Ana Sayfa Blog Sayfa 318

Türkiye yangınlara hazır mı?

Sıcak havaların başlamasıyla orman yangınları yeniden gündemde. Uzmanlar OGM’nin yetersiz olduğunu belirterek daha ciddi önlemler alınması gerektiğini vurguluyor

Havaların tekrardan ısınmasıyla ve yaz aylarının başlamasıyla birlikte orman yangınları ve bununla birlikte yana yerlerin acele olarak ranta açılması yine gündemde. Ekoloji Birliği’ne konuşan Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Ahmet Hüsrev Özkara, “Türkiye yangınlara hazır mı?” sorunu yanıtlayarak, alınması gerekilen önlemlere ve sorunlara dikkat çekti.

OGM yetersiz

Çıkan yangınların yüzde 99’unun insan kaynaklı olduğunu söyleyen Özkara, “Bizim öncelikle eğitime ihtiyacımız var. Ormana yakın turizm alanları, köyler, ormana yakın tarım alanları gibi bölgelerde eğitim ve önlemlerin gözden geçirilmesi gerekiyor. Eskiden Buca Eğitim Merkezi’nde eğitim veriliyordu. Bir gecede elden çıkardılar. Buca Eğitim Merkezi’ni yeniden yapılandırmaları gerekiyor. Ayrıca ormana giriş ve çıkış kontrollü bir düzende olmalı. Ayrıca OGM’nin yeterli personeli yok. 39 civarında hava aracı kiralanmış ve bu yetersiz bir sayı. Belediye ve kuruluşlarla işbirliği yapmadan bu iş yapılamaz” ifadelerini kullandı.

Kirişçi’nin sözleri gerçekçi değil

Eski Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci de ilk müdahale süresini 40 dakikadan 11 dakikaya kadar düşürdüklerine yönelik sözlerini de değerlendiren Özkara, “İlk müdahaleyi 11 dakikaya indirmeleri söz konusu olamaz. Yangın anında araçların yola çıkması ve müdahale alanına gitmesi bundan daha uzun sürer” dedi.

Tarlada ‘saatli bomba’ bulundu

Öte yandan Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesine bağlı Qesra Serçixan kırsal mahallesinde Jandarma Karakoluna yakın bir buğday tarlasında yangın çıktı. Alevleri gören köylülerin hızlı müdahalesi sonucu yangın yayılmadan söndürüldü. Ateşin başladığı yerde inceleme yapan köylüler, saatli bomba görünümü verilen bir cisim ile karşılaştı. Dolu kibrit kutularından oluşturulan ve zaman ayarlı ateşleme düzeneği kurulan cismi gören köylüler, yaşananları askerlere bildirdi.

Askerler olay yerinde inceleme yaparken, köylüler olayın sabotaj olduğunu düşündüklerini söyledi.

Yine Mêrdîn’in Şemrex (Mazıdağı) İlçesi’ne bağlı Dêşan Köyü’nde bir buğday tarlasında yangın çıktı. Bilinmeyen bir nedenle meydana gelen yangına köylüler müdahale ederken, haber verilmesi üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Yangın zorlukla kontrol altına alınabildi. Yangında onlarca dönümlük buğday arazisi küle döndü.

700 dönüm kül oldu

Sûr ile Bismil arasındaki bölgede çıkan yangında 700 dönümlük buğday tarlası kül oldu.

Amed’in Sûr ile Bismil ilçeleri arasında yer alan Kevneçar (Alabal), Qesel (Güroluk) ve Hanpazar mahallelerinde bulunan buğday tarlasında yangın çıktı. Yangın rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş alana yayıldı.

Edinilen bilgilere göre yangında tahminen 700 dönümlük buğday tarlası kül oldu. Yine edinilen bilgilere göre yangın yoldan geçen bir araçtan atılan sigara izmariti sonucu çıktı. EKOLOJİ SERVİSİ

OGM’den açıklama

Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarının neredeyse tamamında başlayan orman yangınlarından sonra hiçbir tedbir ve önlem almayan iktidar çok eleştirilmişti. Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ise buna karşı Mayıs ayında açıklama yapmışt. Açıklamada olası bir orman yangınına karşı filolarına bir Sikorsky T70 tipi yangın söndürme helikopteri, dört Air Tractor model yangın söndürme uçağı ve bir keşif uçağı eklediklerini duyurdu.

Ormanlar yok oldu

Türkiye 2021’de büyük orman yangınlarıyla mücadele ettti. Antalya, Muğla, Mersin ve Osmaniye’de yaşanan yangınlar günlerce sürdü. İktidar, Türk Hava Kurumu’na (THK) ait uçakları “hurda” diyerek kullanmayı reddetti. 196 bin futbol sahası kadar ormanlık alan yok oldu.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Türkiye #yangınlara #hazır #mı

İran rejimi başörtüsü yasağının kapsamını genişletiyor

İran rejimi başörtüsü yasağının kapsamını genişletiyor, başörtüsü zorunluluğunu düzenleyen yeni yasa tasarısını Şûrâ Meclisi’ne sundu

Yeni “Örtü ve İffet Yasası” ülkedeki başörtüsü dayatmasına karşı çıkan Doğu Kürdistan ve İran’daki isyanı kontrol altında tutmayı hedefliyor.

İran rejimi yetkilileri, özellikle de ülkeyi kasıp kavuran son ‘Jin, Jiyan, Azadî’ isyanından sonra, geçtiğimiz aylarda, zorunlu başörtüsüne karşı mücadele eden birçok İranlı kadın aktivisti pasifize etmek için yasa tasarısını yasaya dönüştürmeye çalışıyor.

22 yaşındaki Jîna Emînî’nin Tahran’da Ahlâk Polisi tarafından gözaltına alınıp katledilmesinin ardından ülke çapındaki isyan sonrası İran rejimi, protestoların yayılmasını önlemek için ahlâk polisi devriyelerini askıya almak zorunda kaldı.

Rejim, İranlı kadınları başta vatandaşlık hakları olmak üzere temel insan haklarını talep etmeye devam etmekten caydırmak için ağır para cezalarına, kişisel mülkiyetlerine el koyma ve hapis cezaları gibi yöntemlere başvurdu.

‘Kadınlara karşı geniş çaplı savaş’

16 Nisan Cumartesi günü, İran Emniyet Genel Müdürü Ahmed Rıza Radan, “örtünmeyen kadınlara karşı geniş çaplı savaş başlatma” sözü verdi, ancak o günden bu yana tehdit açıklaması sivil itaatsizliğe neden oldu. Sokaklardaki örtünmeyen kadınların sayısı arttı ve bir grup kadın, Twitter’da “Cumartesi’den” adıyla bir “hashtag” başlattı. Radan’a cevaben İran sokaklarında başı açık kadınların çok sayıda fotoğrafı ve videosu sanal medyada dolaştı.

Başörtüsünü çıkaran kadınlara ceza

Independent Arabia’da yer alan habere göre İran’daki analistler ve sosyologlar, Örtünme ve İffet Yasası’nın kaçınılmaz olarak başarısız olacağına inanıyor. Ülkedeki yasama organı İslâmî Şûrâ Meclisi’ne sunulan değişiklik metninde, halka açık yerlerde başörtüsünü çıkaran her kadına ilk aşamada uyarı mesajı gönderileceği belirtiliyor. İhlalin tekrarı halinde ise her defasında kendisine para cezası uygulanacak, ödeme yapılmaması durumunda bu ceza iki katına çıkacak ve banka hesabından otomatik olarak düşülecek.

Örtü ve İffet Yasası metninin 1. maddesinin (b) fıkrası şöyle: “İhlal edenler, kamuya açık yerlerde veya sanal ortamda vücudunun uzuvlarını açığa çıkaran veya vücut uzuvlarını gösteren ince giysiler giyenlere ilk aşamada yüksek miktarda para cezası, ihmalin devam etmesi halinde ise daha fazla para cezası uygulanacak.”

Kanunda ayrıca, “Kamuya açık yerlerde veya sanal ortamda vücudunu tamamen teşhir eden kadın, daha önce kendisine verilmiş olan para cezalarına ek olarak hapis cezası ile cezalandırılır” ifadesi yer alıyor.

Kadınların araç kullanırken başörtüsü zorunluluğuna uymaması durumunda, uyarı ve para cezası verildikten sonra araca daha sonra el konulacak, kanunu ihlal edenler hakkında vergi muafiyeti ile devlet ve idari hizmetlerden yoksun bırakma gibi önlemler alınacak.

Para cezası kesilecek

Aynı kanuna göre başörtüsü zorunluluğuna uymayan ya da resmî standartların dışında örtünenlere para cezalarını ödemeye başlamamaları halinde doğrudan banka hesaplarından para cezaları kesilecek. Bakiyenin yetersiz olması halinde, cezalar ödenene kadar tüm banka ve kredi kuruluşlarının banka kartı çıkartma ve yenileme dahil her türlü finansal hizmet vermeleri yasaklanacak.

“Başörtüsü ve İffet” kanun tasarısı metninin 2. Maddesine göre, kadın devlet memurları, başörtülerini çıkarmaları halinde, maaşlarından kesinti ve iki yıla kadar çalışmaktan men cezaları ile karşı karşıya kalacaklar ve tutuklu yargılanacaklar.

Örtünmeyen kadınlara devlet hizmeti veren kadın ve erkek çalışanlara da para cezası uygulanıyor. Tesettür ve iffet kanun taslağının 3. maddesinde, meslek sahipleri ve işletmecileri ile dükkan, lokanta, sinema, spor salonu, eğlence ve sanat salonları gibi umumi ve özel yerlerin kanuna ve birinci maddeye aykırı hareket etmeleri halinde, ilgili devlet kurumları, yasayı ihlal edenlere ilk aşamada uyarıda bulunur ve hakkında para cezası uygular. İkinci aşamada bu yerler bir hafta, sonraki aşamada iki haftaya kadar kapatılacak ve ileri aşamalarda çalışma izinleri tamamen geri alınacak.

İran’da başörtüsü uygulamaları

1979 İran Devrimi’nden önce ülkenin son Şahı Muhammed Rıza Pehlevi döneminde başörtüsü zorunlu değildi, ancak bu dönemde bazı İranlı kadınlar başörtüsü veya çarşaf giyiyordu.

1979’da Devrimin lideri Humeyni, 7 Mart 1979’da kadınların İslami kıyafet kurallarına uymaları gerektiğini duyurdu. Açıklaması gösterileri ateşledi, 1979’da Tahran’daki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Protestoları, açıklamanın yalnızca bir tavsiye olduğuna dair hükümet güvenceleriyle yatıştırılmaya çalışıldı. Başörtüsü daha sonra 1980’de devlet ve kamu dairelerinde zorunlu hale getirildi ve 1983’te tüm kadınlar için zorunlu hale getirildi.

DIŞ HABERLER

#İran #rejimi #başörtüsü #yasağının #kapsamını #genişletiyor

Filipinler’de yanardağ paniği: 13 bin kişi tahliye edildi

Filipinler’de bulunan Mayon yanardağında püsküren kül, alevli kayalar ve zehirli gazlar yüzünden 13 bin kişinin tahliye edildiği öğrenildi

Filipinler’in orta kesimlerinde yer alan Mayon yanardağında püsküren kül, alevli kayalar ve zehirli gazlar yüzünden binlerce kişi tahliye edildi. Sismologlar son 24 saat içinde en az bir volkanik deprem ile yanardağın etrafında kilometre yarıçapındaki bir alana alevli kayaların düştüğünü belirtti.

13 bin kişi tahliye edildi

Filipin Volkanoloji ve Sismoloji Enstitüsü’ne göre bu kayalar erimiş magmanın basıncı altında parçalanmakta olan lav kubbesinden geliyor. Ulusal Sivil Savunma Ofisi, çoğunluğu yanardağın eteklerinde ya da yakınında bulunan tarımsal köylerinde yaşayan yaklaşık 13 bin kişinin tahliye edildiğini bildirdi.

Milyonlarca kül saçıldı

Başkent Manila’nın 330 km güneydoğusundaki Mayon, Pasifik “Ateş Çemberi” üzerinde bulunan ülkenin 24 aktif yanardağı arasında en istikrarsız olanlardan biri olarak kabul ediliyor. Mayon, beş yıl önce milyonlarca ton kül, kaya ve lav püskürterek on binlerce insanın tahliyesini zorunlu kılmıştı.

En güçlü patlama 1991’de yaşanmıştı

Son on yıllardaki en güçlü volkanik patlama 1991 yılında Pinatubo’da meydana gelmiş, 800’den fazla kişinin ölümüne yol açmış ve binlerce kilometreye yayılan bir kül bulutu oluşturmuştu.

DIŞ HABERLER

#Filipinlerde #yanardağ #paniği #bin #kişi #tahliye #edildi

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said: Avrupa için bekçilik yapmayız

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin göç meselesinde ‘Avrupa için bekçilik görevi üstlenmeyeceklerini’ söyledi

Tunus’tan İtalya’ya geçmeye çalışan göçmenlerin ana çıkış noktası olan liman kenti Sfax’ta konuşan Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkesinin ‘Avrupa için bir sınır muhafızı’ olmayı kabul etmeyeceğini söyledi. Söz konusu açıklama, Akdeniz’i geçen göçmen sayısından endişe duyan Avrupalı liderlerin ziyaretinden sadece bir gün önce konuşan Said, “Onların ülkelerine bekçilik yapamayız” ifadelerini kullandı.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Tunus’un kamu maliyesinde bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, bugün Hollanda Başbakanı Mark Rutte ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yapacakları ziyarette yardım teklifinde bulunacaklarını belirtmişti.

Türkiye’ye bekçilik karşılığına 3 milyon sterlin

Türkiye’de mültecilerin tartışıldığı bir dönemde; İngiltere hükümetinin, mültecilerin Avrupa’ya geçişini engellemesi için Türkiye’ye geçen yıl 3 milyon sterlin ödediği tespit edilmişti.

DIŞ HABERLER

 

#Tunus #Cumhurbaşkanı #Kays #Avrupa #için #bekçilik #yapmayız

Şenyaşar ailesinden Gandhi’nin sözü ile ‘Adalet’ çağrısı

Adalet mücadelesini 811’inci gününde sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesabından Mahatma Gandhi’nin ‘Adaletsizliği, adaletle yıkmak gerekir’ sözünü paylaştı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili olan İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 811’inci gününde.

Adalet Bakanı’na çağrı

Aile eylemlerinde hafta sonu adliyenin kapalı olmasından kaynaklı Pirsûs’ta bulunan evlerinde sürdürdü. Ailenin sanal medya hesabından ise, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç etiketlenerek, “Adaletsizliği, adaletle yıkmak gerekir (Mahatma Gandhi). Adalet Nöbetimizin 811’inci günü” mesajı paylaşıldı.

RIHA

 

#Şenyaşar #ailesinden #Gandhinin #sözü #ile #Adalet #çağrısı

Barış Akademisyenlerinden Gözde Özdikmenli görevine iade edildi

KHK ile ihraç edilen Barış Akademisyenlerinden Gözde Özdikmenli görevine iade edildi

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden ihraç edilen Barış Akademisyeni Gözde Özdikmenli, görevine iade edildi. 2017 yılında savaşa karşı bildiri imzaladıkları için ihraç edilen Özdikmenli, 6 yıl yürüttüğü hukuk mücadelesini kazandı.

Pirha’ya konuşan Özdikmenli “Neye göre seçtiklerini bilmediğimiz altı akademisyeni ihraç etme kararı aldılar. Altı yıl hiç kolay geçmedi, hayatım değişti. Daha güvensiz diyebileceğim bir yola girdim. Hiç kolay değildi ve binlerce insan Türkiye’de bunu yaşadı. Haksız yere ihraç edildiler ve dönüş bekliyorlar” diye belirtti.

Barış için imzaladık umarım hedefine ulaşır

Barış Bildirisi imzacılarının talebinin Türkiye’de barışı sağlamak olduğunu ifade eden Özdikmenli “Barış akademisyenleri Türkiye’de barış istediler. Türkiye’de iç savaş olmasın diye yola çıktılar. Hepimiz belli bir duyarlılık içinde olaya yaklaşma çalıştık. Umarım hedefine ulaşmıştır. Barış Bildirisi’ni imzalayan arkadaşlarımla gurur duyuyorum” diye konuştu.

Yaşadıklarının Türkiye demokrasisi açısından çok olumsuz bir durum olduğunu belirten Özdikmenli, diğer barış akademisyenlerinin de işe iade edilmesini istedi.

Kaynak: Pirha

 

 

#Barış #Akademisyenlerinden #Gözde #Özdikmenli #görevine #iade #edildi

İsrailliler protestoların 23’üncü haftasında yine alanlardaydı

İsrailliler, Netanyahu öncülüğündeki sağcı koalisyon hükümetinin yargının yetkilerini sınırlayan düzenlemesine karşı haftalardır protestolarını sürdürüyor

Başbakan Binyamin Netanyahu öncülüğündeki aşırı sağcı koalisyon hükümetinin yargı düzenlemesine karşı her hafta cumartesi akşamı kitlesel gösteriler düzenleyen İsrailliler, protestoların 23’üncü haftasında ülke genelinde yine meydanlara akın etti.

Başta Tel Aviv, Batı Kudüs, Hayfa ve Birüssebive Rehovot gibi kentler olmak üzere ülke genelinde 100’den fazla noktadaki gösterilere yaklaşık 100 bin İsrailli katıldı.

Her hafta olduğu gibi en yoğun katılımlı gösteriye ev sahipliği yapan Tel Aviv’de on binlerce protestocu, Kaplan Caddesi’ndeki Hükümet Kompleksi’nin önünde toplandı.

İsrail bayraklarıyla sık sık “demokrasi” sloganları atan göstericiler, koalisyon hükümetindeki aşırı sağcı politikacıları eleştiren “Ne kadar geriye gidebiliriz?”, “Demokrasinin yok olmasına karşı direnin” yazılı dövizler taşıdı.

Tel Aviv’deki bazı İsrail işgali karşıtı protestocular da “İşgalle demokrasi olmaz” ve “Filistinlilerin hayatı önemlidir” yazılı pankartlar taşıdı.

 Organize suç kurbanları için saygı duruşu

Her hafta yargı düzenlemesine ek olarak ülke gündemindeki diğer sorunların da gündeme getirildiği protestolarda bu hafta İsrail’deki Arap toplumunda giderek büyüyen organize suç sorunu öne çıktı.

Çok sayıda gösterici, Netanyahu hükümetini ve Arap karşıtlığıyla bilinen aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir gibi yetkilileri, Arap toplumunda büyüyen organize suça karşı mücadelede gerekli adımları atmamakla ve bu kesimin sorunlarına karşı ihmalkar davranmakla suçlayan dövizler taşıdı.

Tel Aviv dahil çoğu kentteki göstericiler, İsrailli Araplar arasında yılbaşından bu yana 101 kişinin hayatına mal olan organize suçun kurbanları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.

Batı Kudüs’te de binlerce gösterici, Cumhurbaşkanlığı Rezidansı önünde toplandı.

Gösterilerin Hayfa ayağında eski Başbakan Ehud Barak yer alırken Modiin kentinde ise muhalif Macar aktivist ve protesto lideri Katalin Törley, göstericilere hitap etti.

Mahkeme yetkilerini sınırlandırma ve yargı atamaları

İsrail Adalet Bakanı Yariv Levin’in 5 Ocak’ta duyurduğu yargı reformu, Yüksek Mahkemenin yetkilerini sınırlandırma ve iktidarın yargı atamalarında söz sahibi olması gibi değişiklikler içeriyor.

Netanyahu, 27 Mart’ta ülke çapında giderek artan kitlesel protestolara ve grevlere neden olan yargı düzenlemesini ertelediğini açıklamıştı.

DIŞ HABERLER

#İsrailliler #protestoların #23üncü #haftasında #yine #alanlardaydı

Pakistan’da sel: En az 25 ölü

Belucistan bölgesini vuran muson yağmurlarında en az 25 kişi hayatını kaybetti

Pakistan’ın Belucistan bölgesinde muson yağmurları nedeniyle meydana gelen sel sonucunda 25 kişi yaşamını yitirdi. Dolu ve ani şiddetli yağış şeklinde etkili olan afette 300’den fazla kerpiç evin yıkıldığı, ağaçların kökünden sökülerek insanları yaraladığı bildirildi.

Meydana gelen ani sel felaketi nedeniyle çok sayıda kişinin hala kayıp olduğu bildirildiğinden ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

Tehlike sürüyor

Öte yandan Pakistan afet yönetimi, rüzgar hızı saatte 150 km’yi bulan şiddetli ve yoğun siklonun ülkenin güneyine doğru ilerlediğini söyledi.

DIŞ HABERLER

 

#Pakistanda #sel #ölü

Sudan’da çatışmalar yeniden başladı

Dün, Sudan Ordusu ile HDK arasında ilan edilen 24 saatlik ateşkesin sona ermesinin ardından Hartum’da çatışmalar yeniden başladı

Sudan’da ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri arasında sekiz haftadır süren çatışmaları 24 saatliğine durduran geçici ateşkesin sona ermesinden kısa bir süre sonra, bu sabah erken saatlerde başkent Hartum’un bazı bölgelerinde çatışmalar başladı.

Görgü tanıkları, çatışmaların Hartum ve Bahri ile birlikte Omdurman’ın kuzeyinde yerel saatle sabah 06.00’da ateşkesin sona ermesinden sonra yeniden başladığını söyledi.

Reuters’ın aktardığı habere göre, görgü tanıkları Hartum’da patlamalar ve çatışmalar olduğunu ve başkentin doğu eteklerindeki Doğu Nil bölgesinde top atışları duyduklarını söyledi.

Sudan ordusu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri arasında 15 Nisan’da çatışma patlak verdi.

Suudi Arabistan ve ABD’nin himayesinde, Sudan Silahlı Kuvvetleri ve Hızlı Destek Kuvvetleri’nin temsilcileri arasında Cidde’de yapılan görüşmelerde, 24 saatlik geçici ateşkes konusunda anlaşmaya varıldı. Geçtiğimiz hafta, ateşkesin sona erdiği 3 Haziran’dan bu yana, önemli askeri üslerin çevresinde yoğun çatışmalar yaşandı.

Hızlı Destek Kuvvetleri, Hartum’un güneyindeki bir silah üretim kompleksinin kontrolünü ele geçirdiklerini iddia etti.

DIŞ HABERLER

#Sudanda #çatışmalar #yeniden #başladı

Ağır hasta tutuklu nefes alamaz noktada

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde ziyaret ettiği hasta tutuklu Fatma Tokmak ve Gezi tutuklusu Mücella Yapıcı’ya dair bilgi veren İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, Tokmak’ın günde sadece bir saat uyuyabildiğini ve nefes almakta zorlandığını söyledi

İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin, ağır hasta tutuklu Fatma Tokmak’ın günde sadece bir saat uyuyabildiğini, tutuklu Mücella Yapıcı’nın ise maruz kaldığı ihlaller nedeniyle hastaneye gitmeme kararı aldığını aktardı.

Keyfi uygulamalar sonucu cezaevlerinde hak ihlalleri artıyor. Özellikle hasta tutukluların sağlık hakları gasp edilirken, son üç yılda birçok tutuklu hayatını kaybetti.

Sık sık hak ihlalleriyle gündeme gelen Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin, ziyaret ettiği cezaevindeki hasta tutukluların durumuna dikkat çekti.

İşkence de kaldı

Yaklaşık 22 yıldır cezaevinde tutulan ve ileri derecede kalp kapakçığı rahatsızlığı, bronşit ile astım hastalıkları olan ağır hasta tutuklu Fatma Tokmak’ı ziyaret eden Keskin, Tokmak’ın yargılanma sürecini anlatarak, “Küçücük çocuğu ile birlikte sorgulama esnasında birçok işkenceye maruz kaldı” diye belirtti.

Rapor var uygulayan yok

Adli Tıp Kurumu’nun (ATK), Tokmak’ın ağır hasta tutuklu olmasına rağmen hakkında verdiği “cezaevinde kalabilir” raporunu hatırlatan Keskin, Adalet Bakanlığı’nın da bu anlamda birçok başvruya ret cevabı verdiğini belirtti.

Ancak bir saat uyuyabiliyor

Tokmak’ın sağlık durumunun her geçen gün kritikleştiğini gözlemlediklerini belirten Keskin, rahatsızlıkları nedeniyle Tokmak’ın günde sadece bir saat uyuyabildiğine dikkat çekerek nefes almakta dahi zorlandığını vurguladı.

Yapıcı hastaneye gitmeme kararı aldı

Gezi Davası’ndan tutuklu bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu üyesi Mücella Yapıcı’yı da ziyaret ettiğini belirten Keskin sağlık durumuna ilişkin ise, Yapıcı’nın hastaneye götürülürken kollarının sıkı bir şekilde kelepçelendiğini ve buna bağlı olarak kollarında morlukların oluştuğunu belirtti.

Yapıcı’nın bundan dolayı hastaneye gitmeme kararı aldığını belirten Keskin, “Bu insanların dışarıdaki insanlardan daha güçlü olduğuna bir kez daha şahit olduk. Siyasi tespitleri bunun bir göstergesiydi. Gezi tutukluları çok büyük bir haksızlık sonucunda ve hukukun bir intikam aracı olarak kullanılmasından dolayı içerdeler. Mücella Yapıcı bugün bir kez daha dile getirdi. 2015’te aldıkları cezadan beraat ettiklerini fakat yine aynı nedenden dolayı kendilerine ikinci kez dava açıldığını ve ceza aldıklarını söyledi” diye aktardı.

Kaynak: MA

#Ağır #hasta #tutuklu #nefes #alamaz #noktada