Ana Sayfa Blog Sayfa 446

Erkek:7 bin 94 sandık tutanağında uyuşmazlık tespit ettik

CHP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkanı Muharrem Erkek, yaptığı açıklama ile ‘Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde 2 bin 269 sandıkta farklılık tespit ettik’ dedi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, sandık sonuçlarına ilişkin partisinin genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. 14 Mayıs’taki seçimlerde ıslak imzalı sandık sonuç tutanaklarını yüzde 99.9 oranında sistemlerine girişini yaptıkları bilgisini veren Erkek, “O küçücük oranın da kontrollerini yapıyoruz, sistemimize gireceğiz. Bizim kendi sandık sonuç tutanağımız ile YSK’nın arasında bir uyuşmazlık var ise bizim sistemimizde kırmızı alarm veriyor. Bunu hem genel merkez hem il hem ilçe görüyor. Yani son derece sağlıklı bir alt yapımız ve sistemimiz var. Sistemimizde kırmızı alarm verildi” dedi.

Uyuşmazlıklar tespit edildi

Cumhurbaşkanlığı için 2 bin 269, milletvekilliği için 4 bin 825 sandık tutanağında uyuşmazlık tespit ettiklerini aktaran Erkek, “İlçe seçim kurullarında birleştirme tutanakları düzeltilirken bazı maddi hatalar da ilçe seçim kurullarında düzeltiliyor. Bütün sandıkların sonuçları hem bizim tutanakları hem YSK tutanakları karşılaştırılarak tek tek kontrol edildi ve gerekli tüm itirazlar yapıldı, süreç takip ediliyor. Genel sonuçları değiştirmeyecek nitelikte de olsa her bir oyu takip ediyoruz” diye konuştu.

9,5 milyon insan sandığa gitmedi

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erkek, 64 milyondan 55 milyon seçmenin oy kullandığını hatırlatarak, “Bunların da 1 milyon küsuru geçersiz. Geçersizlerle sandığa gitmeyenleri toplarsak 9,5 milyon seçmen iradesini ortaya koymamış. Önümüzdeki seçim çok daha basit bir seçim olacak. 14 Mayıs’taki seçim bitti. Kazananı olmadı” dedi.

ANKARA

#Erkek7 #bin #sandık #tutanağında #uyuşmazlık #tespit #ettik

Yeşil Sol Parti en yüksek oyu Şirnex ve Gimgim’dan aldı

Yeşil Sol Parti, resmi olmayan sonuçlara göre il bazında en yüksek oy oranına Şirnex’te, ilçe bazında ise Gimgim’de aldı

14 Mayıs’ta yapılan tarihi Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin Yeşil Sol Parti, resmi olmayan sonuçlara göre Colemêrg (Hakkari), Wan, Qers (Kars), Îdir (Iğdır), Agirî (Ağır), Şirnex (Şırnak), Bedlîs (Bitlis), Mûş, Êlih (Batman), Dersim, Amed, Mêrdîn ve Sêrt’te (Siirt) birinci parti oldu. İl ve ilçe seçim kurullarına yapılan son itirazlar sonrası 4 milyon 803 bin 794 oya ulaşarak, yüzdesi 8,82’ye yükseldi. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) resmi olmayan sonuçlarına göre 61 vekil çıkardı.

Yeşil Sol Parti’nin içerisinde yer aldığı Emek ve Özgürlük İttifakı ise, son itirazlar sonrası 5 milyon 744 bin 24 oyla yüzde 10,55’e yükseldi. İttifak içerisinde yer alan Türkiye İşçi Partisi (TİP), 4 milletvekili çıkardı. Böylece ittifakın kazandığı milletvekili sayısı 65’ye çıktı.

Resmi olmayan sonuçlara göre Yeşil Sol Parti, il bazında en yüksek oy oranına Şirnex’te, ilçe bazında ise Gimgim’de (Varto) ulaştı.

Yeşil Sol Parti’nin en yüksek oy oranına ulaştığı iller şöyle:

* Şirnex: % 64,43
* Colemêrg: % 64,10
* Amed: % 62,60
* Êlih: % 59,29
* Mêrdîn: % 56,12
* Agirî: % 55,92
* Wan: %54,27
* Mûş: % 51,50

Yeşil Sol Parti’nin en yüksek oy oranına ulaştığı ilçeler ise şöyle:

* Gimgim: % 82,58
* Licê: % 78,32
* Nisêbîn (Nusaybin): % 77,90
* Karaz (Kocaköy): % 77,64
* Cizîr (Cizre): % 76,76
* Kop (Bulanık): % 74,86
* Milazgir (Malazgirt): % 74,69
* Qelqelî (Özalp): % 74,57
* Dîgor: % 74,43
* Bazîd (Doğubeyazıt): % 74,18
* Gever (Yüksekova): % 73,23
* Farqîn (Silvan): %72,56
* Dêrik: % 72,45
* Bismil: % 72,41
* Elbak (Başkale): % 70,03

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #yüksek #oyu #Şirnex #Gimgimdan #aldı

ŞanoWan İstanbul ve Kocaeli’de tiyatro severlerle buluşuyor

ŞanoWan, ‘Hay Lo Dîsa Tevlîhev Bû’ adlı  oyunuyla 22 Mayıs’ta İstanbul ve Kocaeli turneyesiyle sanatseverler severlerle buluşuyor

Wan’da tiyatro çalışmalarını sürdüren ŞanoWan, “Hay Lo Dîsa Tevlîhev Bû” adlı oyunuyla turneye çıkıyor. 10 oyuncunun yer alacağı turne, 22-24 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, 25 Mayıs ise Kocaeli’nde olacak.

ŞanoWan’ın turnedeki sahneleri şu şekilde:

  •  22 Mayıs Pazartesi saat 20.30’da İstanbul Avcılar Kültür Merkezi.
  • 23 Mayıs Salı saat 20.30’da İstanbul Şişli Cemil Candaş Kültür Merkezi.
  •  24 Mayıs Çarşamba saat  20.30’da İstanbul Ataşehir Mustafa Saffet Kültür Merkezi.
  • 25 Mayıs Perşembe saat 20.30’da Kocaeli Alternatif Tiyatro sahnesinde turnenin son oyunu sahnelenecek.

HABER MERKEZİ

#ŞanoWan #İstanbul #Kocaelide #tiyatro #severlerle #buluşuyor

Laura Castel: Bakanlık yalan söylüyor

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu heyetinden Laura Castel, Adalet Bakanlığı’nın İmralı tecridinin ‘kötü muamele’ olmadığına dair kararına ilişkin bakanlığın yalan söyledi

PKK Lideri Abdullah Öcalan, Türkiye’ye getirildiği 15 Şubat 1999 tarihinden bu yana İmralı Adası’nda ağır tecrit altında tutuluyor. Abdullah Öcalan’dan yaklaşık 26 aydır da hiçbir haber alınamıyor. Abdullah Öcalan’ın müdafiliğini yapan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarının son 8 yıl içerisinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan onlarca başvurudan 23’üne dair AYM, Adalet Bakanlığı’ndan görüş istedi. Bakanlık, avukat yasakları, aile disiplin yasakları, telefon hakkı, Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde İmralı’daki yasaklara ve benzer pek çok konuya dair AYM’ye görüş sundu. AYM, 23 dosyaya dair Asrın Hukuk Bürosu’ndan da görüş talebinde bulundu.

Bakanlığa göre İmralı’da ‘kötü muamele’ yokmuş!

Bakanlığın avukat ve aile görüşlerinin engellenmesine dair yapılan başvuruya dair 24 Mart’ta AYM’ye sunduğu görüşte, mahkeme kararlarına işaret edilerek, İmralı’daki tecridin “kötü muamele” olmadığını savundu. Kötü muamelenin “göreceli” olduğunu ileri süren Bakanlık, engellemelere dair kararları anımsatarak, tecridi “hafif” buldu ve İmralı’da “kötü muamele” olmadığını belirtti. Buna karşı ise Kurdistan ve Türkiye ile birlikte dünyanın dört bir yanından Abdullah Öcalan üzerinde sürdürülen mutlak iletişimsizlik yani “incommunicado” ile tecridin son bulması ve bir an önce fiziki özgürlüğünün sağlanması için sayısız girişimlerde bulunuldu. Son girişimlerden biri de 11-12 Mayıs tarihlerinde 2 gün boyunca PKK Lideri’ne yönelik tecride karşı bir araya gelen antropolog ve parlamenterlerden oluşan 3 farklı ülkeden 3 kişilik “Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu”nun İstanbul’da yaptığı ziyaretler oldu. Delegasyon, İstanbul’da siyasetçiler, sivil toplum ve hukuk örgütleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Talepler Avrupa Konseyi’ne taşınacak

Görüşmeleri ile birçok deneyim ve bilgi elde eden heyet, Avrupa Konseyi’nde yapacakları basın açıklamaları ile ziyaret ettikleri kurum ve kuruluşların taleplerini duyuracaklarının mesajını verdi. Heyet, ayrıca Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması ve fiziki özgürlüğünün sağlanması için de iletişimlerini sürdüreceklerini ve temel gündemleri arasında yer alacağının bilgisini verdi.

Heyet üyelerinden Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ve Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ile İzleme Komitesi üyesi Laura Castel JINNEWS’e konuştu.

Amaçları tecridi gündemde tutmaya çalışmak

İstanbul’a gelme amaçlarının siyasi tutsaklar ile Türkiye’deki cezaevi koşulları hakkında izleme yapmak olduğunu söyleyen Castel, Avrupa Konseyi’nde Kürt sorununun kendi içinde gündemin bir parçası olduğunu belirtti. Tecrit konusunu gündemde tutmaya çalıştıklarını söyleyen Castel, “Benim Avrupa Konseyi Parlamentosu ile İnsan Hakları Komisyonu’nda dillendirmek değil, belki de kendi parlamentomda yani İspanya parlamentosunda dile getirmem, gündemde tutmaya çalışmam çok önemli” dedi.

‘Bakanlık kesinlikle yalan söylüyor!’

Adalet Bakanlığı’nın İmralı tecridinin “kötü muamele” olmadığını savunduğu kararını da değerlendiren Castel, “Bakanlığın yalan söylediği apaçık. Tecrit, tanım bakımından işkence ve insan hakları ihlalidir. Tecridin kendisi, bir insanın avukatları, ailesi ile görüşmesini engellemek ve tamamen dünyayla bütün iletişimini kesmek insan hakları ihlalidir. Bu işkence tanımının kendisidir. Kendisinin şu an iyi olup olmadığını, hasta olup olmadığını, ne düşündüğünü, ne söylemek istediğini hatta hayatta olup olmadığını öğrenebileceğimiz bir kaynak yok. Bu açık şekilde insan hakları ihlalidir. Bakanlık kesinlikle yalan söylüyor “diye konuştu.

Castel, Bakanlığın dediği gibi İmralı’da bir sorun yoksa avukatları, ailesi ya da uluslar arası heyetlerin gidip yerinden Öcalan’ı yerinden görmesini talep etti.

CPT raporunu açıklamalı

Avrupa Konseyi üyesi olarak yapabileceği ilk girişimin ise CPT’nin 2022 Eylül ayında İmralı’ya yaptığını duyurduğu ziyarete dair soru sormak ve raporun akıbetiyle ilgili tartışma ortaya atmak olduğuna dikkat çeken Castel, raporun eninde sonunda yayınlanacağını düşündüğünü, CPT’nin de İnsan Hakları Komitesi’ne bağlı bir kurum olduğunu bu durumu tartışma açacağını söyledi.

Avrupa ihlallere göz yumuyor

Uluslararası mekanizmaların Abdullah Öcalan üzerindeki mutlak iletişimsizlik karşındaki “sessizliğini” neden sürdürmeye devam ettirdiğine dikkat çeken Castel, “Avrupa’nın genel bu konudaki tavrı Türkiye’yi kendine yandaş olarak görmekten yana. Dolayısıyla tecrit ile ilgili ve diğer insan hakları ihlallerine göz yumma, tolere etme gibi bir politika söz konusu. Özellikle Öcalan’ın tecritte olması Erdoğan’ın politikalarını ve zayıflığını ifade ediyor” dedi.

Öcalan’ı tecritte tutmak Erdoğan’ın zayıflığı

Öcalan’ı serbest bırakmadığınız sürece bir barıştan, demokratik çözümden söz edilemeyeceğinin altını çizen Castel, “Onu tecritte tutmak Erdoğan’ın zayıflığı. Cesur, güçlü olan davranış Öcalan’ın serbest bırakılması ve bu tartışmaların demokratik bir ortamda sürdürülmesidir. Öcalan sonuçta Kürt hareketinin lideri, Kürt halkı için çok önemli bir simge. Biz de bir sonraki hafta Avrupa Konseyi toplantısında bu sorunları dillendirmeye çalışacağız ve basın açıklamaları yapacağız. Asıl çözüm diyalogda, Öcalan’ın serbest bırakılması, cesur bir biçimde bu sorunla yüzleşmekte ve demokratik bir şekilde barış sürecini başlatmakta” diye konuştu.

Haber: Marta Sönek/Jinnews

#Laura #Castel #Bakanlık #yalan #söylüyor

Aydın’da AKP oyları YSK tutanaklarına fazla yazıldı

Aydın Efeler ilçesindeki 4 sandıkta ıslak imzalı tutanaklarla AKP oyları YSK tutanaklarına daha fazla yazıldı

Aydın’ın Efeler ilçesinde ıslak imzalı tutanaklar ile Yüksek Seçim Kurulu (YSK) sistemine girilen tutanaklar arasında farklılıklar yaşandı. Efeler ilçesinde 2306 numaralı sandıkta ıslak imzalı tutanağa göre Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) 153, Vatan Partisi 283, Memleket Partisi 126 oy almışken, YSK sisteminde ise 102 oy AKP, 125 Yeşil Sol Parti, 17 CHP, 7 MHP şeklinde dağıtılmış durumda. Öte yandan ıslak imzalı tutanakta Yeşil Sol Parti görevlisinin imzası bulunurken, YSK tutanağında imzası bulunmuyor.

1291 nolu sandıkta ise ıslak imzalı tutanağa göre 133 CHP, 47 AKP, 42 MHP, 55 İyi Parti oy alırken, Yeşil Sol Parti’ye hiç oy çıkmamış görünüyor. Ancak YSK tutanağına göre 133 CHP, 47 AKP, 36 MHP, 55 İyi Parti, 6 oy Yeşil Sol Parti almış görünüyor.

2281 nolu sandıkta da ıslak imzalı tutanakta 63 AKP, 32 MHP, 20 Yeşil Sol Parti, 143 CHP, 63 oy İyi Parti alırken, YSK tutanağına göre diğer partiler aynıyken CHP oyları 143 yerine 140 olarak girilmiş.

HDP 2018 seçimlerinde ilçede 18 bin 29 oy alırken, bu dönem 14 bin 667 oy aldı.

İtirazlar edildi

Yeşil Sol Parti, Aydın’da Cumhurbaşkanlığı için kullanılan 16 bin 60, milletvekilliği için kullanılan 20 bin 253 oyun geçersiz sayılmasına karşı dün itiraz etti. İl Seçim Kurulu’na başvuran Yeşil Sol Parti, seçmenlerin yoğun olduğu Koçarlı, İncirliova, ve Köşk ilçesinde oyların yeniden sayılmasını istedi.

Aydın’da CHP 4’üncü milletvekilini yaklaşık 70 bin oy ile çıkardı.

AYDIN

#Aydında #AKP #oyları #YSK #tutanaklarına #fazla #yazıldı

Bir kızını devlet, bir kızı ile üç torununu ise bir erkek katletti

3 kızı ile birlikte evli olduğu Hasan Karaaslan tarafından katledilen Leyla Karaaslan’ı dosyası 9 aydır hazırlanmadı. Duruma tepki gösteren Leyla Karaaslan’ı annesi Bedia Tek, ‘Ben kızlarımın ve torunlarımın katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum’ dedi

Şirnex’in (Şırnak) Hezex (İdil) ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de evli olduğu Hasan Karaaslan’ın yıllarca sistematik şiddetine maruz kalan Leyla Karaaslan ile kızları 17 yaşindaki Derya , 16 yaşındaki Melek ve 13 yaşındaki Şerife, 24 Ağustos 2022’de uykuda olduğu sırada katledildi. İdil Emniyet Müdürlüğü’ne giderek teslim olan fail, “Kasten eşini ve çocukları öldürmek” suçundan tutuklanarak Şırnak T Tipi Cezaevi’ne gönderildi. Karaaslan savcılığa verdiği ifadesinde “bipolar” hastalığı olduğunu iddia etti.

9 aydır iddianame yok

Fail Karaaslan’ın, tutuklanmasından sonra “bipolar” hastalığına dair Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürülerek rapor verildiği belirtildi. Ancak 9 ay geçmesine rağmen fail hakkında iddianame hazırlanmadı.

Kaymak yönlendirdi

Ayrıca, katledilen Leyla Karaaslan ve çocuklarının avukatının olmadığı öğrenilirken, Leyla Karaaslan’ın ailesinin hukuki yardım talebiyle başvurduğu kaymakamın, “İşlediği suç belli olduğu için avukata ihtiyaç yok” dediği ileri sürüldü. Kaymakamın bu söylemi üzerine ailenin avukat tutmadığı belirtildi.

Evden dışarı çıkarmıyordu

Leyla Karaaslan’ın annesi Bedia Tek yaşananlara tepki göstererek, “Kızım gün yüzü görmedi. Her gün işkenceyi görüyordu. Kızımı çırılçıplak soyup betonun üzerinde oturtuyordu. Kendisi de elinde tüfeğiyle başında duruyordu. Kızlarının komşularına gitmesine bile izin vermiyordu. Ben bunları bilmiyordum, bana anlatmıyordu, kardeşlerine anlatmış. Bu insanın en ağır şekilde cezalandırılmasını ve ömür boyu dört duvar arasında kalmasını istiyorum” dedi.

Kaymakam avukat tutmayın dedi

Hukuki destek talebinde bulundukları kaymakamın avukat ihtiyacının olmadığını söylediğini aktaran Tek, “Kaymakam bize, ‘İhtiyaç olduğunda avukat tutarsınız’ dedi. Bizde ona, ‘Sen bu dava ile ilgilenmiyorsun ne şahsı mahkemeye getiriyorsunuz ne de yargılıyorsunuz, biz avukat tutacağız’ dedik. Ama ‘tutmayın’ dedi. Kaymakam bize failin rapor için İstanbul’a götürüldüğünü söyledi. Bize, ‘Raporu çıkmış ve şizofreni değil’ dedi. Bu şahsın en ağır şekilde cezalandırılması istiyorum” dedi.

Bir kızını da devlet vurdu

Tek, 1990’lı yıllarda 15 yaşındaki kızının da askerler tarafından açılan ateş sonucunda katledildiği bilgisini paylaşarak, “Kızımın belinde kesk û sor û zer kuşağı olduğu için evimize baskın yapan askerler, ‘onu kaldırın, yok edin’ tehdidinde bulundu. Bir şey yapmadılar ama o günün akşamında kızım evin damındayken vuruldu. Kızım ağır yaralanmıştı. Ben Cizîr’de alışveriş yapmak için gitmiştim. Hastanede yaşamını yitirdi. Ben kızlarımın ve torunlarımın katillerinin en ağır şekilde cezalandırılmalarını istiyorum” diye konuştu.

Haber: Zeynep Durgut / MA

 

#Bir #kızını #devlet #bir #kızı #ile #üç #torununu #ise #bir #erkek #katletti

YSK’ya itirazlar için bugün son gün

14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimlerine ilişkin sandık kurullarının karar ve tutanaklarına karşı itiraz süresi bugün son buluyor

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) seçim takvimine göre, sandık kurullarının kararları ve tutanaklarına karşı sırasıyla ilçe seçim, il seçim ve en son da YSK’ya itiraz hakkı bulunuyor. Tutanaklara karşı seçimin ertesi günü itirazlar yapıldı ve ilçe seçim kurulları bu konulardaki kararlarını verdi.

İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı il seçim kuruluna dün saat 17.00’ye kadar itiraz edildi. Bu itirazlara karşı il seçim kurullarınca saat 23.59’a kadar karar verildi. İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı YSK’ya bugün saat 17.00’ye kadar itirazda bulunulabilecek.

YSK, il seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itirazları karara bağlayacak. Tüm itiraz süreçlerinin ardından YSK, kesin seçim sonuçlarını ilan edecek.

ANKARA

 

#YSKya #itirazlar #için #bugün #son #gün

EHP Genel Başkanı Öztürk: Mutlaka sandığa gitmeliyiz

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasını değerlendiren EHP Genel Başkanı Hakan Öztürk ‘Tekrar bütün yurttaşlarımızı oy vermeye sevk etmeliyiz’ dedi

Cumhurbaşkanlığı için 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde Cumhur İttifakı adayı Tayyip Erdoğan yüzde 49,51, Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 44,88, Ata İttifakı adayı Sinan Oğan yüzde 5,7 oy aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yüzde 50 artı 1 oy oranının elde edilmemesi üzerine seçimler ikinci tura kaldı. Seçmen, 28 Mayıs’ta bir kez daha sandık başına giderek, ikinci tura kalan Erdoğan ile Kılıçdaroğlu arasında oylama yapacak.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul Milletvekili seçilen Emek ve Özgürlük İttifakı’nda yer alan Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk ve Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, ikinci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dair Mezoporamya Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Mutlaka sandığa gitmeliyiz

31 Mart 2019’da İstanbul seçimlerinin yenilenmesini hatırlatan Öztürk, İstanbul seçimleri tekrarlandığında, daha önce seçimlere gitmeyen seçmenlerin sandığa gittiğini, farkın 800 bine çıktığını söyledi. Bütün yurttaşları tekrar oy vermeye sevk etmenin önemli olduğunu söyleyen Öztürk, “Ortaya çıkan sonuçtan kaynaklı ümitsiz olmamalıyız. Ümitsizliği bir kenara bırakmak gerekir” diye konuştu.

Demokratikleşmenin işaret fişeği

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki seçimlerde büyük bir farkla kazandığını belirten Öztürk, bu seçimlerde ikinci tura kalmasının büyük bir işaret olduğunu ve Türkiye’nin demokratikleşme çabasının işaret fişeğinin yakıldığını, seçimi ikinci turda kazanacaklarının altını çizidi.

Birbirimizin Hızır’ı olacağız

Yeşil Sol Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat ise, seçimlerde birçok usulsüzlüğün yaşandığını, partisinin aldığı oyların başka partilere yazıldığını belirterek, yılgınlığın kesinlikle olmasını, hatalardan ders çıkarak daha fazla çalışılması gerektiğini söyledi.

Demokratik Cumhuriyetin inşası için kararlı mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayan Fırat, “Yeşil Sol Parti seçmeni güçlüdür. Bir birimizin Hızır’ı olacağız ve bu süreci bu şekilde atlatacağız” dedi.

Kaynak/MA

 

 

#EHP #Genel #Başkanı #Öztürk #Mutlaka #sandığa #gitmeliyiz

İran’da idamlar yeni bir isyan dalgası yaratabilir

Mehdi Hashemi İran’da yaşanan idamların insanların yeniden sokaklara çıkacağını , üçüncü, dördüncü ayaklanma dalgalarının olabileceğini söyledi

İran’da 16 Eylül 2022’de Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından “Jin jiyan azadî” sloganı ile Rojhilat’ta başlayan isyan, dört bir yana yayılarak devam ediyor. İsyanı durduramayan İran rejimi, Kürtlere, Araplara ve Beluçlara baskılarını sürdürüyor. Büyüyen isyana karşı halkları tutuklayan İran rejimi, çok sayıda kişi idam edildi. Rejimin baskı ve saldırılarına karşı alanları terk etmeyen halklar, şeriat düzeninin son bulması taleplerini haykırmaya devam ediyor.

Mezopotamya Ajansı’ndan Berivan Kutlu’ya konuşan ve yıllardır  İran’ın Ahvaz kentinde mücadele eden aktivist Mehdi Hashemi, her yıl en az 800 kişinin rejim tarafından idam edildiğini belirterek, baskıların artarak devam ettiğini söyledi. Halkın politik nedenlerle idam edildiğini ifade eden Hashemi, İsveç ve İran vatandaşı olan, 2020 yılında Türkiye’ye gelmesiyle İran’a kaçırıldıktan sonra İran’a getirilerek idam edilen Habib Farajullah Chaab’ı hatırlattı. Hashami, “İdam edilenlerin çoğu Kurdistan’da, Belucistan’da ve Ahvaz’da halklarının haklarını savunuyorlar. Bu infazlar siyasidir” dedi.

İdamlar edenler isyana katılanlar

İdamların Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan isyanla bağlantılı olduğunu işaret eden Hashemi, “Jîna isyanında en az 310 kişi idam edildi. İdam edilenler Kürtler, Araplar ve Beluclar’dı. Rejim özellikle bu halkları idam ediyor, çünkü onlar muhalifler. Şu an eylemler farklı boyutlarda devam etse de bir sakinlik söz konusu. Ülkede yeni bir ayaklanma dalgasını bekliyoruz. İran’da insanlar yeniden sokaklara çıkacak, üçüncü, dördüncü ayaklanma dalgaları olacak ve ayaklanma devam edecek. İnsanlar evlerinde oturmayacak. Ekonomik, siyasi, siyasi, kültürel olarak durum insanlar için çok zor ve birikmiş pek çok sorun var ve insanlar bu konuda sakin olamıyor” diye konuştu.

 İyi bir gelecek umut ediyoruz

Halkların ortak mücadelesinin önemine vurgu yapan Hashemi, “Hepimiz kendi alanlarının yönetimine siyasi olarak katkıda bulunma hakkı olmayan insanlarız. Bizim kendi kaderimizi tayin hakkımız, etnik olarak haklarımız yok. Tüm bu insanların birlikte işbirliği yapacağına inanıyorum. Kürtler arasındaki bu işbirliğinin İran’daki diğer halklara karşı değerli olduğunu görüyoruz. İran’da Fars olmayan ulusların ülke üzerinde hak ve şahsi hakimiyet kazandıkları bir gelecek umuyoruz. Bu hakimiyetten kurtulmayı ve biraz daha iyi bir gelecek umut ediyoruz. Dünya ülkelerinin 400 yıl önce baskı altına aldığı milletlerimizin kral ya da molla yönetimi altında kalmadan yaşamasını umuyoruz. Molla da kral da merkeziyetçi rejimlerdir, her ikisi de milletlerimize karşıdır. İki sistemde kültürümüzü, politik duruşumuzu, ekonomik sistemimizi yasaklıyor” diye belirtti.

 DIŞ HABERLER

 

#İranda #idamlar #yeni #bir #isyan #dalgası #yaratabilir

İstanbul’da zincirleme kaza: 3 kişi yaralı

Maltepe D-100 Karayolu’nda 12 araçlık zincirleme kaza meydana geldi. kazada 3 kişi yaralandı

Maltepe, D-100 Karayolu’nda yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda 12 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası meydana geldi. Kazada, 3 kişi yaralandı.

ece saat 02.30 sıralarında D-100 Karayolu Ankara istikametinde meydana geldi. İddiaya göre, yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği bir otomobil önünde seyir halindeki başka bir otomobile çarptı.

Bu sırada arkadan gelen 10 araç daha duramayarak bir birine çarptı. Meydana gelen zincirleme kazada 3 sürücü yaralandı. Haber verilmesi üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Kaza nedeniyle D-100 Karayolu Ankara istikameti tamamen trafiğe kapandı.

İSTANBUL

#İstanbulda #zincirleme #kaza #kişi #yaralı