Ana Sayfa Blog Sayfa 282

Halepçe katliamından kurtulanlardan ‘soykırımı tanıyın’ çağrısı

Halepçe kimyasal saldırısından sağ kurtulanlar yaptıkları açıklamada, ‘Halepçe ve Enfal katliamı dosyasının siyasi tartışmalarına karıştırmamaları gerektiğini bildiriyoruz. Soykırım tanımında ayrımcılık yapmayın’ denildi

Halepçe’deki kimyasal saldırıdan sağ kurtulan 31 kişi Halepçe Şehitler Anıtı önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı.

Kimyasal saldırıdan sağ kurtulanlar adına konuşan Aras Abid , “Hükümete katılan partilerin ilk çalışmalarının biz kimyasallardan sağ kurtulanlar için olmasını bekliyorduk. Şehitlerimizin ve yakınlarımızın kanlarının hakkını ödeyemediler. Saldırıdan sağ kurtulanlar için uygulanan sözde hizmetlerin bizimle uzaktan ve yakından alakası yok dedi.

Soykırımı tanıyın

Açıklamanın devamında, “Hükümetten yana hiçbir umudumuz kalmadı. Buradan bir kez daha çağrıda bulunarak, “Halepçe ve Enfal katliamı dosyasının siyasi tartışmalarına karıştırmamaları gerektiğini bildiriyoruz. Soykırım tanımında ayrımcılık yapmayın” denildi.

DIŞ HABERLER

#Halepçe #katliamından #kurtulanlardan #soykırımı #tanıyın #çağrısı

Gazeteci Aygül’e destek: Bu saldırı tüm Tetwan halkına yapılmıştır

Gazeteci Sinan Aygül’e yapılan saldırıya karşı AKP’li Tatvan Belediye başkanını istifaya çağıran Bedlîs Emek Demokrasi Platformu, bu saldırının herkese yönelik olduğu vurgulanarak, saldırıya karşı dayanışma çağrısı yapıldı

Bedlîs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Sinan Aygül’e yönelik yapılan saldırıya tepkiler sürüyor. Bedlîs Emek Demokrasi Platformu, Aygül’e yapılan saldırıya ilişkin Yaşam AVM önünde açıklama yaptı.

Grup adına açıklama yapan Tüm-Bel Sen Bedlîs Temsilcisi Özgür Akbay, “Saldırı sırasında aldığı darbelerin etkisi ile yere düşen Sinan Aygül’e yardıma koşan onurlu Tatvan halkına karşı silah çeken polis memuru E.K. tepki gösterenleri tehdit ederek kamu gücünü kötüye kullanıp olayın planlı organize bir saldırı olduğunu net bir şekilde ortaya koymuştur. Sinan Aygül’e Tatvan belediyesinin taşınmazlarının satışına ilişkin yaptığı haberler sonrasında saldırının yapılması doğrudan basın yayın emekçilerin hedef alındığının açık ve net göstergesidir” diye belirtti.

Bu saldırı hepimize

Bu saldırının sadece kınanarak geçiştirilecek boyutu aştığını, bu durumun kentte sistematik bir hal aldığını söyleyen Akbay, “Ülkede toplumsal karanlığın panzehri basın emekçileridir. Sistemin ‘Adaletsizlik, hukuksuzluk, haksızlık ve yolsuzlukları’ aydınlatan gazetecinin projektörüdür. Basın yayın emekçilerine yapılan her türlü saldırı tehdidin karşında durmaya kararlıyız. Bu saldırı sadece Sinan Aygül’ün şahsına, basın emekçilerine değil aynı zamanda Tüm Tetwan halkına yapılmış bir saldırı girişimidir” dedi.

Belediye başkanın meşruluğu kalmadı

AKP’li belediye başkanını derhal istifa etmesi gerektiğini ifade eden Akbay, “Belediye başkanın halk nezdinde meşrutiyeti kalmadığı gibi Tetwan’da toplumsal barışa zarar verdiği ortadadır. Bu saatten sonra Mehmet Emin Geylani’yi meşru belediye başkan olarak tanımıyoruz. Mehmet Emin Geylani’nin belediye başkanlığı görevden el çektirilerek, hakkında yargılanma süreci başlatılmalıdır. Yine soruşturmanın tarafsız ve adil bir şekilde yürütülmesi beklentimizi buradan ifade ediyoruz” dedi.

Açıklama “Özgür basın susturulamaz” sloganlarıyla sona erdi.

WAN

#Gazeteci #Aygüle #destek #saldırı #tüm #Tetwan #halkına #yapılmıştır

Farqîn’de çocuğu taciz eden fail tutuklandı

Farqîn’de, bir çocuğu bir yıldır taciz, tehdit ve şantaja maruz bırakan Faysal A., tutuklanarak cezaevine gönderildi

Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde bir çocuk, 17 Haziran günü Malabadi Köprüsü’nden şüpheli bir şekilde Dicle Nehri’ne düştü. Çevredeki yurttaşlar tarafından nehirden çıkarılan çocuk, olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye götürüldü.

Bir yıldır taciz, tehdit ve şantaja maruz bırakıldı

İntihar girişiminde bulunduğu iddia edilen çocuğun, polise verdiği ifadesinde kendisiyle aynı lisede okuyan Faysal A. tarafından bir yıldır taciz, tehdit ve şantaja maruz kaldığı belirtildi. Çocuğun ifadesi üzerine Faysal A., jandarma tarafından gözaltına alındı.

Fail tutuklandı

Jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Faysal A., savcılık sorgusu ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

 

#Farqînde #çocuğu #taciz #eden #fail #tutuklandı

Kuraklık nediyle tarihi kilise gün yüzüne çıktı

Meksika’da 16. yüzyılda inşa edilen tarihi Quechula Kilisesi, 1960 yılında yapılan barajla su altına kalırken aşırı kuraklık nedeniyle tekrar gün yüzüne çıktı

Euronews’te geçen habere göre Meksika’da yağışların azalmasıyla beraber 16. yüzyılda inşa edilen tarihi Quechula Kilisesi tamamen görünür oldu.

Baraj yapımı nedeniyle 1960’da sular altında kalan kilise nehrin kurumasının ardından halkın ziyaretçi akınına uğradı.

Son yılların en kurak mevsimini yaşayan Grijalva Nehri, geçimini balıkçılıktan sağlayan halk için üzüntüye neden oldu.

Meteoroloji tahminlerine göre, bölge bir süre daha kuraklıkla boğuşacak ve kısa zamanda sağanak beklenmiyor.

Tarihi kilisenin bu vesileyle birkaç hafta daha ziyaret edileceği bilgisi paylaşıldı.

DIŞ HABERLER

#Kuraklık #nediyle #tarihi #kilise #gün #yüzüne #çıktı

Yıldız’ı ifadeye çağırmayan yargıya Şenyaşar ailesinden tepki

Şenyaşar ailesi, Suruç Devlet Hastanesi katliamını azmettiren AKP’li Yıldız’ı, dokunulmazlığı bitmesine rağmen ifadeye çağırmayan yargıya tepki gösterdi

Emine Şenyaşar hakkında görülecek olan davayı hatırlatarak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a, “Bu adaletsizlik, bu zulüm devam edecekse bakanlar niye değişti?” diye sordu.

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 819’uncu gününde devam ediyor. Aile, anne Emine Şenyaşar’ın rahatsızlığı sebebiyle nöbeti Pirsûs’taki evlerinde sürdürdü.

‘Adalet isteyen anneyi yargılayacak’

Sanal medya hesaplarından Emine Şenyaşar hakkında açılan ve yarın duruşması görülecek olan “hakaret” davasını hatırlatan aile, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Suruç Devlet Hastanesi katliamını azmettirenin, dokunulmazlığı bitmesine rağmen ifadeye çağırmayan yargı; Yarın saat 09.20 adliye önünde adalet isteyen anneyi yargılayacak! Bu adaletsizlik, bu zulüm devam edecekse bakanlar niye değişti?” mesajını paylaştı.

RIHA

#Yıldızı #ifadeye #çağırmayan #yargıya #Şenyaşar #ailesinden #tepki

Dudu Yılmaz’ın faili tutuklandı

Urla’da, Dudu Yılmaz’ı işkence ederek katleden Rıfat Yılmaz tutuklanarak cezaevine gönderildi

İzmir’in Urla ilçesinde bir pansiyonda Dudu Yılmaz’ı işkence ederek katleden evli olduğu Rıfat Yılmaz, dün akşam saatlerinde Konak ilçesinde polislerce gözaltına alındı. İfade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Rıfat Yılmaz, çıkarıldığı hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Ne olmuştu?

İzmir’in Urla ilçesinde 16 Haziran günü bir pansiyonda kalan Dudu Yılmaz’dan 3 gün boyunca haber alamayan pansiyon çalışanları, durumu, polise bildirdi. Olay yerine gelen polis, Yılmaz’ın işkence edilerek katledildiğini belirledi. Yılmaz’ın cenazesi, savcı ve polis incelemesi ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin ardından Yılmaz’’ın cenazesi, ailesi tarafından Kuşçular Deve Deresi Mezarlığı’nda toprağa verildi. Aynı pansiyonda kalan Yılmaz’ın evli olduğu Rıfat Yılmaz’a ise ulaşılamadı.

Dudu Yılmaz, geçtiğimiz yıl Kasım ayında Rıfat Yılmaz’dan boşanmak istediği, bu nedenle 3 buçuk aydır ayrı yaşadığı belirtildi. Rıfat Yılmaz’ın Dudu Yılmaz’la konuşmak için pansiyona çağırdığı kaydedildi.

İZMİR

#Dudu #Yılmazın #faili #tutuklandı

Rosa Kadın Derneği davasında ikinci beraat

Rosa Kadın Derneği davasında ‘örgüt üyesi olma’ iddiasıyla yargılanan derneğin yöneticisi Fatma Gültekin beraat etti

Rosa Kadın Derneği’ne “örgüt ile bağlantısı olduğu” ileri sürülerek üye ve yöneticileri hakkında “örgüt üyeliği” iddialarıyla açılan dava da dernek yöneticisi avukat Elif İpek Tirenç Ulaş’ın ardından derneğin başka bir yöneticisi olan Fatma Gültekin de beraat etti. Derneğin eski Başkanı Ayla Akat ve ondan sonra derneğin başkanlığını yapan, 28. Dönem Amed milletvekili seçilen Adalet Kaya hakkındaki davalar sürerken, Gültekin “eyleminin sabit olmaması” gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Gültekin ve avukatı Şeyhmus Bayhan’ın hazır bulundu. İddia makamı önceki celsede ceza istemiyle verdiği mütalaasını tekrarladı.

Mütalaaya karşı savunma yapan Gültekin, “Yaşadığım süreç kadın kimliğime içinde bulunduğum konumdan dolayıdır. Uluslararası sözleşmelerle kabul görmüş eylem ve etkinliklerden dolayı mevcut dosyada yargılanmaktayım” diyerek beraatını talep etti.

 ‘Dernek yasadışı değil’

Gültekin’in avukatı Şeyhmus Bayhan, müvekkiliyle ilgili iki iddia bulunduğunu bunlardan birinin Rosa Kadın Derneği’nin “yasadışı” olduğu ve bir diğerinin müvekkilinin Bağlar Belediye Meclis üyeliği ve siyasi kimliği olduğunu dile getirdi. Rosa Kadın Derneği’nin yasadışı olmadığını dile getiren Bayhan müvekkilinin suçlandığı 12 eyleme katılmasının ise siyasi kimliğinden kaynaklandığını kaydetti. Müvekkilinin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ndeki açıklama ve etkinlikleri dünyanın her yerinde olduğu gibi Türkiye’de de yapıldığını bu eylemlere katılmanın örgüt çağrısı içermediğini belirtti. Müvekkilinin bu eylemlere örgüt çağrısıyla katılmadığını vurgulayan Bayhan, Rosa Kadın Derneği’nin ise faaliyetlerine devam eden bir dernek olduğunu, hakkında herhangi bir kapatma davasının da bulunmadığını aktardı.

Açık ve gizli tanık beyanlarının doğruyu yansıtmadığını vurgulayan Bayhan, Rosa Kadın Derneği davasında beraat eden Elif İpek Tirenç Ulaş hakkındaki kararı mahkemeye sunarak, müvekkilinin beraatını istedi.

Mahkeme heyeti, Gültekin’in eyleminin sabit olmadığını belirterek, “örgüt üyesi olmak” ve “suçu ve suçluyu övmekten” suçlamalarından Gültekin’in beraatına karar verdi.

AMED

 

#Rosa #Kadın #Derneği #davasında #ikinci #beraat

Yer yarıkları sel sularını yuttu

Türkiye’de iktidar tarım ve su politikalarını yağma anlayışıyla sürdürürken, Konya gibi bölgelerde halkın katılımı da sağlanarak adeta tarım yok edildi.

Uzun yıllardır göller farklı amaçla suları çalınıp su ekosistemi bozulurken, bölge yoğun bir kuraklıkla yüz yüze kalmış durumda. Yeraltı suyunun dizginsizce kullanılması tahıl ambarı olarak nitelenen bölgede tarımı bitirme noktasına getirdi. Tarımda yoğun yeraltı suyu kullanımı sonucu obruklar ve kilometrelerce uzunlukta yarımlar ortaya çıktı. Geçtiğimiz gün yüksek miktarda oluşan yağış da yarıkların suları içine çekmesi yeraltının susuzluğunu gösterdi.

Su dengesi yağışlara bağlı

Konya’da bir süredir devam eden yoğun yağışlarla beraber bazı yerleşim yerlerinde ve arazilerde sel ve su taşkınları meydana geldi. Tarımın yok edilip tarım topraklarının güneş tarlalarıyla işgal edildiği Karapınar ilçesinde sel sularının, yer yarığı içerisinde akıp kaybolması dikkat çekti. Uzmanlar, yer yarıklarının uzun yıllar devam eden kuraklık ve aşırı yeraltı su kaynaklarının kullanımının bir neticesi olduğunu belirtirken, yurttaşlara bu alanlara çok yaklaşmamaları uyarısında bulundu. Kuraklığa bağlı sıkışma ve yeraltındaki yapılardan kaynaklı olarak yüzey yarıklarının meydana geldiğini belirten Konya Teknik Üniversitesi Obruk Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Fetullah Arık, “Konya Kapalı Havzası dışardan herhangi bir akarsuyla beslenmeyen, sadece yağışlarla dengelenen bir su bilançosuna sahip” olduğunu söyledi.

İslik bölgesi kum ocakları

Prof. Dr. Arık, “İslik Yaylası bölgesi Karapınar’ın güneyinde, Hotamış’ın doğusunda bir bölge. Burada da geçmiş yıllarda kuraklık, aşırı su kullanımı nedeniyle çeşitli çaplarda obruklar ve yüzey yarıkları meydana gelmişti. Şu anda suyun yoğun bir şekilde yeraltına gittiği düdenlerin olduğu bölge hemen İslik bölgesinin doğusundaki kum ocaklarının olduğu bölge. Şu anda oradaki çıplak tepelerden meydana gelen yüzey akışı, buradaki düdenlerden yeraltına karışıyor. Yani karstik sistem aslında yüzey ve yeraltı bağlantılı büyük bir sistem. Yeraltına giden sular da tabii ki bu karstik sistem içerisinde daha kuzeye doğru hareket ediyor” dedi.

Aşırı yeraltı suyu kullanımı

Bu bölge içerisindeki yer yarıklarının sadece İslik yöresiyle sınırlı olmadığını belirten Arık, “Karapınar’ın birçok yerinde, geçtiğimiz yıllarda Emirgazi’de yine yaşamıştık. Hemen Konya’nın çevresindeki dağlık alanların sınırlarındaki bölge Yukarı Pınarbaşı, Aşağı Pınarbaşı, Aslım Sanayi Bölgesinde de mevcut. Tabii, havzanın kuzeyinde Yunak, Çeltik, Akşehir bu bölgelerde de yer yarıklarının oldukça yaygın olduğunu görüyoruz. Bu aslında bugün meydana gelmiş olan bir olay değil. Uzun yıllar devam eden kuraklık ve aşırı yeraltı suyu kullanımının bir neticesi” şeklinde konuştu.

Yurttaşlara uyarı

Bölgede bulunan yurttaşlara uyarılarda bulunan Arık, “Vatandaşlar doğrudan izlemek için oraya gitmeseler iyi olur. Çünkü yeraltında boşluğun boyutları net olarak bilinmiyor. Bölge içerisindeki aşırı yeraltı sularının kullanımı, su seviyesindeki oynamaları belirlediği için hem doğal jeolojik etkenler hem de antropojenik etkenlerle burada hem obruk oluşumu hem de yarıkların oluşumu devam ediyor. Şu anki suyun kaçtığı noktayla ilgili düdenle ilgili söylememiz gereken durum ise, vatandaşlarımız uzaktan izleyebilirler ama çok yakınına yaklaşmasınlar çünkü su hareketi ile yeraltında oradaki ince taneli malzemenin hareketlenmesi artacaktır, belki yeni göçükler meydana gelebilecektir. O nedenle mümkün olduğunca yaklaşmamalarını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Yer #yarıkları #sel #sularını #yuttu

Bendimahi Çayı kurudu

Son yıllarda Wan Gölü’ndeki büyük çekilmelere HES ve barajlar neden oluyor. HES’lerin suyunu çaldığı Bendimahi Çayı yaz aylarında kurumaya başlarken, inci kefalinin üreme süreci darbeleniyor

Bendimahi Çayı, kuzeydoğudan topladığı suları Wan Gölü’ne döken ve gölü besleyen en büyük debili akarsuydu. Bendimahi 90 km boyunca hem göle hem de geçtiği coğrafyalara hayat verirken, üzerine inşa edilen 2 HES’le birlikte su yatağı 25 km boyunca susuz bırakılarak enerji üretimine bağlandı. Bu HES’lerle birlikte yaz aylarında kurumaya başladı. Wan Gölü’nün çok değerli endemik türü olan inci kefalinin üreme alanı olan çayın kuruma zamanları ile balıkların üreme amaçlı göç zamanlarının çakışıyor olması inci kefali için yok edici bir etkiyi ortaya çıkardı.

Su birikintilerinde ölüyorlar

Göle dökülen en büyük akarsulardan biri olan ve önceki yıllarda balık yoğunluğunun en fazla olduğu Bendimahi Çayı’nın debisi bu yıl da en az seviyeye düşerken, bu durum yine küresel iklim değişimine bağlanıp HES gerçeği görünmez kılınıyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akkuş, her yıl gürül gürül akan Bendimahi Çayı’nın kuruma noktasına geldiğini belirtti. Akkuş, “Van Gölü’ne dökülen akarsular endemik bir tür olan inci kefallerinin üreme habitatlarını oluşturuyor. İnci kefalinden 20 bini aşkın insan geçimini sağlıyor. Van Gölü’nün tuzlu ve sodalı sularında yaşamını sürdürüyor fakat üremek için akarsulara göç ediyor. Bendimahi Çayı kupkuru, akarsuya balıklar gelemiyor,  yumurtadan çıkan yavru inci kefalleri Van Gölü’ne dönemiyor” diye konuştu.

Nehrin bütünlüğü kayboldu

Akkuş açıklamasının devamında, “Akarsuyun debisi bu mevsimde düştüğü zaman sıcaklık artıyor oksijen miktarı azalıyor ve toplu balık ölümleriyle karşılaşıyoruz. Başta inci kefali olmak üzere buradaki diğer türlerin yaşamlarını devam ettirmesi bu şartlar altında mümkün değil. Göç iki aşamadan oluşuyor. Anaç dediğimiz büyük inci kefalleri üremek için geliyor ve geri dönüyor. Su sıcaklığına bağlı olarak yumurtadan çıkan yavruların göçü başlıyor. Bu çok hassas bir dönem. Yavruların Van Gölü’ne ulaşması için nehir bütünlüğünün tam olması gerekiyor fakat bazı noktalarda bu bütünlüğü tamamen kaybettik. Oluşan gölcüklerde toplanan yavru balıklar artan sıcaklık ve düşen oksijen nedeniyle zor şartlarla karşılaşıyor” dedi.

Bölge yok oluşa bağlanıyor

Wan’ın Muradiye ilçesinde bulunan ve doğa harikası olarak tanımlanan Muradiye Şelalesi’nin aşağı ve yukarı kısmında yer alan Ayrancılar Hidroelektrik Santrali’nin (HES) faaliyete geçmesi ile birlikte suyun akışında azalma yaşanmaya başlarken Bendimahi Çayı yer yer kurumaya başladı ve nihayetinde göle kavuşması tamamen durdu. Ayrıca Bendimahi’nin göle döküldüğü alanda 230 hektar büyüklüğünde binlerce canlıya hayat veren delta var. Bendimahi Çayı’nın yıllık 17.364 ton sediment taşıdığı delta aynı zamanda çok değerli toprak oluşturmaktadır. Bu doğal süreç inşa edilen HES’ler nedeniyle yok oluşa sürüklenirken, dünyada süren ekolojik krizin neden olduğu küresel ısınmanın etkisiyle bölge adeta yok oluşa bağlanmaktadır.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Bendimahi #Çayı #kurudu

Gözaltında köpekli saldırı davasında bilirkişi raporu istendi

Mahkeme, Yılmaz çiftini köpekli işkence ile yaralamaktan yargılanan polis Serdar Gök’ün, köpekli işkenceyi kasten yapıp yapmadığına dair köpek eğitim merkezinden bilirkişi raporu istedi

Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde polis Atakan Arslan’ı öldüren Muhammed Emin Cura’nın yakalanması için 31 Mayıs 2020’de başlatılan operasyon sırasında evlerinin kapısı kırılan Menice ve Şeyhmus Yılmaz çiftinin üzerine köpek salarak, yaralanmalarına neden olan polis Serdar Gök’ün yargılandığı davanın duruşması Diyarbakır 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmada Yılmaz çiftinin avukatları hazır bulundu. Mahkeme başkanı, 19 Mayıs’ta mütalaanın verildiğini hatırlattı. Dosya evrakları arasında köpeğin talimat üzerine saldırıp saldırmadığına dair köpek eğitim merkezinden bilirkişi raporu yer almadığını kaydeden mahkeme başkanı, köpek eğitim merkezinden bilirkişi raporu gönderilmesi için müzekkere yazılmasına karar verdi. Yılmaz çiftinin üzerine köpek salarak, yaralanmalarına neden olan polis Gök hakkında savcı, “kasten yaralama” suçundan 2 ile 6 yıl arasından hapis cezası istemişti.

Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

Menice-Şeyhmus Yılmaz çiftinin üzerine köpek salarak, yargılanan polis Serdar Gök, bu saldırıdan 26 gün sonra yine Amed’de Özgür Kadın Hareketi (TJA) üyesi Sevil Rojbin Çetin’in evine yapılan baskında köpekle işkencede bulundu. Çetin’in şikâyetiyle Gök hakkında Diyarbakır 9’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’nde “basit yaralamadan” dava açıldı. Burada açılan dava da devam ediyor.

AMED

#Gözaltında #köpekli #saldırı #davasında #bilirkişi #raporu #istendi