Ana Sayfa Blog Sayfa 464

Tutuklu gazeteci Gürbüz’den ‘Özgür basına sahip çıkın’ çağrısı

Tutuklu gazeteci Nadiye Gürbüz, ‘Sosyalist, özgür basına daha fazla sahip çıkın, haberlerimizin daha fazla kesime ulaşması için çabalayın. Faşist saray rejimine karşı mücadeleyi büyütün’ dedi

Son 10 ayda 34 özgür basın emekçisi çeşitli bahanelerle tutuklanırken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında da 30 Nisan sabahı, 8 kentte düzenlenen operasyonda aralarında Etkin Haber Ajansı (ETHA) editörü Nadiye Gürbüz, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekilli adayları, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu  (SGDF) üyelerinin de bulunduğu 23 kişi gözaltına alınmıştı. 3 Mayıs’ta emniyet işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 23 kişiden 15’i 4 Mayıs günü savcılık sorguları ardından tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Mahkemeye sevk edilenlerden aralarında ETHA editörü Nadiye Gürbüz, Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Müslüm Koyun, ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü’nün de olduğu 9 kişi  “örgüt üyesi olma” iddiasıyla tutuklandı.

4 Mayıs’ta tutuklanan ve Marmara (Silivri) Kapalı Cezaevi’nde tutulan ETHA editörü Nadiye Gürbüz, JINNEWS’ten Marta Sömek’in sorularını yanıtladı.

‘Hapishaneler tehdit olarak kullanıldı’

Tutukluluğuna değinen Gürbüz, “Hapishaneler her zaman sosyalist, özgür basın emekçileri için tehdit olarak kullanıldı. Pek çok farklı gerekçe sunularak çok sayıda arkadaşımız tutsak edildi. Bugün benim tutuklanmamın tek nedeni de editörlük yaptığım Etkin Haber Ajansı’nda yayınlanan haberler. Neyle suçlandığımızı bilmeden gözaltına alındık. Gözaltı süresince bu durum devam etti. Adliyede, savcılık aşamasında sorulan sorular ETHA’da yayınlanan haberler ve ‘yasa dışı örgütlerle bağ kurma’ çabasını içeriyordu. Bana da yaptığımız haberleri ve çalıştığımız kurumları, sosyalist gazeteciliği savunmak düştü” dedi.

‘Direndik, yazmaktan vazgeçmedik’

Gürbüz, “Polis fezlekesini iddianameye dönüştüren savcılar, bu fezlekeleri tutuklamaya gerekçe yapan hakimler, bir hafta içerisinde aralarında benim de bulunduğum 7 gazeteciyi tutuklayarak faşist sistemin bekası için çabaladıklarını bir kez daha gösterdi. Faşist saray rejimi, devrimci sosyalistleri, işçileri, emekçileri, kadınları, Kürt halkını ve ezilen tüm halkları sindirmek için her türlü baskı, zor aygıtını kullanıyor. Sosyalist, özgür basın da bu kesimlerin sesi, soluğu olduğu, faşist saray rejiminin saldırı ve yalanlarını açığa çıkardığı için saldırıya uğruyor. Ancak bu gelenek yeni değil. Bugüne kadar direndik, yılmadık, gerçekleri yazmaktan vazgeçmedik” diye belirtti.

‘Saray rejimi saldırılarını artırabilir’

Olası seçim sonucunu değerlendiren Gürbüz, “Faşist saray rejimi, seçim öncesi başlattığı gözaltı, tutuklama saldırısıyla, seçim sonuçlarını tanımayacağını, seçim ertesi başta hizbulkontra HÜDA-PAR olmak üzere paramiliter güçlerle saldırılarını arttıracağının işaretlerini veriyor. Kaybederse seçim sonuçlarını tanır diye bakmamak gerekir. Bu saldırıların bize gösterdiği bu. Sosyalist, özgür basın emekçileri bu durumu kavramalı. Ama en önemlisi, mücadele dinamikleri bunu görmeli ve hazırlanmalı” ifadelerini kullandı.

‘Yurtsever basına sahip çıkılmalı’

Gürbüz, “Sosyalist, özgür basın emekçileri sokak ortasında infaz, bombalı katliam saldırıları, gözaltı, tutuklama, uzun yıllara varan hapis cezalarıyla yıllardır karşı karşıya. Baskı ve şiddetin dozu, biçimi farklılaşsa da amaç hiç değişmedi. Ama bakın dün olduğu gibi bugün de yerimizi dolduranlar var. Bugüne kadar susmadık, gerçekleri yazmaktan vazgeçmedik, bugün de vazgeçmeyeceğiz. Gözaltındayken gönderdiğim mesajda da söylediğim gibi, bugün devrimci sosyalist, yurtsever basına daha fazla sahip çıkma zamanı. Şimdi genç yoldaşlarımız gerçekleri yazacak, bizlerin yerini dolduracak” diye belirtti.

 Mücadeleyi büyütme mesajı

Son olarak çağrıda bulunan Gürbüz, “Sosyalist, özgür basına daha fazla sahip çıkın. Yazdıklarımızın, haberlerimizin daha fazla kesime ulaşması için çabalayın. Okuyun, okutun. Faşist saray rejiminin manipülasyonlarına karşı mücadeleyi ancak böyle büyütebiliriz” dedi.

İSTANBUL

#Tutuklu #gazeteci #Gürbüzden #Özgür #basına #sahip #çıkın #çağrısı

Hayatını kaybeden 30 yıllık tutuklu Kırtay ardından şarkısını bıraktı

30 yıllık tutukluluğunun ardından tahliye edilen ve dün hayatını Abdulhalim Kırtay’ın ‘Çavê te wek çavên xezalê’ şarkısını söylediği anlara ait bir görüntü ortaya çıktı

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ağır hasta tutuklu listesinde yer alan ve 22 Mart’ta ölüm döşeğindeyken tahliye edilen ve dün hayatını kaybeden 30 yıllık tutuklu Abdulhalim Kırtay’ın son zamanlarına ait bir video ortaya çıktı.

Ölüm döşeğinde olan Kırtay, tahliye edildikten sonra getirildiği evinde kısa bir süre kalmış, tekrar hastaneye kaldırılmıştı. Dün Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitiren Kırtay, Yeniköy Mezarlığı’na defnedildi.

30 yıl cezaevinde mücadele eden Kırtay, ardından mücadelesinin yanı sıra Seîd Yusuf’un “Çavê te wek çavên xezalê” şarkısını söylediği anlara ait bir video bıraktı.

AMED

#Hayatını #kaybeden #yıllık #tutuklu #Kırtay #ardından #şarkısını #bıraktı

Operasyon bölgesinde bir asker hayatını kaybetti

Savunma Bakanlığı, Zap, Avaşîn ve Metina’da sürdürülen askeri operasyonda bir askerin hayatını kaybettiğini açıkladı

Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları devam ederken, şiddetli çatışmalar da sürüyor. Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerine dönük saldırılar KCK’nin eylemsizlik kararına rağmen sürerken, bölgeye yönelik savaş uçakları tarafından her gün onlarca saldırı düzenleniyor.

Bölgede yaşanan çatışmaya ilişkin açıklama yapan Savunma Bakanlığı, 12 Mayıs’ta sözleşmeli asker Muhammed Küçük’ün hayatını kaybettiğini açıkladı.

HABER MERKEZİ

#Operasyon #bölgesinde #bir #asker #hayatını #kaybetti

Avrasya Araştırma Kurucusu Özkiraz gözaltına alındı

Avrasya Araştırma Kurucusu Kemal Özkiraz, Ankara’da gözaltına alındığını duyurdu

Avrasya Araştırma Kurucusu Kemal Özkiraz, Twitter hesabından, “Kemal Özkiraz biraz önce Ankara’da gözaltına alındı.” paylaşımı yapıldı. Özkiraz’ın neden gözaltına alındığına dahil bir bilgi veirlmedi.

HABER MERKEZİ

#Avrasya #Araştırma #Kurucusu #Özkiraz #gözaltına #alındı

Oy verme çağrısı: İnatçı bir halk duruşu sergileyeceğiz

Yeşil Sol Parti 3’üncü bölge milletvekili adayı İlknur Birol, inatçı bir halk duruşu sergileyeceklerini söyleyerek herkesi oy kullanmaya çağırdı

Milyonlarca seçmenin sandıklara giderek oy kullanacağı ve seçimlerde önemli bir rol oynayacağı kentlerden biri de İstanbul. 30 bin 803 sandığın kurulacağı, 11 milyon 350 bin 969 seçmenin ise oy kullanacağı İstanbul’da, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) sandık güvenliği için uzun zaman önce çalışmalarına başladı. Kentin 13 ilçesi ile birlikte her okulda iki ve ikiden fazla Yeşil Sol Partili sandık görevlisi çalışma yürütecek. Bununla birlikte müşahitler, avukatlar ve sayısız gönüllüler de Yeşil Sol Parti ile görev alacak. Merkezi ve yerel mekanizmalar kuracak olan Yeşil Sol Parti, tüm bölgelerin akışını progromatik bir şekilde hazırlayarak takibini yapacak.

Yeşil Sol Parti’nin İstanbul 3’üncü bölge milletvekili adaylarından İlknur Birol ve Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan  yarın gerçekleşecek olan seçimlerdeki sandık güvenliğine dair JINNEWS’e konuştu.

‘Denetleyici bir organizasyon içindeyiz’

Partilerinin uzun zaman önce sandık güvenliğiyle ilgili çalışmalarına başladığının bilgisini veren Birol, “Sandık kurulu üyeliklerini HDP adına veremeyeceğimizin kararı alındığı andan itibaren bütün görevlilerimiz müşahit olarak sandıklara atandı” dedi. İstanbul’un 13 ilçesinde sandık kurulu üyelerinin yer aldığını belirten Birol, “Ama her okulda en az iki, ikiden çok olan okul sorumlumuz var. Mevzuatta, adı seçim mahalinde itiraza yetkili kişi olarak geçen belgeli, bir ihlal halinde resmen itiraz etmeye yetkili olan kişilerden söz ediyoruz. Bir okul ağımız var. Yani okul sorumlularımız ve sandıklarda görevli müşahit arkadaşlarımızdan oluşmuş ağımız var. Oy kullanmanın başladığı andan, oy kullanmanın biteceği ana kadar olan bütün zamanı bir ihlallerin tespiti, itirazların yapılması yani sağlıklı oy kullanmayı sağlayacak müdahalelerde son derece denetleyici ve müdahale edici bir organizasyon içindeyiz” sözlerini kullandı.

‘Sandık güvenliği mekanizmamızı kurduk’

Birol, seçim sonrasına dair de şunları kaydetti: “Saat 17.00’den sonra sandıklar açılıp oy sayımı gerçekleştikten sonra da seçim sonuç tutanaklı yani oyların sayımının güvenli şekilde yapılması, bu açıdan gözlenmesi bütün müşahitlerimizin görevi olacak. Hatta oy kullananlarımızın görevi olacak. Islak imzalı tutanaklar oluşturulduktan sonra da görevlilerimiz bunların merkezlere iletiminde bu denetleme ve gözleme devam edecek. Ve ıslak imzalı tutanaklar bizim kanalımıza akacak mutlaka. Orada ilçe ve il bazlı toparlandıktan sonra hızla genel merkezimizde kurulu düzeneğe aktarılacak. Genel merkezde de gelen bu ıslak imzalı tutanaklar karşılaştırılmalı, üçlü bir mekanizma kuruldu. Karşılaştırılacak ve en güvenli sonuçla kayda alınacak. Biz bunu bütün sürecin tamamlanıp yani itiraz süreçlerinden sonra çıkacak olan gerçek durum da ortaya çıktıktan sonra ilana kadar sürdüreceğimiz bir mekanizmayı kurduk.”

 ‘Kararlı ve örgütlüyüz’

AKP-MHP iktidarının tedirginlik ile topluma bir algı yaydığını söyleyen Birol, “Bu seçimlerde devletin olanaklarını kendi lehlerine kullanabileceklerine ilişkin bir algı var. Bunun birinci amacı seçmeni sandıktan uzak tutmaya yönelik. Biz buna yaklaşık bir, bir buçuk aydır devam eden seçim propagandası sürecinde müdahil olduk. Sandığa her koşulda en yüksek sayıda gitme, oyunu kullanma ve oyunu takip etme bilinciyle davranma propagandası yaptık. Parti olarak buna hazır olduğumuzu söyleyebilirim. İkincisi de, giren oyun doğru biçimde sandıktan çıkıp sayılması meselesinde de kararlı, inatçı bir halk duruşu sergileyeceğiz. Bu açıdan örgütlüyüz. Buna destek vermek isteyen bütün hukukçuları, avukatları ve yurttaşlarımızı da bizim bu çabamızı kuvvetlendirecek şekilde yanımızda yer almaya, müşahit olmaya, hukukçu olarak bu çalışmanın içinde yer almaya bir kere daha çağırıyoruz. Özellikle gençler başta olmak üzere her yaştan yurttaşa çağrı yapan Birol, “Herkes asla üşenmemeli ve hiçbir gerekçeye yaslanmadan yarın sandığa gidip oyunu kullanmalıdır. Partisini desteklemelidir” dedi.

‘Mecliste kilit ve anahtar pozisyonda olacağız’

Halkların, Yeşil Sol Parti’nin Meclis’te güçlü bir vekil sayısı ile yer almasının önemini çok iyi bildiğini dile getiren Birol, “Bu denklemi yurttaş çok iyi biliyor. Yani bu 50+1 ile cumhurbaşkanlığı seçimi ve parlamentoda bir vekil çoğunluğunun önümüzdeki dönemde bir kanun yapmada, anayasa değişikliğinde ve olası çeşitli değişiklikler için atılacak adımlarda, halkın ‘seçimler bittikten sonra bizi de unuttu bu parlamento ve vekiller’ denilen duyguya yenik düşmemek için yapacakları şey Yeşil Sol’u desteklemektir. Çünkü biz kilit ve anahtar diye kodladığım bu pozisyonda, bu halkın çektiği bütün eziyetlerden, yoksulluktan, baskıdan, konuşamamaktan, düşüncesini ifade edememekten, özgürlük alanlarının kısıtlanmasından, özellikle kadınlar için bununla ilgili atılacak her adımda bizim daha önceki Meclis performansımız bellidir. Kuvvetli bulunduğumuz pozisyonu, halkın aleyhine atılacak hiçbir adıma müsaade etmeyecek şekilde büyük bir barikat olmak” olduğunu söyledi.

‘Oylar yeşil Sol’a’

“Türkiye’de bu zorbalık rejimi değişecek” diyen Birol, “Türkiye’de hepimizi insanlıktan çıkarmaya doğru hızla ilerleten bu ideolojik nefret iklimi değişecek. Daha başka bir iklimde, cumhuriyetin ikinci yüz yılında ve 21’inci yüz yılın eşiğinde bambaşka bir toplum, bambaşka bir ülke olmaya ve bir cennet ülke haline gelmek için kuvvetli adımları atma şansı elde edeceğiz. O yüzden oylar Yeşil Sol Parti’ye” sözleriyle seslendi. Yurttaşların seçim matematiğini iyi yaptığını paylaşan İlknur, “Bu toplumun belki de en çok matematik hesabı yaptığı yer seçimlerdir. Bazen bizi bile şaşırtan sonuçlar üretir. Bu matematiği iyi yapan her yurttaşımızın cumhurbaşkanlığında Sayın Kılıçdaroğlu’na evet oyu vermesi ve Yeşil Sol Parti’ye evet oyu verip bu değişim rüzgarının en önemli parçası haline gelmesi için çağrımızı bir kere daha yineliyorum. Oylar Yeşil Sol’a” çağrısını yaptı.

Seçim Gözlem Merkezi sandık güvenliği için hazır

Seçim çalışmalarının son saatlerde de hummalı şekilde sürdüğü Amed’de 14 Mayıs seçimleri için 3 bin 675 sandık kurulacak, 1 milyon 143 bin 887 seçmen oy kullanabilecek. Sandıkların korunması, güvenliği konusunda Kurdistan kentlerinde yaşanan kaygıya karşı hem yurttaşlar, hem sivil toplum örgütleri (STÖ) hem de siyasi partiler müşahitlik kampanyaları başlatarak sandık güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. Bu kapsamda Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) müşahitlik çağrısına 4 binin üzerinde yurttaş karşılık verdi ve müşahit olarak sandıklarda görev alma başvurusu yaptı.

 ‘Süreç şeffaf yürütülmeli’

Kentteki 99 STÖ ise yine aynı amaçla Seçim Gözlem Merkezi kurduğunu deklare etti. Kent Koruma ve Dayanışma Platformu’nu oluşturan kurumlar, konuya dair geçtiğimiz günlerde yaptıkları yazılı açıklamada, “Seçmen iradesinin tam manasıyla tecelli etmesi için oy kullanma işleminin sağlıklı gerçekleşmesinin yanı sıra oy sayım işlemlerinin ve sonuçların hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde şeffaf yürütülmelidir. Kent Koruma ve Dayanışma Platformu olarak bu sürecin sorumluluğunun farkında olarak oluşturduğumuz Seçim Gözlem Merkezi ile süreci yakından takip ettiğimizi kamuoyu ile paylaşıyoruz” denildi.

‘Demokratik, adil bir seçim yürütülmeli’

Oluşturulan Seçim Gözlem Merkezi’ne dair Platform Sözcüsü ve Amed Tabip Odası Başkanı Elif Turan, bilgi paylaştı. Demokratik ve adil bir sürecin yürütülmesi için taleplerini deklarasyonda belirten Turan, “Platformun bünyesinde olan kimi kurumlar tarafından bağımsız gözlem kurulları da oluşturulmuştu daha önce de. Böyle bir süreç işletilecek bu seçimde de. Seçim kampanya süreçleri de dahil olmak üzere olası hak ihlallerinde bunları gözlemleyip, bünyemizde bulunan avukat gönüllülerimizle ilgili kurumlara iletmeyi planlıyoruz” dedi. Gözlem Merkezi’nde gönüllülerin bulunacağını kaydeden Turan, “Temel talebimiz en temel hakkımız olan seçme ve seçilme hakkımızı kullanabilmek. Bu seçimlerin daha demokratik ve adil şekilde yürütülmesini talep ediyoruz” mesajını verdi.

HABER MERKEZİ

 

 

#verme #çağrısı #İnatçı #bir #halk #duruşu #sergileyeceğiz

Munzur’a düşen 3’ncü kişi de bulundu

Munzur Nehri’ne düşen 3 kişiden Azad Demiral’ın da cansız bedenine ulaşıldı

Amed’den Dersim’in Pulur (Ovacık) ilçesine gelen ve Pulur karayolunun 40’ıncı kilometresinde 21 Nisan’da Munzur Nehri’ne düşen otomobilde suya kapılan üçüncü kişinin de cansız bedenine ulaşıldı.

Arama çalışmalarının 16’ncı gününde Miskişah mevkisinde Baran Aslantaş’ın, 19’uncu gününde ise yol Venk Köprüsü mevkisinde Mehmetcan Demiral’ın cansız bedenine ulaşıldı.

Arama çalışmalarının 23’ünü gününde ise, Azad Demiral’ın cansız bedeni Munzur Çayı ile Uzunçayır Baraj Gölü’nün sınırını belirleyen Mavi Köprü mevkiinde bulundu. Demiral’ın cenazesi otopsi için, Tunceli Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

Üç gencin cenazelerinin bulunmasının ardından arama çalışmaları sonlandırıldı.

DERSİM

#Munzura #düşen #3ncü #kişi #bulundu

İddia: Soylu’nun konvoyu 12 yaşında bir çocuğa çarptı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun konvoyunda bulunan bir aracın, 12 yaşındaki bir çocuğa çarptığı iddia edildi. Ağır yaralanan çocuk şu anda yoğun bakımda olduğu belirtildi

İçişleri Bakanı ve İstanbul 2. bölge milletvekili adayı Süleyman Soylu’nun, 5 Mayıs’ta Gaziosmanpaşa Karadeniz Mahallesi’nde konvoyunda bulunan araçlardan biri 12 yaşındaki çocuğa çarptığı öne sürüldü.

Halk TV’den Fırat Fıstık’ın haberine göre Soylu, Gaziosmanpaşa Karadeniz Mahallesi’nde vatandaşlarla buluştu. Burada bir konuşma yapan Soylu, ardından alandan ayrıldı. Halk TV’den Fırat Fıstık’ın haberine göre; Soylu’nun konvoyunda bulunan araçlardan biri 12 yaşındaki Ayaz’a çarptı. Arabanın çarpması sonucu ağır yaralanan Ayaz, ambulansla Başakşehir’de bulunan Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne götürüldü.

5 Mayıs saat 16.47’de hastaneye girişi yapılan Ayaz, beyin ve sinir cerrahi, ortopedi, plastik cerrahi, kalp ve damar birimlerinde ayrı ayrı tedavi altına alındı ve ameliyat edildi.

Haberde Soylu’nun konvoyundaki bir aracın sebep olduğu olay ise bilinsin istenmiyor. Hastanede Ayaz hakkında bilgi edinilmediği, yoğun güvenlikli bir alanda tutulduğu ve herhangi bir bilgi alınmadığı belirtildi.

İSTANBUL

#İddia #Soylunun #konvoyu #yaşında #bir #çocuğa #çarptı

Uluslararası seçim gözleme heyeti: Kürt’ler Erdoğan’ı yıkmaya kararlı

Seçim çalışmalarını gözlemleyen uluslararası heyette yer alan Ohne, ‘bu kadar tutkulu, istekli kitlesel bir seferberliği hiç görmedik, Kürt halkı devletten daha güçlü’ dedi

Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinin adil ve eşit geçmesi için sivil toplum örgütü temsilcileri temsilcilerinden oluşan uluslararası gözlem heyeti, özellikle bölge kentlerinde usülsüzlüklerin öngörüldüğü kentlerde seçim günü gözlemlerde bulunacak. Seçim öncesi İngiltere’den yazar ve aktivst Anne Ohne ile Almanya’dan sendika yöneticisi Julia Petersen, Amed’te seçim çalışmalarını izledi. Ohne ve Petersen, izlenimlerini Mezopotamya Ajansı’ndan Sterk Sütcü’ye konuştu.

‘Seçim takibini önemli buluyoruz’

Seçimlerin Türkiye ve Kürt halkı için önemine değinen Ohne, “Kürt halkı için adil ve hakkaniyetli bir seçim olduğundan emin olmak ve umutla Kürt oylarına yönelik baskının azaltılmasına yardımcı olmak için seçim sürecini takip etmeyi çok önemli olduğunu düşünüyoruz ve o yüzden buradayız” dedi. Ohne, halkla temaslarında öne çıkan görüşün, “Erdoğan bu seçimi kazanırsa, yönetim tamamen diktatörlüğe dönüşecek ve Kürt halkı için çok yıkıcı olacak” olduğunu söyledi. Kürt halkının verdiği mücadelenin Avrupa’da da bilindiğini aktaran Ohne, seçim sürecinde verilen mücadeleyi daha geniş çapta paylaşmak için Kurdistan’a geldiklerini belirtti. Birleşik Krallık’ta halkın Kürt halkına ve mücadelesine karşıymış veya İngiltere Türkiye hükümetini destekliyormuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Ama öyle değil, Kürt halkının özgürlük hareketine büyük bir destek var” diye belirtti.

 İstekli, tutkulu seferberlik

Yaklaşık bir haftadır Yeşil Sol Parti’nin seçim çalışmalarını takip ettiğini aktaran Ohne, desteğin çok fazla olduğunu söyledi. Ohne, seçim çalışmalarına dair gözlemlerini şöyle anlattı: “Bu kadar tutkulu ve istekli kitlesel bir seferberliği hiç görmemiştim. Bu kadar aktif çalışarak seçim sonuçlarını nasıl etkileyebileceklerinin bilinciyle hareket ediyorlar. Hayatlarını riske atarak çalışmalarını görünce şaşkına döndüm. Kürt toplumunun kampanyalarına katılmam ve harika insanlarla tanışmam, müthiş bir deneyimdi. Kampanya ve araç konvoylarıyla birçok köy ve kent seyahatlerinde bulunduk. Bunun bir parçası olmak gerçekten inanılmaz.”

 ‘Kürt halkı devletten daha güçlü’

Türkiye’de “diktatör” bir yönetim olduğunu kaydeden Ohne, Kürt halkının bu baskı altında yaşadığına dikkat çekti. Ohne, “Konuştuğumuz her insan ya cezaevinde kalmış ya da cezaevinde bir yakını var. Nereye gidersek gidelim, polis bizimle birlikte. Etrafımızı sarıyorlar. Devletin tüm baskıları, gözaltı ve tutuklamalara rağmen Kürt özgürlük hareketinin, Yeşil Sol Parti üyelerinin ve çalışmalara dahil olan kişilerin verdiği mücadele, ne kadar inandıklarını gösteriyor. Kürt hareketi Erdoğan’ı devirmeye ve yeni bir dönem oluşturmaya kararlı. Ya öne çıkarak riskleri göze alacaklar ya da diktatörlük altında yaşamak zorunda kalacaklar. Kürt hareketi tüm bu gözdağı, baskılar ve tehditlerin ortasında umut olmayı, neşe bulmayı, çayını paylaşmayı ve ayrıca polislerin önünde dans etmeyi, halay çekmeyi başaran bir halk. Kürt halkı devletten daha güçlü” şeklinde konuştu.

‘Kadınlar en büyük ilham kaynağı’

Kadınların verdiği mücadeleye değinen Ohne, “Kürt kadınları en büyük ilham kaynağı olarak görülüyor. Bunun nedeni, Kürt halkının yaşamın kadın özgürlüğünden geçmesiyle ilgili ne söylüyorlarsa, onun için mücadele etmeleridir. Kürt kadın mücadelesinin ruhu inanılmaz bir ideolojiye sahip. Yeşil Sol Parti’deki kadınlar da bunu temsil ediyor. Kürt özgürlük hareketi tüm Kürt halkını birleştirdi. 7’den 70’e her yaştan siyasetle o kadar meşguller ve gerçekten tüm ruhlarıyla seçim kampanyasına katılıyorlar. Seçim kampanyası boyunca tüm nesillerin ve cinsiyetlerin nasıl güçlerini birleştirdiğini gördük. Bu Kürt halkının özgürlüğü, kurtuluşu ve yükselişidir” ifadelerini kullandı.

‘Diktatörlüğün düşmesi için büyük bir şans’

Uluslararası alanda Kürtleri ilham alan çok sayıda insanın olduğunu ifade eden Petersen, “Seçim süreci boyunca kendimi de özgürlük mücadelesinin bir parçası olarak hissettim. Kürtlerin oylarının çalınmaması için yardımcı olmak isteriz. Bu seçim AKP rejiminin, yani bu diktatörlüğünün kesin olarak düşmesi için bir şans. Erdoğan tüm bölgede savaşı körüklüyor ve bu savaş siyasetinde İngiltere ile Alman hükümeti tarafından güçlü bir şekilde destek veriliyor. Almanya’da çok büyük bir Kürt diasporamız var. Bu arkadaşlar Türkiye’ye geri dönemezler. Diasporadaki arkadaşlarımız burada yaşananları yakından takip ediyor” dedi.

‘Erdoğan korkuyor’

Polisin Yeşil Sol Parti’nin seçim çalışmalarına yönelik saldırılarına tanıklığı üzerinden anlatımlarını sürdüren Petersen, “Siyasetçilerin, gazetecilerin, sanatçıların, avukatların ve daha birçok insanın gözaltına alınan o büyük toplu operasyona şahit olduk ve ilk günü şehirdeki adliyenin önünde geçirdik. Seçim öncesi bu operasyonlar Erdoğan’ın Yeşil Sol Parti ve Kürt hareketinin gücünden ne kadar çok korktuğunu gösteriyor” diye konuştu.

‘Bu mücadele ruhunu ülkeme götürmeyi düşünüyorum’

Yeşil Sol Parti’nin geniş bir siyasi hareketin parçası olduğunu vurgulayan Petersen, bu nedenle halktan çok büyük bir destek aldığını vurguladı. Petersen, en çok etkilendiği durumu ise şöyle anlattı: “Beni en çok etkileyen şey, buradaki siyasi mücadelenin nesiller arası ilerlemesi oldu. Tüm ailelerin ve toplumun her kesimini içeren bir çalışma gördüm. Her yaştan, herkes bir araya gelip birlikte yaşıyor ve kelimenin tam anlamıyla yaşıyor, çünkü Türkiye’de Kürtler ve diğer halklar için tam anlamıyla yaşamak mümkün değil. Bu mücadeleyi görmek çok ilham verici. Belki bu mücadeleyi Almanya’ya götüremem ama en azından bu mücadele ruhunu götürmeyi düşünüyorum.”

‘Kadınların kararlılıkları var’

Verilen mücadelenin en üst cephesinde kadınların yer aldığına şahit olduğunu sözlerine ekleyen Petersen, şunları söyledi: “Kurtuluşun ve devrimin kadın özgürlüğüne bu kadar doğrudan bağlanması boş bir laf değil. Hareketin de aslında böyle şekillenmesi ve bu şekilde hareket etmesini görebiliyoruz. Kadın adaylar inanılmaz derecede güçlü konuşmacılar. Çok güçlü karizmaları ve kararlılıkları var. Aynı zamanda da çok cana yakınlar.”

‘Herkes çok politik’

İnsanların mücadelenin dışında kalmak gibi bir şanslarının olmadığını ifade eden Petersen, “Ya kapitalist modernitenin rahat yaşamına ayak uydurup, kapitalist toplum yalanında yaşayarak zihinlerini boşaltıp tükenecekler ya da daha güzel bir yaşam için mücadeleye katılacaklar. Çalışmalar boyunca tanıştığımız herkes çok politik, bu durumun bilincinde ve hareketle güçlü bağı vardı” ifadelerini kullandı.

AMED

#Uluslararası #seçim #gözleme #heyeti #Kürtler #Erdoğanı #yıkmaya #kararlı

Yoleri: Bir yasa varsa tüm tutuklulara uygulanmalı

Cezaevlerinde son yıllarda onlarca tutuklu hayatını kaybederken, çıkarılan yasalardan ise sadece asker ve Hizbullahçılar yararlandırıldı. İHD İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, bütün tutukluların yaşam hakkının korunması gerektiğini vurguladı

Ölüm döşeğinde 51 gün önce tahliye edilen ve dün hayatını kaybeden Abdülhalim Kırtay cezaevlerinde son yıllarda hayatını kaybeden onlarca tutukludan biri oldu.

İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) son verilerine göre; cezaevlerinde 651’i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutuklu bulunuyor. “28 Şubat Davası”nda yargılanıp müebbet hapis cezası verilen eski Korgeneral Vural Avar’ın cezaevinde hayatını kaybetmesinin ardından Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın imzasıyla 3 Ocak’ta “Sürekli Hastalık, Sakatlık ve Kocama Sebebiyle Kişilerin Cezalarının Hafifletilmesi veya Kaldırılması Hakkında İşlemler” başlıklı genelge yayımlandı.

Asker ve Hizbullahçıları affetti

Ancak AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, genelgenin yayımlandığı günden bu yana ‘28 Şubat Davası’nda yargılanan 5 askeri tahliye ederken, son olarak 3 kişinin ölümünden sorumlu Hizbullah’ın “askeri kanat sorumlusu” olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen Mehmet Emin Alpsoy, “28 Şubat Davası’ kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırılan Çetin Saner, Nihat İliman ve “uyuşturucu” sebebi ile cezaevinde bulunan Sedat Çelik’in cezalarını kaldırırken, şu ana kadar cezaevinde olan ve ATK’nin “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen ağır hasta siyasi tutuklular için tek bir adım atılmadı.

Siyasi tutuklulara ayrımcılık var

Hasta tutuklulara dönük ayrımcılığa tepki gösteren İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri, “Cumhurbaşkanından af talep etmeyen ama sağlık ve yaşam hakkını korunmasını isteyen binlerce tutuklu var. Onların bu haklar ancak yasalar ile korunabilir. Bu yasalar ise tutukluların lehine değiştirilmelidir” diye ifade etti.

Eşitsizlik artıyor

Ceza infaz Kanunu’nun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu söyleyen Yoleri, Cumhurbaşkanın aldığı kararlarda bu eşitsizliği daha da derinleştirdiğinin altını çizdi. Anayasaya işaret eden Yoleri, Ceza İnfaz Kanunu’nun hem Anayasa’ya aykırı olduğunu hem de uluslararası sözleşmelere ters olduğunu vurguladı.

Eşit davranmazsan toplum kutuplaşır

AKP-MHP’nin tutuklular arasında yasaya bağlı kalmadan tutuklular arasında yaptıkları ayırımcı politikaları değerlendiren Yoleri, toplumdaki adalet duygusunun zedeleneceğine işaret etti. Yoleri, “İnsanlığa karşı suç işleyenleri bıraktığınızda toplum bunu kabul etmez. Onbinlerce hasta tutuklu var. Kolu olmayan, bacağı olmayan, yaşamını tek başına sürdüremeyecek tutuklu var. Siz kalkıp insanlığa karşı suç işlemiş insanları bırakırsanız, birilerine bu hak sağlanırken, kendilerine bu hakkın sağlanmaması durumda toplum kutuplaşır” diye konuştu.

Tutuklular için ciddi tehdit

Siyasi tutukluların hasta olmasına rağmen tahliye edilmediğine dikkat çeken Yoleri, “Kürt politik tutuklular bu durumdan daha çok etkileniyor. Daha çok hak gaspı uygulamalara maruz kalıyorlar. Aslında infaz sisteminin mantığında sistematiğinde bir hata var. İnsan hakları açısında kabul edilemeyecek düzeyde. Bu bütün tutuklular içinde ciddi tehdit oluşturuyor” dedi.

Kaynak: MA

#Yoleri #Bir #yasa #varsa #tüm #tutuklulara #uygulanmalı

Aile boyu Yeşil Sol Parti müşahiti oldular

Milyonların sandık başına gideceği 14 Mayıs seçimleri için aile boyu Yeşil Sol Parti’den aday olan Şit ailesi, herkesi de kendi iradelerine sahip çıkmaya çağırdı

Yarın milyonlar sandık başına geçerek Cumhuriyet’in yüz yılında yeni bir tercihte bulunacak. Seçim çalışmaları artık yerini sandık güvenliğine bırakmış durumda.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), olası usulsüzlüklerin önüne geçmek için sık sık sandıkları koruma ve gönüllü müşahitlik çağrısını sürdürüyor. Bu çağrılara karşılık veren Şit ailesi de tüm bireyleriyle gönüllü müşahit oldu.

Aile boyu görev alıyorlar

Erdaxanlı (Ardahan) olan Şit ailesinden Gülcan Şit, 2006 yılında devlet baskısının yanı sıra ekonomik nedenlerden dolayı göç etmek zorunda kaldıklarını dile getirdi. 17 yıldır İstanbul’un Fatih ilçesine bağlı Kocamustafapaşa Mahallesi’nde yaşadıklarını aktaran Şit, her seçimde müşahitlik yaptığını, bu seçimde küçükten büyüğe aile boyu Yeşil Sol Parti sandıklarında gönüllü müşahit olarak görev yapacaklarını söyledi. Şit, bu yıl ailesinden ilk defa oy kullanacaklar ile birlikte toplam 6 kişinin hem oyunu kullanacağını hem de müşahit olarak görev yapacaklarını aktardı.

Korkmadan görev alsınlar

Sandıkların korumasında sorumluluk hissettiğini dile getiren Şit, “14 Mayıs sabahı sandıklarımızın başına gideceğiz. Kadınlar, kendimiz ve çocuklarımızın geleceği için sandıklarda olmalıyız. Korkmasınlar, görev alsınlar” çağrısında bulundu.

DEHAP’tan beri çalışmalarda

Özel bir şirkette aşçı olarak çalışan Özcan Şit, 1995 yılında Halkın Demokratik Halk Partisi (DEHAP) Erdaxan il kurucuları arasında yer aldığını söyleyerek, aynı zamanda Golan (Göre) İlçe Başkanlığı yaptığını aktaran Şit, 2002’de de DEHAP İl Başkanlığını görevinde bulunduğunu söyledi. Kürtlere yönelik baskıların hiç değişmediğini dile getiren Şit, “Kürtlere yönelik baskılar bu ülkenin resmi ideolojisi haline gelmiş. Yani tek dil, tek bayrak siyaseti bugün hala devam ediyor. 2023 yılında bile hala bu sıkıntı devam ediyor. 90’lı yılları yaşayan biri olarak, bu seçimde irademizi korumamız gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle zindanlarda direnen siyasetçilerimiz ve halkımız için mutlaka cesur olmak zorundayız” dedi.

Gençlerin geleceği yok

Evin en küçük bireyi olan ve ilk defa oy kullanacak olan 19 yaşındaki Diyar Şit, öğrenci olduğunu ve Türkiye’deki birçok genç gibi AKP iktidarında gelecek görmediğini dile getirerek, “Gençlere daha fazla fırsat tanınmasını istiyorum. Eğer ben bu yaşta siyaset konuşuyorsam, ülke baya geridedir. Teknoloji çağındayız. Ama benim kendime ait bir bilgisayarım bile yok. Bir şeye itiraz ettiğimizde konu hemen ‘telefonunu çıkar’ olayına geliyor. Bu baskılar her gün tekrarlanıyor” dedi.

İrademize sahip çıkmalıyız

“Ben ilk defa oy kullanacağım, büyük bir zevkle Yeşil Sol Parti’ye oy vereceğim” diyen Şit, “Ailece Yeşil Sol Partiliyiz, aile geleneği olan başta Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden tek parti Yeşil Sol Parti’ye oyumuzu veriyoruz. Önümüzdeki beş yılı rahat geçirmek için tüm gençler sabah sandığın başına geçmeli, iradelerine sahip çıkmalı” dedi.

10 yıldır görev alıyor

Ailenin ikinci çocuğu olan Hatip Şit ise 18 yaşından itibaren seçimlerde HDP’den sandık müşahitliği, okul sorumlusu gibi görevlerde yer aldığını ifade etti. Şit, “Bütün Kürtlerin, sol sosyalist kesimlerin sandıkta görev alması lazım. Bu seçimde insanlar korkabilir ama sandıkları boş bırakmamamız gerekir” diye konuştu.

Tüm kadınlar sandık başında

Özel bir şirkette yönetici olarak çalışan Dilan Şit de, kadına yönelik baskılar, katliamlar, artan şiddete dikkat çekerek, tüm bunlara karşı Yeşil Sol Parti’ye oy vereceklerini söyledi. Şit, “Seçim günü kadınların gelecekleri için doğru adımlar atmalarını istiyorum. O gün tüm kadınları sandık başına çağırıyorum. Kadınlar kendi gelecekleri için doğru karar vermeli” dedi.

Haber: Esra Solin Dal / MA

#Aile #boyu #Yeşil #Sol #Parti #müşahiti #oldular