Ana Sayfa Blog Sayfa 483

Önder: Barışı toplumsal talep haline getirmemiz gerekiyor

‘Seçim ve Demokrasi’ söyleşisinde konuşan Önder devletin ülkeyi idare etmek için daima bir düşman algısına gerek duyduğunu ve birçok kesimi düşman olarak gördüğünü söyleyerek, ‘Biz bunu kıracağız. Sözümüz senettir demiyorum, pratiğimiz senet’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), milletvekilia adayı Sırrı Süreyya Önder’in katılımıyla Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda “Seçim ve Demokrasi” konulu söyleşi yapıldı.

Adana’nın daha önce tarım kenti olduğu için yoğun göç aldığını ve Kürt emekçilerin zor şartlarda yaşamlarını idame ettiğine işaret eden Önder, bereketli Çukurova topraklarında giderlerin artık ürünü karşılayamadığını değindi. Adana’nın büyük bir köy haline getirildiğini aktaran Önder, Özgür ve demokratik bir ortamın olmayışı nedeni ile halkın karar süreçlerine katılamadığını ve çözüm üretemediğini belirtti. Önder teşhisi koyduklarını ve çözümün kendilerinde olduğuna vurguda bulundu.

‘Sözümüz senettir demiyorum, pratiğimiz senet’

İkinci yüzyılın da heba edilmemesi gerektiğini dile getiren Önder, devletin bu ülkeyi idare etmek için daima bir düşman algısına gerek duyduğunu, başta Kürtler olmak üzere Alevileri, sol-sosyalistleri ve kadınları düşman olarak gördüğünü kaydetti. Önder devamla şöyle konuştu: “Biz bunu kıracağız. Sözümüz senettir demiyorum, pratiğimiz senet. Biz Bu ülkenin bütün renklerini, bütün dillerini, bütün kültürlerini kendi partimizle yana eşit olarak ve kendileri kadar siyaset alanına dönüştürülmüş olduğumuz bir partiyiz. Mardin’den bir örnek vereyim, sağdan sola, soldan sağa çarp, topla, böl; 500 Süryani ya kalmıştır ya da kalmamıştır. Ama bizim her dönem Mardin’den bir Süryani vekil temsiliyetimiz vardır. Bunu önemsiyoruz. Bu ancak tanış olunca dokununca yan yana durunca bu mesele bir çözüm yoluna girebilir. Yurttaşların kendini eşit hissettiği bir ülke lazım. Bu tek adam rejiminden kurtulmak lazım.”

Kilit parti

“Bir ülkede demokrasi yoksa mevki, makam ve servetin bir manası olmaz” diyen Önder, bir oy Yeşil Sol Parti’ye bir oy da Kemal Kılıçdaroğlu’na istedi. Yeşil Sol Parti’nin kilit rolde olduğunu aktaran Önder, Adana’dan 4 vekil, genelde ise 105 milletvekili çıkaracaklarını söyledi.

‘Barıştan korkuyorlar’

Önder, söyleşide gençlerin sorularını da yanıtladı. Dinleyicilerden biri Önder’in daha önce sarf ettiği “Bu ülkede barıştan korkanlar var” sözlerini hatırlatarak, bu ülkeye barışın nasıl geleceğini sordu. Önder, “Barışı toplumsal talep haline getirmemiz gerekiyor” diyerek yanıt verdi. İmralı tecridine ve çözüm sürecine dair soru soran bir dinleyiciye ise Önder, “Bu mesele çözülecek. Sonuna kadar sürmüş bir savaş ve çatışma yok. Bu sadece geriye onarılmaz acılar bırakıyor. Bunun süresi kadar uzarsa çatışmayla geçinilen bir gün barışı belki bir yıl geriye atıyor. Barış bu kadar kriminalize edilmemeli. Muhalefetin yaygın bir yanlışı var. Bütün çözüm sürecini bir suç süreci olarak görüyor. Görüşmeden bir mesele nasıl halledilecek” sözleriyle cevap verdi.

HABER MERKEZİ

#Önder #Barışı #toplumsal #talep #haline #getirmemiz #gerekiyor

Pirsûslü yurttaşlardan Ferit Şenyaşar’a destek diyareti

Pirsûs ilçesinde yaşayan yurttaşlar, Yeşil Sol Parti’ye gelerek Ferit Şenyaşar’a destek ziyaretinde bulundu

Riha’nın Pirsûs ilçesine bağlı kırsal mahallelerde yaşayan yurttaşlar, Yeşiller ve Sol Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti) Riha Milletvekili Adayı Ferit Şenyaşar’a destek ziyaretinde bulundu. İlçeye bağlı Tilutit (Tümsekli) köyünde bir araya gelen yurttaşlar, onlarca araçlık konvoyla ilçe merkezinde Yeşil Sol Parti’yi ziyaret etti. Suruç Belediyesi karşında araçlarından inen yurttaşlar, yürüyüşle Kobanê Caddesi üzerinde bulunan Yeşil Sol Parti seçim irtibat bürosuna geçti. Kitleyi, seçim irtibat bürosunda Yeşil Sol Parti Milletvekili Adayı Ferit Şenyaşar ile parti ilçe örgütü karşıladı.

Şenyaşar’a destek çağrısı

Kitle adına kısa bir açıklama yapan Pakize Cengizer, “Ferit için herkesten destek bekliyoruz. Bütün Suruç halkının Ferit’i desteklemesini istiyoruz. Bu dava çok ağır ve önemli bir davadır. Herkesin Ferit’in arkasında durması ve desteklemesi gerekiyor. 3 kişi hastanede katledildi ve kimse sesini çıkarmadı. Bütün bunlar hükümetin gözü önünde yaşandı. Onun için Suruç’ta, Urfa’da, bir Kürt nerede varsa destek vermesini işitiyoruz. Bu Şenyaşar davasını herkesin sahiplenmesi gerekiyor” dedi.

‘Suruç halkı bu zulme karşı tek ses olmuş’

Ardından konuşan Ferit Şenyaşar ise, “Adalet mücadelemizi Yeşil Sol Parti ile birleştirdik ve Urfa’nın merkez başta olmak üzere bütün ilçelerinde bu haklı mücadelemizi Yeşil Sol Parti ile sürdürmeye devam ediyoruz. Bugün Suruç’tayız. Katliamın yaşandığı yerdeyiz. Bütün Suruç halkı bu zulme karşı tek ses olmuş. Urfa halkı da tepkisini gösteriyor ama yandaş medya bunu göstermiyor. Suruç halkı başta olmak üzere bütün Urfa, 14 Mayıs’ta bu haksızlığı yapan ve bu haksızlığa sebep olan adalet bakanına gereken dersi verecektir” ifadelerini kullandı.

Açıklama, “Şenyaşar ailesi onurumuzdur” diye sloganları ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#Pirsûslü #yurttaşlardan #Ferit #Şenyaşara #destek #diyareti

300 aydından Yeşil Sol Parti’ye destek çağrısı

Gazeteci, akademisyen, aydın, sanatçı, yazar ve kadın hareketi temsilcilerinden oluşan 300 kişi, Yeşil Sol Parti ve Kemal Kılıçdaroğlu’na destek çağrısı yaptı

Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ne (Yeşil Sol Parti) destek açıklamaları gelmeye devam ediyor.

Aralarında akademisyen, hukukçu, sanatçı, gazeteci ve yazarlar ile insan hakları savunucularının da bulunduğu 246 kişinin ardından, aydınlar, sanatçılar yazarlar, barış akademisyenleri, kadın hareketi temsilcileri, kanaat öncüleri ve sinemacılardan oluşan 300 kişiden daha destek açıklaması geldi. Açıklamada, Yeşil Sol Parti ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu için oy verme çağrısı yapıldı.

Açıklamada, “14 Mayıs tarihinde yapılacak olan seçimleri, Türkiye’nin demokratik dönüşümünü sağlamak amacına dönük bir fırsat olarak görüyoruz. Bu çerçevede vaat ettiği demokratik dönüşümü sağlamak için güçlü, demokratik ve çoğulcu muhalefet için Yeşil Sol Parti’ye, öte yandan cumhurbaşkanlığı seçiminde de yaratılan korku rejimini demokratik bir dönüşüme tabi tutma sözü veren Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermeye çağırıyoruz” denildi.

Çağrı yapan isimler şöyle:

300 isim

Açıklamada imzası yer alan 300 isim şöyle: “Adalet Kaya  –  Roza Kadın Derneği Başkanı, Adnan Çelik  –  Akademisyen, Agit Can  –  Yönetmen, Ahmet Güneş  –  yazar, Ahmet İnsel- İktisatçı/Yazar, Ahmet Nesin  –  Yazar, Ahmet Telli  –  Şair, Ahmet Türk  –  Siyasetçi, Ali Duran Topuz – Gazeteci / yazar, Ali Güler  –  Gazeteci, Alî Jîyan  –  Sanatçı, Ali Meyman  –  Müzisyen, Ali Poyraz  –  Yazar, Amed Dicle – Yazar, Amed Karakoçan  –  Sanatçı, Amed Tabar  –  Müzisyen Amele  –  Tiyatro sanatçısı, Arda Çetin  –  Perküsyonist, Ardin Diren  –  Yönetmen, Armanç  –  Sanatçı, Aslan Aslan  –  Gazeteci, Aslı Filiz  –  Ressam, Avjen Argeş  –  Yazar/ Şairi, Ayça Damgacı  –  Oyuncu, Aydın Alp  –  Şair , Aydin  –  Sanatçı, Ayfer Düzdaş  –  Müzisyen, Ayhan Evci  –  Prodüktör, Ayhan Erkmen Tarihçi / Araştırmacı Yazar, Ayşan Kanuş Zengin  –  Aktivist, Ayşe Acar Başaran  –  Kadın Meclisi Sözcüsü, Ayşe Ayben Altunç  –  Yönetmen, Ayşe Çetinbaş  –  Yapımcı, Azad Bedran  – Ses Sanatçısı, Azad Karahan  –  Müzisyen, Azad Zal  –  Gazeteci/ yazar, Aziz Yiğit  –  Müzisyen / Aranjör, Barış Poyraz  –  Gazeteci, Barış Seyitvan  –  Ressam, Bayram Balcı  –  Gazeteci, Bedran Dere  –  Gazeteci, Bengî Argirî  –  Sanatçı, Berfin Emektar  –  Oyuncu, Bermal Çem  –  Sanatçı, Berxwedan Efrînî  –  Sanatçı, Beser Şahîn  –  Sanatçı, Binevş Roj  –  Sanatçı, Bingöl Elmas  –  Yönetmen, Bircan Değirmenci  –  Gazeteci / Yazar, Bişar  –  Sanatçı, Bülent Küçük-  Akademisyen, Bülent Turan  –  Ses Sanatçısı, Cahit Mervan  –  Gazeteci, Cansel Kılınçcı  –  Yönetmen, Cewad Merwanî  –  Sanatçı,Celil Badıkanlı – Yönetmen, Ciwan Çewlîk  –  Sanatçı, Çayan Demirel  –  Yönetmen, Çetîn Zîlan  –  Sanatçı, Deniz Deman  –  Sanatçı, Deniz Kaya  –  Müzisyen, Deniz Türkali – Senarist / Oyuncu, Dewrêş Serhedî  –  Sanatçı, Dezz Deniz  –  Sanatçı, Dilan Engin  –  Yönetmen, Dîlbej  –  Dengbêj, Dilovan  –  Sanatçı, Dîno  –  Sanatçı, Diyar Dersim  –  Sanatçı, Dîyar Mihrobî  –  Sanatçı, Dogan Dogan  –  Sanatçı, Edip Berk  –  Yazar/ Şair, Ednan Dogan  –  Şair ve Yazar, Ehsan Xelîkan  –  Sanatçı, Ekrem Murat Çelikkan – Gazeteci / Yazar, Elif Ergezen  –  Yönetmen, Elif Sofya  –  Şair, Elvan Köçer  –  Oyuncu, Emrah Çiçekli  –  Müzisyen, Engin Sustam  –  Akademisyen, Ercan Altuntaş  –  Ressam / Sinemacı, Ergîn xelîkan  –  Sanatçı, Ertuğrul Mavioğlu  –  Gazeteci, Eyüp Güven  –  Araştırmacı Yazar, Farqîn Azad  –  Ses sanatçısı, Fatêxan Taşlı Tunç  –  Yazar, Fatma Çelik  –  Yönetmen, Fatma Şık  –  Aktivist, Fehim Işık  –  Yazar, Feratê Dengizî  –  Yazar, Ferhan Sterk  –  Londra Kürt Film Festivali Direktörü, Fewzî Kiliç  –  Sanatçı, Feysel Özdemir  –  Yazar, Gazeteci, Fîrmesk Goranî  –  Sanatçı, Garîp Nurhak  –  Müzisyen, Gaye Boralıoğlu  –  Yazar, Giyasetin Şehir  –  Tiyatro ve Sinema Oyuncusu, Gulê Bejnê  –  Sanatçı, Gulistan Kanireş  –  Yazar / Aktvist, Gülfer Akkaya  –  Yazar, Güliz sağlam  –  Yönetmen, Gün Zileli – Yazar, Haci Ozkal  –  Araştırmacı / Yazar, Hale Güzin Kızılaslan – Fotoğraf Sanatçısı / Yönetmen, Halil Akıncı  –  Sanatçı, Halil Akıncı  –  Sanatçı, Halil Ergün  –  Sinema Oyuncusu, Hayrettin Çelik  –  Gazeteci, Hayri Yetik – Şair, Hêja Netirk  –  Sanatçı, Hekim Sefkan  –  Yazar, Hekîmo  –  Sanatçı, Heval Dilbahar  –  Editör / Yazar, Hogir Berbir  –  Yazar, Hozan Canê  –  Sanatçı, Hozan Demhat  –  Sanatçı, Huner Ayzon  –  Sanatçı, Hüseyin Dağ  –  Gazeteci, Hüseyin Kuzu  –  Senarist / Yazar, Idrîs Bagok  –  Sanatçı, Ihsan Zanyar  –  Sanatçı, Ikram Balekanî  –  Gazeteci, İdris Yılmaz  –  Gazeteci, İlham Bakır  –  Yönetmen / Yazar, İnci Hekimoğlu  –  Yazar, İrfan Babaoğlu  –  Yazar, İsmail Zagros  –  Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, Jaklin Çelik  –  Yazar, Jîn Aryen  –  Destar Dergisi Editörü, Jiyan Arjin  –  Solist / Müzisyen, Jülide Kural  –  Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, Kadir Akın  –  Yazar / Siyasetçi, Kamran Simo Hedilî  –  Stockholm Kürt Enstitüsü Eşbaşkanı, Kasım Fırat  –  Kanaat Önderi, Kawa Ozan  –  Sanatçı, Kawa Urmîye  –  Sanatçı, Kazım Gündoğan – Araştırmacı Yazar, Kazım Öz  –  Yönetmen, Kemal Ceylan  –  Müzisyen, Kenan Taşkesen  –  Yazar, Kerem Fırtına  –  Sinema oyuncusu, Kewî  –  Sanatçı, Kıvılcım Akay  –  Yönetmen, Kudret Güneş  –  Yönetmen, Latife Fegan  –  Yazar / Siyasetçi, Leylana Sidîq  –  Yazar, Lusin Dink  –  Yönetmen, M. Sait Arzu  –  Yazar / Şair, Mahmut Canbay  – Tiyatro Sanatçısı /  uluslararası Kürecikliler Meclisi Eşbaşkanı, Mahsun Nisêbînî  –  Yazar, Maruf  –  Dengbêj, Mazlum Rewşen  –  Müzisyen, Mehmet Bayrak  –  Araştırmacı Yazar, Mehmet Devîren  –  Kürt Edebiyatçılar Derneği Eşbaşkanı / Yazar, Mehmet Kaynak  –  Yazar, Mehmet Bayrak – Araştırmacı Yazar, Mehmet Sevim  –  Tiyatro oyuncusu, Mehmet Vefa Yamalak  –  Müzisyen, Mem Botanî  –  Sanatçı, Memed Drewş  –  Gazeteci, Memet Atlı  –  Müzisyen, Memo Gûl  –  Sanatçı, Memo Zan  –  Sanatçı, Menal  –  Sanatçı, Menderes İnanç  –  Gazeteci, Meral Bazarcix  –  Sanatçı, Meral Şimşek – Yazar / Şair, Metin Ewr  –  Yazar / Yönetmen, Metin Yeğin  –  Gazeteci / Yazar, Mevlut Aykoç  –  Yazar, Mihemed Hezexî  –  Sanatçı, Miho Çaryar  –  Perküsyonist, Mistoyê Haco  –  Nivîskar, Muharrem Erbey  –  Hukukçu / Yazar, Murad Bakrat  –  Müzisyen, Murat Yapiştiran  –  Sanatçı, Mustafa Demir –  Müzikolog, Mustafa Doğan  –  Britanya Kürecikliler Derneği Eşbaşkani, Mürsel Yıldız  – Yazar , Müslüm Doğan  –  Siyasetçi, Naime Erdem Başaran  –  Tasarımcı, Narîn xan  –  Sanatçı, Nazım Kök  –  Araştırmacı Yazar, Nebez Başur  –  Sanatçı, Necati Sonmez  –  Yönetmen, Necla Demirci  –  Yönetmen, Necmettin Salaz  –  Gazeteci, Necmiye Alpay  –  Yazar, Nedim Türfent  –  Gazeteci, Neşe Özgen  –  Akademisyen, Nuarîn  –  Sanatçı, Nur Sürer  –  Sinema Oyuncusu, Nurcan Delil  –  Şair / Yazar,Nurcan Değirmenci – Mğzisyen, Nurcihan Yılmaz  –  Sanatçı, Nurettin Anyık  –  Ressam, Nuri Akman  –  Gazeteci, Nursel Doğan  –  Yönetmen, Nurşen Adıgüzel  –  oyuncu, Oktay Candemir  –  Gazeteci, Oktay İnce  –  Video Aktivist, Onur Evîn  –  Sanatçı, Ozgûr Berlîn  –  Sanatçı, Ömer Fidan  –  Kürt Pen Eşbaşkanı, Ömer Leventoglu  –  Yazar / Yönetmen, Ömer Şahin  –  Oyuncu, Özcan Alper  –  Yönetmen, Özcan Ateş  –  Oyuncu, Özkan Küçük  –  Yönetmen, Özlem Diler- Yönetmen, Pakize Emel Çelebi  –  Yönetmen, Pelin Buzluk  –  Yazar, Peywan Arjîn  –  Sanatçı, . Pîroz Gûltekîn  –  Tiyatrocu, Ragıp Zarakolu  –  Yayıncı / Yazar, Ramazan Ölçen  –  Gazeteci, Raşel Meseri – Yazar / Yönetmen / Ressam, Rêber Serhed  –  Dengbêj, Rênas Demhat  –  Sanatçı, Reyan Tuvi  –  Yönetmen, Rêzan Demir  –  Gazeteci, Rezan Kaya  –  Oyuncu, Rojda Akbayır – Yönetmen, Ronahî Farqînî  –  Yazar, Rotinda  –  Sanatçı, Roza Metîna  –  Yazar/ Şair, Rugeş Kırıcı  –  Oyuncu, Ruken Yılmaz  –  Müzisyen, Sabri Vural  –  Yazar / Şair, Sebahattin Demirtaş  –  Sosyolog, Sedat Ulugana  –  Akademisyen, Seher Stran  –  Sanatçı, Selhat Gimgim  –  Sanatçı, Selim Temo  –  Yazar / Akademisyen, Selman Aslan  –  Gazeteci, Semih Yıldız  –  Görüntü Yönetmeni, Sena Özbey  –  oyuncu, Seran Vreskala  –  Gazeteci, Seray Genç  –  Sinema Yazarı, Sercan Çalışkan –  Müzisyen, Sercan Kobanê  –  Sanatçı, Serdar Azad  –  Sanatçı, Serhat Çarnewa  –  Sanatçı, Serhat Çarnewa  –  Sanatçı, Serhat Ertuna Visual Artist / Müzisyen, Seyda Perînçek  –  Sanatçı, Seyda Perinçek  –  Solist, Sırrı Ayhan  –  Yazar, Sîdar Amedî  –  Solist, Sîmar  –  Sanatçı, Sinan Kesgin  –  Fotoğraf Sanatçısı, Sipan Dağdeviren  –  Senarist, Sîpan Xelat  –  Sanatçı, Suat Usta  –  Sinema oyuncusu, Suleyman Yılmaz  –  Yazar, Sultan Yaray  –  Yazar / Şair, Suna Alan  –  Sanatçı, Süleyman Çarnewa  –  Sanatçı, Şahperi Alphan  –  Oyuncu, Şahzad Soran  –  Müzisyen, Şebnem Oğuz  –  Akademisyen, Şefîq Sano  –  Tiyatro Sanatçısı, Şemdîn  –  Sanatçı, Şenay Aydemir  –  Sinema Yazarı, Şerîf Ogur  –  Sanatçı, Şeyda Qewamî  –  Sanatçı, Şivan Perwer- Sanatçı, Şilan Alagöz  –  Oyuncu, Şîyar Munzur  –  Sanatçı, Şükrü Erbaş  –  Şair, Şükrü Yıldız  –  Gazeteci, Tahsin Aktaş – Yazar/ Şair, Tayip Temel  –  Gazteci / Yazar, Tîtalê Feyzo  –  Dengbêj, Tuncer Yalınkılıc  –  Sanatçı, Turan Yapıştıran  –  Müzisyen, Ulaş Kelaşîn  –  Sanatçı, Ümit Kardaş – Yazar, Ümran Safter  –  Yönetmen, Vaha Sahra  –  Şair, Veysi Altay  –  Yönetmen, Welat Essen  –  Sanatçı, Weysel Tırpan  –  Yazar / Şair, Xanemîr  –  Sanatçı, Xeci Şen  –  Yazar, Xelîl  –  Sanatçı, Xemgîn Birhat  –  Sanatçı, Yasîn Boyraz  –  Müzisyen, Yaşar Kurt  –  müzisyen, Yılmaz Güneyli  –  Sanatçı, Yılmaz Kurttekin  –  Müzisyen, Yilmaz Tekîn  –  Sanatçı, Yusuf Alkan  –  Gazeteci, Zafer Doruk  –  Yazar, Zafer Yörük  –  Yazar, Zahir Loran  –  Sanatçı, Zarîfe Zerîn  –  Sanatçı, Zîn Boranî  –  Sanatçı, Zinar Sozdar  –  Sanatçı, Zozan Zudem  –  Sanatçı”

HABER MERKEZİ

#aydından #Yeşil #Sol #Partiye #destek #çağrısı

Kılıçdaroğlu’nun aracına Sakarya’da taşlı saldırı

Kemal Kılıçdaroğlu’nun aracına Sakarya’da taşlı saldırı düzenlendi

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aracına Sakarya’da taşlı saldırı düzenlendi.

Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu seçim otobüsü, Sakarya’daki miting alanından ayrıldığı sırada bir kişi otobüse taş fırlattı. Kılıçdaroğlu’nun otobüsü miting alanından ayrıldı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlunun #aracına #Sakaryada #taşlı #saldırı

BM: Haiti’de 3 ayda 846 kişi öldürüldü

BM, Haiti’deki çete şiddeti nedeniyle 2023 yılının ilk üç ayında en az 846 kişinin öldürüldüğünü belirtti

Haiti’deki çete şiddeti başkent Port-au-Prince’in birçok yeni mahallesine yayıldı. Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, yaşanan can kayıplarına ilişkin üç aylık raporunu yayımladı. Raporda sadece Nisan ayı içerisinde 600’den fazla kişinin öldüğü belirtilerek, acil destek çağrısı yapıldı.

‘846 kişi öldürüldü’

BM, yayınladığı üç aylık bir raporda (Ocak-Mart), Haiti’deki şiddetin daha aşırı ve daha sık hale gelmekle kalmadığını, çeteler kontrollerini genişletmeye çalıştıkça bu şiddetin daha acımasız bir şekilde yayıldığına dikkati çekti. BM, Kenscoff ve Pétion Ville gibi başkentin daha önce güvenli kabul edilen bölgeleri ile Artibonite iline de çete şiddetinin sıçradığını kaydetti. Raporda, “2023’ün ilk üç ayında en az 846 kişi öldürüldü” denildi. Raporda, en az 393 kişinin yaralandığını ve 395 kişinin de kaçırıldığını belirttildi.

‘Teyakkuz tugayları’ öz savunma grubu

Rapora göre çeteler tarafından kullanılan diğer yöntemlerin yanı sıra keskin nişancılar yoldan geçenlere veya evlere ayrım gözetmeden ateş ediyor. İnsanlar toplu taşıma araçlarında da diri diri yakıldığını kaydeden rapor ayrıca, bazı siyasetçiler ve gazetecilerin yurttaşlara çete şiddetine karşı mücadele etmeleri için örgütlenme çağrılarından sonra “teyakkuz tugayları” adı verilen öz savunma gruplarının ortaya çıkışına da dikkat çekiyor. Bu öz savunma gruplarının da toplu linç olaylarının arkasında yer aldığı ve yılın ilk çeyreğinde 66’sı çete üyesi olmak üzere en az 75 kişinin ölümüne neden olduğu belirtildi.

Ne oldu?

Haiti’de Devlet Başkanı Jovenel Moise’in Temmuz 2021’de öldürülmesinden sonra Başbakan Ariel Henry, başkentin yaklaşık yüzde 60’ına hâkim olan çetelere engel olamadı. Henry ve BM yetkilileri, daha önce birçok kez ülkeye, polise çetelerle savaşında yardımcı olacak bir uluslararası güç gönderilmesi çağrısında bulundu. Şimdiye kadar hiçbir ülke böyle bir güce katkıda bulunma sözü vermedi.

ABD yönetimi, bu çabalara Kanada’nın önderlik etmesini istiyor. Fakat Kanada Başbakanı Justin Trudeau reddediyor. Başbakan Ariel Henry, ertelenen seçimlerin yapılabilmesi için ülkede önce güvenliğin sağlanması gerektiğini söylüyor.

HABER MERKEZİ

#Haitide #ayda #kişi #öldürüldü

HDP saldırganlarına ‘iyi hal’ indirimi

HDP Çatalca İlçe Örgütü’ne ırkçı saldırı davasında mahkeme, her 2 saldırgana ayrı ayrı 1 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme daha sonra ‘iyi halden’ cezayı 10 aya indirdi

İstanbul’da, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Çatalca İlçe Örgütü’ne 6 Şubat’ta Muhammed Altun ve Yusuf Toptaş tarafından ırkçı saldırı düzenlendi. Saldırganların, yüzlerini kapatarak, ilçe örgütünün tabelasını sökme anları kamera görüntülerine yansıdı. Bunun üzerine ırkçı saldırganlar hakkında hazırlanan iddianamenin ardından Çatalca 1’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde ırkçı saldırı yerine “Siyasi parti kullanımında olan eşyaya zarar vermek” suçlamasıyla dava açıldı. Bu gün görülen davanın ikinci duruşmasına saldırganlar Muhammed Altun ve Yusuf Toptaş ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticileri ile avukatları Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Ferdi Yamar da hazır bulundu.

Suç duyurusu talebi

İlk olarak söz alan HDP Çatalca Eşbaşkanı Nihat Bozkuş, saldırganlardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Saldırının mala zarar vermenin ötesinde provokasyon olduğunu ifade eden Bozkuş, saldırganların bu husus üzerinden cezalandırılmasını istedi. Söz alan Avukat Yamar da, Çatalca İlçe Örgütü’nün yeni kurulduğunu ve kurulur kurulmaz bu saldırı ile gözdağı verildiğini söyledi. Bu saldırı ile siyasi faaliyetin engellendiğini belirten Yamar, emsal teşkil etmesi için caydırıcı bir cezanın verilmesi gerektiğini dile getirdi. Yamar ayrıca saldırganlar hakkında silahlı saldırı ve hırsızlık suçlamasıyla da suç duyurusu talebinde bulundu.

Ceza istemi

Söz alan saldırgan Muhammed Altun, hırsızlık niyetlerinin olmadığını ve tabelayı söktükten sonra çöpe atıklarını belirterek, saldırının ırkçı saiklerle yapıldığını kabul etti.

Söz verilen iddia makamı, Yamar’ın suç duyurusu talebine dair bir diyeceğinin olmadığını ve takdirin mahkemeye ait olduğunu söylemesi üzerine mahkeme, ara kararını oluşturup, Yamar’ın talebini reddetti. İddia makamı ardından ise daha önceki duruşmada sunduğu ceza talepli mütalaasını tekrarladı. Mütalaaya dair söz verilen Yamar, üst sınırından ceza verilmesini istedi.

İyi hal indirimi

Kararını veren mahkeme, her iki saldırgana ayrı ayrı 1 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme, saldırganların duruşma esnasındaki hal ve hareket ile davranışlarını ise “olumlu” görerek, cezayı 10 aya indirip, erteledi.

Ne olmuştu?

6 Şubat’ta gerçekleşen saldırının ardından partililerin durumu fark etmesi üzerine şikayetçi oldu. İlçe Emniyet Müdürlüğü her iki saldırganı tespit ederek, ifadelerini aldı. Gözaltına alınan saldırgan Altun, “HDP İlçe Örgütü” şeklinde yazılı tabeladan rahatsızlık duyduğunu ve bu nedenle yerinden söktüğünü itiraf etti. Saldırgan, kendini “ Vatansever, Türk genci” şeklinde savunarak, diğer partilerin “İlçe başkanlığı” veya “İlçe teşkilatı” şeklinde tabirlerle tabela astığını ancak HDP’nin “örgüt” olarak astığını ve bu nedenle rahatsızlık duyduğunu söyledi. Diğer bir saldırgan Toptaş da, Altun’un tabelayı söktüğünü belirtirken, Altun ile aynı şekilde ifade vermesi ise dikkat çekti. Söz konusu saldırganlara ilişkin Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 Şubat’ta ırkçı saldırı yerine “Siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyaya zarar vermek” suçlamasıyla iddianame düzenlendi. İddianamede, aynı suç maddesi kapsamında her iki saldırganın cezalandırılması talep edilmişti.

HBAER MERKEZİ

#HDP #saldırganlarına #iyi #hal #indirimi

Tuncel dahil, 28 kişi hakkında ceza istemi

DBP Eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ve gazeteci İdris Yayla’nın da aralarında bulunduğu 28 kişinin yargılandığı davada esas hakkındaki mütalaa açıklandı

Demokratik Bölgeler Partisi (BDP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile Jiyan Haber İmtiyaz Sahibi İdris Yayla’nın da aralarında olduğu 28 kişi hakkında “gösteri ve yürüyüş kanununa muhalefet” iddiasıyla açılan davanın 13’üncü duruşması Batman 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yayla ile farklı bir dosyadan tutuklu bulunan Tuncel’in katılmadığı duruşmada, avukatları hazır bulundu.

Yapılan yoklamanın ardından söz alan bir kısım sanıklar müdafii Şirin Şen, iddianamedeki olay bölümünde müvekkili Fatma Kapalıgöz ile ilgili herhangi bir bilgi bulunmadığını sadece iddianamenin sevk maddelerinde Kapalıgöz’ün isminin yer aldığını söyledi. Mahkemenin yalnızca iddianamede anlatılanlara bağlı yargılama yapabileceğini ifade eden Şen, ayrıntılı savunmasını esas hakkındaki mütalaa hazırlandıktan sonra yapacağını belirtti.

Diğer avukatlar da esas hakkındaki mütalaa sunulduktan sonra savunma yapacaklarını ifade etti. İddia makamı daha önce hazırladığı anlaşılan esas hakkındaki mütalaasını duruşma salonunda okumadan mahkemeye sundu. Mütalaada dava konusu olay anlatılarak İdris Yayla ve diğer 25 sanığın izinsiz yapılan protesto eylemine katılarak üzerlerine atılı “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etmek” suçunu işlediklerini iddia ederek sanıkların muattala doğrultusundaki sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etti.

Ceza istemi

Esas hakkındaki mütalaada savunmaları alınamadığı için haklarında yakalama kararı çıkarılan üç sanığın dosyalarının ayrılması da istendi. Daha sonra söz alan sanık müdafileri, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak için süre talep etti.

İddia makamının mütalaası doğrultusunda üç sanığın dosyalarının ayrılmasına karar veren hakim, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamaları için sanıklar ve avukatlarına bir sonraki celseye kadar süre vererek davayı 22 Haziran’a erteledi.

HABER MERKEZİ

#Tuncel #dahil #kişi #hakkında #ceza #istemi

Yurt dışında 1 milyon 798 bin 505 oy kullanıldı

Yurt dışında temsilciliklerde oy kullanma süresi bugün sona erdi. YSK toplam 1 milyon 798 bin 505 kişinin oy kullandığını duyurdu

Yurtdışındaki sandıklara kayıtlı 3 milyon 416 bin 98 seçmen için 27 Nisan’da temsilciliklerde başlayan oy verme işlemleri bugün sona eriyor. Gümrük kapılarında ise oy verme işlemi 14 Mayıs saat 17.00’a kadar devam edecek.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yurt dışındaki temsilciliklerde 1 milyon 674 bin, gümrüklerde 124 bin 445 olmak üzere toplam 1 milyon 798 bin 505 kişinin oy kullandığını açıkladı.

Yurt dışı temsilciliklerde oy kullanma sayısı 2018 seçimindeki oy sayısını geride bıraktı.

HABER MERKEZİ

#Yurt #dışında #milyon #bin #kullanıldı

100 bin gönüllü ve 3 bin avukat sandıkları koruyacak

100 bin gönüllü, 3 bin avukat ile seçim güvenliğini sağlayacak Yeşil Sol Parti Seçim Takip ve Koordinasyon Merkezi çalışmalarına başladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde güvenliği sağlamak amacıyla Seçim Takip ve Koordinasyon Merkezi oluşturdu. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile bileşen partilerin temsilcilerini yer aldığı Koordinasyon Merkezi, kesinleşen seçim sonuçlarını açıklayana kadar sürecek olan çalışmalarına başladı.

10 gönüllü sandıkları koruyacak

HDP kurullarının iki yıldır sürdürdüğü çalışmalar sonucunda iktidarın olası hilelerine karşı her türlü tedbiri alan Koordinasyon Merkezi, tüm sandıkları adeta markaja alacak. Tüm sandıkları 100 bin gönüllü ile koruyacak Koordinasyon Merkezi, milletvekili çıkardığı ve yüksek oy aldığı 47 kent başta olmak üzere 81 kentte sandıkları mercek altında tutacak. Koordinasyon Merkezi, seçim günü olası ihlal ve usulsüzlüklere karşı 3 bin avukatla okullarda olacak. Olası tüm ihlal ve usulsüzlüklere karşı anında itirazlarda bulunacak. Ayrıca HDP milletvekilleri Yeşil Sol Parti milletvekili adayları da sandık güvenliği için sahada iş başında olacak.

Oy kullanma işleminden sonra..

Koordinasyon Merkezi, oy kullanma işlemi tamamlanan sandıklarda yapılan oy sayım işlemi sonucunun yer aldığı ıslak imzalı tutanakları, birbirinden farklı mekanizmalarla hem manuel hem dijital ortamda tek tek inceleyecek, İl ve İlçe birleştirme tutanaklarının oluşturulması sürecini detaylı inceleyecek ve karşılaştırılacak. Ayrıca tutanaklar YSK sonuçlarıyla karşılaştırılacak, olası usulsüzlük senaryolarına karşı İlçe Seçim Kurulları ve YSK’ya tüm itirazlarda bulunacak.

Kamuoyu bilgilendirilecek

İktidar ve güdümündeki medyanın algı operasyonlarına karşı partinin yetkili isimleri belli aralıklarla kamuoyuna bilgilendirmelerde bulunacak.

HABER MERKEZİ

#bin #gönüllü #bin #avukat #sandıkları #koruyacak

TMMOB’dan kayyum vurgunları raporu

TMMOB kayyum uygulamalarına dair açıkladığı raporda, kayyumların 100 milyon doları geçen vurgunlarına dikkat çekerken, Sayıştay’ın yolsuzlukları örtmeye çalıştığını belirtti

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kayyum Uygulamaları ve Takibi Komisyonu tarafından hazırlanan “Kayyım İrade Gaspı ve Kent Kırımı Ön Raporu”nu açıkladı. Kurdistan ve Türkiye’de, Kürt siyasi hareketinin kazandığı belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine İçişleri Bakanlığı tarafından vali ve kaymakamların kayyum olarak atandığı belediyelerde yapılan usulsüzlüklere ilişkin 2016-2023 yılları arasını kapsayan raporda, kayyumların usulsüzlükleri 130 başlık altında toplandı.

Amed’de bir otelde düzenlenen basın toplantısıyla açıklanan raporda, Kürt kentlerinin kimlik dokusuna yönelik sistemli çalışmalar, kadın kazanımlarına yönelik saldırılar, imar ve ihale yolsuzlukları ön plana çıktı.

Raporun açıklanmasından önce kısa bir açıklama yapan TMMOB İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Alican Çetinkaya, gelen kayyumların ilk yaptıkları şeyin belediyeler ile TMMOB arasında kentte atılacak adımlara dair yapılan protokolü iptal etmek olduğunu belirterek, “Dil ve kültür alanlarında ciddi asimilasyonlar yaşanmaya başlandı. Bu coğrafyada bildiğiniz gibi farklı, kültürler, farklı dinler ve farklı inançlar var. Halkın belediyeleri tarafından bu alanlardan ciddi adımlar atılmıştı. İlk yapılan şey buralara dönük buraları kapatmak veya buna yönelik yapılan anıtları yıkmak, ilk yaptıkları şey bu oldu. Asimilasyon kendi kültürünü dayatan, yayan bir anlayışla hareket edilmeye başlandı” ifadelerini kullandı.

Sayıştay suçu örtmeye çalıştı

TMMOB İKK üyelerinden Samet Ucaman da, Sayıştay tarafından kayyum atanan belediyelerde yapılan denetimlere değinerek, “Bir nevi suçu, talanı örtmeyle ilgili değerlendirmeler mevcut. Raporlarda bir önceki yılın tespit edilen yanlışlarının yerine getirilmediğiyle ilgili bir düzenleme mevcuttu” dedi. Ucaman, raporda yer alan verilerin kanunun suç olarak tanımladığı fiillerin kayyumlar tarafından gerçekleştirilmesinden oluştuğunu kaydetti.

38 kadın kurumu kapatıldı

Kayyumların kadına yönelik politikalarını anlatan Mimarlar Odası Amed Şubesi Eşbaşkanı Selma Aslan, kayyum atamalarında eşbaşkanlığın gerekçe yapıldığına işaret ederek, kadın merkezlerinin, sığınakların kapatılması ve Kadın Politikaları Müdürlükleri’ne erkek yöneticilerin atanması, kadınların işten çıkarılması, görev yerlerinin değiştirilmesiyle kadın mücadelesinin yerel yönetimle olan ilişkisinin doğrudan bitirilmek istendiğini ifade etti. Kayyumların AKP-MHP’nin kadın karşıtı politikalarını hayata geçirdiğini kaydeden Aslan, kayyumlar döneminde 13 il ve ona bağlı ilçe belediyelerinde, kadına yönelik hizmet veren 38 kadın kurumunun kapatıldığı bilgisini paylaşarak, kapatılan kurumların isimlerini teker teker sıraladı.

Kayyum politikalarını sadece Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kazandığı belediyelere ve Kürt halkına bir saldırı olarak görmenin iktidarın stratejik planlarının farkında olmama demek olduğunu söyleyen Aslan, “Kadın kazanımlarını korumak, yeni kazanımlar elde etmek, ancak kadınların birlikte mücadelesiyle mümkün olacaktır. Gaspçı kayyum zihniyetini sona erdirecek olan kadınların ortak mücadelesi, direnişi ve ittifakı olacaktır” diye konuştu.

‘9 bin 257 kişi işten çıkarıldı’

Kayyumların kentlere yönelik tahribine ilişkin dil, kültür, mekan isimleri, kentsel planlama, plan, rant, ihale yolsuzlukları, imar değişiklikleri, sosyal hizmetler, mekan işlevlerinin değiştirilmesinin de aralarında olduğu 16 başlık altında sıralayan İnşaat Mühendisleri Odası Amed Şubesi Sekreteri Ejder Akcan, kayyumlar döneminde 8 bin 334 kadrolu ve hizmet alımı personel ile 923 memurun işten çıkarıldığını kaydetti. Kayyum atanan belediyelerin belediye meclisinin feshedildiğini aktaran Akcan, isimleri Kürtçe olan ya da Kürt hafızasında önemli bir yeri olan sokak cadde, mahalle, parkların değiştirilen isimlerini sıraladı. Bu isim değişikliklerinin alelade yapılan değişiklikler olmadığını ifade eden Akcan, “Bu kentin, kentlinin hafızasının en ufak parçasına bile onda anlam yaratan, belli bir duygu ve his yaratan en ufak parçasına nasıl müdahale edildiğini, nasıl hafızasızlaştırılmak istendiğini görmek gerekiyor. Mevcut iktidar, ideolojisini ve hakim kılmak istediği kültürü burada inşa edebilmek için bu suni motiflerle kentin her sokağına, her caddesine, her parkına dokunduğunu tekrar paylaşmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Kültürel yapıları yıktılar

Kayyumların Kürt kentlerinde tarihi, kültürel yapıların yıkımında, Ahmedê Xanî’nin büstünün yıktırılması, Uğur Kaymaz, Roboski, Musa Anter, Newroz, Orhan Doğan Anıtı’nın yıktırılması, Amed surlarında tuvalet yapılması, Mervani Parkı’ndaki kabartmaların tahrip edilmesi, Amed’in Sur ilçesindeki tarihi dokunun bozulması gibi örneklerle sıralayan Akcan, belediyelerde, Kürtçe kullanımı, buna ilişkin kültür sanat çalışmalarının hedef alınması ve bunların kapatılması, çalışanlarının işten çıkarılması ya da işlevsizleştirildiğine dikkati çekti.

Rant için acil kamulaştırma

Kayyumların imar ve kentsel dönüşüm projelerini sıralayarak, Kurdistan kentlerinin sosyal ve tarihi dokusunda yaratığı tahribatları aktaran Şehir Plancıları Odası Eşbaşkanı Berivan Güneş, Türkiye’de kent dokusunun kentsel dönüşümlerle, Kurdistan’da ise güvenlik gerekçesi öne sürülerek acele kamulaştırmalarla rant için hedef alındığını dile getirdi. Yeşil alanların, parkaların ticaret, rant cami alanlarına dönüştürüldüğünü kaydeden Güneş, “Aslında kentsel dönüşümün rant amaçlı olduğunu, halkı yerinden eden bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz” diye belirtti.

‘Kentlerin demografisi değiştirilmek isteniyor’

Kentsel dönüşüm projelerini “Soylulaştırma” olarak tanımlayan Güneş, “Kayyumların sermaye, rant için bir köprü görevi gördüğünü belirtebiliriz. Çünkü daha önce bu bölgelerde bu tarz projeler bulunmazken, bunlarla beraber bunun önünün açıldığını dile getirebiliriz. Yapılan kentsel dönüşümler tamamen planlama ilkelerine aykırıydı. Halkın mağduriyeti üzerine, belli kesimleri zenginleştirme üzerine kuruluydu. Totalde baktığımızda bu kentlerin demografisi değiştirilmek istenmektedir” diye kaydetti.

106 milyon dolarlık ‘pazarlık’ ihaleleri

Mimarlar Odası Amed Şubesi Eşbaşkanı Ferit Kahraman, kayyumlar tarafından yapılan ihalelerin nasıl yapıldığını anlattı. Belediyelerde yapılan ihale ve usulsüzlüklerin basına yansıyan bazılarını sıralayan Kahraman, mucbir sebep ve doğrudan alım üzerinden yapılacak ihalelerin kapsamlarının beli olduğunu belirterek, bu kapsamda olmamasına rağmen, önceden planlamasının yapılabileceği birçok işin ihalesinin bu madde kapsamında yapılıp milyonlarca TL’lik ihaleler düzenlediğini kaydetti. Sonuçları açıklanan ihalelerin bir kısmına ulaşan ve buna ilişkin verileri paylaşan Kahraman, Amed’de kayyumların 231 milyon 764 bin TL değerinde pazarlık usulü ihale yaptığını tespit ettiklerini kaydetti. Kahraman, kayyum yönetimindeki Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin, kayyumlar döneminde 106 milyon dolar pazarlık usulü ihale yaptığını kaydetti.

HABER MERKEZİ

#TMMOBdan #kayyum #vurgunları #raporu