Ana Sayfa Blog Sayfa 286

TEV-DEM: Türkiye, DAİŞ’lilerin yargılanmasını engellemek için saldırıyor

‘Uluslararası Koalisyon’un saldırılara müdahale etmek istemediğini’ belirten TEV-DEM, Türkiye’nin DAİŞ’lilerin yargılanmasını engellemek amacıyla saldırılarını yoğunlaştırdığını kaydetti

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), Türkiye’nin artan saldırılarına dair yazılı açıklama yaptı. Özerk Yönetim’in Suriye’deki krizin çözümü için 9 maddelik deklarasyon yayımladığını ve DAİŞ üyelerinin yargılanması için karar aldığını hatırlatan TEV-DEM, Uluslararası Koalisyon’un saldırılara müdahale etmek istemediği ve “ahlaki bir tutum” göstermediğini kaydetti.

TEV-DEM, Şam ambargosu altında olan Şehba Kantonu’nun durumuna işaret ederek, “Şu anda Şehba’da istikrarsızlık hakim. Bunun nedeni ise Türk devleti ve çetelerinin bölgede ilan ettiği savaş ve saldırılar. Rusya ve Şam ise Türk devletinin faşizm saldırılarına karşı net tutum göstermiyor” dedi.

Til Rifet Hastanesi’nin bombalanmasının “katliam girişimi” olduğunu kaydeden TEV-DEM, “Buradaki temel amaç ise binlerce hastanın yaşamını tehlikeye atmak, onlara verilen desteği kesmek ve göçe zorlamak. Bu hastane saldırı ve ambargoya rağmen hastalara hizmet eden, acil durumlara müdahale eden tek hastane. Saldırı sonucunda hastanenin çalışması durdu” diye kaydetti.

TEV-DEM açıklamasının devamında, Türkiye’nin DAIŞ üyelerinin yargılanmasını engellemek amacıyla saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM), insan hakları örgütleri ve Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (ICRC) saldırılara karşı sessizliklerini sürdürmesinin halinde yeni bir felaketin önünün açılacağı uyarısı yapıldı.

DIŞ HABERLER

#TEVDEM #Türkiye #DAİŞlilerin #yargılanmasını #engellemek #için #saldırıyor

Kızını sınava yetiştirmek isten baba hayatını kaybetti

Sakarya’da kızını YKS’ye yetiştirmek isteyen Zafer K. trafik kazası geçirdi. Baba hayatını kaybederken sınava girecek olan kızı E.N.K. hastaneye kaldırıldı

Sakarya’nın Akyazı ilçesinde kızını Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) yetiştirmeye çalışırken otomobiliyle duvara çarpan baba hayatını kaybetti, kızı ağır yaralandı.

AA’nın haberine göre Ada Caddesi’nde seyreden Zafer K. idaresindeki otomobil, Kızılcıkorman mevkisinde sağanak nedeniyle su birikintisinin oluştuğu yolda kontrolden çıkarak mezbaha ve canlı hayvan borsasının bahçe duvarına çarptı.

Kazada araç içerisinde sıkışan sürücü ve kızı E.N.K. (16) ağır yaralandı. Ekiplerce araçtan çıkarılan yaralılar, Akyazı İlçe Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Baba hastanede yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamazken, kızı Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Bu arada baba ve kızının YKS’ye yetişmek için sınav merkezine doğru gittikleri öğrenildi.

SAKARYA

#Kızını #sınava #yetiştirmek #isten #baba #hayatını #kaybetti

Gazeteci Aygül’e saldıranlar tutuklandı

Gazeteci Sinan Aygül’e saldıran AKP’li belediye başkanının koruması ve polis memuru tutuklandı

Bedlîs’in Tetwan (Tatvan) ilçesinde AKP’li belediyenin yolsuzluklarını ve arazi satışlarını haberleştiren gazeteci Sinan Aygül, dün belediye başkanının koruması Yücel Baysal ve polis Engin Kaplan’ın saldırısına uğradı. Aygül’e saldıran iki kişi, başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alındı. İki kişi, sevk edildikleri mahkemece “silahla kasten yaralama” suçlamasıyla tutuklandı.

BEDLÎS

#Gazeteci #Aygüle #saldıranlar #tutuklandı

Sudan’da yeni bir ateşkes kararı alındı

ABD ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuğuyla Sudan’da ateşkes kararı alındı

Sudan’da, ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar 3’üncü ayına girerken, ABD ve Suudi Arabistan’ın arabuluculuğunda 72 saatlik ateşkes kararı alındı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklamada, “Suudi Arabistan Krallığı ile ABD, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) temsilcilerinin Sudan genelinde Pazar gününden itibaren 72 saatlik ateşkes için anlaşmaya vardığını duyurur” dedi.

Açıklamaya göre, tüm hareket ve saldırıları durdurmanın yanı sıra iki taraf insani yardımın Sudan’ın her yerine ulaştırılmasına izin vermeyi kabul etti. Ateşkes duyurusu, Hartum’da sivillerin katledildiği hava saldırıları ve çatışmalardan sonra geldi.

2 binden fazla sivil öldürüldü

Cumartesi günü başkent Hartum’un güneyinde düzenlenen hava saldırılarında 5’i çocuk olmak üzere en az 17 sivil hayatını kaybetmişti. Hava saldırılarında 25 ev yıkılmıştı.

ACLED isimli sivil toplum örgütünün son raporuna göre, çatışmaların başladığı Nisan ayı ortasından bu yana Sudan’daki savaş nedeniyle 2 binden fazla kişi yaşamını yitirdi.

DIŞ HABERLER

#Sudanda #yeni #bir #ateşkes #kararı #alındı

Elektrik akımına kapılan çiftçi yaşamını yitirdi

Mêrdîn’de elektrik akımına kapılan 52 yaşındaki çiftçi Davut Yıldırım yaşamını yitirdi

Mêrdîn’in Dêrîk (Derik) ilçesine bağlı kırsal Qesrikê (Ovacık) Mahallesi’nde 52 yaşındaki Davut Yıldırım, sabah saatlerinde sulama kuyusunu kontrol etmek için gittiği tarlada yaşamını yitirmiş halde bulundu.

Edinilen bilgilere göre, eve geri dönmeyen Yıldırım’ı merak eden yakınları, tarlaya gitti. Yıldırım’ı tarlada hareketsiz halde bulunan yakınları sağlık ekiplerine haber verdi. Olay yerinde yapılan müdahalede ise Yıldırım’ın yaşamını yitirdiği belirlendi. Daha sonra Derik Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yıldırım’ın, elektrik çarpması sonucu beyin kanaması geçirdiği ve yaşamını yitirdiği öğrenildi.

Yıldırım’ın cenazesi otopsi için morga kaldırılırken, olayla ilgili inceleme başlatıldı.

MÊRDÎN

#Elektrik #akımına #kapılan #çiftçi #yaşamını #yitirdi

Muğla’da lise öğrencisi Selin Çevik’in intihar ettiği iddiası

Muğla’da lise öğrencisi Selin Çevik’in, intihar ederek yaşamını son verdiği ileri sürüldü

Muğla’nın Menteşe ilçesinde lise öğrencisi Selin Çevik’in (15), ateşli silahla intihar ettiği iddia edildi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Çevik’in cenazesi Adli Tıp Kurumu’na (ATK) kaldırıldı.

Çevik’in Kozağaç Mahallesi’nde defnedilecek.

MUĞLA

 

#Muğlada #lise #öğrencisi #Selin #Çevikin #intihar #ettiği #iddiası

Hesekê’ye ağır silahlarla saldırı

Türkiye ve desteklediği paramiliter gruplar, Hesekê’nin köylerine ağır silahlarla saldırı gerçekleştirdi

Türkiye’nin, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıları devam ediyor. ANHA’nın haberine göre, Türkiye ve desteklediği paramiliter gruplar tarafından Hesekê Kantonu’na bağlı Zirgan ilçesinin kuzeyindeki köyler bombardıman altına alındı.

İlçeye bağlı Bobî ve Um Heremlê köylerinin ağır silahlarla bombalandığı belirtildi.

DIŞ HABERLER

#Hesekêye #ağır #silahlarla #saldırı

Şenyaşar ailesinden Bakan Tunç’a: İcraat bekliyoruz

Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesabından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a ‘İcraat bekliyoruz’ diyerek seslendi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 818’inci gününe girdi. Aile, hafta sonu olması sebebiyle nöbete Pirsûs’taki evlerinde devam etti.

Aile, sanal medya hesabından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a seslenerek, “Zulmün bitmesi, adaletin tecellisi, yalan ve iftiranın son bulması için hakikat mücadelemiz; hak yerini bulana kadar devam edecek! Yeni Adalet Bakanından icraat bekliyoruz” paylaşımı yaptı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesinden #Bakan #Tunça #İcraat #bekliyoruz

Hasta tutuklu Abdulkadir Kuday ‘ölümün kıyısında’

Ağır hasta tutuklu Abdulkadir Kuday’ın sağlık durumuna ilişkin konuşan Salih Kuday kardeşinin durumuna ilişkin ‘Abdulkadir ölümün kıyısında’ dedi

Mêrdîn’de 6-8 Ekim 2014 Kobanê eylemleri sırasında gözaltına alınarak tutuklanan Abdulkadir Kuday, Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Ardından Tekirdağ T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Kuday, 6 yıl kaldığı Tekirdağ’da sağlık sorunları yaşamaya başladı. Yaklaşık 4 yıl boyunca hastane sevkleri yapılmayan Kuday için siyasi partiler ile insan hakları örgütlerinin girişimlerinin ardından ancak hastane sevki yapılan Kuday’a, 2021 yılında bel fıtığı teşhisi konuldu. Bunun üzerine Haziran 2021’de bel fıtığı ameliyatı yapılan Kuday’a, 3 ay sonra rahatsızlığının devam etmesiyle yanlış teşhis konulduğu ortaya çıktı.

Yatalak oldu

Tekrar yapılan muayeneler ve tetkikler sonucunda sinir sisteminin uyarılar gönderememesine neden olan ALS hastası olduğu ortaya çıkan Kuday, kısmi felç geçirdi ve ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi. Bunun üzerine Kuday, Ocak 2022’de Metris R (Rehabilitasyon) Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Daha önce girdiği açlık grevleri sonucunda mide hastalıkları da ortaya çıkan Kuday, bir süre sonra yatalak duruma düşerek, yaşamını tek başına idame edemez hale geldi.

Engelli bir tutuklu ile aynı koğuşta

Şimdi kendisi gibi Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde tutuklanan yüzde 93 engelli olan tekerlekli sandalyede hayatını sürdüren Serdar Yıldırım ile aynı koğuşta olan Kuday’ın hastalığı her geçen gün ağırlaşıyor.

Revire bile götürmediler

MA’dan Ahmet Kanbal’a konuşan Abdulkadir Kuday’ın ağabeyi Salih Kuday, kardeşinin gözlerinin de yeteri kadar görmediğini aktararak, “Şu an en büyük sorunu mide sorunudur. İki aydır hastaneye götürülmüyor. Kardeşime ilk gün ALS teşhisi konulsaydı, belki bu hale gelmeyecekti. Hastalığı bu kadar ilerlemeyecekti. Yaklaşık 4 yıl revire bile götürmediler. Cezasının onanmasının ardından tek başına hücrede tutuluyordu. Başvuru yaptık ve ihtiyaçlarını karşılayamadığını söyledik. Elleri de yeteri kadar çalışmıyordu. Ayakları da tutmuyordu. Tekerlekli sandalyede yaşayan, felç olan bir arkadaşının yanına verdiler” dedi.

Ölümün kıyısında

Kardeşinin “ölümün kıyısında” olduğunu ve son günlerini ailesi ile geçirmesini istediklerini kaydeden Kuday, hasta tutuklular açısından toplumsal olarak eksik kaldıklarını dile getirdi. Kardeşinin yaşadıklarının PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecritle bağlantılı ifade eden Kuday, “Başta belki tecrit sadece İmralı’da uygulanıyordu ama sonrasında bütün cezaevlerine yayıldı. Sadece AKP-MHP değil, bizler de kendi ellerimizle cezaevlerini tecrit ettik. Onları dört duvar arasında yalnız bıraktık. Tecrit sadece İmralı Cezaevi’nde değil, bütün cezaevlerinde uygulanıyor. Bu tecrit de ancak eylem halinde olarak kırılabilir. Onların sesleri, çığlığı olabilirsek tecrit kırılabilir” diye belirtti.

MÊRDÎN

#Hasta #tutuklu #Abdulkadir #Kuday #ölümün #kıyısında

Ana Guelbenzu: Türkiye’de demokrasi açısından İmralı bir sınavdır

İmralı Cezaevi’ne yaklaşımın Türkiye’de demokrasi ve insan haklarının korunması açısından bir sınav niteliği taşıdığını belirten avukat Altamira Ana Guelbenzu, ‘Kürt sorununun çözümü için Öcalan’ın özgürlüğü kaçınılmazdır’ dedi

Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Avukatlar Birliği (ELDH) ile Uluslararası Hukuk ve Demokrasi Derneği (MAF-DAD) ile AP’nin Sol Parti (Die Linke), Sosyalistler ve Demokratların İlerici İttifakı (S&D) işbirliğiyle “Türkiye’de Hak ve Özgürlükler: Hukuk, Cezaevleri ve Kürt Sorunu” başlıklı bir konferans yapıldı. Konferansta Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını uygulamadığı, Kürt sorununun ve bu bağlamda PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak tecridin derinleşerek tüm topluma yayıldığı ele alındı. Bununla birlikte siyasallaşan yargı mekanizmaları, basın üzerindeki baskılar ve Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi’nin (CPT) sessizliği konferansın gerçekleşen oturumlarının diğer bir gündemini oluşturdu. Konferansın katılımcılarından olan ve uluslararası tecrit delegasyonunda da yer alan Avukat Altamira Ana Guelbenzu, mutlak tecrit ve Kürt sorununa yansımalarını Jinnews’e anlattı.

Amaç ihlalleri duyurmaktı

Avrupa Parlamentosu’nda “Türkiye’de Hak ve Özgürlükler: Hukuk, Cezaevleri ve Kürt Sorunu” konferansını gerçekleştirmelerinin temel nedeninin Türkiye’nin Kürtlere yönelik hak ihlallerini duyurmak olduğunu ifade eden Guelbenzu, “Bu konferansa ihtiyaç vardı çünkü Avrupa ve uluslararası kurumlar, Türkiye’nin hak ve özgürlükler, özellikle de Kürt sorunu ile ilgili mevcut durumunu duyması gerekiyordu. Bununla beraber kurumları harekete geçirmeye ihtiyacımız vardı. Türkiye’deki siyasi tutukluların durumunun iyileştirilmesi ve hukuka aykırı durumun düzeltilmesi için Avrupa kurumlarının Türkiye’ye baskı yapması zorunlu bir gerekliliktir” dedi.

Türkiye’de yargı sisteminin tarafsızlığında ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Guelbenzu, burada önemli bir tarafsızlık eksikliği olduğunun altını çizdi.

‘Sonraki adımlar tartışılmalı’

İmralı sistemindeki hukuksuzluğun Türkiye’de demokrasi ve uluslararası kurumlar için bir sınav niteliği taşıdığının altını çizen Guelbenzu, CPT’nin tavsiyelerinin dahi uygulanmadığını hatırlattı. İmralı Cezaevi yaklaşımı ve cezaevindeki hukuki ve siyasi uygulamalar, Türkiye’de demokrasi ve insan haklarının korunması açısından bir sınav niteliğinde olduğunu belirten Guelbenzu, “CPT’nin Eylül 2022’deki son ziyaretine ilişkin raporunun yayınlanmamasının nedeni olarak uygulanan zararlı politikalar üzerinde uluslararası gözlerin yani takipçilerin bulunmaması ve uluslararası toplumun sessizliği ve cehaletinin olduğunu varsayabiliriz. Türk hükümeti, CPT’nin 2019’un son raporundaki tavsiyelerini dahi uygulamadı. Bu nedenle, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi sonraki adımları tartışmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘Umut hakkı geçersiz kılınıyor’

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, “Öcalan No 2” kararını hatırlatan Guelbenzu, şöyle devam etti: “Bu, mahkumların örgütlenmesine izin verilmesini, avukatlara ve aileye erişim hakkını, cezaevi koşullarına itiraz etmek için etkili yasal yolları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. Maddeye aykırı olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının kaldırılmasını içeriyordu. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre, tutsakların özgürlük içinde bir yaşam beklentisi olmalıdır. Sayın Öcalan örneğinde Türkiye ‘umut hakkı’nı geçersiz kılmaktadır. Sayın Öcalan neredeyse 1999’dan beri tam bir tecrit sisteminden mustarip. Sayın Öcalan’dan duyduğumuz son haber ve bilgi 25 Mart 2021’de kardeşiyle yaptığı telefon görüşmesiydi, bu uluslararası insan hakları standartlarında kabul edilemez.”

‘Çözüm İmralı’da’

Mevcut Kürt sorununun çözümünün İmralı’dan geçtiğinin altını çizen Guelbenzu, sorun çözülmeden Türkiye’nin hayal ettiği Avrupa Birliği’ne girmesinin mümkün olmadığını söyledi. Kürt sorununun, Öcalan’a yönelik tecritle tamamen ilişkili olduğunu belirten Guelbenzu, “Kürt sorununun barışçıl ve siyasi çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi için Öcalan’ın özgürlüğü kaçınılmazdır. Seçimlerden sonraki bu yeni tabloyla birlikte, Avrupa ve Uluslararası toplum, bu sürecin bir parçası olmalı ve sadece kınamakla kalmayıp, etkili bir şekilde çözüm için baskı yapmalıdır. Tecrit bir işkence biçimidir. CPT ve Avrupa kurumları, İmralı Cezaevi’ndeki durumun değişmesini sağlamak ve bu mutlak tecrit uygulamasına son vermek zorundadır” şeklinde konuştu.

Haber: Melek Avcı / JinNews

#Ana #Guelbenzu #Türkiyede #demokrasi #açısından #İmralı #bir #sınavdır