Ana Sayfa Blog Sayfa 388

İlerici Kadınlar: Umut örgütlü gücümüzde

Seçim sonuçlarının kadınlar açısından ortaya çıkaracağı tabloya değinen İlerici Kadınlar Derneği, ‘Karanlığa karşı umut örgütlü gücümüzdedir. Şimdi örgütlü mücadeleyi büyütme zamanıdır’ açıklaması yaptı

İlerici Kadınlar Derneği (İKD), seçim sonuçlarına dair yazılı açıklama yaptı. “Cumhuriyet tarihinin en sağcı, en gerici meclis bileşimiyle karşı karşıyayız” denilen açıklamada, seçim öncesi ittifak masalarında kadın haklarının pazarlık konusu haline getirildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nin feshine onay verenler, tarikatlara yasal statü verilmesi gerektiğini savunanlar Millet İttifakı listelerinden meclise taşınırken, Cumhur İttifakı, kadın düşmanı HÜDA-PAR’lı ve Yeniden Refah Partililerin milletvekili olarak mecliste temsiliyet kazanmasına yol verdi. Bu partiler 6284’ün iptalini talep ederken, HÜDA-PAR, eşi olmayan kadınların sahiplenilmesini, kadınların ‘fıtrata’ uygun işlerde, yalnızca kadınların olduğu iş yerlerinde çalışması gerektiğini, karma eğitimin kaldırılmasını savunuyor” denildi.

‘Çocuk evlilikleri savunanlar Meclis’te’

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından 6284 sayılı kanunun da uzun süredir hedefte olduğu vurgulanan açıklamada, “Gericiler her bir hamlede kadınların üzerindeki baskı ve karanlığı arttırıyor. HÜDA-PAR Genel Başkanı’nın çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarıyla ilgili ‘Neye göre kime göre çocuk?’ ve ‘6284 sayılı kanun aile kurumuna zarar vermeye, Medeni Kanun ve ceza kanunları da genç yaşta evlenip yuva kuranları mağdur etmeye devam etmektedir.’ sözleri gericilerin bir sonraki hamlede Medeni Kanun’u hedefe koyacaklarını gösteriyor. Öte yandan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın miting meydanlarında farklı cinsel yönelimlere sahip yurttaşları hedef haline getiren konuşmaları ve ‘aile kurumunu anayasal zemine oturtacağız’ şeklindeki garabet açıklamaları da Hüda-Par’ın programını destekliyor” ifadelerine yer verildi.

Açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “Birbirinden farkı olmayan gericilerin oluşturduğu yeni meclis bileşiminde, Cumhuriyet kazanımlarının tasfiyesini açık açık savunanların, bugünlere gelinmesine ‘yetmez ama evet’ diyenlerin yanı sıra, ‘Cumhur İttifakı, herhangi bir noktada anayasa değişikliğiyle alakalı ‘Beraber çalışalım’ derse, çalışmaya hazırız’ sözleriyle işbirliğine hazır olduğunu ilan edenler bu tablonun ortağıdır.

Mücadeleyi büyütme zamanı

Laikliğin ayaklar altına alındığı, kadın haklarının seçim ittifaklarında pazarlık konusu haline getirildiği, radikal İslamcıların mecliste temsiliyet kazandığı bu süreçte, kadınların üzerindeki baskının artacağı, kazanılmış haklarımıza bir bir göz dikileceği karanlık bir tabloyla karşı karşıyayız. Ancak gericiliğe karşı ülkemizin ilerici birikimi ve kadınların yüz yıllara dayanan mücadelesi geçmişte olduğu gibi bugün de bu karanlık zihniyete geçit vermeyecektir. Aydınlık bir ülke için mücadelemizden geri adım atmayacağız. Kadınları bu karanlık tablodan kurtaracak olan, çocuk yaşta evliliği savunanlara, kadınların haklarına saldıranlara karşı laiklik bayrağını yükseltmektir! Biz milyonlarız. Biliyoruz ki haklarımızı da geleceğimizi de ‘uzlaşmayla’ değil, ancak mücadeleyle kazanabiliriz. Biliyoruz ki gücümüz örgütlülüğümüzdür. Umut örgütlü gücümüzdedir. Şimdi örgütlü mücadeleyi büyütme zamanıdır.”

ANKARA

#İlerici #Kadınlar #Umut #örgütlü #gücümüzde

Yeşil Sol Parti, HDP, HDK, DTK ve DBP yeni yol haritasını belirlemek için toplanıyor

Yeşil Sol Parti, HDP, HDK, DTK ve DBP seçim gündemini değerlendirmek ve yeni dönemin yol haritasını belirlemek üzere yarın toplanacak

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüleri İbrahim Akın ve Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanları ve Eş Sözcüleri, seçim sonuçlarını değerlendirmek ve yeni dönem yol haritasını belirlemek üzere yarın HDP Genel Merkezi’nde toplanacak.

Yarın, saat 10.00’da yapılacak toplantının ardından bir basın açıklaması yapılması, Eş Genel Başkanlar ve Eş Sözcüler düzeyinde yapılan toplantıların ise ilerleyen günlerde seri halinde devam etmesi bekleniyor.

ANKARA

#Yeşil #Sol #Parti #HDP #HDK #DTK #DBP #yeni #yol #haritasını #belirlemek #için #toplanıyor

Eski Buca Cezaevi projesi için ‘kamu yararına aykırı’ kararı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından eski Buca Cezaevi alanının Rezerv Yapı Alanı ilan edilmesine karşı açılan davada raporunu hazırlayan bilirkişi heyeti, kararı kamu yararına aykırı buldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin eski Buca Cezaevi arazisinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Rezerv Yapı Alanı ilan edilmesine karşı açtığı davada bilirkişi raporu yayımlandı. İzmir 6’ıncı İdare Mahkemesi’ne sunulan bilirkişi raporuna göre proje mevzuata ve kamu yararına aykırı bulundu.

Bakanlığın sunduğu proje raporunun mevzuat hükümleri ile tarif edilen teknik ve nesnel tespitlerden yoksun olduğu vurgulanan bilirkişi raporunda, “Parsellere ait herhangi bir irdelemenin yapılmadığı, parsellerin kamusal kullanım geçmişi doğrultusunda ilçe içerisindeki kamusal alan bütünlüğünün Rezerv Alan ilanı sonrası ne ölçüde değiştirilebileceğine dair hususları alanın potansiyelleri ve açmazları temelinde irdelenmediği görülüyor. Dolayısıyla Rezerv Yapı Alanı kararının gerekçelerinin yürürlükteki imar planları bütünlüğü üzerindeki etkiler temelinde sorgulanmadığı anlaşılmaktadır” denildi.

Arazinin bakanlık tarafından “Rezerv Yapı Alanı” ilan edilmesini inceleyen bilirkişi heyet, kararın şehircilik ilkelerine, plan bütünlüğüne, imar mevzuatına ve kamu yararına uygun olmadığını ifade etti.

İZMİR

#Eski #Buca #Cezaevi #projesi #için #kamu #yararına #aykırı #kararı

ÖHD, Gever’deki işkenceyi raporla belgeledi: Hukuki sürecin takipçisiyiz

Gever’de polisler tarafından darp edilen Mustafa Bor’a, ilişkin açıklama yapan ÖHD Colemêrg Şubesi, işkencenin resmi evraklarla doğrunlandığını belirterek, hukuki sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı

Colemêrg’in Gever (Yüksekova) ilçesinde bu sabah yapılan ev baskınlarında Demhat Kurt, Rahmi Terzioğlu, İsa Terzioğlu, Aras Yaşar, Diyar Şedal, Uğur Şedal ve Mustafa Bor adlı gençler gözaltına alınmış, ev baskını sırasında evlerin camları ve kapılarını kıran polisler, gençlere şiddet uygulamıştı.

Polisler, silah dipçikleri, tekme ve yumruklarla gençlerden Mustafa Bor’u birçok yerinden yaralaması üzerine gençler, önce Yüksekova Devlet Hastanesi’ne daha sonra emniyete götürüldü. Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Colemêrg şubesi, yaşanan darp ve işkenceye ilişkin sanal medya hesabından yazılı açıklama yayınladı.

Resmi evrakla doğrulandı

Gözaltına alınanlar arasında olan Mustafa Bor ve ailesinin işkence ile ilgili başvuru yaptığı belirtilen açıklamada, “Mustafa Bor ve ailesi ile yaptığımız ön görüşmeye göre; sabah saatlerinde evlerine yapılan ev aramasında kapılarının kırılarak içeri girildiği, çok sayıda güvenlik güçlerinin ev aramasına katıldığı ve Mustafa Bor’un 2 güvenlik personeli tarafından evin odasına kilitlendiği ve 1.5-2 saat boyunca odada işkence edildiği tarafımıza anlatılmıştır. Gözaltı işlemlerinden sonra hastaneye sevki sağlanan müvekkilimizin gözaltında uğradığı darp sonucu vücudunda oluşan ekimozlar Genel Adli Muayene Raporu ile kayıt altına alınmıştır. Söz konusu işkence iddiaları resmi evraklarla doğrulanmıştır” denildi.

Hukuki sürecin takipçisiyiz

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşme ve belgeler ile iç hukukta işkencenin tanımının yapılarak mutlak şekilde yasaklanmış olduğuna dikkat çekilen açıklamanın devamında şunlar kaydedildi:

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Sözleşme’nin 3. maddesi ile ilgili içtihatlarında kötü muamele yasağının demokratik toplumların en temel değeri olduğunu vurgulamış ve en zor şartlarda dahi mağdurların davranışlarından bağımsız olarak işkence, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlerin Sözleşmeyle yasaklandığı vurgulandı. Türkiye’de ve bölgede kolluk görevlilerinin insan hakları ihlali ile suçlandığı olaylarda uygulanan ayrıcalıklı yargılanma usulleri ve sağlanan güvencelerle fail/failler cezasız kılınmakta ve ağır insan hak ihlallerine sebep olunmakta olduğu vurgulanan açıklamanın devamında şu sözlere yer verildi; “Yargı mercilerince işkence, insanlık dışı ve kötü muamele ile şiddet içeren eylemlere karşı etkin ve ivedi bir şekilde soruşturmanın yürütülerek faillerin cezalandırılmasını talep ediyor, hukuki sürecin takipçisi olduğumuzu kamuoyunun bilgisine sunuyoruz.”

COLÊMERG

#ÖHD #Geverdeki #işkenceyi #raporla #belgeledi #Hukuki #sürecin #takipçisiyiz

Dedeoğulları davasında katliam ve saldırı dosyalarının birleştirilme talebine red

Dedeoğulları Katliam Davası hakkında verilen İstinaf kararında, avukatların saldırı ve katliam dosyalarının hukuki ve fiili irtibattan dolayı birleştirilmesi talebi reddedildi

Konya’nın Meram ilçesinde 12 Mayıs 2021 tarihinde Keleş ve Çalık aileleri tarafından ırkçı saldırıya maruz bırakılan Dedeoğulları ailesinin 7 üyesi, saldırının ardından emniyete can güvenliklerinin olmadığını belirtmelerine rağmen önlemlerin alınmaması sonucu 30 Temmuz tarihinde Mehmet Altun tarafından katledildi. Konya 8’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen saldırı davasının 28 Ekim tarihli karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Lütfü ve Ali Keleş’in tahliye edildi, tüm sanıklara 1 yıl ila 3 yıl arasında hapis ve para cezaları verildi. Sanıkların hepsine haksız tahrik indirimi uygulanırken, konut dokunulmazlığı suçundan hepsine beraat verildi.

Katliam Davası’nın 17 Kasım tarihli karar duruşmasında da Konya 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, tetikçi Mehmet Altun hakkında 7 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verirken, avukatların Dedeoğulları saldırı ve katliam dosyalarının birleştirilmesi ve Türk Ceza Kanunu (TCK) 76’ncı maddesi ve insanlığa karşı suçlar yönünden 77’nci maddesi yönünden değerlendirilmesi talepleri ise reddedilmişti. Söz konusu duruma karşı İstinaf Mahkemesi’ne taşınan dosyada karar onandı.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi, İstinaf’a taşınan dosya hakkında verdiği kararda avukatların esas ve usule yönelik itirazlarını dikkate almazken, katliamı azmettiren ve saldırı dosyasının sanığı olan Keleş ve Çalık aileleri ile ilgili delilleri incelenmeksizin, dosyaların hukuki ve fiili irtibattan dolayı birleştirilmesi talebini reddetti. Kararda, Konya 4’ncü Ağır Ceza heyetinin kararı birebir onandı. Dedeoğulları Katliam Dosyası’nın Yargıtay yolu ise açık.

KONYA

#Dedeoğulları #davasında #katliam #saldırı #dosyalarının #birleştirilme #talebine #red

İHD: İktidar demokrasi isteğini kabullenmeli

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan İHD, toplumun yarısının başka bir düşünceyi benimsediğini ortaya koyduğunu ve iktidarın demokratikleşme istediğini kabul etmesi gerektiğini vurguladı

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerin tamamlanmasının ve sonuçların belli olmasının ardından İnsan Hakları Derneği (İHD) “Seçim Sonuçlarının Mesajı Daha Çok İnsan Hakları ve Demokratikleşme” başlıklı yazılı açıklama yaptı.

Yapılan açıklamada siyasi partiler ve seçmenler arasında fırsat eşitliğinin olmadığı ve demokratik koşulların oluşturulmadığı ortamda Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiğine dikkat çekildi.

İktidar demokratikleşme isteğini kabullenmeli

Seçimin en önemli çıkarımının vatandaşların yarısının, otoriter yönetimin ağır baskısına rağmen başka bir düşünceyi benimsediğine yer verilen açıklamada, “Muhalefetteki her siyasal partinin farklı görüşü olsa da bir demokratik itirazın ortaklaştığı görülmektedir. Biz insan hakları savunucuları; bu denli demokratik itirazın varlığının ve demokratikleşme isteğinin iktidarın kabullenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu itiraz gerçekliğinin göz önünde bulundurulması ile hak ve özgürlüklerden yana siyasi bir programın öncelemesi gerekmektedir. Evrensel haklar temelinde iç hukuka ve uluslararası hukuka uygun bir pratiğin sergilenmesi gerektiğini düşünüyoruz” denildi.

Tutuklu siyasetçiler ve gazeteciler serbest bırakılmalı

İfade özgürlüğü önündeki engellerin ve cezalandırılmaların kaldırılması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Hapishanelerde politik saiklerle tutulan siyasetçiler, insan hakları savunucuları ve gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır. Türkiye nüfusunun yarı oranındaki kadınlar, İstanbul Sözleşmesinin geri gelmesi mücadelesi içerisindedir, derhal bu talep kabul edilmelidir. Özellikle kadına yönelik şiddet konusunda, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan ve bugüne kadar hazırlanmış en yeterli sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden imzalanması gerektiğini düşünüyoruz.

Nefret dilinden vazgeçilmeli

İktidarın muhaliflere yönelik kullandığı ayrımcı, ötekileştirici ve bazen de nefret dili olarak tanımlayabileceğimiz söylem mutlaka değişmelidir. Tüm kimliklerin özgür ve güven içinde yaşamaya ihtiyaçları vardır. Hapishanelerdeki hasta mahpusların; sağlık ve yaşam hakları korunmalı, onları ölüme sürükleyen yasal dayanaklar, Adli Tıp Kurumu raporu kıstası ve güvenlik öncelikli uygulamalar terk edilmelidir. Bu konuda insancıl hukuku temel alan yeni yaklaşımlar beklemekteyiz. Özellikle LGBTİ+’lara yönelik nefret dilinin değişmesi ve bu konuda Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 14’üncü maddesinde tanımlanan ayrımcılık yasağına uygun davranması, haklarını tanıması gerektiğini düşünüyoruz.

Kürtler cevabını verdi

Bu seçimin sonuçlarından en önemlisi de Kürt halkının güvenlikçi ve şiddet politikalarına karşı ne kadar büyük bir tavır içinde olduğudur. Tercihten de bir defa görüldüğü üzere Kürt halkı demokratik yöntemlerle müzakere edilecek bir barış istemektedir. Artık savaşın tüm yorgunluğunu üzerinden atmak ve çocuklarını güvenli ve barışçıl ortamda yetiştirmek istemektedirler. İktidarın Kürt meselesi konusundaki tavrından bir an önce vazgeçmesi, demokratik adımlar atması gerektiğini belirtiyoruz.

Demokrasi talebi

Türkiye’nin içinde bulunduğu çok yönlü baskıcı ortamın yarattığı ağır kötü ekonomik durumu toplumun tüm kesimlerince bilinmektedir. İşçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarının güvence altına alınması, daha güvenli bir çalışma ortamı içinde yaşamalarının sağlanması gerekmektedir. Bu durumdan Türkiye’nin altına imza attığı sözleşmelerin gereği unutulmamalıdır, bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Coğrafyada yaşayan insanların yarısı iktidarın politik uygulamalarından ve yönetiminden memnun olmadıklarını açıkça dile getirmişler, bu yönde oy kullanmışlardır. Bizler insan hakları savunucuları olarak, siyasal iktidarın bu somut gerçeği dikkate alarak; demokratik koşulları sağlamaya, hakları koruyan bir siyaset sistemi ve anlayışı için bir an önce hareket etmesi gerektiğini savunuyoruz.”

HABER MERKEZİ

#İHD #İktidar #demokrasi #isteğini #kabullenmeli

Evi korucu tarafından kurşunlanan DBP’li yöneticiye dayanışma ziyareti

Yeşil Sol Parti milletvekilleri ve yöneticileri, evi dün gece korucu Zabıt Kassap tarafından kurşunlanan DBP il yöneticisi Hamdullah Kumli’yi ziyaret etti

Wan’ın Artemêt (Erdemit) ilçesine bağlı Kurubaş Mahallesi’nde dün gece korucu Zabıt Kassap tarafından Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl yöneticisi Hamdullah Kumli’nin evi dakikalarca uzun namlulu silahlarla tarandı. Olay yerine gelen jandarma ekiplerinin tutanak tutmasının ardından Kassap’ın karakolda ateş ettiğini kabul ettiği ve ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldığı öğrenildi.

Olayın ardından siyasi parti temsilcileri ile Yeşil Sol Parti Wan milletvekilleri Gülcan Kaçmaz Sayyiğit ve Zülküf Uçar, Kumli’yi ziyaret etti. Ziyaret sırasında konuşan DBP Wan İl Eşbaşkanı Harun Okay, saldırının kabul edilemeyeceğinin ve olayın takipçisi olacaklarını ifade etti.

WAN

#Evi #korucu #tarafından #kurşunlanan #DBPli #yöneticiye #dayanışma #ziyareti

Şenyaşar ailesi: Mücadelemiz daha büyük kararlılıkla devam edecek

Şenyaşar ailesi, ‘Adalet, hukuk ve demokrasi mücadelemize daha büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz’ paylaşımı yaptı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 798’inci gününde devam ediyor.

Aile, sanal medya hesabından, “‘Adalet Nöbeti’mizin 798. günü. Seçim esnasındaki hilelerinize, baskılarınıza, hukuksuzluğunuza karşın tüm halklarımız için adalet, hukuk ve demokrasi mücadelemize daha büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz” paylaşımı yaptı.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Mücadelemiz #daha #büyük #kararlılıkla #devam #edecek

Kesin sonuçlar 1 Haziran’da açıklanacak

YSK, cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tur oylamasının kesin sonuçlarını 1 Haziran’da ilan edecek

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) takvimine göre, cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tur oylamasıyla ilgili sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı ilçe seçim kurullarına yapılacak itiraz süresi bugün 17.00’da sona erecek.

İtirazlar en geç 23.59’a kadar karara bağlanacak. 30 Mayıs’ta, ilçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı, il seçim kurullarına yapılacak itiraz süreci saat 17.00’de sona erecek ve en geç saat 23.59’a kadar karara bağlanacak.

31 Mayıs’ta ise, il seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı, YSK’ye yapılan itiraz süresi sona erecek. YSK, 1 Haziran’da il seçim kurulu kararları ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazları kararı bağlayarak, kesin seçim sonucunu aynı gün Resmi Gazete’ye gönderecek.

ANKARA

#Kesin #sonuçlar #Haziranda #açıklanacak

İran’da 40’tan fazla kadın öğrenci üniversiteden uzaklaştırıldı

İran’da son bir ay içerisinde Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okuyan 40’tan fazla kız öğrenci üniversiteden uzaklaştırıldı. Öğrenci Birliği Konseyi yaptığı açıklamada, amacın halk ayaklanmasını bastırmaya yönelik olduğunu belirtti

İran ve Rojhilat kentlerinde geçtiğimiz eylül ayında Kürt kadın Jîna Emînî’nin katledilmeyesiyle başlayan halk ayaklanması devam ediyor. Devam eden ayaklanmaya karşı rejim güçlerinin saldırılar da giderek artıyor.

40’tan fazla öğrenci uzaklaştırıldı

İran’daki Öğrenci Birliği Konseyi, yaptığı açıklamada son bir ay içerisinde Tahran Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde okuyan 40’tan fazla kadın öğrencinin üniversiteden uzaklaştırıldığını bildirdi.

Haber verilmeden yapıldı

Açıklamada, üniversite güvenliği tarafından üniversiteye alınmayan öğrencilere, önceden haber verilmediği, haklarında suç oluşturacak herhangi bir belgeye dayalı delil olmadığına dikkat çekilerek, öğrencilerin baskı altına alınmaya çalışıldığı vurgulandı.

Amaç halkı bastırmak

Açıklamada, “İki gün önce Celal Al-Ahmad’ın Tahran Üniversitesi’ndeki yurtta kalan 20’den fazla öğrenci yarıyıl eğitimden menedilirken, kaldıkları yurttan da çıkarıldı. Tahran Üniversitesi yönetimi öğrencilere yönelik eğitimden yoksun bırakma ve okuldan atma gibi disiplin cezalarını otoritelerini korumak için bir araç olarak kullanıyor. Amaçları halk ayaklanmasını bastırmaya yöneliktir” denildi.

Yeni bir dava açıldı

Tutuklandıktan sonra zorunlu başörtü kuralını reddeden Al-Zahra Üniversitesi’nde resim öğrencisi ve öykü yazarı olan Sepideh Rishno’nun da iki dönem eğitimden menedildiğinin belirtildiği açıklamada, Rishno hakkında yeni bir dava açıldığı ifade edildi.

İfade çağrııldı

Rishno’nun Evin’deki Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadeye çağrıldığının kaydedildiği açıklamada, ayrıca güvenlik polisi tarafından Tahran’daki Beheshti Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu çeşitli üniversitelerden bazı öğrencilerin 20 Mayıs’ta “infaz dalgasını protesto etmek için” bir toplantıya çağrıldığı aktarıldı.

DIŞ HABERLER

#İranda #40tan #fazla #kadın #öğrenci #üniversiteden #uzaklaştırıldı