Ana Sayfa Blog Sayfa 466

Muğla’da Şerzan Kurt anıldı

Muğla’da polis kurşunuyla katledilen Şerzan Kurt için anma gerçekleştirildi

Muğla Emek ve Demokrasi Güçleri, 12 Mayıs 2012 yılında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğrencisiyken polis kurşunu ile katledilen Şerzan Kurt’un ölümünün 13’üncü yılında anmak için Muğla Sınırsızlık Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Halkaların Demokratik Partisi (HDP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP), Emek Partisi (EMEP), Devrimci Parti, DİSK ile birlikte çok sayıda demokratik kitle örgütü katıldı.

‘Faşistler polis kontrolünde saldırdı’

Açıklamada, Şerzan Kurt anısına saygı duruşunda bulunuldu. Açıklamayı yapan Şerzan Kurt’un üniversite arkadaşı Nurullah Yıldız, 12 Mayıs 2012’de Kürt öğrencilere yönelik planlı bir şekilde faşist saldırı düzenlendiğini, polisin ise saldırıya uğrayanları gözaltına aldığını hatırlattı. Yıldız, “Gözaltındaki arkadaşlarının serbest bırakılmasını bekleyen öğrencilere faşistler bu sefer polis kontrolünde saldırdı. Bu saldırı karşısında kendini korumaya çalışan öğrencilere doğru ateş eden katil polis memuru Gültekin Şahin, Şerzan Kurt’u katletti” dedi.

‘Cezasızlık güvencesi devreye girdi’

Davanın ‘güvenlik’ gerekçesiyle Eskişehir’e taşındığını hatırlatan Yıldız, “Katil Gültekin Şahin, önce müebbet hapis cezası aldı. Daha sonra ise haksız tahrik’ ve ‘mahkemeye saygı’ indirimleri alarak tahliye edildi” hatırlatmasında bulundu. Yıldız, “Ne yazık ki cezasızlık güvencesi devreye girdi. Devlet, suç işlemiş görevlisini korudu. Yasaya göre havaya ateş etmesi gerekirken, göstericilere silah doğrultan polis adaletin elinden kurtarıldı” diye kaydetti.

‘Şerzan’ın sesiyiz’

Yıldız, davanın takipçisi olduklarını belirterek, “Şerzan’ın katledildiği bu sokaklarda Şerzan’ın sesi oluyoruz. Şerzan Kurt Kürt olduğu için, öldürüldü. Bizler Muğla Emek ve Demokrasi güçleri ve yurtsever ve sosyalist gençler olarak bu ülkede yaşayan hiçbir gencin yaşamının baharında kimliğinden, ideolojisinden ya da ırkından kaynaklı saldırıya uğramasını, katledilmesini kabul etmiyoruz” diye konuştu.

Kurt ailesinin mesajı

Açıklamada Şerzan Kurt’un annesi Necla ve babası Ömer Kurt’un mesajı da okundu. Mesajda şu ifadelere yer verildi: “Anne ve baba Kurt’un mesajı şöyle: “Anadolu ve Mezopotamya toprakları üzerinde yaşayan her halkın ve kesimin kendini içinde kimliğiyle, rengiyle ifade edeceği, can ve mal güvenliğinin sağlanacağı bir barış gelecektir. Bu barışın, özgürlüğün geleceği siz Şerzan Kurt’un Türk, Kürt ve diğer halkların onurlu genç yoldaşlarının, birlik, beraberlik ve kararlı mücadelesiyle olacaktır.”

Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#Muğlada #Şerzan #Kurt #anıldı

Yeşil Sol Parti: KİM uygulaması Soylu’nun fotoğrafını tarayınca

Yeşil Sol Parti, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun tanıttığı ‘KİM’ uygulamasında Soylu’yu arattı, uyuşturucu kaçakçısı, tecavüz ve şiddet failleriyle yan yana fotoğraflarını sıraladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun araba kullanırken tanıttığı “KİM” uygulamasına dair “KİM uygulaması Soylu’nun boyu tarayınca…” notuyla video paylaştı.

Soylu’nun arabada söylediği “Dünyada teknolojiyi en iyi kullanan bakanlıklardan birisi İçişleri Bakanlığı’dır. Bu konuda tevazu göstermem hiç” başlayan videoda uygulama Soylu’nun yüzünü taramasıyla uyuşturucu kaçakçısı, tecavüz ve şiddet failleriyle yan yana fotoğraflarına yer verildi.

Fotoğraflar sıralandı

Soylu için “Suç İşleri Bakanı Süleyman Soylu” denilen videoda uyuşturucu kaçakçısı ve şiddet failleriyle yan yana olan fotoğrafları verilerek şunlar sıralandı:

”*Dolandırıcı Fatih Faruk ile beraber.

* Kara para aklamaktan tutuklanan SBK Holding’in sahibi Sezgin Korkmaz’ın uçağına bindiği anlar.

* Halkın iradesini gasp ediyor.

* Aysel Tuğluk’un annesinin cenazesine saldıran Murat Alp ile beraber.

* Mardin Kayyımı Mustafa Yaman ile belediye bütçesinden çalarken

* HDP’ye saldıran saldırganlarla beraber.

* Cinsel istismar suçlamasıyla tutuklanan MHP Diyarbakır İl Başkanı Cihan Kayaalp ile beraber.

* Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’i katleden Ümitcan Uygun’un babası Durak Uygun ile beraber.

* Cinayet, kasten adam öldürmek, ağır yaralama, şantaj, fuhuş, silah ve uyuşturucu ticareti gibi birçok suçlamayla yargılanan Almanyalı Osmanlılar Derneği yöneticisi Taner Ay ile beraber.

* El Nusra ile yan yana savaşan Emrah Çelikl’le beraber.

* Uyuşturucu kullanıcısı AKP’li Kürşat Ayvatoğlu ile beraber.

* Uyuşturucu kaçakçısı Ali Osman Akat ile beraber.

* Hamile bir kadına saldırıp cezasız bırakılan Hasan Sel ile beraber.

* Uyuşturucu kaçakçısı Şehmus Özkan ile beraber.

* Uyuşturucu ticareti ve kadına şiddet olaylarıyla gündeme gelen Sadık Yıldırım ile beraber. “

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #KİM #uygulaması #Soylunun #fotoğrafını #tarayınca

BM: 200 bin kişi Sudan’dan göç etti

BM, Sudan’da devam eden çatışmalar nedeniyle yaklaşık 200 bin kişinin ülkeyi terk ettiğini açıkladı

Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Sözcüsü Olga Sarrado, Sudan’da 15 Nisan’dan bu yana ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden çatışmalar nedeniyle yaklaşık 200 bin kişinin ülkeyi terk ettiğini açıkladı.

BM Cenevre Ofisi Enformasyon Birimi Basın ve Dış İlişkiler Bölümü Başkanı Rolando Gomez moderatörlüğünde düzenlenen haftalık basın toplantısında, “Sudan’da dördüncü haftasında da devam eden çatışmalar nedeniyle yaklaşık 200 bin kişi ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Her gün daha fazla kişi sınırı aşıp güvenlik arayışına giriyor” denildi. Ülke içinde yüz binlerce kişinin yerinden olduğunu da vurgulayan Sarrado, birçok kişinin temel ihtiyaçlara ulaşamadığı için evlerine kapandığını söyledi. Sarrado, Sudan’daki bu acil duruma müdahalenin zorlu ve maliyetli olduğunu vurguladı.

HABER MERKEZİ

#bin #kişi #Sudandan #göç #etti

Botan’da yüzlerce araçlık ‘özgürlük konvoyu’

Yüzlerce araçtan oluşan Yeşil Sol Parti’nin Botan ‘özgürlük konvoyu’, geçtiği her yerde büyük bir coşkuyla karşılandı

Seçime iki gün kala, çalmadık kapı bırakmayan Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Şirnex’ın Hezex (İdil) ilçesine bağlı Ereban beldesinden Hezex’e, Cizîr (Cizre), Silopiya (Silopi,) Qasirk (Kasrik), Dergûl’den (Kumçatı) Şirnex merkeze kadar yüzlerce araçlık konvoy ile giriş yaptı. Botan özgürlük konvoyu mahalle, köy, belde ve ilçelerde büyük coşkuyla karşılanırken, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex milletvekili Hasan Özgüneş, Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayları, Ayşegül Doğan, Newroz Uysal Aslan, Zeki İrmez, Bedrihan Osal yer aldı.

Konvoya yüzlerce araçla binlerce yurttaş eşlik etti. İlçe ve belde merkezlerinde yurttaşlar caddelere evlerinin balkonlarına çıkarak adayları zafer işaret ve zılgıtlarla selamladı.

HABER MERKEZİ

#Botanda #yüzlerce #araçlık #özgürlük #konvoyu

Kılıçdaroğlu: Hiçbir sandığı boş bırakmadık

Hakkında ‘suikast’ iddialarının ardından mitinge çelik yelek giyerek çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, Seçim güvenliğini aldıklarını vurgulayarak ‘Hiçbir sandığı boş bırakmadık’ dedi.

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Samsun’da miting düzenledi. Mitinge, Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Saadet Partisi Başkanı Temel Karamollaoğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.

Mitingde sırasıyla Ekrem İmamoğlu, Temel Karamollaoğlu ve Ahmet Davutoğlu birer konuşma yaptı. Son konuşmayı Kılıçdaroğlu yaptı. Kılıçdaroğlu, hakkındaki “suikast” iddialarının ardından sahneye çelik yelekle çıktı. Kılıçdaroğlu’nun konuştuğu sahnede korumaların da artırıldığı ve silah bulundurdukları görüldü. Sahnede konuştuğu esnada arkasındaki korumalar da uzun namlulu silahlarla beklerken, 2 koruma da elindeki siyah çanta ile hazır bulundu.

Millet karar vermiş

Kılıçdaroğlu, mitingdeki konuşmasında emeklilere 15 bin TL bayram ikramiyesi vereceğini yineledi. “Onlar yandaşlara, ben size çalışacağım” diyen Kılıçdaroğlu, “Alacağım o beşli çetelerden ve sizlere vereceğim” dedi. Kılıçdaroğlu, siyasal iktidara “Utanmadan iftira atıyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar bu millet karar vermiş. Yeter milleti ayrıştırdığın, bu milleti soğana mahkum ettin, yeter!” diye konuştu.

Hiçbir sandığı boş bırakmadık

Seçim güvenliğini aldıklarını vurgulayan Kılıçdaorğlu “İlk kez sandıklar konusunda bu kadar tedbir aldık. Hiçbir sandığı boş bırakmadık. Aman nolursunuz gidin demokrasi için, ülkeniz için güzellikler için ve bu ülkeye bahar gelmesi için oyunuzu kullanın. Elinizi vicdanınızı koyun” diyerek oy verme çağrısı yaptı.

Millet İttifakı’nın genel başkanları Samsun’daki mitingin ardından Ankara’da yapacakları mitinge katılmak üzere yine geniş güvenlik önlemleri altında Samsun’dan ayrıldı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlu #Hiçbir #sandığı #boş #bırakmadık

İmralı Barış Delegasyonu’ndan MATUHAYDER’e ziyaret: Sesinizi AK’ye taşıyacağız

MATUHAYDER’i ziyaret eden Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu üyeleri, ziyaretlerinde paylaşılan hususları bir hafta sonra yapılacak Avrupa Konseyi toplantısına taşıyacaklarını belirterek, ‘Sizin sesinizi duyurmak için buradayız’ dedi

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu MATUHAYDER’i ziyaret etti. Delegasyon üyeleri ziyaretlerde gündeme gelen konuları bir hafta sonra yapılacak Avrupa Konseyi toplantısına taşıyacaklarını belirterek, ‘Sesinizi oraya taşıyacağız’ dedi

İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a ilişkin Türkiye 3 farklı ülkeden gelen 3 kişilik Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu, temaslarını ikinci gününde de sürdürdü.

Delegasyonda yer alan Sosyoloji ve Antropoloji Proförörü Denis O’Hearn, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel ve İzlanda Eski Adalet ve İç İşleri Bakanı Ögmundur Jonasson, Cumartesi Anneleri/İnsanlarını ziyaret etmek üzere İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesini ziyaret etti.

Delegasyonu, 19 Ekim 1995’te elinde telsiz ve silahlı kişiler tarafından kaçırılan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun ve Sebla Arcan karşıladı. Görüşme, Cumartesi Anneleri/İnsanları talebi üzerine basına kapalı bir şekilde gerçekleşti.

TJA aktivistleri ile görüşme

Heyet daha sonra Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivistleri ile görüştü. Görüşmede TJA aktivistleri, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın kadına dair düşüncelerini paylaştı ve bu düşüncelerin Türkiye ile Kurdistan’da yarattığı kazanımlara dikkat çekti. Kadınların Yerel Yönetim mecralarında yer alması, eşbaşkanlık ve pek çok hususun PKK Liderinin sunduğu perspektif ile geliştiğini belirten TJA aktivistleri, PKK Liderinin düşünceleri sayesinde kadınların toplumda daha da çok var olmaya başladığını ve toplumu değiştirmeye dair ellerine fırsat geçtiğini dile getirdi. TJA aktivistleri, kendilerine ve kadınlara yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara da işaret etti. TJA aktivistleri, Olağanüstü Hal (OHAL) dönemi ve önceki dönemlerde kadın kurumlarının kapatılmasını da anımsatarak, bunlara karşı en kısa zamanda harekete geçip yeni kurumlar kurduklarını ve mücadelelerini kaldıkları yerden devam ettiklerini söyledi.

Kadın kurumlarının kapatıldığını ve yerine kayyum atandığını dile getiren TJA aktivistleri, iktidarın kadın kurumlarına erkek kayyum atadığını paylaştı. Şiddete uğrayan kadınlar için oluşturulan KADES’e değinen TJA aktivistleri, bu oluşumun bünyesinde 7 dil barındırdığını ancak Kürtçeye yer verilmediğini aktardı.

Eşbaşkanlık sistemi

Delegasyon üyeleri, TJA aktivistlerinden eşbaşkanlık sistemine dair daha çok bilgi istedi. TJA aktivistleri Kürt siyasi hareketinin büyük zorluklarla bu sistemi adım adım inşa ettiğini dile getirerek, tarihçesine değindi. Eşbaşkanlık sisteminin ilk başlarda toplumda yeterli düzeyde kabul görmediğini dile getiren TJA aktivistleri, bu sistemin 4 belediyede hayata geçmesi ve yarattığı kazanımlardan sonra toplumun görüşünün değişmeye başladığını paylaştı.

İstanbul Sözleşmesi

TJA aktivistleri İstanbul Sözleşmesi’nin önemine ve iptal edilme sürecine de değindi. Sözleşmenin imzalanma sürecine değinen TJA aktivistleri Amed’te bir kadının katledilmesi süreci ardından Türkiye’nin açılan dava sonucunda sözleşmeye dahil olduğunu ancak sözleşmenin Kurdistan’da hiç uygulanmadığını belirtti. TJA aktivistleri, sözleşmenin Amed’te imzalanma kararı alındığını ve isminin de “Diyarbakır Sözleşmesi” olarak kabul gördüğünü ancak Amed’in güvenli görülmemesi nedeniyle İstanbul’da imzalandığı bilgisini aktardı. Sözleşmenin uygulanmamasına işaret eden TJA aktivistleri, “Kürt kadın hareketi, Kürt toplumu ile bir sözleşme imzaladı. Bu büyük bedeller ile oldu” dedi.

‘Tecrit’ ile anlatılamayacak kadar kötü

PKK Liderinin tutulduğu koşullara da işaret eden TJA aktivistleri, bu koşulların sadece “tecrit” kavramı ile anlatılamayacak kadar köklü ve kötü olduğunu ifade etti. Bunun yanı sıra bu “hal” ile Kürt toplumuna ve Türkiye halklarına da “tecrit” uygulandığını dile getiren TJA aktivistleri, buna karşı her gün mücadele içinde olduklarını ifade etti.

Özel savaş yöntemi

TJA aktivistleri asker, polis ve devlet yetkililerin Kürt kadınlarına yönelik taciz, tecavüz ve şiddeti sonucu yaşanan katliamları anımsattı. TJA aktivistleri bu durumu “özel savaş” olarak değerlendirerek, bu durumla Kürt kadın hareketinin etkisinin kırılmak istendiğini söyledi. TJA aktivistleri, “Kadın Kurdistan’da savaş ganimeti olarak görülüyor. Özellikle devlet yetkililerin söylemi ile kadınlara yönelik baskılar daha da artıyor” diye kaydetti.

Kadın esaslı paradigma

Delegasyon üyeleri, AKP-MHP’nin 14 Mayıs seçimlerinde kaybetmesi ve muhalefetin kazanması halinde ne tür adımlar atacaklarını ve ne tür beklentilerinin olduğunu sordu. TJA aktivistleri, AKP ve AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın değişmesinin tek başına yeterli olmadığını ve devlet anlayışının tamamen değişmesi gerektiğini dile getirdi. TJA aktivistleri, kadın esaslı paradigmanın yaşam bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

Cezaevlerinde kadınların durumu

Delegasyon üyeleri, Kuzey ve Doğu Suriye’deki Özerk Yönetimin kendilerine yönelik etkisini de sordu. TJA aktivistleri, dünyada kadınlara dönük her kazanımın kendilerini ciddi derecede etkilediğini ve ilham kaynağı olduğunu ifade etti. TJA aktivistleri, İran’da kadınlar öncülüğünde başlayan başkaldırıya da işaret etti. TJA aktivistleri, Kürt kadınlarının direnişinin dünyaya etki ettiğini ve her yerde konuşulduğunu ve rehber olduğunun da altını çizdi. Cezaevindeki kadınların durumuna da değinen TJA aktivistleri, kadınların erkek tutuklulardan daha çok zorlukla karşılaştığını ifade etti. Bu durumun ayrı bir başlık olarak ele alınması gerektiğini dile getiren TJA aktivistleri, “Türkiye’deki sistem, direnişlerin öncüsünün kadın olduğunu çok iyi biliyor. Bu yüzden kadınlara yönelik bu kadar baskı var.

30 yıllık tutuklu hak ihlallerini anlattı

Heyet, daha sonra Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ni (MATUHAYDER) ziyaret etti. Heyeti dernek eşbaşkanları Dilek Demir ve Şafi Erol ile beraberindeki heyet karşıladı. Ziyarete ilk olarak yer alan Tahir İzgin, 30 yıl boyunca cezaevinde kaldığını paylaştı. 30 yıl ceza alıp bu cezayı bitirmesine rağmen tahliye edilmeyen tutuklara dikkat çeken İzgin, birçok tutuklunun Abdullah Öcalan’a “sayın” dediği için tahliye edilmediğini söyledi. Tutukluların yaşadığı hak ihlallerine, tedavi hakkının engellenmesine, işkence ve kötü muameleye de değinen İzgin, “Cezaevlerinde revir ama doğru düzgün içinde doktor yok. Muayene etmeden tedavi etmeye çalışıyorlar. Kafadan bir ilaç yazıp başından def ediyorlar” diye kaydetti. Kovid-19 sürecine değinen İzgin, bütün tutukluların salgına yakalandığını ve kendilerine tarihi geçmiş ilaçlar verildiğini söyledi. İzgin, cezaevinde yönetmenliğinde sohbet, atölye ve çeşitli sosyal aktivitelerin yer aldığını ancak siyasi tutukluların bu haktan yararlandırılmadığına dikkat çekti. İzgin PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin son bulması için 2018-2019 arasındaki açlık grevine dikkat çekerek, “Ben 80 gün boyunca açlık grevinde kaldım. Sayın Abdullah Öcalan ‘bırakın’ demeseydi ölseydik de son vermezdik” dedi.

Tutuklu sayısı dünya ortalamsının üzerinde

Sosyoloji ve Antropoloji Proförörü Denis O’Hearn, 2000 yılları öncesinde Türkiye’de tutuklu ve hükümlü sayısının dünya ortalamasına göre çok az olduğunu ancak bu yıllardan itibaren sürekli artış gösterdiğini şimdilerde ise en çok tutuklu ve hükümlünün olduğu ikinci ülkede olduğunu anımsatarak, bunun nedenini ve o dönemden bu güne değin şartların değişip değişmediğini söyledi. O’Hearn’e yanıt veren MATUHAYDER Eşbaşkanı Şafi Erol, PKK Liderine işaret ederek, sıradan biri olmadığını ve Kürt halkının kendisini önderi olarak gördüğünü paylaştı.

Dünya izliyor

Kurdistan ve Kürtlerin uluslararası ve yerel güçler tarafından “Pazar alanı” haline getirildiğini, Kürtlerin yaşadığı dört bölgede de savaş olduğunu, binlerce köyün bu nedenden ötürü boşaltıldığını ve milyonlarca kişinin sürgün edildiğini söyledi. Kurdistan’ın sahipsiz bırakılmak istendiğini söyleyen Erol, “Bu halkın bir dili var. Dili de elinden gidiyor. Bu ekolojik bir saldırı ve bütün dünyayı etkiliyor. Ancak bu durum dünya tarafından izleniyor. Kürtlere karşı bir soykırım var. Kürtlerin bunu kabul etmesi mümkün değil” diye kaydetti. Erol, bu durumlardan ötürü cezaevindeki tutuklu sayısının artığını söyledi. Erol, Avrupa ülkelerinin Kürtlerine yaklaşımına da tepki gösterdi.

‘Bu artık bir işkence sistemine dönüştü’

MUTAHAYDER Yöneticisi Esin Çelik de, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye getirilişinin Kürtler tarafından kabul edilmediğini, ardından ise tecrit uygulanmaya başladığını ve Kürtlerin üzerine de aynı derecede bir baskı ve tecrit uygulamasının devreye girdiğini belirterek, buna karşı gösterilen tepkilerin sonucu olarak tutuklamaların gerçekleştiğini söyledi. Çelik, Türkiye’deki siyasi tutukluların sayısını da işaret ederek, bu sayının dünyanın hiçbir yerinde olmadığını söyledi. PKK Liderine yönelik tecridin zaman içerisinde diğer cezaevlerine de uygulandığını dile getiren Çelik, “Siyasi tutuklulara yönelik ikili hukuk sistemi uzun zamandır var. Özellikle 15 Temmuz 2016’da daha da ağırlaştı. Bu artık bir işkence sistemine dönüştü. İmralı’da uygulanan tecrit biz ailelere ve topluma da uygulanmaya başlandı” ifadelerini kullandı. Çelik, tutukluların zorla sevk edilmesi, tutuklulara para gönderilmesi halinde soruşturma ve kovuşturmaya maruz kalan kişi ve aileleri hatırlatarak, bunun bir cezalandırma yöntemi olduğunu ifade etti.

AB sorumluluk almalı

Söz alan MATUHAYDER Eşbaşkanı Dilek Demir, bu durumlara karşı AB ülkelerinin sorumluluk alması gerektiğini ifade etti. Söz alan tutuklu annesi Zeynep Çalıhan, tutuklulara yönelik kötü muameleye dikkat çekti. Hasta tutukluların serbest bırakılması için 10 ay boyunca 6 anne olarak “Adalet Nöbeti” sürdürdüklerini ve her eylem yaptıklarında polis tarafından darp edildiğini ve işkenceye uğradığını bu nedenle tüm annelerin yaralar aldığını ve hala darp izlerinin durduğunu söyleyen Calıhan, “Adalet yoksa suçlusu devlettir” dedi.

‘Sesinizi AK’ye taşıyacağız’

Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini tespit etmek için geldiklerini belirten İzlanda Eski Adalet ve İç İşleri Bakanı Ögmundur Jonasson, 46 Avrupa Konseyi toplantısında bir basın açıklaması ile bu tespitleri paylaşacaklarını söyledi. Jonasson, “Sizin sesinizi duyurmak için buradayız” diye kaydetti.

HABER MERKEZİ

#İmralı #Barış #Delegasyonundan #MATUHAYDERe #ziyaret #Sesinizi #AKye #taşıyacağız

Sudan’da ordu ile HDG arasında anlaşma imzalandı

Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Güçleri arasında ateşkes ilan edilmeden sivillere dair bir anlaşma imzalandı

Sudan’da ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında bir aya yakın süredir süren çatışmaların durdurulması için “Cidde Bildirgesi” anlaşması imzalandı. Ancak bildirgede taraflar arasında bir ateşkes ilan edilmedi.

Ülkenin yerel basınında yer alan haberlere göre, bildirge, ABD ve Suudi Arabistan’ın, Sudan’daki krizi çözmek için Suudi Arabistan’ın Cidde şehrinde başlattıkları taraflar arasındaki görüşmeler sonucunda imzalandı. Bildirgede, Sudan ordusu ve HDK’nin sivillere zarar verecek herhangi bir saldırıdan uzak duracağı belirtilirken, Sudan halkının çıkarlarının iki taraf için öncelik olduğuna vurgu yapıldı.

Sivillerin tahliyesi

Sudan’daki tüm sivillerin çatışma ve kuşatma altındaki bölgeleri terk etmeleri, tahliyelere izin verilmesi ve tarafların insani gerekçelerle duyurulan ateşkeslere uyması istendi. Bildirgeyle sivillerin ihtiyaçlarını karşılamak için insani yardım eylemlerini kolaylaştırmanın amaçlandığı ifade edildi. Ayrıca iki taraf Sudan’ın egemenliğinin, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına yönelik kararlılıklarını vurguladı.

Ateşkes ilan edilmedi

Ancak taraflar yeni bir ateşkes ilan etmedi. Deklarasyon metninde, iki grubun “acil insani yardımın sağlanmasını, su ve elektrik gibi temel hizmetlerin restorasyonunu kolaylaştırmak için kısa vadeli bir ateşkes sağlamak için görüşmelere öncelik vermeyi taahhüt ettikleri” belirtildi.

Reuters: 10 günlük ateşkes olabilir

Reuters’a konuşan ABD’li bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi de “İki taraf birbirinden oldukça uzak” ifadesini kullandı. ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da tarafların yaklaşık 10 günlük etkili bir ateşkes için anlaşmaya varmaya odaklanacakları belirtildi.

HABER MERKEZİ

#Sudanda #ordu #ile #HDG #arasında #anlaşma #imzalandı

Amed’de yüzlerce araçlık konvoya halktan yoğun destek

Yeşil Sol Parti Amed’te 500 araçlık konvoy ile kent merkezinde büyük ilgi ve coşkuyla karşılanırken, yarın İstasyon Meydanı’nda yapılacak mitinge de çağrıda bulunuldu

Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed’in merkez ilçelerinde 500 araçlık konvoy gerçekleştirildi. Konvoya Yeşil Sol Parti Amed vekil adayları, Yeşil Sol Parti il ve ilçe örgütleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe örgütleri, Tevgera Jınên Azad (TJA), sivil toplum örgütleri ve yüzlerce kişi katıldı. Konvoy ilk olarak Amed’in Peyas (Kayapınar) ilçesinde bulunan Stadyum önünde toplandı. Ardından Rezan (Bağlar), Yenişehir ve Sûr (Sur) ilçelerinde devam etti.

Güzergahlarda coşkulu kaşılama

Konvoyun izlediği yollar boyunca seçim otobüsü üzerinde bulunan vekil adayları halkı zafer işareti ile selamladı. Halk da zafer işareti yaparak hem vekil adaylarını hem de konvoydakileri selamladı. Yolda konvoyu gören araçlar da sık sık korna çalarken özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar evlerinin balkonlarından zafer işareti yapıp öpücükler gönderdi.

Trafik lambasında bekleyen CHP’liler de konvoya zafer işareti yaptı.

Konvoyu renklendiren görüntülerden biri de çocukların bisikletlere binip tüm konvoy boyunca bayraklarla ve zafer işaretleriyle takip etmesi oldu. Öte yandan pazarda, kafelerde, kahvehanelerde ve iş yerlerinde olan herkes caddeye çıkarak konvoydakileri ıslık ve zafer işareti ile selamladı. Gençlerin, kadınların ve halkın büyük coşkuyla karşıladığı konvoy uzun süre şarkılarla çoşturdu.

Yine konvoy yol boyunca Yeşil Sol’un yarın İstasyon Meydanı’nda saat 13.00’te gerçekleştireceği mitinge katılım çağrısında bulunuldu.

Son olarak ise konvoy Peyas ilçesinde bulunan Dünya Kavşağı’nda seçim bürosu önünde son buldu.

HABER MERKEZİ

#Amedde #yüzlerce #araçlık #konvoya #halktan #yoğun #destek

Yeşil Sol Parti İzmir’de onbinlerle final mitingini yapıyor

Yeşil Sol Parti, binlerin katılımıyla İzmir Gündoğdu Meydanı’nda final mitingini yapıyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesi 24 Nisan’da Colemerg’de startını verdiği çalışmalarına İzmir’deki Final Mitingi ile devam ediyor.

Gündoğdu Meydanı’nda gerçekleştirilen mitinge Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın’ın yanı sıra Sosyalist Yeninden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Kurucular Kurulu Üyesi Juliana Gözen ve milletvekili adayları katıldı.

Heyetin, Karşıyaka’dan vapur ile Gündoğdu Meydanı’na ulaşması sonrası coşkunun doruğa ulaştığı alana onbinler akın ediyor.

Barış Anneleri’nin en ön safta zılgıtlarıyla eşlik ettiği miting alanında, kadınlar ve gençler de yeşil kırmızı ve sarı renkli yöresel kıyafetleriyle halaylara tutuşurken, Ege Denizi’nin kıyısındaki on binler, Yeşil Sol Parti bayraklarını ellerinden düşürmüyor.

Seçim şarkılarıyla miting programını halaylarla ile bekleyen on binlerin, “Biji serok Apo”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” ve “Jin jîyan azadî” sloganları kentin dört bir yanından yankılanıyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #İzmirde #onbinlerle #final #mitingini #yapıyor

Gözaltına alınan Paris saldırganı SADAT üyesi çıktı

Fransa’da Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldırmakla suçlanan ve SADAT’ın eski bir üyesi olduğunu söyleyen kişi gözaltına alındı

Fransız gazeteci Gauillaume Perrier, 3 Mart’ta Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne saldıran ve kendisini “eski bir SADAT üyesi” olarak tanıtan bir kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Fransız Le Point gazetesinde çalışan Perrier, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Kendisini SADAT’ın eski paralı askeri olarak tanıtan şüpheli Paris’te gözaltına alındı” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne 23 Aralık 2022’de silahlı saldırıda, Kurdıstan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi üyesi ve Kürt kadın hareketi öncülerinden Emine Kara (Evin Goyi), sanatçı Mir Perwer (Mehmet Şirin Aydın) ve Abdurrahman Kızıl yaşamını yitirmişti. Katil William M. ise, “Sağlık durumunun gözaltı koşullarına uyumlu olmaması” gerekçesiyle emniyet bünyesinde bulunan psikiyatri kliniğine nakledilmişti. Ardından oluşan tepkiler üzerine yeniden tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.

Bu saldırının ardından Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’nin önünde üç polis nöbet tutmaya başlamıştı. Fakat kendisini eski bir SADAT üyesi olarak tanıtan bu kişi, 3 Mart’ta polis korumasına rağmen kültür merkezine saldırmıştı.

HABER MERKEZİ

#Gözaltına #alınan #Paris #saldırganı #SADAT #üyesi #çıktı