Ana Sayfa Blog Sayfa 434

Selçuk Mızraklı’dan ‘kazanacağız’ mesajı

Tutuklu Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, 28 Mayıs’ta yapılacak olan 2’nci tur cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair ‘Kazanacağız’ mesajı paylaştı

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındıktan sonra yerine kayyım atanan ve tutuklanan Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair mesaj paylaştı.

Mızraklı, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Bizler demokrasi mücadelesi veriyoruz. Umutsuzluk bize yakışmaz. Aydınlık günlere olan inancımızla zafere yürüyeceğiz. Bizler kazanacağız” dedi.

AMED

#Selçuk #Mızraklıdan #kazanacağız #mesajı

KDP ve YNK seçim gündemli toplanıyor

KDP ve YNK’nin Politbüro üyelerinden oluşan heyetler bugün, seçim gündemi ile Hewlêr’de bir araya geliyor

YNK medyası, KDP ve YNK’nin Politbüro üyelerinden oluşan heyetlerin bugün, Kürdistan Bölgesi Parlamentosu seçimleri gündemiyle yeniden Hewlêr’de bir araya geleceğini duyurdu.

Toplantıda Kürdistan Bölgesi Parlamento seçimleri, seçim yasasının yeniden düzenlenmesi ve seçim komisyonunun aktifleştirilmesi konuları görüşülecek.

DIŞ HABERLER

 

#KDP #YNK #seçim #gündemli #toplanıyor

Prof. O’Hearn: Toplumlar, Abdullah Öcalan’ın fikirlere, ‘hoş geldin’ demeli

Abdullah Öcalan’a tecrit uygulanarak çözüme ulaşılamayacağını belirten Prof. Denis O’Hearn, ‘Öcalan’ın fikirleri tehdit oluşturmuyor’ dedi

PKK Lideri Abdullah Öcalan, uluslararası komployla 15 Şubat 1999 tarihinde getirildiği Türkiye’de ağır tecrit koşullarında tutuluyor. İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan’dan, kardeşiyle 25 Mart 2021’de yaptığı telefon görüşmesinden bu yana haber alınamıyor. Söz konusu duruma karşı son yıllarda Avrupa’nın birçok ülkesinden Türkiye’ye gelen sivil toplum örgütü temsilcileri, hukukçular, siyasetçiler ve insan hakları aktivistleri, mutlak tecridin kaldırılması yönünde çalışmalar yürütüyor.

En son 11 Mayıs’ta 3 farklı ülkeden 3 kişilik Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu İstanbul’a geldi. Delegasyonda, Sosyoloji ve Antropoloji Profesörü Denis O’Hearn, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, İzlanda eski Adalet ve İçişleri Bakanı Ögmundur Jonasson yer aldı.

Heyet, 14 Mayıs seçimlerinin hem öncesi geldikleri İstanbul’da Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu başta olmak üzere Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Tevgera Jinên Azad (TJA), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MATUHAYDER) ile Cumartesi Anneleri/İnsanlarını ziyaret etti.

 Heyet : Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalı’

Ziyaretlerde, 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan Abdullah Öcalan’ın durumu, Kürt sorunu ve Türkiye’de yaşanan yaşam hak ihlalleri gündeme geldi. Heyet, ziyaretlerini tamamladıktan sonra 16 Mayıs’ta İzlanda’da başlayan ve 2 gün süren Avrupa Konseyi (AK) 4. Zirvesi öncesi açıklama yaparak, temaslarını kamuoyu ile paylaştı. Heyet, Türkiye’de bir değişimin yaşanması için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerektiğine işaret etti.

Ziyarette yer alan Sosyoloji ve Antropoloji Profesörü Denis O’Hearn ile Kürtlerin mücadelesi ve Abdullah Öcalan’a dönük tecride ilişkin Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Aslan’a konuştu.

‘Dillere karşı baskı aygıtı devrede’

Birey ve toplumlar için dil ve kültürün önemine değinen O’Hearn, emperyalist güçlerin her yerde ve koşulda dile karşı bir baskı aygıtını devrede tutuğunu ifade etti. O’Hearn, bu güçlerin bu şekilde hegemonyasını kurduğunu ve koruduğunu söyledi. Çünkü hegemon güçlerin yerel dil ve kültürü kendi varlıkları için bir tehdit olarak  gördüğünü belirten O’Hearn, “Burada önemli olan şeylerden biri insanların dillerine sahip çıkmasıdır.

‘Dil barış zamanında gelişir’

İrlanda’da yerel dilin gelişmesi konusunda yaşananları hatırlatan O’Hearn, “İrlandaca  yıllarca İngiltere hükümetleri tarafından baskı altında kaldı. Bu dilin yeniden doğuşu aslında hapishanelerde gerçekleşti. 1970 ile 1990 yılları arasında mahkumlar kendi dilini konuşuyorlardı. Bunun bir sebebi politikti. Diğer nedeni ise otoritelerden kendilerini korumak ve gizlice iletişim kurmak içindi. Mesela çalışmalarımda yer alan İrlanda Özgürlük Ordusu’ndan dolayı tutuklanan bazı tutuklular, İngilizce okuma ve yazma dahi bilmiyorlardı. Ama İrlanda dili sayesinde hapishanede okuma ve yazma öğrendiler. Bu tutuklular hapishaneden çıktıktan sonra dili kullanmaya devam ettiler. Sadece anadilde okullar, dükkanlar açtılar. Bu şekilde dil yayılmaya devam etti. İrlandaca  yaşlılar ve gençlik hareketleri arasında yeniden canlanmaya başladı. Dilin korunması, kullanılması insanlara kalmış bir şey. Bu arada dilin gelişimi barış zamanlarından çok çatışma ve zorluk dönemlerinde daha hızlı oluyor. O dönemde gelişen dil barış zamanında daha da yayılabiliyor” dedi.

‘Dil için yasal düzenleme’

Birçok etnik köken ve grubun anadil konusunda benzer baskı ve tehditlere maruz kaldığına tanıklık ettiğini dile getiren O’Hearn, Türklerin diğer dilleri “tehdit” olarak algılamaması gerektiğini ve bu kategoriden çıkarmasının elzem olduğunu ifade etti.  O’Hearn, şöyle dedi: “Bu bahsettiğimiz durum, bu topluluklarda kurumsallaşmıştır. Bu, ırkçı eğitim sisteminde, yasalarda kemikleşmiş bir halde duruyor. Bu ırkçılığın ortadan kaldırılması için atılması gereken ilk adım yasal düzenlemedir. Yasal düzenleme ile kaldırılmadığı taktirde ilerlemek çok güç.”

‘Öcalan’a ilgi yoğun’

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın konumuna değinen O’Hearn, tecridin boyutunun Abdullah Öcalan’ın konumunun önemini açık bir şekilde ortaya koyduğunu belirtti. O’Hearn, “Bu bir tehdit olarak durmuyor, bu anlama gelmiyor. Zaten kendisi Avrupa ve ABD’de çok popüler biri. Özellikle sunduğu bazı fikirlerini çok beğeniyorum. Örneğin; öz örgütleme, yerel örgütlere dair fikirlerini çok beğeniyorum ve bu fikirler dünya üzerinde de çok ilgi görüyor. Çok iyi tarif ettiğini söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

Abdullah Öcalan’ın dikkat çektiği “öz yönetim” modelinin bireyselleşmeye karşı toplumsal bir olgu olduğunu ve kapitalizme karşı büyük bir tehdit oluşturduğunu dile getiren O’Hearn, “Bu fikirler toplumlar için tehdit oluşturmuyor. Toplumlar, bu fikirlere, ‘hoş geldin’ demeli” diye belirtti.

‘Türkiye tecritle amacına ulaşamadı’

İmralı’daki mutlak tecride dikkat çeken O’Hearn, Türkiye’nin tecride rağmen amacına ulaşmadığını söyledi. Tecritle amaca ulaşmasının ise mümkün olmadığını dile getiren O’Hearn, “Öcalan’ı iletişimsizlik içinde ve dış dünyayla bağlantısını keserek, bir çözüme ulaşılamaz. ABD ve İrlanda’da şahit olduğum benzer örneklerde; her şart altında tutuklular mesajını bir şekilde toplum ile buluşturmanın bir yolunu buluyor. Bu politikalar aksi bir etki de ortaya çıkarıyor. Mahkumlar arasında güçlü bir bağın gelişmesini de sağlıyor” dedi.

‘Bırakın konuşsun’

ABD ve Avrupa’da Abdullah Öcalan’ın fikirlerinin yayılmasında kendisine de sorumluluk düştüğünü ve bunu yerine getirmeye çalıştığını ifade eden O’Hearn, şöyle devam etti: “Öcalan isminin ne olduğunu ve kim olduğunu sağlamamız gerekiyor. Avrupa ve ABD’de ilk yapmamız gereken şey; Türkiye’ye karşı bu konuda baskı oluşturmak. Temel olarak söylememiz gereken şey; bırakın konuşsun olmalıdır. Toplumsal değişim dediğimiz şey bu fikirlerden doğar.”

İSTANBUL

 

 

#Prof #OHearn #Toplumlar #Abdullah #Öcalanın #fikirlere #hoş #geldin #demeli

Yunanistan sandık başında

Yunanistan’da milletvekili seçimleri için oy kullanma işlemleri başladı. Anketler, ‘gıda kuponlarıyla’ konuşulan sağcı başbakan Kyriakos Miçotakis’i önde gösteriyor

Yunanistan’da halk milletvekili seçimleri için sandık başına gitti. Anketler sağcı başbakan Kyriakos Miçotakis’in favori olduğunu gösteriyor. Solcu Syriza ise yeniden iktidara gelmek istiyor.

Oy kullanma merkezleri yerel saatle 07.00’deaçıldı. Saat 19.00’a kadar seçmenler oy kullanabilecekler.

2015’ten 2019’a kadar hükümetin başında yer alan solcu Syriza partisi, bu seçimlerde yeniden iktidara gelmeyi hedefliyor.

55 yaşındaki mevcut Başbakan Kyriakos Miçotakis, son mitinginde “Yeni Yunanistan” için yeniden dört yıllık görev istedi.

Rakibi Aleksis Tsipras bu “kabusa” son verileceğini belirterek, hükümetin “orta sınıfın gıda kuponlarıyla yaşamasına” yol açan bir ekonomi politikası izlediğini belirtti.

Son aylarda yapılan anketler Miçotakis’in Yeni Demokrasi partisinin 5 ila 7 puan farkla favori olduğunu gösteriyor.

Anketlere göre muhafazakar parti oyların yüzde 32,7’sini, Syriza ise yüzde 26’sını alacak. Üçüncü sırada ise yüzde 8,3 oy oranı ile sosyalist parti Pasok-Kinal geliyor.

Sağcı parti her ne kadar anketlerde önde görünse de, sandıklardan da benzer bir destek çıkması halinde tek başına hükümeti yönetemeyecek. Miçotakis’in bir koalisyon kurması gerekecek. Ancak Yunanistan siyasi kültüründe uzlaşı kolay görünmüyor.

48 yaşındaki Tsipras daha şimdiden Pasok-Kinal lideri Nikos Andrulakis’e çağrıda bulundu ancak Andrulakis bazı şartlar öne sürdü.

Birçok siyasi gözlemciye göre seçimler ardından bir hükümet kurulamazsa, haziran sonu veya temmuz başında yeniden seçimlere gidilecek.

DIŞ HABERLER

#Yunanistan #sandık #başında

Adres değişikliği için gittiği nüfus müdürlüğünde darp edildi

Riha’da Nüfus Müdürlüğü’ne adres değişikliği için giden Ceylan Demir, polislere teslim ettiği çakısının verilmemesine karşı çıktığı için önce darp edildi daha sonra çıplak aramaya maruz kaldı

Riha’da bir çocuk annesi 36 yaşındaki Ceylan Demir, polis işkencesine maruz kaldı. Olay 19 Mayıs’ta Demir’in adres değişikliği için gittiği Urfa Nüfus Müdürlüğü’nde yaşandı. İddiaya göre Demir, Haliliye İlçe Nüfus Müdürlüğüne gittiği sırada yanında taşıdığı çakısını polislere teslim etti. Ancak çıkışta çakısı kendisine verilmedi. Bu duruma itiraz eden Demir, 2 erkek 1 kadın polisin önce sözlü hakaretlerine sonra fiziksel saldırısına maruz kaldı. Nüfus müdürlüğünde gözaltına alınan Demir, bir gece Sarayönü Polis Karakolu’nda bekletildikten sonra dün Urfa Adliyesi’ne sevk edildi.

Adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı

“Polise mukavemet etmek” ve “Nüfus Müdürlüğü binasına silahla (çakı) girmeye çalışmak” iddiasıyla savcılığa ifade veren Demir, adli kontrol şartı ile serbest bırakılması için Sulh Ceza Hakimliği’ne gönderildi. Hakimlikte ifadesi alınan Demir, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Darp raporu aldı, suç duyurusunda bulundu

Hastaneye giderek darp raporu alan Demir, polisler hakkında Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Kameraların olmadığı yerde darp edildi

Yaşananlara ilişkin konuşan Demir, ikamet adresinin yanlış yazıldığını ve bu yanlışlığı düzeltmek için nüfus müdürlüğünden randevu aldığını belirtti. Demir, işlemlerini tamamlamak için nüfus müdürlüğüne gittiğini fakat eksik evrakları için belediyeye gönderildiğini söyledi. 3 defa nüfus müdürlüğüne giriş-çıkış yaptığını ve her seferinde X-Ray cihazından geçtiğini anlatan Demir, 3’üncü seferde X-Ray cihazından geçerken orada görevli polisin, elindeki telefonu bırakmasını istediğini söyledi. Cihazın, üzerinde bulanan çakıdan dolayı öttüğünü ifade ettiğini anlatan Demir, çakısını çıkararak polisin gösterdiği çekmeceye koyduğunu ve işlemlerini tamamladıktan sonra çıkışta tekrar çakısını istediğini dile getirdi. Demir, polislerin kendisine, “Bunu taşımak suçtur” dediğini ve kendisine vermeyeceklerini söylediğini aktardı. Bunun üzerine, “Bu suçsa neden her yerde satılıyor” diye sorduğunu, bunun üzerine polislerin kendisine, “Geri zekalı” diye hakaret ettiğini belirtti. Bunun üzerine aralarında sözlü tartışma yaşandığını anlatan Demir, 2 erkek ve bir kadın polisin kendisini nüfus müdürlüğü içinde bir odaya kapattığını ve orada darp ettiğini söyledi. Kendisinin özellikle polisler tarafından kameraların olmadığı bir odaya çekildikten sonra darp edildiğini anlatan Demir, daha sonra karakoldan gelen polisler tarafından gözaltına alınarak Sarayönü Karakoluna götürüldüğünü ifade etti.

‘Kendimi koruma ihtiyacı duyuyorum’

Üzerindeki çakıyı kendisini korumak için sürekli üzerinde taşıdığını belirten Demir, “Kendimi koruma ihtiyacı duyuyorum. Kız kardeşimin eski nişanlısının nişanının bozulmasıyla ilgili bir olayımız var. Onunla ilgili de bizi sorumlu tutuyordu. Biz, daha öncesinde bunun için şikâyete gittik. Polis memuru, ‘Cinayet olmadan hiçbir şey yapamayız’ dedi. Mezara girince nasıl ifademi alacaklar, merak ediyorum. Bende ondan sonra bıçak taşımaya başladım” diyerek neden çakı taşıdığını anlattı.

Devletin kadınları koruyamadığına dikkat çeken Demir, “Eğer devlet bizi koruyabilseydi 3 polis tarafından darp edilmezdim. Korunduğuna inanmıyorum. Eğer polis bana, ‘Cinayet olmadan biz gelip işlem yapamayız’ deyip, bir ifade bile almıyorsa, o zaman o adaleti ben kendim sağlamak zorundayım. Çünkü adalet yok” diye konuştu.

‘Polislerden özür dilersen olay kapanır’

Demir, adliyeye getirildiği zaman bir polisin kendisine, “O polislerden özür dilersen belki kapanır” dediğini ve özür dilemeye zorlandığını söyledi. Demir, başka bir polisin ise, “İstersen sen şikâyetçi olma. Onları şikâyet etsen ve mahkemeyi kazan bile onlara hiçbir şey olmaz. Yine sen yanarsın” diye tehdit ettiğini aktardı.

‘Zorla çıplak arandım, taciz edildim’

Yaşadıklarının hem psikolojik hem de fiziksel işkence olduğunu söyleyen Demir, gözaltı sırasında zorla çıplak arandığını ve taciz edildiğini belirterek, “Nüfus Müdürlüğünde beni döven polislerin özel yerlerime dokunmaya hakları yok” diyerek yaşadıklarını anlattı. Adalete inancının kalmadığını dile getiren Demir, ancak bütün kadınların bir araya gelmesiyle kendilerine yaşatılan zulmün biteceğini söyledi.

Haber : Ömer Akın – Rukiye Adıgüzel / MA

#Adres #değişikliği #için #gittiği #nüfus #müdürlüğündedarp #edildi

Mexmûr’da abluka sürüyor: Sudani, Şengal ve Mexmur halkına karşı hamle başlattı

Irak ordusu, dün geri çekildiği Mexmûr kampını yeniden ablukaya aldı ve kamp sakinleri de tekrar direnişe geçti. Ablukaya karşı açıklama yapan Şengal Özerk Yönetimi de ‘Sudani’nin Şengal ve Mexmur halkına karşı hamle balşattığına’ dikkati çekti

Irak ordusu, dünden bu yana abluka altına aldığı Mexmûr kampının etrafını tel örgütlerle kapatmak istiyor. Dün kamp sakinlerinin tepkisi üzerine geri çekilen ordu, bugün bir kez daha kamp etrafına konuşlandı. Kamp sakinleri de yeniden eyleme başladı.

Ordunun girişimine karşı direnişin en ön saflarında yer alan Hacer Kara, “Bölge hükümeti ve yandaşları, Mexmûr’u tellerle abluka altına almak istiyor. 4 yıldır üzerimizde uygulanan bir ambargo var. Mexmûr kapından sesleniyorum; herkes direnişe geçmeli. Yapılan bu zulme itiraz etmeli. Biz teslimiyeti kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin baskısıyla ablukaya alındı

Bugüne kadar Irak hükümetiyle herhangi bir sorun yaşamadıklarına dikkati çeken Abdullah Oy, hükümetin Türkiye’nin baskısı üzerine kampı ablukaya almak istediğini söyledi.

Oy, “Türk devletinin zulmünden kaçıp buraya geldik. Şimdi de kampımızın etrafını tel örgülerle çevirmek istiyorlar. Bunu kabul etmeyeceğiz. Zaten uzun zamandır ambargo altındayız. Yapılan bu tel örgüler de ikinci bir ambargo girişimidir. Bu saldırılara karşı bütün Kürtler birleşmelidir. Erdoğan, Kürt halkını tasfiye etmek istiyor. Özellikle yurtsever Kürtlerin çoğunlukla yaşadığı bölgelerde onları tasfiye etmek istiyorlar. Bu haksızlığa karşı tüm Kürtlerin el ele verip, tepki göstermesi lazım” ifadelerini kullandı.

Eşi ve çocuklarıyla ablukaya karşı direnen Eyşê Roboskî ise, “Mexmûr kampını teslim etmeyeceğiz. Yapılan bu hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğiz. Irak hükümeti bugüne kadar bize hiçbir şey vermedi ve bizim için hiçbir şey yapmadı. İmkânlarımızla başımızın çaresine bakıyoruz. Bundan sonra da öyle yapacağız” ifadelerini kullandı.

Sudani halk iradesine karşı hamle başlattı

Öte yandan Şengal Özerk Yönetimi de Mexmur kampına yönelik kuşatma girişimlerine ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Sudani hükümeti tarafından halk iradesine karşı bir hamle başlatıldığı vurgulandı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sudani hükümeti tarafından halk iradesine karşı bir hamle başlatıldığı ve bu hamlenin halkı kontrol altına almak amacıyla Şengal ve Mexmur’da devreye sokulduğunu görüyoruz. Bu hamle Şengal’de 9 Ekim Anlaşması’nı uygulama, Mexmur’da ise kuşatma girişimleriyle gerçekleşiyor. Bu planları bozmak için hep birlikte mücadele edeceğiz ve savunma hakkımızı kullanacağız. Sudani hükümetine de bu oyunlardan vazgeçmesi çağrısında bulunuyoruz. Diğer ülkelerle anlaşarak halka saldırması yerine demokratik bir Irak’a öncülük etmelidir.”

DIŞ HABERLER

#Mexmûrda #abluka #sürüyor #Sudani #Şengal #Mexmur #halkına #karşı #hamle #başlattı

Uysal’dan sandık çağrısı: 28 Mayıs, 14 Mayıs’tan daha aşağı bir fırsat değildir

Şirnex’te Yeşil Sol Parti’den milletvekili seçilen Newroz Uysal, ikinci turun ‘hayati önem taşıdığını’ belirterek seçmenlerin motivasyonlarını düşürmeden sandık başına gitmesini istedi

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasıyla Kurdistan ve Türkiye’de halk, 28 Mayıs’ta bir kez daha sandık başına gidecek. 28 Mayıs seçimine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Şirnex (Şırnak) Milletvekilli Newroz Uysal, ikinci turun gençler ve kadınlar için hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, yurttaşları 28 Mayıs’ta oy kullanmaya çağırdı.

‘Aynı umutla devam’

Seçimin ikinci turunun da birinci tur gibi hayati önem taşıdığını ifade eden Uysal, “Seçim bir bütündür. Bunun için parlamento seçimi ve cumhurbaşkanlığı seçimi arasında bir ayrım yapılmaksızın, hala seçim arifesinde olduğumuzu unutmadan, seçim çalışmalarımızın aynı umutla, aynı stratejiyle devam etmesi gerekiyor” dedi.

‘Mücadele er ya da geç kazandırır’

Uysal, Meclis tablosuna bakıldığında Erdoğan’ın kazanamadığına işaret ederek, “Yeni şekillenen meclis dağılımı özelikle kadınlar için tehlike çanlarını çaldığını gösteriyor. Türkiye’de, Emek ve Demokrasi İttifakı, Kurdistan’da ise Kurdistani İttifak’la seçime girdik. Bu iki ittifak haricinde başka ittifakımız yok. Bizim stratejimiz iktidara kaybetmeye dönük bir strateji modelidir. Geldiğimiz nokta itibariyle hala bu stratejimizin bize kazandırma oranı yüksektir. Bugün ortaya çıkan meclis tablosunda kazanmayan bir Erdoğan var. Onun için birinci turda tüm hukuksuzluk, usulsüzlük, baskı rant şantaj ve tehdide rağmen başaramamış olması ikinci turda bizim için bir umut olmalıdır. O yüzden mücadele azmine sarılmamız gerekir. Mücadele etmek er yada geç kazandırır. Karşı durmak, motivasyonu düşürmemek, umut etmek kazandırır. 28 Mayıs, 14 Mayıs’tan daha aşağı bir fırsat değildir. Onun için kesinlikle hem bizlerin hem de parti teşkilatlarımızın, bilhassa halkımızın seçmen olarak sandığa gitme motivasyonu yükseltmemiz gerekir. İkinci turda Recep Tayip Erdoğan’a kaybettirme, bizler açısından verebileceğimiz en büyük cevap olacaktır. Türkiye ve Kurdistan’daki tüm seçmenler, bilhassa yurtdışındaki seçmenler, gençler, kadınlar sandığa gitmelidir. Herkes 28 Mayıs’ta gidip oyunu kullanmalı ve sandıklara sahip çıkmalı” çağrısı yaptı.

ŞIRNEX

#Uysaldan #sandık #çağrısı #Mayıs #Mayıstan #daha #aşağı #bir #fırsat #değildir

George Aslan’dan yurt dışı seçmenine ‘oy kullan’ çağrısı

Mêrdîn’de Yeşil Sol Parti milletvekili seçilen Süryani George Aslan, bu topraklarda bir değişime ihtiyaç olduğunu söyleyerek yurt dışındaki seçmenlere ‘oy kullan’ çağrısı yaptı

Siyasi faaliyetlerinden kaynaklı sürgün gittiği Avrupa ülkelerinde uzun yıllar yaşamak zorunda kalan Süryani George Aslan, 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nden (Yeşil Sol Parti) Mêrdîn’de milletvekili seçildi. Aslan, ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimleri için seçmenlere, Kürtçe, Türkçe ve Süryanice “sandığa gitme” çağrısı yaptı.

‘Artık yeter demeliyiz’

28 Mayıs’ta iktidarı evlerine göndereceklerini belirten Aslan, “Halkımız, 14 Mayıs’ta büyük bir coşku ile sandık başına gitti. 28 Mayıs’ta da değişim için sandık başında olmalarını bekliyoruz. 21 yıldır diktatör bir yönetim bu ülkeyi yönetiyor. Eğer değişiklik istiyorsak bunları evlerine göndermeliyiz. 21 yıldır operasyon ve saldırılar dışında halkımıza bir şey vermediler. ‘Artık yeter’ demeliyiz. Ekonomi, siyaset ve Kürt sorununun çözümünde 21 yıldır operasyon yapmanın ötesine geçmediler. Halkımız için bir şey yapmadılar” diye konuştu.

‘Değişimin olması gerekiyor’

“İktidara geldiği günlerde dolar 1-5 TL iken bugün 20 TL’ye yükselmiş durumda” diyen Aslan, “Bunların tamamı emekçilerin, işçilerin ve halkların cebinden gidiyor. Bu nedenle bir değişimin olması gerekiyor” diye kaydetti.

Aslan, yurt dışındaki seçmenlere de şu çağrıda bulundu: “Kürt, Türk, Asuri-Süryaniler başta olmak üzere herkes oyunu kullansın. Yurt dışı seçmenler için 24 Mayıs’a kadar süre var. 24 Mayıs’a kadar oylarını kullanmaları gerekiyor. Nerede yaşıyorsanız yaşayın; bu topraklar için bir değişime ihtiyaç var. Bu nedenle sandık başına gitmelisiniz.”

MÊRDÎN

#George #Aslandan #yurt #dışı #seçmenine #kullan #çağrısı

İsviçre’de sandığa giden seçmen sayısı arttı

İkinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi için İsviçre’de sandığa katılım oranı yükseldi, ilk gün 18 bin 994 seçmen oy kullandı

Cumhurbaşkanlığı seçiminin 2’nci tur oylaması için yurt dışında birçok merkezde sandıklar kuruldu. İsviçre’nin Bern, Cenevre ve Zürih kantonlarında dün kurulan 31 sandıkta seçmenler oylarını kullanmaya başladı. Bern’de 3 bin 662, Cenevre’de 4 bin 830 ve Zürih’te 10 bin 502 seçmen dün itibarıyla oy kullandı. Böylece ilk gün toplam oy kullananların sayısı 18 bin 994 oldu.

Seçimin ilk turu için kurulan sandıklarda, İsviçre geneli 6 bin 232 seçmen oy kullanmıştı. İsviçre’de kayıtlı 105 bin 821 seçmen bulunuyor. Söz konusu seçmenlerden yüzde 56,7’si ilk turda sandık başına gitmişti.

14 Mayıs seçim sonuçları :

Kemal Kılıçdaroğlu: % 57.61 (24.827 oy)

Tayyip Erdoğan: % 40.3 (17.368 oy)

Muharrem İnce: % 0.72 (310 oy)

Sinan Ogan: % 1.37 (591 oy)

İttifakların aldığı toplam oy yüzdeleri :

Cumhur İttifakı: %40.97

Millet İttifakı: %28.58

Emek ve Özgürlük İttifakı: %28.05

Ata İttifakı: %0.76

Sosyalist Güç Birliği İttifakı: %0.41

Partilerin aldığı oy sonuçları :

AKP: %30,3

CHP: %26,1

Yeşil Sol Parti: %24,9

MHP: %8,5

TİP: %3,5

İYİ Parti: %2,

HABER MERKEZİ

#İsviçrede #sandığa #giden #seçmen #sayısı #arttı

Irak Ordusu kampataki evlere ateş açtı

Irak Ordusunun kuşatma girişimine karşı iki gündür direnen Mexmur halkının evlerine bir çok kez ateş açıldı

Dün Irak ordusu ağır silah ve zırhlı araçlardan oluşan büyük bir askeri güçle Mexmur Kampı’na girmeye ve kampı tel örgü ve kulelerle esir almaya çalıştı ancak Mexmur halkı bu girişime karşı direnişe geçti. Mexmur halkının kampın kuşatılması girişimlerine karşı direnişi dün sabah saatlerinden bu yana devam ediyor.

Dün askerler Mexmur Kampı’n çevresini tel örgülerle çevreleyip kuleler kurmak isteyince kamp halkı direnişe geçti. Irak askerlerinin halka doğrudan ateş etmesi sonucu bir genç yaralandı. Yaralanan genç daha sonra hastaneye kaldırıldı.

Askerlerin halka ateş açması ve çok sayıda merminin kamp içindeki evlerin camlarına isabet etmesi büyük tehlike oluşturdu.

Askerlerin doğrudan ateş ettiği mermiler kamp içindeki birçok evin camına isabet etti.

Irak Ordusunun bu sabah erken saatlerde bir kez daha kampa girerek Mexmur halkının kuşatmaya çalışıyor. Mexmur halkının direnişi şu ana kadar kesintisiz devam ediyor.

DIŞ HABERLER

#Irak #Ordusu #kampataki #evlere #ateş #açtı