Ana Sayfa Blog Sayfa 473

Sivas Katliamı Davası’nda Adalet Bakanlığı’na zamanaşımı tepkisi

Sivas Katliamı Davası için zaman aşımının 2 Temmuz’da dolacağını belirten Adalet Bakanlığı’na tepki gösteren avukatlar, ‘Mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir, kabul edilmemelidir’ dedi

Sivas’ta 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli’nde 33 kişinin yakılarak katledilmesine dair firari sanıklar Murat Sonkur, Eren Ceylan ve Murat Karakaş hakkında devam eden davanın 29’uncu duruşması Ankara 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmayı çok sayıda Alevi örgütü temsilcisi, avukat, demokratik kitle örgütü temsilcisi ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sivas milletvekili adayı Gani Kaplan ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antalya Milletvekili Kemal Bülbül izledi.

Dosyaya eklenen evrakların okunmasının ardından ilk olarak katliamda kardeşi Gülsün Karababa’yı kaybeden Hüseyin Karababa söz aldı.

‘Türkiye katliamın organizatörüdür’

Sivas, Maraş, Malatya, Çorum, Dersim, Gazi katliamlarının “devlet katliamı” olduğunu belirten, Karababa, “Bunları katliam olarak önümüze aldığımızda Alevi soykırımı ortaya çıkar. Yerinden yurdundan edilmiş, korkudan kimliklerini saklayan toplum haline getirmişlerdir. Bu durum çok açık bir şekilde soykırımın etkisidir. Alevilerin bu ülkede can ve mal güvenliği yoktur. Devletin hiçbir görevlisi mahkemeye çağrılmamıştır. Katliamda 4 ülkenin parmağı vardır. Türkiye bu katliamın fiziki olarak organizatörüdür” dedi.

‘Katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar’

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Madımak Katliamı faillerinin şartlı salıverilme kararını hatırlatan Avukat Coşkun Özgür Piroğlu, “Madımak’ta Alevi Soykırımı yapan katiller şartla salıverilme hükümlerinden faydalanmamalıdırlar. AYM’nin bu kararı toplumun vicdanını sızlatmaktadır. Bu kararın bu hali ile uygulanması başka bir yargı kararı ile engellenmelidir. Bu karar bu hali ile uygulanırsa dosyanın diğer hükümlüleri de şartlı salıverilmeden faydalanarak tahliye olabilirler, biz bu hukuk savaşını sürdüreceğiz. Alevi toplumu adalet ve vicdan savaşını sürdürecektir” diye konuştu.

‘Failler cezasızlıkla ödüllendirilmektedir’

Bugüne kadar bakanlıkla yapılan yazışmalarda hep bir hata olduğuna dikkati çeken avukat Hüsniye Şimşek, “Dış ilişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün yazı cevabına bakıldığında talepnamelerinin eksikliği nedeni ile iade talebinde bulunulmadığı, eksik yargılama yapıldığı anlaşılmıştır. Bahse konu yazımın son paragrafında ise idare yargının yerine geçerek atılı suçun öngörülen zamanaşımı tarihinin 02/07/2023 tarihinde dolacağımı tespit etmekte ve mahkemeye yol göstermektedir. Bu katliam insanlığa karşı işlenen bir suç olup zamanaşımına tabi bir suç değildir. İdare yargıya talimat veremez. Eylemi yapanlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Eksikliklerin tamamlanarak iade talepnamesi oluşturulmasını talep ediyoruz” ifadelerinde bulundu.

Davada zamanaşımı riski

Azmettiricilerin yargılanmadığına işaret eden Avukat Ali Yılmaz davanın zamanaşımı riskine dikkat çekerek şunları kaydetti: “Dosyamızda firarı 3 sanık yargılanmaktadır. Mahkemenin görevi bu suçun insanlığa karşı suç olduğu kanaati ile yoluna devam etmesi zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermemesidir. Bu tür katliamların çözülmesi için savcılık ve mahkemelerin arkasında siyasi bir irade olmalıdır. Bu siyasi irade olduğunda aradığımız 3 sanık yargı önüne çıkabilecektir. Bir cinayet olarak görülmeyip insanlığa karşı suç olarak görülmesini ve zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesini talep ediyoruz. Ayrıca meslektaşlarımı beyan ettiği gibi idari makam statüsündeki adalet bakanlığını mahkemeye zamanaşımının dolacağı tarih olarak 2 Temmuz 2023’ü göstermesi mahkemenin yetkisine karışma niteliğindedir. Kabul edilmemelidir. Kırmızı bülten ile iade talepnamesi ile ilgili eksik hususlar varsa giderilmesini talep ediyoruz” şeklinde konuştu.

Duruşma ertelendi

Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki yakalama kararlarının devamı ile infazının beklenmesine, akıbetlerinin UYAP’tan kontrol edilmesine, sanıklar hakkındaki yakalama kararı infaz edildiğinde 1 ay içinde taraf ve vekillerine duruşma günü bildirilerek duruşma açılmasına, sanıklar hakkında kırmızı bülten aranmalarına ilişkin kararın devam etmesinin uygun olacağına dair Adalet Bakanlığı Dış ilişkiler Avrupa Birliği Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına karar verdi.

Duruşma 14 Eylül’e ertelendi.

HABER MERKEZİ

#Sivas #Katliamı #Davasında #Adalet #Bakanlığına #zamanaşımı #tepkisi

18 aylıkken katledilen Uytun’un dosyası Ağır Ceza’ya gönderildi

Gaz kapsülüyle katledilen 18 aylık Mehmet Uytun’un dosyası, suçun “Olası Kastla Adam Öldürme” kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi için dosyanın Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi

Şirnex’in Cizîr (Cizre) ilçesinde 9 Ekim 2009 tarihinde 18 aylık Mehmet Uytun, evlerinin balkonunda annesinin kucağında bulunduğu sırada askerler tarafından atılan gaz kapsülünün başına isabet etmesi üzerine hayatını kaybetti. Uytun’un katledilmesine dair Uzman Çavuş Hakan Alkan hakkında “taksirle ölüme neden olmak” suçlamasıyla açılan davanın 4’üncü duruşması Cizre 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, Uytun ailesinin avukatları Yakup Güven, Ercan Yılmaz, Uytun’un annesi Kevzer Uytun ve babası Turan Uytun katıldı. Sanığın katılmadığı duruşmada, avukatı ise bulunduğu kentten Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) duruşmaya katıldı.

Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmaya, anne Uytun, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirterek, sanığın “kasten adam öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti. Baba Uytun ise sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu söyledi.

Nihat Kazanhan dosya emsal alınsın

Ardından mütalaaya karşı savunma yapan Uytun ailesi avukatı Ercan Yılmaz, dosyanın “olası kastla adam öldürme” suçundan görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ederek, “Zira olayda kullanılan silah nişangahı olan ve atış yapılırken hedef gözetilen bir silah türüdür. Anayasa Mahkemesi Cizre için benzer dosyalarda olası kastla adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini, ayrıca haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektiği yönündeki kararlar vardır, ayrıca Nihat Kazanhan isimli çocuğun öldürülmesi olayına ilişkin açılan davanın dosyamıza emsal olması gerektiğini düşünüyoruz. Anayasa Mahkemesinin ihlal kararıyla beraber dosyamıza görevsizlik kararı verilerek dosyamızın görevli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesini talep ediyoruz. Bu dosya açısından mütalaada belirtilen taksirle insan öldürme suçu sanığın fiili ile orantılı değildir, buna ilişkin taksir değerlendirilmesinin hafif kalacağını düşünüyoruz, görevsizliği ilişkin önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz” dedi.

14 yıldır yargılama sürüyor

Ardından savunma yapan aile avukatlarından Yakup Güven de, “Yargılama yaklaşık 14 yıldır sürmektedir, etkili ve katılan ailenin acısını dindirecek bir yargılamanın tesisinin mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bizim uğraşlarımız sonucu kamu davası açılmıştır. Önceki mahkemece keşif talebimiz reddedilmiş. Gaz fişeğinin kaybedilmiş ve gaz fişeğinin kayıp edenler hakkında mahkemeden ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunu talep ettik, fakat mahkeme Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunmamıştır. Mahkeme faili aklar şekilde yargılama yapmıştır, sanık savunmaları huzurumuzda alınmamıştır” diye belirtti.

Benzer yargılamalarda yurttaşların beyanlarına itibar edildiği hatırlamasında bulunan Güven, “Ancak olayımızda kolluk görevlisi olan sanığın beyanları daha muteber görünmüştür. Bir kısım deliller toplanmamış ve yokluğumuzda sanık savunmaları alınmıştır. Mütalaayı kabul etmiyoruz, sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

Beraat talebi

Ardından savunma yapan sanık avukatı Yalçın Torun, 10 sayfa savunmasını yazılı bir şekilde mahkemeye sunduğunu belirterek, müvekkili hakkında beraat kararının verilmesi, olası ceza verilmesi durumunda ise cezanın paraya çevrilmesi talebinde bulundu.

Dosya Ağır Ceza’ya gönderildi

Duruşmaya verilen aradan sonra mahkeme, sanık Alkan hakkında “Taksirle Ölüme Neden Olma” suçundan kamu davası açıldığını, sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı TCK’nın 81, 21/2 maddelerinde düzenlenen “Olası Kastla Adam Öldürme” suçunu oluşturup oluşturmayacağı hususundaki delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğunu belirterek, dosyayı Cizre Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi.

Kaynak: MA

#aylıkken #katledilen #Uytunun #dosyası #Ağır #Cezaya #gönderildi

Onur Yürüyüşü’ne katılan 42 kişinin davası görüldü

Onur Yürüyüşü’ne katıldıkları için 42 kişi hakkında açılan davanın ilk duruşması görüldü

Ankara 2’nci Onur Yürüyüşünde darp edilerek gözaltına alınan 42 kişi hakkında “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” ve “görevi yaptırmamak için direnmek” suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması Ankara 52’inci Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. 42 isimden 31’inin katıldığı duruşmada, avukatlar hazır bulundu.

Polis salondan çıkarıldı

Kimlik tespiti yapılırken duruşma salonunun kapısının açık olmasından dolayı kolluğun salona girip çıkmasına itiraz eden avukatlar, “Yol geçen hanı gibi girip çıkıyorlar” tepkisi üzerine hakim “sakıncası mı var” diye cevap verdi. Avukatların “Silahları ile giriyorlar ve belki ilerleyen duruşmada tanık olarak dinlenecekler” demesi üzerine silahlı polisler salondan çıkarılarak salon kapısı kapatıldı.

Suçlamalar reddedildi

Yargılanan isimler, anayasal haklarını kullandıklarını, barışçıl bir yürüyüş yapmak istediklerini fakat polisler tarafından işkence ile gözaltına alındıklarını dile getirerek, suçlamaları reddetti. Sanıklar, kendilerini ters kelepçe ile bekleten, darp ve işkence eden polislerin yargılanması gerektiğine dikkat çekti.

Mahkeme, duruşmayı savunmalara devam etmek üzere 22 Haziran’a erteledi.

HABER MERKEZİ

#Onur #Yürüyüşüne #katılan #kişinin #davası #görüldü

Bakırhan: Sonuçlar kesinleşene kadar sandık başında olacağız

Yeşil Sol Parti Sêrt İl Örgütü’nin sandık güvenliği için yaptığı toplantıda konuşan Tuncer Bakırhan, ‘Bütün tehdit ve şantajlara rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sêrt İl Örgütü, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler’e sayılı günler kala, seçim güvenliği kapsamında olası gayrimeşru ve şaibeli durumlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Yeşil Sol Parti Sêrt il binasında düzenlenen toplantıya, milletvekili adayları Tuncer Bakırhan, Sabahat Erdoğan Sarıtaş ve Abdullah Çetin’in yanı sıra İl Eşsözcü Eşref Tekin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sêrt milletvekili Sıdık Taş ve HDP İl Eşbaşkanı Hatice Tay katıldı.

Tüm güçlerimizle sahadayız

Sêrt Seçim Takip ve Koordinasyon Sözcülüğü adına açıklama yapan Hatice Tay, “14 Mayıs seçim günü, Siirt merkez, tüm ilçe belde ve köylerde yaklaşık bin 500 arkadaşımız görev alacak. Yaklaşık 100’e yakın avukat arkadaşlarımız sahada olacak. Bağımsız yabancı heyetler de seçimleri gözlemlemek için ilimizde bulunacaklardır. Aynı zamanda oluşturduğumuz Seçim Takip Koordinasyonumuz oyların kullanılacağı ilk saatten seçim sonuçlarının İlçe Seçim Kurullarına teslim edilmesine kadar süreci yakinen takip edecektir. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması ve seçimlerin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi hepimizin dileğidir” diye belirtti.

Sonucu belirleyen oylardır

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Tuncer ise, “Sonucu tayin eden halkın atmış olduğu oylardır. Dolayısıyla biz halkın tercihinin ve kıymetli oylarının bu tek adam rejimini sonlandıracağına inanıyoruz. Türkiye’de olduğu gibi Sêrt’te de durum iyidir. Sêrt halkı kudretlidir. Sêrt halkı uzun süredir değişimden yana bir tercih ortaya koymuştur. Sêrt halkı merak etmesin, bürokrasinin yanlı tutumuna rağmen, bütün tehdit ve şantajlarına rağmen Sêrt halkının sandığa giden bütün oylarını koruyacağımıza ve sonuçlar kesinleşene kadar sandıkları terk etmeyeceğimizi belirtmek istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

AKP için çalışan valilere dikkat çekti

AKP’nin seçim çalışmalarında aktif olarak yer alan vali ve kaymakamları işaret eden Bakırhan, “Bu hükümet olanakları, bir siyasi partinin olanakları değil, yanlış yapıyorlar. Ayın 15’inde devletin olanaklarını, bir partiye kullanan bu yöneticiler hakkında da yargı aracılığıyla partimiz ve genel merkezimiz gerekli olan suç duyurularını yapacaktır. Burası dingonun ahırı değil. 15’inden sonra Sêrt valisine ‘Sen AKP’nin il başkanı mısın? Sêrt’in valisi misin?’ sorusunu soracağız” diye konuştu.

SÊRT

 

 

#Bakırhan #Sonuçlar #kesinleşene #kadar #sandık #başında #olacağız

Yeşil Sol Parti adayları gençlerle buluştu

Yeşil Sol Parti milletvekilleri adayları İstanbul’da birçok ilçede gençlerle bir araya geldi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında Kadıköy, Fatih ve Bahçelievler ilçelerinde gençlerle bir araya geldi.

Fatih ilçesinin Samatya Mahallesi’ndeki buluşmaya milletvekilli adayları Cengiz Çiçek, Sırrı Sürreya Önder, Hasan Cemal ve Özgü Saki katıldı. Yapılan kahvaltıdan sonra konuşan Yeşil Sol Parti Gençlik Meclisi üyesi Ramazan Özdemir, önemli bir süreçte olduklarını belirterek, gençlerin rolüne değindi.

Gençlik kendini sorguluyor

Daha sonra konuşan Çiçek de, buluşmadaki tabloya işaret ederek, “Arkadaşlar yıllardır bu işin içinden biri olarak söylüyorum. Niye geliyor? Çünkü onun birikmiş bir devlet aklı var. O birikmiş aklı şunu çok iyi biliyor; Deniz Gezmiş’lerden, Erdal Eren’lerden, İbrahim Kaypakkaya’lardan biliyor. Gençlik çünkü sorguluyor, kendisini değiştiriyor, kendisini değiştirdiği gibi dönüşüme de zorluyor” dedi.

Zafer yakın

Kadıköy’de de bir kahvaltı salonun da gerçekleştirilen buluşmaya ise milletvekilli adayı Dersim Dağ katıldı. Gençlerle yapılan kahvaltının ardından konuşan Dağ, zaferin yakın olduğunu belirterek, seçime son 3 kaldığını ve daha umutlu bir ülke için daha çok çalışmaları gerektiğini söyledi.

Buluşmadan sonra bildiri dağıtıldı

Dağ’ın konuşmasının ardından Yeşil Sol Parti’li gençler, Halitağa Sokağı’ndan başlayarak bildiri dağıtımı gerçekleştirdi. Gençler “Oylar Yeşil Sol Parti’ye” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları eşliğinde Kadıköy Rıhtım’da bulunan Yeşil Sol Parti standına kadar yürüdü.

Bahçelievler’de de milletvekili adayı Kerem Fırtına’nın katılımıyla gençlerle bir araya gelindi. Buluşma, yapılan kahvaltı ve konuşmaların ardından sona erdi.

İSTANBUL

#Yeşil #Sol #Parti #adayları #gençlerle #buluştu

İstanbul mitingine davet: Söyleyecek sözümüz’ var

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik yurttaşları cumartesi günü Yenikapı’da gerçekleştirilecek partisinin final mitingine çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim mitinglerinin finali, 13 Mayıs’ta Amed, Wan ve İstanbul’da olacak.

İstanbul’daki miting Yenikapı’da “Buradayız birlikte değiştireceğiz” şiarıyla saat 13.00’de başlayacak.

Yüzbinlerin hedeflendiği mitinge, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Cengiz Çiçek, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Sözcüsü Barış Kayaoğlu ile milletvekilli adayı Sırrı Süreyya Önder katılacak.

Mitinge katılım çağrısı yapan Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik, AKP iktidarının 21 yıldır baskı, zulüm ve savaş politikalarıyla varlığını koruduğunu belirtti.

İstanbul seçimde belirleyici

Milyonlarca seçmenin bulunduğu İstanbul’un seçimlerin belirleyicisi olduğundan tüm gözlerin burada olacağını dile getiren Çelik, “Seçimler öncesi 8 Mart ruhu vardı. O ruhla Newroz’a ve o Newroz ruhuyla da ortaya konulan bütün çalışmaların finalini de Yeni Kapı’da yapacağımız mitingle taçlandıracağız. Neden gözler İstanbul’da çünkü ötekileştirilen ve yok sayılan milyonlar bu kozmopolit kentte. Bu milyonların tüm umutları da Yeşil Sol’da. Bu anlamıyla da Yeşil Sol Parti, İstanbul’da seçimlerin belirleyicisi durumda. Bunu da seçimlerde yansıtacağımızı düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Mitinge çağrı

Miting çalışmalarında sona gelindiğini aktaran Çelik, şöyle dedi: “Yeşil Sol mitinge hazır. Yeşil Sol Parti herkesin sesidir. Mitinge katılım seçimin göstergesi olacak. ‘Söyleyecek sözümüz’ var diyen herkesin rengi ve zılgıtlarıyla Yenikapı Mitingine olması gerekiyor. Miting alanında birbirimize vereceğimiz gücü ayın 14’ündeki seçime yansıtmamız gerekiyor. Bu nedenle kitlesel katılım bizim için çok önemlidir. Her ne kadar bizi yok saymaya devam etseler de bizler, değimin gücüyüz. Bunu final mitingimizle göstereceğiz. 15 Mayıs’a güneşli bir güne uyanacağız.”

İSTANBUL

#İstanbul #mitingine #davet #Söyleyecek #sözümüz #var

Kobanê’de bir araç hedef alındı

Kobanê’de bir araca yönelik saldırı gerçekleştirilirken, Til Temir’de de Türkiye’nin saldırıları sonucu bir kişi yaşamını yitirdi

Bölgede haber yapan Hawar Haber Ajası Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentinde bir aracın hedef alındığını yazdı. Saldırının Kobanê’nin güneyinde yer alan M4 Karayolu üzerinde bulunan Hemdûn köyünde gerçekleştiği belirtildi. Saldırının detaylarına ilişkin henüz bilgi edinilemedi.

Til Temir’de bir kişi hayatını kaybetti

Öte yandan Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye kenti Til Temir’e bağlı Til Leben köyüne saldırısında Mihemed Ebdulfetah Hisên (38) adlı kişi yaşamını yitirdi.

ANHA’nın haberine göre, saldırıda Xalis Hec Hozeyfa (35), Ebdullah Elêwî (27), Îbrahîm Geraf (38) ve Hafiz Muhemmed Geraf (27) ise yaralandı.

DIŞ HABERLER

#Kobanêde #bir #araç #hedef #alındı

Özerk Yönetim’den Şam’ın Arap Birliği’ne alınması ile ilgili açıklama

Suriye’nin yeniden Arap Birliği’ne alınmasını olumlu bulan Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, ‘Siyasi çözüm için rol üslenmeye hazırız’ dedi

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Suriye’nin yeniden Arap Birliği’ne alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, “Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi, Suriye krizine çözüm için uluslararası ve Arap dünyasındaki girişimleri yakından takip etmekte, Arap ülkelerinin son birkaç ay içerisinde gösterdikleri çabalara önem vermekte. Çözüm için önemli toplantıların yapılmakta. Bu çabaların çözüm getirmesini umut ediyoruz” denildi.

Açıklamada, Arap Birliği Dış İşleri bakanlarının Suriye’nin birliğe geri dönüşü için 7 Mayıs’ta aldıkları ve 1 Mayıs’ta Amman’da düzenlenen toplantının devamı niteliğinde olan 8914 sayılı kararın ‘olumlu’ olduğu kaydedildi.
Suriye’nin yeniden Arap Ligi’ne alınmasının önemli olduğu ancak bunun 13. yılına giren Suriye krizinin siyasi çözümü önünde engel teşkil etmemesi gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, “Suriye’deki siyasi çalışma için önemli bir adım olmalıdır. Arap Birliği’nin bu konuda aktif rol almasını umuyoruz” denildi.

‘Çözüm için çabada olacağız’

Özerk Yönetim’in 18 Nisan 2023 tarihinde açıkladığı çözüm deklarasyonunda, Arap Birliği ve BM’ye Suriye krizinin çözümü için yapıcı rol oynamaları ve Suriyelilerin görüşlerini dikkate almaları yönünde çağrı yaptığının hatırlatıldığı açıklamada, devamla şunlar belirtildi:

“Suriye ve Arap ülkeleri, yine Özerk Yönetim ve Arap ülkelerinin üzerinde durması gereken ortak dosyalar bulunuyor. Bu nedenle genel bir siyasi çözüm kapsamında ortak çalışmaların yapılması gerekiyor.

Özerk Yönetim’in uluslar çıkarlar, Suriye’nin bütünlüğünün korunması ve ademi merkeziyetçi demokratik bir sistemin inşası kapsamında Suriye’nin Arap Birliği’ne alınmasını olumlu karşıladığı ifade edilen açıklamada, “Diyalog yolunda ufukların açılmasını, Suriye Hükümeti, siyasi-demokratik çözüme inanan Suriyeli güçlerle ve Arap ülkeleriyle ortak çalışmanın yürütülmesini umut ediyoruz.

Siyasi çözümde olum rol üstlenebiliriz. Siyasi, ekonomik, güvenlik ve insani imkanlarımız mevcuttur. Arap Birliği’ne sadece bir tarafla değil, tüm Suriyelilerle diyalog kurmaları çağrısında bulunuyoruz. Çünkü siyasi çözümün genel bir ortaklaşmaya ihtiyacı var. Arap devletleri ve BM ile terörle mücadele, uyuşturucu madde ve göçmenler gibi temel dosyalarda birlikte çalışmaya hazırız. Suriye halkının geçmiş yıllarda çektiği acıların son bulmasını umut ediyoruz. Suriyelilerin tüm etnik yapılarıyla birlikte onurlu yaşamaları için tüm gücümüzle güvenlik ve siyasi çözüm için çaba içinde olacağız.”

DIŞ HABERLER

#Özerk #Yönetimden #Şamın #Arap #Birliğine #alınması #ile #ilgili #açıklama

Milano’da patlama

İtalya’nın Milano kentinde nedeni henüz belirlenemeyen bir patlama meydana geldi

İtalya’nın Milano kentinde Porta Romana bölgesinde nedeni henüz belirlenemeyen büyük bir patlama meydana geldi.

Patlamada bir aracın yandığı açıklandı. Yanan aracın yanındaki diğer araçlar da patlamadan etkilendi. Patlamanın ardından şehrin üzerine kara dumanlar yükselirken, bir okul tamamen boşaltıldı.

DIŞ HABERLER

#Milanoda #patlama

21 yıldır memuru duymayan Erdoğan seçime 3 gün kala duydu

Erdoğan oy kayıplarını engellemek için kesenin ağzını açtı, en düşük memur maaşını 22 bin liraya çıkaracağını duyurdu

Türkiye’de seçimlere sayılı günler kala iktidar partisi AKP’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan 20 yıllık iktidarında yapmadığı bazı düzenlemeleri yapacağına ilişkin sözler vermeye devam ediyor.

Memurlar maaşlarının enflasyon altında ezildiğini senelerdir vurgularken Erdoğan memurların bu taleplerini görmezden gelmişti. Ancak seçin anketlerinde de oy kaybı yaşadığı anlaşılan Erdoğan, memura, işçiye ve emekliye kesenin ağzını açtı.

Erdoğan son olarak kamu işçilerinin en düşük maaşını 15 bine çıkarttığını duyurmuştu. Seçim yatırımı olarak sunulan reçetelere ise memurlar ve kamuoyundan büyük tepkiler geliyor.

Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) kamu işçilerinin en düşük maaşının 15 bin liraya çıkmadığını kesintiler nedeniyle maaşın eridiğini açıklamıştı.

Erdoğan katıldığı HAK-İŞ Genel Kurulu’nda bu seferde memur maaşlarına ilişkin vaatte bulundu.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Temmuz ayında bir adım daha atıyoruz. En düşük memur maaşını, en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Kamu işçilerinde olduğu gibi en düşük maaşı yine 15 bin liraya çıkararak üzerine de enflasyon ve refah payı olarak benzer bir artış yapacağız. Böylece en düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#yıldır #memuru #duymayan #Erdoğan #seçime #gün #kala #duydu