Ana Sayfa Blog Sayfa 402

HÜDA PAR cinsiyetçiliğini ‘fıtrat’ ile savundu: Fıtratına uygun işlerde çalışabilirler

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili İshak Sağlam, kadınların çalışma yaşamına katılması ile ilgili cinsiyetçi ifadelerini sürdürdü ve AKP iktidarı gibi ‘fıtrat’ savunması yaptı

HÜDA PAR Genel Başkan Vekili İshak Sağlam, katıldığı bir canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtlarken kadın düşmanı oldukları eleştirilerine “kadının fıtratı” söylemi üzerinden cevap verdi.

Sağlam, kadınların “dinine, inancına, yaratılışına uygun bir şekilde” çalışmasına karşı olmadığını söylerken “Kadınların okumasına, çalışmasına engel olan bir zihniyet mi kadın düşmanıdır, yoksa dinine inancına ve fıtratına uygun bir şekilde çalışmayı öneren, teşvik eden ve her alanda bunu savunan bir zihniyet mi kadın düşmanıdır? Bunu kamuoyu herhalde görüyordur. Müslümanlar hiçbir dönemde kadının okumasına ve fıtratına uygun şekilde çalışmasına karşı çıkmamıştır. ‘Fıtrat’ deyince bunu da herhalde başka bir şekilde yorumlayarak belki izah edecekler. Fıtrat; yaratılış demektir, huy ve karakter demektir. Yani kadının cinsiyetine uygun bir şekilde çalıştırılması, kadının mesela maden ocaklarında çalıştırılmaması, gece yarısı çalıştırılmaması gibi hususlar belki kastedilir burada” sözleri ile kendini savundu.

‘Kadınların fıtrata uygun çalışması’

Yönetici kadrosundan dört ismi, AKP listelerinden milletvekili seçilen HÜDA PAR, “2023 seçim vizyon belgesi”nde, şiddete ve ev içi şiddete maruz kalan veya maruz kalma tehlikesindeki kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve şiddeti önlemek için alınacak tedbirleri düzenleyen 6284 sayılı kanunun değiştirilmesi, “zinanın suç olması”, “nikâhsız birlikteliklerin suç sayılması”, “kadının fıtratına uygun çalışması”, “nafakanın kaldırılması”, “karma eğitimin zorunlu olmaması” gibi kadın düşmanı ve gerici talepler yer alıyor.

#HÜDA #PAR #cinsiyetçiliğini #fıtrat #ile #savundu #Fıtratına #uygun #işlerde #çalışabilirler

Newroz soruşturmasında 19 kişi serbest bırakıldı

Newroz kutlaması gerekçe gösterilerek Ankara merkezli 5 kentte başlatılan operasyonda gözaltına alınan 19 kişi serbest bırakıldı

Ankara’da Newroz kutlamasına katılanlara yönelik başlatılan bir soruşturma gerekçe gösterilerek 5 kente birçok adrese polislerce düzenlenen baskınlarda gözaltına alınan ve aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Bedriye Irmak’ın da olduğu 19 kişi, Ankara Emniyeti Müdürlüğü’ndeki ifade işlemleri ardında adliyeye sevk edildi.

Serbest bırakıldılar

Savcılık ifadelerinin ardından Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderilen isimlerden Mehmet Akıcı, Aykut Bozkuş, Bedriye Irmak, Ali Osman Işık, Muhammed Yasin Bağcivan, Cahit Gümüş, Ramazan Ağgöz, Hurşit Üzüm, Samet Aytaç, Kadir Aytaç, Enka Yıldırım, Kara Yusuf Doğan, Nebahat Gever, Barış Gözel, Ahmet Gözel, Halil Gözel, Mehmet Üstündağ, Ahmet Bingöl ve Muhammet Sis, yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

ANKARA

#Newroz #soruşturmasında #kişi #serbest #bırakıldı

Barış Anneleri’nden Mexmur ablukasına tepki

İzmir Barış Anneleri Meclisi, Mexmur Kampı’nı abluka altına alma girişimlerine karşı yaptığı basın açıklamasında Mesud Barzani’ye seslenerek, ‘Bu zulmü durdur’ dedi

Birleşmiş Milletler (BM) kontrolündeki Mexmur Kampı’nın Irak ordusu tarafından tel örgü ve duvarla ablukaya alınmasına karşı kamp halkı direnişini sürdürürken, ablukaya tepkiler sürüyor. İzmir Barış Anneleri Meclisi de Anadolu Yakınlarını Kaybedenlerle Dayanışma Derneği (ANYAKAYDER) binasında basın toplantısı düzenleyerek ablukaya tepki gösterdi.

Ha tel ha duvar ikisi de zindan

Grup adına açıklamayı okuyan Barış Anneleri Meclisi üyesi Hediye Korkut, Mesud Barzani’nin görevlerini yerine getirmediğini belirterek, “Mexmur’dakiler zalimin zulmünden, işkencesinden kaçıp oraya gittiler ama zulüm Mesut Barzani aracılığıyla orada da devam ediyor. Ha telle ha duvarla olsun ikisi de zindandır. Biz istiyoruz ki oradaki zulüm son bulsun. Biz orada oturan annelerin durumunu görünce yüreğimiz yanıyor. Yıllardır yüreğimiz yanıyor biz annelerin bu acısını biliyoruz” diye tepki gösterdi.

Barzani’ye seslendiler

Mexmur Kampı’ndakilerin bedeller verdiğini vurgulayan Korkut, Mesud Barzani’ye de şöyle seslendi: “Bu büyük bir ayıptır, kınıyoruz. Bir adım at. Biz de seni kardeş gibi görelim, senin kardeşliğini kabul edelim. Şehitlerin kanına saygı duy, annelere saygı duy. Biz de seni o halinle bilelim. Yaşlılarımız, çocuklarımız, gençlerimiz canlarını feda etmeye hazırız diyorlar. Onlara kulak ver, zulüm yapma, bu zulmü durdur. Zulüm yapanlara kulak verme. Kardeşlik elini uzat. Bugün kardeşlik günüdür, zulüm günü değildir.”

Yeter artık kimseye zarar gelmesin

Barzani ailesindeki kadınlara da seslenen Korkut, “Bize kulak versinler, anneler evlerinde otursunlar, barış için zulüm bitsin. Yeter artık aç kalmasınlar, kimseye zarar gelmesin. Artık böyle şeyler duymak istemiyoruz. İzmir’den barış istiyoruz. Barzani ailesi zalimin arkadaşı olmasın” dedi.

İZMİR

#Barış #Annelerinden #Mexmur #ablukasına #tepki

Mayıs ayında yaşamını yitirenler anıldı

Êlih’te düzenlenen bir etkinlikle, Mayıs ayında yaşamını yitirenler anıldı

Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) Êlih (Batman) Şubesi, Mayıs ayında yaşamını yitirenler için Petrol-İş Şubesi’nde anma etkinliği düzenledi. Anmaya, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Êlih milletvekilleri Zeynep Oduncu, Mehmet Rüştü Tiryaki, görevden alınarak yerlerine kayyım atanan Êlih Belediyesi Eşbaşkanları Songül Korkmaz, Mehmet Demir, Tutuklu Ailelerle Yardımlaşma Derneği (TUAY-DER), Tevgera Jinên Azad (TJA), Barış Anneleri Meclisi, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticileri katıldı. Etkinlikte, “Mayıs ayı şehitleri şahsında bütün mücadelemizin şehitlerini anıyoruz.

‘Anılarını mücadelemizde yaşatalım’

Etkinlikte konuşan MEBYA-DER Êlih Şubesi Eşbaşkanı Medeni Onar, “Şehitlerimiz onurumuzdur, şehitlerimizin emeği ile bugün Kürt halkı varlığını koruyor” dedi.

Mayıs ayı şehitlerini anarak konuşmasına başlayan Mehmet Rüştü Tiryaki ise, anılarını yaşatmak için mücadeleyi yükseltme çağrısında bulundu. Kürt halkının varlığını Mayıs ayı şehitlerine borçlu olduğunu kaydeden Tiryaki, “24 saat aklımızdan çıkarmamamız gereken bir mücadele geleneği var. Şehitlerimizi, onların ailelerini unutmamız gerek. Aileler sürekli ziyaret ederek güç alıp, güç verebiliriz. Bu dayanışma ruhuyla mücadeleye sarılalım. Anılarını mücadelede yaşatalım” diye belirtti.

Tiryaki’nin konuşmasının ardından Mayıs şehitlerini konu alan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi.

ÊLİH

#Mayıs #ayında #yaşamını #yitirenler #anıldı

CHP’den açıklama: Oyunuzu kullanın, gerisini bize bırakın

28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur seçimlerine dair bilgi veren CHP BİTEM Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, ‘Siyasi partiler için seçim, sistem değil ıslak imzalı tutanaktır. Siz sandığa gelin oyunuzu kullanın, gerisini CHP’ye bırakın’ dedi

28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimi için partilerin sandık güvenliği çalışmaları sürüyor. 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından Onursal Adıgüzel’in istifasının ardından göreve getirilen CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden (BİTEM) Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik de, 28 Mayıs’taki ikinci tur seçimlerine dair açıklamalarda bulundu.

BİTEM’in seçim sürecinde aldığı önlemleri anlatan Çelik, “Sızma testleri başarıyla tamamlanmış, yük testleri ise gerçekleştirilmiştir” dedi.

Siber saldırılar bertaraf edildi

Çelik, “Seçim günü hiçbir sorun yaşanmadan sistemimiz çalışmış, siber saldırılar bertaraf edilmiştir. Seçim öncesi sandık görevlilerin belirlenmesi, görevlendirilmesi ve eğitim verilmiştir. Oy verme işleminin güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi ıslak imzalı tutanakların teslim alınması üzerine kurulmuştur. Seçim sonrasında ise ıslak imzalı tutanakların teslimi ve hukuki sorunların başlatılmasıdır” diyerek sistem hakkında bilgi verdi.

Sistemi güncelledik

CHP’nin bir haber ajansı ya da medya kuruluşu gibi seçim takibi yayınlayacağı beklentisinin oluştuğunu belirten Çelik, “Bizim seçim takip ekranımız siyasi parti temsilcilerimizin halkı bilgilendirdiği sistemdir. Vatandaşların sandığını takip etmesi için o gece bir web sayfası açtık, gelen talep ve siber saldırılar nedeniyle o gece yavaşladı. Seçimden sonra sistemimizi güncelledik. Siyasi partiler için seçim, sistem değil ıslak imzalı tutanaktır. Bu seçim ikinci tura kalmış, Erdoğan güven oyu alamamıştır. Siz sandığa gelin oyunuzu kullanın, gerisini CHP’ye ve Millet İttifakı’na bırakın” dedi.

313 tutanağa ulaşılmadı

Sandıklarda görevlendirmeleri yaptıklarını ifade eden Çelik, ilk tur seçimlerin sonunda ulaşılamayan ıslak imzalı tutanaklara dair, “190 binin üzerindeki sandıktan 313 ıslak tutanağa ulaşılamadığını, sonrasında bütün tutanaklara ulaşıldı. Sonucu değiştirecek bir durum yoktu” diye konuştu.

ANKARA

#CHPden #açıklama #Oyunuzu #kullanın #gerisini #bize #bırakın

Yeşil Sol ve HDP ikinci tur seçimleri için halkla buluştu

Mêrdîn’de Yeşil Sol Parti milletvekilleri ile HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay 28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanı seçimleri için esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) 28 Mayıs seçimleri öncesi başlatmış olduğu halk buluşmaları devam ediyor. Yeşil Sol Parti Mêrdîn ve Amed Milletvekilleri ile HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay ilçe ilçe çalışmalar gerçekleştirdi. Aralarında milletvekilleri George Aslan ve Sevilay Çelenk’in bulunduğu heyet Nisêbîn’de (Nusaybin) temaslarda esnaf ziyaretleri gerçekleştirilerek, sandık çağrısının yer aldığı bildiriler dağıtıldı. Halka 28 Mayıs’ta sandığa gitme çağrısı yapıldı.

‘Baş eğmeyin, yanındayız’

HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay ile Yeşil Sol Parti milletvekilleri Beritan Güneş, Kamuran Tanhan ve Mehmet Kamaç da Qoser (Kızıltepe) ilçesinde halkla bir araya geldi. Özgürlük Meydanı’nda gerçekleştirilen buluşmalarda 28 Mayıs’ta sandık çağrısı yapılırken, yurttaşlar heyete yoğun ilgi gösterdi. Yurttaşlar, HDP ve Yeşil Sol Parti heyetine sonuna kadar devam etmeleri çağrısında bulunurken, bir yurttaş “Tek adamı göndereceğiz” diye seslendi. Devam eden görüşmelerde bir başka yurttaş, “Baş eğmeyin, korkmayın, bunu göndereceğiz, biz sizin yanınızdayız” diye seslendi.

Yurttaşların alkışlarla karşıladığı heyet, ardından programlarına ev ziyaretleri ile sürdürdü.

MÊRDÎN

#Yeşil #Sol #HDP #ikinci #tur #seçimleri #için #halkla #buluştu

Cargill’e bir ödül daha!

ABD’li tarım ve gıda tekeli olan Cargill, Türkiye’de fruktoz üretimini iktidar desteğiyle arttırıp şeker fabrikalarının kapatılmasının önünü açtı. Her geçen gün büyüyen Cargill, Turyağ’ı alarak yelpazesini genişletirken verilen ödüller bu gerçeği örtmek amacı taşıyor

Çevre Şehircilik ve İklim Değişimi Bakanlığı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından düzenlenen ve katılımcılarının şirketlerden oluştuğu ‘8. İstanbul Karbon Zirvesi’ etkinliğinde Cargill’e ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülü verildi. Cargill’in Balıkesir’deki fabrikasında hayata geçirdiği ‘Karbonsuz Buhar’ projesi kapsamında kurduğu “yüksek verimli ve çevre dostu deodorize (kokusu giderilmiş) tesisi” ile yıllık 2.5 milyon metreküp doğalgaz tasarrufu sağlayarak Türkiye’ye 11 binin üzerinde ‘ağaç’ kazandırdığı süslemesiyle verilen ödül Cargill’in kötülüklerini örtemeyeceği gibi ağaç kazandırdı yalanı ile bir algı üretme amaçlandığı anlaşıldı.

‘Karbonsuz Buhar’ projesi kapsamında, Cargill Balıkesir’deki fabrikasında mevcutta bulunan iki adet 150 ton/gün kapasiteli deodorize yerine bir adet 350 ton/gün yüksek verimli deodorize tesisi kurduğu belirtilen tesiste ne üretildiği konu dışı tutulurken, İznik Gölü kıyındaki fabrikanın gölü besleyen yeraltı sularını nasıl tükettiği gerçeğini üstü örtülüyor. Son dönemlerde İTÜ-Cargill ortaklığı ise dikkat çekici düzeyde gelişiyor. Cargill bu ödülle birlikte üçüncü kez ‘Düşük Karbon Kahramanı’ ödülüne layık görüldüğünü de hatırlatalım. ABD merkezli tarım ve gıda tekeli hissedarları arasında Yıldız Holding’in de bulunduğu bitkisel yağ şirketi Turyağ’a önce ortak olmuş ve geçtiğimiz yıl tamamen satın almıştı. Bu satın almayla birlikte, endüstriyel ve pastacılık ürünleri ile unlu mamullere yönelik kullanılan bitkisel yağ pazarını ele geçirme sürecinde hızla yol alan Cargill’in Monsanto ile ortaklık kurarak GDO’yu küresel düzeyde yaymaya başladığını belirtmek gerekiyor.

İTÜ ile biyoteknoloji ortaklığı

AKP iktidarıyla birlikte üniversiteler bilim adına değil, sermaye için düşünen ve araştıran merkezlere dönüşmüş durumda. İTÜ, Türkiye’de şeker politikalarına yön veren ve fruktoz üretimleriyle bilinen Cargill’le iş birliği yapıyor olması dikkat çekici. Cargill Gıda Türkiye, Orta Doğu ve Afrika Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Murat Tarakçıoğlu DHA’ya verdiği bir röportajda, “İTÜ ile iş birliğimizde iki hedef için çalışıyoruz, 1000 Çiftçi 1000 Bereket programı kapsamında tarlada sürdürülebilirlik yönetimi ve biyoendüstriyel ürünler” başlığı ile proje yürütmekte. Tarakçıoğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) iş birliğinin ‘sürdürülebilirlik’ adı altında biyoteknolojik ürün olarak gösterilen GDO’nun kullanımının genişletilmesi çalışması olarak öne çıkıyor.

Cargill ve GDO!

Cargill CEO’su Murat Tarakçıoğlu İTÜ ortaklığıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Kaynak sıkıntısı, çevre sorunları, içinde olduğumuz iklim krizi, bu kadar insanı beslemeyi zorlaştıracak” sözleri kapitalizmin yaratıcısı olduğu bu durumu şirketlerin çıkarları doğrultusunda GDO’lu tohumun dünyada açlığı bitireceği iddialarını buradan tekrarladığı anlaşılabilmekte. GDO’lu tohumlar için “Yeşil Devrim” adı verilen ve Meksika’dan başlayarak tüm Latin Amerika’ya, ardından da Hindistan ve Asya’ya kadar GDO’lu tohumlar yayıldı. “Yeşil Devrim”in en önemli sonuçlarıysa; zirai zararlılara karşı bağışıklık için kullanılan yeni tür pestisitlerin insan sağlığına olumsuz etkileri, melez türlerin toprağın yapısını bozması ve üretilen ürünlerin azalması oldu. Ürünü azalan çiftçiler, üreme kapasitesi düşük olan kısır tohumları her yıl yeniden satın almak zorunda kalırken, “Yeşil Devrim”e büyük sulama projeleri eşlik ederek kuraklığın gelişiminde önemli bir rol oynadı.

Cargill’in parmağı!

Türkiye’ye ithal gelen mısırın büyük çoğunluğu GDO’lu mısırdan oluştuğu belirtiliyor. Mısır nişastasını şekere (fruktoz) dönüştürmek için, İTÜ ile işbirliği yaptıkları “biyoteknoloji” işine örnek olan GDO’lu enzimler kullanılıyor. Cargill, Türkiye’de ürettiği fruktoz şeker için konulan kotaları yıllar boyu içinde yer aldığı “Şeker Kurulu” kararlarıyla yükseltmeyi başarmıştır. Şeker fabrikalarının özelleşmesinin temel amaçlarından birisinin ABD’li şirketlerin talepleri olduğu ise biliniyor. Özelleştirilen şeker fabrikalarının birçoğunun üretim yapmıyor olması ise bu süreçte ABD’li şirket Cargill’in parmağını gösterirken dönem dönem marketlerde şeker kıtlığı yaşanıyor. Diğer yandan şekerlerin üzerinde “şeker pancarı” ile üretilmiş ibaresi olmayan şekerlerde “GDO’ludur” ibaresi yer almazken hiçbir uyarı yapılmadan GDO’lu fruktoz şeker marketler eliyle soframıza taşınıyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Cargille #bir #ödül #daha

İran 24 saatte 8 kişiyi idam etti

Jîna Emînî protestolarının ardından idamlara hız veren İran rejimi son 24 saatte 8 kişiyi idam etti

İran’da son 24 saatte en az 8 kişi idam edildi. İdam edilenlerin isimleri şöyle: Qadirbakhsh Dahani, Abdul Rasool, Ali Piri, Mehdi Salari, Mohamad Chaina (Golbache), Majid Caferi, Ali Tabib ve Saeed Mohammadifar.

İdamlara karşı tutuklu yakınlarının eylemleri de sürüyor.

Kaynak: MA

#İran #saatte #kişiyi #idam #etti

Nusaybin İlçe Milli Eğitim müdürünün cinsiyetçi sözleri hakkında suç duyurusu

Mêrdîn Barosu, Nusaybin İlçe Milli Eğitim Müdürü Ümit Çetin’in kadınlara ve Kürtlere dönük cinsiyetçi ve nefret söylemi içeren paylaşımından kaynaklı hakkında suç duyurusunda bulunacak

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde Milli Eğitim Müdürü olan Ümit Çetin, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasında imzalanan mutabakat sonrası sanal medya hesabı üzerinden cinsiyetçi ve nefret içerikli sözler paylaştı. Çetin, “Adaşımla Nikahınız hayırlı olsun Hevaller… Aile içi şiddete maruz kalmayasınız… Koca sinirliyken hanıma sessizlik düşer… HIŞŞŞŞŞ” diye kaydetti. Çetin, tepki görmesi paylaşımını sildi.

‘Kadınları ve Kürtleri aşağılama’

Çetin’in paylaşımına dair Mêrdîn Barosu açıklama yaptı. Baro, suç duyurusunda bulunacaklarını belirterek, Kürtlere dönük nefret ve ayrımcılık içeren cinsiyetçi ifadelerin kabul edilmeyeceğini kaydetti. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “İfadeleri ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmiş, halkın bir kesimini aşağılamış, bu paylaşımla, uzun süredir kadınların emeğiyle örülen özgür ve eşitlikçi kadın mücadelesini yok sayarak eril ve patriyarkal bir yerden kadın kimliğini aşağılamış hem kadınlara hem de Kürtlere yönelik saldırıda bulunmuştur. Dolayısıyla şahıs kadınlara yönelik de ayrımcılık yasağını ihlal edici bir söylemle hakarette bulunmuştur. Şahıs hakkında hem suç duyurusunda bulunacağımızı hem de hakkında idari soruşturma başlatılması amacıyla Milli Eğitim Bakanlığına başvuruda bulunacağımızı kamuoyuna bildiririz.”

MÊRDÎN

#Nusaybin #İlçe #Milli #Eğitim #müdürünün #cinsiyetçi #sözleri #hakkında #suç #duyurusu

Amed’de tutuklanan avukatlar hakkında tahliye kararı

Amed’de 25 Nisan’da yapılan operasyon sonrası tutuklanan 4 avukat hakkında tahliye kararı verildi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açık tanık Ümit Akbıyık’ın ifadeleri doğrultusunda başlatılan soruşturma kapsamında 25 Nisan’da Amed merkezli 21 kentte yapılan gözaltı operasyonu sonrası tutuklanan 4 avukat tahliye edildi.

Amed’de yürütülen soruşturmada kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen 216 kişiden aralarında gazeteci ve avukatların da bulunduğu 52 kişi tutuklanmıştı. Tutuklanan avukatlardan Özüm Vurgun, Burhan Arta, Serhat Hezer ve Şerzan Yelboğa hakkında görülen ara mahkemede tahliye kararı verildi.

AMED

#Amedde #tutuklanan #avukatlar #hakkında #tahliye #kararı