Ana Sayfa Blog Sayfa 293

‘Riskli’ deyip okulları yıktılar, inşaat firmasına peşkeş çektiler

Şirnex’te sokağa çıkma yasaklarında hasar gören ve bulunduğu alan ‘riskli’ kabul edilen okul arsası inşaat firmasına peşkeş çekildi. Eğitim Sen Şırnak Şubesi Başkanı Nizam Kaplan, öğrencilerin şehrin dışına taşınmak istediğini belirtti

Şirnex (Şırnak) merkezde 14 Mart 2016’da ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında ve sonrasında devlet tarafından kentin neredeyse yüzde 80’i yerle bir edilirken, kentin 12 mahallesinden 7’si ise haritadan silindi.

Okullar peşkeş çekildi

Evler yerle bir edilirken, bu mahallelerde bulunan asker ve polisler tarafından kullanılan okul ve cami gibi yapılar da Bakanlar Kurulu’nun “acele kamulaştırma” kararıyla yıkımdan geçirildi. O yerlerden ikisi de Şirnex’in Aydınlıkevler Mahallesi’nde bulunan İsmetpaşa İlkokulu ve Ortaokulu. Yıkılan okullar ise inşaat firmasına peşkeş çekildi.

Yeni yapılacak okul kent dışında olacak

Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA) Zeynep Durgut’un haberine göre, Şırnak Milli Eğitim Müdürlüğü, dere yatağı ve “riskli” alan olduğu gerekçesiyle geçen yıl boşaltılan okulun arazisini, kentin başka bir noktasında okul yapması karşılığında Acar Group’a tahsis etti. “Riskli” olduğu gerekçesiyle peşkeş çekilen arsada, Acar Group’un 10 katlı iş merkezi inşa etmesi dikkat çekti. Acar Group’un inşa edeceği okulun ise kent dışında bir noktada olduğu belirtildi.

Okul için riskli olan ev için nasıl uygun!

Duruma dair konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Şırnak Şubesi Başkanı Nizam Kaplan, okulun aynı yerde inşası için İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini aktararak, “Müdürlük yerin okul için uygun olmadığını ve dere yatağı üzerinde bulunmasından kaynaklı riskli alan olduğunu söyledi. Ancak zaman geçtikçe mevcut yerde yükselen bir bina olduğu görülüyor. Müdürlüğe bunu sorduğumuzda ise inşaatın Acar İnşaat tarafından yapıldığını ve okulun arazisinin de bu firma tarafından alındığını belirtti” diye konuştu.

MEB’in önceliği çocuklar olmalı

Mevcut bölgede okul ihtiyacı olmasına rağmen arsanın peşkeş çekildiğini dile getiren Kaplan, “Riskli denilen yerde neden 10 katı aşan bir bina yapılıyor da okul yapılmadı?” diye sordu. Kaplan, “Milli eğitimin önceliği firmalar mıdır? Neden çocuklarımız değil? Çocuklarımızın eğitimi bu kadar mı önemsiz? İlkokul çocukları evine en yakın okula gidebilmeli ve bizlerin bunu esas alması gerekiyor. Orada okulun yapılması gerekirken yerine iş merkezi yapılıyor” diye tepki gösterdi.

ŞIRNEX

#Riskli #deyip #okulları #yıktılar #inşaat #firmasına #peşkeş #çektiler

Tahliye olan gazeteci Alağaş: İktidarı teşhir ettiğimiz için tutuklandık

Bir yıl tutukluluğun ardından iki gün önce tahliye edilen gazeteci Safiye Alağaş, ‘iktidarı teşhir ettikleri için tutuklandığını ve kadınların, çocukların ve doğanın sesi olmaya devam edeceğini’ söyledi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında 16 Haziran 2022’de tutuklanan JINNEWS Yazı İşleri Müdürü Safiye Alağaş hakkında “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında tahliye edildi. Tahliyesinin ardından JinNews’e konuşan Safiye Alağaş, Tüm bu yaşananlara dönüp bakıldığında gazetecilere yönelik ciddi bir baskının söz konusu olduğunu, gazetecilere dönük başlatılan operasyon ve baskılar kendileriyle başlamadığını, Kürt gazetecilerin bu durumu zaten yıllardır yaşadığını söyledi.

Gazeteciler baskı altında

Türkiye’de şu an sadece Kürt basını değil ana akım medya dediğimiz ve biraz daha tarafsız durmaya çalışan gazeteciler de ciddi bir baskı altında olduğunu söyleyen Alağaş, “Ana akım medya şu an iktidarın güdümünde olan itaatkâr bir medyadır. Aslında diyebiliriz ki Türkiye’de ikiye ayrılmış bir basın camiası var. Eskiden sahada herkes kimin nasıl yayıncılık yaptığını biliyordu fakat birbirlerini ayrıştırmazdı. Birlikte çalışır, birlikte hareket ederdi, bu dayanışma ruhu sahada kendini gösterince kısmen de olsa merkezlere yansıyordu. Şimdi bakınca sahadaki bu dayanışmanın yok olduğunu görüyoruz. Nedeni de farklı fikirlerin ortaklaşmamasıdır” dedi.

Teşhir ettiğimiz için tutuklandık

Yapılan gözaltı ve tutuklamaların amacına değinen Alağaş, “Susmamız gerektiği ve doğruları söylemememiz gerektiği söyleniyordu. Çünkü bizim tutuklanmamızdan önceki süreç ciddi bir süreçti. Kürtlere dönük ciddi operasyonlar vardı. Şirnex’te, Colemerg’de ciddi ağaç kıyımları yapılıyordu. Benzer birçok askeri operasyonlar vardı, bizler de bunları teşhir ettik. Bu da, ciddi bir şekilde rahatsız etti, özellikle Kürt basınına dönük operasyonların başlamasına neden oldu. Açıkçası şunu söylemek gerekir; bizim alınmamız Süleyman Soylu’nun özel bir talimatıydı. Çünkü Diyarbakır Adliyesi’nde dosyamıza bakacak savcı yoktu. Kimse dosyaya bakmak istemiyordu. Dosyayı o kadar şişirdiler ki işini yapan savcılar, hukukçular bunun ne kadar boş bir dosya olduğunu gördüler. Gittiler başka bir ilçeden savcı getirip dosyamızı verdiler. Savcı da bizi tutuklatarak terfi aldı. Önce propagandadan sonra da örgüt üyeliğine dönüştürülerek tutuklandık. Bunlara bakıldığında da ortada ne denli korkunç bir hukuksuzluğun işlendiğini görmek mümkündür.”

Gazetecilik kimsenin yazmadığını yazmaktır

Dosyanın içeriğini hatırlatan Alağaş, iddianamenin 400 sayfadan oluşturulduğunu ve tamamının haber olduğunu kaydetti. “Gazetecilik kimsenin yazmaya cesaret edemediği haberleri yayınlamaktır” diyen Alağaş, “Kimse cesaret edemeyip yazmıyorsa sen yazıyorsan o zaman gazetecilik yapmış oluyorsun. Yine Halise Aksoy suçlamalara konu edilen konulardan biriydi. Bir anneye yapılacak en büyük zulüm çocuğunun kemiklerini kargo ile göndermektir. Bunu kim yazabildi peki? Sadece Kürt medyası yazabildi. Bu coğrafyada insanların temel değerlerine hakaret ediliyor. Bu ciddi anlamda bir zulümdür. Eğer bugün biz bu zulmü yazamıyorsak bu zulme ortak olmuş oluruz. Sessizlik de ortaklıktır. İddianamede buna benzer çok fazla örnekler vardı” diye konuştu.

Arkadaşlarımız yazmaya devam etti

Yapılan operasyonlarla Kürt basınının sinip geri adım atmasının hedeflendiğini belirten Alağaş, “Arkadaşlarımız işlerini yapmaya devam etti. Bunun getirdiği öfkeyle yeni operasyonlar yapıldı. Bizimle sindiremedikleri gazetecilerin başlarını eğerek yapmaya çalıştı. Tabi bu ilk defa yapılmıyor ve Kürt basınının güçlü bir geçmişi ve inadı var. Her koşulda direnerek yazmaya devam ediyor. Gazetecilerin kalemleri yerde kalmıyor, çünkü bu coğrafyada Kürtler bir şeyler yazılmadığı için çok çekti. Yazılmayan o kadar çok şey var ki bunlar hepimizin içinde çocukluğumuzdan kalan ukdeler oldu. Herkesin sesinin duyulmasını istiyoruz. Ben inanıyorum ki biz yapamasak da yapacak olanlar var, çünkü hakikatlerin üstü asla kapatılmak istenmez” sözlerini kullandı.

Cezaevinde tecrit ve izolasyon var

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulduğu süre içerisinde yaşanan ihlallerden söz eden Alağaş, şartların fazlasıyla ağır olduğunu, yaşamın her alanına kamera yerleştirildiğini söyledi.. Cezaevinde ciddi bir izolasyon ve tecrit edilme durumu olduğuna dikkat çeken Alağaş, “Spora çıkamıyorsun, diğer tutsak arkadaşlarını göremiyorsun. Kurslar yok sadece iki tane vardı o da zorla, ısrarla kabul edildi. Fakat o da ancak odandaki arkadaşlarınla gidebilirdin. Başka odalardan başka kimse gelmiyor. Mesela koridorda yürürken gördüğün başka bir tutsak arkadaşınla temas etmene dahi izin verilmiyor. Odalarda kamera sistemi var. O kameralar başlı başına bir taciz ve ben bir yıldır tacize uğradığımı hissediyordum. Bu psikolojik açıdan bir taciz ve şiddettir. Yine en büyük sorunlardan biri de hastane… Doğru düzgün gidemiyorsun gidince de kelepçeli olarak gidiyorsun. Mesela bir arkadaşımızın kalp sorunu olmuştu ambulans 40 dakika sonra geldi. O arkadaşımız yaşamını da yitirebilirdi” dedi.

Mesleğime devam edeceğim

Mesleğine devam edeceğini vurgulayan Alağaş, “Mesleğime başlarken büyük bir heyecan ile başladım ve hala o heyecanı taşıyorum. Mesleğimi yapmamam için daha önce de çok kere gözaltına alınıp tutuklandım.  Yani Türkiye’de eğer işini yapıyorsan ve güçlünün yanında durmuyorsan tutuklanırsın, gözaltına alınırsın. Bizler de daha güçlü çalışıp, daha çok ses çıkaracağız. Bu coğrafyada yaşanan haksızlıkları daha güçlü duyuracağız. Hem gazetecilerin, hem kadınların, hem çocukların hem doğanın sesi olacağız”  diye konuştu.

Haber: Şehriban Aslan/JinNews

 

 

#Tahliye #olan #gazeteci #Alağaş #İktidarı #teşhir #ettiğimiz #için #tutuklandık

AYM’den emsal karar, sıra Meclis’te

Farklı suçlamalar ile 13 yıl hapis cezası alan Ömer Mutlu’ya ‘örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte yardım etmek’ten verilen ceza AYM’nin yeni düzenlemesi sonrası Mutlu’nun avukatının başvurusuyla bozuldu. Tahliye olan Mutlu yeniden yargılanacak

Amed’de 2014’te katıldığı bir gösteri nedeniyle gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Ömer Mutlu hakkında aynı yılın 1 Aralık’ında 6 ayrı suçlamayla hakkında iddianame hazırlandı. Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda Mutlu’ya toplamda 13 yıl 9 ay hapis cezası verildi. “Askeri yasak bölgelere girmekten” verilen ceza Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi tarafından bozulurken, diğer suçlamalardan verilen cezalar ise onandı.

Avukat AYM’ye başvurdu

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Cengiz Özbasar’ın haberine göre, Mutlu’nun avukatı Bünyamin Şeker, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Hamit Yakut dosyasından “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçunda aldığı ve Meclis’ten düzenleme istediği pilot ihlal kararının ardından hareket geçti. Şeker, müvekkili hakkında “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla verilen suçtan verilen cezaya karşı AYM’ye başvurdu. Başvuruda, Mutlu’nun “toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkını” kullandığı ifade edildi.

Mutlu yeniden yargılanacak

Durumu değerlendiren AYM, Mutlu’yu haklı buldu. AYM, “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçunun “kanunilik ilkesi bağdaşmadığı” ve “öngörülebilir olmadığına” hükmetti. Av. Şeker, ihlal kararı sonrası Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, yeniden yargılama ve infazın durdurulması talep edildi. Mahkeme de “iyi halli” olmadığı iddiasıyla 2 defa infazı yakılan Mutlu’nun ceza infazının durdurulmasına ve yeninden yargılanmasına karar verdi.

Mutlu, kararın ardından tutuklu bulunduğu Şakran 4 Nolu T Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edilirken, Mutlu’nun önümüzdeki günlerde yeniden yargılanması bekleniyor.

AMED

#AYMden #emsal #karar #sıra #Mecliste

Kırıkkale Cezaevi’ndeki açlık grevi 6’ncı gününde

Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 6 tutuklunun hak ihlallerine karşı başlattıkları süresiz-dönüşümsüz açlık grevi 6’ncı gününde devam ediyor

Kırıkkale F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde hak ihlallerine karşı 6 tutuklu 12 Haziran’da süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başladı. Tutuklular Rıdvan Kaya, Fikret Erden, Serhat Erdemci, İhsan Oral, Baran Gül ve Orhan Doruk aileleriyle yaptıkları telefon ihlaller son bulana kadar grevi sürdüreceklerini söyledi.

Hak ihalelerine karşı eylemdeler

Açlık grevindeki hasta tutuklulardan Fikret Erden’in annesi Sıdıka Erden, oğlu ile yaptığı telefon görüşmesini aktardı. 6 tutuklunun baskılar son bulmadan açlık grevini sonlandırmayacaklarını aktardıklarını söyleyen anne Erden, hak ihlallerine karşı tutukluların bu baskılara karşı ellerinden sadece bu eylem geldiğini söyledi.

Duyarlı olun

Oğlu Erden’in Kırıkkale Cezaevi’ne isteği dışında sevk edildiği günden beri baskı gördüğünü ifade eden anne Erden, tutukluların insani taleplerinin karşılanmasını istedi. Tutsakların hasta olmasına rağmen tedavi edilmediğini söyleyen Erden, “Benim oğlumun kolu kırık ama halen ameliyat olmadı. Talepleri bir an önce karşılanmalıdır. Ya bıraksınlar, ya da talepleri karşılansın. Ama ne yazık ki ne bırakıyorlar, ne de tedavi ediyorlar. Bu şekilde yavaş yavaş öldürüyorlar” diye konuştu.

KAYNAK/MA

 

#Kırıkkale #Cezaevindeki #açlık #grevi #6ncı #gününde

Üç üs bölgesi olan köyde Temel’in failleri 40 gündür bulunamıyor!

Evinin önünde 40 gün önce katledilen Temer Temel’in soruşturmasında bir gelişme olmamasına tepki gösteren Temel’in yiğeni Ferhat Temel, ‘Köyün dört bir tarafı kameralarla çevrilidir. Üç üs bölgesinin olduğu yerde bulunan bir köydür. Failler nasıl bulunmuyor?’ diye sordu

Şirnex’in(Şırnak) Elkê (Beytüşşebap) ilçesinin Setkar köyünde bulunan evinin önünde 7 Mayıs’ta silahlı saldırı sonucu katledilen Temer Temel’in ölümünün üzerinden 40 gün geçmesine rağmen ne failler bulundu, ne soruşturmada ilerleme kaydedildi.

Planlı bir cinayet

Duruma tepki gösteren Temel’in yeğeni ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Elkê İlçe Eşbaşkanı Ferhat Temel, saldırının planlı bir cinayet olduğunu ve bir an önce aydınlatılması gerektiğini belirtti.

Aile içi yaşanmış gibi göstermeye çalışıyorlar

40 gündür faillerin çıkartılmasını beklediklerini belirten Temel, saldırının aile içi bir olay olarak lanse edilmeye çalışıldığını belirterek, “Olayı hedefinden uzaklaştırmak için, aile içi bir olaymış gibi gösterilmeye çalışılıyor. Bu söylentiler asılsızdır. Temel ailesi olarak faillerin bir an önce açığa çıkarılması ve bunun için de gereken adımların bir an önce atılmasını istiyoruz” dedi.

Bölgede üç üs noktası var

Temel, köyde 3 üs bölgesi olmasına rağmen faillerin “bulunamamasına” dikkat çekerek, “Teknik açıdan köyde bir güvenlik zafiyetinin olmadığını düşünüyoruz. Köyün dört bir tarafı kameralarla çevrilidir. Üç üs bölgesinin olduğu yerde bulunan bir köydür. Biz ilk haftadan failin ortaya çıkacağını düşünüyorduk. Ancak bu kadar zaman geçmesine rağmen halen bir gelişme yok. Savcılığa sorduğumuzda ise bize en yakın zamanda faili açıklayacaklarını söylüyorlar. Bu zaman ne zaman?” diye sordu.
Köyde bulunan herkesin ifadelerinin alındığını ancak soruşturmada bir gelişmenin olmadığını aktaran Temel, “Bölgede bulunan bütün kamera kayıtlarının incelenmesi için savcılığa iki defa dilekçe verdik. Ancak bize kayıtların kendilerinde olduklarını ve açıklayacaklarını söylediler. Bu normal bir olay değil. Temer amcamızın şahsında yapılan bir saldırı değil. Bu aileye geçmişten beridir duyulan bir kin ve öfkeden gelen ve içten içe organize edildiğini düşünüyoruz. Bu planlanmış vahşi bir cinayettir. Olayın açığa çıkması için, faillerin hesap vermesi için gereken hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz” diye belirtti.

Haber: Zeynep Durgut / MA

#Üç #üs #bölgesi #olan #köyde #Temelin #failleri #gündür #bulunamıyor

109 gün sonra alınan Kaçar’ın cenazesi Sêrt’te defnedilecek

Gabar’da çıkan çatışmada hayatını kaybeden Behiye Kaçar’ın cenazesi 109 gün sonra ailesine verildi. Kaçar’ın cenazesi Sêrt’te defnedilecek

Şirnex’in (Şırnak) Gabar bölgesinde 27 Şubat’ta çıkan çatışmada hayatını kaybeden YJA-STAR üyesi Behiye Kaçar’ın cenazesi ailesinin verdiği DNA test sonucu çıkmadan kentte bulunan kimsesizler mezarlığında defnedilmişti.

Kaçar’ın DNA testi sonucunun çıkması ile birlikte ailesi kent merkezine gelerek cenazeyi 109 gün sonra kimsesizler mezarlığında aldı. Cenaze Sêrt’te (Siirt) defnedilecek.

ŞIRNEX

#gün #sonra #alınan #Kaçarın #cenazesi #Sêrtte #defnedilecek

Hindistan’daki tren kazasında ölü sayısı 290’a çıktı

Hindistan’ın Orissa eyaletinde 3 Haziran’da meydana gelen tren kazasında ölü sayısı 290’a çıktı

Hindistan’ın Orissa eyaletinin Balasore bölgesindeki Bahanaga Bazar Tren İstasyonu yakınlarında iki yolcu ve bir yük treninin karıştığı kazada hayatını kaybedenlerin sayısı arttı.

Kazadan yaralı kurtulan 2 kişi daha hayatını kaybetti. 900’den fazla kişinin yaralandığı kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 290’a yükseldi.

DIŞ HABERLER

 

#Hindistandaki #tren #kazasında #ölü #sayısı #290a #çıktı

Alparslan Kuytul hakkında tahliye kararı

‘Alıkoyma’ ve ‘tehdit’ iddiasıyla yargılanan Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul hakkında tahliye kararı verildiği öğrenildi

‘Alıkoyma’ ve ‘tehdit’ iddiasıyla yargılanan Furkan Vakfı kurucusu Alparslan Kuytul hakkında tahliye kararı verildiği öğrenildi. Kuytul’un yanı sıra Rıdvan Taş da tahliye olurken diğer tutukluların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Kararı duyuran Kuytul’un avukatı Bilal İpek, yaptığı sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Alparslan Hoca ve Rıdvan Taş tahliye edildi. Diğerleri tutukluluk devam.”

OHAL döneminde çıkarılan KHK ile 2018 yılında kapatılan Furkan Eğitim ve Hizmet Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul’un da aralarında olduğu 13 sanık, iş insanı Koray Sarısaçlı’yı kaçırıp alıkoyma ve bir doktoru tehdit etme suçlamalarıyla yargılanıyordu.

HABER MERKEZİ

#Alparslan #Kuytul #hakkında #tahliye #kararı

Amed’de trafik kazası: 2 ölü, 4 yaralı

Amed Çermûg ilçesinde yaşanan kazada, 2 kişi hayatını kaybetti. Ağır yaralanan 4 kişi hastaneye kaldırıldı

Amed Çermik’de meydana gelen trafik kazasında 2 kişi öldü, 4 kişi ağır yaralandı.

Amida Haber’de yer alan habere göre, Çermûg’ün Başarı Mahallesi’nde trafik kazası oldu. Ekili alana yakın bölgede yaşanan kazanın ardından tarlada yangın çıktı. Kazada 2 kişi yaşamını yitirdi, 4 kişi ağır yaralandı.

Kaza sonrası bölgeye çok sayıda jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kazada ağır yaralanan kişiler hastaneye kaldırıldı.

AMED

#Amedde #trafik #kazası #ölü #yaralı

Avukat Coşğun’un şüpheli ölümü: Şüpheli Muhammet B. tutuklandı

Ankara’da avukat Belen Nesil Coşğun’un silahla vurularak hayatını kaybetmesinin ardından gözaltına alınan şüpheli Muhammet B. tutuklandı

Ankara Çankaya’da 24 yaşındaki avukat Belen Nesil Coşğun’un silahla vurularak ölmesinin ardından cinayet şüphesiyle gözaltına alınan Muhammet B. tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturma kapsamında dün gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye getirildi.

Burada soruşturmayı yürüten savcıya ifade veren şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Duvar’da yer alan habere göre hakim tarafından sorgulanan şüpheli Muhammet B. “kadını kasten öldürmek” suçundan tutuklandı.

HABER MERKEZİ

#Avukat #Coşğunun #şüpheli #ölümü #Şüpheli #Muhammet #tutuklandı