Ana Sayfa Blog Sayfa 474

Barış delegasyonu İstanbul’da: Öcalan üzerinden kirli bir siyaset yürütülüyor

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı kurulan Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu Türkiye temasları kapsamında Asrın Hukuk Bürosu avukatlarıyla görüştü. Görüşmede seçim sürecinde Öcalan üzerinden yürütülen ‘kirli siyasete’ dikkat çekildi

İmralı Cezaevi’nde 24 yıldır ağır tecrit altında tutulan ve 2 yılı aşkın bir süredir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin gündemleştirilmesi amacıyla 3 farklı ülkeden 3 kişilik, Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu bu sabah Türkiye’ye geldi.

Heyette 3 isim yer aldı

Daha önce de Ocak ayında Türkiye ve Kurdistan kentlerinde temaslarda bulunan heyette Sosyoloji ve Antropoloji Proförörü Denis O’Hearn, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı ile Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi temsilcisi ve İzleme Komitesi üyesi Laura Castel, İzlanda Eski Adalet ve İç İşleri Bakanı Ögmundur Jonasson yer aldı.

İlk ziyaret Asrın Hukuk Bürosu’na

Bugün ve yarın İstanbul’da temaslarda bulanacak heyet ilk ziyaretini Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bulunduğu Asrın Hukuk Bürosu’na gerçekleştirdi.

İmralı’da keyfi bir hukuk var

Heyet, avukatlar Raziye Öztürk, Emran Emekçi, İbrahim Bilmez ve Rezan Sarıca tarafından karşılanırken, görşemede söz alan Bilmez Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin “eşi benzeri” olmadığını anlattı. Bilmez, İmralı Adası’ndaki uygulamaların hukuka dayanmadığını ve tamamen keyfi yöntemlerle uygulandığını söyledi.

Kavala ve Demirtaş örneği

Abdullah Öcalan’ın Türkiye için bir şans olduğunun altını çizen Bilmez, 25 aydır kendilerinden haber alamadıklarını vurguladı. Görüşmede, delegasyonun üyeleri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecridin Türkiye’ye ne şekilde yayıldığını sorusuna ise Bilmez, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) 18 Mart 2014’te Abdullah Öcalan’ın “ömür boyu cezaevinde” kalmasına dair verilen hapis cezasını ihlal olarak görmesine değindi. Bilmez, ayrıca AİHM’in Abdullah Öcalan’a dair verdiği “adil yargılama” hakkına dair kararların da uygulamadığını ve bu durumun daha sonra siyasetçi Selahattin Demirtaş ile iş insanı Osman Kavala davalarında da görüldüğünü söyledi.

Ahlak dışı bir siyaset yürütülüyor

Avukat Sarıca da İmralı’da yapılan işkenceye değinerek, seçim sürecinde yapılan manipülasyonlara değindi, “Bu seçimde Kürtler Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğine karar verdi. Bu yüzden seçim kampanyası olmayan hükümet, Abdullah Öcalan’ın muhalefet ile anlaştığı üzerinden kampanya sürdürüyor. Muhalefet de, hükümetin İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüştüğünü söyledi. Hükümet, ‘Muhalefet seçilirse Öcalan serbest bırakılır’ diyor. Muhalefet de ‘Asıl siz Abdullah Öcalan ile görüşüyorsunuz’ diyor. Ahlak dışı bir siyaset yürütüyorlar. Toplumu yönetmeye aday kesimler, insan hakları ve hukuk ile ilgili hiçbir şey söylemeden böyle bir siyaset yürütüyor” diyerek, tepki gösterdi.

AİHM kararları uygulanmalı

Bunun üzerine Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) girme uğraşlarına değinen Delegasyon üyeleri, bu uğraşların devam etmesi durumunda AB’den Abdullah Öcalan’a dair AİHM kararlarının uygulama şartının getirilip getirilmemesi gerektiğini sordu. Avukatlar, bu kararların hiçbir şarta bağlanmadan uygulanması gerektiğini ve Kürt sorununun çözülmeden de Türkiye’nin AB’ye girmesinin mümkün olmadığını ifade etti.
Avukat Sarıca, Türkiye’nin AB’ye tepki olarak tecridi ağırlaştırmadığını ve hukuksuzları sürdürmediğini belirterek, AB ile Türkiye’nin İmralı rejimi konusunda aynı yerde durduğunu ve ortak hareket ettiğini söyledi.

Daha sonra konuşan avukatlardan Raziye Öztürk de, Asrın Hukuk Bürosu adına Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi’ne (İHK) ve Acil Eylem Komitesi’ne yaptığı başvurulara değindi.

Seçim yeni bir girişim için fırsat olabilir

Delegasyon üyesi Denis O’Hearn de, iktidarın AB’ye katılma gibi bir uğraşının olmadığını ancak 14 Mayıs seçimlerinde muhalefetin seçilmesi halinde AB’ye katılma girişmelerinin yoğunlaşıp yoğunlaşmayacağını sordu. Avukatlar, muhalefetin bu yönde uğraşları olduğunu ve AB’ye girmeyi önlerine koyduğunu, bu doğrultuda programlar hazırladığını dile getirdi.

‘Kürtlerin yanındayız’

Delegasyon üyesi Ögmundur Jonasson da, Amed’e daha önce yaptığı ziyarette değindi. Ziyarette bir gencin “Bizi merak etmeyin biz savaşırız. Siz kendi çıkarlarını ve isimlerini düşünen AB ile uğraşın” dediğini belirten Jonasson, “Türkiye, NATO’da olduğu sürece AB uygulamalarından veya başka bir uygulamadan korkmaz. Ancak Türkiye Kürtlerden korkuyor. Biz de bunun çok iyi farkındayız. Bu nedenle sizlerin ve Kürtlerin yanındayız” dedi.

Delegasyon üyesi Laura Castel ise, Kürt sorunun çözümünün Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğüne kavuşması ve ardından ise sorunun çözümüne dair yapılacak görüşmelerle sağlanabileceğini söyledi.

Son olarak konuşan avukat Emran Emekçi de, Abdullah Öcalan’ın demokratik çözümden yana olduğunu ve konumunu bu şekilde tabir ettiğini dile getirdi.

Avukatlar, daha sonra İmralı’da 2022 yılında yaşanan ihlallere dair raporu delegasyon üyelerine verdi.

İSTANBUL

#Barış #delegasyonu #İstanbulda #Öcalan #üzerinden #kirli #bir #siyaset #yürütülüyor

Yeşil Sol Parti Mersin’de miting gerçekleştiriyor | CANLI

Yeşil Sol Parti, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın katılımıyla Mersin’de miting gerçekleştiriyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’taki seçimler kapsamında Mersin’de miting düzenliyor. Yenişehir ilçesindeki Tevfik Sırrı Gür Stadyumu yanında gerçekleştirilen mitinge, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce, milletvekili adayları ile Başak Demirtaş katıldı.

Binlerce kişinin katıldığı mitingde konuşmalar yapılıyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #Mersinde #miting #gerçekleştiriyor #CANLI

Kadını katletme girişimine ödül gibi ceza

İskenderun’da zorla evine girdiği G.Ç.’ye önce cinsel saldırıda bulunan daha sonra katletmeye çalışan Resul Erkmen’e 7 yıl 9 ay hapis cezası verildi

Hatay’ın İskenderun ilçesinde, 15 Aralık 2021 tarihinde G.Ç.’ye cinsel saldırıda bulunduktan sonra katletmeye çalışan Resul Erkmen’e “Eziyet” ve “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından verilen 10 yıl hapis cezası kararının İstinaf Mahkemesi’nde bozulmasıyla yargılama yeniden yerel mahkemede başladı. İskenderun 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmaya, sanık Erkmen, G.Ç. ve avukatı Mehtap Sert hazır bulundu. Sanık Erkmen önceki beyanlarını tekrar ederek, beraatini istedi.

‘Gerçek adalet için mücadeleye devam’

G.Ç’nin avukatı Mehtap Sert de şikayetçi oldukları sanığın cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme, sanık Erkmen’e “eziyet” suçundan 4 yıl, “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 3 yıl 9ay hapis cezası vererek tutukluluk halinin devamına karar verdi.

Karardan sonra kısa bir açıklama yapan avukat Mehtap Sert, sanığa mahkemenin verdiği hapis cezasını hatırlatarak, “Fail bir kadının canına kast etmiştir. Gerçek adalet sağlanana kadar hukuki mücadeleye devam” dedi.

HATAY

#Kadını #katletme #girişimine #ödül #gibi #ceza

CHP’li RTÜK üyeleri uyardı: TRT manipülasyon yapabilir

CHP’nin RTÜK üyesi İlhan Taşçı TRT’nin seçim akşamı manipülasyon yapabileceğini ifade ederek TRT’de‘kozmik odalar kuruldu dedi

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi İlhan Taşçı, seçim günü TRT’de verilerde manipülasyon yapılabileceği yönündeki iddiaları hatırlatarak uyardı.

TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’ya seslenen Taşçı, Seçim günü TRT ekranlarına kozmik odalarda’ oluşturulmuş ‘paralel verilerin’ yansıtılarak, sonuçların manipüle edileceği iddialarına ilişkin Sayın Zahid Sobacı’ya yasal sorumluluklarını bir kez daha anımsatıyorum. Yayınlarda manipülasyona asla izin vermeyeceğiz” dedi.

Taşçı, RTÜK üyesi Tuncay Keser ile birlikte TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’ya randevu talep ettiklerini de duyurdu.

CHP’nin bir diğer RTÜK üyesi Tuncay Keser ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile TRT’ye sessiz kalmaması çağrısı yaptı. Keser, “Seçim dönemi yayınlarına ilişkin tutumu nedeniyle ciddi bir güven kaybı yaşayan TRT’nin iddialar karşısında da sessiz kalması, güven krizini derinleştirecektir” dedi.

Keser’in açıklaması şöyle:

“Seçim süreci ile ilgili özellikle kamu kaynakları kullanan haber kurumlarına büyük sorumluluk düşüyor. TRT’nin seçim gecesi yayınlarına ilişkin gündeme gelen ‘kozmik oda’, ‘paralel veri’ gibi iddiaların, en ufak şüpheye yer bırakmayacak şekilde yanıtlanması zorunludur.

RTÜK Üyesi İlhan Taşcı ile birlikte, 85 milyonun vergileriyle yayın yapan TRT yönetimine randevu talebimizi ilettik, Sayın Zahid Sobacı’dan yanıt bekliyoruz. Seçim dönemi yayınlarına ilişkin tutumu nedeniyle ciddi bir güven kaybı yaşayan TRT’nin iddialar karşısında da sessiz kalması, güven krizini derinleştirecektir. TRT’nin daha fazla güven kaybı yaşamaması için soruların şeffaf bir şekilde yanıtlanması gereklidir.”

HABER MERKEZİ

#CHPli #RTÜK #üyeleri #uyardı #TRT #manipülasyon #yapabilir

Operasyonların sürdüğü bölgede ev baskınları

Licê ilçesinde dün başlayan askeri operasyon sürerken, bölgede birçok eve baskın düzenlendi. Baskınlarda 2 yurttaş gözaltına alındı

Amed’in Licê ilçesine bağlı kırsal Bamıynê (Kutlu) Mahallesi’nde dün sabah saatlerinde başlayan askeri operasyon devam ediyor.

Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, operasyonun ardından bölgede çatışma çıkarken, bölged hareketlilik havadan ve karadan sürüyor.

Öte yandan operasyonun yanı sıra Bamıynê Mahallesi’nde birçok adrese de baskın düzenlendiği öğrenildi. Yapılan sv baskınlarında, Salih Tektaş ve Enes Tektaş isimli yurttaşlar gözaltına alındı.

AMED

#Operasyonların #sürdüğü #bölgede #baskınları

Yeşil Sol Parti İzmir final mitingine çağrı: Kimse evde kalmamalı

İzmir Gündoğdu Meydanı’nda yarın düzenlenecek olan mitingin hazırlıklarını tamamlayan Yeşil Sol Partililer, mitingin görkemli geçmesi için İzmirlileri Gündoğdu Meydanı’na çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlere yönelik kentte yürüttüğü çalışmaların finalini yarın miting ile sonlandıracak. İzmir Gündoğdu Meydanı’nda saat 17.30’da başlayacak mitinge, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Özlem Gümüştaş, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Cavit Uğur, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Juliana Gözen, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Azadî Partisi Genel Başkan Yardımcısı Abdurrahman Süleyman ve Başak Demirtaş katılacak. Mitingde, sanatçı Lawje ile Nurcan Değirmenci de sahne alacak.

‘Büyük umudu çıkaralım’

Günlerdir alanlarda miting çağrı çalışması yaptığını söyleyen Yeşil Sol Parti gönüllü çalışanı Mehmet Adsız, “Bütün İzmir halkına çağrımızdır, gelin bu mitingden büyük bir umut çıkaralım. Bir Mayıs’ta olduğu gibi alanlara çıkalım. Sesimiz Kürdistan ve Türkiye’nin her yerinde duyulsun” dedi.

Final mitingi ile seçimlere nasıl bir damga vuracaklarını göstermek için herkesi yarın Gündoğdu’ya davet eden Yeşil Sol Partisi üyesi Gülizar Dağ, “Bütün yurttaşların 12 Mayıs final mitingine güçlü bir şekilde katılmasını istiyoruz. Umutluyuz, bu seçimlerde güçlü bir temsiliyet ile mecliste olacağız” diye belirtti.

Yeşil Sol Parti gönüllü çalışanı Halit Çetinkaya, bu seçimde başarı sağlayacaklarını ifade ederek, “Yapacağımız final mitingi çok önemli. Katılımın çok yoğun olmasını bekliyoruz. Kürtler olarak uzun zamandır verdiğimiz mücadele önemli bir aşamaya geldi. Bu nedenle de mitingimize bütün halkımızı davet ediyorum” çağrısı yaptı.

Barış için 100 vekil

Yeşil Sol Parti için çalışan Barış Annesi Maşallah Özmen, 14 Mayıs seçimlerini bayrama dönüştürmek gerektiğini belirterek, “Günlerdir mitingi için çalışmalarımızı yapıyoruz, halkın bize çok yoğun ilgisi vardı. İnsanlar bize sürekli sorular sordu. Bizde onlara anlatmaya çalıştık. 14 Mayıs’taki seçimlerde başarı sağlamak, akan kanın durması ve barış için, meclise 100 vekil göndermemiz gerekiyor” diyerek mitinge katılım çağrısı yaptı.

‘Kimse evde kalmamalı’

Yeşil Sol Parti Konak ilçe yöneticisi Ruhtan Ulu da, kazanma umuduyla 12 Mayıs son mitinglerini yapacaklarını kaydederek, “Barış, adalet, kadın mücadelesi ve eşitlik için Oylar Yeşil Sol Parti’ye demek için bütün halkımızı mitingimize güçlü bir şekilde katılmaya davet ediyoruz” diye belirtti.

Yeşil Sol Parti için çalışan Barış Annesi Sultan Yağmekan, hasta tutuklular ve ezilen halklar başta olmak üzere barış ve özgürlükler için herkesin oyunu Yeşil Sol Parti’ye vermesini isteyerek, “Yarın yapacağımız mitinge bütün halkımızı davet ediyorum. Bu miting bizim mitingimizdir. Kimse evinde kalmamalı. İzmir’i Yeşil boyamak için Gündoğdu’ya akalım. Gündoğdu meydanına giden yol bırakmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Haber: Delal Akyüz / MA

#Yeşil #Sol #Parti #İzmir #final #mitingine #çağrı #Kimse #evde #kalmamalı

Soykırım paylaşımından dava açıp dosyaya ‘kimyasal silah’ paylaşımı koydular!

Rum halkına yapılan soykırıma dair paylaşım yapan Barış aktivisti Yannis Vasilis Yaylalı’ya dava açıldı. Davaya Yaylalı’nın kimyasal silah kullanımına dair paylaşımları da konuldu

Barış aktivisti Yannis Vasilis Yaylalı’ya Karadeniz bölgesinde yaşayan Rumlara yönelik gerçekleşen soykırım tarih olarak kabul edilen tarih olan 19 Mayıs 1919 ile ilgili yaptığı paylaşımdan açılan dava açıldı.

Paylaşımlar suç sayıldı

Yayllı’ya sanal medya hesabından yaptığı, “10 Kasim 1938 günü zulüm bitti mi! Pontos soykırımından Koçgiri katliamına, Zilan katliamından Dersim’e, Maraştan, Çorum’a, Sivas’tan Roboski’ye zulüm kaldığı yerden devam ediyor” ve “1.paylaşım savaşının karmaşasında Ermeni soykırımını yapan Soykırımcı İttihatçıların ikincil kadroları olan M.Kemal ve arkadaşları yaptıkları Pontos soykırımın hemen üstüne bu kanlı Cumhuriyeti 29 Ekim 1923’de kurmuşlardır. Bu katillerin şimdi de hedeflerinde Kürtler var” paylaşımlarına “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” iddiasıyla dava açıldı.

Kimyasal paylaşımına da yer verildi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Yaylalı’nın Türkiye’nin Federe Kürdistan Bölgesinde kimyasal silah kullanımıyla ilgili yaptığı paylaşımlara yer verilmesi de dikkat çekti.

İddianame, Antalya 2’inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İlk duruşma 5 Ekim 2023 tarihinde görülecek.

Peki ya bize yapılanlar?

Konuyla ilgili konuşan Yaylalı, “Karadeniz Rumlarına soykırım yapılsın ama biz bu soykırımın faillerini dillendirdiğimiz zaman ya Mustafa Kemal’e hakaret etmiş sayılıyoruz ya da Türklük’e. Peki soruyorum biz bize yapılanların hesabını nasıl soracağız?” diye kaydetti.

Mücadeleye devam edeceğiz

“Bize uygulanan soykırım ve tehcirin bir numaralı sorumlusu Mustafa Kemal ve Cumhuriyeti kuran kadrolardır” diyen Yaylalı, “Atalarımızı gazlarla boğazlayanların bugün de Kürtlere bir benzer durumu yaptığını görüyoruz. Bu duruma da soykırıma maruz kalan bizler sessiz kalmayacağız. Siz dava açın durun. Biz, bize yapılanların hesabı verilinceye ve Kürt halkına bu soykırım pratiğinden vazgeçilinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Soykırım #paylaşımından #dava #açıp #dosyaya #kimyasal #silah #paylaşımı #koydular

HDP Yüreğir binasına saldıranlar hakkında savcı ceza istedi

HDP Yüreğir ilçe binasına silahlı saldırı davasında savcı, sanıkların DAİŞ ile organik bağlarına dikkat çekerek, hapis cezası istedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Merkez Yüreğir ilçe binasına 16 Şubat’ta saldıran Suriyeli Ammar Hasan, Beşşar Elali ve Mahmut Kendirci hakkında, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme”, “Siyasi partilere veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar verme” ve “Örgüt adına suç işlemek” suçlarından açılan davanın 6’ncı duruşması, Adana 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 3 tutuksuz sanığın katılmadığı duruşmaya, avukatlar mazeret bildirip katılmadı.

Savcı ceza istedi

Önceki duruşmadaki mütalaasını tekrarlayan savcı, sanıkların DAİŞ ile organik bağlarına dikkat çekti. Savcı, sanıkların, “Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma”, “Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme”, “Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçlamalarından ayrı ayrı cezalandırılmasını istedi.

Görüntüler sunuldu

Mahkemeye sunulan görüntü izleme tutanağında ise, sanıkların nasıl saldırıyı yaptıkları yer aldı:

“Sanıkların olay günü saat 20.00 sıralarında, planladıkları gibi molotof yapmak amacıyla benzin almak için Yüreğir ilçesi Başak mahallesi Girne Bulvarı üzerindeki Yusuf Baysal Total petrol istasyonuna gittikleri, kamera görüntülerine göre Mahmut Kendirci’nin petrol ofisine girdiği sırada diğer iki sanığın dışarıda petrol istasyonunun yanında onu bekledikleri, Mahmut Kendirci’nin petrol istasyonuna giderek 1.5 lt su alıp çıktığı, daha sonra elinde pet şişe ile tekrar petrol istasyonuna girdiği ve pet şişe içerisine aldığı benzin ile petrol istasyonundan çıkarak diğer sanıklar Ammar Hasan ile Bessar Elalı’nin yanına gittiği ve beraber kamera görüş alanında ayrıldıkları, Aynı gün saat 22.38 sıralarında Ammar Hasan’a ait Gür Elektrik isimli işyerinden üç sanığın ellerinde siyah poşetler ile olay yerine doğru yürüdükleri, saat 22:48 sıralarında asri mezarlığa ulaştıklarında yol kenarındaki elektrik direğinden yararlanarak mezarlığın duvar ve korkuluğunu geçerek içeri girdikleri, saat 22:49 sıralarında asri mezarlık içerisinden HDP ilçe binasına doğru 4 adet molotof atıldığının görüldüğü, molotoflardan birinin sokak üzerindeki elektrik direğine çarptığı, HDP ilçe binasının altında bulunan Şengil Gıda isimli işyerinin tentesinden aşağı doğru düşen yanan parçaların vatandaşlar tarafından söndürüldüğünün görüldüğü.”

Tutanakların sunulması sonrası mahkeme heyeti, karar için duruşmayı 13 Temmuz’a erteledi.

ADANA

 

#HDP #Yüreğir #binasına #saldıranlar #hakkında #savcı #ceza #istedi

Kayyum belediyesinde seçim öncesi ‘kardeşlere kıyak’

Seçimlere sayılı günler kala kayyumla yönetilen Sur Belediyesi Özel Kalem Müdürü ve Başkan Yardımcıları kardeşlerini işe aldılar

Amed’de kayyum tarafından yönetilen Sur Belediyesi, seçime sayılı günler kala 3 kişiyi işe aldı. İşe alınanlardan biri Özel Kalem Müdürü Serkan Telli’nin kardeşi Y.T. diğeri Başkan Yardımcısı Mizgin Güneş’in kardeşi A.G., üçüncü kişi ise AKP Sur İlçe Teşkilatı Kadın Kolları Yöneticisi T. Y. U.

Amida Haber’de yer alan habere göre, görevden alınarak yerine kayyım atanan Sur Belediyesi Eşbaşkanı Filiz Buluttekin, uygulamayı seçim yatırımı olarak değerlendirdi. Buluttekin, “2019 yılında da aynısını yapmışlardı. Müdür ve belediye başkan yardımcıları kendi yakınlarını almıştılar. Ganimet mantığı ile baktıkları için belediyeleri doldurdular” dedi.

‘Kayyum meşru değil’

Yeşil Sol Parti Diyarbakır milletvekili adayı avukat Mehmet Emin Aktar da, seçim öncesi belediyelerdeki alımlara şu sözlerle tepki gösterdi: “Seçim sonrası kayyumlar gidecek. Bunu bildikleri için istediklerini yapmaya çalışıyorlar. Bunu doğru bulmuyoruz. Keyfilik var, herkes kendine yandaşını işe almaya çalışıyor. Kayyumlarla birlikte liyakat kriteri ortadan kaldırıldı. Kayyumların yaptığı hiçbir şey meşru değil. Atanmış memurun bunları yapması hem meşru hem de hukuki değil.”

Alımlara tepki gösteren CHP’nin Diyarbakır Milletvekili adayı avukat Cevdet Nasıranlı ise, “Siyaseten yapılması doğru değil. Zaten Diyarbakır’da seçilmiş hiçbir belediye başkanı yok. Seçim öncesi ihtiyaç dışı alımlar ahlaki değil. Bize göre bunlar seçime yönelik bir hamledir. Seçim yatırımıdır. Bu çok doğru değil” dedi.

AMED

#Kayyum #belediyesinde #seçim #öncesi #kardeşlere #kıyak

Efrîn’de bir haftada iki çocuğa tecavüz edildi

Efrîn’de Türkiye’ye bağlı ‘Ceyş El Îslam’ adlı paramiliter gurubun lideri,14 yaşında bir çocuğa tecavüz etti. Efrîn’de geçen hafta da başka bir çocuğa cinsel saldırı gerçekleşmişti

Kuzey ve Doğu Suriye’de Türkiye’nin saldırıları sürerken, Türkiye’ye bağlı paramiliter gruplar da insanlık suçları işlemeye devam ediyor. Türkiye’ye bağlı “Suriye Milli Ordusu”(SMO) koalisyonunda yer alan “Ceyş El Îslam” gurubunun başı Selah Qasim’in 14 yaşında bir çocuğa tecavüz ettiği belirtildi.

Cinsel istismara maruz kalan çocuğun Halepli olduğu ve ailesiyle birlikte şu anda Efrin’de yaşadığı öğrenildi.

Bir haftada ikinci saldırı

Öte yandan bu saldırı bir haftada gerçekleşen ikinci saldırı oldu. Geçtiğimiz hafta da yine Türkiye’ye bağlı Sultan Süleyman Şah (Emşat) grubunun lideri 10 yaşındaki bir çocuğa tecavüzde bulunmuştu.

Kadınlar ve çocuklar hedef

Kuzey ve doğu Suriye’nin Türkiye’nin denetimine giren kentlerde özellikle kadınlar ve çocuklar hedef alınıyor. Bölgede bağımsız gazeteci ve insan hakları kurumlarının olmaması ve baskılardan dolayı halka, kadınlara ve çocuklara yönelik işlenen insanlık suçlarının çok azı belgelenemiyor.

Kaynak: ANHA

#Efrînde #bir #haftada #iki #çocuğa #tecavüz #edildi