Ana Sayfa Blog Sayfa 451

Gazetecilerin yargılandığı dava başladı: Kürdüm, kadınım, gazeteciyim

29 Ekim’de 9’u tutuklanan toplamda 11 gazetecinin yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim 2022’de gözaltına alındıktan sonra 29 Ekim’de tutuklanan gazetecilerin yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.

Mezopotamya Ajansı (MA) Yazıişleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın ve Selman Güzelyüz, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile tutuksuz yargılanan MA muhabiri Zemo Ağgöz ve bir süre MA Ankara bürosunda stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan hakkında açılan dava Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Tutuklu 10 gazetecinin katıldığı duruşmayı, gazeteci Hüseyin Aykol, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) Özgür Öğret, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Yöneticisi Cuma Daş, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Ankara Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi temsilcilerinin yanı sıra ve çok sayıda kişi izliyor.

Kürtçe savunma yapacaklar

Gazeteciler Öznur Değer ve Emrullah Acar, Kürtçe savunma yapacağı öğrenilen duruşmada. İlk olarak Değer söz aldı.

Kürdüm, kadınım, gazeteciyim

Kendilerine gösterilene gösterilen dayanışmaya teşekkür eden Değer, “Ben kadınım, Kürdüm ve gazeteciyim. Bu üç kimliğimden dolayı buradayım. Birçok yerde gazetecilik yaptım” dedi. Hakim, Değer’in sözünü keserek, “Türkçe biliyor musun” diye sordu. Öznur, Kürtçe cevap verince, hakim, “kendini daha mı iyi ifade ediyorsun Kürtçede ” dedi. Bunun üzerine Değer savunmasına Kürtçe devam etti.

Değer, “Yaptığım kürtaj haberleri ile Ape Musa Anter Ödülü’nü de aldım. Gazetecilik sadece haber yazmak değildir, yaşamın ta kendisidir. Gazetecilik bir sorgulama eylemidir. Kendini, toplumu, yaşamın tamamını sorgulamaktır. 2016’dan bugüne en çok demokrasiyi özledik. (Mahkeme heyetine seslenip) eminim ki siz de en çok demokrasiyi özlediniz” dedi.

Ezilenlerin sesi olduk

Değer, “Ezilen halkların, kadınların, çocukların sesi duyulmuyor. Seslerini duyurmak için gazeteci oldum, bu benim için vicdani bir ödevdir ve ilkedir. Çocuklar vakıflarda, yurtlarda istismara uğruyorlar. H.K.G. davasını hepiniz biliyorsunuzdur. Ufacık çocuklara tecavüz edildi” dedi.

Araya giren hakim, “Neden gazetecilik yaptığınızla itham edilmiyorsunuz. Jin Haber ajansı PKK/KCK yapılanması içerisinde. Sözü buraya getirelim. İdealleriniz olabilir ama çalıştığınız kuruma gelelim. Jin Haber Ajansı’nın PKK/KCK ile alakası var mı, onu söyleyin” dedi.

Değer ise, “Tam da kadınlara çocuklara yapılanlardan dolayı Jin News’ta çalışıyorum” dedi.

ANKARA

#Gazetecilerin #yargılandığı #dava #başladı #Kürdüm #kadınım #gazeteciyim

YSK 2. tur için oy pusulasını paylaştı

28 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinin oy pusulası paylaşıldı

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, dün yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hiçbir adayın seçilme yeterliliği kazanamadığını, daha önceden ilan edilen takvime göre, 28 Mayıs 2023 Pazar günü ikinci tur seçimlerinin yapılmasına karar verildiğini açıkladı.

Buna göre 28 Mayıs’ta düzenlenecek seçimlerde oy pusulası yeniden basılacak. Oy pusulalarında ikinci tura kalan Kemal Kılıçdaroğlu ve Tayyip Erdoğan yer alacak.

ANKARA

#YSK #tur #için #pusulasını #paylaştı

Twitter: Erişim kısıtlamalarını bant daraltma tehdidi nedeniyle uyguladık

Twitter, seçim öncesi 4 hesap ve 409 tweete getirdiği erişim engeliyle ilgili açıklama yaprak belge yayımladı

14 Mayıs seçimleri öncesi Türkiye’den bazı hesaplara erişim engeli getiren Twitter, konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yaptı.

Açıklamada, Twitter’a yönelik bant daraltılması konusunda “tehdit” olarak gördükleri bir uyarı aldıklarını ve platformun seçim süresince kullanılabilmesi için bazı hesaplara erişim kısıtlaması işlemi uyguladıklarını belirtildi.

İngilizce ve Türkçe paylaşılan açıklamada Twitter, hafta boyunca hükümetle müzakere halinde olduklarını ve birkaç uyarının ardından “bant daraltma” tehdidi nedeniyle 4 hesap ve 409 tweete erişim engeli getirdiklerini vurguladı.

Twitter’ın açıklaması şu şekilde:

“Bugün Türkiye politikamızla ilgili bir bilgilendirme yapmak istiyoruz.

Geçen hafta boyunca Türk Hükümeti ile müzakere halindeydik ve bize Twitter’ın mevcut mahkeme kararlarının tamamına uymayan tek sosyal medya kuruluşu olduğunu belirttiler.

Bu tür birkaç uyarıdan sonra, Twitter’a yönelik bant daraltılması konusunda son bir tehdit olduğuna inandığımız bir uyarı aldık ve bu nedenle Twitter’ı hafta sonunda yapılan seçim süresince kullanılabilir durumda tutmak için 4 hesaba ve 409 Tweete erişim engelleme işlemi uyguladık.

İfade özgürlüğü ile ilgili endişelerimizi doğrudan yetkililere ilettik.

Tüm taleplerde yaptığımız gibi burada da mahkeme kararlarına itiraz etmeye devam edeceğiz, ancak oy verme işleminin hemen öncesinde başvurulabilecek başka bir yasal yol yoktu.

Şu ana kadar erişim kısıtlamalarına konu içerik ile ilgili Twitter aleyhine beş mahkeme kararı düzenlenmiştir ve biz bunlardan dört tanesine itiraz ettik. İtirazlarımızdan biri reddedilirken, diğer üç mahkeme kararı halen ilgili mahkemeler tarafından incelenmektedir. Beşinci mahkeme kararına yarın itiraz edeceğiz.

Aşağıda erişim engelleme işlemleriyle ilgili verilen mahkeme kararlarının ve düzenleyici kurum yazışmalarının bir kopyasını yayınlıyoruz.”

İSTANBUL

#Twitter #Erişim #kısıtlamalarını #bant #daraltma #tehdidi #nedeniyle #uyguladık

Bismîl’de Yeşil Sol Parti’nin 233 oyu MHP’ye yazıldı

Yeşil Sol Parti’nin 233 oyu, MHP’ye yazılmasına itiraz edeceklerini belirten HDP Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, bir çok sandıkta benzer durumun yaşandığını söyledi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Amed’in Bismîl ilçesinde bulunan Esma Ocak İlkokulu’ndaki 1234 Nolu sandıkta geçerli oylardan 233’ünü alarak, sandıktan birinci parti çıktı. 279 seçmenin oy kullandığı söz konusu sandıkta, Hak ve Özgürlükler Partisi’ne, Türkiye Komünist Hareketi’ne, Yeniden Refah Partisi’ne, Güç Birliği Partisi’ne ve Sol Parti’ye birer oy; İYİ Parti’ye 2 oy; Büyük Birlik Partisi’ne 3 oy; Cumhuriyet Halk Partisi’ne 4 oy; AKP’ye 20 oy; Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne 233 oy çıktı. Milliyetçi Hareket Partisi’ne hiç oyun çıkmadığı sandıkta 12 oy ise geçersiz sayıldı. Oylar, ıslak imzayla tutanak altına alındı.

Ancak Yüksek Seçim Kurulu (YSK) veri sisteminde, Yeşil Sol Parti’nin 233 oyu, o sandıktan hiç oy alamayan MHP’nin hanesine yazıldı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, konuya dair şu açıklamayı yaptı: “Bu şekilde MHP’ye oy kaydıran epeyce sandık var, tüm ıslak imzalı tutanaklar ile YSK veri sistemine kayıtlı tutanaklar karşılaştırıldı ve bugün itirazlar yapılacak.”

AMED

#Bismîlde #Yeşil #Sol #Partinin #oyu #MHPye #yazıldı

Şengal Aşiret Liderleri Birliği’nden KDP ve Tahsin Beg’e tepki açıklaması

Şengal Aşiret Liderleri Birliği, Hazim Tahsin Beg’i Êzidilerin miri olarak görmediklerini söyleyerek KDP’nin Şengal üzerindeki planlarına tepki gösterdiler

KDP, 9 Ekim Anlaşmasının uygulanması için harekete geçti. KDP, Irak Başbakanı Sudani’nin yeni planları Êzidilerin miri Hazim Tahsin Beg aracılığıyla uygulaması için harekete geçmiş durumda. Şengal Aşiret Liderleri Birliği KDP’nin planlarına ilişkin bir açıklama yaptı. Şengal’de yapılan açıklama Dexil Mirad tarafından okundu.

‘KDP’nin Şengal’e müdahale etme planı’

Dexil Mirad, KDP’nin Şengal’e Êzidilerin miri üzerinden müdahale etmeyi planladığını belirterek  “Son dönemlerde Şengal’de karışıklık çıkarmak için Şengal’deki bileşenler arasında fitne planları yapmaya başladılar. Şengal’deki birlikte yaşamı bozmak istesediler. Ancak herkes Êzidilerin hiçbir dina karşı olmadığını iyi biliyor” dedi.

‘KDP, Şengal’deki planların ortaya çıkmasını istemiyor’

Mirad, “KDP, Irak Başbakanı’nın Şengal’e yapacağı ziyarette yaptıkları bazı planların açığa çıkacağını bildiği için, Hazim Tahsin Beg’i Êzidilerin miri olarak devreye sokarak yalan sözlerle Başbakan’ın ziyaretini engelledi” diye belirtti.

‘Hazim’ı mir olarak kabul etmiyoruz’

Mirad, “Bizler Hazim Tahsin Beg’e artık halkımızın ve Êzidilerin adına konuşmaması çağrısında bulunuyoruz. Bazı siyasi tarafların çıkarları için hareket eden Hazim artık mir olarak kabul edilmiyor” dedi.

DIŞ HABERLER

#Şengal #Aşiret #Liderleri #Birliğinden #KDP #Tahsin #Bege #tepki #açıklaması

Gazetecilerin yargılandığı dava başladı

29 Ekim’de 9’u tutuklanan toplamda 11 gazetecinin yargılandığı davanın ilk duruşması Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Ekim 2022’de gözaltına alındıktan sonra 29 Ekim’de tutuklanan gazetecilerin yargılandığı davanın ilk duruşması başladı.

Mezopotamya Ajansı (MA) Yazıişleri Müdürü Diren Yurtsever, MA muhabirleri Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Deniz Nazlım, Emrullah Acar, Hakan Yalçın ve Selman Güzelyüz, JINNEWS muhabirleri Habibe Eren ve Öznur Değer ile tutuksuz yargılanan MA muhabiri Zemo Ağgöz ve bir süre MA Ankara bürosunda stajyer olarak çalışan Mehmet Günhan hakkında açılan dava Ankara 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Tutuklu 10 gazetecinin katıldığı duruşmayı, gazeteci Hüseyin Aykol, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, Gazetecileri Koruma Komitesi’nden (CPJ) Özgür Öğret, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Yöneticisi Cuma Daş, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş, DİSK Basın-İş Ankara Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Ankara Şubesi ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi temsilcilerinin yanı sıra ve çok sayıda kişi izliyor.

Duruşma iddianamenin okunmasıyla devam ediyor.

ANKARA

#Gazetecilerin #yargılandığı #dava #başladı

Silawi: İdama rağmen özgürlükte ısrarcıyız

İran rejiminin ‘özerlik ve özgürlük isteyen halklar üzerinde şiddetini giderek arttırdığını’ belirten aktivist Şeyma Silawi, baskıya, idama ve işkenceye rağmen halkların özgürlük talebinde ısrarcı olduğunu söyledi

İran rejimi, Jîna Emînî’nin katledilmesinin ardından başlayan direnişten sonra siyasi idamları daha arttırdı. Sadece 2023 yılının ilk 4 ayında en az 199 kişi idam edildi. İdam edilenlerin büyük çoğunluğu ise özgürlük ve özerklik talebi bulunan Kürtler, Beluciler oldu. Kürtler, Beluciler ve Araplar hakları gibi özgürlük isteyen yurttaşların üzerindeki baskı korkunç düzeylere ulaştı. Geçen hafta İran hapishanelerinde her 12 saatte bir Beluci vatandaş idam edildi. BM İran İşleri Özel Raportörü’nün raporuna göre, İran’da idam edilen siyasi aktivistlerin yüzde 50’si Kürt. İnsan hakları aktivisti Şeyla Silawi, bu baskı ve korku iklimini Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.

İran idam rejimi üzerine inşa edildi

10 yıldır gönüllü olarak Ahvaz İnsan hakları örgütünde çalışan Şeyma Silawi’nin babası Yusuf Silawi 10 yıl önce rejim güçleri tarafından kaçırıldı ve aile o günden beri kendisinden haber alamıyor. Babasının kaçırılmasıyla birlikte insan hakları alanına yönelen Silawi’nin hedefleri arasında siyasi idamları durdurmak da yer alıyor. İran rejimin idam üzerinden inşa edildiğini belirten Silawi, rejimin kendisi dışındaki tüm siyasi, kültürel, dil çalışmalarını suç olarak gördüğünü, 1980’lı başlayarak günümüze gelen grup halinde yapılan idamlar, sonrasında bulunan toplu mezarlar bu durumu gösterdiğini söyledi.

İsveç tek adım atmadı

En son idam edildiği açıklanan Arapların çoğunlukta bulunduğu Huzistan eyaletinin özerkliği talebiyle 1999 yılında kurulan Haraketü’n-Nidal el-Arabiyye Li Tahriri’l-Ahvaz (Ahvaz’ın Kurtuluşu için Arap Mücadelesi Hareketi)  lideri Habib Farajullah Chaab’ı hatırlatan Silawi, “Türkiye’den kaçırıldı, işkencelere uğradı, işkenceyle itiraf alındı. Tüm bu süreç boyunca kendisine avukat dahi verilmedi ve idam edildi. Tüm bu süreç yasal değildi, avukat bile verilmeden işkenceyle yürütülen bir süreç oldu. Bu idamdan sadece İran değil İsveç de sorumludur çünkü Chaab aynı zamanda İsveç vatandaşıydı. İsveç Chaab’a yönelik tek bir adım atmadı” ifadelerini kullandı.

Rejim asimile etmeyi amaçlıyor

İran Devleti’nin idamlarla halka mesaj verdiğini söyleyen Silawi, İran idamlarla Kürtleri, Belucileri ve Araplari baskı ve saldırılarla korkutarak hak taleplerini bastırdığını söyledi. Bu bölgelerin özerklik istediğini söyleyen Silawi, “rejim bu yüzden bu bölgeleri sindirmeyi ve asimile etmeyi amaçlıyor” dedi.

Rejim Kürt hareketini durduramadı

Rejimin tüm baskı ve yok etme politikalarına karşı halkların hala direndiğini hatırlatan Silawi, “Rejim halkları idam ederek sorunu çözeceğini sanıyor fakat halklar daha fazla örgütleniyor, birleşiyor. Bu politika sorunların daha derinleşmesine sebep oluyor sadece. İdamlar artıkça adalet arayan insan sayısı artıyor. Pehlevi döneminden bu yana adalet, eşitlik, özgürlük isteyen binlerce Kürt idam edildi fakat yine de Kürtler direnmeye, taleplerini dile getirmeye devam ediyor. Rejim, Kürt hareketini durduramadı, bütün dünya Kürt hareketinin özgürlük talebine, direnişine şahit oldu” diye konuştu.

Daha fazla desteğe ihtiyaç var

Özgürlük talebi olan hakların şiddet dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirten Silawi, İran’da mazlum milletlerin son yıllarda başta Kürdistan olmak üzere peş peşe düzenlenen protesto ve grevler ve Ahvaz’daki protestolarla seslerini uluslararası topluma büyük ölçüde yükselttiklerini ancak haktan yana durabilmeleri için daha fazla desteğe ihtiyaçları olduğuna dikkat çekti.

Binlerce kişi idam riski ile karşı karşıya

Cezaevlerinde bulunan binlerce kişinin hala idamla yargılandığı ve yüzlercesinin de idam cezası aldığını söyleyen Silawi, “Bütün idam mahkumlarının gözü diğer halklarda. Bunun için herkes elinden geleni yapmalı. Bütün dünya elini vicdanına koymalı. İslam devleti yalan söyleyerek dayanışmayı önlemek istiyor. Rejim, idam haberlerinin basına yansımaması için elinden geleni yapıyor çünkü bu bilgiler yayıldığında kendisine karşı direnişin örgütleneceğini biliyor. Rejim bu yüzden, idam edilenlerin ailelerinin basına konuşmaması için baskı yapıyor. Öldürülen her bir insan için rejime hesap ödetmek zorundayız” ifadelerini kullandı.

Vatanımız yaşayacaktır

Özgürlüğe kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Silawi, “Mahmut Derviş’in bir sözü var; Neron öldü ama Roma yaşıyor. Biz de diyoruz ki Neron eninde sonunda ölecektir fakat vatanımız yaşayacaktır” dedi.

Haber: MA / Berivan Kutlu

 

#Silawi #İdama #rağmen #özgürlükte #ısrarcıyız

Uluslararası Af Örgütü: 2022’de en az 900 kişi idam edildi

Uluslararası Af Örgütü’nün 2022 yılına dair hazırladığı rapora göre, 20 ülkede en az 900’e yakın kişi idam edildi

Uluslararası Af Örgütü 2022 yılında yaşanan idamlara dair rapor hazırladı. Yapılan açıklamada, “2022’de kaydedilen infazların sayısı, bu rekorun arkasındaki temel ülkeler olan Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da son beş yılın en yüksek seviyesine ulaştı” dedi. Af Örgütü’ne göre 2022’de 20 ülkede en az 883 kişi idam edildi. Bir önceki yıla göre yüzde 53’lük bir artış var.

Ölüm cezalarında artış

Raporda, geçen yıl Çin’de de muhtemelen binlerce kişi idam edildiğini belirtirken, hesaplamada buna yer verilmedi. Yine idamlardaki artışın 2021’de 520’den 2022’de 825’e çıktığı Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden kaynaklandığı kaydedildi.

Bir günde 85 idam

İran’daki idamlar ise 2021’de 314’den 2022’de 576’ya yükselirken, Suudi Arabistan’da üçe katlanarak 65’ten son 30 yılın en yüksek seviyesi olan 196’ya çıktı. Rapora göre, Suudi Arabistan’da bir günde 81 kişi idam edildi. Af Örgütü İran için ise, “Halk ayaklanmasına son vermek için çaresiz bir girişimle, yalnızca gösteri yapma hakkını kullanan insanların canına kıyan” denildi.

Bilgi verilmiyor

Uluslararası Af Örgütü, 2022’de dünya çapındaki toplam idamsayısının gerçekte daha yüksek olduğunu belirtirken, “İdam cezasına başvurulmasıyla ilgili gizlilik, Çin, Kuzey Kore ve Vietnam gibi birçok ülkede ölüm cezasının doğru bir şekilde değerlendirilmesini hâlâ engelliyor” dedi. Uluslararası Af Örgütü, “Çin’de idam edilenlerin kesin sayısı bilinmemekle birlikte, bu ülke açıkça en çok idamın gerçekleştiği ülkeler arasında ilk sıralarda yer almaya devam etti” diye ekliyor

İdam cezasını kaldırılan ülkeler

Raporda, 6 ülke 2022’de ölüm cezasını tamamen veya kısmen kaldırdığo bilgisi de verildi. Buna göre, Kazakistan, Papua Yeni Gine, Sierra Leone ve Orta Afrika Cumhuriyeti’nde idamı kaldırırken, Ekvator Ginesi ve Zambiya yalnızca adli suçlar için kaldırıldı.

HABER MERKEZİ

 

#Uluslararası #Örgütü #2022de #kişi #idam #edildi

Colemêrg’te irade gaspına karşı ‘demokrasi’ nöbeti

AKP Colemêrg milletvekili adayı Abdulmuttalip Özbek ve kent valisinin özel görüşme yapması ardından dün akşam Yeşil Sol Parti Colemêrg İl Örgütü, oyların bloke edilme ve çalınma iddialarına karşı ‘demokrasi’ nöbeti başlattı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil SOl Parti), resmi olmayan seçim sonuçlarına göre milletvekilliği seçimlerinde Yeşil Sol Parti, 95 bin 200 oyla (yüzde 64,05) 3 te 3 yaparak Vezir Parlak, Öznur Bartın ve Onur Düşünmez kentin yeni milletvekilleri oldu. Kentte, AKP, 29 bin 357 oyla yüzde 19,75;, CHP, 9 bin 915 oyla yüzde 6,67 aldı. AKP’nin kentte vekil çıkarabilmesi için 2 bin 900 oy farkını kapatması gerekiyor. Yeşil Sol Parti Colemêrg İl Örgütü, AKP adayının kent valisiyle yaptığı özel görüşme ardından ortaya çıkan iddialara ilişkin “demokrasi” nöbeti başlattığını duyurdu.

Demokrasi nöbeti

HDP Colemêrg İl Örgtü binasında Yeşil Sol Parti seçilmiş Colemêrg milletvekili Vezir Parlak, HDP, DBP ve Yeşil Sol Parti il ve ilçe örgütlerinin katılımıyla yapılan basın açıklamasında konuşan Parlak, AKP’nin il seçim kurulunda bulunan Yeşil Sol Parti’ye ait oy torbalarındaki Yeşil Sol Parti’nin yüksek oy aldığı yerlerdeki oy pusulalarına farklı mühürler basarak geçersiz hale getirmeye çalıştığı ve oyların değiştirilme iddialarına ilişkin demokrasi nöbeti başlattıklarını vurguladı.

Nöbete katılım çağrısı

AKP’nin sandık kurul üyelerinin blok oy kullanıldıysa bunu tutanak altına almadığını soran Parlak, iktidarın irade gaspına ne olursa olsun izin vermeyeceklerini söyledi.
Oy kullanma esnasında hatalar yapıldığına dair çok sayıda ortaya atılan iddialar halkın iradesine dönük bir müdahaleyi doğruladığını söyleyen Parlak, halkı demokrasi nöbetine çağırdı.

Kaynak: MA

#Colemêrgte #irade #gaspına #karşı #demokrasi #nöbeti

Xwebûn ‘Kurdistan Erdoğan’nın tahtını salladı’  manşetiyle çıktı

 Xwebûn gazetesi 178’inci sayısında , Erdoğan’nın Kürt kentlerinde yaşadığı yenilgiyi manşetine taşıdı

Kürtçe yayın yapan haftalık Xwebûn gazetesi, bu hafta 2’nci tura kalan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini manşetine taşıdı. Gazetenin 178’inci sayfası, “Kurdistanê textê Erdogan hejand (Kürdistan Erdoğan’ın tahtını salladı)” manşetiyle çıktı.

Manşet haberde, Erdoğan’ın Kurdistan kentlerinde yaşadığı “yenilgiye” yer verildi. Gazetecinin bu haftaki sayfasında ayrıca 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na dair haberler, Kuzey ve Doğu Suriye’li yetkilileriyle yapılan röportajlara yer verildi.

AMED

#Xwebûn #Kurdistan #Erdoğannın #tahtını #salladı #manşetiyle #çıktı