Ana Sayfa Blog Sayfa 325

İtalya eski Başkanı Berlusconi hayatını kaybetti

İtalya eski Başbakanı Berlusconi hayatını kaybetti

Eski İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, 86 yaşında hayatını kaybetti.

Ayrıntılar geliyor…

#İtalya #eski #Başkanı #Berlusconi #hayatını #kaybetti

İran’da bir kişi akrabasını öldüren polisi ezdi

İran’da devam eden eylemlerde Kasım ayında katledilenlerden birinin yakını anma töreninde arabasını, akrabasının katili olduğu belirtilen polisin üzerine sürdü. Polis hayatını kaybederken, arabayı kullanan eylemcinin de öldürüldüğü duyuruldu

Jîna Emînî’nin Eylül ayında katledilmesiyle başlayan halk ayaklanması İran ve Rojhilat kentlerinde devam ediyor. Rejim güçleri eylemleri idamlarla bastırmaya çalışırken, halk birçok kentte tüm saldırılara rağmen eylemlerini südrüyor.

Aracını katil polisin üzerin sürdü

Öte yandan hayatını kaybedenler için de anmalar yapılıyor. Geçen yıl protesto eylemleri sırasında polis tarafından 6 kişi ile birlikte Kasım ayında katledilen Kian Pirfalak isimli çocuk için ülkenin güneyindeki İzeh kentinde bir anma etkinliği yapıldı. Anmanın yapıldığı sırada çocuğun bir akrabasının, katil olduğu belirtilen polisin üzerine kasıtlı bir şekilde aracını sürdüğü ifade edildi.

Muhalefeti sorumlu tuttular

Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan haberde, bölgesel polis sorumlusu albay Hojjat Sefidpust, “Muhalefetin Kian Pirfalak’ın doğum gününde güvensizlik yaratmak için yaptığı bir çağrıdan sonra bir polis öldürüldü” dedi.

Polis tarafından öldürüldü

İran medyası, polisi aracıyla ezen kişi, Pirfalak’ın annesinin bir kuzeni olduğunu ve polise çarpan kişinin de İran devlet güçleri tarafından öldürüldüğünü bildirdi.

İdam cezası verildiği iddia edilmişti

İran devlet medyası kasım ayında 7 kişinin ölümünden “teröristleri” sorumlu tutmuştu ancak çocuğun annesi katillerin güvenlik güçleri olduğunu söylemişti. Adli yetkililer ise 7 Nisan’da yaptığı açıklamada 7 kişinin öldürülmesinden sorumlu tutulan bir kişiye idam cezası verildiğini açıklamıştı.

Kaynak: ANF

#İranda #bir #kişi #akrabasını #öldüren #polisi #ezdi

Gerekçe katledilen sanatçı Mîr Perwer’in cenazesine katılmak: Mûş’ta ev baskınları

Mûş’ta yapılan ev baskınlarında çok sayıda kişi gözaltına alındı

Mûş merkez ve ilçelerinde polisler sabah saatlerinde çok sayıda eve baskın düzenledi. En az 18 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Gözaltına alınanlar kişiler, İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutuluyor.

Gözaltına alınan kişilerin, Paris’te 23 Aralık 2022’de Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda katledilen sanatçı Mîr Perwer’in (Mehmet Şirin Aydın) cenaze törenine katılmakla suçlandıkları belirtildi.

Kaynak: MA

#Gerekçe #katledilen #sanatçı #Mîr #Perwerin #cenazesine #katılmak #Mûşta #baskınları

Mahkemeden kadına şiddet uygulayan erkeğe ödül: Günlük 20 TL para cezası!

Evli olduğu M.S.’ye sistematik olarak şiddet uygulayan H.S. adlı erkek ile ilgili Dicle Asliye Ceza Mahkemesi, failin günlük 20 TL ‘para cezası’ ödemesine hükmederek adeta ödüllendirdi

Amed’in Pîran (Dicle) ilçesinde M.S. adlı kadın, evli olduğu H.S.’nin kendisine uyguladığı sistematik şiddete karşı 2021 yılında jandarmaya şikayette bulundu. Bunun üzerine gözaltına alınan fail, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Ardından Dicle Cumhuriyet Savcılığı fail hakkında, “eşe karşı kasten yaralama” suçundan iddianame hazırladı.

Hazırlanan iddianamede kadının ve failin ifadeleri yer alırken, failin uyguladığı sistematik şiddeti kabul etmediği görüldü. Savcı aldığı beyanlar, M.S.’nin Dicle Devlet Hastanesi’nden aldığı genel adli muayene raporu, failin adli sicil kaydı ve toplanan deliller neticesinde failin, “eşe karşı kasten yaralama” suçundan cezalandırılmasını istedi.

Şiddet ‘basit tıbbi müdahale ile giderildi’

Hazırlanan iddianame Dicle Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Mahkeme, yapılan yargılama, adli rapor formları, müşteki ve failin savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamına dayanarak, failin M.S.’ye uyguladığı şiddetin “basit tıbbi müdahale ile giderildiğini” savundu. Mahkeme heyeti, “Sanığın sabıka durumu lehine takdiri indirim kabul edilmiş. Sanık eşine şiddet uyguladığını inkâr etmiş ise de kati hakim raporuna göre müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşıldığından sanığın savunmasına itibar edilmemiş, sanığın sabıkasız oluşu ve müştekinin maddi zararı olmadığına yönelik talebi dikkate alınarak yasal şartlar oluştuğundan hakkında kurulan adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir” dedi.

‘Günlük 20 TL’

Mahkeme heyeti, gerekçeli kararında da “failin mahkemedeki davranışları”nı öne sürerek, para cezasını 180 günden 122 güne indirdi. Mahkeme failin günde 20 TL olmak üzere, toplamda 2 bin 240 TL ödemesine hükmetti. Ayrıca mahkeme heyeti, failin duruşmadaki tavırlarından “bir daha suç işlemeyeceği” kanısına vararak hakkında verilen hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verdi.

‘Hapis cezası için şartlar oluşmadı’

Mahkemenin bir daha suç işlemeyeceği kanaatine vardığı fail 2022 yılında da şiddeti sürdürdü. Bunun üzerine tekrar faili şikayet eden M.S., tekrar mahkemenin engeline çarptı. Failin, son uyguladığı şiddette M.S.’yi katletmeye çalışması, mahkeme heyeti tarafından para cezasıyla ödüllendirildi. Mahkeme heyeti yine failin günlük olarak 20 TL, toplamda da 3 bin 360 TL ödemesine hükmederek hapis cezası için uygun şartların oluşmadığını savundu.

‘İfade alınıp bırakıldı’

M.S.’nin avukatı Mehmet Emin Gökdemir, mahkemenin faile olan yaklaşımını değerlendirdi. Gökdemir , “Mahkemenin sanık hakkında ilk mahkemede geleceğini düşünerek iyi hal uygulamıştı. Aynı mahkeme bu dosyada da aynı hükmü kuruyor. Cezalar da para cezası olarak veriliyor. Diğer dosya ve bu dosyada sanık hiç tutuklanmadan ve gözaltına alınmadan ifadesi alınıp serbest bırakılıyor. İki kere hakkında şikâyetin olması, mahkemelik olması, mahkemece de bu suçu işlemiş olduğuna dair mahkûmiyet kararı çıkmış olmasına rağmen kararların, kanunların arkasından dolanılarak sürekli indirim, en alt sınır, iyi hal gibi kararlar veriliyor. Son uygulanan şiddette jandarmalar tarafından kurtarılan müvekkilim boşanma davasını açtı ve tehditler hala devam ediyor. Müvekkilim çocuklarıyla birlikte ailesinin yanı geçti. Fakat sanık en son geçen hafta yine müvekkilimin yaşadığı yere gidip kendisine tehdit mesajları atmış. Bu tehdit mesajlarından kaynaklı yeni bir suç duyurusunda bulunduk. Fakat yargı yine bizi de şaşırtmadı ve aynı gün ifadesi alınarak serbest bırakıldı. Ayrıca dört çocuğuna bakmak zorunda kalan müvekkilim boşanma dosyasından alması gereken nafakayı 9 aydır alamıyor” dedi

Gökdemir, mahkemenin kararlarını istinafa taşıdıklarını paylaştı.

Haber: Şehriban Aslan / JinNews

 

#Mahkemeden #kadına #şiddet #uygulayan #erkeğe #ödül #Günlük #para #cezası

Şehba’da Rus konvoyuna saldırı: Ölü ve yaralılar var

Kuzey ve Doğu Suriye’de Rus askerlerinin içinde bulunduğu bir konvoy hedef alındı

ANHA’nın haberine göre, saldırı Şehba bölgesine bağlı Herbel ve Um Hoş köyleri arasındaki yolda meydana geldi. Saldırı sonucunda can kaybı yaşandığı ve yaralıların olduğu ifade edildi. Haberde saldırının Türkiye tarafından gerçekleştiği belirtildi.

Söz konusu saldırının savaş uçaklarıyla mı yoksa başka saldırı araçlarıyla mı gerçekleştirildiği henüz netleştirilemedi.

Şu ana kadar olaya ilişkin bir açıklama yapılmadı.

DIŞ HABERLER

#Şehbada #Rus #konvoyuna #saldırı #Ölü #yaralılar #var

Hüseyin Arasan için taziye çadırı kuruldu

Süleymaniye’de katledilen Hüseyin Arasan için Mezopotamya İşçiler Derneği önünde taziye çadırı kuruldu

9 Haziran’da Mezopotamya İşçiler Derneği Üyesi Hüseyin Arasan, Süleymaniye’de dernek binası önünde katledildi. Bedenine 3 kurşun isabet eden Arasan, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen 10 Haziran sabahı yaşamını yitirdi.

KCK Dış ilişkiler Komistesi, yaşanan saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, Arasan’ın MİT ve KDP’nin istihbarat örgütü Parastin ortaklığıyla katledildiğini vurgulamıştı.

Hüseyin Arasan için Süleymaniye’deki Mezopotamya İşçiler Derneği önünde taziye çadırı kuruldu.

Saat 10.00’da başlayan taziye ziyaretleri saat 17.00’ye kadar devam edecek.

DIŞ HABERLER

#Hüseyin #Arasan #için #taziye #çadırı #kuruldu

‘Demokratik Ortadoğu için hep birlikte’ çalıştayı yarın Beyrut’ta başlıyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo, küresel kriz ve etkileri ile Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin yarın Beyrut’ta ‘Demokratik Ortadoğu için hep birlikte’ çalıştayı başlıyor

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 26 aydır kendisinden hiçbir şekilde haber alınmayan PKK Lider Abdullah Öcalan’ın durumuna dikkat çekmek için son süreçte uluslararası alanda başlatılan akademik çalışmalar ve etkinlikle devam ediyor.

Bu amaçla Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Lübnan Daimi Federal Kongresi, Newroz Kültür Derneği, Çok Kültürlü Doğu Platformu, Demokratia Novu Orao Seclorum ve RESILIENT BEIRUT işbirliğiyle “Barışa giden yol, demokratik bir Ortadoğu için hep birlikte” şiarıyla 13-14 Haziran tarihlerinde çalıştay düzenlenecek.

Birçok ülkeden 80 katılımcı

Çalıştaya, Lübnan, Irak, Tunus, Sudan, Filistin, Ürdün, Mısır, Güney Afrika, İran, Türkiye, Kuzey ve Doğu Suriye, Kürdistan gibi Ortadoğu ve dünyanın 10 ülkesinden 80’den fazla hukukçu, siyasetçi ve aydın katılacak. Öte yanda çalıştayda, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplo, küresel kriz ve etkileri, demokratik ulus ve kadınların rolü ile Ortadoğu’da demokratik konfederalizmin gerçekleşmesi için ortak çalışma yöntemlerine ilişkin tartışmalar yürütülecek.

İlk oturumda Ortadoğu tartışılacak

Çalıştayın ilk gününde Lübnan Daimi Federal Platformu’nun kurucusu ve genel sekreteri Alferd El Reyaşî ve davetliler tarafından konuşmalar yapılacak. Ardından birinci ve ikinci oturumların konuları tartışılacak.

Birinci oturumda, “Küresel çatışma ve Ortadoğu’daki etkileri” başlığı ele alınacak. Oturumda, küresel çatışma, sebepleri ve Ortadoğu ile Kuzey Afrika’daki etkileri, krizin Lübnan’daki etkileri ve çözüm yöntemleri tartışılacak. Ayrıca Ortadoğu’daki yönetim sorunu da değerlendirilecek.

Uluslararası komplo gündeme gelecek

İkinci oturumda ise “Halkın yönetimi ve önündeki engelle” başlığı tartışılacak. Abdullah Öcalan’a yönelik Uluslararası Komplo, sebepleri ve nedenleri, Abdullah Öcalan’ın mevcut durumu, İmralı’daki işkence sistemi ve komployu yenme mücadelesi ele alınacak.

Ana gündemlerden biri Suriye sorunu

Çalıştayın ikinci ve son gününde de oturumlar yapılacak. Çalıştayın “Ortadoğu’da Rönesans’ın temelleri” başlıklı üçüncü oturumunda ise fikir ve ahlak devrimi, demokratik ulus ve kadın devrimi tartışılacak ve kadın devrimini konu alan bir sinevizyon gösterilecek.

Çalıştayın dördüncü oturumunda ise, “Demokraik Ortadoğu’ya doğru” başlığı altında tartışmalar yürütülecek. Bu oturumda, demokratik bir Ortadoğu’nun inşası için ortak strateji, Ortadoğu’da demokratik konfederasyonun hayata geçirilmesi için ortak çabalar ve başta Suriye olmak üzere bölgedeki mülteci sorununun çözüm yöntemleri tartışılacak.

Çalıştay, sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erecek.

Kaynak: MA

#Demokratik #Ortadoğu #için #hep #birlikte #çalıştayı #yarın #Beyrutta #başlıyor

Abdullah Öcalan: Eleştiriden korkmayın

HDP, seçimleri sonrası yeniden yapılanma süreci, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın HDP’ye yönelik eleştirileri ve önerilerini yeniden akıllara getirdi. HDP’yi ‘demokratik sosyalizm partisi’ olarak nitelendiren Abdullah Öcalan, ‘Duygusal olmayın, kendinizi örgütleyip geliştirin, eleştiriden korkmayın’ demişti

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri sonrası yeniden yapılanma süreci başlattı. HDP, seçimlerin ardından başlattığı yeniden yapılanma süreciyle halka inecek, eleştiri ve özeleştiri sürecini işletecek, halkın nihai kararıyla bu süreci büyük kongreyle tamamlayacak. HDP’nin yeniden yapılanma sürecini başlatmasında seçmenlerinden gelen eleştiriler etkili oldu. Seçmenlerden özellikle seçim stratejisi ve aday belirleme sürecine dair yoğun eleştiriler yöneltildi. Ayrıca HDP’nin 3’üncü Yol fikriyatında aşınmalar olduğu yönünde eleştiriler gündeme geldi.

Demokratik dönüşüm projesi

HDP, tüm ezilenleri ve sömürülenleri bir araya getirmek hedefiyle 15 Ekim 2012’de kuruldu. Halk yönetimini esas alan HDP fikriyatını açığa çıkaran ise, PKK Lideri Abdullah Öcalan oldu. Öcalan, partinin fikriyatının yanı sıra, 2013-2015 yılları arasında İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmelerde sunduğu önerilerle partiyi Türkiye siyasetinin öznesi haline de getirdi. HDP’yi “demokratik siyaset hareketi” olarak tanımlayan Öcalan, geçmiş dönemlerde yaptığı değerlendirmelerde sık sık HDP’nin demokratik dönüşümü sağlayacak tek proje olduğunu vurguladı.

Öcalan, yaptığı değerlendirmelerde bir yandan HDP fikriyatının ilerlemesini sağlarken, diğer yandan sık sık 3’üncü Yol çizgisinde yaşanılan eksiklikler ve yetmezlikler noktasında da eleştirilerini dile getirdi.

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne konulduğu 1999’dan bu yana ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir kendisinden haber alınamayan PKK Öcalan’ın geçmiş dönemlerde HDP’ye dair değerlendirmelerini Mezopotamya Ajansı (MA) derledi.

‘HDP dar kalıyor’

Öcalan, daha önce sık sık HDP ve bileşeni olduğu Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) “Halklar Meclisi” inşası önermesinde bulundu. Öcalan, bunun için planlı ve örgütlü olunması gerektiğini, HDP’ye güvenin oluşması gerektiğini vurguladı. Öcalan, bu noktalarda HDP’nin dar kaldığı dile getirdi. HDP’nin Alevileri örgütlemesi gerektiğini belirten Abdullah Öcalan, “Edirne’den Hakkari’ye hitap eden pratik bir parti olmalı. Bunun inanılmaz faydası var. Ortaya çıkan fırsatı birilerinin doldurmasına fırsat vermeyin. Ulusalcılara, CHP ve MHP’ye fırsat vermemek gerekir. Şovenizme düşmeyin” diye kaydetti.

Demokratik sosyalist hareket

HDP’nin demokratik ve sosyalist bir hareket olduğunu sık sık dile getiren Abdullah Öcalan, “Hepimiz için ortak bir örgüt gerekiyor. 70’lerden beri bunu istiyoruz. Milliyetçi örgütler bunu hep engelledi. HDK-HDP doğru bir projedir, isimlendirme de doğrudur. Ama işlemiyor işte. Meclis alanı dar kalıyor, herkesi kapsamıyor. Olağanüstü HDP kongresi yapılabilir, yeni baştan örgütlenebilirler” önerisinde bulundu.

‘Eleştiriden korkmayın’

HDP’nin eşbaşkanlığına dair yürütülen tartışmaları eleştiren Abdullah Öcalan, “Bir hareketi etkilemek için ille de başında olmak gerekmez. Kendilerine biraz güvensinler. Siz de kendinize güvenin, başında olmasanız da etkileyebilirsiniz. Kimse parti şovenizmine kapılmasın. Tarihin ruhuna uygun çalışarak kendi ruhunu örgüte vermektir önemli olan. Ben bile burada Türkiye solundan daha birlikçiyim. Alevi, kadın, Türk, Çerkez demeden herkes girmelidir. Zamanın ruhuna uygun bir şekilde yeni parti olarak çıkış yapabilirler. Türk emekçilerini de örgütlemek gerekir. Muazzam bir eleştiri ekibi varmış. Bunlara karşı dikkatli olun. Duyarsız olmayın. Gel, partide çalış deyin. Ustalıklı bir taktik olarak bu çevreleri demokratik sisteme katın” dedi.

PKK Lideri, HDP’ye yönelik eleştirilere dair şu önerilerde bulundu: “Çok duygusal olmayın, kendinizi biraz örgütleyip geliştirin, eleştiriden de korkmayın. Beni de bütün dünya eleştiriyor, yine de muhalefeti içeri alıp kendimi büyütüyorum. Beni örnek alın” diye kaydetti.

Toplumsal dönüşüm aracı

Kadınların öncü rolünü yerine getirmesi gerektiğini dile getiren Abdullah Öcalan, “Çok sayıda kadın var. Kadın meclisleriniz var. Birçok çalışmaya el atın. Kadınlar erkek egemen zihniyetiyle uzaklaştırıldı. Kadrolarınız yeterli. Birikiminiz de var. Kadın toplumda yerini bulmalı. Kadından çekinmeyeceğiz. Kadın bir toplumsal dönüşüm aracıdır” diye belirtti.

Kurumsallaşmanın önemi

Sol sosyalist kesimlere karşı sorumlulukların olduğunu ve HDP’nin Türkiye partisi olması gerektiğini vurgulayan Abdullah Öcalan, HDP’nin “Demokratik Kongre Partisi” olabileceğini kaydetti. PKK Lideri, kurumsallaşmanın önemine değinerek, “Çalışmak isteyen, şevki olan, dürüst, taktik gücü olanları Parti Meclisine alırsınız. Ağırlığınızı kadrolaşmaya ve kurumlaşmaya verirsiniz. Böylece bütün vekiller Türkiye vekilleri olurlar. Sadece Kürtlerin vekilleri olmaktan çıkarlar” şeklinde konuştu.

‘Ayrışma tehlikelidir’

Sorunların aşılması gerektiğini belirten Abdullah Öcalan, “Örneğin su için H2O gereklidir. İstediğiniz kadar hidrojen ve oksijeniniz olsun, iki hidrojen ile bir oksijeni bir araya getirmezseniz su olmaz. HDP’yi bunun için önerdim. Tonlarca sorunun çözümü için nitelikli kadroya ihtiyacınız var. Türk ve Kürt Partisi gibi ayrışmayın, tehlikelidir. Yeni model bir Türkiye partisidir. Milliyetleri, bölgeleri ve kültürleri bağrında taşıyan demokratik ulus Türkiye’sinin partisidir. Çok önemlidir. Türk ulusu vardır ve bir gerçektir. Peki, Kürt halkıyla birleşince ne olur? Türkiye ulusu diyebiliriz. Bu parti işte buna öncülük edecek” dedi.

Kariyerizme gerek yok

PKK Lideri, bunun için şu önerilerde bulundu: “ESP, BDP, EMEP, Yeşiller, Müslümanlar, feministler, çevreciler, hepsi olsun. Sadece antikapitalistlik bile herkesi birleştirebilir. Üç dört genel ilke yeterlidir. En çok da EMEP’in pratikte koşturması gerekir. Herkes ciddi yaklaşsın. Kariyerizme, kıskançlığa gerek yok. Nitelikli gençlerle donatın, partiyi güçlendirin.”

Halkı AKP’ye muhtaç ettiler

Abdullah Öcalan, kendi kaderini özgürce tayin etme hakkını savunan Mahir Çayan’ın sempatizanlığıyla başladığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Onun bana verdiği ivme ile mücadeleye başladım. 40 onun çizgisindeyim ve bugüne geldim. Ben bu emaneti Mahir Çayan’dan aldım, onlara devrediyorum. 40 yıllık sempatizanlığım ve deneyimim, büyük bir tecrübe ile Türkiye halkı adına büyük bir çalışma olacak. CHP ve MHP sosyal-faşist partilerdir. Çok ciddi bir sosyal muhalefet boşluğu var. Bunlar halkı tamamen alternatifsiz bıraktılar, halkı AKP’ye muhtaç ettiler. Biz bu sosyal muhalefet boşluğunu demokratik sosyalizmle, demokratik siyasetle dolduracağız. Ertelemeyi ve ağırdan almayı doğru bulmuyorum. Çok hızlı hareket etmelidirler. Daha yoğunluklu, daha tempolu pratik sürece girmelidirler.”

Ortaklığının önemi

Kürt ve Türk ortaklığının önemine değinen Abdullah Öcalan, “Kürtlüğe yapılacak en iyi hizmet iki Türk aydınıyla da olsa ortaklaşmaktır. Çoğul modeli, demokratik birime sığdırılmış güçlü vatandaşı esas alarak çalışın. Yeni Anayasa’da vatan tanımı, ulus tanımı, cumhuriyet tanımı, yetkinin yerele devri hususları değişecek. Ermeniler de Süryaniler de kadınlar, feministler ve benzerleri de demokratik birim şeklinde örgütlenebilirler. Asıl sosyalizm de budur” dedi.

‘Tavırsız kalmayacağız’

HDP’nin toplumsal tüm kesimlerin merkezi olması gerektiğinin altını çizen Abdullah Öcalan, “Devlet particiliği bu toplumun demokratikleşmesinde en büyük engeldir. Bunu aşmak gerekir. Bunu başaramazsanız halk politikacılığı yapamazsınız. Halk hukukuna sahip çıkmak için büyük direniş göstereceksiniz” şeklinde konuştu.

HDP projesinin önemine değinen PKK Lideri, “HDP önemli bir projedir, katkı sunacak herkese kapısı açıktır. Hem Kürt Sünni hem de Türk Sol gruplar bilinçli karşı çıkıyorlar. Bizde de dar küçük burjuva milliyetçiler, aynı zamanda sahte aydınlar da karşıdırlar. İdeolojik, siyasi eleştiri ve önerileri varsa sunsunlar, yoksa karışmasınlar. Bu süreç Kürt temsilinden uzaklaşma değildir, bu stratejik bir hamledir. Emekçilerin kardeşliği için de önemli bir projedir. Bölgeden uzaklaşılıyor söylemi çok yanlış. Demokratik ulus çözümlemesini bilmeden konuşuyorlar, konuşmamaları gerekir. Bilmeden Kürt Özgürlük Hareketi’ne yaklaşmamaları gerekir. Eskisi gibi saf ve tavırsız kalmayacağız. Eleştirileri olsa bile katkı sunmak isteyene açıktır, ama engellemeye çalışanlara karşı kendimizi savunuruz” diye konuştu.

HDP kitle partisidir

Abdullah Öcalan, HDP’nin “demokratik sosyalizm partisi” olduğunu belirterek, “Kimse burayı istismar, kendine alan sağlamak için kullanmaya kalkmasın. HDP kitle partisidir, Demokratik sosyalizm partisidir. Türkiye’nin bölünen solunu toparlamaya çalışıyoruz. Merkezileşmede demokratik sosyalizm ne kadar önemli ise, tabana doğru örgütlenme ve dallanma da o kadar önemlidir. Bir ağaç düşünün, tek dallı olabilir mi? Ağacın birçok dalı vardır. Farklılık evrensel bir kuraldır. Monolitik ilke ise faşizmdir. Biz kimsenin oyununa gelmeyeceğiz. Bizi kullanmaya çalışmak kimsenin hakkı değildir. HDP de işte bu özgürlükçü demokrasi hareketidir. Tek demokrasi ışığıdır. Herkes ciddi olacak. Sandığınızdan yüz kat daha ciddi bir hareketiz. HDP demokratik, ekolojist ve feminist bir harekettir. Şimdi bunlar HDP’yi boğmaya çalışıyor. Doğru örgüt, doğru denetim yapmalısınız. Bu işler ahbap çavuş ilişkisiyle gitmez. Ben HDP için söylemiştim. 40 yıllık bir mücadele birikimini, hatta Mustafa Suphi’lerden beri olan birikimi bugünlere getirdiğimizi ifade etmiştim. Bu bilinçle yaklaşmalısınız.”

‘Demokratik siyaset işletilmeli’

Demokratik siyasetin doğru temelde işletilmesi gerektiğinin altını çizen Abdullah Öcalan, “Hasso Hüsso gibi ucuz bir iş yapmıyoruz. Küsmekle, kendini yere atmakla, ağlamakla olmaz. Şimdi HDP çok kritik bir noktaya geldi. Bunu büyütmek zorundasınız. Ben ta başından beri size ‘Hiçbir şey yapamıyorsanız, bana elli tane genç bulun, her şeyini buna adasınlar’ demiştim. Bunu sağlamanız durumunda bile ben her şeyi hallederim dedim. Bunun gereklerini yerine getirirseniz, Erdoğan’ın antidemokratik tavrına karşı koyabiliriz. Duygusallığa, küsmeye, hatta hastalanmaya yer yok derken, bunu kastediyorum” ifadelerini kullandı.

‘Sosyalizm adına bir çıkış’

Yetersizliklerin giderilmesi ve yoğun bir örgütlenme sürecine girilmesi gerektiğini vurgulayan Abdullah Öcalan, “HDP’nin çıkışı demokratik sosyalizm adına bir çıkıştır. 1946’da Demokrat Parti’nin çıkışı gibidir. CHP bunu felç etti. Erdoğan’ı unutun, ona kutuplaşma fırsatı vermeyin. Avrupa’da yoğun bir örgütlenmeyle çalışın. Ciddi bir hazırlık yapın. Her yerde aynı şeyi yapmak zorundasınız. Tüm Türkiye’de bunu yapmak zorundasınız. Başarmak zorundasınız. Tüm kimlikler ve varlıkların demokratik bir statü elde etmelerini hedefliyoruz. Biz Türkiye’yi yerel demokrasiye taşıyacağız. Aynı zamanda özgür yurttaşı yapacağız. Yurttaşlığı yeniden tanımlayacağız. Devlete kul değil, özgür olan yurttaşı tanımlayacağız” diye kaydetti.

HABER MERKEZİ

#Abdullah #Öcalan #Eleştiriden #korkmayın

Xwebûn ‘Daranê Kurdistanî qir kene’ manşetiyle çıktı

Xwebûn gazetesinin 182’nci sayısında, ‘Daranê Kurdistanî qir kene’ manşetiyle orman kıyımına dikkat çekildi

Kürtçe haftalık yayın yapan Xwebûn gazetesinin 182’nci sayısı çıktı. Bu sayıda, “Daranê Kurdistanî qir kene (Kurdistan’ın ağaçlarını katlediyorlar)” manşetiyle Kurdistan’ta yaşanan orman kıyımına dikkat çekildi. Seçim sonuçlarına dair gündem bu sayıda da sürdürüldü; gazeteci Cahit Mervan ile seçim sonuçlarına dair röportaj bu sayıda yer aldı.

Yine AKP-MHP iktidarının Hür Dava Partisi ile kurduğu itifaka dair dosya haber ile ekonomik krize dair yazılara da bu sayıda yer verildi.

HABER MERKEZİ

#Xwebûn #Daranê #Kurdistanî #qir #kene #manşetiyle #çıktı

Şenyaşar ailesi ‘Adalet Nöbeti’nin 5 yılını geride bıraktı

Şenyaşar ailesine dönük katliamın üzerinden 5 yıl geçti. Emine Şenyaşar, yitirdiği eşi ve çocuklarının taziyesini kurmak ve yasını tutmak için 5 yıldır ‘adalet’ bekliyor

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının Şenyaşar ailesine dönük saldırınsın üzerinden 5 yıl geçti. 24 Haziran 2018 genel seçimlerinden 10 gün önce ilçedeki işyerlerini ziyaret eden AKP’liler, tartıştıkları Celal, Adil, Mehmet, Fadıl ve Ferit Şenyaşar’a işlettikleri dükkanda saldırarak, sopa, bıçak ve silahla ağır yaraladı. Saldırı, yaralıların kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi’nde de devam etti. İş yerinde kim tarafından ateşlendiği belirlenemeyen bir mermiyle yaralanan Yıldız’ın ağabeyi Mehmet Şah Yıldız, hastanede yaşamını yitirdi. Bu esnada hastanede bulunan Yıldız’ın yakınları, tedavi altında olan Şenyaşar kardeşlere hastane personellerinin önünde saldırdı, Celal ve Adil Şenyaşar yüzlerce kamu kamu çalışanının gözleri önünde katledildi.

Çocuklarının vurulduğunu duyan baba Hacı Esvet ve anne Emine Şenyaşar hastaneye koştu. Hastanenin acil girişinde Yıldız’ın yakınlarıyla karşılaşan baba Şenyaşar, eşi Emine Şenyaşar’ın gözleri önünde linç edilerek, katledildi.

Katliam gerçekleşirken herkes oradaydı

Hastaneye yaralı olarak kaldırılan Ferit ve Mehmet Şenyaşar kardeşler ise sağlık çalışanları tarafından hastaneden kaçırılarak kurtarıldı. Yaralıları taşıyan ambulans daha hastane bahçesindeyken tekerlekleri patlatıldı, camları kırıldı. Hastanede yaşanan linç ve ölümler esnasında Urfa Valisi Abdullah Erin, Suruç Kaymakamı Tarık Açıkgöz ile dönemin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba hastane bahçesinde bulunuyordu. Hastanedeki devlet erkanı ve üst düzey güvenlik durumuna rağmen, hastanedeki kamera kayıtlarının çalındığı iddia edildi. Hastanede “sarı alanda” linç edilen Esvet Şenyaşar’ın duvarlara bulaşan kanı da boyanarak yok edildi.

Fadıl Şenyaşar 5 yıldır hücrede

Babası ve iki kardeşini kaybeden Fadıl Şenyaşar olaydan 3 gün sonra savcılık talimatıyla Amed’te tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilerek, gözaltına alındı. Urfa Adliyesi’ne getirilen Fadıl Şenyaşar, kafası ve boğazı sargı içinde çıkarıldığı savcılıkta babası ve kardeşlerinin yaşamını yitirdiğini öğrendi. Mahkemece tutuklanarak, Urfa 1 Nolu T Tipi Cezaevi’ne götürülen Şenyaşar, daha sonra Elazığ Kapalı Cezaevi’ne sevk edildi. Şenyaşar, yaklaşık 5 yıldır burada tek kişilik hücrede tutuluyor.

 Duruşma 18 Temmuza ertelendi

Şenyaşar ailesinin maruz kaldığı katliama dair dava dosyaları, olay aynı gün yaşanmasına rağmen “işyeri” ve “hastane” olarak ikiye ayrıldı. İşyeri ile ilgili yapılan yargılamalarda, Fadıl Şenyaşar’a 37 yıl 9 ay, Enver Yıldız’a ise 18 yıl hapis cezası verildi. 2 Nisan 2021 tarihinde Malatya 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen karar, 9 Aralık 2022’de Antep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu.

“Hastane” dosyası ile ilgili 4 yıl 4 ay süren soruşturma sonucunda gizlilik kararı kaldırılarak iddianame hazırlandı. Dava kapsamında yargılanan 19 sanık hakkında Hacı Esvet ve Adil Şenyaşar’ı katletmekten, Ferit ve Mehmet Şenyaşar’ı ise yaralamaktan hapis cezası talep edildi. İlk duruşma 17 Ocak’ta Malatya 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, 1 Şubat’ta verdiği ara karar ile “Hastane” ve “İşyeri” dosyasını birleştirerek davanın görüldüğü 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi ise, 15 Mart’ı duruşma günü olarak belirledi ancak Mereş merkezli depremlerden dolayı duruşma görülmeden 12 Mayıs’a ertelendi. 12 Mayıs’ta görülen duruşmada ise mahkeme heyeti, tutuklu Fadıl Şenyaşar ve Enver Yıldız’ın “Kuvvetli suç şüphesi”, Celal Yıldız ve Mikail Şimşek için ise “Delillerin toplanmaması” gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, bir sonraki duruşma tarihini 18 Temmuz olarak belirledi.

Adalet Nöbeti

Saldırıda 2 oğlunu ve eşini kaybeden Emine ve yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar, Fadıl Şenyaşar’ın serbest bırakılması, katliama karışan ve göz yuman kişilerin yargılanması talebiyle 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde Adalet Nöbeti başlattı. İki kişi olarak başlattıkları Adalet Nöbeti, kısa sürede büyüdü, emsalsiz bir direnişe döndü. Adalet talep edenler tarafından bir sembol haline dönüşen Emine Şenyaşar hakkında nöbet esnasında sarf ettiği sözler gerekçe gösterilerek, “Hakaret” suçlamasıyla 31 farklı soruşturma açıldı, bunlardan 10’u davaya dönüştü. Birçok mevsimsel zorluk ve sağlık sorunlarına rağmen eylemlerini kesintisiz sürdüren aile, birçok kez “gerekçe” gösterilmeden gözaltına alındı, pankartlarına el konuldu, para cezası ile cezalandırıldı. Aradan geçen 5 yılda adalet sağlanmadığı için eşi ve çocuklarının taziyesini kurmayan ve yas tutmayan Emine Şenyaşar’ın tek talebi adalet. Bütün engellemelere rağmen 812 gündür Adalet Nöbeti eylemini sürdüren aile, katliamın yıldönümü olan 14 Haziran’ı bir kez daha adliye binası önünde karşılamaya hazırlanıyor.

Haber: Emrullah Acar / MA

#Şenyaşar #ailesi #Adalet #Nöbetinin #yılını #geride #bıraktı