Ana Sayfa Blog Sayfa 462

Muteber Akbulut’u katleden faile iyi hal indirimi

Bismil’de 2019’da Muteber Akbulut’u katleden Hasip Akbulut’a verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ‘iyi hal’ indirimi uygulanaran müebbet hapse çevrildi

Amed’in Bismil ilçesinde Hasip Akbulut, 3 Kasım 2019 tarihinde evli olduğu Muteber Akbulut’u katletti. Akbulut hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Kasten öldürmek”, “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürmek” suçlarından iddianame hazırlandı.

Cezai ehliyeti tam

Hazırlanan iddianamede cinayet günü sanığın kesici alet ile Muteber Akbulut’a saldırdığı ve Akbulut’un olay yerinde hayatını kaybettiği hatırlatıldı. Sanık avukatlarının Akbulut’un cezai ehliyetinin olmadığına dair rapor talebinde bulunması üzerine hazırlanan raporda Akbulut’un cezai ehliyetinin tam olduğu belirlendi.

İyi hal indirimi

Muteber Akbulut’u katleden Hasip Akbulut’un yargılandığı davanın karar duruşması dün Diyarbakır 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşma salonunda, tutuklu bulunduğu cezaevinden getirilen sanık Akbulut ve taraf avukatları hazır bulundu. Beyanların alınmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Akbulut hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ceza, iyi hal indirimi uygulanarak müebbet hapis cezasına dönüştürüldü.

HABER MERKEZİ

#Muteber #Akbulutu #katleden #faile #iyi #hal #indirimi

İsviçre ve Fransalı heyetten MA’ya ziyaret

Cenevre eski Belediye Başkanı Rêmy Pagani, Fransa İnsoumise Partisi’nden Angélique Schmidt ve gazeteci Rachad Armanios, MA Riha Bürosu’nu ziyaret etti

Seçimleri gözlemlemek için İsviçre ve Fransa’dan Riha’ya gelen heyet, Mezopotamya Ajansı (MA) Riha bürosunu ziyaret etti. Heyette, Cenevre eski Belediye Başkanı Rêmy Pagani, Fransa İnsoumise Partisi’nden Angélique Schmidt ile gazeteci Rachad Armanios yer aldı.

Heyeti karşılayan MA Riha Büro Haber Şefi Murat Çiftçi, Türkiye’de iktidarın gazetecilere yönelik baskı hakkında bilgi verdi. Son 9 ayda 34 gazetecinin tutuklandığına dikkat çeken Çiftçi, iktidarın özgür basını baskı ve tutuklamayla susturmaya çalıştığını kaydetti.

Heyet adına konuşan Cenevre eski Belediye Başkanı Rêmy Pagani ise, demokrasi ve hukukun önemine dikkat çekti. Türkiye’de demokrasinin ilerlemesi hem Avrupa Birliği (AB) hem de Türkiye’nin geleceği için iyi olacağını söyledi.

HABER MERKEZİ

#İsviçre #Fransalı #heyetten #MAya #ziyaret

Portekiz’de ‘kısmi ötenazi’ yasası kabul edildi

Portekiz’de ‘kısmi ötenazi’ yapılmasına izin veren yasa onaylandı

Portekiz parlamentosu, kamuoyunda yaklaşık üç yıldır tartışılan ve belirli koşullar altında tıbbi yardım alarak ötanazi yapılmasına izin veren yasayı onayladı. İktidardaki Sosyalist Parti’nin (PS) meclise sunduğu tasarı, milletvekillerinin çoğunluğu tarafından kabul edildi.

Portekiz’in muhafazakâr Cumhurbaşkanı Marcelo Rebelo de Sousa, nisan ayında yasa tasarısını veto etmiş ancak Anayasa Mahkemesi’ne gönderdiği önceki versiyonların aksine yasada herhangi bir yasal anormallik görmediğini kabul etmişti. Cumhurbaşkanı, daha önce veto ettiği ancak parlamentonun yeniden kabul ettiği yasayı sekiz gün içinde onaylamak zorunda.

Yasa yürürlüğe girdiğinde, insanların kendi yaşamlarına son vermelerine imkan vermeyecek şekilde ağır yaralı olmaları veya tedavi edilemez bir hastalık durumunda ötanazi yapmalarına izin verilecek.

HABER MERKEZİ

#Portekizde #kısmi #ötenazi #yasası #kabul #edildi

Yeşil Sol Parti’den sandık görevlilerine eğitim

Yeşil Sol Parti, sandıklarda görev alacak olan yurttaşlar ve yurtdışından seçimi takip etmek üzere Türkiye’ye gelen heyetlere sandık güvenliği eğitimi vermeye devam ediyor

Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci dönem parlamento seçimlerine 12 saatten az bir süre kalırken, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) sandık güvenliğine ilişkin çalışmalarını sürdürüyor. Yeşil Sol Parti, seçime saatler kala Starton Otel’de sandıklarda görev alacak yurttaşlar ve yurtdışından seçimi takip etmek için gelen Ankara Ticaret Odası (ATO) üyelerine sandık güvenliği eğitimi verdi. Sandık güvenliğine ilişkin sunumu ise Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen ve Eğitimci Deniz Derinyol sunum yaptı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partiden #sandık #görevlilerine #eğitim

Yeşil Sol Parti konvoylarla son turları attı

Yeşil Sol Parti, seçim maratonunu şehirlerde düzenlediği araç konvoylarıyla noktaladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), iki aydır sürdürdüğü seçim çalışmalarını kentlerde düzenlediği araç konvoylarıyla sonuçlandırdı. Kentlerdeki caddeleri turlayan Yeşil Sol konvoyu halktan yoğun ilgi gördü.

Riha

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha İl Örgütü, Riha’ın Sîwereg (Siverek) ilçesinde final turu gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarını ilçe girişinde karşılayan yurttaşlar, kente final turu attı. Selim Pınar Caddesi üzerinde başlayan final turu, Yılmaz Güneş Caddesi, İnönü Bulvarı, Hürriyet Caddesi, Siverek Caddesi, Top Yolu, Cuma Pazarı Caddesi ve Seyfioğlu Caddesi üzerinden Selim Pınar Mahallesi’nde bulunan ilçe binasına kadar devam etti. Güzergah üzerinde yollara çıkan yurttaşlar, vekil adaylarına yoğun ilgi gösterdi.

Dersim

Yeşil Sol Parti Dersim İl Örgütü, seçim öncesi kent merkezinde araçlarla tur attı. Konvoya katılan yurttaşlar, Atatürk Mahallesi’nde toplandı. Araçlar, Yeşil Sol Parti bayrakları ile süslendi. Yeşil Sol Parti Dersim milletvekili adayı Ayten Kordu’nun, toplanma alanına gelmesi ile konvoy yüzlerce araçla hareket etti. Atatürk Mahallesi’nde başlayan konvoy sırayla, Cumhuriyet, Gazik, Esentepe, Alibaba, Yeni Mahalle, Harçik TOKİ ve Moğoltay Mahallesi’ni turladı. Yurttaşlar, evlerinin pencere, balkonlarına ve işyerlerinin önüne çıkara.

HABER MERKEZİ

 

#Yeşil #Sol #Parti #konvoylarla #son #turları #attı

Akın TRT’de konuştu: Tüm değişimlerin anahtarı sizlerin elinde

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın TRT’de propaganda konuşması yaptı. Akın, Cumhuriyet tarihinin en ağır kriz döneminde tarihi seçimlere gidildiğini belirterek, ‘Yeni dönemin anahtarı Yeşil Sol Parti olacaktır’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için TRT’de propaganda konuşması yaptı. Halkları selamlayarak sözlerine başlayan Akın, “Yeşil Sol Parti ağacının altında toplanan kadınlar, gençler, engelliler, işçiler, emekçiler ve tüm ezilenler, halklarımızı seçeneksiz bırakmaya çalışan zalimlere karşı Yeşil Sol Parti’ye gönül veren milyonlar, bugünümüzü ve geleceğimizi tek adam rejimine bırakmayacağız diyen gençler, erkek şiddetine, kadın yoksulluğuna, işsizliğine karşı isyanı büyüten kadınlar, inanç ve kimlikleri sebebiyle ayırımcılığa uğrayan ve ezilen tüm halklar, felaket iktidarı tarafından parayla satıldığı için çadır bulamayıp soğukta, yağmur altında kalan depremzedeler, sağlamcı ideolojilerin tüm saldırılarını ve ayrımcılıklarını esastan reddeden, eşit, onurlu ve bağımsız yaşam hakkını savunan engelli yurttaşlar, iktidarın yarattığı toplumsal nefretin öznesi haline getirilen ve ucuz iş gücü olarak görülen mülteciler, halkların vergisiyle yayın yapan ancak bizlere bir saniye olsun ekranda yer vermeyen, iktidarın yayın organı olarak çalışan TRT’den Hepinizi Yeşil Sol Parti adına saygıyla, sevgiyle selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

‘Yeşil Sol Parti ile buradayız birlikte değiştireceğiz’

Halkların Demokratik Partisi’ne (HDP) dönük kapatma davası ve Kobanê Davası’na değinerek, halkların seçeneksiz olmadığını dile getiren Akın, “Statükocu rejime de restorasyoncu anlayışa da mecbur değiliz dedik ve Yeşil Sol Parti çatısı altında toplandık. Bizler; onurlu barış için savaş ve şiddet politikalarına karşı duranlarız. Yüzyıl boyunca varlığı, kültürü, inancı, anadili inkâr edilenleriz, Kürt sorununa demokratik çözümü getirecekleriz, yaşamı var eden emekçileriz, işçileriz, İstanbul Sözleşmesi bizimdir diyen kadınlarız. Eğitimde fırsat eşitliğini savunan, anadilde eğitim haktır diyenleriz. Yaşamın her alanında ‘ben de varım’ diyen engelli yurttaşlarız, eşbaşkanlık ve eşit temsiliyet mor çizgimizdir diyenleriz. Şimdiyi gençlik öncülüğünde inşa edenleriz. Doğayı, bütün canlı yaşamı ranta karşı savunanlarız. Üçüncü Yol mümkün diyerek, Yeşil Sol Parti ile buradayız birlikte değiştireceğiz. Demokratik yeni yüzyılı birlikte kuracağız” dedi.

Yeni bir düzen kuracağız

Cumhuriyetin yüzüncü yılında Demokratik Cumhuriyet talebini daha gür bir şekilde dillendirdiklerini belirten Akın, “Yüzyıl önce kurulmuş cumhuriyet ne yazık ki demokrasiyle buluşamadı. Bu demokrasi yoksunluğu pek çok toplumsal sorunu doğurdu. Kürt sorunu bu sorunların en büyüğüdür. Kürt sorunu aynı zamanda bir demokrasi sorunudur. Kürt sorununun çözümü için cumhuriyet demokrasiyle buluşmak zorundadır. Demokratik Cumhuriyet ile tüm etnik, kültürel kimliklerin ve inançların eşit ve özgür olarak bir arada var olduğu, varlıklarının anayasal güvence altına alındığı bir düzen kuracağız. Bu düzende erkek egemenliği, doğa talanı, emek sömürüsü asla var olmayacaktır. Yerel demokrasi esas alınacaktır. Bizler Yeşil Sol Parti olarak Kürt sorununda ortak vatanda demokratik ve barışçıl çözüm için, bütün inançlara yönelik eşit ve özgür yurttaşlığın tesisi için, İstanbul Sözleşmesinin yeniden hayata geçirilmesi için, ekolojik bir yaşam için, emeğin değeri ve adil bölüşüm için demokratik cumhuriyet diyoruz. Demokratik Cumhuriyet yeni bir güne uyanmanın adıdır.

Tarihin en ağır kriz koşullarında seçime gidiyoruz

Türkiye’nin tarihin en ağır kriz koşullarında tarihin en önemli seçimlerine gittiğini ifade eden Akın, “Bugün yaşadığımız bütün krizlerin merkezinde adına cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi denilen bu ucube sistem vardır. Derin ekonomik kriz, tüm toplumu açlığa, sefalete, işsizliğe, yüksek enflasyona, geçim derdine mahkum etmiştir. Milyonlarca asgari ücretli ve emekli, açlık sınırı altında ücretle yaşam mücadelesi vermektedir. Milyonlarca çiftçi tarlasını ekememekte, her gün daha fazla borçlanarak iflasın eşiğine gelmektedir. Yeni sisteme geçildikten bu yana tüm göstergeler kötüye gitti. Demokrasi, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü, şeffaflık, insani özgürlük ve mutluluk endeksinde ve ekonomik göstergelerde Türkiye her geçen gün dibe batıyor. Bu sistem ve bu iktidar bitmiştir, tükenmiştir. Sadece bir mühürlük canı kalmıştır. 14 Mayıs’ta sandığa git, mührünü eline al ve Yeşil Sol Parti’nin ağacının altına evet mührünü vur. Bu faşist iktidara son ver. Yeşil Sol Parti’yi Meclis’e çok daha güçlü bir biçimde gönder” diye seslendi.

‘Yeni yaşamın anahtarı sizde’

Parlamento seçimlerinin önemine vurgu yapan Akın, “Cumhuriyetin ikinci yüzyılına girerken parlamento seçimleri çok önemlidir. Çünkü yeni dönemin parlamentosu kurucu bir misyon üstlenecektir. Bu misyonun en önemli aktörü ve yeni dönemin anahtarı Yeşil Sol Parti olacaktır. Yeşil Sol Parti Meclis’e sizlerin oylarıyla güçlü bir şekilde girecek; hiç kimse halkın kaynaklarını bir avuç sermaye çetelerine peşkeş çekemeyecek, emekçileri karın tokluğuna, sefalet ücretine çalıştıramayacak, hiçbir grev yasaklanmayacak, kar uğruna doğa talan edilemeyecek. Hukuksuz bir şekilde işlerinden atılan ve sosyal ölü haline getirilen tüm KHK’lılar işlerine iade edilecek. Nükleer santraller kapatılacak. Gençler işsizliğe ve geleceksizliğe mahkum edilmeyecek. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin her kademesi ücretsiz olacak. Engelsiz bir yaşam inşa edilecek. Engelli yurttaşların sorunlarının çözümü amacıyla ‘Engelliler Bakanlığı’ kurulacak. Türkiye Parlamentosu Yeşil Sol Parti eliyle bir kadın parlamentosu olacak. İstanbul Sözleşmesi tekrar yürürlüğe alınacak, 8 Mart resmi tatil ilan edilecek, Kadın Bakanlığı kurulacak. Her yurttaş temel yurttaşlık geliri hakkı elde edecek. Halkın iradesini çalan kayyımlar son bulacak. Kamuya işe alımlarda mülakat sistemi kaldırılacak. Köprüler, otoyollar sadece bir kuruşa kamulaştırılacak. Saray inşaatları durdurulacak, saraylar halkın hizmetine açılacak. Saray rejiminin uçan sarayları ve yat filoları satılacak. Saray ve yandaşlarının saltanatı son bulacak. Kaynaklar halka aktarılacak. Tüm bu değişimin anahtarı sizlerin elinde. Geleceğiniz için, doğa için ve büyük değişim için Yeşil Sol Partinin ağacına mührünüzü vurun. Yeşil Sol Parti’nin ağacıyla demokrasi filizlenecek” diye belirtti.

Demokrasi olmadan yaşamın olmayacağını dile getiren Akın, şunları söyledi: “Şu an yaşadığımız sorunların temel nedeni, AKP-MHP iktidarının demokrasi düşmanı olmasıdır. Bu nedenle biz evde, işyerinde, sokakta, okulda her yerde demokrasi talebi anlamına gelen radikal demokrasiyi savunuyoruz. Yeni Yaşam’ı savunuyoruz. Yeşil Sol Parti’ye vereceğiniz her oy umuda, aydınlık yarınlara verilecektir. Çünkü Yeşil Sol Parti’ye oy vermek; tecrit politikalarının son bulması, hasta tutsakların özgürlüklerine kavuşması demektir. Yoksulluğun, işsizliğin emek sömürüsünün son bulması, yoksulluğun kadınlaşmasına izin vermemektir. Çocukları toplumsal özne olarak görmektir. SMA hastalarının yaşam hakkını savunmaktır. Ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı düşman siyasetine karşı tüm kültürlerin, kimliklerin, inançların bir arada ortak yaşamını esas almaktır. İş güvenliğini sağlamayan, patrondan sermayeden yana olan bu iktidara iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğimiz canların hesabını sormaktır. Kaz Dağları’nı, İkizdere’yi, Akbelen’i ranta ve talana karşı savunmaktır. Kesilen ağaçlarıyla Cudi’yi, Gabar’ı, yanan ormanlarıyla Marmaris’i, Muğla’yı yeniden yeşertmektir.

Oyumuzu kullandıktan sonra sandıklarımızı koruyacağız

Tüm bileşenlerimiz, ittifaklarımız ile birlikte Yeşil Sol Parti olarak tek liste ile seçimlere gireceğiz. Yeşil Sol Parti’nin amblemi halkların etrafında kenetlendiği, gölgesinde serinlediği ve özgürlük nefesini aldığı ağaçtır. Bu ağaç sarayın korkulu rüyası, halklara baharın müjdesidir. Her türlü medya ambargosuna, engellemelere rağmen ev ev kapı kapı dolaştık. Amblemimizi örnek oy pusulaları üzerinden halklarımıza tanıttık. Ben bir kez daha tüm halklarımıza seslenmek istiyorum. Tek bir oyumuz dahi boşa gitmemelidir. Oy pusulasında ağacı gördüğümüz yerin altına evet mührünü basarak felaket iktidarını göndereceğiz. Tüm renklerimizle ağacımızın etrafında büyük halayımızı kuracağız. Sevgili kadınlar, gençler, işçiler, emekçiler, tüm halklarımız, tarihi zaferimizi kutlamaya 1 gün kaldı. Gün, Yeşil Sol Parti ağacı etrafında toplanma günüdür, sadece oy kullanmakla kalmayacağız. Oyumuzu kullandıktan sonra sandıklarımızı koruyacağız. 24 saat uyumayacağız. Oylarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Buradayız, birlikte değiştireceğiz.”

HABER MERKEZİ

#Akın #TRTde #konuştu #Tüm #değişimlerin #anahtarı #sizlerin #elinde

Ağır hasta tutsak Fatma Özbay serbest bırakılsın

İHD İstanbul şubesi Hapishaneler Komisyonu bu hafta gerçekleştirdiği F Oturum eyleminde, ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın serbest bırakılması çağrısında bulunuldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 581’incisini dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Şakran T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Birçok insan hakları savunucusu ve hasta tutuklu yakınının katıldığı açıklamada, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Hasta tutsak Fatma Özbay serbest bırakılsın” pankartı taşınırken, sık sık “Hasta tutuklular serbest bırakılsın” ve  “Tedavi haktır engellenemez” sloganları atıldı.

Bu haftaki açıklamayı İHD İstanbul Şubesi üyesi Hatice Onaran yaptı.

Kendisi gibi hasta ablasının yanına gönderildi

Ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın, 2018 yılında 3’üncü evre meme kanseri tanısıyla ameliyat edildiğini ve sol memesinin tamamen alındığını belirten Onaran, buna rağmen Özbay’ın yakalandığı kanserin yayılmaya devam ettiğini söyledi. Meme kanserinin yanı sıra Özbay’ın karaciğer yağlanması, migren, bel-boyun fıtığı gibi rahatsızlıklarının da olduğuna dikkat çeken Onaran, “Fatma Özbay, tüm bu hastalıklarına rağmen tahliye edilmesinin aksine, 2019 yılının Aralık ayında İzmir Aliağa Şakran T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’de kendisi de kanser olan ablası Gülser Özbay’ın yanına sevki yapıldı” dedi.

Hastalığı ilerledi

Onaran, Özbay’ın sağlık durumuna ilişkin Agiri’de yaşayan ablası ve Özbay’ın avukatıyla görüştüklerini belirterek, görüşmenin içeriğini şöyle aktardı: “Özbay’ın ablası ve avukatı ile görüşmemizde, Özbay’ın durumunun stabil olduğunu, 27 yıldır bilinen kronik rahatsızlıkları yanında bu durumun vücudunun bir çok organını da etkilendiğini, böbreklerini, bağırsaklarnı, kadın hastalıklarını, bel ve boyun fıtığını ve en son olarak 6 ay önce gözlerinde oluşan rahatsızlık nedeniyle lazerle ameliyat edildiğini aktardılar. Ayrıca avukatı kendisi ile yaptığı son görüşmesinde 3’üncü evre kanserinin ilaç tedavisinin sürdüğünü ve her 6 ayda bir hastaneye giderek kontrol edildiğini söylediğini belirtti.”

Onaran, Özbay’ın taşıdığı kanser ve diğer hastalıklarından dolayı bir an evvel tahliye edilmesi çağrısında bulunarak, yetkilileri göreve davet etti.

İSTANBUL

#Ağır #hasta #tutsak #Fatma #Özbay #serbest #bırakılsın

Hasta tutuklu Kodin ve Ot için tahliye talebi

Her hafta Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi ve İHD İzmir Şubesi tarafından ağır hasta tutukluların sağlık durumuna dikkat çekmek için yapılan eylemler kapsamında bu hafta  Bedri Ot ve Eyüp Kodin için tahliye istendi 

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla bir kez daha bir araya geldi. Eylemin 453’üncü haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde toplanan inisiyatif üyeleri, “Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açtı. Eylemde, Menemen R Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bedri Ot’un sağlık durumuna dikkat çekildi.

 ‘Yaşamı hakkı ihlal ediliyor’

İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu Üyesi avukat Ömer Faruk Yazmacı, 51 gün önce tahliye edilen ve önceki gün hayatını kaybeden Abdulhalim Kırtay’ı hatırlatarak, şunları söyledi: “Abdulhalim Kırtay 30 yıl hapishanede tutulmuş, bu sürede birçok hastalık meydana gelmiş, durumunun ağırlaşması üzerine başvurular yapılmış ancak hiçbir sonuç alınamamıştır. 30 yılın ardından tahliye olduğunda durumu çok ağırlaşmış ve adeta ölümün kıyısına kadar getirilmişti. Yapılan ameliyatlar ve tedavilere rağmen geç kalınmıştı ve göz göre göre yaşam hakkı ihlal edildi.”

‘Eşitlik ilkesi çiğneniyor’

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün genelgesiyle sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılması hakkında işlemler konusunda yeni kriterler getirildiğini belirten Yazmacı, “Eşitlik ilkesi anayasal olarak güvence altına alınmış bir haktır ve bu genelgedeki kriterler tüm mahpuslar için acil bir şekilde işletilmelidir” dedi.

 ‘Yanında refakatçi bulundurması zorunlu’

Hasta tutuklu Bedri Ot’un 82 yaşında olduğunu ve 2015 yılından beri cezaevinde olduğu bilgisini paylaşan Yazmacı, “Yaklaşık 3 yıldır kolon kanseri tedavisi görmektedir. Hastanede bulunduğu süre içinde de doktor tarafından yanında refakatçinin kalmasının zorunlu olduğu bilgisi de savcılığa iletilmiştir” dedi.

‘ATK raporu dikkate alınmalı’

Adli Tıp Kurulu’nun (ATK) Bedri Ot’un cezasının infazını 3 ay süreyle tehirini onayladığını aktaran Yazmacı, şöyle konuştu: “Şu an kendisi bakıma muhtaç bir şekilde, tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını devam ettirmeye çalışmaktadır. Ayrıca kolostomi torbası dışarda hayatını idame ettirmek zorundadır. Aile tarafından yapılan görüşlerde de durumunun gittikçe ağırlaştığı gözlenmiştir. Daha önce de verilmiş olan Adli Tıp Kurumu raporunun da dikkate alınarak iyileşinceye kadar cezasının ertelenmesini ve tahliye edilerek tedavisine ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda devam edilmesini istiyoruz.

‘Ağır hasta mahpuslar ölüyor susma’

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi de, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için 2 haftada bir düzenlediği basın açıklamasının 274’üncü haftasında Konak eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki açıklamada, Siverek 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ağır hasta tutuklu Eyüp Kodin’in sağlık durumuna dikkat çekildi.

‘Tedavisi tamamlanmadan tutuklandı’

Açıklamayı yapan İHD İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu Sözcüsü Ahmet Çiçek, Kodin’in kalp, hipertansiyon ve şeker hastası olduğunu anımsatarak, “Hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası nedeni ile 2019 yılında tutuklanan Kodin, bypass ameliyatı sonrası tedavi maksadı ile 3 ay infaz ertelemesi kararı verilerek 5 Şubat 2023 tarihinde tahliye edilmiş, ancak henüz tedavisi tamamlanmadan 28 Nisan 2023 günü yeniden tutuklanarak Siverek 2 Nolu T Tipi Hapishanesi’ne konulmuştur” dedi.

‘Beni çeyrek insan haline getirdiler’

Çiçek, Kodin’in ailesi aracılığıyla sağlık durumuna dair İHD’ye gönderdiği bilgileri şöyle paylaştı: “Pandemi sürecinde 2 yıl boyunca hastaneye gidip ölçümlerimi yaptıramadım. Siverek Devlet Hastanesi’nin birçok bölümünde doktorların olmamasından dolayı tedavi olamadım. Birçok hasta tutuklu da hapishanede tedavi olamıyordu. 23 Ocak 2023 tarihinde Baypas ameliyatı olduktan sonra apar topar askerlerin zoruyla taburcu edilip cezaevine götürüldüm. Hastanede dahi kelepçeli bir şekilde lavaboya götürüyorlardı. Hastaneden taburcu olurken, monitöre bağlıydım. Burnumda buhar makinesi olmasına rağmen beni zorla kelepçeleyerek alelacele askeri araca bindirip cezaevine götürdüler. Ambulans dahi vermediler. Benim oradan sağ çıkmam imkansızdı ama arkadaşlar bana bakıyordu. İnfaz ertelemesi sonrası ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu verilmesi beni çeyrek insan haline getirdi.”

‘Hasta tutuklular serbest bırakılmalı’

Çiçek, cezaevi koşullarında yeterli tedavi ve bakım sağlanamadığı için Kodin’in infazının tedavisi tamamlanana kadar ertelenmesi gerektiğinin altını çizerek, Eyüp Kodin ve tüm hasta tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.

ANKARA / İZMİR

#Hasta #tutuklu #Kodin #için #tahliye #talebi

Cumartesi Anneleri: Oylarımız adalet ve demokrasiye

Bu haftaki eylemlerini online gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, seçimlerde oylarını adaletten ve demokrasiden yana kullanacaklarını söyledi

Cumartesi Anneleri/İnsanları, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta sürdürdükleri eylemlerinin 946’ncısını, yarın gerçekleştirilecek seçimler nedeniyle online yaptı. Eylemde, seçim başlıkları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak yeni dönemdeki iktidardan beklentilere yer verildi. Bu haftaki açıklamayı, 28 Temmuz 1993 yılında evinden çıktığı sırada sivil giyimli ve telsizli kişiler tarafından kaçırılarak katledilen Özgür Gündem Gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi ve aynı zamanda İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Tepe yaptı.

 ‘Şiddet ve kutuplaşmaya son verilmesi’

Doğan, son 5 haftadır polis ablukası ve gözaltılara rağmen Galatasaray Meydan’ında sürdürdükleri eylemlerini, seçimin hemen öncesinde, gerginlik yaratıcı ortamlara meydan vermemek ve oy kullanma haklarını riske atmamak adına online yapma kararı aldıklarını belirtti. Gerçekleştirilecek seçimlere, özgürlükçü, adil bir ortamda gidilmediğine işaret eden Doğan, “Özgür ve adil koşullarda gitmediğimiz seçim sürecinin en azından halkın iradesini yansıtan bir biçimde sonuçlanmasını, otoriter siyaseti ve şiddeti besleyen kutuplaştırma siyasetine son vermeye vesile olmasını diliyoruz” diye belirtti.

 ‘Oylarımızı demokrasiden yana kullancağız’

Bu nedenle Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak, yarın ki seçimlerde oylarını insan hak ve özgürlükleri ile adalet ve demokrasiden yana kullanacaklarını belirten Doğan, seçim sonrası yönetime gelecek iktidar karşısındaki ki taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • “Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi hiçbir çekince koymadan imzalasın, onaylasın ve uygulasın.
  • Demokratik toplumun temel değerlerinden olan toplanma özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılsın. Galatasaray ve Taksim Meydanı başta olmak üzere mekân yasaklarına son verilsin.
  • Gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesine, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılsın.”

Doğan, seçimin sonucu ne olursa bugüne kadar yürüttükleri adalet mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek sözlerini noktaladı.

İSTANBUL

#Cumartesi #Anneleri #Oylarımız #adalet #demokrasiye

Kayıp yakınları Özdemir ve Çıtak’ın faillerini sordu

 Eylemlerinin 744’üncü haftasında Kayıp yakınları, gözaltına alındıktan sonra cenazesi bulunan Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 744’üncü haftasında Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde, kaybettirilenlerin ve katledilenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart açıldı. Bu haftaki eylemde 1994 yılında, Colomerg’in Çelê (Çukurca) ilçesinde Kazandere köyünde gözaltında kaybettirilen Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın faillerini sordu.

‘Hesap soracağız’

Kaybettirilen Özdemir ve Çıtak’ın hayat hikayesinden önce açıklama yapan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, Türkiye’nin kritik bir seçime gittiğini belirterek, “Bugün bir kez daha adaleti, hakkaniyeti, Kürt meselesinden doğan şiddetin sonlandırılması, barış ortamının sağlanması için bir aradayız. Türkiye yarın seçime gidiyor. Bu seçim ile büyük bir demokratik değişim ve dönüşümün de arifesinde olduğumuzu görüyoruz. Bizler, Türkiye’deki anti-demokratik, yasaları ortadan kaldıran keyfiyetin sonlandırılması için yarın sandık başında olacağız. Bir insan hakları meselesi olarak gördüğümüz bu seçim ile birlikte temel haklarımızın korunduğu, demokratik bir çözümün istişare edildiği bir siyasal ortam için tercihlerimizi kullanacağız. Haktan, hukuktan ayrılanlara karşı bu meydanlarda hesap sorduğumuz gibi; demokratik tercihlerimizle de hesap soracağız” dedi.

Zeytun’un konuşmasının ardından İHD Amed Şubesi Yönetim Kurulu üyesi avukat Jiyan Orman, katledilen Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın hikayesini okudu.

‘Cenazemizi gömmeye bile izin verilmedi’

Orman, Enter Özdemir’in oğlu Yusuf Özdemir’in anlatımlarını şu şekilde aktardı: “6 Mayıs 1994 yılında Hakkâri İli Çukurca İlçesi’ne bağlı Kazandere köyündeki Çeto Köprüsü’nde, örgüt militanları ile askerler arasında çatışma yaşandı. Çatışma sonrası gece saat 01.00’da askerler ve köy korucuları tarafından köye baskın düzenlendi. Babam Enter Özdemir ve köyden Bapir Çıtak’ı yol göstermeleri için yanlarına alıp götürdüler. Sonra köyün biraz ilerisinde babamı ve Bapir’i ellerini ve ayaklarını panzere bağladılar. Yaklaşık 2 kilometre sürükledikten sonra askerler onları tarayarak infaz etti. Cenazeleri dere kenarına atıldı. Sabah köye askerler tekrar baskın yaptı. Köylüleri darp edip, yoğun bir baskıya maruz bıraktılar. Daha sonra askerler köylülere ‘derhal köyü boşaltın, köyden ayrılmayanları öldüreceğiz’ dediler. Bunun üzerine tüm köy boşaltıldı. Bir gün sonra eşyalarını almaya giden köylüler, babamın ve Bapir’in cesetlerini görünce bize haber verdiler. Cenazelerimizi almaya gittiğimizde de, yoğun bir baskı gördük. Cenazemizi gömmeye bile izin vermiyorlardı. Biz de o dönem tehdit edildiğimizden ve korktuğumuzdan dolayı askerler hakkında herhangi bir şikâyette bulunmadık.”

Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.

Êlih

Êlih’te kayıp yakınları ve İHD Şubesi üyeleri, eylemlerinin 580’inci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ile kayıpların fotoğraflarının açıldığı eyleme, kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları ile ÖHD Êlih Şubesi üyeleri katıldı.

Burada konuşan İHD Şube Yöneticisi Zeki Tangüner kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini söyledi. Tangüner daha sonra Galatasaray Meydanı’nda devam eden ablukaya karşı hazırlanan ortak metni okudu.

HABER MERKEZİ

#Kayıp #yakınları #Özdemir #Çıtakın #faillerini #sordu