Ana Sayfa Blog Sayfa 436

Galatasaray’da gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Galatasaray Meydanı’nda gözaltında kaybedilenlerin akıbetini sormak için bir araya gelen ve gözaltına alınan 13 kişi serbest bırakıldı

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylemin 947’nci haftasında Galatasaray Meydanı’nda polis tarafından ters kelepçe ile gözaltına alındı.

Gözaltına alınan İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Eren Keskin, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Şubesi Temsilcisi Ümit Efe’nin yanı sıra Besna Tosun, Ali Ocak, Sebla Aran, Gülseren Yoleri, Hasan Karakoç, İrfan Bilgin, Leman Yurtsever, Hünkar Hüdai Yurtsever, Nazım Dikbaş, Taylan Bekin İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Burada “toplantı ve gösteri kanununa muhalefet etmek” iddiasıyla haklarında işlem yapılan isimler, hastane kontrolünden sonra serbest bırakıldı.

HABER MERKEZİ

#Galatasarayda #gözaltına #alınanlar #serbest #bırakıldı

Yeşil Sol Parti Hatay’da: Oyunuzu kullanın, tek adam rejimini gönderelim

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin yapılan açıklamada konuşan Yeşil Sol Parti Milletvekili Tülay Hatimoğulları gençlere seslenerek, ‘Bu ülkenin mutsuz gençleri, geleceksizleşmiş, güvencesizleştirilmiş gençler lütfen sandıklara gidin oyunuzu kullanın’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Hatay İl Örgütü ve Yeşil Sol Parti ile seçimlere giren bileşenler konteynırdan olan Defne ilçesindeki il binası önünde açıklama yaptı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti’den Adana milletvekili seçilen Tülay Hatimoğulları da katıldı.

“AKP-MHP faşist bloğunu 14 Mayıs’ta durdurduk, 28 Mayıs’ta göndereceğiz” yazılı pankartın açıldığı açıklamada, Yeşil Sol Parti Hatay İl Eşsözcüsü Hasan Nurlu, 14 Mayıs’ta sandığa gitmeyen seçmenleri sandığa götürerek tek bir oyun dahi heba edilmemesinin gerekliliğine işaret etti. Seçmenlerin sadece oy kullanmakla kalmayıp sandıklara da sahip çıkmasının önemine değinen Nurlu, “Son 8 günü kapı kapı gezerek oy isteyip, sandıklarımıza koruyacağız. 28 Mayıs hesap sorma günüdür. Ve inanıyoruz ki başta Hatay halkı olmak üzere bu ülkenin bütün emekçileri 28 Mayıs’ta artık yeter diyecektir” diye konuştu.

Tüm hilelere rağmen kazanamadı

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Milletvekili Tülay Hatimoğulları, AKP-MHP iktidarı ve Cumhur ittifakının hilelerine değinerek bunu ortaya çıkaracaklarını söyledi. Tüm hilelere rağmen Erdoğan’ın kazanamadığını söyleyen Hatimoğulları, “O nedenle 28 Mayıs seçimleri halen ülkemizin umutlarını koruyan bir seçim olacak ve bütün hazırlıklarımızı bu umudu daha çok büyütmeye, daha çok yeşertmeye ve 8 gün gece gündüz çalışarak sandığa taşıyacağımız bir başarı ile taçlandırmak istiyoruz” dedi.

Gençlere çağrı

Seçime az zaman kaldığını söyleyen Hatimoğulları, 10 milyon seçmenin sandığa gitmediğini ve bunlardan bir kısmını gençlerin oluşturduğunu söyleyerek gençlere şöyle seslendi: “Bu ülkenin mutsuz gençleri, geleceksizleşmiş, güvencesizleştirilmiş gençler lütfen sandıklara gidin oyunuzu kullanın ve tek adam rejimini hep birlikte gönderme başarısında sizlerin önemli bir imzası olsun.”

Dempremzedelere yönelik yorumlara tepki

Kadınlara, emekçilere de seslenen Hatimoğulları, “Bizi açlığa, yoksulluğa mahkum eden bu tek adam rejimini gönderme başarısında sizlerin de imzası olsun. Gelin buna siz de imza atın” dedi. Depremzedelere dönük muhalefet ve iktidar kanadından yapılan yorumlara da tepki gösteren Hatimoğulları, bu yargılamaları kabul etmediklerini ve reddettiklerini ifade etti. Depremzedelere çağrıda bulunan Hatimoğulları, “Depremin ilk gününden itibaren Yeşil Sol Parti olarak yürüttüğümüz dayanışmayı devam ettireceğiz. Depremzedelere de sesleniyorum. Bu iktidar bizim yanımızda ilk günden beri olmadı. Bu nedenle politik tercihinizi sandıklara giderek tek adam rejimini göndermek üzerine kuralım ki kentimizi, evimizi yaşamlarımızı yeniden inşa etmek için bu tek adam rejimini göndermede sizlerinde imzası olsun” dedi.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #Hatayda #Oyunuzu #kullanın #tek #adam #rejimini #gönderelim

Cizîr’de Dil Bayramı paneli: Dil özgürleşirse toplum da özgürleşir

Birca Belek Dil ve Kültür Derneği, Kürt Dil Bayramı kapsamında panel düzenledi. Panelde asimilasyon politikaları ve toplumun özgürleşmesine dilin önemine dikkat çekildi

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde faaliyet yürüten Birca Belek Dil ve Kültür Derneği, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında dernek binasında panel düzenledi. Moderatörlüğünü Zamanxan Sarıyıldız’ın yaptığı panele, Cahit Akıl ve TJA aktivisti Zozan Aksu konuşmacı olarak katıldı. Yeşil Sol Parti’nden Şirnex’te milletvekili seçilen Newroz Uysal ve Ayşegül Doğan ile çok sayıda kişi paneli dinledi.

Dil özgürleşirse toplum da özgürleşir

Birca Belek Dil ve Kültür Derneği Eşbaşkanı Cahit Akıl, dilin önemine işaret ederek, “En büyük devrim dil devrimidir. Dil devrimi toplum arasında her zaman ilk devrim olmuştur. Çünkü dil özgürleşirse toplum da özgürleşir, kültür de özgürleşir. Onun için her şeyden önce bizim önceliğimiz dildir. Birçok toplumun yaşam tarzı, kültürü dille değişiyor. Yüzyıllar önce devlet kuran topluluklar, kendi anadilinde ticaret yapıp eğitim gördü. Ama azınlık olarak yaşayan ve sömürge altında kalan insanlar, egemen ulusların dillerini konuşmak zorunda kaldı. Türkiye’de Türkçenin resmi dil olmasıyla birlikte Kürt dili üzerindeki yasaklar ve baskılar çoğalmaya başladı. Bugün dünyanın dört bir yanında çoklu dil sistemiyle eğitimler veriliyor. Diller üzerindeki yasaklar kalkmaya başlıyor. Örneğin Çin’de her bölge kendi çoğunlukta olduğu dili konuşuyor ve okulda da kendi diliyle eğitim görüyor. İsrail’de de bunun örneği var. Ama Kürtlere geldiğimizde durum değişiyor” dedi.

Asimilasyon politikaları

Ardından konuşan Aksu, Kürt dili üzerinde ki asimilasyon politikalarına dikkat çekerek, “Bir toplum için en önemli şey dildir. Eskiden okullarda ve kamu binalarında Kürtçe konuşanlara para cezası kesiliyordu. Ben de bunu yaşadım. Daha hiçbir şey bilmezken ana dilimizde konuştuğumuz için biz para cezası kesiliyordu. Dolayısıyla asimilasyona ve yasaklara karşı dilimize sahip çıkmalıyız” diye belirtti.

Kültür soykırımı

Yeşil Sol Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal da, Kürt halkının anadilde eğitimden yoksun kalmasının nedeninin “devletin özel politikalarından” kaynaklandığını ifade etti. Uysal, “Sayın Öcalan 2002’de ‘Kürtler fiziki soykırımdan öteye, kültür soykırımıyla yüz yüze kalmış durumdadır’ dedi. Bugün soykırım kültür ve dil üzerinden yürütülüyor” diye konuştu.

Panel, çekilen halaylar ve söylenen şarkılarla son buldu.

HABER MERKEZİ

#Cizîrde #Dil #Bayramı #paneli #Dil #özgürleşirse #toplum #özgürleşir

Tecavüz faili Orhan, oyuncu Abdullah hakkında yine dava açtı

Oyuncu Farah Zeynep Abdullah hakkında, tecavüz faili Uzman Çavuş Musa Orhan’a hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldı

Oyuncu Farah Zeynep Abdullah hakkında, Êlih’te 18 yaşındaki İpek Er’e tecavüzde bulunan ve intihara sürükleyen Uzman Çavuş Musa Orhan’a hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldı. Dava haberini sanal medya hesabından duyuran Abdullah, “Şerefsiz ve göründüğü kadarıyla bir geçim yöntemi olarak adalet sistemini kullanan, daha doğrusu buna izin verilen Musa Orhan şimdi de bana tazminat davası açmış. Aç köpek” ifadelerini kullandı.

Abdullah, bir sonraki paylaşımında ise, şunları belirtti: “Korkmuyorum, korkmuyoruz, yeter vallahi yeter. Adalet yerini bulsa, kimse çıldırıp, şerefsiz, merefsiz yazmayacak. Nasılsa cezasını çekecek deriz. Ama serbest, serbest geziyorlar, bir de dava açıyorlar, üstüne bir de tazminat davası açıyorlar.”

Kadın sanatçılara dava açıldı

Tecavüz faili uzman çavuş Orhan, daha önce de Ezgi Mola, Hazal Kaya ve Melek Mosso’ya da dava açmıştı. Ezgi Mola hakkında “hakaret” suçundan 6 bin 960 TL adli para cezası verilmiş, bu cezaya tepki gösteren Hazal Kaya ve Melek Mosso’nun da “Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile alenen hakaret” suçundan 2 yıl 4 aya kadar hapsi istenmişti.

Orhan, oyuncu Farah Zeynep Abdullah’a da daha önce dava açmıştı. Abdullah; Orhan’a “sesli, yazılı veya görüntülü iletiyle hakaret ettiği” suçlamasıyla, 2 yıl 4 aya kadar hapis istemiyle yargılandığı davada 65 gün karşılığında bin 300 TL adli para cezasına çarptırılmıştı.

HABER MERKEZİ

#Tecavüz #faili #Orhan #oyuncu #Abdullah #hakkında #yine #dava #açtı

Dêrazor’da 3 DSG savaşçısı yaralandı

DSG, Dêrazor’un batısında Ebû Xeşeb yolu üzerinde düzenlenen saldırıda 3 savaşçının yaralandığını bildirdi

Demokratik Suriye Güçleri Basın İrtibat Merkezi (DSG), güçlerine yönelik yapılan bir saldırıda 3 savaşçılarının yaralandığını belirtti.

Açıklamada, “Güçlerimiz, bu gece saat 00:10 sularında Dêrazor’un batısında düşen Ebû Xeşeb yolunda çıktığı güvenlik devriyesi esnasında silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonucunda 3 savaşçımız yaraladı, DAIŞ’e karşı savaşta etkin rol oynayan bir komutanımız ise yara almadan kurtuldu. Yapılan ilk soruşturma DAIŞ hücrelerinin saldırıya katıldığı doğruluyor” denildi

DIŞ HABERLER

#Dêrazorda #DSG #savaşçısı #yaralandı

Cumartesi Anneleri’ne polis şiddetine tepki: AYM’nin ihlal kararı tanınmıyor

AYM ihlal kararına rağmen Galatasaray Meydanı’nda devam eden abluka ve polis şiddetine Cumartesi Anneleri ve hak savunucuları tepki gösterdi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Cumartesi Anneleri ile Medya ve Hukuk Araştırmaları Derneği (MLSA), Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ihlal kararlarına rağmen Galatasaray Meydanı’nda süren polis ablukası ve saldırısına ilişkin İHD önünde açıklama gerçekleştirdi. Açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu katıldı.

 AYM’nin ihlal kararı hatırlatıldı

Açıklamada ilk olarak gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak konuştu. AYM’nin “ihlal” kararlarını hatırlatan Ocak, “6 haftadır ters kelepçelenerek gözaltına alınıyoruz. Bunun nedenini öğrenmek istiyoruz. Hepiniz bizi çok iyi tanıyorsunuz. Bu güne kadar bir insanın kılına dahi zarar vermeyen bizlerin bu kadar şiddete maruz kalmamızın açıklaması olsun. Hangi yasağa karşı engellendiğimizi bilmek istiyoruz. Kaymakamlık ve valiliğin yanıt vermesini istiyoruz”  dedi.

Gazeteciler tartaklandı

Tutuklu annesi Selvi Gülmez ise, “Sen devlet isen devletliğini yap. Biz çocuklarımızı arıyoruz” tepkisinde bulunduğu esnada polis, kitleyi ablukaya aldı. Daha sonra polis, haber takibi yapan gazetecileri tartaklayarak, alandan uzaklaştırdı.

Bunun üzerine İHD şubesine geçilerek, basın toplantısı düzenlendi.

Olmayan yasak kararını gerekçe gösterdiler

Basın toplantısında konuşan İHD Yönetim Kurulu Üyesi Meral Nergis Şahin, Galatasaray Meydanı’nda yapılan gözaltıları hatırlatarak, polisin AYM’nin kararını tanımadığını söyledi. Şahin, “İstiklal Caddesi’ni tamamen trafiğe kapatan polis, kayıp yakınları ve hak savunucularını, olmayan bir kaymakamlık yasağını gerekçe göstererek ters kelepçeyle gözaltına aldı. Basın emekçileri darp edilerek alandan uzaklaştırıldı ve görüntü almaları engellendi” diye belirtti.

Ardından konuşan MLSA Temsilcisi gazeteci Murat Kök, AYM kararlarından itibaren Cumartesi Anneleri/İnsanlarının yapmak istediği eylemi yerinde takip ettiklerini belirterek, polisin şiddetini gözlemlediklerini ve raporlaştırdıklarını söyledi.

‘Devlet terörü’

HDP’li vekil Musa Piroğlu da, polisin alandaki şiddetini “devlet terörü” olarak nitelendirdi. Bu durumun aynı zamanda hukukun rafa kaldırıldığını da gösterdiğini belirten Piroğlu, AYM’nin kararlarının ciddiye alınmadığını kaydetti. AYM’nin kararının Beyoğlu Kaymakamlığı tarafından tanınmadığını vurgulayan Piroğlu, “Kanunsuz bir şekilde gözaltı ve işkenceye başvuruyorlar. Toplu bir şekilde bu işe itiraz etmediğimiz sürece devletin bu saldırıları devam edecek. Bu, toplumun sorunudur. Eğer karşı durmazsak bütün ülke ablukaya alınır. Ya buna karşı hep birlikte duracağız ya da hepimiz bunun altında kalacağız. Bu, bizim sorumluluğumuzdur ve hep birlikte olursak AYM kararı uygulanır. Bu görevimizdir ve yerine getirelim” çağrısında bulundu.

Gözaltına alınanlar

Bu haftaki eylemde şu isimler gözaltına alındı: “Hanife Yıldız, Eren Keskin, Besna Tosun, Ali Ocak, Sebla Arcan, Gülseren Yoleri, Hasan Karakoç, İrfan Bilgin, Ümit Efe, Leman Yurtsever, Hünkar Hüdai Yurtsever, Nazım Dikbaş ve Taylan Bekin”

Gözaltında alınanların İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

İSTANBUL

 

#Cumartesi #Annelerine #polis #şiddetine #tepki #AYMnin #ihlal #kararı #tanınmıyor

Erdîş’te Kürt Dil Bayramı paneli

Erdîş’teki Kürt Dil Bayramı panelinde Kürtçe üzerindeki asimilasyon politikalarına dikkat çekildi. Panelde konuşan Heval Dilbahar, ‘Kürt dilinin mücadelesini vermek insani ve evrensel bir sorumluluktur’ dedi

Arsisa Dil, Kültür ve Sanat Araştırmaları Derneği, 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı kapsamında Wan’ın Erdîş (Erciş) ilçesinde panel düzenledi. Moderatörlüğünü Cevdat Zilanlı’nın yaptığı panele çok sayıda kişi katıldı.

Panelde konuşan yazar Mahmut Çelebi, Kürt dili ve edebiyatının tarihini anlattı. Çelebi, “Kürtlerin dili ve kültürü yıllardır baskı altında. Geçmişten günümüze de birçok zorlukla bu noktalara geldi. Savaş, yıkım ve asimilasyon politikalarına rağmen mücadelesinden vazgeçmedi” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) üyesi Şefika Bilici, Kürt dilinin yok olmamasında kadınların rolüne değindi. Bilici, “Kadınlar, çocuklarına her daim Kürtçeyi öğretti. Kadınların dil noktasında rolü büyüktür. Toplumsal bu rolün en büyüğü de kadınlara aittir” diye kaydetti.

‘Dile bütçe ayrılmalı’

“Tarih, toplum ve kültürün tamamı dilden oluşmuştur” diyen dernek üyesi Ahmet Salgın, “Asimilasyon, yaşamdan ve kültürden uzaklaşmaktır. Yaşam, 3 çeşit asimilasyondan oluşuyor; biyolojik, psikolojik ve toplumsal asimilasyon. Asimilasyon politikalarına karşı mücadele etmek yine bizim elimizdedir. Bunun mücadelesini sonuna kadar vermeliyiz” şeklinde konuştu.

Destar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Heval Dilbihar ise, “Kürt dili, Kürt ulusunun temel varlık gerekçesi ve özgürleşme dayanağıdır. Kürt dilinin mücadelesini vermek insani, vicdani, ahlaki ve evrensel bir sorumluluktur. Kürt dili üzerinde ciddi yasaklar, asimilasyon ve kuşatmalar var. Kürtler adına mücadele veren tüm kurum, kuruluşlar ve kişiler, Kürtçe üzerindeki tehlikelere karşı dil mücadelesi kapsamında çok yönlü strateji, planlama ve programlara sahip olmalıdır. Her alanda mücadele vermeliler, bunun için yüzlerce kurum açılmalı, insanlara eğitim verilmeli, istihdam etmeli ve dile bütçe ayrılmalıdır” şeklinde konuştu.

Kaynak: MA

#Erdîşte #Kürt #Dil #Bayramı #paneli

Irak ordusu Mexmur halkına saldırdı: Bir kişi yaralandı

Irak hükümetinin Mexmur’u kuşatmaya almasına karşı direnen kamp sakinlerine Irak ordusu saldırdı. Saldırıda bir yurttaş yaralandı

Irak ordusu, sabah saatlerinde Mexmur Kampını tel örgülerle esir almak amacıyla sabah saatlerinden itibaren onlarca zırhlı araç, özel birlik ve iş makinasıyla Mexmu’u kuşattı. Mexmur halkı, kuşatmaya karşı direnişe geçti.

Irak ordusu, direnişe geçen halka saldırdı. RojNews’te yer alan habere göre, salıdırıda bir kişi yaralandı.

DIŞ HABERLER

#Irak #ordusu #Mexmur #halkına #saldırdı #Bir #kişi #yaralandı

Dersim’de Taşkızılı kuşu ilk kez görüntülendi

Dersim’de olduğu bilinen ancak fotoğraflanamayan Taşkızılı kuşu, ilk kez görüntülendi

Dersim’de baharın gelmesiyle göçmen kuşlar da dağlarda, ormanlarda, kentlerde görülmeye başlandı.

Daha önce Dersim’de kayda alınan ancak fotoğraflanamayan Taşkızılı kuşu, kuş gözlemcisi Duygu Kıt ve çevreci Eren Türker tarafından görüntülendi

Taşkızılı kuşunun veri tanımı ise şöyle:

“Nispeten küçük, kısa kuyruklu ve uzunca sivri gagalı bir ardıçtır. Erkeği, mavimsi gri üst kısmı ve gıdısı, sırtındaki beyaz leke, donuk kırmızı alt kısmı ve kuyruğuyla rahatlıkla ayırt edilir. Kışın gövde tüylerinin koyu kenarlı olmasıyla renkli parçalar pullu bir desenin altında kalır. Dişisi ve ilk kışındaki kuşlar, kış giysisindeki erkeğe benzer ancak daha kahverengidir, dişi gökardıça benzer ancak üst kısımlarındaki açık benekleri, kızıl kuyruğu ve parlak kremsi alt kısımlarındaki pullarıyla ayrılır. Çoğunlukla ürkektir ve kolay görülmez. Ötüşü, gökardıca benzer, nispeten daha az melankolik ve daha yumuşaktır. Açık kayalık arazilerde, çoğunlukla dağlarda, nadiren daha alçakta bulunur.”

Kaynak: Duvar

#Dersimde #Taşkızılı #kuşu #ilk #kez #görüntülendi

Kayıp yakınları gözaltında katledilenler için denize karanfil bıraktı

Kayıplar Haftası dolayısıyla İHD İzmir Şubesi, gözaltında yaşamını yitirenleri anmak için denize karanfil bıraktı

İnsan Hakları Derneği (İHD) İHD İzmir Şubesi, Kayıplar Haftası kapsamında Eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim akın, sivil toplum örgütü temsilcileri ve siyasi parti temsilcileri de açıklamaya katıldı. İHD, gözaltında yaşamını yitirenleri anmak için denize karanfil bıraktı.

İHD İzmir Şube yöneticisi Caner Canlı, gözaltında kaybetme politikasının “sistematik saldırı politikası” olduğunu söyledi. Canlı, “Bu kirli yöntemi uygulayan devletler, sisteme karşı aktif mücadele içinde olan insanları gözaltına alıp kaybederek, toplumda kaygı, belirsizlik ve korku yaratmakta. Böylece toplumsal muhalefet susturulmaya çalışılmaktadır. Örgütlü işçiler, sendikacılar, gazeteciler, aydınlar, yazarlar, hukukçular, kısacası toplumun her kesiminden insanlar bu saldırının hedefi olabilmektedir. Gözaltına alınan kişiler genellikle işkence ile katledilmekte ve gizli bir yere gömülerek, cesetleri ortadan kaldırılmaktadır” dedi.

‘Kararlı mücadele yol gösterdi’

İnsan hakları örgütlerinin, kayıp yakınlarının, demokrasi güçlerinin ortak mücadelesiyle bu saldırılara karşı toplumsal muhalefet geliştiğini söyleyen Canlı, “Arjantin’de Plaza de Mayo Annelerinin uzun yıllara yayılan mücadelesi ve Türkiye’de Cumartesi Annelerinin kararlı mücadelesi bu konuda yol göstericidir. Cumartesi Anneleri ilk kez 27 Mayıs 1995’de İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda oturmaya başladıklarında, gözaltına alınıp öldürülen Hasan Ocak, kimsesizler mezarlığında 10 gün önce bulunmuştu. Aylardır kayıp olarak aranan Rıdvan Karakoç’un da Hasan Ocak’la aynı akıbeti paylaştığının ortaya çıkarılması, diğer kayıp yakınları için de umut oldu” diye belirtti.

‘Kayıplar bulunsun’

Bin 400 civarında olan kayıpların bir kısmının kimsesizler mezarlıklarında bir kısmının ise toplu mezarlarda bulunduğunu hatırlatan Canlı, “Hala akıbeti belli olmayan 800 insan, 800 can var. Bu kaybedilen kişilerin hangi düşünceleri savundukları bize göre önemli değildir. Sadece insan olmaları yeterlidir. İnkar, cezasızlık ve zaman aşımı politikalarına son verilsin. Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” çağrısı yaptı.

Açıklama sonrası 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi.

İZMİR

 

#Kayıp #yakınları #gözaltında #katledilenler #için #denize #karanfil #bıraktı