Ana Sayfa Blog Sayfa 290

İşkence ile katledilen Ali Uygur’un faillerini sordular

İHD, Mersin’de gözaltına alındıktan 53 gün sonra Kimsesizler Mezarlığında işkence sonucu katledilmiş cenazesi bulunan Ali Uygur’un faillerini sordu. Açıklamada, ‘Devletin bazı görevlileri yine suçüstü yakalanmışlardı ama 12 Eylül askeri darbesinin karanlığında bu dosya da açılmadan kapatıldı’ dedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, 2 haftada bir “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” talebiyle gerçekleştirdiği eylem için bugün bir kez daha Konak Eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. Bu haftaki eylemde Eylemde, 1 Temmuz 1980 yılında gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Ali Uygur’un akıbeti soruldu.

‘İnşallah ölmüştür’ dediler

Uygur’un hikayesini okuyan İHD İzmir Şube Yöneticisi Ahmet Çiçek, Uygur’un, Adana’nın Pozantı ilçesinde trenle yolculuk yaparken Mithat Nisan, Mahir Keçeci ve Özcan Fedakâr ile birlikte gözaltına alındığını aktardı. Gözaltına alınanların Adana Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğünü belirten Çiçek, “Ali Uygur Mersin Emniyet Müdürlüğü’nün talebi üzerine Mersin’e getirildi. Uygur’dan dokuz gün boyunca haber alınamadı. 10 Temmuz günü anne Hatice Uygur, iki kızı ve Demokrat Gazetesi muhabiri Vahap Şehitoğlu ile birlikte; Mersin 1. Şube Müdürü Ömer Güneş ve Yardımcısı Hanefi Avcı ile görüştü. Anne, oğlunun hayatından endişe ettiğini belirtti. Yanıt çok sertti: ‘Oğlun Demirtaş Mahallesi’nde bir operasyon sırasında 9 Temmuz’da kaçtı. Ama inşallah ölmüştür” ifadelerini kullandı.

Ayakkabılarını gösterdiler

Ailenin olayla ilgili devlet makamlarına sayısız dilekçe verdiğini belirten Çiçek, aynı tarihlerde Mersin Birinci Şube’de başka bir suç iddiasıyla gözaltında bulunan Haşim Aslan’ın sorgu hakimliğinde Ali Uygur’un gözaltında öldürüldüğünü ve tanıklık yapmak istediğini beyan ettiğini kaydetti. Bu beyan üzerine Haşim Aslan’ın Sinop Cezaevi’ne nakledildiğini dile getiren Çiçek, “Ali Uygur’la birlikte gözaltına alınanlara dönemin Siyasi Şube Komiseri Hanefi Avcı tarafından o unutulmaz soru soruldu ‘Bu ayakkabının sahibini tanıyor musun’ Avcı, gözaltında direniş gösteren herkese ‘konuşmazsanız sonunuz Ali Uygur gibi olur, ayakkabılarınız burada kalır’ demişti” diye belirtti.

Mezardan parçalanmış bedeni çıktı

12 Eylül öncesi Mersin’deki bütün siyasi yapıların Ali Uygur için sokağa çıktığını söyleyen Çiçek, Uygur’un günler sonra kimsesizler mezarlığında bulunduğunu belirtti. Çiçek, “Mezar kazıcıları; Ali Uygur’u fotoğrafından teşhis eder cesedinin polisler tarafından getirildiğini ve defnedildiğini, ancak; gösterdikleri mezarın denizde boğulan Ali Bütün adına kayıtlı olduğunu söylerler. 22 Ağustos 1980’de Ali Bütün adına kayıtlı kimsesiz mezarı, hâkim huzurunda açıldı ve mezarda yatan kişinin 53 gün önce gözaltına alınan Ali Uygur’un işkenceyle parçalanmış bedeni olduğu annesi tarafından teşhis edildi. Devletin bazı görevlileri yine suçüstü yakalanmışlardı ama 12 Eylül askeri darbesinin karanlığında bu dosya da açılmadan kapatıldı” diye konuştu.
Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.

İZMİR

#İşkence #ile #katledilen #Ali #Uygurun #faillerini #sordular

Amed Tabip Odası Diken’i mezarı başında andı

Amed Tabip Odası eski Başkanı doktor İlhan Diken, ölümünün 9’uncu yılında mezarı başında anıldı

Amed Tabip Odası eski başkanlarından Doktor İlhan Diken ölümünün 9’uncu yıldönümünde Yeniköy Mezarlığı’ndaki mezarı başında anıldı. Anmaya, Diken’in ailesi, İstanbul Tabip Odası, Amed Tabip Odası, Türk Tabipler Birliği üyeleri, Toplum Hekim Dergisi, Semsûr Tabip Odası,  Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) üyeleri katıldı.

 ‘İzinde yürümeye devam edeceğiz’

Anmada konuşan Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan, Diken’in duruşundan taviz vermediğini söyledi. Turan, “İlhan abi hekimlik değerlerinin savunucusu olmuştur, savaşın olmadığı bir ortamda, anadilde sağlık hizmetlerinin ulaşılabilir olması için çabaladı“ dedi.

TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut ise Diken’in yaşamı boyunca bu coğrafyadaki haksızlıkları, sorunları dile getirmekten vazgeçmediğini belirtti. Bulut, “Onu saygıyla anıyoruz ve anmaya da devam edeceğiz. Hekimlik yeminimize bağlı kalarak onun izinde yürümeye devam edeceğiz” ifadelerinde bulundu.

Ardından konuşanlarda İlhan Diken’i anarak yaşatacaklarını söyledi. Anma Diken’in mezarına karanfil bırakılmasıyla son buldu.

AMED

#Amed #Tabip #Odası #Dikeni #mezarı #başında #andı

İran’da eylemler sürüyor: Üniversite bahçesinden 10 öğrenci kaçırıldı

İran’da devam eden halk ayaklanmasına destek veren ve zorunlu başörtüyü protesto eden üniversite öğrencilerinin bu sabah gözaltına alındığı ve bilinmeyen bir yere götürüldüğü belirtildi

İran ve Rojhilat’tan Eylül ayında başlayan halk ayaklanması devam ediyor. Direnişe karşı İran hükümetine bağlı güçler ise baskı, şiddet kullanarak çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Tutuklamaların da yoğun yaşandığı ülkede şimdiye kadar birçok kişi de idam edildi .

NuJINHA’da yer alan habere göre, Tahran Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri, zorunlu peçe ve başörtü dayatmasını protesto etmek amacıyla 14 Haziran akşamı oturma eylemi düzenledi.

Bilinmeyen bir yere götürüldüler

Eylem düzenleyen öğrencilerden 10’unun bu sabah üniversite kampüsü bahçesinde üniformalı kişiler tarafından gözaltına alınarak plakasız bir minibüsle bilinmeyen bir yere götürüldüğü öğrenildi. Ayrıca üniversite önüne ise İran Özel Kuvvetleri’nin konuşlandırıldığı belirtiliyor.

Açı bırakıldılar

İranlı Öğrenciler Birliği Konseyi oturma eylemine dair hazırladıkları raporda, “Üniversitenin suyu kesildi ve diğer öğrencilerin eylemci öğrencilere su ve yiyecek getirmelerine izin verilmedi. Eylemci öğrencilerin tuvaleti kullanmalarına bile izin verilmedi” denildi.

DIŞ HABERLER

#İranda #eylemler #sürüyor #Üniversite #bahçesinden #öğrenci #kaçırıldı

Wan’da yayla kavgası: En az 7 yaralı

Miks ilçesinde 8 mahallenin çobanları arasında başlayan tartışma kısa sürede büyürken, kavgada 7 kişi yaralandı. Köylere giriş çıkışlar yasaklandı

Wan’ın Miks (Bahçesaray) ilçesinde bulunan kırsal Kisor, Arnas, Novî, Raman, Eskincas, Kincas, Ağin ile Arinç mahallelerinin çobanları arasında yaylada hayvan otlatılması nedeniyle tartışma çıktı.

Tartışma bir süre sonra kavgaya dönüşürken, kavgaya mahalle sakinlerinin de dahil olmasıyla olay büyüdü. Kavgada en az 7 kişinin yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, 8 mahalle arasında yaylada hayvanların otlatılması nedeniyle uzun yıllardır yaşanan sorunlar zaman zaman kavgaya dönüşüyor. Son bir hafta büyüyen tartışmalar 8 mahalleyi karşı karşıya getirdi.

Köye girişler yasaklandı

Mahalle sakinleri, “Sabah saatlerinde köylerin çobanları kavga etmişler. Köylüler de buna dahil olunca kavga büyümüş ve şuan en az 7 kişi yaralı. Helikopterler şuan yaralıları almaya geldi, askerler de köylere girişi yasakladı” bilgisini paylaştı.

Kaynak: MA

#Wanda #yayla #kavgası #yaralı

İsviçre Parlamentosu’nda Kürt gazeteciler önergesi ve hükümete ‘tavır al’ çağrısı

Türkiye’de Kürt basını, insan haklarını savunucular ve sanatçılara yönelik baskılara dair İsviçre Parlamentosu’na soru önergesi veren Fehlmann, Federal Hükümete ‘tavır alın’ çağrısı yaptı

Sosyalist Parti İsviçre Federal Parlamentosu üyesi Rielle Laurence Fehlmann, sunduğu soru önergesi ile Kürt basınına yönelik baskıları Parlamento gündemine taşıdı.

Fehlmann, soru önergesinde Türkiye’de ifade özgürlüğünün tehdit altında olduğunu, iktidarın politikalarını eleştiren gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, insan hakları savunucularının gözaltı-tutuklama ile karşı karşıya olduğunu belirtti. Önergede, Federal Hükümetin bu hukuksuz uygulamalar karşısında tavır alması gerektiği ifade edildi.

Fehlmann’ın soru önergesinde şunlar belirtildi:

“Türkiye’de ifade özgürlüğü giderek artan bir şekilde tehdit altındadır. Hükümeti eleştiren gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, insan hakları savunucuları kovuşturma, adli soruşturma, sindirme ve sansür riskiyle karşı karşıyadır.

Son dönemde Türkiye’nin 21 güney ve doğu ilinde 110 gazeteci, akademisyen, sanatçı, hukukçu ve siyasetçi tutuklandı. BM, Avrupa Konseyi, Sınır Tanımayan Gazeteciler ve Uluslararası Af Örgütü dahil olmak üzere birçok uluslararası kuruluş, ülkede hüküm süren baskıyı ve ifade özgürlüğü eksikliğini uzun süredir kınadı. Bu baskı özellikle Kürt gazetecileri etkiliyor. Türkiye, dünya basın özgürlüğü endeksinde 180 üzerinden 149. sırada yer alıyor.

Erdoğan hükümeti baskıyı artırıyor ve bir korku iklimi sürdürüyor; bu, özellikle de medeni hakların sakin bir şekilde uygulanmasını ciddi şekilde engelleme riski taşıyor, özellikle de güney bölgelerinde yaşayan halklar için korkunç depremdir.

Bu endişe verici durum karşısında Federal Konsey, Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere saygı göstermesi, basın özgürlüğünü ve demokratik özgürlükleri yeniden tesis etmesi ve fikirleri nedeniyle keyfi olarak hapsedilen gazetecileri ve diğer kişileri serbest bırakması için Türk hükümetine çağrıda bulunmak üzere müdahalede bulunacak mı?”

‘Dayanışma içinde olacağız’

Denis de la Reussille

İsviçre İşçi Partisi Federal Parlamento üyesi ve İsviçre Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Denis de la Reussille de Kürt basınına yönelik baskıları kınadı. ANF’ye konuşan Reusille, “Bu durumu, Erdoğan hükümetinin zayıflığı ve gazetecilerden duyduğu korku ile açıklayabilirim. Erdoğan’ın seçim öncesi gazetecilere dönük baskıları artırması seçimlerden alacağı sonuçtan duyduğu korkuyu gözler önüne seriyor. Bu anlamda muhalif gazetecilere ve muhaliflere dönük baskıları artırdı” dedi.

“Özellikle yaşanan acı depremin ardından bölgede yaşanan ihlaller, yolsuzluklar ve depremle birlikte ortaya çıkan bilançoda hükümetin sorumluluğu üzerine çalışan gazetecilere dönük baskılara tanıklık ettik” vurgusunda bulunan Reussille, “Deprem bölgesinde çalışan gazeteciler ya tehdit edildi ya da onların çalışmaları engellendi. Tüm bunlar ve muhalif gazetecilere dönük baskılar Erdoğan hükümetinin zayıflığının ve duyduğu endişenin göstergesidir. Dayanışma içinde olacağız” diye konuştu.

Kaynak:ANF

#İsviçre #Parlamentosunda #Kürt #gazeteciler #önergesi #hükümete #tavır #çağrısı

Cumartesi Anneleri bir kez daha gözaltında

Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda yapmak istediği basın açıklaması yine polis tarafından engelledi. HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Yeşil Sol Parti Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in de katıldığı eylemde çok sayıda kişi gözaltına alındı

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri, 951’inci hafta eylemlerinde de yine polis tarafından engellendi.

Anayasa Mahkemesi’nin Galatasaray’daki oturma eylemlerinin yasaklanmasıyla ilgili verdiği “ihlal” kararının ardından Cumartesi Anneleri, 10 haftadır her cumartesi günü Galatasaray Meydanı’nda karanfil bırakarak basın açıklaması yapmak istiyor. Ancak abluka kalkmadığı gibi gelen insan hakları savunucuları da gözaltına alınıyor.

Bu haftaki eyleme HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Cengiz Çiçek de katıldı.

10 haftadır polis saldırısına maruz kalan Cumartesi Anneleri bu hafta da gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor….

#Cumartesi #Anneleri #bir #kez #daha #gözaltında

Öncü’nün faillerini sordular: Vücudunda işkence izleri vardı ama inkar ettiler

Amed’de kayıp yakınları ve İHD, adalet arayışlarının 749’uncu haftasında 30 yıl önce gözaltına alındıktan sonra katledilen Mehmet Sıddık Öncü’nün faillerini sordu. Öncü’ye dair verilen bilgide, vücudunda işkence izleri olmasına rağmen işkencenin inkar edildiği belirtildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları he hafta yaptıkları “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eylemlerinin 749’uncu haftasında da Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı’ndaki Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi.

Öncü’nün failleri soruldu

Bu haftaki eylemde 21 Haziran 1993’de Amed’in Çınar ilçesine bağlı Qerqatê (Dikmetaş) köyünde gözaltına alınan ve katledilen Mehmet Sıddık Öncü’nün failleri soruldu.

30 yıldır ‘kayıpları’ arıyoruz

Açıklamada söz alan İHD Amed Şube Yönetim Kurulu üyesi Ercan Yılmaz, 90’lı yıllarda birçok yurttaşın kaybettirildiğine işaret ederek, bu faillerin bulunması ve yargılanması için 30 yıldır adalet arayışı ve mücadelesi sürdürdüklerini ifade etti. Faili meçhul olayların aydınlatılması ve faillerin yargılanması için Amed, İstanbul, İzmir ve Êlih’te (Batman) eylemlerini sürdürdüklerini vurgulayarak,” 30 yıldır kayıp olan insanlar için arayış mücadelemizi sürdürüyoruz. Berfo Ana ve Asiye Ana gibi birçok anne çocuklarının faillerinin yargılandığını görmeden yaşamını yitirdi. Bizler onların bıraktığı mücadeleyi sürdüreceğiz” dedi.

Herkesin gözü önünde işkence

Daha sonra katledilen Öncü’nün hikâyesini okuyan İHD Amed Şube üyesi avukat Yusuf Erdoğan, Öncü’nün Qerqatê Köyü’ne baskın yapan askerler tarafından alındığını ve köylülerin gözü önünde uzun süre kendisine işkence yapıldığını, askerlerin Öncü’nün eşine, “eşini bir daha göremezsin” diyerek köyden ayrıldıklarını ifade etti.

Vücudunda işkence izleri çıktı

Erdoğan, olaya dair ise şu bilgileri verdi: “Mehmet Sıddık Öncü gözaltına alındıktan bir gün sonra Diyarbakır’a sevk edilmeden önce, Çınar Sağlık Ocağı’ndan verilen rapora göre ‘sağ tarafında 10-12 kaburgalarının yanında 3×5 cm ekimoz tespit edildi’ denilir. Gözaltına alındıktan sonra kendisinden hiçbir haber alınamayan Mehmet Sıddık Öncü’nün ailesi; 4 Temmuz günü kendilerine yapılan bir telefonda; Mehmet Sıddık Öncü’nün cesedinin Tıp Fakültesi Morgunda olduğu söylenir. Bunun üzerinde DGM Başsavcılığına başvuruda bulunan aile ancak 8 Temmuz 1993’te cenazeyi alabilir. Kendilerine verilen otopsi raporunda, ‘geçirdiği bir rahatsızlık sonucu öldüğü yazılıdır. Defin raporunda da aynı ibareler kullanılmıştır. Aile ‘maktulün kalçasının iki yanında morarmalar ve yarıklar, sağ kaburgaları, bütün tırnakları, yanaktan ve çene altında morarmalar ile boyun ve bileklerinde ip izleri olduğunu…’ tespit etmişlerdir.”

AİHM Türkiye’yi tazminata mahkum etti

Ailenin iç hukuk yollarını tükerek AİHM’e başvurduğunu belirten Erdoğan, ” Öncü ailesinin açtığı davada AİHM; yaşam hakkı ihlalinden Türkiye’yi tazminat ödemeye mahkûm eder” dedi. Açıklama, bir dakikalık oturma eylemiyle son buldu.

AMED

#Öncünün #faillerini #sordular #Vücudunda #işkence #izleri #vardı #ama #inkar #ettiler

Şenyaşar ailesi: Devran elbet birgün dönecek

Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi, ‘Her şeye rağmen adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Bu devran elbet bir gün dönecek’ mesajı verdi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 817’nci gününde devam ediyor. Aile hafta sonu olması sebebiyle nöbete Pirsûs’taki evlerinde sürdürüyor.

Sanal medya hesabından paylaşım yapan aile, Cumartesi Annelerinin 951’inci haftasına giren eylemlerini de hatırlatarak, “Bu dünyada en çok ‘Cennet anaların ayakları altında’ diyen tekbir getiren ülkelerin anaları ağlıyor. Her şeye rağmen adalete olan inancımızı kaybetmeyeceğiz. Bu devran elbet birgün dönecek! Adalet mücadelemiz 817. günde… #cumartesianneleri951” mesajı paylaştı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Devran #elbet #birgün #dönecek

Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılına ilişkin çalıştay Süleymaniye’de başladı

KNK öncülüğünde gerçekleştirilen ‘Kürtler Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılında ortak yaşamla çözümü örüyor’ çalıştayı, Süleymaniye’de başladı

Kürdistan Ulusal Kongresi (Kongreya Netewî ya Kurdistanê) Güney Kürdistan temsilciliği öncülüğünde çok sayıda aydın, siyasetçi ve tanınan şehsiyetlerin katılımıyla Süleymaniye’nin Emnesureke Salonu’nda Lozan’ın yüzüncü yılı ve Kürtlerin kaderini konu alan bir çalıştayı düzenleniyor. ‘Kürtler Lozan Anlaşması’nın 100’üncü yılında ortak yaşamla çözümü örüyor’ şiarıyla düzenlenen çalıştay bugün başladı.

Çok sayıda aydın, siyasetçi ve tanınmış şahsiyetin katılımıyla gerçekleşen çalıştay kapsamında, iki panel panel ve bir seminer gerçekleştirilecek.

Panel iki bölümden oluşuyor.

Birinci bölüm

Birinci bölümde Prof. Dr. Şoreş Hesen, ‘Lozan Anlaşması Kapsamında Kürt Sorununun Hukuki Boyutları’, Prof. Dr. Kamuran Mentik ‘Yeni bir Lozan Yorumlaması’ ve öğretmen Sitem Kamîl ‘Lozan’dan bir asır sonra Kürtler, imkanlar ve olmayan ortak bir strateji eksikliği arasında’ başlıkları çerçevesinde konuşacak.

İkinci Bölüm

İkinci bölüm ise, ‘Lozan’ın şimdiki ve gelecekteki siyasi sonuçları’ tartışılacak. Bu bölümde de Kardo Muhammed ‘Ulusal Strateji ve Yönetim Şekli’, Bilese Cebar Ferman da ‘Lozan’ın 100’üncü yılından Sonra Kürt Siyaseti’, Dr. Cawidan Kemal ise ‘Lozan’ın 100’üncü Yılında Kürt Projesi ve Rojava Tecrübesi’ konuları üzerinde tartışma yürütecekler.

Panelin ilk bölümü, panelistlerin konularına ilişkin değerlendirmeleri ile başladı.

Kaynak: RojNews

#Lozan #Anlaşmasının #100üncü #yılına #ilişkin #çalıştay #Süleymaniyede #başladı

HDP Şişli İlçe Temsilciliği’ne baskın: Kapılar kırılarak içeri girildi

HDP Şişli İlçe Temsilciliği’ne gece saatlerinde polis baskın düzenledi. İlçe Eşbaşkanı Ali Bal ise ifade çağrıldı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şişli İlçe Temsilciliği’ne polis tarafından dün gece saatlerinde baskın düzenledi. Kimsenin olmadığı bir sırada yapılan baskında polis temsilciliğin kapılarını kırarak içeri girdiği öğrenildi.

Eşbaşkan ifade çağrıldı

Yaklaşık 3 saat aramanın yapıldığı baskının gerekçesi olaraki ise “korsan gösteri yapılacak” yönündeki bir ihbar olduğu öne sürüldü. Baskında kitap, flama ve pankartlara el konulurken, baskına ilişkin HDP Şişli İlçe Eşbaşkanı Ali Bal, savcılıkta ifade vermeye çağırıldı.

İSTANBUL

#HDP #Şişli #İlçe #Temsilciliğine #baskın #Kapılar #kırılarak #içeri #girildi