Ana Sayfa Blog Sayfa 3

Dersim Kültür Festivali için Avrupadan katılım çağrısı

Avrupa’daki Alevi ve Dersim kurumları, 5-6 Haziran 2026 tarihlerinde Frankfurt’ta düzenlenecek 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali için kitlesel katılım çağrısında bulundu. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Dersim İnşa Kongresi (DİK) öncülüğünde gerçekleştirilecek festival, Dersim’in zengin tarihi, kültürü ve inancının yaşatılmasını amaçlıyor.

Festival, Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşayan Dersimlileri ve dostlarını bir araya getirecek. Kültürel etkinlikler, paneller, söyleşiler, konserler ve sanatsal gösterimlerin yer alması beklenen etkinlik, katılımcılara Dersim’in kadim kültürüne dair derinlemesine bir deneyim sunacak.

Festival hazırlık komiteleri, Avrupa’da yaşayan Dersimlilerin kültürel değerlerine sahip çıkmasının önemini vurguladı. Yapılan açıklamalarda, “Dersim’in kadim kültürünü, Alevi inancını ve doğa merkezli yaşam felsefesini gelecek kuşaklara aktarmak için ortak mücadele ve dayanışmanın şart olduğu” ifade edildi.

Alevi kadınlar, festivalin sadece bir kültürel buluşma olmadığını, aynı zamanda hafızanın, kimliğin, dilin ve inancın korunmasına yönelik önemli bir dayanışma zemini sunduğunu belirterek, Avrupa’nın dört bir yanında yaşayan herkesi festivale katılmaya davet etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Avrupadaki Alevi ve Dersim kurumlarının düzenleyeceği 16. Avrupa Dersim Kültür Festivali, kültürel dayanışmanın ve kimliğimizi korumanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu festival, sadece tarihsel ve kültürel bir buluşma değil, aynı zamanda Alevi inancının ve değerlerinin gelecek nesillere aktarılması için bir mücadele alanıdır. Dersim’in kadim kültürüne sahip çıkmak, sadece Dersimlilerin değil, tüm Alevi toplumunun ortak sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Tuncer Bakırhan Kölnde: Müzakere Mücadele Değildir!

Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenen “BE ONE – Bir Ol” Festivalinde konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’deki demokratikleşme sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, müzakere etmenin mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini vurgulayarak, Türkiye’deki Alevilerin, Kürtlerin ve kadınların haklarının korunması gerektiğine dikkat çekti. “Müzakere Kürtlerin ve Alevilerin eşit yurttaşlık haklarından vazgeçmek değildir” diyen Bakırhan, mücadele yönteminin değiştiğini ancak birlik ve dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Bakırhan, Türkiye’de demokratikleşme mücadelesinin engellenmeye çalışıldığını belirterek, müzakere ve mücadeleyi bir arada yürütmenin önemine değindi. İmralı görüşmelerine de atıfta bulunan Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın temmuz ayına kadar bir yasal düzenleme beklentisinde olduğunu aktardı. Bu düzenlemelerin toplumsal barışı güçlendireceğini dile getirerek, silahların bırakılması, sürgündeki siyasetçilerin geri dönmesi ve siyasi tutukluların özgürleşmesi gerektiğini ifade etti.

Demokratikleşme sürecinin ilerlemesi için kayyım uygulamalarına son verilmesi gerektiğini belirten Bakırhan, Terörle Mücadele Kanunu ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda reform çağrısında bulundu. Ayrıca, CHP’ye yönelik operasyonların muhalefeti bölme amacı taşıdığını vurgulayan Bakırhan, CHP’nin kurultay iradesine sahip çıkması gerektiğini dile getirdi. “Bu süreçten birlik içinde çıkmalıyız” diyen Bakırhan, muhalefetin parçalanmadan hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Kürt siyasi hareketinin direnç gösterdiğini ve müzakere sürecinin bu direncin bir sonucu olduğunu ifade eden Bakırhan, farklı toplumsal kesimlerin ortak mücadele etmesinin demokratik dönüşüm için önemine dikkat çekti. Avrupa’daki Alevi kurumlarının eşit yurttaşlık mücadelesinin de önemli kazanımlar sağladığını vurgulayan Bakırhan, bu kazanımların Türkiye’de de hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Konuşmasında Alevi kurumlarına teşekkür ederek, dayanışmanın büyütülmesi çağrısında bulundu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Tuncer Bakırhanın Kölndeki açıklamaları, Türkiyedeki Alevilerin, Kürtlerin ve kadınların haklarının korunmasının aciliyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Müzakere ve mücadeleyi bir arada yürütme çağrısı, toplumsal barışın sağlanması için kritik bir öneme sahip. Alevi toplumu olarak, demokratikleşme sürecine dair duyarlılığımızı artırmalı ve her türlü ayrımcılığa karşı durarak, birlik ve dayanışmayı güçlendirmeliyiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

BE ONE Festivali İçin Kölnde Dayanışma Buluşması

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), büyük bir coşkuyla beklenen BE ONE Festivali için geri sayımı başlatarak, “Çeşitlilik, Birlik ve Özgürlük” mottosuyla düzenlenecek olan etkinliğin öncesinde Köln Merkez’de geniş katılımlı bir Dayanışma Buluşması gerçekleştiriyor.

Bu buluşma, 30 Mayıs’ta Köln Tanzbrunnen’da hayata geçirilecek dev organizasyonun hemen öncesinde yapılacak ve festivalin güçlü bir ön sözü niteliği taşıyacak. AABF, aylardır süren yoğun hazırlıkların başarıyla tamamlandığını duyuracak.

Etkinlikte, Avrupa ve Türkiye’den birçok konuk ağırlanacak. Alevilik inancının ve kültürünün tanıtılacağı bu buluşma, katılımcılar arasında dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirmeyi amaçlıyor. Festivalin geniş katılımlı bir etkinlik olarak toplumda önemli bir yer edinmesi bekleniyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

BE ONE Festivali için düzenlenen Dayanışma Buluşması, Alevilik inancının ve kültürünün tanıtılması açısından büyük bir fırsat sunuyor. AABFnin öncülüğünde gerçekleştirilecek bu etkinlik, toplumsal dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirerek, farklı kültürlerin bir arada yaşama iradesini güçlendirecek. Almanyadaki Alevi toplumu, bu tür organizasyonlarla sesini daha güçlü bir şekilde duyuracak ve ayrımcılığa karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koyacak.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Festivali Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Gerçekleşti

Britanya Alevi Federasyonu, 14. Britanya Alevi Festivali çerçevesinde düzenlenen açılış resepsiyonunu, İAKM Cemevi’nde geniş bir katılımla gerçekleştirdi. Festival, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma değerlerini pekiştirmek amacıyla önemli bir buluşma zeminine dönüştü. Federasyon, organizasyona katkı sunan ve emek veren tüm canlara teşekkür etti.

Açılış resepsiyonu, sıcak ve samimi bir atmosferde geçti. Federasyon, etkinliğin, dayanışmanın ve birlik ruhunun bir kez daha sergilendiği bir ortam sağladığını belirtti. Yapılan açıklamada, “Birlik, beraberlik ve dayanışma oldukça dostluğumuz ve yolumuz daha da güçleniyor.” ifadelerine yer verildi.

7 Haziran’da düzenlenecek Park Festivali ile festival etkinliklerinin devam edeceği belirtildi. Britanya Alevi Federasyonu, tüm canları bu önemli buluşmaya davet ederek, dostluk ve dayanışma ruhunun paylaşılacağı bir etkinlik olacağına vurgu yaptı.

Federasyon, açıklamasını “Birliğimiz daim olsun” sözleriyle sonlandırarak, Alevi toplumunun kültürel etkinlikler aracılığıyla daha da güçleneceğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Britanya Alevi Federasyonunun düzenlediği 14. Britanya Alevi Festivali açılış resepsiyonu, Alevi toplumunun dayanışma ve birlik ruhunu bir araya getiren önemli bir etkinlik oldu. Bu tür buluşmalar, kültürel zenginliğimizin ve çok sesliliğimizin bir göstergesi olarak, ayrımcılığa karşı durmamız ve ortak değerler etrafında kenetlenmemiz açısından büyük önem taşıyor. Alevilik yolunda yürüyen tüm canları bir araya getirerek, mazlumun yanında durma kararlılığımızı bir kez daha pekiştiren bu festivalin, toplumsal dayanışmamızı güçlendirmesi dileğiyle.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Festivali’nin Açılış Resepsiyonu Coşkuyla Yapıldı

14. Britanya Alevi Festivali’nin açılış resepsiyonu, Britanya Alevi Federasyonu tarafından 7 Haziran 2023 tarihinde İAKM Cemevi’nde gerçekleştirildi. Etkinlik, geniş bir katılımla ve dayanışma ruhu içinde yapıldı. Federasyon, festivale katkı sunan ve organizasyonda emeği geçen tüm katılımcılara teşekkür etti.

Federasyon, festivalin yalnızca bir kültürel etkinlik olmadığını, Alevi toplumunun birlik, beraberlik ve dayanışma değerlerini pekiştiren önemli bir buluşma olduğunu vurguladı. Açılış resepsiyonunda, bu değerlerin sıcak bir atmosferde hissedildiği ifade edildi.

Federasyonun açıklamasında, “Birlik, beraberlik ve dayanışma oldukça dostluğumuz ve yolumuz daha da güçleniyor” ifadesi yer aldı. Bu buluşmanın, katılımcılar arasında muhabbetin ve kardeşliğin sıcaklığını artırdığı belirtildi.

Festival etkinlikleri 7 Haziran’da düzenlenecek Park Festivali ile devam edecek. Britanya Alevi Federasyonu, tüm Alevi topluluğunu bu coşkulu buluşmaya davet ederek, dayanışma ve dostluğun pekişeceği bir ortamda bir araya gelmeyi umuyor.

Açıklama, “Birliğimiz daim olsun” sözleriyle sona erdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi Festivali’nin açılış resepsiyonu, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma ruhunu pekiştiren önemli bir etkinlik olarak öne çıkmaktadır. Bu tür buluşmalar, Alevilik inancının özüne uygun olarak, farklılıkları bir arada yaşamanın ve hoşgörünün önemini vurgulamakta, toplumsal dayanışmayı güçlendirmektedir. Britanya Alevi Federasyonunun katkılarıyla gerçekleştirilen bu festival, ayrımcılığa karşı durarak, tüm Alevi topluluğunun bir araya gelmesine olanak sağlamakta ve ezilenlerin yanında durma kararlılığını yansıtmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kurumları, nefret söylemine karşı durdu!

Alevi kurumları, son günlerde Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yükselen nefret söylemine karşı sert bir duruş sergiledi. Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Samandağ Şube Başkanı Kenan Kahiloğulları ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antep Şube Başkanı Mehmet Erkek, bu nefret dilini kabul edilemez olarak nitelendirerek, Alevi kimliğinin siyasi bir malzeme olarak kullanılmasına karşı çıktılar.

29 Mayıs 2026 tarihinde yapılan açıklamalarda, Kahiloğulları, CHP içerisinde yaşanan ‘mutlak butlan’ tartışmalarını bir “demokrasi ayıbı” olarak değerlendirdi. Seçimle göreve gelen bir yönetimin mahkeme kararlarıyla devrilmesini eleştiren Kahiloğulları, bu durumun kabul edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, Kılıçdaroğlu’nun Alevi toplumunu temsil etme iddiasının yanlış olduğunu belirtti.

Mehmet Erkek ise sosyal medyada yayılan nefret söyleminin Alevi inancına yönelik bir saldırıya dönüştüğünü ifade etti. Türkiye’de sağ ve Sünni siyasetçilerin yönetimleri hakkında benzer bir eleştiri yapılmadığını hatırlatan Erkek, Alevilerin hedef alınmasını çifte standart olarak değerlendirdi. “Kemal Kılıçdaroğlu ile Alevilik eşit değildir” diyen Erkek, eleştirilerin inançlara değil, kişilerin siyasi pratiklerine yöneltilmesi gerektiğini savundu.

Alevi kurumları, siyasi partilerin kapılarına yapılan müdahaleleri de faşizan bir uygulama olarak tanımladı. Bu tür baskıların kabul edilemeyeceğini belirten Kahiloğulları ve Erkek, Alevi kimliğinin siyasetin bir aracı olarak kullanılmasına karşı durarak, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerini dile getirdiler.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kurumlarının nefret söylemine karşı gösterdiği duruş, Alevi kimliğinin siyasi malzeme olarak kullanılmasına karşı verilen onurlu bir mücadeledir. Alevilik, ayrımcılığa ve haksızlığa karşı durarak, toplumun bir arada yaşama iradesini güçlendirmektedir. Bu bağlamda, her türlü nefret diline karşı çıkmak ve mazlumun yanında olmak, Alevi değerlerinin gereğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kurumları: Nefret söylemleri kabul edilemez!

Alevi kurumları, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğinin hedef alındığı nefret söylemlerine karşı sert bir tepki gösterdi. Son günlerde CHP içinde yaşanan krizin ardından, Kılıçdaroğlu’nun Alevilik üzerinden yapılan eleştirilerin kabul edilemez olduğunu belirten Alevi temsilcileri, inanç kimlikleri üzerinden yürütülen siyasetin ayrımcı bir dil içerdiğini vurguladı. Bu durum, Alevi toplumu için bir tehdit oluşturuyor.

Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Samandağ Şube Başkanı Kenan Kahiloğulları, mevcut hukuki ve siyasi durumu “demokrasi ayıbı” olarak nitelendirerek, seçimle iş başına gelmiş yönetimlerin mahkeme kararlarıyla alaşağı edilmesini eleştirdi. Kahiloğulları, Alevi kimliğinin ön plana çıkarılarak yapılan hakaretlerin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Antep Şube Başkanı Mehmet Erkek ise, sosyal medyada yükselen nefret söylemlerinin doğrudan Alevi toplumuna yönelik bir saldırı olduğunu belirtti. Erkek, Türkiye’deki siyasi tarih boyunca sağ ve Sünni siyasetçilerin eleştirilerinin inanç kimlikleri üzerinden yapılmadığını hatırlatarak, Alevilik ile Kılıçdaroğlu’nun özdeşleştirilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.

Alevi kurumları, siyasi eleştirilerin inançlara değil, kişilerin siyasi pratiklerine yönlendirilmesi gerektiğini savunarak, CHP genel merkez binasına yönelik polis müdahalesini faşizan bir uygulama olarak nitelendirdi. Bu tür davranışların, Alevi toplumunun hak mücadelesine zarar verdiği ve toplumda ayrımcılığa yol açtığı belirtiliyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kurumlarının nefret söylemlerine karşı yükselttiği ses, toplumumuzun birlik ve beraberliğine yönelik tehditlere karşı bir duruş sergilemektedir. Alevilik üzerinden yürütülen ayrımcı dil, sadece Alevi kimliğine değil, tüm insanlığa yapılmış bir haksızlıktır. Bu bağlamda, her türlü ayrımcılığa karşı durmak, demokratik ve insani değerleri savunmak, Alevi toplumunun en temel hakkıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kimliği üzerinden nefret söylemine karşı duruş!

Alevi kurumları, son günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden yürütülen nefret söylemine karşı ciddi bir duruş sergiledi. AKD Samandağ Şube Başkanı Kenan Kahiloğulları ve PSAKD Antep Şube Başkanı Mehmet Erkek, bu durumu kabul edilemez olarak nitelendirerek, Alevi kimliğinin siyasi malzeme olarak kullanılmasına karşı çıktılar. Kahiloğulları, seçimle iş başına gelmiş bir yönetimin mahkeme kararlarıyla devrilmesini “demokrasi ayıbı” olarak tanımladı ve bu durumu tüm Türkiye’nin izlediğini vurguladı.

Kılıçdaroğlu’nun kişisel siyasi mücadelesinin Alevilikle ilişkilendirilmesine tepki gösteren Kahiloğulları, “Kemal Kılıçdaroğlu da bütün Alevi toplumunu temsil edemez” diyerek, inanç kimliklerinin siyasetten ayrı tutulması gerektiğini belirtti. Buna ek olarak, Alevi toplumunun hedef alınmasına olanak tanıyan nefret söylemlerinin artması, Alevi kurumları tarafından kınandı.

Mehmet Erkek, Türkiye’deki siyasi tarih boyunca sağ ve Sünni siyasetçilerin inanç kimlikleriyle eleştirilmediğini hatırlatarak, Kılıçdaroğlu üzerinden Aleviliğe yapılan saldırıları çifte standart olarak değerlendirdi. “Neden Kemal Kılıçdaroğlu konuşulurken Alevilik hedef alınıyor?” diye soran Erkek, bu durumun adaletsizliğine dikkat çekti.

Erkek ayrıca, CHP’nin kapılarına yönelik polis müdahalesini faşizan bir uygulama olarak tanımladı ve bu tür baskıların kabul edilemeyeceğini ifade etti. “Alevi toplumu, kurumsal bir siyasi partinin polis zoruyla içeri girilmesini asla kabullenmeyecek,” diyerek, Alevilerin haklarının korunması için mücadele edeceklerini belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kimliği üzerinden yürütülen nefret söylemine karşı duruş sergileyen Alevi kurumları, toplumumuzun birliğini ve inancımızın özünü koruma adına önemli bir adım atmıştır. Siyasi malzeme olarak kullanılan Alevilik, inancımıza ve tarihimize yapılan bir saldırıdır. Alevi toplumunun hedef alınmasına karşı durmak, sadece bir hak değil, aynı zamanda her bireyin sorumluluğudur. Bu bağlamda, ayrımcılığa ve haksızlığa karşı net bir duruş sergilemek, Alevi Gazetesinin demokratik ve insani yayın anlayışının bir gereğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Çorum Katliamının acı hatıraları hala taze!

28 Mayıs 1980’de Çorum’da başlayan ve 10 Temmuz 1980’e kadar süren katliam, Türkiye’nin tarihindeki en karanlık olaylardan biri olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte 57 Alevi yurttaş hayatını kaybetmiş, yüzlercesi yaralanmış ve çok sayıda ev ile işyeri tahrip edilmiştir. Çorum Katliamı, devletin ihmali ve organize provokasyonların gölgesinde, Alevilere yönelik gerçekleştirilen bir kıyımın simgesi haline gelmiştir.

Katliamın fitilinin ateşlenmesi, 27 Mayıs 1980’de MHP’li bakan Gün Sazak’ın öldürülmesi ile başlamıştır. Bu olayın ardından, ırkçı gruplar, Alevi ve sol görüşlü yurttaşlara yönelik saldırılara girişmişlerdir. 1 Temmuz 1980’de yeniden yoğunlaşan saldırılar sonucunda 4 kişi hayatını kaybetmiş, güvenlik güçleri ise saldırganları durdurmakta yetersiz kalmıştır.

4 Temmuz 1980’de, sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından, ırkçı gruplar uzun menzilli silahlarla Çorum’u bir savaş alanına çevirmiştir. Öne çıkan yalan haberler, özellikle TRT tarafından yayımlanan “caminin bombalandığı” iddiaları, halk arasında panik yaratmış ve faşist grupların saldırılarını daha da kışkırtmıştır. Bu süreçte, Alevilere ait mahalleler sistematik şekilde hedef alınmış, yüzlerce ev yakılmıştır.

Çorum Katliamı, Alevilere karşı gerçekleştirilen organize bir saldırının parçası olarak tarihe geçerken, bu olayın unutulmaması gerektiği ve adaletin sağlanması için mücadele edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Adalet sağlanmadığı sürece toplumsal barışın tesis edilemeyeceği, toplumun farklı kesimleri tarafından dile getirilmektedir.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Çorum Katliamı, Alevi toplumuna yönelik sistematik bir saldırının ve devletin ihmalkar tutumunun acı bir tezahürü olarak hafızalarda yer etmiştir. Bu tür olayların unutulmaması, geçmişte yaşanan zulümlerin tekrarlanmaması adına son derece önemlidir. Alevilik, barış ve hoşgörü kültürü ile büyümüş bir inançtır ve bu tür ayrımcı uygulamalara karşı durmak, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için elzemdir. Unutulmamalıdır ki, her türlü ayrımcılık ve şiddetin karşısında durarak, mazlumların ve ezilenlerin yanında yer almak, insanlık onurunu savunmak demektir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kuruluşları: Siyasi istismara karşı durun!

Alevi kuruluşları, son günlerde artan siyasi tartışmalara karşı ortak bir açıklama yaparak, Alevi toplumunun siyasi malzeme haline getirilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu açıklama, özellikle seçim dönemlerinde Alevilik inancının istismar edilmesinin getirdiği rahatsızlığın bir yansıması olarak öne çıktı.

Açıklama, Alevi dernekleri ve federasyonları tarafından gerçekleştirilen bir basın toplantısında yapıldı. Toplantının yapıldığı yer, Dersim’deki tarihi bir mekan olarak dikkat çekti. Alevi temsilcileri, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin altını çizerken, siyasi aktörlerin Alevi inancını kendi çıkarları doğrultusunda kullanmalarına karşı çıktılar.

Kuruluşlar, Alevilik değerlerinin siyaset arenasında alet edilmesinin, toplumsal barışa zarar vereceğini ifade etti. Yapılan açıklamada, “Siyasi partilerin bizleri kendi amaçları doğrultusunda kullanmalarına izin vermeyeceğiz. Alevilik, bir inanç ve yaşam biçimidir; bu değerleri siyasetin kirli oyunlarına alet etmeyin” denildi.

Toplantıya katılan Alevi temsilcileri, toplumun birlik ve beraberliğine vurgu yaparak, Alevi inancının barışçıl ve hoşgörülü yapısının korunması gerektiğini belirtti. Bu çağrı, Alevi toplumunun geleceği için kritik bir öneme sahip.

Sonuç olarak, Alevi kuruluşlarının bu ortak açıklaması, inanç özgürlüğü ve eşit yurttaşlık taleplerinin siyasi tartışmaların gerisinde kalmaması gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu. Alevilik değerlerinin korunması ve bu değerlerin siyasete alet edilmemesi, Alevi toplumunun öncelikli taleplerinden biri olarak ön plana çıktı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kuruluşlarının siyasi istismara karşı ortak bir duruş sergilemesi, toplumsal barışın korunması adına büyük önem taşımaktadır. Alevilik, bir inanç ve yaşam biçimi olarak, siyasi çıkarların gölgesinde kalmamalıdır. Bu açıklama, Alevi toplumunun birliğini ve beraberliğini sağlamak için atılmış önemli bir adımdır; zira ayrımcılığa ve haksızlıklara karşı durmak, Alevi değerlerinin özüdür.

— Alevi Gazetesi Editörü