvekilinin hala cezaevinde tutuklu bulunması Türkiye için bir hukuk ayıbıdır. Meclis’te odamın kapısına adalet yazdım. Bu topraklarda adaletsizliğe uğrayan herkese kapımız açıktır” dedi.

RIHA

#Şenyaşar #yaşındaki #Dakakın #ölümünü #Meclise #taşıdı

Şeyh Said’in mezar yeri için açılan dava reddedildi

Ankara 5’inci İdare Mahkemesi, Şeyh Said ve arkadaşının mezar yerlerinin açıklanması istemiyle açılan davayı reddetti. Konuya dair açıklama yapan Amed Barosu, hukuki mücadelelerinin süreceğini belirtti

Amed Barosu, Şeyh Said Eğitim Kültür ve Dayanışma Derneği ile Şeyh Said’in torunu ve vasisi Kasım Fırat, 1925’te 46 arkadaşıyla birlikte idam edilen Şeyh Said’in mezar yerinin açıklanması için İçişleri Bakanlığı’na başvurmuş ancak yanıt alamamışlardı. Bunun üzerine davacılar, Bakanlığın 30 günlük yasal süre içinde talebe cevap vermemesinin başvurunun zımnen reddini anlamına geldiğine işaret ederek, Ankara 5’inci İdare Mahkemesi’ne başvurmuştu.

Karara itiraz edilecek

Ankara 5’inci İdare Mahkemesi ise, İçişleri Bakanlığı’nın Şeyh Said ve 46 dava arkadaşına dair “mezar yerlerine ait arşiv kaydının bulunmadığı” yönünde verdiği beyanlar üzerine davanın reddine karar verdi. Şeyh Said ailesi, mahkeme kararına karşı İstinaf Mahkemesi’ne itirazda bulunacak.

Hukuki süreci devam ettireceğiz

Konuya dair açıklama yapan Amed Barosu, “Mahkeme gerekli araştırmaları yapmaksızın İçişleri Bakanlığının cevabi yazılarında ‘arşiv kayıtlarında bu yönlü bir bilgi ve belgenin olmadığı’ beyanına dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Karara karşı istinaf başvurusu ile hukuki süreci devam ettireceğiz” dedi.

AMED

#Şeyh #Saidin #mezar #yeri #için #açılan #dava #reddedildi

CHP’nin 81 il başkanından Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması

CHP’nin 81 il başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu’na destek açıklaması yaptı. Açıklamada değişim mesajlarına ilişkin ‘Kalıcı bir değişimi kişiler değil, fikirler ve ilkeler sağlar’ denildi

Ankara’da dün değişim çağrıları ve kurultay gündemi ile basına kapalı toplantı gerçekleştiren CHP il başkanları, toplantı sonrası ortak açıklama yaptı.

81 il başkanının yaptığı ortak açıklamada, “Genel Başkanımızı itibarsızlaştırmaya yönelik yaklaşımları tasvip etmediğimizin de bilinmesini isteriz” denildi.

Ortak açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“CHP il başkanları olarak seçimi takip eden süreçte her bir ilimizde değerlendirme toplantıları gerçekleştirdik. Seçim sonuçlarını doğru yorumlayabilmek, dersler çıkarabilmek, önümüzdeki sürece daha güçlü girebilmek için konuşmak yerine bizlere oy versin, vermesin vatandaşlarımızı dinlemeyi tercih ettik ve devamında 21 Haziran Çarşamba günü genel merkezimizde Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte kapsamlı ve verimli bir toplantı yaptık.

Düyün-u Umumiye Kabinesinin memleketi Uluslararası tefecilere teslim ettiği bir dönemde, bizler sessizce çalışmalarımızı yürütürken, bir yandan da kamuoyundaki eleştirileri ve talepleri dikkatlice takip ettik.

Değişim mesajlarına cevap

Değişim, albenisi olan sihirli bir sözcüktür. Ancak kalıcı bir değişimi, dönüşümü sağlayacak olan kişilerden ziyade fikirler ve ilkelerdir. Kişi bazlı kurtarıcı söyleminden kaynaklanan, yapısal ve işleyişsel eksikleri içermeyen değişim taleplerinin sağlıklı bir sonuç doğurmayacağı ortadadır.

Destek mesajı

Partimizde Genel Başkanımız dahil hiçbirimiz eleştiriden muaf değiliz. Yapıcı, eksiklerimizi gösteren eleştirilerin başımızın üzerinde yeri vardır, kabulümüzdür. Nitekim toplantımızda bizler il başkanı olarak düşüncelerimizi eleştirilerimizi özgürce dile getirdik. Bununla birlikte seçim süreci boyunca hepimizden daha çok çalıştığının bizzat tanığı olduğumuz Genel Başkanımızı itibarsızlaştırmaya yönelik yaklaşımları tasvip etmediğimizin de bilinmesini isteriz.

CHP yüz yıllık bir ulu çınardır, genel başkanından il başkanına sorumlu bütün mevkilerdeki yöneticilerini örgütlerinin seçtiği köklü bir partidir. Biz il başkanları olarak değişimden yana mıyız? Elbette. Değişim konusunda ‘Örgüt bu konuda ne düşünüyor acaba?’ diye soran olmasa da biliyoruz ki, partimizin tarihsel yolculuğunu Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına taşıyacak kadrolar Cumhuriyet Halk Partisi’nde vardır ve davaları için harekete geçmeye hazırdır. Bu bakış açısıyla, kişi merkezli değil, ilke ve program merkezli bir anlayışla yürüteceğimiz kurultay sürecini fiili olarak başlatmış bulunuyoruz.”

HABER MERKEZİ

#CHPnin #başkanından #Kılıçdaroğluna #destek #açıklaması

Öncü kadınların resimleri Taliban tarafından silindi

Afganistan’da ‘Shevgerd’ adlı ressamların oluşturduğu grubun duvarlara çizdiği öncü kadın resimleri Taliban tarafından silindi, yerine Taliban’ı simgeleyen bayraklar, yazılar ve resimler çiziliyor

Afganistan’da aralarından resim bölümünde okuyan öğrencilerin de olduğu kendilerine “Shevgerd” adını verdikleri bir grup ressam kadın, ekonomik zorluklar yaşasalar da kendi imkanlarıyla aldıkları boyalarla duvarlara yaptıkları öncü kadınlarında olduğu resimler, Taliban tarafından silindi.

‘Özgürlüğümüzü satmayız’

Shevgerd grubu, Afganistan Devrimci Kadınlar Birliği kurucusu Meena Keshwar Kamal, Afgan yazar, aktivist ve politikacı Malalai Joya ve Belqis Rewshen’in ve Kabil Üniversitesi’nde 2020 yılında DAİŞ tarafından gerçekleştirilen patlamada hayatlarını kaybeden öğrencilerin portrelerini üniversite duvarlarına çizdi. Bu resimlerin beğenilmesi üzerine para teklif edilen ressamlar “Özgürlüğümüzü para karşılığında satmamalıyız” dedi.

Taliban resimleri çiziliyor

Taliban iktidara geldiği ilk aydan itibaren ‘Shevgerd’ grubunun ressamları ve diğer tüm ressamları tasfiye etmeye başladı. Duvarlardaki resimleri sildi. Şimdiler de ise İran hükümetinin desteğiyle Taliban’ı destekleyen bir grup, Afganistan’da duvarlara Taliban’ı destekleyen bayraklar, yazılar ve resimler çiziyor.

Haber: Bahar Selini / NuJinha

 

 

#Öncü #kadınların #resimleri #Taliban #tarafından #silindi

İmamoğlu’ndan değişim mesajı: Grup toplantısı beklentimi karşılamadı

İBB Başkanı İmamoğlu değişim çağrısını yinelerken ‘Böyle giderse belediyeleri de kaybederiz’ dedi. İmamoğlu ayrıca ‘Grup toplantısı değişim beklentimi karşılamadı’ ifadelerini kullandı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’a Hizmette 4. Yıl” sunumunda bir kez daha ‘değişim’ vurgusu yaptı.

CHP’ye ‘belediyeleri kaybedebiliriz’ mesajı veren İmamoğlu, “Bir bütün olarak kendimizi, partimizi muhalefeti hep birlikte güçlendirmek yeniden inşa etmek ve kazanacak bir modeli hayata geçirmek zorundayız. En acil ve hayati ihtiyaç budur. Sadece vitrinimizi ve söylemimizi değiştirmenin yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Parti içi demokrasi vazgeçilmez prensibimiz olmalıdır. Değişmek zorundayız. Değişime direndiğimiz her dakika toplumla aramızdaki mesafeyi açtığımızı unutmamalıyız” diye konuştu.

İmamoğlu değişim olmazsa belediyelerinde kaybedileceğini vurguladı.

2019 yerel seçimlerdeki zaferini hatırlatan İmamoğlu, şöyle konuştu:

“Değişim eldekiyle yetinmeme, daha fazlasını istemekle olur. Vakti gelmiş bir değişimin önünde asla durulamaz. 23 Haziran bu gerçeğin kanıtlandığı önemli günlerden biridir. O yüzden demokrasi bayramıdır. Türkiye milli iradeye dayalı yönetim şekli zayıflamış, kutuplaşmış bir durumda. İktidarın en zayıf olduğu dönemde muhalefet olarak seçimi kazanamadık. Vatandaşın değişim talebine ne yazık ki yanıt veremedik. Muhalefetsiz bir otoriterliğe doğru gidiyoruz. Türkiye’nin geleceği CHP’nin değişim iradesine bağlı.”

Bulunduğumuz mevzileri kaybederiz

İmamoğlu, değişim zorunluluğuna işaret ederek “Bu değişimi gerçekleştirmek zorundayız. Bu anlamda üstün bir çabayı ortaya koymak zorundayız. Aksi halde bulunduğumuz mevzileri de kaybederiz. Bu tablo devam ederse, önümüzdeki yerel seçimlerde elde etmeye çalıştığımız üstün başarıyı yakalayamayız, zorluk yaşarız. Değişmek zorundayız. Değişime direndiğimiz her dakika toplumla aramızdaki mesafeyi aştığımızı unutmamalıyız.” şeklinde konuştu.

Grup toplantısına ilişkin cevap

Gazeteci İsmail Saymaz’ın İmamoğlu’na  “Sizin Kemal beyden Olağanüstü Kurultay’dan aday olmayacağım demesini talep ettiğinizi öğrenmiştim. CHP Genel Merkezi çekilme veya aday olmama yönünde bir mesaj vermediler. Bu durumda siz ne yapacaksınız? Bu tepki karşısındaki yol haritanız ne olacak, CHP kurultayında aday olacak mısınız?” şeklinde soru sordu.

İmamoğlu ise soruya “Genel başkanımızla ilgili çekil vs. gibi tarifler benim adıma kullanılamaz. Böyle bir şey mümkün değil, hadsizlik olur. Bizim değişime dair tariflerimiz olmuştur. Bir süre vermek gibi bir şey mümkün değil ama elbette ki bu haftayı önemsediğimi kendileri biliyor. Sürece dair bir tarif ya da değişimle ilgili konuştuğumuz kavramlara dair bir gelişme beklendiği doğrudur. Ama bu şahsi bir mesele değil toplumsal bir beklentidir. Beklentileri karşılayan bir grup toplantısı olmuş mudur ya da olmamıştır, O tabii CHP’lilerin takdiri. Ama benim Beklentilerimiz karşılamamıştır” şeklinde cevap verdi.

HABER MERKEZİ

#İmamoğlundan #değişim #mesajı #Grup #toplantısı #beklentimi #karşılamadı

Ağır hasta tutuklu Özkan yine tahliye edilmedi

Ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan hakkında yeni düzenlenen sağlık raporunda ceza infazının ertelenmesi istenmesine rağmen tahliye talebi reddedildi

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993’te Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesiyle ilişkilendirilen hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan’ın yeniden yargılanma kapsamındaki davasının 30’uncu duruşması Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Özkan tutuklu bulunduğu Diyarbakır 1 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’nde (SEGBİS) yaşanan sorun nedeniyle duruşmaya katılamadı. Duruşma salonunda Özkan’ın oğlu Ahmet Özkan, İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi avukatlarından Yasemin Dora Şeker, Yakup Ataş, Cahit Atak ve Tugay Bek hazır bulundu.

Savcı, Özkan’ın infaz halinin devamına karar verilmesini talep etti.

Duruşmada yaşananlar:

Avukatlardan Yasemin Dora Şeker, İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Lice davasının gerekçeli kararına değinerek, “Suça ve davaya konu edilen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın ölümü ile sonuçlanan 22 Ekim 1993 tarihinde Diyarbakır ili Lice ilçesinde meydana gelen olaylarda hiç bir surette dosyamız sanığı Mehmet Emin Özkan veya başkaca köylülerin veya yasadışı silahlı örgüt elemanlarının 2 gün süren olaylardan önce, olaylar sırasında veya olaylardan sonra görüldüğüne ve olayları gerçekleştirdiğine dair bilgi bulunmamaktadır. Aksine Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın öldürülmesi ile ilgili İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden dosyada yargılanan sanıklar tarafından organize bir suikast sonucu hayatını kaybettiğine dair değerlendirme ve kabul ediş mevcuttur” diye konuştu.

Tahliye talebi

Yıllarca müvekkilin yargılaması tutuklu olarak yapıldığını, kararın kesinleşmesi üzerine tutukluluk hali hükümlü sıfatına dönüştüğü, ancak yeniden yargılama kararı ile kovuşturma kaldığı yerden devam ettiği için delil araştırması başladığından artık tutukluluk sıfatı aldığını ifade eden Şeker, savunmasında şunların kaydetti: “İlk bakışta bu durum kanuni gibi görünse de artık yeniden yargılama kararı ile tutuklu olan sanığa hükümlü muamelesi yapılması, infazına ara verilmemesi kanuni ve hakkaniyetli olmaktan çıkmıştır. Öncelikle kanuni zorunluluk sebebiyle müvekkilin tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz.”

Öte yandan ağır hasta tutuklu Mehmet Emin Özkan’a dair hazırlanan son hastane raporunda, tutukluluğun ‘hayati tehlike oluşturduğu için ceza infazının ertelenmesi’ istenmişti.

Özkan hakkında yeni rapor: Hayati tehlikesi var

Tahliye reddedildi

Mahkeme heyeti raporları görmezden gelerek ATK raporunun beklenmesine ve Özkan’ın infazının devamına karar vererek duruşmayı 9 Kasım’a erteledi.

ADANA

#Ağır #hasta #tutuklu #Özkan #yine #tahliye #edilmedi