Ana Sayfa Blog Sayfa 446

Demokratik Modernite’nin yeni sayısı çıktı

Düşünce ve kuram dergisi Demokratik Modernite’nin 43’üncü sayısı, ‘İdeoloji ve Toplum’ başlığıyla okuyucuyla buluştu

Düşünce ve kuram dergisi olan Demokratik Modernite’nin Nisan, Mayıs, Haziran aylarını kapsayan 43’üncü sayısı çıktı. Üç ayda bir çıkan derginin bu sayısı, “İdeoloji ve Toplum” başlığıyla raflardaki yerini aldı.

Derginin ilk yazısı yazar Ali Fırat’a ait. Fırat’ın “Toplumsal Sistemin Gücü, İdeolojik Kimlikle Bağlantılıdır” başlıklı yazısının yanı sıra derginin yeni sayısında yer alan diğer yazılar şöyle:

* Ali Fırat: Toplumsal Sistemin Gücü, İdeolojik Kimlikle Bağlantılıdır

* Mesut Yurtsever: İdeoloji İz Bırakır

* Wenda Dursend: İdeoloji; Politika, Yaşam, Birey ve Toplum İlişkisi

* Veysi Biçen: Zaman, İdeoloji ve Toplum: Ruh ve Nefes

* Mehmet Nuri Özdemir: İdeolojiler Kıskacında 2. Tarım ve Köy Devrimini Tahayyül Etmek

*Murat Aslan: İdeoloji ve Kader

* Ayfer Ekin: Devletin Mekânsal Olarak Siyasal Sınırlarının Oluşumunda İdeoloji

* Ramazan Çeper: İdeolojik Kimlik İnşası; Düşmanlaştırma, Yas ve Mezardan Yoksunlaştırma Stratejisi

* Rojda Yıldız: Kapitalist Moderniteye Karşı Direnen Kadın Kimliği ve Bugün

* M. Şirin Bozçalı: Liberalizm

* Selahattin Işıldak: Kapitalizmin İdeolojisi Birey ve Toplumu Ele Alışı

* Kenan Avcı: Toplum, İdeolojisiz Olabilir Mi?

* Cafer Tar: Kürt Toplumunun İdeolojilerle İmtihanı!

* Menekşe Kızıldere: Kendine Yeten Dirençli Kentleri Kurmak

* Cüneyt Mercan: İdeoloji: Hapishane Mi, Anahtar Mı?

* Yılmaz Baran: İdeolojik Biçimler ve Yaşamdaki Karşılıkları

* Çiğdem Doğa: Kadın Kurtuluş İdeolojisinin “Jin Jiyan Azadî” Perspektifi

* Leyla Zeynep Kuran: İdeoloji, Bir Yaşam ve Mücadele Kılavuzudur

* Berat Birtek: Politik Bilinçle Yeniden Özgür Topluma.

HABER MERKEZİ

#Demokratik #Modernitenin #yeni #sayısı #çıktı

AKP’nin Gergerlioğlu itirazına YSK’dan red

AKP’nin, Yeşil Sol Partili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliğine yaptığı itiraz YSK tarafından reddedildi

AKP’lilerin, Kocaeli’nden Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nden (Yeşil Sol Parti) Milletvekilli seçilen Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) ihlal kararı verdiği hapis cezasını gerekçe göstererek, yaptığı vekillik itirazı Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından ret edildi.

YSK’nin kararını sanal medya hesabından yaptığı açıklamayla duyuran Gergerlioğlu, şu ifadelere yer verdi: “Yine hüsrana uğradılar! Kocaeli’nde yüzde 48’den yüzde 39’a düştükleri yetmedi, bir dersi de koştukları YSK’dan aldılar. ‘Sabıkası olmadığından talebin reddine’ diye karar verdi YSK. Saçma ve gülünç itirazları reddedildi. Daha çok ders alacaklar. Ak Parti Genel merkezi ve Kocaeli il başkanlığına 1 koli soda gönderiyorum, hazımsızlıkları geçsin! Hakkın ve halkın dersleri daha bitmedi! Zalimler kaybedecek, halk kazanacak.”

HABER MERKEZİ

#AKPnin #Gergerlioğlu #itirazına #YSKdan #red

Bayındır: Şu an odak noktamız cumhurbaşkanlığı seçimleri, faşizmi yeneceğiz

14 Mayıs seçimlerine dair toplantıda konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, şu an odak noktalarının Cumhurbaşkanlığı seçimi olduğunu belirterek, ‘Mücadeleyi büyüterek faşizmi yeneceğiz’ dedi

Kurdistan ve Türkiye’de milyonların sandık başına gittiği 14 Mayıs seçimleri için itirazlar sürerken, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Êlih (Batman) İl Örgütü, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il binasında basın toplantısı gerçekleştirdi.

Toplantıya, DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) yöneticileri katıldı.

Burdayız ve güçlüyüz

Toplantıda konuşan Yeşil Sol Parti İl Eş Sözcüsü Seyit Bilal Evren, bütün baskılara rağmen Yeşil Sol Parti’nin Meclis’te Türkiye’nin üçüncü büyük temsiliyetine ulaşmamasının önemine değinerek, “Şartlar ne olursa olsun daha güçlü örgütlenmek ve daha büyük kazanmak için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi. Evren, “”AKP-MHP iktidarı ve Cumhur İttifakı Kürtlere, kadınlara, gençlere, bütün ezilenlere, toplumsal ve siyasal muhalefete karşı aralıksız saldırılar içinde. Bu sert mücadele döneminde de Kürt halkı başta olmak üzere toplumun tüm muhalif kesimleri önemli bir direniş göstermiştir. Bir kez daha belirtelim ki, buradayız ve güçlüyüz” diye konuştu.

İkinci tur kararılığımız sürecek

Seçimlere kadın, emekçi ve Kürt düşmanı bir iktidar ittifakı karşısında gidildiğini belirten Evren, “Kimsenin kuşkusu olmasın ki, Meclis’te, sokakta kısaca siyasetin her düzleminde ve alanında sonuna kadar toplumun çıkarlarını savunmaya devam edeceğiz. Meclis’in üçüncü büyük partisi olarak, seçimlerin ilk turunda kazanmasına imkan vermediğimiz rejime, ikinci turda kaybettirme kararlılığımız sürmektedir” ifadelerini kullandı.

Fırsat elimizde

Önümüzdeki on gününün çok önemli olduğunu vurgulayan Evren, “Karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmadan önümüzdeki on gün içinde bu karabasana son verebilir ve kötülüğü sonlandırabiliriz. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turunu muhteşem bir son ve yeni bir başlangıç yapma fırsatı elimizdedir” şeklinde konuştu.

Şu an odak noktamız Cumhurbaşkanlığı seçimi

DBP Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti milletvekili Keskin Bayındır ise, hem Kurdistan hem de Türkiye’nin tüm kentlerinde AKP faşizmine “dur” dediklerini belirterek, “20 yıllık iktidar, devletin tüm maddi gücünü arkasına almasına rağmen yüzde 20’lerde kaldı. Parti hedeflerimize ulaşamadık elbette. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi aslında milletvekilli seçiminin önüne geçer. Meclis işlevsiz bir hal alır. Yeni parti ve kısa bir zaman ile seçime girdik. Eksiklikler oldu tabi, öz eleştirisi verilecek. Ancak şu an odak noktamız Cumhurbaşkanlığı seçimi. Mücadeleyi büyüterek faşizmi yeneceğiz” dedi.

Kentteki milletvekilli durumunun 3-2 olduğunu kaydeden Bayındır, “Onlarca sandığa itiraz da bulunmuş durumdayız. İlçe seçim kurulu itirazlarımızı reddetti. İl seçim kuruluna gidildi. Şu an burada çıkacak kararı bekliyoruz. Ancak şu an durum 3-2” diye konuştu.

ÊLIH

#Bayındır #Şu #odak #noktamız #cumhurbaşkanlığı #seçimleri #faşizmi #yeneceğiz

Colemêrg’de şüpheli kadın ölümü

Hakkari Öğretmenevi’nde müdür yardımcısı olan M.A isimli kadın evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu

Colemêrg’de M.A isimli kadın evinde şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu. M.A’dan haber alamayan yakınları tarafından haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, yaptıkları inceleme sonucu M.A.’nın hayatını kaybettiğini belirledi.

Polisin olay yerindeki incelemesinin ardından M.A.’nın cenazesi, otopsi işlemleri yapılmak üzere Hakkari Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Soruşturma başlatıldı

M.A.’nın şüpheli ölümüne ilişkin Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili soruşturma başlattı. Öte yandan M.A.’nın kardeşi V.A.’nın da yaklaşık üç ay önce İstanbul’da yaşamına son verdiği öne sürüldü.

COLEMÊRG

#Colemêrgde #şüpheli #kadın #ölümü

HDP Kaypakkaya’yı andı: Çeliğin aldığı su, barışı filizlendirecek

HDP Türkiye sosyalist hareketinin devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’yı andı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) katledilişinin 50’nci yılında Türkiye sosyalist hareketinin devrimci önderlerinden İbrahim Kaypakkaya’yı andı

‘Çeliğin aldığı su barışı filizlendirilecek’ denilen paylaşımda şu ifadeler yer aldı;

Ser verip sır vermeyen, son nefesine kadar devrime ve özgürlüğe bağlı kalan devrimci #İbrahimKaypakkaya’nın işkence ile katledilmesinin üzerinden 50 yıl geçti. Saygı ve minnetle anıyor, hayallerini yaşatma sözümüzü yineliyoruz. Çeliğin aldığı su, barışı filizlendirecek.

HABER MERKEZİ

#HDP #Kaypakkayayı #andı #Çeliğin #aldığı #barışı #filizlendirecek

Helin Şen’in katiline ödül gibi ceza istemi

Sur’da 2015’te açılan ateşle katledilen Helin Şen davasında sanık polisin avukatı, ’emri yerine getirdiğini’ savunurken, iddia makamı ise tutuksuz sanık için 2 yıl 6 ay hapis cezası istedi

Amed’in Sur ilçesinde sokağa çıkma yasakları döneminde annesiyle ekmeğe almaya giderken 12 Ekim 2015’te katledilen Helin Hasret Şen davasına ilişkin kobra tipi zırhlı aracın silahtarı polis Abdullah Ercan hakkında “bilinçli taksirle öldürmek ”ten açılan davanın duruşması görüldü.

Diyarbakır 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya Şen ailesi ve avukatları katıldı Sanık polis Ercan ise duruşmaya görev yaptığı yerden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden avukatıyla katıldı.

Atışlar güvenlik atışlarıymış

Davada mütalaasını mahkemeye sunan iddia makamı, olaya ilişkin görüntülerde, çocukların sokakta oynadığını, daha sonra sokaktan ayrıldığını, ateş etme sırasında çocukların görülmediğini ve ateş edildiği sırada Şen’in trafo arkasında olduğunu ve gözükmediğini belirterek, sanığın buna rağmen “güvenlik” atışlarına devam ettiğini kaydetti.

Mütalaasında, sanığın ateş etme öncesinde sokakta çocukların bulunduğu durumu dikkate alındığında çocukların olay yeri veya etrafında olma ihtimalinin devam ettiğini ifade eden iddia makamı, sanığın bunu bilmesine, olayda başkalarının yaralanabileceği veya ölebileceğini öngörmesine rağmen kimsenin yaralanmasını ummayarak güvenlik atışlarına devam ettiği vurguladı.

Ödül gibi ceza istemi

İddia makamı mütalaasında, sanığın güvenlik atışlarını kurşunun sekme durumu ile trafo veya duvarların arkasında insanların olabileceğini düşünmediğinden devam ettiğinden, taksirinin bulunduğu, bu taksirinde atış da bulunduğu güvene dayanarak yaptığını ifade ederek, sanığın maktulü görmediği, bu nedenle öldürme kastının bulunmadığı eylemi neticesinde, trafo arkasında bulunan müteveffa Şen’in ölümüne bilinçli taksirle sebebiyet verdiğini savunarak, sanığın 2 yıl ile 6 yıl arası değişen hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Deliller incelensin talebi

Şen ailesinin avukatı Abdullah Zeytun ise, iddia makamının detaylı bilgiler ışığında, araştırma yapmaksızın mütalaasını hazırladığını belirterek, olay anındaki bilgiler değerlendirilmeksizin, kroki, otopsi raporu ve diğer raporlar arası bağlantı kurulması durumunda Şen’in hedef alınarak vurulduğunun anlaşılacağını belirtti. Görüntü uzmanlarının kare kare fotoğraflarla Şen’in vurulma anını anlattığını, tanık beyanlarıyla bu durumun somut olduğunu, Şen’in hedef alınarak vurulduğuna dair çok sayıda delil olduğunu ifade eden Zeytun, anık polisin tutuklanmasını talep etti.

Zeytun, mütalaaya karşı esas hakkındaki savunmalarını yapmak üzere süre talebinde bulundu.

Ailenin avukatı Yakup Güven de, “Trafik kazalarında dahi tutuklama kararları veriliyor, zırhlı araçla ateş edilmesi sonucu çocuğun ölümüne neden olunmasına rağmen tutuklama kararı verilmemesi cezasızlık algısı oluşturuyor” diyerek, sanığın tutuklanmasını istedi.

Emri yerine getirmiş

Sanık Ercan’ın avukatı Alper Uğurlu ise, Diyarbakır Valiliğinin sokağa çıkma yasağı kararına işaret ederek, müvekkilinin emri yerine getirdiğini savunarak, beraatini talep etti.

SEGBİS’le duruşmaya bağlanan Ercan ise olayda kör noktalara ateş ettiğini, Şen’in kendi silahıyla vurulmadığını savunaarak, çatışma yaşandığını ve kendisinin içinde bulunduğu zırhlı araca mermi isabet ettiğini ileri sürdü.

Sanığın darp davası beklenecek

Mahkeme, delillerin toplanmış olması ve sanığın kaçma şüphesinin bulunmadığına kanaat getirerek, sanığın tutuklanması ve olaya ilişkin görüntülerin iyileştirilmesi talebinin reddine, sanığın Mereş’te (Maraş) bir kişiyi darp etme suçu işlediğine yönelik istenilen evrakların beklenmesine karar vererek, duruşmayı 19 Ekim’e erteledi.

AMED

#Helin #Şenin #katiline #ödül #gibi #ceza #istemi

Domuz bağıyla cinayetten yargılanan Hizbullahçılar serbest bırakıldı

Domuz bağıyla 20 kişinin öldürülmesi ve satırla yaralamadan yargılanan 4 Hizbullahçının serbest bırakıldıkları ortaya çıktı

Amed’de Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi eski Genel Sekreteri İbrahim Sarı’nın domuz bağıyla öldürülmesi dahil 20 kişinin öldürülmesi, 31 kişinin satır ve silahla yaralanması eylemlerine katılan 4 Hizbullahçının ‘yargılamanın yenilenmesi’ ile ‘infaz durdurma’ kararı verilerek serbest bırakıldıkları ortaya çıktı.

Sözcü’den Özgür Cebe’nin haberine göre, HÜDAPAR ile AKP yakınlaşmasının 24 Haziran 2018 seçimlerinden sonra başlamasıyla tetikçilere de tahliye yolu açılınca, bu cinayetleri işleyen hükümlü Hizbullahçılar hakkında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) normları, uzun tutukluluk süresi, işkence ve avukatsız yargılama gibi nedenlerle yargılamanın yenilenmesi kararı alındı.

Bu kararla birlikte cinayetleri işleyen Siraç Şanlı, Muhammet Ömer Faruk Aydın, Mehmet Emin Can ve Feysel Gürses hakkında infaz durdurma kararı verilerek, tümü tahliye edildi.

Hizbullah adına iki kişinin öldürülmesi, iki kişinin de kaçırılması eylemlerine katıldığı gerekçesiyle hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava dosyası bulunan, örgütün köylerde fahri imamlığını yapan Siraç Şanlı da 25 yıldan beri aranıyordu.

Şanlı, Hizbullahçıların toplu tahliyelerini, yakalananların kısa süre sonra serbest bırakıldıklarını duyunca, kendi isteğiyle adliyeye gelerek teslim oldu. İfadesi alınan Şanlı, bir gün bile tutuklu kalmadan serbest bırakıldı.

Şanlı’nın, 2’si Gaffar Okkan suikastının faili olan 3 kardeşi de terör örgütü Hizbullah’ın askeri kanat yapılanmasında yer alıyordu.

Bunlardan Okkan suikastı zanlısı Necmettin Şanlı ile Kemalettin Şanlı halen aranırken, Veysi Şanlı ise suikast sonrası yakalanıp bir süre tutuklu yargılandıktan sonra tahliye edilmişti.

Toplu tahliye kararlarını duyunca 25 yıl sonra kendi isteğiyle Adliye’ye gelerek teslim olan Siraç Şanlı, kendisi aleyhine yüzlerce sayfalık ifade veren, tetikçileri tanımadığını söyledi.

Mahkeme, hakkında birleştirme kararı verilen üç ayrı dava dosyası bulunan, yakalanan tetikçilerin teşhis ve ifadelerinde aleyhine yüzlerce sayfalık ifade olan Siraç Şanlı hakkındaki yakalama kararını, 11 Şubat 2020 günü kaldırıp serbest bırakılmasına karar verdi.

Tek bir gün bile tutuklu kalmayan Şanlı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuksuz yargılanıyor.

İSTANBUL

#Domuz #bağıyla #cinayetten #yargılanan #Hizbullahçılar #serbest #bırakıldı

HDP ve Yeşil Sol Partili’leri darp edenler hakkında suç duyurusu

HDP İlçe Eşbaşkanı Yavuz Kahraman ve Yeşil Sol Partisi İlçe Eşsözcüsü Cemal Korkmaz’ı darp eden polisler hakkında suç duyurusunda bulunuldu

İstanbul Arnavutköy’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İlçe Eşbaşkanı Yavuz Kahraman ile Yeşiller ve Sol Gelecekler Partisi (Yeşil Sol Parti) İlçe Eşsözcüsü Cemal Korkmaz’ın, 13 Mayıs Cumartesi günü seçim yasaklarının başladığı saatlerde polisler tarafından durdurulduktan sonra darp edildiği öğrenildi

Rapor verilmedi

Olay günü yaşanılanları anlatan Kahraman, Arnavutköy’ün Cumhuriyet Meydanı’nda açtıkları standı seçim yasakları başlamadan topladıklarını ve Fatih Caddesi’ne doğru gittikleri sırada polisler tarafından durdurulduklarını belirtti. Kahraman, şöyle devam etti: “Propaganda yasaklarının başlamasından kaynakları stantlarımızı toplayıp, ilçe binamıza yürüdük. Daha sonra çevik kuvvet ve güvenlik büro polisleri önümüzü kesti.  Geçiş için başka bir tarafa yönlendirdiler.  Bizi MHP ilçe binasının önüne getirdiler ve ikimizi yere yatırıp darp ettiler. Darp ettikten sonra polislerden birisi ‘42 gündür bu anı bekliyoruz’ dedi.  Ardından ters kelepçe ile gözaltına alındık. Arnavutköy İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürdüler. Burada da 3 saat beklettiler. Daha sonra hastaneye götürüldük. Darp raporu almak istedik ancak verilmedi. Hastanenin ardından da bıraktılar. ”

Suç duyurusunda bulunuldu

Arnavutköy Savcılığı’na polisler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Kahraman, İnsan Hakları Derneği’ne (İHD)  başvurup, hukuki destek talebinde bulunacaklarını söyledi.

İSTANBUL

 

#HDP #Yeşil #Sol #Partilileri #darp #edenler #hakkında #suç #duyurusu

Kaldıraç okurlarına polis tacizi: Başımıza geleceklerden devlet sorumlu

Kaldıraç Dergisi, okurlarına yönelik polis tacizi olduğunu belirterek ailelerinin arandığını belirtti. Yapılan açıklamada, ‘Ortaklarımızın başına gelebilecek her türlü zarardan TC devleti emniyet güçleri sorumludur denildi

Kaldıraç Dergisi okurları kendilerine yönelik polis saldırısına karşı basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde yapılan basın toplantısında konuşan Kaldıraç okuru Özge Tuğran, Kaldıraç dergisi okuru üniversite öğrencilerinin yaklaşık 1 aydır polislerce taciz edildiğini vurguladı.

En temel haklarımıza saldırıyorlar

Ailelerinin telefonlar aranarak katıldıkları eylemlerin suç olarak gösterildiğini belirten Tuğran, “Ortaklarımıza; 1 Mayıs çağrısı için astığımız afiş ve pankartlar, açtığımız stantlar üzerinden terörist damgası vurulmuştur. Telefon numaralarımıza nereden ulaştıklarını ve isimlerini söylemeyen bu şahıslar; ‘Seni mitinge kim çağırdı?’ gibi sorular sorarak ajanlaştırma amacı gütmüştür. Ortaklarımız, ‘Tehlikeli gruplarla hareket ediyorsunuz’ gibi söylemler kullanılarak, baskı ve tehdide maruz bırakılmışlardır. Biz kimin tehlikeli grup olduğunu, bu ülkede kimlerin terör estirdiğini; en temel haklarımız için eyleme geçtiğimizde bile bizlere saldıran polisten iyi biliriz” dedi.

Kaypakkaya’nın yoldaşlarıyız

Baskı ve saldırıların amacının yükselen öğrenci hareketini bastırmak olduğunun altını çizen Tuğran, “Boğaziçi direnişimizin yaktığı kıvılcımdan halâ korkmakta olan devlet, kendini kurtarmak için kendi hukukuna bile uymayan yollara başvurmaktadır. Fakat, ne kadar baskı yaparsa karşısında o kadar da direniş görecektir. Bizler, bundan tam 50 yıl önce işkencehanede ser verip de sır vermeyen İbrahim Kaypakkaya’nın yoldaşlarıyız. Ortaklarımızın başına gelebilecek her türlü zarardan TC devleti emniyet güçleri sorumludur. Baskılar bizi yıldıramaz” diye kaydetti.

Baskılara boyun eğmeyeceklerini dile getiren polis tacizine uğrayan Kaldıraç okuru Berktuğ Adalar ise , “Baskılara boyun eğmeyeceğiz, mücadelemiz diridir, mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.

ANKARA

#Kaldıraç #okurlarına #polis #tacizi #Başımıza #geleceklerden #devlet #sorumlu

Wan’da 18 diyaliz hastasına yanlış ilaç verildiği iddia edildi

Wan’ın Erdîş ilçesinde 18 diyaliz hastasına yanlış sıvı verildiği için hastaların yoğun bakıma kaldırıldığı belirtildi. Hasta yakınları ise yanlış tedavi nedeniyle sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu

Wan’ın Erdîş ilçesinde yaşayan 18 hastaya yanlış ilaç verildiği iddia edilirken, hastaların sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. İddiya göre, 18 hasta, 16 Mayıs günü Erciş Devlet Hastanesi’ne diyalize girmek için gitti. Yapılan tedavinin ardından evlerine dönen hastaların tamamında yoğun bilinç kaybı ve bayılma gibi şikayetler ortaya çıktı. Yaşanan rahatsızlığın ardından aralarında Fahrettin Çiçek, İzzet Yardımcı, Kevser Astam, Gıyasettin Çolak, M. Şirin Tunç, Mehmet Çemen, Muhacir Uymuş, Niyazi İşler, Sevda Çalaş, Songül Çınar, Süphiye Demirbağ, Süleyman Soylu, Yakup Kaya, Zeynep Artan ve Zülfinaz Şimşek’in bulunduğu 18 hasta, aileleri tarafından tekrar hastaneye götürüldü. Yoğun bakıma kaldırılan 18 hastaya yanlış sıvı verildiği belirtildi.

Farklı hastanelere kaldırıldı

Yaşananların ardında 9 hasta ambulanslarla Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’ne, 9’u ise Van Bölge Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. 18 kişi, iki hastanede bulunan yoğun bakım servislerine alınırken, durumlarının kritik olduğu belirtildi.

Aileler tepkili

Hastane önünde yurttaşların bekleyişi devam ederken, yoğun bakımda olan Sevda Çalaş’ın kardeşi İhsan İşler, “Hastane yönetimi bize hiçbir şekilde bilgi vermiyor. Bize; konunun araştırıldığını ve iki müfettişin görevlendirildiğini söylediler. Biz de savcılığa gidip suç duyurusunda bulunduk. Üstünün örtülmesine izin vermeyeceğiz. Bunu yapanlar mutlaka hesap vermelidir” dedi.

Bir diğer hasta yakını Mazlum Çolak ise, dedesi Giyasettin Çolak’ı 16 Mayıs’ta diyalize götürdüklerini belirterek, “Bize, diyalizde verilen sıvı nedeniyle bu durumun oluştuğunu söylediler. Hatta, yanlışlıkla sıvı verdiklerini söylemişler. Biz de bu ihmali yapanlar hakkında suç duyurusunda bulanacağız. İnsanların canı bu kadar ucuz mu?” diye konuştu.

Ajansın aradığı hastane yetkililerinin ise soruşturmanın devam ettiğini belirterek, bilgi vermediği belirtildi.

Kaynak: MA

#Wanda #diyaliz #hastasına #yanlış #ilaç #verildiği #iddia #edildi