Ana Sayfa Blog Sayfa 329

MGK toplantısı sonrası 6 maddelik bildiri

MGK’nin seçim sonrası ilk toplantısının ardından yayınlanan bildiride, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların devam edeceği belirtildi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. Yaklaşık 3 saat süren Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Kara Kuvvetleri Komutanı ve Genelkurmay Başkanı Vekili Orgeneral Musa Avsever, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın katıldı.

Savaşa devam kararı

Toplantının ardından 6 maddelik bir bildiri yayınlandı. Sınır ötesi operasyonlara ilişkin bilgilerin kurula sunulduğu ifade edilen bildiride, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazası ile kalıcı barış ve istikrarın tesisinin terör örgütlerinden temizlenmesi ile mümkün olacağı belirtilmiştir. Çatışmalardan kaçan Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde yurtlarına dönerek hayatlarını huzur ve refah içinde idame ettirebilmesi için gösterilen gayretlere katkı sağlayacak uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekilmiştir” denildi.

Bildiride yer alan diğer maddeler şöyle: “Kosova’da artan gerilimin, bölgedeki hassas dengeleri bozabilecek bir krize dönüşmesine fırsat verilmemesi maksadıyla diyalog ve istişare süreçleri devam ederken ülkemiz tarafından bölgeye verilen desteğin önemi vurgulanmıştır. Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşın bölgeye yönelik riskleri artıran etkileri üzerinde durulmuş; Türkiye’nin, çatışmalara son verilerek barış görüşmelerine başlanması ve küresel gıda güvenliğinin sağlanması çabalarına katkı sunmaya devam edeceği belirtilmiştir.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki diyalog sürecinde kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyulduğu ifade edilmiş; hakkaniyete uygun bir çözümün hem Kafkasya’da kalıcı barışın tesisine esas teşkil edeceği hem de küresel istikrara önemli katkılar sağlayacağına işaret edilmiştir. Sudan’da çatışan taraflar, bir an evvel kalıcı ateşkes ilan ederek geçiş sürecinin kazanımlarını korumaya ve meseleleri uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturmaya davet edilmiş; Türkiye’nin Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye hazır olduğunun altı çizilmiştir.”

ANKARA

#MGK #toplantısı #sonrası #maddelik #bildiri

Kadir Şeker’e izinli tahliye

Açık cezaevine alınan Kadir Şeker, Kovid-19 nedeniyle 31 Temmuz’a kadar yeniden izinli olarak tahliye edildi

Konya’da sokakta Özgür Duran tarafından darp edilen Ayşe Dırla’yı kurtarmaya çalışırken Duran’ın ölümüne neden olan Kadir Şeker, açık cezaevine alındığı için koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 31 Temmuz’a kadar yeniden izinli olarak tahliye edildi.

Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12 yıl 6 ay hapis cezası kararının ardından 7 Temmuz 2022’de Akşehir Ceza İnfaz Kurumu’ndan tahliye edilen Şeker, hakkında daha fazla indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle yapılan yeniden yargılama sonucunda aldığı 10 yıl 10 ay hapis cezasının Yargıtay tarafından onanmasının ardından 1 Haziran’da yeniden tutuklanmıştı.

KONYA

#Kadir #Şekere #izinli #tahliye

İzmir’de tutuklanan 5 kadın tahliye edildi

“Örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılanan ve 24 Mart tarihinden bu yana tutuklu bulunan 5 kadın ilk duruşmalarında tahliye edildi

İzmir’de 24 Mart tarihinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi İdil Uğurlu, Barış Annesi Behiye Yalçın, Selma Demir, Hayat İzgi ve Newroz Çelik hakkında “örgüt üyeliği” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması İzmir 20’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma, salonun küçük olması nedeniyle 13’inci Ağır Ceza Mahkemesi salonunda yapıldı. Duruşmada tutuklu bulunan kadınlar ve avukatları hazır bulunurken, HDP İl Yöneticileri, üyeleri, tutukluların aileleri ve çok sayıda yurttaş duruşmayı takip etti.

Duruşma kimlik tespiti ile başladı. İlk olarak savunmasını yapan HDP MYK Üyesi İdil Uğurlu, gizli tanık ve açık tanık Buse Aslan’ın iddialarını reddederek, fiziki ve telefon takipleriyle özel hayatının gizliliğinin ihlal edildiğini belirtti.

Sanal medya paylaşımlarının suç unsuru olmadığını ifade eden Uğurlu, basın açıklaması, yürüyüş ve basın toplantıların barışçıl ve legal olduğunu ifade etti.

İfadesinde TJA üyesi olmadığını belirten Uğurlu, “8 Mart uluslararası düzeyde kadınların dayanışma günü. Ben buna gitmeyeceğim de neye gideceğim. 1 Eylül Dünya Barış Günü uluslararası bir gün ve 1 Mayıs Türkiye’de resmi tatil. Bunların suç unsuru görülmesi bile şaşırtıcı. Böyle bir suçlamaya maruz kalmamak için evime kapanıp bitkisel bir hayata mı gireyim? Telefon görüşmesi de mi yapmayacağım? Benim siyaset yapma hakkım var” dedi.

Kürt kadın örgütleri kriminalize ediliyor

Ardından savunmasını yapmak üzere söz alan Hayat İzci, “Gizli tanıkları tanımıyorum vebana yönelttikleri suçlamaları kabul etmiyorum. Katıldığım açıklamalarda resmi açıklamalardır” diye belirtti.

Hayat İzci’nin avukatı Leyla Güneş de, TJA’nın yasa dışı bir örgütmüş gibi soruların yöneltildiğini, hukuki delillere dayanarak sorular sorulması gerektiğini vurguladı. Dosyada gizil tanık ifadeleri dışında bir şey olmadığına dikkati çeken Güneş, “TJA Türkiye’de ki kadın yapılanmaların bir bileşenidir. TJA kadınlara yönelik taciz tecavüz hak ihlallerine karşı mücadeleyi önemser ve bu yönde çalışmalar yapar. Bu dosyadan anladığımız, kadınlar örgütlemeye çalışırken dünyanın her tarafından, uluslararası alanda kadınlara yönelik ayrımcılığın kaldırılması, kadınların örgütlenmesinin teşvik edilmesi gerekirken biz Türkiye’de Kürt kadınlarının örgütlendiği yapılar yargı eli ile bir şekilde kriminalize edilmeye çalışılıyor” diye konuştu.

Daha sonra savunmasını yapan Barış Annesi Behiye Yalçın şunları söyledi: “25 yıldır barış annesiyim. Eğitim verdiğim söyleniyor. 70 yaşındayım, okuma yazma bile bilmiyorum. Kime eğitim vereceğim? Kadın sorunlarına bir kadın olarak duyarlıyım. Kadınlarla ilgili bütün açıklamalarına katılıyorum. Attığım tek slogan ‘jin jîyan azadî’dir. 1 Eylül’de barış mitingine katıldım. Barış annesiyim bundan daha doğal bir durum olabilir mi?. Herhangi yasa dışı örgüte üye değilim. Beraatımı talep ediyorum.”

Komplo kuruldu

Savunma yapan Selma Demir de “Katılmadığım birçok eyleme katılmışım gibi ifadeler verilmiş. HDP’nin 5’inci kongresine katıldım bu da suç değil. 8 Mart etkinliğine katılmam sakıncalı olarak görünüyor. ‘Jin jiyan azadî’ sloganı attık ve bu binlerce kadının sesi olmuş bir slogandır. Gizli tanıkları tanımıyorum. HDP Konak İlçe yöneticisi olduğum zaman 3 kişi tarafından yolum kesilerek tehdit edildim. Bende bunlara karşı suç duyurusunda bulundum. İşbirliği yapmadığımı için bana komplo kuruldu” diyerek beraatını talep etti.

Gizli tanıklar: Şahit değiliz duyduk

Son olarak savunma yapan Newroz Çelik ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, gizli tanıkları tanımadığını belirtti. HDP üyesi olduğunu kaydeden Çelik, “Birçok basın açıklamasına katıldım. Bunların hepsi barışçıl açıklamalardır. Takip edildim. Bütün özel hayatımdaki ilişkilerim suç unsuru olarak sunuluyor” diye konuştu.

Savunmaların ardından açık tanık Buse Arslan, gizli tanıklar 102clz1142 ve Dokuz’un ifadelerine geçildi. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden bağlanan tanıklar, sanıklara yönelik suçlamalarda bulundu. Mahkeme heyeti başkanının “Anlattığın şeylere şahit oldun mu” sorusuna her iki tanık da şahit olmadığını ve duydukları şeyleri anlattıkları cevabını verdi.

Yine Gizli Tanık Dokuz, ifadesini elindeki kağıttan okumasına avukatlar itiraz etti. Mahkeme heyeti tanığa kağıttan okuma yapmamasını söylemesi üzerine gizli tanık, diğer sorulara ‘hatırlamıyorum’ ve ‘cevap vermek istemiyorum’ diye yanıt verdi. Gizli tanık 102clz1142’nin ise ifade verdiği sırada oluşan bağlantı hatasından kaynaklı diğer duruşmada dinlenilmesine karar verildi.

Ardından mütalaasını açıklayan savcılık tutukluluk durumunun devam etmesi talebinde bulundu.

Tahliye kararı

Daha sonra söz alan sanık avukatları dosyada örgüt üyeliğine ilişkin herhangi bir delil olmadığını, bütün suçlamaların soyut olduğunu belirtti. Tanıklardan birinin erkek olduğunu ve erkeklerin kadın toplantılarına girmediğini vurgulayan avukatlar, bu yargılamanın seçim öncesi operasyonu olduğunu kaydetti.

Avukatların savunmaları ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu tüm sanıkların ayda bir imza ve yurt dışı çıkış yasağı ile tahliye edilmelerine karar verdi.

Kaynak: Ma

#İzmirde #tutuklanan #kadın #tahliye #edildi

Yeni kabinenin ilk MGK toplantısı başladı

Seçimlerin ardından ilk MGK toplantısı, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında başladı

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından Milli Güvenlik Kurulu (MGK), AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yeni üyeleriyle bugün ilk kez toplandı. Toplantıya Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Musa Avsever katıldı.

Daha önce Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı sıfatıyla katılan Hakan Fidan Dışişleri Bakanı, Genelkurmay Başkanı sıfatıyla bulunan Yaşar Güler Milli Savunma Bakanı, İbrahim Kalın ise MİT Başkanı olarak toplantıda yer aldı.

ANKARA

#Yeni #kabinenin #ilk #MGK #toplantısı #başladı

Hevrîn Xelef’in katili Artuklu Üniversitesi’nden mezun oldu

Hevrîn Xelef’i katleden ve BM tarafından savaş suçu işlemekle suçlanan Ahrar’uş Şarkkiye örgütünün komutanlarından Ebu Hatim Şakra, Ahmed İhsan Fayyad el-Hayes ismi ile kayıt yaptırdığı Mardin Artuklu Üniversitesi’nden mezun oldu

Mardin Artuklu Üniversitesi’nin 6 Haziran günü düzenlenen mezuniyet törenine katılan ve mezun olan isimlerden birinin Birleşmiş Milletlerin (BM) savaş suçu işlemekle suçladığı Ahrar’uş Şarkkiye örgütünün komutanlarından Ebu Hatim Şakra olduğu ortaya çıktı.

Artuklu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümünde Ahmed (İhsan Fayyad) el-Hayes ismiyle kayıt yaptırdığı ortaya çıkan Şakra’nın mezuniyet törenine katılarak, Özgür Suriye Ordusu/Suriye Milli Ordusu’nun (ÖSO-SMO) bayrağını açtı.

Bianet’ten Ferit Demirel’in haberine göre; 6 Haziran tarihinde Mardin Artuklu Üniversitesi Kampüsünde gerçekleşen mezuniyet töreninde Ebu Hatim Şakra, üzerinde Arapça harflerle Ahmed (İhsan Fayyad) el-Hayes isminin yazıldığı cübbeyi giydi. Şakra’nın fotoğrafları sanal medya hesabı facebook üzerinden paylaşıldı.

Şakra’nın kuzeni olduğunu yazan bir Facebook kullanıcısı da söz konusu mezuniyet töreninden bir fotoğraf paylaşarak, Ebu Hatem Şakra’nın mezun olduğunu belirtti.

BM savaş suçu demişti

Ahrar’uş Şarkkiye, Suriye Gelecek Partisi Genel Sekreteri Kürt siyasetçi Hevrîn Xelef başta olmak üzere pek çok sivilin infazıyla suçlanıyor. ABD Hazine Bakanlığı Temmuz 2021 tarihinde, örgütü işlediği suçlardan dolayı yaptırım uygulananlar listesine alındı. Yaptırım uygulananlardan biri Ebu Hatem Şakra, diğer adıyla Ahmed İhsan Fayyad el-Hayes idi. Diğer isim de “Ebu Cafer Şakra” olarak bilinen ve Ahmed el-Hayes’in kuzeni olan Raed Jassim al-Hayes (Raed al-Hayes).

Aynı tarihlerde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, eylemlerinden dolayı örgütün “Savaş suçu” işlediğini açıklamıştı.

Şakra; 23 Kasım 2020 tarihinde Türkiye destekli Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDG)’nin toplantısına katılırken de görülüyor. SMDG’nin resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, Koalisyon üyelerinin yaptığı toplantıdan bahsedilerek bir fotoğraf paylaşılmış, fotoğrafta Ebu Hatem Şakra, Koalisyon Başkanı Nasır el Heriri ve diğer üyelerle görülüyordu. Şubat 2019’da da, Ahrar’uş Şarkkiye Twitter hesabından bir fotoğraf paylaşarak, Ebu Hatem’in Afrin’e bağlı Raco’da Türkiye destekli yerel kolluk kuvvetlerinden bir ödül aldığı ifade ediliyordu.

2016’nın başlarında Ahrar’uş Şam’a bağlı bir grubun kurduğu Ahrar’uş Şarkkiye (Doğu’nun Özgürleri), daha çok Suriye Gelecek Partisi Sekreteri Kürt Siyasetçi Hevrîn Xelef’in 12 Ekim 2019 tarihinde Qamişlo uluslararası karayolu üzerinde öldürmesiyle gündeme geldi. BBC Arapça’nın “Suriyeli Bir Barışçının Öldürülmesi” başlığı altında yaptığı bir araştırmaya göre; Hevrîn Xelef’in “Barış Pınarı Operasyonu” adı altında Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırıları sırasında SMO’nun bir fraksiyonu tarafından öldürüldüğüne dair ikna edici kanıtlar olduğunu ortaya çıkardı. Ancak, Ahrar’uş Şarkiya, Xelef’in öldürülmesinden sorumlu olmadığını beyan ediyor. SMO’nun bir bileşeni olan Ahrar’uş Şarkkiye, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye dönük saldırılarına da katıldı.

Suç örgütü

Türkiye’nin 2018 yılında Efrin’i hedef alan operasyonuna da katılan Ahrar’uş Şarkkiye, Efrin’in çeşitli yerlerine, kadınlara başörtüsü takmaları ve islami usullere göre giyinme çağrısı yapan büyük posterler asmasıyla hatırlanıyor. New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)’nin 2018 yılının Temmuz ayında yayınladığı bir raporda, Ahrar’uş Şarkkiye’nin üyelerinin de aralarında bulunduğu kimi örgütlerin, halkın malını yağmaladığı açıklandı.

Uluslararası Af Örgütü de 2018 Ağustos ayında bir rapor yayınladı ve raporunda, aynı örgütün Efrin’de insanları kaçırarak kaybettiği, keyfi tutuklamalar gerçekleştirdiği ve yağma yaptığı belirtildi. Bölgesel ve uluslararası medya kuruluşlarının çeşitli dönemlerde yaptıkları haberlere göre, Ebu Hatim Şakra’nın ve Ahrar’uş Şarkiye’nin sicilinde pek çok suç bulunuyor. Özellikle Êzidilere yönelik işledikleri suçlar dikkat çekiyor. Grup, adam kaçırma, işkence, sivillerin özel mülklerine el koyma ve yerinden edilmiş Suriyelilerin evlerine dönmelerini engelleme eylemleri gerçekleştirdi.

İddialardan biri, Ahrar’uş Şarkkiye grubunun, 2018’den bu yana yüzlerce kişinin idam edildiği Halep dışında büyük bir hapishane kompleksi inşa ettiği yönünde. İdlib ve Halep vilayetlerinin önde gelen iş ve muhalefet figürlerini hedef alarak yakınlarından fidye isteyen Ahrar’uş Şarkkiye fraksiyonunun, eski IŞİD unsurlarını da bünyesine kattığı belirtiliyor.

Hevrîn Xelef’in katili 14 Mayıs seçimlerinde de oy kullanması ile gündeme gelmişti.

Ezaz ve Efrîn’deki gruplara oy mu kullandırıldı?

HABER MERKEZİ

#Hevrîn #Xelefin #katili #Artuklu #Üniversitesinden #mezun #oldu

Tutuklu gazeteci Gök mektuplarına el konulmasını ‘boş’ mektup ile protesto etti

Tutuklu gazeteci Abdurrahman Gök, meslektaşı Hüseyin Aykol’a gönderdiği mektuba el konulması üzerine, “İfade özgürlüğü sağlandığında tamamlanacaktır” notuyla boş bir mektup yolladı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Nisan’da 21 kentte yapılan operasyonda gözaltına alınarak tutuklanan gazeteci Abdurahman Gök’ün, tutuklu bulunduğu cezaevinden gönderdiği mektuba içerik gerekçesiyle el konuldu.

Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde kalan Gök’ün, Kemal Kurkut’un polisler tarafından öldürülmesini fotoğrafladığı için 2017‘den beri yargının, kendisi üzerinde kurduğu baskılardan söz ettiği mektubuna gazeteci Hüseyin Aykol’a gönderilmeyerek el konuldu. Mektup Okuma Komisyonu tarafından mektuba el konulmasına karşı Gök’ün yaptığı itiraz ise aynı gün içinde “mektubunda devleti katil olmakla suçladığı gerekçesi” ile reddedildi.

İfade özgürlüğü sağlandığında tamamlanacak

Bunun üzerine yine Hüseyin Aykol’a hal hatır soran kısa bir mektup yazan Gök, mektubun devamını boş bırakarak ikinci sayfanın sonuna, “Bu mektup ‘ifade özgürlüğü’ sağlandığında tamamlanacaktır” notu düştü.

Yine Gök’ün görüşçü olarak yazdırmak istediği arkadaşına ise red kararı verildi. Kararı gösteren belgede Gök’ün “Örgütü üyesi” olarak belirtilmesi dikkat çekti.

Kaynak: MA

#Tutuklu #gazeteci #Gök #mektuplarına #konulmasını #boş #mektup #ile #protesto #etti

Avrupa Konseyi: Türkiye için üyelikten ihraç seçeneği gözden geçirilecek

Avrupa Konseyi: Türkiye Kavala davasında yolun sonuna geldi, Demirtaş için ihlal süreci başlayabilir

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Osman Kavala’nın eylül ayına kadar serbest bırakılmaması halinde Türkiye için üyelikten ihraç da dahil olmak üzere bütün seçenekleri gözden geçireceği, Selahattin Demirtaş içinse Kavala’da olduğu gibi ihraç süreci başlatabileceği uyarasında bulundu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi adına büyükelçiler seviyesinde toplanan Delegeler Komitesi, 5-7 Haziran, AİHM kararlarına üye ülkelerin uymasını denetlemek adına yaptığı toplantılarla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Daha önce Kavala ile ilgili “ihlal süreci” başlatan ve AİHM’den aldığı yeni ihlal sürecinin devamıyla ilgili mütalaanın ardından iş insanın serbest bırakılması için Türkiye’ye uyarılarını yineleyen Bakanlar Komitesi’nin son kararında, Ankara’ya yönelik ihtarın dozunun sertleştiği görüldü.

Ankara üyelikten atılacak mı?

Avrupa Konseyi Sekreteryası’na Kavala kararına uyulmaması konusunda Türkiye’ye karşı alınacak önlemlerle ilgili seçenekler konusunda 12 Temmuz’daki toplantıya kadar hazırlık yapma talimatı verildiği belirtilen açıklamada, iş insanın eylül ayına kadar serbest bırakılmaması halinde bu önerilerin masaya yatırılacağı aktarıldı.

Konuyla ilgili euronews’e bilgi veren Avrupa Konseyi’nden isminin açıklanması istemeyen bir yetkili, son kararının dil olarak daha öncekilerden daha sert olup, sekreteryanın tekliflerine göre üyelikten atılma da dahil olmak üzere tüm seçeneklerin Ankara için artık gündeme gelebileceğine işaret etti.

Kaynak: Euronews

#Avrupa #Konseyi #Türkiye #için #üyelikten #ihraç #seçeneği #gözden #geçirilecek

Yağız 13 yıl sonra memleketinde çiçeklerle karşılandı

İki defa yakıldıktan sonra AYM’nin “ihlal” kararı sonrası tahliye edilen tutuklu Azize Yağız, memleketi Nisêbîn’de çiçeklerle karşılandı

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 2010 yılında siyasi faaliyetleri gerekçesiyle tutuklanan, ayrı ayrı yargılandığı dosyalarda hem “örgüt üyeliği” hem de “Örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla 13 yıldır cezaevinde olan Azize Yağız, Tarsus T Tipi Kapalı Kadın Cezaevinden dün tahliye edildi. Cezaevi Gözlem Kurulu tarafından infazı “İyi halli” olmadığı gerekçesiyle 2 defa yakılan ve tahliyesi engellenen Yağız’ın avukatları, yeniden yargılama talebiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

AYM, 2021 yılında “Örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek” gerekçesiyle pilot karar vermiş, yasal değişiklik yapılması talebiyle Meclise göndermişti. Ancak bu zamana kadar bir yasal değişiklik yapılmayınca avukatlar “ihlal” kararı verilerek, yargılamanın yenilenmesi için başvuru yaptı. Başvuruyu değerlendiren AYM, bunun üzerine Yağız hakkında üzerine yasal değişiklik yapılmadığı gerekçesiyle ilgili suçlamadan “ihlal” kararı vererek, yeniden yargılanma talebini kabul etti.

Verilen karar üzerine tahliye edilen Yağız, bugün memleketi Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesi 8 Mart Mahallesine geçti. Yağız, burada kalabalık bir kitle tarafından çiçekler ve zılgıtlar eşliğinde karşılandı.

Kaynak: MA

#Yağız #yıl #sonra #memleketinde #çiçeklerle #karşılandı

Bünyan Cezaevi’nde tutukluların havalandırmaya çay götürmesi yasak!

Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutulu Şilan Çetiner, havalandırmaya çay ya da su götürmenin cezaevi yönetimi tarafından yasaklandığını duyurdu

Cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine hergün bir yenisi ekleniyor. Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi’nde 8 yıldır bulunan ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Şilan Çetiner, bugün yapılan açık görüşte yaşadıkları ihlalleri kuzeni Rojbin Çetiner’e aktardı.

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler sürecinde gardiyanların tutuklulara iyi yaklaştığını aktaran Şilan, seçimlerden sonra gardiyanların tavırlarında sertleşmelerin olduğunu belirtti.

Rojbin Çetiner, Şilan Çetiner’in kendisine anlattıklarını şöyle aktardı: “Havalandırmaya çay yada suyun dahi götürmesine izin verilmiyor. Bunu sorduklarında ise gardiyanların üstlerine yürüdüklerini söyledi. Gardiyanlar tarafından yaşanılan bu ihlallere ilişkin idareye bildirmek istediklerinde talepleri alınmıyor ve talepleri alınmadığı gibi keyfi disiplin cezaları ile karşı karşıya kalındıklarını belirtti.”

Kaynak: JINNEWS

#Bünyan #Cezaevinde #tutukluların #havalandırmaya #çay #götürmesi #yasak

Cinsel saldırı faili okul müdürüne hapis cezası

Ankara’da bir ilkokulda müdür yardımcısı olan E.B.’ye cinsel saldırıda bulunan aynı okulda müdür olan Azmi Y.’ye, tutuksuz yargılandığı davada hapis cezası verildi

Ankara’nın Mamak ilçesinde ilkokulda müdür yardımcısı olan E.B. , okul müdürü Azmi Y. tarafından cinsel saldırıya uğradı. E.B.’nin şikayeti üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda başlatılan soruşturmada Azmi Y. hakkında “cinsel taciz” ve “sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı” suçlarından 14 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Kamera görüntüleri de delil olarak dosyada

Dava kapsamında hazırlanan iddianamede, Azmi Y.’nin birlikte görev yaptığı E.B.’ye yönelik zincirleme şekilde sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu belirtildi. Azmi Y.’nin söz konusu suçu işlediğine dair yazışma ve görüntü kayıtlarının bulunduğu belirtilirken, failin, E.B.’yi taciz ettiği ana ilişkin güvenlik kamerası görüntüsü de dosyada delil olarak yer aldı.

Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen son duruşmaya, tutuksuz yargılanan fail Azmi Y. ve avukatları katılırken, E.B. katılmadı.

Hapis cezası verildi

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, fail hakkında “zincirleme şekilde sarkıntılık düzeyde cinsel saldırı” suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün, “zincirleme şekilde cinsel taciz” suçundan ise 1 yıl 6 ay 22 gün olmak üzere toplamda 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezası verdi.

Kaynak: JINNEWS

#Cinsel #saldırı #faili #okul #müdürüne #hapis #cezası