Ana Sayfa Blog Sayfa 305

İran’da başörtüsü takmayan kandınlara yönelik cezayı arttırmaya hedefleyen tasarıya tepki

İran’da parlamentoya sunulan ‘Başörtüsü ve İffet’ yasa tasarısına tepkiler sürüyor. Yasa tasarısına hak ihlali anlamında bir çok kişi dava açtı

İran’da rejimin uyguladığı yanlış ekonomi politikaları sonucu derinleşen ekonomik krizin etkisiyle her geçen gün işsizlik oranları artmakta ve halk yoksulluğun pençesinde boğulmaktadır. İranlı yetkililerin siyasi hedefleri ve kişisel çıkarları için hazırladıkları ‘Tesettür ve İffet’ yasa tasarısına tepkiler devam ediyor. İran hükümetinin parlamentodaki temsilcileri geçtiğimiz günlerde söz konusu yasa tasarısını önce onaylamış sonrasında ise yapılan iki oylamada reddetmişti.

Yasa tasarısı tesettür kurallarına uymayan kadınlara ciddi para cezaları ve yaptırımlar getiriyor. Zorunlu başörtüsünün kaldırılmasını ‘ailenin parçalanması’ çerçevesinde değerlendiren hükümet, bu konuda kadınların taleplerini görmezden gelmeye devam ediyor.

Öte yandan yasa tasarısının hak ihlali anlamına geldiğini belirten birçok kişi dava açtı. Bu davalardan birinde “Kişi veya kişilerin zorunlu başörtüsü karşıtlarına saygısızlık, kaba söz söyleme hakkı yoktur. Hükümet bu insanlara müdahale ve saygısızlık yapma izni vermiştir” denilerek tasarının oylama sürecinin durdurulması istendi.

Zorunlu başörtüsü kuralına uymadığı gerekçesiyle Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından ülkede “Jin jiyan azadi” sloganıyla başlayan protestolar sürüyor. Yeni yasa tasarısıyla birlikte tartışmalar yeniden alevlenirken halk, ülkede ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluk başta olmak üzere kadınların tesettüründen çok daha önemli sorunların yaşandığını dile getiriyor. Ekonomik krizle baş edemediklerini dile getiren yurttaşlar, yoksullukla mücadele ediyor.

DIŞ HABERLER

#İranda #başörtüsü #takmayan #kandınlara #yönelik #cezayı #arttırmaya #hedefleyen #tasarıya #tepki

Hrant Dink davası ertelendi

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin açılan yeni dava 20 Eylül’e ertelendi

Hrant Dink cinayeti davasında hüküm giyen sanıkların da aralarında bulunduğu 10 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması bugün yapıldı. ‘Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme’, ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve ‘Kasten öldürme’ suçlarından yargılanan sanıklar ilk ifadelerini verirken dava 20 Eylül’e ertelendi.

10.00’da İstanbul Çağlayan 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlayan duruşmada Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ve çocukları ‘müşteki’ sıfatıyla yer aldı.

Sanık olarak yargılanan dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Ramazan Akyürek, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Trabzon Emniyeti Terörle Mücadele Müdür Yardımcısı Adem Sağlam, Zeynel Abidin Yavuz, Yasin Hayal, eski TEM Şube Müdürü Yahya Öztürk, Tuncay Uzundal, Faruk Sarı, Ersin Yolçu ve Erhan Tuncel duruşmaya SEGBİS ile katıldı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre sanık ifadelerinin ardından mahkeme, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak 2005’den itibaren İstihbarat Şube birimlerinden elde edilen bilgi ve belgelerin diğer birimlerle paylaşılması gerektiği yönünde yasal düzenlemenin ve fiili uygulamanın olup olmadığının bildirilmesini, Trabzon İl Emniyet Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak 2005-2006-2007 yıllarında İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından elde edilen bilgilerin diğer şubelerle, özellikle Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ile paylaşılıp paylaşılmadığını araştırılarak bilgi ve belgelerin mahkemeye gönderilmesinin istedi.

Mahkeme, bir sonraki duruşmanın tarihini 20 Eylül olarak belirledi.

İSTANBUL

#Hrant #Dink #davası #ertelendi

İkizköy direnişinin 700’ncü gününde ‘Yılmadık yılmayacağız’ mesajı

İkizköy’de kömür ocağına karşı süren direniş 700’ncü gününe girdi. Direnişçiler yaptıkları paylaşımda, ‘Yaşadığımız tüm zorluklara rağmen direndik, dayanışmanın gücü ile bugünlere geldik. Yılmadık yılmayacağız. Umutsuzluğa teslim olmayacağız’ dedi

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’na Yeniköy-Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (YK Enerji) tarafından yapılmak istenen kömür ocağına karşı, bölge halkının 17 Temmuz 2021’de başlattığı direniş 700’ncü gününe girdi.

Direniş sürüyor

Akbelen Ormanı’nda çadır kurarak direnen köylülere, şirketin ormana girmeye çalıştığı her girişimde destek de büyüdü. Kurdistan ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen ekolojistler, köylülerle birlikte doğa talanına karşı mücadele etti. Doğa talanına karşı yaşam alanlarını savunan köylüler ve ekolojistler, İkizköy’deki madene karşı mücadeleyi büyütüyor.

Dayanışma ile bugünlere geldik

İkizköylüler 700’inci direniş gününe ilişkin sanal medya hesaplarından, “Akbelen çadırlı direnişi 700. gününde. İnsanca onurlu bir yaşam mücadelesi için çıktığımız bu haklı yolda; Yaşadığımız tüm zorluklara rağmen direndik, dayanışmanın gücü ile bugünlere geldik. Yılmadık yılmayacağız. Umutsuzluğa teslim olmayacağız. Akbelen Ormanı’na, yaşam alanlarımıza, geçim kaynaklarımıza, zeytinliklerimize, havamıza suyumuza ve toprağımıza sonuna kadar sahip çıkacağız” paylaşımı yaptı.

MUĞLA

#İkizköy #direnişinin #700ncü #gününde #Yılmadık #yılmayacağız #mesajı

Tekirdağ’da 5 gözaltı

Tekirdağ’da yapılan ev baskınlarında 5 kişi gözaltına alındı

Tekirdağ’da sabah saatlerinde bazı evlere polislerce baskın düzenlendi. Baskınlarda, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) üye ve yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 5 kişi “Örgüt üyeliği” iddiasıyla gözaltına alındı. Dosyaya ise gizlilik kararı konuldu.

Gözaltına alınanlar Tekirdağ Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

TEKİRDAĞ

#Tekirdağda #gözaltı

Oluç: Hiçbir arkadaşımız boyun eğmeyecek

Meclis’te basın açıklaması yaparak güncel gelişmeleri değerlendiren Yeşil Sol Parti Grup Başkanvekili Oluç, artan gözaltı ve tutuklamalar ile ilgili, ‘Hiçbir arkadaşımız boyun eğmedi ve eğmeyecek’ dedi

Meclis’te basın toplantısı düzenleye Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, güncel gelişmelere dair değerlendirmelerde bulundu.

Daha güçlü mücadele edeceğiz

Halkın kazanımlarını korumak için mücadele edeceklerini belirten Oluç, hem kadın hem de gençlerin kazanımlarını vurgulayarak, “Rolümüzü en uygun şekilde yerine getirmeye çalışacağız. Yani meclis ile yerelin ve halkın bağını daha güçlü kurmak için mücadele edeceğiz” dedi.

Asgari ücret pazarlık konusu olamaz

Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantılarına dikkat çeken Oluç, asgari ücretin iktidar ile işçi temsilcileri arsında bir pazarlık gibi ele alındığına vurgu yaptı. Oluç, “Özellikle son birkaç yılda bu böyle Erdoğan’ın ya da iktidarın işçilere emekçilere gönlünden kopan bir lütuf gibi sunuluyor. Bakın Türk-İş’in verilerine göre Mayıs 2023 için Türkiye’deki 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 10 bin 362 lira oldu. Yoksulluk sınırı ise 33 bin 752 lira oldu. Asgari ücret 8 bin 506 lira. Şimdi neresinden tutacaksınız da asgari ücreti tartışacaksınız? Yani asgari ücret zaten açlık sınırının çok altında yer alıyor. Yani buradan biz bir rakam telaffuz etmek yerine sendikaların açlık ve yoksulluk verilerinin onların taleplerinin baz alınması gerektiğini bir kez daha belirtiyoruz” dedi.

Tutuklama ve gözaltılarla vazgeçiremezsiniz

Seçimler sonrasında artan gözaltı ve tutuklamalara da değinen Oluç, Şirnex’te (Şırnak) seçim sonrasında en az 100 kişinin gözaltına alındığını hatırlattı. Oluç,”Bu tür gözaltı ve tutuklamalarla boyun eğdirme, mücadeleden vazgeçirme anlayışının tutmadığını defalarca gördünüz. Bir kez daha göreceksiniz” diye kaydetti.

Erbaş’ın onurlu tutumu ders alınacak bir tutum

Son olarak HDP PM ve MYK üyesi Doğan Erbaş’ın tutuklanmasına tepki gösteren Oluç, “Doğan Erbaş gibi yıllarca bu partinin yöneticiliğini yapmış, avukat bir kişinin gözaltına alınırken verilen bu görüntüler, iktidarın zihniyetini görüntüledi. Doğan Erbaş boyun eğdi mi? Eğmedi. Bu tür uygulamalara maruz kalan hiçbir arkadaşımız boyun eğmedi ve eğmeyecek. Doğan Erbaş gibi hiçbir Kürt ve demokrat da boyun eğmez. Doğan Erbaş’ın onurlu tutumu hepimize önemli bir ders olması gereken bir tutumdu” ifadelerini kullandı.

ANKARA

#Oluç #Hiçbir #arkadaşımız #boyun #eğmeyecek

Erdoğan’dan faiz yorumu: Ben aynı yerdeyim ama..

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, faiz politikasına ilişkin ‘Hazine ve Maliye Bakanımızın adımlarını süratle, rahatlıkla Merkez Bankası’yla atmasını kabullendik’ dedi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Kuzey Kıbrıs ve Azerbaycan ziyaretleri ardından dönüşte uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, yeni dönemde ekonomi politikalarıyla asgari ücret ve memur maaşlarındaki zam oranlarına ilişkin soru üzerine “Her dönemde olduğu gibi bu dönemde de şüphesiz ki ekonomi her zamanki o güçlendirme beklentisini yine aynen devam ettiriyor” dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti: “Bazı arkadaşlar ‘Cumhurbaşkanı faiz politikalarında ciddi bir değişime mi gidiyor’ gibi bir yanılgının içine düşmesin. Ben burada aynıyım. Ama Hazine ve Maliye Bakanı’mızın şu andaki düşüncesi noktasında, biz tabii kendisine burada atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası ile atmasını kabullendik, hayırlı olsun dedik ve bu şekilde de enflasyonu tek haneye düşürmekteki kararlılığımızı da bildirdik.

Anayasa görüşmeleri

Muhalefet partilerinin yeni anayasaya destek verip vermeyeceği yönündeki bir soruyu da Erdoğan, “Masa etrafındakilere bakıp konuşacak olursak vermezler diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

AKP grubunun görevinin, destek vereceklermiş gibi gidip muhalefet partileriyle görüşmek olduğunu söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Arkadaşlarımıza ben görevi veririm, arkadaşlarımız grup başkanlarıyla veya başkanvekilleriyle görüşmelerini yaparlar. ‘Böyle bir anayasa değişikliği için ne dersiniz’ diye sorarlar. Eğer böyle bir anayasa değişikliğine ‘Evet’ derlerse biz de muhalefetle niçin anayasa değişikliğine gitmeyelim? Ki bunların içerisinde de en önemli maddemiz ailedir. Aile konusuna biz hassasiyetle eğiliyoruz. İki, Aile ve Gençlik Bankası çok çok önemli. Bu konuyu yine aynı şekilde kendilerine taşırız. Eğer buna olumlu yaklaşırlarsa bununla da ilgili adım atarız. Yani bunların bazıları anayasa değişikliği gerektirir, bazıları ise yasal düzenleme gerektirir. Ve şu anda anayasa değişikliği gerektiren konularda muhalefet bu işe ‘Evet’ der mi sorusunun cevabına gelince, maalesef orada çok çok iyimser değiliz.”

ANKARA

#Erdoğandan #faiz #yorumu #Ben #aynı #yerdeyim #ama.

Zırhlı araçla katledilen Miroğlu’nun davası görüldü

Zırhlı aracın çarpması sonucu hayatını 2021 yılında hayatını kaybeden Miraç Miroğlu’nun davasında söz alan avukatlar ATK’nin hazırladığı raporlarda Miroğlu’nu kusurlu saydığını hatırlatarak, olay yerinde yeniden bir keşif talep ettiler

Kurdistan’da devlet güçleri tarafından panzerle hayatını kaybeden çocuklara her gün yenileri eklenirken, cezasızlık ise cesaret vermeye devam ediyor.

Şirnex’in (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesine bağlı Turgut Özal Mahallesi’nde 3 Eylül 2021’de bisiklet süren 7 yaşındaki Miraç Miroğlu, polis Metin Kiraz’ın kullandığı zırhlı aracın çarpması sonucu hayatını kaybetmişti. Miroğlu’nun katledilmesine ilişkin Kiraz hakkında “Taksirle insan öldürme” suçundan açılan davanın 5’inci duruşmasının dün İdil Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldüğü öğrenildi.

7 yaşındaki çocuk kusurlu sayılıyor!

İlk olarak savunma yapan Miroğlu’nun avukatlarından Zeynep Eker, raporlarda eksikliklerin olduğunu ifade ederek, olay yerinde yeniden bir keşfin yapılmasını talep etti. Eker, dosya içerisinde bulunan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporlarına karşı itirazlarının olduğunu belirterek, “İlk ATK raporunda Miraç’ın trafik tabelalarına dikkat etmemesi sebebi ile ‘asli kusurlu’ olduğu belirtilmişti. İkinci ATK raporunda ise 7 yaşındaki bir çocuk sürücü olarak belirtilmiş ve tabelalara uymaması sebebi ile asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. 7 yaşındaki bir çocuktan algılama yeteneği bir yetişkinin ki gibi gelişmiş olarak kabul edilip bu hususlara dikkat etmesi beklenemez, ayrıca raporlarda Miraç’ın eylemleri değerlendirilirken sanığın eylemleri hakkında bir değerlendirme yapılmamıştır” dedi.

Polis suçtan kaçıyor

Şırnak Barosu Çocuk ve Kadın Hakları Komisyonu üyesi avukat Serkan Karakaş da, her celsede sanık polisin suçtan kurtulmaya dönük beyanlarda bulunduğuna işaret ederek, “Dosyaya sunulan ATK raporlarını kabul etmiyoruz, raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir, olayın aydınlatılması gereken yönlerin hepsine değinilmemiştir. Olay yeri krokisinde olayın gerçekleştiği yol 6 metre genişliğindedir ve zırhlı araç ile çocuk arasında 4 metre görüş mesafesi vardır. Ayrıca dosya arasındaki görüntülerden de anlaşılacağı çocuk sanığın 6 saniye boyunca görüş açısındadır ve olay yeri krokisinde araca ait fren izi tespit edilememiştir. Hız tespit edilememiştir ancak olası kast veya bilinçli taksir durumlarının değerlendirilmesi açısından bu hususun tespit edilmesi önem arz etmektedir” diye konuştu.

20 Haziran’a ertelendi

İddia makamı da dosyanın gelmiş olduğu aşama itibariyle katılan vekillerin talepleri hususunda detaylı mütalaa verebilmek için süre istedi. Yapılan savunmalar ardından mahkeme heyeti, ek süre vererek duruşmayı 20 Haziran’a erteledi.

ŞIRNEX

#Zırhlı #araçla #katledilen #Miroğlunun #davası #görüldü

Hasta tutuklu Karer, 6 aydır ailesi ile görüştürülmüyor

Hasta tutuklu Sinan Karer’e verilen 16 aylık iletişim cezası nedeniyle yaklaşık 6 aydır ailesiyle görüştürülmüyor

Colemerg’de (Hakkari) 2016 yılında “ülkenin birliği ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla tutuklanan ve 28 yıl hapis cezası verilen hasta tutuklu Sinan Karer’e (33), Ocak ayında 16 aylık iletişim cezası verildi.

Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan ve birçok sağlık sorunu olan Karer, 6 aydır ailesi ile görüşemiyor.

Sağlık sorunları ve ekonomik nedenlerden ötürü oğlunun görüşüne de gidemeyen anne Zeynep Dayan, bir yılda 4 kez ameliyat geçirdiğini uzun yola çıkamadığını belirtti. Oğluna verilen iletişim yasağı nedeniyle telefonla da görüşemediğini belirten anne Dayan, cezaevi yönetimi başta olmak üzere birçok resmi kuruma başvuru yaptığını ancak sonuç alamadığını söyledi.

‘İletişim cezasının kaldırılmasını istiyorum’

Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) ve Adalet Bakanlığı’na dilekçe gönderdiğini dile getiren Dayan, “Aylardır hastayım ve oğlumla telefonda bile görüşemiyoruz. Oğluma verilen iletişim cezasının kaldırılmasını istiyoruz ama bir türlü dilekçelerimize olumlu cevap verilmiyor. Görüşe gidemiyorum ama en azından oğlumun sesini duymak istiyorum” dedi.

Anne Dayan, iletişim yasağının kalması için insan hakları kurumlarına girişimde bulunmaları için çağrı yaptı.

WAN

#Hasta #tutuklu #Karer #aydır #ailesi #ile #görüştürülmüyor

Kadın Akademisi üyesi Aras’ın duruşması ertelendi

Kadın Akademisi üyesi Figen Aras’ın “örgüt üyesi” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması ertelendi

Kadın Akademisi üyesi Figen Aras’ın “örgüt üyesi olma” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Aras ve avukatı mazeret bildirerek katılmadı.

Mahkeme, duruşmayı 25 Ekim’e erteledi.

AMED

#Kadın #Akademisi #üyesi #Arasın #duruşması #ertelendi

3 mülteciyi yakarak katleden fail tehdit edildiğini söyledi

Güzelbahçe’de yakılarak katledilen 3 Suriyeli mültecinin dava duruşması görüldü. Duruşmada mültecileri yakarak katleden fail tehdit edildiğini söyledi

İzmir’in Güzelbahçe ilçesindeki bir inşaat şirketinde çalışan ve 16 Kasım 2021’de kaldıkları evde gece uyku halindeyken yakılarak katledilen Suriyeli 23 yaşındaki Mamoun al-Nabhan, 21 yaşındaki Ahmed Al-Ali ve 17 yaşındaki Muhammed el-Bish davasının 2’nci duruşması İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmaya katledilenlerin yakınları ve avukatları katılırken, sanık Kemal Korukmaz ve avukatları da salonda hazır bulundu.

Duruşmada ne yaşandı?

Duruşmada ilk olarak bir önceki celse istenen evraklara gelen cevaplar okudu. Sanığın akli dengesinin yerinde olduğunu söylemesine rağmen bir önceki celse avukatları tarafından talep edilen akli dengesinin yerinde olup olmadığına dair rapor Adli Tıp Kurulu tarafından gönderildi. Raporda sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu bildirildi.

Tehdit edildiğini söyledi

Sanık Kemal Korukmaz savunmasını yazılı olarak mahkeme heyetine sundu. Korukmaz duruşmada okunan ifadesinde, olay günü yaşananları şu şekilde aktardı: “Birlik Beton’da yıllarca patronum Suat Matur ile çalıştım. İfade vermememin sebebi eski patronunum ailemi ve beni tehdit etmesidir. Bana ve aileme bir şey olursa sorumlusu bunlardır. Bana gönderdiği avukat da deli taklidi yapmamı söyledi.”

Hesabına yatan paralar

Ardından mahkeme heyeti başkanı, Kemal Korukmaz’a Ziraat Bankası hesabına 20 Eylül 2021’de 20 bin lira, 9 Kasım’da 6 bin 500, ardından da 15 bin liranın neden yattığını sordu. Korukmaz da taş döşeme işinden gelen para olduğunu söyledi.

Müşteki avukatlarından Eylem Soylu da Korukmaz’a ifadesiyle ilgili sorular sordu. Soylu, “Malik Matur’un kendisini tehdit etmesiyle ilgili polis ve jandarmaya gittiğini söylüyor. Karakola ne zaman gittiniz ve şikayetinizi sözlü olarak kime anlattınız?” diye sordu.

Kemal Korukmaz “Tarihleri hatırlamıyorum. Karakolda sivil bir memur vardı. Beni karakoldan içeri bile almadı. Memurun ismini de bilmiyorum” dedi.

Sanık avukatı ise müvekkilinin akli dengesinin yerinde olmadığını düşündüğünü dile getirdi.

Akli dengem yerinde diyerek avukatı azletti

Avukatına itiraz eden Kemal Korukmaz ise akli dengesinin yerinde olduğunu belirtti. Avukatını azlettiğini ifade eden Korukmaz, “Avukatımın karşı tarafla irtibatta olduğunu düşünüyorum, cezaevine hiç gelmedi. Benim 80 yaşındaki babamı kandırdı, para aldı. Parayı geri vermesini ve duruşmadan gitmesini istiyorum. Bana ‘mahkemede konuşmayacaksın rapor alıp seni kurtaracağız’ dedi. Bu avukatı bana gönderen de benim düşmanımdır” diye belirtti.

Duruşma ertelendi

Müşteki avukatlarından Eylem Soylu, sanığın avukatı bulunmadığı için bu durumun istinaf sürecinde sorun oluşturacağını bunun için sanığa barodan bir avukat atanmasını ve işlemlere daha sonra devam edilmesini talep etti.

Kararını açıklayan mahkeme heyeti ise, sanığın müdafisini duruşma anında azletmiş olması, sanığın üzerine atılı suçun müdafisi ile ifade vermesini gerektirdiği nedeniyle sanığa müdafi bulunmasına, müşteki avukatlarının taleplerini celse arasında yazılı olarak bildirmesine, hazır olan tanıkların yeni duruşma gününde dinlenilmelerine, ilk celsede verilen ara kararlara gelmeyen cevapların tekrar sorulmasına hükmetti.

Duruşma tarihi olarak ise 4 Ekim saat 14.30 olarak belirlendi.

İZMİR

 

 

#mülteciyi #yakarak #katleden #fail #tehdit #edildiğini #söyledi