Ana Sayfa Blog Sayfa 314

HDP’liler hakkında verilen beraat kararı savcılık itirazı üzerine bozuldu

Bursa’da ‘örgüt propagandası yapmak’ iddiasıyla yargılanan HDP’li siyasetçiler hakkında verilen beraat kararı savcılık itirazı üzerine bozuldu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Bursa eski İl Eşbaşkanı Aynur Yılmaz ve gazeteci Emrah Çaçan’ın da aralarında olduğu 7 kişi hakkında “örgüt propagandası” iddiasıyla açılan davanın karar duruşması 19 Ocak 2021 tarihinde Bursa 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Sanal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan davada, HDP üyeleri Davut Toktaş’a “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla 3 yıl 2 ay ve Resul Baykara’ya 1 yıl 6 ay verilerek, hükmün infazı geriye bırakılmıştı. Yılmaz ve Çaçan’ın da aralarında olduğu 5 kişi ise beraat etmişti.

Savcı karara itiraz etti

Savcı beraat kararına itiraz etti. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, beraat kararını, “örgüte ait resimlerin veya işaretlerin taşınması, slogan atılması, örgüte ait işaret veya resimlerin bulunduğu üniformaların giyilmesi” gerekçeleriyle bozdu. Kararın istinafta bozulması üzerine 5 isim yeniden hakim karşısına çıkacak. İlk duruşma 14 Haziran’da görülecek.

BURSA

 

#HDPliler #hakkında #verilen #beraat #kararı #savcılık #itirazı #üzerine #bozuldu

Kaybolan çocuklar 40 gün boyunca yaşadıklarını anlattı

Kolombiya’da dört çocuk kaybolduktan yaklaşık 40 gün sonra sağ kurtarıldı, yaşadıklarını anlatan çocuklar annelerinin ölümüne tanık ettiklerini söylediler

Kolombiya’da uçakları düştükten sonra Amazon Ormanları’nda yaklaşık 40 gün yardım bekleyen dört çocuğun bu süre içinde neler yaşadıkları da netleşmeye başladı. Aralarında 11 aylık bebeğin de olduğu 4 kardeş cuma günü kurtarılmış ve tedavi altına alınmıştı. Çocuklar beş hafta boyunca meyve yiyerek hayatta kaldıklarını söylemişti.

Yaşadıklarını anlatmaya başlayan çocuklar, annelerinin düşen tek motorlu uçaktan sağ kurtulduğunu ancak günler sonra hayatını kaybettiğini söyledi.

Su ve meyve yiyerek hayatta kalmışlar

AP’nin aktardığına göre, çocukların babası Manuel Ranoque, dört kardeşin en büyüğü olan 13 yaşındaki çocuğun kendisine, annelerinin 1 Mayıs’ta ormana düşen uçaktan sağ kurtulduğunu ve yaklaşık dört gün hayatta kaldığını anlattığını söyledi.

Ranoque, annelerinin ölmeden önce çocuklara hayatlarını kurtarmaları için “Gidin buradan” demiş olabileceğini ve hayatta kalmak için enkaz alanını terk etmelerini istemiş olabileceğini söyledi.

Hastanede gözetim altına alınan çocukların beslenmeleri yavaş ve dikkatli şekilde sürdürülüyor

Arama grubunda yer alan yerlilerden Henry Guerrero, gazetecilere yaptığı açıklamada çocukların, içinde giysi, havlu, bir el feneri, iki cep telefonu, bir soda şişesi olan iki küçük çantayla bulunduğunu söyledi.

Guerrero, çocukların şişeyi ormanda su toplamak için kullandıklarını ve kurtarıldıktan sonra ‘aç olduklarını’ söylediklerini aktardı.

‘Ağaç gövdelerine saklanmışlar’

Çocuklardan birinin amcası olan Fidencio Valencia, Noticias Caracol adlı medya kuruluşuna yaptığı açıklamada, çocuklardan birinin yılanlar ve sivrisineklerle dolu ormanlık alanda kendilerini korumak için ağaç gövdelerine saklandıklarını söylediğini aktardı.

Narciso Mucutuy, kurtarılan 4 yerli çocuğun büyükbabası Valencia, çocukların iyileşme sürecine ilişkin, “Resim yapıyorlar. Bazen stres atmaya ihtiyaçları oluyor.” dedi.

Bir diğer amca Dairo Juvenal Mucutuy, yerel medyaya yaptığı açıklamada çocuklardan birinin kendisine yürümeye başlamak istediğini söylediğini belirtti. Mucutuy, çocuğun kendisine “Amca, ayakkabı istiyorum, yürümek istiyorum ama ayaklarım ağrıyor” dediğini söyledi.

Yetkililer ve yakınları, çocukların yağmur ormanlarının meyvelerine aşina olduklarını ve bunun da hayatta kalmalarında önemli rol oynadığını söylüyor.

Uçak kazasından yaklaşık iki hafta sonra 16 Mayıs’ta bir arama kurtarma ekibi, uçağın enkazına ulaştı. Enkazda üç yetişkinin cesedi bulunmuş ancak çocukların hiçbirine ulaşılamamıştı.

Kurtarma çalışmalarından sorumlu General Pedro Sanchez, çocukların kaza alanından 5 kilometre uzakta bulunduğunu söyledi.

Kaynak: Euronews

#Kaybolan #çocuklar #gün #boyunca #yaşadıklarını #anlattı

Selçuk Mızraklı hakim karşısına çıktı

Kendisine verilen cezanın bozulmasıyla yeniden yargılanan tutuklu Amed Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı’nın tahliye talebi reddedildi

Halk iradesinin gasp edilmesiyle görevden alındıktan sonra yerine kayyum atanan Amed Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla yargılandığı davada 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası almış, söz konusu ceza Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu.

Mızraklı’nın yeniden yargılandığı davanın ilk duruşması bugün Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Tahliye talebi ret edildi

Mızraklı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi’yle (SEGBİS) duruşmaya katılırken, savcı, mütalaasında suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, kaçma ve saklanma şüphesi ve suçun alt ve üst sınırı ile verilmesi beklenen cezaya göre adli kontrol tedbirinin yetersiz kaldığını belirtti.

Savcı, Mızraklı’nın tahliye edilmesi yönündeki talebin reddini istedi.

Mahkeme heyeti ise Mızraklı’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

AMED

#Selçuk #Mızraklı #hakim #karşısına #çıktı

Mısır’da 3 ayda en az 51 kadın katledildi

BM verilerine göre, Mısır’da 2023’ün ilk 3 ayında 51 kadının ya katledildiği ya da şüpheli şekilde hayatını kaybettiği duyuruldu

Kadına yönelik şiddetin giderek arttığı Mısır’da 2023 yılının ilk 3 ayında katledilen kadınlara ilişkin açıklama yapıldı. Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu ve Suç ile Mücadele Ofisi ile BM Kadın Birimi’nin açıkladığı verilere göre, Mısır’da 2023’ün ilk 3 ayında en az 51 kadın katledildi ya da şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

HABER MERKEZİ

#Mısırda #ayda #kadın #katledildi

Wan Gölü’ne her gün 155 milyon litre kanalizasyon

Wan ÇEV-DER Başkanı Ali Kalçık, kirliliğe karşı kurulan Van Merkez Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nde kanalizasyon atıklarının arıtılmadan Wan Gölü’ne akıtıldığını ve dip çamuru temizliğinin algı amaçlı olduğunu söyledi

Van Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ) tarafından 2018 yılında İskele Mahallesi’nde yapımına başlanan “Van Merkez Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi”nin inşası 2021 yılında tamamlandığı iddia edildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın açılışına katıldığı ve 180 milyon TL’ye mal olan tesis, kentin 50 yıllık arıtma ihtiyacının karşılanması ve Wan Gölü’nün daha fazla kirlenmemesi amacıyla inşa edildiği belirtilmesine karşın, bir süre sonra tesisten akıtılan sularla göl kirletilmeye başlandı.

Arıtma çalıştırılmıyor

Enerji kullanımından kaçmak amacıyla arıtma tesisinin özellikle geceleri çalıştırılmadığı iddiaları süren Wan’da her şeyin algı yaratmaya dönük olduğu görülüyor. Wan Çevre Tarihi Eserleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (Van ÇEV-DER) Başkanı Ali Kalçık, tesisten günlük 155 milyon litre kanalizasyon suyunun Wan Gölü’ne akıtıldığını aktardı. Kalçık, “Bu çok ciddi bir sorun. Bu çevre kirliliğine son verilmelidir. Yaşanan görüntü ve kirlilik asla olmaması gerekirdi. O dönemde Emine Erdoğan, ‘havza çalışması yapacağız’ dedi. 1 ay sonra hem dip çamuru temizlenecekti hem de havza çalışması yapılacaktı. Ama bu çalışma yapılmadı” dedi.

Temizlik değil kirlilik

Göldeki dip çamurun temizlenmemesine tepki gösteren Kalçık, “Dünyadaki tekniği; bir gemi denizin içerisine girer, nerde dip çamuru olduğunu tespit eder, hemen yanında da bir tekne olur. Orada aldığı dip çamurunu o tekneye koyar. O teknedeki dip çamurun ise bertaraf edilmesi gerekir. ‘Dip çamurunu temizledik’ mantığıyla getirip hemen burnumuzun dibine dökülüyor ve maalesef burada bir algı çalışması var. Yaz ayında burada durulmayacak derecede kötü bir koku var. En temel sorun algı amaçlıdır, rant amaçlıdır. Sözde dip çamuru temizleniyor. Bizim böylesi bir değere sahip çıkmamız gerekiyor. Wan balığının yaşamı bitme aşamasına gelmiş. Bu da bize gösteriyor ki artık buradaki canlı organizmaların yaşama şansı pek kalmadı” diye konuştu.

Sazlıklar yok edilip imara açılıyor

100’ün üzerinde derenin göle aktığına dikkati çeken Kalçık, kuraklık nedeniyle gölde çekilmenin yaşandığını ifade etti. Kalçık, şunları söyledi: “Bütün derelerde akan sularda yüzde 50 civarında düşüş var. Özellikle Wan’da Zernek, Koçköprü, Morgedik, Sarı Mehmet barajlarının su seviyesinin yüzde 30’un altına düştüğünü görüyoruz. Mayıs ayının sonlarında olmamıza ve her gün yağmur yağmasına rağmen böyle bir durum var. Bu ciddi bir tehdit. Özellikle Erdîş Çelebibağ’a baktığımızda suyun bir kilometrelik çekildiğini görüyoruz. Bu yetmezmiş gibi bir de göl kıyısındaki sazlıklara dolgu, yol yapıldı. İmara ve tarıma açıldı. Wan Gölü ve çevresi gözlerimizin önünde yok ediliyor.”

Kaynak: MA

#Wan #Gölüne #gün #milyon #litre #kanalizasyon

Şenyaşar ailesi: Adalet gelmeden evimizde oturmayacağız

Şenyaşar ailesi, Elazığ Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulan Fadıl Şenyaşar’ın ziyaretine gittikleri için adliye önünde olamayacaklarını belirterek, Adalet Nöbeti’nin 812’nci gününde ‘Adalet gelmeden evimizde oturmayacağız’ mesajı paylaştı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili olan İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 812’nci gününe girdi.

Anne ve oğlu, katliamda yaralanan ve tedavisi tamamlanmadan tutuklanan ve 5 yıldır Elazığ Cezaevi’nde tek kişilik hücrede tutulan Fadıl Şenyaşar’ın açık görüşüne gittiği için Riha Adliyesi önüne gelmedi.

Aile sanal medya hesabından “5 yıl önce yaralı halde hastanede gözaltına alınıp tutuklanan, tek kişilik hücrede tutulan kardeşimizi Fadıl Şenyaşar’ı Elazığ Cezaevi’nde ziyaret etmek için bugün adliye binası önünde olmayacağız. Adalet gelmeden evimizde oturmayacağız” mesajını paylaştı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Adalet #gelmeden #evimizde #oturmayacağız

Çıldır Gölü de kuruyor

Türkiye coğrafyasının dört bir yanında bulunan tüm göllerin suyu azalmaya veya kurumaya devam ediyor. Bu göllerden birisi de Çıldır Gölü

Kars Kafkas Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Kırpık yaptığı açıklamada, hayvan atıkları ve evsel atıkların kirlettiği Çıldır Gölü’nün su seviyesinin son 10 yılda azaldığını söyledi. Su seviyesinin düşmesinin Erdexan tarafında balıkların üreme alanı olarak kullandıkları kıyıya yakın noktaların kurumasına neden olduğunu söyleyen Kırpık, tatlısu istakozu, İsrail sazanı ve zebra midyesi gibi istilacı türlerin de göldeki balık türlerini yok ettiğini söyledi.

13-14 balık türü yok oldu

Erdexan-Qers (Ardahan-Kars) sınırları arasında 123 kilometrekare alanı ile bölgenin en büyük tatlı suyu olma özelliğini taşıyan Çıldır Gölü, hem bölgesel hem de küresel boyutta süren iklim değişikliğinin etkisi altında suları çekilmeye devam ediyor. Diğer yandan göl etrafındaki köylerin evsel ve hayvansal atıklar gölü kirletiyor. Geçen yıllarda 16-17 olan balık türlerinin birçoğunun yok olduğunu belirten Prof. Dr. Mehmet Ali Kırpık, “Çıldır Gölü’nün doğal popülasyonu ya da biyolojik çeşitliliğini uzun zamandır çalışıyoruz” dedi. Gölde görülen balık türünün 3’e düştüğü gölde eskiden 16-17 balık türü yaşıyordu.

Gölde istilacı türler

Prof. Dr. Kırpık, “Özellikle bu doğal popülasyonların yok olması ya da sayılarının azalmasına sebep olarak 3 tane egzotik ve istilacı tür var şu anda gölde. Bunlar; tatlı su istakozu, İsrail sazanı ve zebra midyesidir. Bu istilacı türler balıkçılar tarafından çeşitli yerlerden getirilerek göle bırakılmış. Bunlar göldeki doğal biyoçeşitliliği zamanla bitiren türlerdir. Zebra midyesi hem diğer iki istilacı türü hem de diğer balık türlerini ve omurgalı omurgasız türleri hemen hemen ortadan kaldırmak üzeredir” diye belirtti.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Çıldır #Gölü #kuruyor

Sulama kanalından su yerine zehir akıyor

Balıkesir’in Altıeylül ilçesinde 8 köyün tarım arazilerinin sulandığı 5 kilometre uzunluğundaki kanalda su siyah akıyor

Balçığın oluştuğu, hayvan dışkısının biriktiği ve siyah suyun aktığı kanaldaki kirliliğe tepki gösteren çiftçiler, kirliliğe çevredeki sanayi tesislerinin neden olduğunu belirtiyor. Halalca köyünden geçen Halalca, Ovaköy, Yakup, Balıklı, Çandır, Köseler, Küçükbostancı ve Büyükbostancı coğrafyasındaki tarım arazilerini sulayan 5 kilometre uzunluğundaki Devlet Su İşleri’ne (DSİ) ait sulama kanalını zehirleyen sanayi tesislerinin atıklarını bırakmalarına DSİ sessiz kalıyor.

‘Bir türlü çözüm bulunmuyor’

Halalca’da yaşayan Harun Bozbay DHA’ya yaptığı açıklamada, sulama kanalına bırakılan sanayi atıklarının kötü kokuya neden olduğunu, evlerinin avlularına dahi çıkamaz hale geldiklerini belirtip, “Kanaldaki bu su ile ürettiğimiz sebzeleri ve meyve ağaçlarımızı sulamak zorunda kalıyoruz. Bu çevre felaketine yetkililerimizin artık ‘dur’ demesi gerekiyor. Mağduriyetimizi her platformda dile getirmeye çalışıyoruz. Fakat bir türlü çözüm bulunamıyor” dedi.

‘Kanalda balıklar yaşardı’

Kanaldan Halalca haricinde 7 köyün arazilerinin de sulandığını hatırlatan Bozbay, “Bu yöre, Balıkesir’in en verimli topraklarının bulunduğu bir yer. Balıkesir’in sebze deposu. Burada yetiştirilen sebze ve meyveler Balıkesir’in yanı sıra başka yerlere de gönderiliyor. Bunun sürdürülebilirliği için bir an önce sulama kanalındaki kirliliğin önüne geçilmeli. Yetkililerden tek isteğimiz gereken önemleri almaları” diye konuştu. Birkaç sene öncesine kadar kanalın temiz olduğunu belirten mahalle halkından İsmail Azoğlu da, “Önceden kanalda balık dahi vardı. Ancak kirlilikten şu an hiçbir canlı yaşamıyor. Kirlilik de her geçen gün artıyor” dedi. Azoğlu, tarlalarını bu kanaldan suladıklarına da dikkati çekip, “Hastalık kapmaktan korkuyoruz” diye konuştu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Sulama #kanalından #yerine #zehir #akıyor

Oğlu polis şiddetine maruz kalmıştı: Şikayetçi olan babaya tehdit

Farqîn’de gözaltında polis şiddetine maruz kalan M.K.’nin babası Mahfuz Kolakan, çocuğuna daha önce şiddet uygulayan polislerden şikâyetçi olduğu için tehdit edildiğini belirtti

Amed’in Farqîn (Silvan) ilçesinde 6 Haziran’da, 16 yaşındaki M.K isimli çocuk, görülecek duruşması için gittiği Silvan Adliyesi’nde polisler tarafından gözaltına alınarak, fiziki şiddete maruz kaldı. Ters kelepçe ile ailesinin gözleri önünde darp edilen M.K.’nin babası Mahfuz Kolukan, yaşananları Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Güleş’e anlattı.

 Karakolda şiddet

Oğlu M.K’nin Şubat 2023’te duruşmaya katılmak için gittiği Silvan Adliyesi’nde gözaltına alınması ardından karakolda fiziki şiddete maruz kaldığını anlatan baba Kolukan, “Oğlum, polisler tarafından götürüldüğü Silvan Devlet Hastanesi’nde de polis şiddetine maruz bırakılmıştı. Şubat ayında yapılan işkenceden dolayı 3 polis hakkında şikâyetçi oldum. Polisler, ‘Ya şikâyetini geri çekeresin ya da Silvan’da olacak her olay da çocuğunu sorumlu tutarız’ diyerek, beni tehdit ettiler” ifadelerini kullandı.

Baba Kolukan, Silvan Adliyesi’nde yaşananları şöyle anlattı: “Duruşmanın görüldüğü mahkeme salonu önünde bekleyen polisler, ‘İfadesi var’ denilerek, gözaltına aldı. Gözaltı sırasında yüzüne tokat atıldı. Ayrıca ters kelepçelenerek, karakola götürüldü. Burada da fiziki müdahaleye maruz kalıyor. Karakolda bile elleri ters kelepçeli haldeydi. Ben buna itiraz ettim. Polisler, ‘Kaçma şüphesi var’ dedi. 15 yaşında bir çocuk karakolun içinde ve onlarca polis olmasına rağmen nasıl kaçacak. 7 Haziran günü adliyede de bir kez daha şiddete maruz kalıyor.”

Suç duyurusunda bulundu, tehdit edildi

Oğluna yapılan fiziki şiddete karşı yaptığı suç duyurusundan dolayı bir ay önce polisler tarafından ifadesini geri çekmesi yönünde baskı yapıldığını da sözlerine ekleyen Kolukan, şikâyetini çekmediği için oğlunun hedef alındığını belirtti. Oğluna şiddet uygulayan polislerden şikâyetinden vazgeçmeyeceğini söyleyen Kolukan, “Çocuk yaşta biri elleri ters kelepçelenemez. Gerek 4 ay önceki karakoldaki görüntüler, gerek hastanedeki görüntüler, gerekse adliyedeki görüntüler var. Eğer görüntüler incelenirse her şey ortaya çıkar.  Yaptıkları işkencenin görüntüleri, hesabını sormak için tüm hukuki halklarımı kullanacağım. Olayın peşini bırakmayacağım. Şikâyetçi olacağım ki yarın başkalarına da işkence yapılmasın” şeklinde konuştu.

Konu hakkında Amed Barosu çocuğa karşı, “işkence” ve “görevi kötüye kullanma” suretiyle suç işleyenlerin cezalandırılması için suç duyurusunda bulunmuştu.

AMED

#Oğlu #polis #şiddetine #maruz #kalmıştı #Şikayetçi #olan #babaya #tehdit

Feridun Yazar mezarı başında anıldı

Kürt siyasetçi Feridun Yazar, 7’nci ölüm yıldönümünde mezarı başında anıldı

Kürt siyasetçi Feridun Yazar, 7’nci ölüm yıldönümünde Hewag (Bozova) ilçesine bağlı Ordega Biçuk mahallesindeki mezarı başında anıldı. Anmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Barış Anneleri Meclisi yöneticileri ile mahalle sakinleri katıldı.

Anmada konuşan Yeşil Sol Parti Karaköprü İlçe Eş Sözcüsü ve Yazar’ın kızı Rahşan Yazar, babasının yaşamının mücadele ile geçtiğini belirterek, “Mücadelede hep öncü oldu. Onun mücadelesine layık olacağız” dedi.

Konuşmalardan sonra Yazar’ın mezarına karanfiller bırakıldı.

RİHA

#Feridun #Yazar #mezarı #başında #anıldı