Ana Sayfa Blog Sayfa 485

Ayşe Gökkan: işkence ve kötü muameleye maruz kaldım

TJA Sözcüsü Ayşe Gökkan Sincan Kadın Cezaevi’nde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını ve sağlık hakkının engellendiğini söyledi

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9’uncu Ceza Dairesi, Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nin Tevgera Jinên Azad (TJA) Sözcüsü ve eski Nusaybin Belediye Başkanı Ayşe Gökkan’a alt sınırdan uzaklaşarak 2 kez “örgüt üyesi olmak” ile “örgüt propagandası” iddiasıyla verdiği 22 yıl 6 ay hapis cezasını 19 Nisan’da onadı. Karar temyiz için Yargıtay’a taşınırken, Amed’te tutulan ve Mart ayı başında Ankara Sincan Kadın Kapalı Cezaevine getirilen Gökkan’ın, burada işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı ve tedavisinin engellendiği belirtildi. Gökkan, sorumlular hakkında Ankara Batı Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı’na iki ayrı suç duyurusunda bulundu.

Gökkan, suç duyurusu dilekçesinde, 24 Nisan sabah saatlerinde Sincan Cezaevi Kampüs hastanesine götürülürken bindirildiği ring aracında saatlerce kelepçeli ve nefessiz bırakıldıklarını, tuvalet ihtiyaçlarını gidermeye dahi izin verilmediğini belirterek, cezaevi görevlilerinin bunu bir işkence yöntemi olarak kullandığını söyledi.

Rapora yansıdı

3 buçuk saatlik işkenceye rağmen tedavi edilmeden geri cezaevi getirildiklerini belirten Gökkan, cezaevi revirine başvurarak kelepçenin bıraktığı yaraların rapor edilmesi için talepte bulunduğunu ifade etti. Bu talebe karşılık “doktor olmadığı” gerekçesiyle işkencenin rapor edilemeyeceğini söyleyen revir görevlilerinin, ısrarın ardından kendisinin kampüs doktoruna götürdüğünü kaydetti. Doktorun işkence izlerini raporladığını söyleyen Gökkan, “Kelepçe işkencesini uygulayan tüm görevliler hakkında görevi kötüye kullanma, kötü muameleye ilişkin etkin soruşturma ile yasal işlem başlatılmasını, cezalandırılmasını ve bir daha böylesi insanlık dışı bir uygulamanın yaşanmaması için etkin önlemlerin alınmasını talep ediyorum” dedi.

Tedavi hakkım engellendi

İkinci suç duyurusunu ise cezaevi ve revir birimi hakkında yapan Gökkan, “tedavi hakkının” engellendiğini söyledi. 3 Nisan’da ortopedi rahatsızlığından dolayı kendi hesabından ücretlendirilerek kampüs doktorunun Mart ayında reçetelendirdiği ilacın temin edilmesi ve tedavinin gününde uygulanması için dilekçesini teslim ettiğini belirten Gökkan, bu dilekçeye rağmen tedavi gününde ilacın hazır edilmediğini söyledi. İlaç olmadığı için kampüs doktorunun tedaviyi yapamadığını dile getiren Gökkan, revir görevlilerini ilacın neden temin edilmediğini sorduğunda, görevlinin “dilekçe başvurunuz olamamış” yanıtını verdiğini belirtti.

İnsanlığa karşı suç

5 Nisan sabahında görevli personele dilekçe verdiğini kaydeden Gökkan, ısrarla dilekçenin inkar ettiklerini söyledi.  Gökkan, “Bu görevi kötüye kullanmaktır. Bilindiği gibi tutsakların sağlık hakkının engellenmesi ulusal ve uluslararası sözleşmelerde suçtur. Kişinin sağlıklı yaşam hakkının ihlalidir. Ayrıca sağlık hakkının ihlali yaşam hakkının ihlali olduğundan insanlığa karşı işlenen suçların başında gelir” dedi.

Gökkan, hem işkence hem de tedavi hakkının engellenmesi noktasında sorumlu olan herkes hakkında derhal yasal işlem başlatılmasını talep etti.

Kaynak: MA

 

#Ayşe #Gökkan #işkence #kötü #muameleye #maruz #kaldım

Yeşil Sol Parti’den Hataylılara çağrı: Müşahit olun

Yeşil Sol Parti, depremden en çok etkilenen kentlerden olan Antakya ve Defne için üç dilde ‘Müşahit ol’ çağrısı yaptı

Hatay’da seçimlere sayılı günler kalırken, seçim çalışmalarını hızlandıran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), kentte kullanılacak oyların korunması içinde müşahit çalışması yapıyor.

Erzin, Dörtyol, İskenderun, Payas ve Samandağ’daki sandıklarda müşahit görevlendirmesini tamamlayan Yeşil Sol, depremde en çok yıkımın yaşandığı Defne ve Antakya’da ise müşahit eksikliğini gidermek için çalışmalarını sürdürüyor. Antakya’da binin üzerinde Defne de ise 282 sandıkta müşahit ihtiyacı bulunuyor. Yeşil Sol Parti’nin milletvekili adayları Kürtçe, Arapça ve Türkçe 3 dilde yaptıkları açıklamayla sandıklarda müşahit olunması çağrısında bulundu.

 Arapça, Kürtçe ve Türkçe çağrı

Adaylardan Kerem Nalbant, Arapça yaptığı çağrıda, seçimlerin sandıklarda kazanıldığını hatırlatarak, “Buyurunuz 14 Mayıs’ta gerçekleşecek olan seçimlerde Yeşil Sol Parti’nin müşahidi olun” dedi.

Adaylardan Özgür Yaldız ise, Kürtçe seçmenlere seslendi. 14 Mayıs seçimlerinin tarihi olduğunu söyleyen Yaldız, “Sandıkları korumak için Yeşil Sol Parti’nin müşahidi olun. Oyunuza ve iradenize sahip çıkın” diye seslendi.

Adaylardan Şirin Nur Vural da Türkçe yaptığı çağrıda, “14 Mayıs’ta oy vermek yetmez. Sandıklarımıza sahip çıkmamız gerekiyor. Herkesi gönüllü müşahit olmaya davet ediyorum. Yeşil Sol’da birleşelim” dedi.

HATAY

#Yeşil #Sol #Partiden #Hataylılara #çağrı #Müşahit #olun

Zarakolu ödülü tutuklu basın emekçilerine verildi

21’nci Ayşenur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri bu yıl tutuklu Özgür Basın emekçileri’ne verildi

İnsan Hakları Derneği (İHD) kurucularından Ayşenur Zarakolu adına verilen “21. Ayşenur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri” sahiplerini buldu. Bu yıl 21’incisi düzenlenen “Ayşenur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri”ne gazeteci-yazar Pakrat Estukyan, gazeteci-yazar Tuğrul Eryılmaz ve tutuklu Özgür Basın emekçileri değer görüldü.

“Ayşenur Zarakolu Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülleri” insan hakları savunucusu Ayşenur Zarakolu’nun ölümünden sonra, 2003’ten bu yana İHD İstanbul Şubesi tarafından veriliyor.

Ödül töreni bugün saat 18.30’da İHD İstanbul Şubesi Emil Galip Sandalcı Toplantı Salonu’nda düzenlenecek. İHD, ödül törenine katılım çağrısı yaptı.

Ayşenur Zarakolu

İnsan hakları savunucusu, Belge Yayınlarının sahibi Ayşenur Zarakolu, 28 Ocak 2002’de kanser hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdi. Ayşenur Zarakolu Düşünce Özgürlüğü ödülleri, düşünce ve ifade özgürlüğü uğruna kendi mesleki alanında da ölümüne kadar mücadele veren, Türkiye’de düşünce özgürlüğü alanının genişlemesine katkıda bulunan İHD kurucularından ve yöneticilerinden Ayşenur Zarakolu anısına 2002’de verilmeye başlandı.

İSTANBUL

#Zarakolu #ödülü #tutuklu #basın #emekçilerine #verildi

‘Keçi kaybolsa’ haberi olan asker Temel’in faillerini neden bulmuyor?

Asker ablukası altında olan Setkar’da Temer Temel’in silahlı saldırı sonunu yaşamını yitirmesini suikast olarak değerlendiren yakınları, ‘Buradan kuş uçsa haberleri oluyor. Bunu kim yaptı?’ diye sordu

Türkiye tarihinin karanlık dönemlerinden biri olan 1990’lı yıllar, Kürtlere baskıların en yoğun olduğu, köylerin yakıldığı, koruculuğun dayatıldığı, göçe tabi tutulduğu ve binlerce kişinin faili meçhul cinayete kurban gittiği dönem olarak kayıtlara geçti.

1990’lı yıllarda devletin özel olarak hedef aldığı Şirnex’in Elkê (Beytüşşebap) ilçesinin Setkar köyü, 30 yıldır devletin bu baskılarından kurtulamadı. Son olarak Temer Temel, 8 Mayıs’ta Setkar köyünde bulunan evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi. 1990’lı yıllarda koruculuk dayatmasını reddeden Setkarlılar, göçe tabi tutuldu. Büyük bir bölümü Colemêrg ve Wan gibi çevre kentlere giden Setkarlılar, baskılara rağmen kısa süre içinde köylerine geri döndü.

Ancak 1990’lı yıllardan bugüne köye dönük baskılar bitmedi. Son olarak 25 Eylül 2015’te ilçede çıkan çatışmalar sırasında köy askerlerce tarandı. Askeri birlikten atılan havan toplarının isabet ettiği evde, 3 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı, birçok ev yerle bir oldu. Bu saldırılarda havan topu isabet eden evde Ahmet Temel (70), oğlu Behçet Temel (19) ve akrabaları olan Alya Temel (50) yaşamını yitirdi. Saldırılardan sonra köye baskın yapan askerler, halkın köyü boşaltması yönünde baskı uygulasa da köylüler topraklarını terk etmedi.

Baskılara rağmen 5 evin olduğu köy, 7 gün 24 saat askeri üs noktalarından kamerlarla izlenmesine rağmen Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Elkê eski Belediye Başkanı Yusuf Temel’in kardeşi olan ve öğrenci servisi şoförü olan Temer Temel (50), evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitirdi.

Temel’in kimseyle bir husumetinin olmadığını belirten aile bireyleri, evinin bir tarafında üs bölgesi, diğer tarafında ise askeri kule bulunduğuna dikkat çekti. Temer Temel’in yeğeni Halkların Demokratik Partisi (HDP) Elkê İlçe Eşbaşkanı Ferhat Temel ve komşusu Söylemez Temel, yaşanan silahlı saldırıya dair konuştu.

Köyün etrafı kameralerle çevrili

HDP’li Ferhat Temel, “Ailemiz köy içinde ve toplum içinde yurtsever bir aile olarak bilinir ve tanınır. 7 Mayıs akşamı işten eve gelince aracından iniyor ve o esnada ağır silahla saldırıya uğruyor. Köylüler de sadece silah seslerini duyduklarını ifade ediyorlar. Bundan başka kimse ne bir şey görmüş ne de biliyor. Ancak köyün etrafı kameralarla çevrili. Daha önce de her olaydan hemen haberleri olurdu. Ama şimdiye kadar bu olayla ilgili bizimle bir bilgi paylaşılmadı. Olayın suikast olduğunu biliyoruz. Ama kim bu suikastı yapmış bilmiyoruz. Şimdi esrarengiz bir olay gibi duruyor. Gördüğünüz gibi köyün tam tepesinde bir tane askeri üs bölgesi var, onun hemen arkasında da üs bölgeleri bulunuyor. Bunun kimin veya kimlerin yaptığını askerlerin bilmesi gerekiyor. Ama şimdiye kadar bir şey çıkmadı ortaya. Fail ortaya çıkana kadar bizler gereken mücadeleyi vereceğiz. Bizler bu tarz saldırıları, tehditleri çok gördük ama mücadelemizden vazgeçmedik” dedi.

Kuş uçsa haberleri olur

“Köyde kuş uçsa haberleri oluyor” diyen Temer Temel’in akrabası ve komşusu Söylemez Temel ise şunları söyledi: “Bizler evde oturuyorduk, oğlu can havliyle geldi ve eşime, ‘babamı öldürdüler’ dedi. Daha sonra dışarıya fırladık. Temer’in kanlar içinde yattığını gördük. Yerde bir sürü mermi kovanı vardı. Temer kendisini kurtarmak için evinin kapısına kadar girmiş ama orada öylece yığılıp kalmıştı. Can havliyle hastaneye kaldırdık. Bunu kim yaptı, neden yaptı bilmiyoruz. Köyümüzün etrafı askerlerin ablukası altında. Bunun kimin veya kimlerin yaptığını biliyorlar ama sağırı oynuyorlar. Neden sessizler? Neden her şeyi ortaya çıkartıyorlar da bunu çıkartmıyorlar? Burada bir kuş uçsa haberleri oluyor, bir keçi kaybolsa biliyorlar. Ama neden bu olayı bugüne kadar aydınlatmadılar? Bu insan evinin önünde, çocuklarının gözleri önünde katledildi. Kim bunu yaptıysa ortaya çıkartılmalıdır.”

Haber: Zeynep Durgut / MA

#Keçi #kaybolsa #haberi #olan #asker #Temelin #faillerini #neden #bulmuyor

Soma’da maden katliamının hesabını sormak için çalışıyorlar: Oy verin değiştirelim

Soma’da Yeşil Sol Parti seçim çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Partinin Soma Temsilcisi Roni Yıldız, ‘Madenlerde ölmemek için oylarınızı Yeşil Sol Parti’ye verin’ dedi

Manisa Soma’da Yeşil Sol Parti seçim çalışmalarına devam ediyor.

Yaratılan ekolojik talan ile birlikte hava kirliliği ile anılan kentte bir yandan ilçenin dört bir yanını saran madenler, bir yandan termik santral, bir yandan ise kireç ve çimento fabrikaları ilçenin tüm ekosistemini yok etti.

Türkiye kamuoyu kendi 301 madencinin katledildiği katliam ile tanıdı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “fıtrat” dediği katliamda sorumlular ödüllendirildi, katledilen her bir madenci için 8 gün hapis cezası verildi. Somalılar, hem yaşanan sorunlar hem de maden faciasında sorumluları aklayan ve katliama “fıtrat” diyen AKP’den hesap sormak için 14 Mayıs seçimlerine gidiyor.

Sistem değişmeli

MA’dan Tolga Güney’e konuşan Yeşil Sol Parti Soma Temsilcisi Roni Yıldız, ilçede yaşanan sorunları ve çalışmalarını anlattı.

Madenler ve termik santraller ile ilçenin bütün geçim kaynaklarını yok ettiklerini kaydeden Yıldız, sadece belli bir kesimin zengin olması için insanların mağdur edildiğini kaydetti. İlçedeki en büyük sorunun madenlerde yaşanan denetimsizlik olduğunu vurgulayan Yıldız, “Buradaki en büyük suçlu da ülkeyi yöneten kişinin ta kendisiydi. Eğer devlet denetim yapmazsa, yanlışlıklar yaşanır. 5 ton daha fazla üretim yapmak için insanlar gece gündüz çalıştırılır ve insanlar ölür. Sistem değişmediği sürece de bu böyle devam edecek” dedi.

Sorunla çözüm bulunmalı

Geçmişte AKP ve CHP’den Somalı milletvekilleri çıktığını fakat Soma’nın sorunlarına bir çözüm bulamadıklarını kaydeden Yıldız, “Buranın sorunlarını Meclis’e taşımadılar. Eğer taşımış olsalardı, madenlerde bu kadar insan ölmezdi. Buradan giden herkes sadece kendi çıkarlarını düşündü. Ama Yeşil Sol Parti’nin öyle bir derdi yok. Biz insanların varlığı için bedel ödüyoruz. Şu an zaten elimizden geleni yapıyoruz. Ama milletvekili çıkarırsak daha iyisini de yapacağız” diye belirtti.

Oylar artacak

Kentten vekil çıkarmak için ilçede yoğun bir çalışma yaptıklarını aktaran Yıldız, geçmişe göre kendilerine büyük bir ilgi olduğunu belirtti. İlçedeki oylarının yüzde 50 oranında artacağını dile getiren Yıldız, “Daha önce bize hiç oy vermemiş insanlar ‘Bu sefer kesinlikle Yeşil Sol Parti’ye oy vereceğim’ diyor. Hatta geçmişte bize randevu bile vermeyen insanlar artık bizi ilgiyle karşılıyor” ifadelerini kullandı.

Somalılara çağrı

Somalı seçmene de çağrı yapan Yıldız, “.Yeşil Sol Parti’nin buradan mutlaka bir vekil çıkarması için destek bekliyoruz. Madenlerde ölmemek için oylarımızı Yeşil Sol Parti’ye verelim” diye seslendi.

MANİSA

#Somada #maden #katliamının #hesabını #sormak #için #çalışıyorlar #verin #değiştirelim

Munzur’da kaybolan 1 kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı

Munzur Nehri’ne otomobille düşen üç kişiden birinin daha cansız bedenine 19 gün sonra ulaşıldı

Amed’den Dersim’in Pulur (Ovacık) ilçesine gelen ve Pulur karayolunun 40’ıncı kilometresinde 21 Nisan’da otomobille Munzur Nehri’ne düşen üç kişiden birinin daha cansız bedeni bulundu. Baran Aslantaş’tan sonra Mehmet Can Demiral’ın cansız bedenine ulaşıldı.

İhbar üzerine bölgeye sağlık, jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Bot yardımıyla Munzur Çayı’na giren ekipler, cenazenin bulunduğu yerden çıkararak kıyıya getirdi. Sağlık ekiplerince ambulansa taşınan cenaze, kimlik tespiti yapılmak üzere Tunceli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Azad Demiral’ın bulunması için çalışmalar devam ediyor.

Ramazan Bayramı tatilinde 21 Nisan günü Amed’den Dersim’e gelen Mehmet Can Demiral (22), Baran Aslantaş ve Azad Demiral’ın (21) içinde olduğu otomobil, Dersim-Pulur karayolunun 40’ıncı kilometresindeki Aşağı Torunoba mevkiinde, sürücünün kontrolünü yitirmesi sonucu Munzur Nehri’ne uçtu ve otomobildeki 3 kişi suda kayboldu. Baran Aslantaş’ın 6 Mayıs’ta cansız bedeni bulunmuştu.

DERSİM

#Munzurda #kaybolan #kişinin #daha #cansız #bedenine #ulaşıldı

Yeşil Sol Parti’den Îdir’de coşkulu miting

Yeşil Sol Parti, Îdir’de binlerin katılımıyla miting düzenliyor. 

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Îdir belediye meydanında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve binlerce kişinin katılımıyla miting düzenliyor.

Alanın Yeşil Sol Parti bayraklarıyla süslendiği mitingde, konuşmalar yapılıyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Partiden #Îdirde #coşkulu #miting

Eğitim Bir Sen üyesi öğretmenler AKP’ye oy istiyor!

Sandık kurullarına başkan olarak atandıkları belirtilen okul müdürleri ve Eğitim Bir Sen üyeleri, yasalara rağmen AKP adına seçim çalışması yürüterek oy istiyor.

Riha’nın Xelfetî (Halfeti) ilçesinde AKP’li Belediye Başkanı Şeref Albayrak, yanına aldığı İlçe Milli Eğitim Müdürü Müslüm Yıldırım ve Eğitim Bir Sen ilçe temsilcisi Mutlu Gül ile okul müdürlerinden Mustafa Şenel, Şenol Esen ve soyadı öğrenilemeyen Ömer adlı kamu çalışanıyla mahallelerde AKP için oy topluyor.

MA’dan Ömer Akın’ın haberine göre aynı zamanda bu ismi geçen kamu çalışanları, İlçe Seçim Kurulu tarafından ilçede kurulacak olan sandık kurullarına başkan olarak atandı.

Memurların siyasi parti çalışmalarına katılması yasak

Devlet memurlarının tabi oldukları yasakları belirleyen “Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını, zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar. Hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar” şeklindeki kanun maddesi ile kamu çalışanlarının sınırlarını belirtmesine rağmen, AKP’li yöneticiler kamu çalışanlarını kendi menfaatleri doğrultusunda saha da çalıştırıyor.

Eğitim Sen’den tepki

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Riha Şubesi Eşbaşkanı Mahmut Binici, kamu çalışanı olan ve aynı zamanda bir eğitim sendikası yöneticileri kişilerin iktidar partisi güdümünde sahada siyasi çalışma yürütmesinin yasalara aykırı olduğunu söyledi. Yasalarca tanımlanan bazı haklar ve kimi yasaklar olduğuna değinen Binici, “Ülkemiz açısından tarihi bir seçime giderken hepimizin yapması gereken iş ve işlemler var. Biz eğitimciler de eğitim camiasına gölge düşürmeyecek, bir eğitimcinin duruşuna yakışır bir şekilde, bu süreci yasal çerçevede yürütmelerini arzu ediyoruz” dedi.

Kabul edilemez

İlçe Milli Eğitim Müdürü, Eğitim Bir-Sen temsilcisi ve okul müdürlerinin AKP çalışanı gibi oy topladığına dikkat çeken Binici, “Seçimler yasalarımıza göre tarafsız, memurlarında bunu kamu adına yürütmesi gerekirken, bu kişiler iktidar partisinin bütün faaliyetlerine katılıyorlar ve köy köy gezerek propagandalarını yapıyorlar. Bu kabul edilemez” diye konuştu.

Sandık kurullarında Eğitim Bir Sen etkisi

“Siz tarafsız, katılımcı, şeffaf, özgürlükçü bir seçim vaat ediyorsunuz ama öbür taraftan seçimde sandık kurulu üyesini bir sendikadan özenle seçiyorsunuz” diyen Binici, “Bu kişiler birleştirme tutanaklarını, oy kullanma biçimlerini tayin edebilecek kişilerdir. Orada yapılan iş ve işlemler yanlışsa, itirazınız varsa bile sandık kuruluna yapacaksınız. Böyle oluşan bir sandık kuruluna yapacağınız bir itirazın anlamlı bir sonuç doğuracağına inanmıyoruz. Çünkü kişiler öncesinden bütün durumlarını, davranışlarını, kendi fikirlerini net olarak ortaya koymuşlardır. AKP adına köylerde, ilçelerde, mahallelerde, şurada burada faaliyet gösteren kişilerdir. Sadece bir partiden oluşmuş sandık kurulunu teşekkül etmişsiniz. Böyle bir durumda seçim güvenliğinden bahsetmemiz mümkün değil. Bizler KESK’e bağlı sendikalar bu önümüzdeki seçimlerin güvenli bir şekilde, yani bir kişi oyunu iktidar partisine veya başka bir partiye atıyorsa, o oy sandığa girdiği gibi aynı şekilde çıkmasını arzu ediyoruz” şeklinde konuştu.

RIHA

 

#Eğitim #Bir #Sen #üyesi #öğretmenler #AKPye #istiyor

Hareketli seçmen için çağrı: Hâlâ geç kalınmış değil

Marmara’da hareketli seçmen kayıtlarının 10 Mayıs’a kadar süreceğini belirten Hareketli Seçmen Komisyonu İl Eş Sözcüsü Uçar, ‘Hâlâ geç kalınmış değil, bir an önce gelip bize başvuru yapsınlar’ çağrısı yaptı

Türkiye tarihinin en kritik seçimi olarak değerlendirilen 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekilli seçimlerine sayılı günler kalırken, siyasi partiler seçmeni sandığa taşıma çalışmalarını hızlandırdı.

Bu kapsamda 13 Nisan’da Hareketli Seçmen Komisyonu kuran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütü, “Oy kullanmayan kalmasın” kampanyası ile çalışmalarını sürdürüyor. Mayıs ayının 12’si ile 13’ünde onlarca otobüsle seçmeni kaydı bulunan kentlere taşımayı planyan parti, kaydı İstanbul’a yakın kentlerde bulunan seçmenin ise yol masraflarını karşılıyor.

Yeşil Sol Parti Hareketli Seçmen Komisyonu Eş Sözcüsü Mehmet Uçar, kampanya kapsamında yürüttükleri çalışmalarda gelinen aşamayı aktardı.

Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Ergin Çağlar’a konuşan Uçar, 13 Nisan’dan bu yana İstanbul’un 39 ilçesinin yanı sıra Marmara Bölgesi’ndeki Çanakkale, Tekirdağ ve Edirne kentlerinden de kayıtlar aldıklarını aktardı.

Şimdiye kadar 5 bine yakın seçmen kaydı aldıklarını kaydeden Uçar, “Son düzlüğe girdik çalışmalarımızda. Son kayıt tarihi 10 Mayıs. Son günlerde yoğun bir talep var. Halk bu seçimde oyunu kullanmakta kararlı” diye belirtti.

Özellikle Kurdistan kentlerinden çalışmak için gelen emekçilere ulaşmayı hedeflediklerini belirten Uçar, bu noktada ciddi seçmen bulunduğunu dile getirdi. Uçar, bu konudaki çalışmalarına ilişkin “Bunun için Dev Yapı İş Sendikası’ndaki arkadaşların yoğun bir emeği oldu. Onların da yapmış oldukları tespitlerle çok sayıda işçinin kaydı alındı. Ayrıca sivil toplum örgütlerinin desteğiyle de ciddi kayıtlar aldık” ifadelerini kullandı.

Depremzelere de ulaşıldı

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra göç etmek zorunda kalan depremzedeler için öncesinden çalışmalarına başladıklarını belirten Uçar, şöyle dedi: “Depremden hemen sonra gelen depremzedelerin kayıtları zaten elimizde vardı. Birçoğuna ulaştık tabi hepsine ulaşmak için çalışmalarımız devam ediyoruz.”

Henüz kayıt yaptıramayan seçmene de çağrı yapan Uçar, “Halen bu çalışmalarımızdan haberdar olmayan seçmenlerimizin olduğunu biliyoruz. Bugün çok sayıda telefon alıyoruz. ‘Geç kaldık’ gibi bir düşünceye girmesinler son güne kadar esneklik yapabiliriz, yeter ki kayıt yapmaya gelsinler. Seçmenler, ayın 12’si ile 13’ünde yola çıkacaklar. Seçmenimizi sadece sandığa göndermeyeceğiz, oylarını kullandıktan sonra da geri götüreceğiz. Bunun bilinmesi önemli. Bundan kaynaklı bir an önce gelip bize başvuru yapsınlar” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

#Hareketli #seçmen #için #çağrı #Hâlâ #geç #kalınmış #değil

Müşahitlere çağrı: Görev sandıkta başlayıp ilçe seçim kurulana kadar devam edecek

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayı Av. Serhat Eren, müşahitlerin görevinin sandıkta başlayıp ilçe seçim kuruluna kadar devam ettiğinin altını çizerek müşahitlere çağrıda bulundu

Yeşil Sol Parti seçimlerde sandık güvenliğini gönüllü müşahitler üzerinden sağlayacak.

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayı Avukat Serhat Eren, Yeşil Sol Parti adına sandık görevlisi olmak için Yüksek Secim Kurulu’na (YSK) başvuru yaptıklarını, ancak başvurularının reddedildiğini ifade ederek bu durum nedeniyle partilerinin müşahitliğini üstlenen yurttaşlara uyarılarda bulundu.

 Müşahitlerin hakları

Seçim gününde sandıkların güvenliğini yapan müşahitlere büyük görevler düştüğünü kaydeden Eren, “Müşahitler parti tarafından görevlendirilen kişilerdir. Oy verme sırasında herhangi bir engelleme, Sandık Kurulu Başkanlığı çağrısı olmadan sandık başına gelen kolluk kuvvetlerini dışarıya çıkartma, oy kullanımı sırasında açık oy kullandırma ya da buna teşebbüste bulunma gibi durumlar olduğunda müşahidin Sandık Kurulu Başkanlığı’na itiraz etme hakkı vardır. Yapılan şikayete rağmen, sorun çözülmüyorsa, mutlaka şikayetlerini sandık kurulu tutanak defterine yazdırmaları gerekiyor. Sandık kurulu başkanı da bu şerhi tutanağa yazmak zorundadır. Bu şerh yazılmazsa, şikayet eden müşahitlerimiz mutlaka ilçe seçim kuruluna derhal şikayet yapmalı. Aksi taktirde İlçe Seçim Kurulu, sandık kuruluna yapılmayan şikayeti dikkate almaz. O nedenle müşahidin en önemli görevi, şikayetlerini sandık kurulunun hazırda bulunduğu tutanağa şerh etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.

Eren, o gün oluşabilecek tüm hukuka aykırı durumlara karşı itiraza yetkili çok sayıda il ve ilçe yöneticisinin görevlendirdiği temsilciler olacağını kaydederek, “Aynı zamanda halkın kullandığı oyun sandığa yansımasını sağlamak için, Yeşil Sol Parti adına itiraza yetkili avukatlar da sahada olacaklar, sandık başlarında olacaklar” diye konuştu.

Tutanak alabilirler

Sandıklarda oy sayımının ardından müşahitlerin ve görevlilerin görevinin sona ermediğini söyleyen Eren, “Arkadaşlarımız sayım sırasında her bir oy için sandık kurulunun gözlem ve kararını kendisinin de değerlendirmesi gerekir. Özellikle oy sayımı bittikten sonra, kurulun sayımını ıslak imzalı tutanağa geçirmek gibi bir görevi var. Müşahit arkadaşlar oy sayımı yapıldıktan sonra ıslak imzalı tutanağa sayımların doğru geçirilip, geçirilmediğini de gözlemlemesi gerek. Islak imza tutanağı alındıktan sonra, ilçe seçim kurullarında elektronik ortama aktarılması gerekir. Özellikle elektronik ortama aktarıldığı sırada Yeşil Sol Parti adına görevlendirdiğimiz arkadaşların bu işlem esnasında da hem partimizin hem diğer partilerin oylarının doğru aktarılıp aktarılmadığını tespit etmek gibi bir görevi var” ifadelerini kullandı.

Sandık başından ayrılmayalım

Seçim gününde Yeşil Sol Parti’den görev alacak müşahitlere çağrı yapan Eren, “Özellikle müşahit arkadaşlarımız çok erken saatlerde görevli oldukları sandıklara gitmeleri gerekiyor. Her sandığın önceden belirlenmiş bir görevlisi var. Ancak belirlenen sandık görevlisi gelemediği takdirde orada bulunan müşahitlerin sandık görevlisi olma hakkı var ve bunu mutlaka talep etmeli. Bu nedenle müşahit arkadaşlarımız erken saatlerde görevli oldukları sandıklara gitsinler” dedi.

AMED

#Müşahitlere #çağrı #Görev #sandıkta #başlayıp #ilçe #seçim #kurulana #kadar #devam #edecek