Ana Sayfa Blog Sayfa 297

Colemêrg’te aileler 83 gündür eylemde: İstihbarat denilenler kim?

Colemêrg’te geçtiğimiz yıl ölümle sonuçlanan kavgada yaralanan 6 kişiye verilen cezalara karşı aileleri 83 gündür eylemde. Aileler ‘adil’ yargılama talep ederken, davada tutanaklara da yansıyan ve ‘istihbarat’ denilerek rüşvet verilen kişilerin ortaya çıkartılmasını talep ediyor

Colemêrg’te (Hakkari) 5 Şubat 2022’de iki ayrı rehabilitasyon merkezinin sahipleri arasında yaşanan kavgada, Hikmet Demir hayatını kaybetti, kavga eden her iki aileden ise toplam 6 kişi yaralandı. Olaya dair yapılan yargılamada “tetiği çektiği” belirtilen Ramazan Özer’e “kasten öldürme” suçlamasıyla müebbet ve 9 yıl ceza; Ramazan Karakış, Deniz Turan ve Cuma Özer’e “olaya karıştıkları” gerekçesiyle müebbet ve 9’ar yıl ceza verildi. Karşı aileden Berk Demir’e “kasten öldürmeye teşebbüs”ten 23 yıl ceza verilirken, Sabır Demir ise “silahlı tehdit” suçundan 2 yıl ceza aldı ve tahliye edildi. Aynı dosyada yargılanan Necat ve Hadi Özer hakkında ise beraat kararı verildi.

Özer, Turan ve Karakış’ın ceza alması sonrası aile fertlerinin, “adil yargılanma” talebiyle Colemêrg çarşı merkezinde başlattığı eylem 83’üncü günü geride bıraktı.

Hem mağdur oldular hem ceza aldılar

Eylemde olan aileler, karşı tarafta yer alan kişilerin “istihbarattan” kişilerle irtibatlı olduğunu, rehabilitasyon merkezlerinin kapatılması için “istihbarattan” kişilere rüşvet verdiklerini, rüşvetin iddianameye yansıdığını ve yakınları olan kişilerin mağdur taraf olmalarına rağmen daha fazla ceza aldığını belirterek adil yargılama talep ediyor.

‘İstihbarata’ 250 TL bin verildi iddiası

Aileler, “istihbarattan” kişilere dair iddialarını, hazırlanan iddianamede yer alan “Kapalı Görüş Dinleme Tutanağı” ve “Telefon Görüşü Dinleme Tutanağı”na dayandırırken, iddianamede yer alan tutanaklara göre; Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilen Sabır Demir, 8 Şubat 2022’de yakınları S.D. ile C.D. ile yaptığı görüşmede, karşı tarafın rehabilitasyon merkezinin kapatılması için “istihbarattan” kişilere 250 bin TL verileceğini söylüyor.

Delil mi üretildi?

Sabır Demir, S.D. ile yaptığı görüşmede, “Neyse biz gittik oraya Hikmet’i (öldürülen kişi), Berk’i (ceza alan yakını) aradı haber söyleyecekti, istihbarat şöyle demiş 250 bin lira verecekler ki okulları kapansın anladın mı?” diyor. Sabır Demir, 10 Şubat 2022 tarihli görüşmesinde kardeşi olan S.D. ile telefon üzerinden yaptığı görüşmede de aynı konuyu gündeme getirerek, “Bak sana söyleyeyim Hikmet (öldürülen kişi) istihbaratla konuşmuştu 250 bin lira vermişim 4 tane delil getirecekler okul” diyor.

Sürekli taciz ediliyorlardı

“Adalet” talebiyle nöbetlerini sürdüren aileler, söz konusu görüşmelerde yer alan “istihbarattan” kişilerin araştırılmadığı ve yakınlarına adil olmayan cezalar verildiğini belirtti. Tutuklu olan Deniz Turan’ın eşi Asuman Turan, eşi ve arkadaşlarının uzun bir süre hayatını kaybeden Hikmet Demir’in yanında çalıştıklarını ve ardından oradan ayrılarak yeni bir rehabilitasyon merkezi açtıklarını aktardı. Turan, eşi ve arkadaşlarının rehabilitasyon inşaatını sürdürürken sürekli Hikmet Demir’in tehditlerine maruz kaldığını iddiaa etti. Hikmet Demir’in okullarıyla ilgili sürekli valilik ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) şikayette bulunduğunu söyleyen Turan, okullarının yapılan tüm denetimlerden geçerek bu şikayetleri çürüttüğünü söyledi.

Aracında silah bulundu

2022 yılının Aralık ayının ortasında okullarını açtıklarını belirten Turan, “Okulun açılışı yapıldıktan sonra bu kez Hikmet Demir, yakın çevreden öğrenci almamalarını söyledi ve bu konuda da tehditler savurdu. 21 Ocak tarihinde karne günüydü. Eşim Deniz Turan’ın görevli olduğu okulunda karne dağıtırken, Hikmet ve yanındakilerin okul aracını takip ederek onları tehdit ettiklerini öğrendik. Daha sonra Hikmet Demir’i savcılığa şikayet ettik ve gözaltına alındı. Akşamüstü Hikmet savcılık tarafından serbest bırakılmıştı. Aracında çok sayıda silah ve beysbol sopaları bulunmuştu” dedi.

Kayıtlar ortada

Eşi ve beraberindekilerin kendilerini savunduklarını belirten Turan, “Bu nedenle müebbet ceza aldılar” dedi. Turan, Sabır Demir’e ait TAPE kayıtlarına işaret ederek, “TAPE kayıtlarında her şey mevcuttur ama ne yazık ki mahkeme heyeti hiçbir delili göz önünde bulundurmadan 3 öğretmenimize vicdanları sızlatan bir kararla müebbet ve 9 yıl ceza verdi” diye kaydetti.

Tutuklu Cuma Özer’in eşi Hülya Özer de, “Ev basan kişiler ise, ellerini kollarını sallaya sallaya dışarda gezebiliyorlar. Biz adil bir yargılama yapılması için 80 günden fazladır buradayız. Tek isteğimiz eşim ve arkadaşlarının tarafsız yargılanmasıdır” dedi.

Kaynak: MA

#Colemêrgte #aileler #gündür #eylemde #İstihbarat #denilenler #kim

​​​​​​​İsviçre’de grevde olan yüzbinlerce kadın ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganında buluştu

İsviçre’de yüzbinlerce kadının katıldığı grev kapsamında düzenlenen gösterilerde hep bir ağızdan ‘jin, jiyan, azadî’ sloganları atıldı

İran’da geçtiğimiz Eylül ayında saçı görüldüğü gerekçesiyle “Ahlak polisi” tarafından katledilen Kürt kadın Jîna Emînî sonrası başlayan ve kadınların öncülük ettiği eylemlerde atılan “jin jiyan azadî” sloganı dünya kadınlarına ilham olmaya devam ediyor.

300 binden fazla kadın katıldı

İsviçre’de Çarşamba günü İsviçre Sendikalar Birliği (USS) öncülüğünde Bern, Lozan, Zürich ve Basel olmak üzere birçok kentte 300 binden fazla kadının katıldığı grevde kadınlar başta Lozan ve Cenevre olmak üzere alanlarda haklarını savunmak için örgütlü mücadele vurgusu yaptı.

Bir araya gelen yüzbinlerce kadın “Jin, Jiyan, Azadî” sloganını attı.

Örgütlü mücadele edersek kazanırız

Kadınlar açıklamalarında, “Yıllardır suskunlaştırılmış İran halkının ayaklanmalarında tutucu geleneklerin tuzla buz olduğunu, ‘Jin, jiyan, azadî’ sloganında gördük. Biz inanıyoruz ki işçi ve emekçi kadınlar olarak birleşip örgütlü mücadele verirsek, mücadeleyi büyütürsek, kadınlara yönelik tüm ayrımcılıkların ortadan kaldırılması, toplumda ve siyasal yaşamda eşit temsiliyeti sağlayabiliriz. Kadınlar haydi örgütlü mücadeleye! Hemen şimdi eşit işe eşit ücret!” diye kaydedildi.

Birçok alanda düzenleme istiyorlar

Kadınlar yaptıkları grevle, emeklilik yaşının yükseltilmesi, cinsiyetçi ve cinsel şiddet, feminisid (kadın cinayetleri), ücret eşitsizliği, yapısal ırkçılık, çocuk bakım tesislerinin finanse edilmemesi, homofobik ve transfobik ayrımcılık ve kürtaj hakkına yönelik saldırılar hakkında kalıcı çözümler istiyor.

DIŞ HABERLER

#İsviçrede #grevde #olan #yüzbinlerce #kadın #Jin #jiyan #azadî #sloganında #buluştu

79 mülteci öldü, yüzlercesi kayıp: Yunanistan batan tekne konusunda uyarılmış

AB’nin sınır koruma ajansı, Yunanistan açıklarında alabora olarak en az 79 mültecinin ölümüne neden olan ve yüzlerce kayıp mültecinin olduğu ifade edilen tekneyi batmadan önce Yunanistan’a bildirdiklerini söyledi

Avrupa Birliği’nin (AB) sınır koruma ajansı Frontex’in Direktörü Hans Leijtens, Yunanistan’ın Mora Yarımadası açıklarında, yüzlerce mülteciyi taşıyan ve alabora olan balıkçı teknesini tespit ettiklerini ve tekne batmadan Yunanistan yerel makamlarına bildirdiklerini açıkladı.

Leijtens, yaptığı açıklamada, trajik bir kazanın daha yaşanmış olmasının son derece üzüntü verici, durumun da çok dramatik olduğunu belirterek, “Salı günü iş arkadaşlarım, içinde muhtemelen insan kaçakçıları tarafından sıkıca bir araya getirilmiş 600 kişinin Yunanistan’a doğru gittiği balıkçı teknesini tespit etti. Görevimiz olduğu üzere tekneyi yerel makamlara bildirdik. Teknenin çarşamba günü batmış olması ve trajik bir kazanın daha yaşanmış olması son derece üzücü” ifadelerini kullandı.

Yasal göç kolaylaşmalı

Leijtens, yoksulluk gibi kaçış nedenlerinin o kadar çabuk değişmeyeceğini belirterek, “Çok sayıda göçün yaşanacağı daha uzun bir döneme hazırlıklı olmalıyız. Bu nedenle insanların yasa dışı yollara sapmasını engellemeye çalışmalı ama aynı zamanda yasal göçü de kolaylaştırmalıyız. Ayrıca etkili ve insani geri dönüşlere ihtiyacımız var” dedi.

Tekenede 100’den fazla çocuk vardı iddiası

Save The Children isimli Sivil Toplum Kuruluşu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, dün batan teknenin ambarında yaklaşık 100 çocuğun mahsur kalmış olabileceğine dair görgü tanıklarının ifadelerinin olduğunu belirtti.

Yunan medyasına yansıyan haberlerde de teknedekilerden bir hastanın, teknenin ambarında yaklaşık 100 çocuk olduğunu söylediği aktarıldı.

HABER MERKEZİ

 

#mülteci #öldü #yüzlercesi #kayıp #Yunanistan #batan #tekne #konusunda #uyarılmış

Hiranur Vakfı kurucusu Gümüşel davasında sahte rapor hazırlayan 5 kişiye gözaltı

İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nda yaşanan çocuk istismarı davasında 11 yıl sonra o dönem ‘sahte kemik yaşı’ raporuna hazırlayan 5 kişi gözaltına alındı

İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızını 29 yaşındaki müridi Kadir İstekli ile “evlendirerek” yıllarca istismar edilmesine göz yumduğu dosyada 5 kişiye gözaltı.

11 yıl sonra 5 gözaltı

Gümüşel’in kızı H.K.G.’nin 6 yaşından itibaren istismar edilmesiyle ilgili davada H.K.G. 14 yaşında olduğu 2012’de hastaneye götürüldüğünde istismarın üzerini kapatmak için sahte kemik testi verilmesinde rolü olan 5 kişi gözaltına alındı.

Radyoloji teknisyenleri de alındı

Yaşanan istismarı ilk ortaya çıkan gazeteci Timur Soykan’ın yazısına göre, sahte kemik yaşı raporuyla olayı örtbas ettiren ve Hiranur Vakfı’nın iki numarası olan Mehmet Emin Marankoz’un yanı sıra onunla irtibatlı çıkan radyoloji teknisyenleri gözaltına alındı.

HTS kayıtlarından bulundular

Buna göre, H.K.G.’ye istismarın üzerinin örtülmesiyle ilgili soruşturma gizlice yürütüldü. Sahte kemik yaşı raporunun alınmasından 11 yıl sonra yapılan soruşturmada Mehmet Emin Marankoz’un HTS kayıtları incelendi. O dönem Haydarpaşa Numune Hastanesi Radyoloji Bölümü’nde kemik yaşı tespiti için röntgen çekimini yapan teknisyenlerin kimliği belirlendi. HTS kayıtlarından bu kişilerle Marankoz arasında telefon irtibatı olduğu ortaya çıktı. Marankoz ile teknisyenler ve doktor arasında aracılık yapan zanlı da tespit edildi.

Yerine geçen kadın bulunmadı

İstanbul Anadolu Başsavcılığı’nın talimatıyla dün sabah saatlerinde Mehmet Emin Marankoz, 3 teknisyen ve aracılık yapan kişi gözaltına alındı. Bu zanlıların fotoğrafları çekildi ve teşhis için H.K.G.’ye gösterilecek. Şimdilik H.K.G.’nin yerine röntgen filmi çekilen 21 yaşındaki kadının kimliği belirlenemedi.

Raporları sel aldı!

Öte yandan röntgen filmleri ve raporların bulunduğu bölümü beş yıl önce su bastığı ve kayıtların yok olduğu, birimin başındaki doktorun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

İSTANBUL

#Hiranur #Vakfı #kurucusu #Gümüşel #davasında #sahte #rapor #hazırlayan #kişiye #gözaltı

Mısırlı araştırmacı Ferînaz Etiye: Abdullah Öcalan’ın fikirleri sınırları aşıyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecride rağmen fikir ve felsefesinin büyüyerek sınırları aştığına vurgu yapan Mısırlı araştırmacı Dr. Ferînaz Etiye, Demokratik Modernite projesi için de ‘Ortadoğu’daki sorunlara en uygun proje’ dedi

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’dan 25 Mart 2021 tarihinden bu yana haber alınamazken Ortadoğu’daki halklar Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için girişimlerini sürdürüyor. Öcalan üzerindeki tecride karşı ANHA’ya değerlendirmelerde bulunan Mısırlı araştırmacı ve “Abdullah Öcalan’a Özgürlük için Arap İnisiyatif” üyesi Dr. Ferînaz Etiye, herkesin bu tecride karşı çıkması çağrısında bulundu. Öcalan’a peşi sıra verilen disiplin cezalarına tepki gösteren Etiye, “Öcalan’ın eserlerini okuyan, davasının adaletine ve felsefesine inanan, fikirlerini tanıtmak için gönüllü bir şekilde harekete geçiyor. Bölge ve uluslararası kamuoyuna gerçeği ulaştırmaya çalışıyor. Ayrıca Öcalan’ın davasını tanıtmaya ve bazı bölgesel ve uluslararası güçlerin bu dava hakkında yaydıkları anti-propagandayı teşhir etmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

90 bin imza toplandı

Arap aydınlarının Öcalan’ın davasını tanıtmak için panel, kongre ve konferanslar düzenlediklerini belirten Ferînaz Etiye, Öcalan ile ilgili makale ve araştırmalar hazırladıklarını, öte yandan serbest bırakılması için hem halk inisiyatiflerini hem de imza toplama kampanyaları başlattıklarını söyledi. Ferînaz Etiye, Öcalan’a Özgürlük için Arap Girişimi’nin kuruluşunun başlangıcında bu yana Öcalan’ın özgürlüğü için çoğu Arap devletlerinden olmak üzere akademisyen, hukukçu, aydın, gazeteci ve siyasetçilerinde yer aldığı en az 90 bin kişinin imza verdiğini belirtti.

Farklı mekanizmalar bulunmalı

Abdullah Öcalan’ın davası için çalışan hareketlerin her zaman halk hareketleri ya da sivil toplum örgütlerinden meydana geldiğini belirten Ferînaz Etiye, siyasi hesaplar peşinde koşan hükümetlerin bu konuda hiçbir girişimi olmadığını kaydetti. Abdullah Öcalan’ın davasının tanıtılması için Arap aydınları farklı mekanizmaları bulmaya çağıran Ferînaz Etiye, “Aynı zamanda Öcalan’ın davasına ilişkin faaliyetlerde bulunan hareketlerin çalışmaları önünde bazı engeller çıkıyor. Türk devletinin baskıları nedeniyle hem devletler topraklarındaki toplantı ve faaliyetleri engelliyor, hem de dijital medya araçları ve sistemler tarafından engellemeler yapılıyor” dedi.

Fikirleri tartışılıyor

Öcalan’ın özgürlüğünü destekleyen tüm girişimlerin kendi aralarında koordineli çalışması ve bu davayı güçlü bir şekilde uluslararası alana ve dünyadaki hukuk örgütlerine sunmaları gerektiğinin altını çizen Ferînaz Etiye, “Ayrıca bir strateji ve plan ortaya konulmalı ve sonuçları değerlendirilmeli. Yapılan çalışmalar bilimsel ve sistematik olmalı, istenen sonuçlar elde edilmelidir” diye belirtti.

Arap İnisiyatifi’nin de Öcalan’ın davasının tanıtılması ve özgürlüğünü isteyenlerin bir araya getirilmesi için birçok etkinlik düzenlediği bilgisin veren Ferînaz Etiye, Öcalan’a yönelik komployu, bölgedeki sömürgeci ve iktidar sistemlerinin kendisine yönelik düşmanlığı herkesin bilmesi için bu etkinliklerde Öcalan’ın fikirleri, siyasi ve toplumsal projesinin değerlendirildiğini söyledi.

Tutukluluğu yasaların ihlalidir

Abdullah Öcalan’ın fikirlerine inananların ve onun özgürlüğünü savunanların önündeki en büyük engelin Ortadoğu’da yurttaşlara ulaşmak olduğunu ifade eden Ferînaz Etiye, “Bu alandaki başarı, Kürt Halk Önderinin serbest bırakılması için Türk devletine baskıyı artırabilir. Öcalan’ın tutukluluğunun devam etmesi, tüm uluslararası yasaların ve evrensel insan haklarının ihlalidir. Bu, Öcalan’ın destekçilerine onun özgürlüğünü talep etmeleri için yasal ve uluslararası meşruiyet sağlıyor” vurgusunda bulundu.

Felsefesi sınırları aştı

Abdullah Öcalan üzerinde 24 yılı aşkın bir süredir uygulanan ağır tecrit ve yasaklamalara rağmen fikir ve felsefesinin büyüyerek sınırları aştığına işaret eden Ferînaz Etiye, Öcalan’a yönelik karalama girişimlerine rağmen fikir ve felsefesinin destekçilerin her geçen gün tüm dünyada arttığını belirtti. Kürt sorununun en uygun çözümünün de Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasıyla başlayacağının altını çizen Ferînaz Etiye, “Abdullah Öcalan’ın projesi sadece Kürtler veya Kürtlerin yaşadığı ülkeler için değil, Ortadoğu’nun tüm ülkeleri, özellikle farklı etnik köken, din ve aşiretlerin olduğu ülkeler içindir. Öcalan’ın projesi tüm Ortadoğu’da uygulanabilir, bölgedeki sorun ve gerilimlere en uygun çözüm bu projedir” şeklinde konuştu.

‘Fikirleriyle İmralı’yı bir okula çevirdi’

Öte yandan Kuzey ve Doğu Suriye’nin Hesekê Kantonu’na bağlı Şedadê ve Hol ilçelerindeki yurttaşların katılımıyla Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit ile görüşme yasağını uzatan kararı tartışıldı.
ANHA’da yer alan habere göre Suriye Devrimci Gençlik Hareketi tarafından Hol ilçesine bağlı Um Hucera beldesinde yapılan toplantıya onlarca kişi katıldı. Toplantıda konuşan Demokratik Birlik Partisi (PYD) Genel Meclisi üyesi Mehdî El Dixêm, Öcalan üzerindeki ağır tecridi ve kendisine yönelik uygulamaları kınadı. Dixêm, yurttaşlara Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanıncaya kadar mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.

Şedadê ilçesinde de aynı kapsamda yapılan toplantıya onlarca yurttaş, sivil toplum kurumu, siyasi parti ve Arap aşiretlerinin kanaat önderleri katıldı. Toplantıda konuşan Hesekê Kantonu Belediyeleri Komitesi Eş Başkanı Rustem Bekir, Abdullah Öcalan’a yönelik ihlallere dikkat çekerek, “Türkiye Abdullah Öcalan üzerinde ağır bir tecrit uyguluyor, ailesi ve avukatlarıyla görüşmesine izin verilmiyor. Türk devleti Önderliğimizin fikirlerini bu şekilde yayılmasını engelleyebileceğini düşünüyor. Ancak Önder Öcalan’ın demokratik fikirleri yaymak için İmralı Cezaevi’ni bir okula çevirdiğini biliyor” diye konuştu.
Bekir, Abdullah Öcalan’ın perspektiflerinin Ortadoğu’daki krizlerin tek çözümü olduğuna da vurgu yaptı.

HABER MERKEZİ

#Mısırlı #araştırmacı #Ferînaz #Etiye #Abdullah #Öcalanın #fikirleri #sınırları #aşıyor

Hasta tutuklu İdin 3 kez kalp krizi geçirmesine rağmen tahliye edilmiyor

Erzincan Cezaevi’nde tutuklu bulunan ve sağlık durum ağır olan Saadet İdin’in annesi Aliye İdin, sağlık durumuna dair, ‘Kızım 3 kez kalp krizi geçirdi. Gözlerinde sorun var ve tam olarak görmüyor’ diyerek tahliyesini istedi

Artan hak ihlallerine karşı özellikle sağlık sorunları yaşayan tutukluların durumu giderek ağırlaşıyor. Tutuklular doktora çıkartılmadıkları gibi herhangi bir tedaviye gittiklerinde ise kelepçeli muane dayatılıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre, cezaevlerinde en az 600 ağır bin 500 hasta tutuklu bulunuyor.

Daha önce de tutuklanmıştı

Cezaevlerinde bulanan hasta tutuklulardan biri de Saadet İdin. JINNEWS’ten Sema Çağlak’ın haberine göre, sol kolu felç olan ve gözlerinde problem olan İdin, 2015 yılında Manisa’daki kardeşinin görüşüne gittiğinde göz altına alıranak tutukladı. İzmir’de bulunan Şakran Cezaevi’ne gönderilen İdin, burada 2 yıl 6 ay kaldıktan sonra bırakıldı.

14 yıl hapis cezası verildi

2018 yılında felç olan İdin, bir ifade için emniyete gittiğinde gözaltına alınarak, “örgüt üyesi” olduğu iddiasıyla tutuklanır. 4 yıl Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan İdin, bir ay önce Erzincan’da bulunan cezaevine götürüldü. 14 yıl hapis cezası verilen İdin’in annesi Aliye İdin, kızının durumuna ilişkin konuştu.

3 kez kalp krizi geçirdi

Kızının Şakran’dan bırakıldıktan sonra tedavi görmeye başladığını söyleyen anne İdin, “Tedavi olduğu süreçte emniyetten bir gün ifadesi olduğu gerekçesi ile çağırıldı ve o da gitti. Ancak emniyete gittikten sonra gözaltına alındı ve yine tutuklandı. Kızım 3 kez kalp krizi geçirdi. Gözlerinde sorun var ve tam olarak görmüyor. Tüm bu sağlık sorunlarına rağmen Şırnak’ta tek başına bir odada tutuldu. Seçimden sonra onu Erzincan’a sürgün ettiler” dedi.

Sağlık sorunları arttı

Kızının sağlık durumundan dolayı kaygılı olduğunu dile getiren anne İdin,” Hastaneye götürdüklerinde rapor vermiyorlar. Erzincan’a sürgün ettiklerinde bize bilgi vermediler. Daha sonra haberimiz oldu. Hastalığının giderek ilerlediğini söyledi ve gözleri kararıyor, belindeki fıtık giderek ağırlaşıyor ve zorluyor” diyerek kızının tahliyesini istedi.

ŞIRNEX

#Hasta #tutuklu #İdin #kez #kalp #krizi #geçirmesine #rağmen #tahliye #edilmiyor

Avukat Süleyman Şahin serbest bırakıldı

Diyarbakır Adliye’sinde savcılık talimatıyla gözaltına alınan avukat Süleyman Şahin, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının, 21 ilde yürüttüğü soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan 216 kişi arasında bulunan avukat Süleyman Şahin, ifade vermek için gittiği adliyede önceki gün gözaltına alındı.

Savcılık kararıyla adliyede gözaltına alınan Şahin, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyetteki ifade işlemleri tamamlanan Şahin, dün gece Diyarbakır Adliyesi’ne çıkarıldı. Savcılık ifadelerinin ardından adli kontrol tedbiriyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Şahin, hakimlik sorgusunun ardından serbest bırakıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Nisan’da 21 kentte yapılan ev baskınlarında 191 kişi gözaltına alınmış ve aralarında gazeteci ve avukatların da olduğu 50’yi aşkın kişi tutuklanmıştı.

AMED

#Avukat #Süleyman #Şahin #serbest #bırakıldı

AB ve Almanya Türkiye’ye mülteciler için para verecek

AB ve Almanya, toplam 5,6 milyondan fazla mülteciyi kabul eden Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a para yardımında bulunacağını açıkladı

Almanya, iç savaştan etkilenen Suriyelilere yardım amacıyla Belçika’nın başkenti Bürksel’de toplanan bağışçılar konferansında Suriyeli mültecilere ve bölgeye yardım için 1,05 milyar Euro taahhütte bulundu.

Euronews’te yer alan habere göre; Almanya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Bakanı Svenja Schulze, Brüksel’deki toplantıda toplam 5,6 milyondan fazla mülteciyi kabul eden Türkiye, Ürdün ve Lübnan’a da destek olunacağını bildirdi.

AB’den yardım

Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de, birliğin bu yıl Suriye’deki iç savaştan kaçan mültecilere yardımcı olmak için 560 milyon Euro bağışlayacağını açıkladı.

Bu meblağın AB’nin geçen yıl taahhüt ettiği 1,56 milyar euroya ek olduğunu belirten Borrell, geçen yıl Suriye’deki çatışmanın çözümü için çok az ilerleme kaydedildiğini söyledi.

6.4 milyar euro verilecek

Uluslararası toplum, Mayıs 2022’de, 2023 yılı da dâhil olmak üzere toplam 6,4 milyar euro taahhüdünde bulunmuştu.

AB’nin geçen yılki taahhüdü, üye devletlerin bireysel taahhütleriyle birlikte bağışların yüzde 70’inden fazlasını oluşturmuştu.

Öte yandan Suriye Devlet Başkanı Beiar Esad’ın Suudi Arabistan’daki Arap Ligi zirvesine yeniden davet edilmesinin ardından Şam rejimini dışlama politikasının nereye kadar devam edeceği tartışılıyor.

AB ve Almanya ise yaptırımlara devam edileceği kararı aldı.

DIŞ HABERLER

 

#Almanya #Türkiyeye #mülteciler #için #para #verecek

Fehime Poyraz: Geçen 2 yılda bizi halkımız ayakta tuttu

2 yıl önce HDP İzmir İl binasında katledilen Deniz Poyraz’ın annesi aradan geçen zamanı değerlendirerek, kızının ölümüne hala alışamadığını ancak halkın sahiplenmesiyle ayakta kaldıklarını belirtti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl binasında17 Haziran 2021’de polis bağlantılı Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz’ın ölümünün üzerinden 2 yıl geçti. Aradan geçen iki yılda katil  Onur Gencer ceza alırken, ailenin  katilin arkasındaki güçlerin açığa çıkartılması mücadelesi ise devam ediyor.

Hasta denildi sağlıklı çıktı!

İki yıl önce yaşanan katliamda, Gencer, katlettiği Poyraz’ın fotoğraflarını çekerek, “Daha fazla HDP’liyi öldürmek” şeklinde paylaşım yaparken, emniyet ifadesinde saldırıyı tek başına planladığını iddia etti. Tutuklanmasının ardından katil Onur Gencer hakkında yürütülen soruşturma 11 Ekim 2021’de tamamlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Onur Gencer’in “Tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve “İş yeri dokunulmazlığını ihlal etme”, “Siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme” suçlarından 7 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. Çelişkilerle dolu iddianamede, dava sürecine dair peşin hüküm niteliği de taşıyabilecek şekilde “Sanığa 2016’da ‘anksiyete bozukluğu’ ve ‘hafif depresif nöbet tanısı’ teşhisi konulduğu” ibareleri yer alması dikkat çekti. Ancak Buca Seyfi Demirsoy Hastanesi Başhekimliği’nin 22 Şubat 2021 tarihli raporunda, Gencer’in herhangi bir psikolojik rahatsızlığına rastlanmadığı belirtildi.

Duruşmalar boyunca pişkince kendini savundu

Deniz Poyraz’ın katili Onur Gencer hakkında açılan davanın ilk duruşması ise 27 Aralık 2021 tarihinde görüldü. Yargılamanın ilk duruşmasında Poyraz ailesinin avukatları katil Gencer’in arkasındaki güçlerin ortaya çıkarılmasına dair bütün talepleri reddedilirken, mahkemenin bu tavrı bütün yargılama boyunca devam etti.

27 Aralık 2022’de görülen son duruşmada mahkeme, Gencer’i “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, “mala zarar verme” suçundan 4 yıl hapis, “konut dokunulmazlığını ihlali” suçundan 2 yıl hapis ve “ateşli silahlar kanununa muhalefet” suçundan da 3 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Kızım hala yaşıyor sanıyorum

Aradan geçen iki yılı ve yargılanma sürecini anlatan Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz, kızını hiç unutmadığını, unutmayacağını söyleyerek, “Kızım her zaman bizimle. Ben hala yaşıyor diye hissediyorum. Bazen evdedir diyorum. Bütün şehitler böyledir. Hepsinin ruhu bizimle yaşıyor” dedi.

Halkımız bizi ayakta tuttu

Kızının katledilmesinin ardından halkın kendilerine sahip çıktığını ve bununla ayakta durabildiklerini anımsatan Poyraz, “Halkımız bizi ayakta tuttu.Kızım savunmasız bir şekilde katledildi. Halkımızın bize bu şekilde sahip çıkması bizi onurlandırdı. Hala Şırnak’tan, diğer illerden insanlar geliyor. Bizi ziyaret ediyorlar” diye belirtti.

Arkasında güçlü insanlar var demek

Kızının davasında adaletin yerini bulmadığını söylen Poyraz, adaletin sadece kızı için değil, zulme maruz kalan herkes için yerine getirilmesini ve hesap sorulmasını istedi. Poyraz, “Katil Onur Gencer, hakime, savcıya, ‘Ben terörist öldürdüm. Beni ödüllendirmelisin’ dedi. Kızımı katlettiği halde bunu nasıl söyleyebiliyor? Demek ki arkasında güçlü insanlar var. Arkasında gücü olmasa hakime, savcıya bunu diyebilir miydi?” diye sordu.

Poyraz, katil Onur Gencer’e yardım eden ve arkasındaki gücünde yargılanmasını isteyerek, sadece Gencer’in cezaevine konularak, ceza almasının bir şeyi değiştirmediğini ifade ederek, mücadelelerinin süreceğini belirtti.

Haber: Delal Akyüz / MA

#Fehime #Poyraz #Geçen #yılda #bizi #halkımız #ayakta #tuttu

Kötü koşullarda çalışan mülteciler sokaklarda yaşıyor

Savaşlardan kaçarak Türkiye’ye gelen mülteciler sokaklarda kurdukları çadırlarda yaşayıp kağıt toplayarak yaşamlarını idame ettirmeye çalışıyorlar

Yaşanan savaşlar nedeniyle Türkiye’ye gelmek zorunda bırakılan mültecilerin yaşadıkları sorunlar, bir insanlık dramına dönüştü.

Göç İdaresi Başkanlığı’nın 23 Mart tarihli verilerine göre; savaşın sürdüğü Suriye’den Türkiye’ye gelen mülteci sayısı 3 milyon 381 bin 429 kişi iken, Türkiye’de yaşayan toplam mülteci sayısı ise 4 milyon 990 bin 663. Resmi verilerin gerçeği yansıtmadığı çokça ifade ediliyor. İstatistiklere göre 10 milyondan fazla mülteci var.

MA’da yer alan habere göre geçimini karton toplayarak sağlamaya çalışan 30 yaşındaki Afganistan’dan gelen Ali Sümbül, Tarlabaşı’nda kurduğu bir çadırda eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşıyor. Gündüz Taksim’de, gece ise Karaköy’de atık kağıt toplayan Sümbül, “Bu şekilde geçinemiyorum, çocuklarıma her istediğini alamıyorum ve geçinemediğim için çocuklarım okula bile gidemiyor. Yaşam bir işkence, çocuklarım olmasa intihar edeceğim. Günde sadece 3 saat dinlenebiliyorum, onda ise uyuyorum” dedi.

6 kardeş sokaktalar

Yaşamını sürdürebilmek için çalışmak zorunda kaldığını söyleyen 18 yaşındaki karton toplayıcısı sığınmacı Emiracan Altın, gidecek evlerinin olmadığını, bu nedenle 6 kardeşi ile birlikte sokakta kaldığını belirtti. Her kardeşinin de farklı sokaklarda kaldığını belirten Altın, doğru düzgün uyuyamadıklarını ve dinlenemediklerini söyledi.

İSTANBUL

#Kötü #koşullarda #çalışan #mülteciler #sokaklarda #yaşıyor