Ana Sayfa Blog Sayfa 488

Polisten Yeşil Sol Parti konvoyuna ülkücü işareti

Tarsus’ta seçim çalışmaları sırasında ilerleyen Yeşil Sol Parti’nin konvoyuna resmi üniformalı bir polis ülkücü işareti yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) Tarsus ilçesindeki seçim çalışması devam ederken, Cumhuriyet Mahallesi’nde yol kenarında duran resmi üniformalı bir polisin, Yeşil Sol Parti konvoyuna, ülkücü işareti yaptığı görüldü.

Kaynak: MA

#Polisten #Yeşil #Sol #Parti #konvoyuna #ülkücü #işareti

Tutuklu Sayın’ın tahliyesi 3 ay ertelendi

Silivri Cezaevi’nde tutulan Rasim Sayın, 10 Mayıs’ta infazını tamamlamasına rağmen  tahliyesi 3 ay ertelendi

Silivri L Tipi 5 Nolu Cezaevi’nde tutulan Rasim Sayın, “iyi halli” olmadığı gerekçesiyle infazı yakılarak, tahliyesi 3 ay daha ertelendi. İstanbul’daki evine 2016 yılında yapılan baskınla gözaltına alınan Sayın, 21 gün gözaltında kaldıktan sonra sevk edildiği İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “Örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklanarak, Metris Cezaevi’ne gönderildi. Daha sonra Van F Tipi ardından da Silivri Cezaevi’ne sevk edildi.

10 Mayıs’ta tahliyesi beklenen Sayın’ın infazı, İdari ve Gözlem Kurulu tarafından “İyi halli” olmadığı gerekçesiyle yakılarak, 3 ay daha ertelendi.

Ağabeyinin sağlık sorunları olduğunu belirten kardeşi Engin Sayın, “Abimin boğazında bir modül var. Sürekli bunun rahatsızlığını çekiyor. Hasta olduğunu dile getiriyor fakat ne hastaneye götürülüyor nede ilaçları veriliyor. Götürüldüğü durumlarda ise doktorlar bakmıyor” diye belirtti.

Ağabeyinin cezaevinde yaşadığı hak ihlallerine değinen Sayın, “Koğuşlarına sürekli baskın düzenleniyor. Sözlü tacize maruz kalıyorlar. Hukuksuza disiplin cezaları veriliyor” diye belirtti.

İSTANBUL

#Tutuklu #Sayının #tahliyesi #ertelendi

İran’da iki kişi ‘dine hakaret’ ettikleri iddiasıyla idam edildi

İran’da ‘dini değerlere hakaret’ ettikleri iddia edilen iki kişi idam edildi

Kürt kadın Jîna Emînî’nin “Ahlak Polisi” tarafından saçı görüldüğü gerekçesiyle geçtiğim Eylül ayında katledilmesiyle İran ve Rojhilat’ta başlayan halk ayaklanması devam ediyor. Rejim de halk üzerindeki baskılarını her geçen gün arttırıyor.

İran’da Fazıli Zari ve Yusuf Mihrdad adlı iki kişinin de “dini değerlere hakaret” suçundan idam edildiği öğrenildi. İranlı Öğrenciler Haber Ajansı’na (ISNA) göre, Yargı Erki tarafından yapılan yazılı açıklamada, Zari ve Mihrdad hakkında verilen idam cezaları ve infazına ilişkin detaylar paylaşıldı.

Bu sabah idam edildiler

Açıklamada, Zari ve Mihrdad’ın, “İslam peygamberi Hazreti Muhammed’e” ve “dini değerlere hakaret” ettikleri, ateizmi savundukları ve onlarca din karşıtı sosyal medya hesabı üzerinden faaliyet yürüttükleri iddia edilirken, iki ismin cezasının bu sabah infaz edildiği aktarıldı.

DIŞ HABERLER

#İranda #iki #kişi #dine #hakaret #ettikleri #iddiasıyla #idam #edildi

Kadınlar adliye önünden seslendi: Bu iktidarı göndereceğiz

 

İzmir’de trans kadın Hande Buse Şeker’i katleden polis Volkan Hicret’in yargılandığı dava öncesi açıklama yapan KCDP, ‘Bir burada günlerdir haykırıyoruz, diyoruz ki bu sefer kadın düşmanlarını, LGBTİQ+ düşmanlarını biz göndereceğiz’ dedi

Bu iktidarı göndereceğiz

İzmir Bayraklı Adliyesi 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Şeker’İn aile avukatları, fail Volkan Hicret ve avukatı hazır bulundu. Duruşma öncesi Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) ve İzmir Kadın Meclisleri adliye önünde basın açıklaması yaparak, “Hande Buse Şeker’den sonra öldürülen trans kadınlar, saldırıya uğrayan LGBTİQ+’ların hiçbiri tesadüf değil. Çünkü bu ülkede en üst perdeden her gün LGBTİQ+’lar hedef gösteriliyor. Her gün nefret suçuna maruz bırakılıyorlar. Şimdi bütün bunlar yetmezmiş gibi bir avuç LGBTİQ+ düşmanı, kadın düşmanlarıyla seçim ittifakı yapıyorlar. Bir burada günlerdir haykırıyoruz, diyoruz ki bu sefer kadın düşmanlarını, LGBTİQ+ düşmanlarını biz göndereceğiz” dedi.

Duruşma ertelendi

Ardından geçilen duruşmada, mahkeme heyeti dosyadaki diğer yaralının Adli Tıp Kurumu’na (ATK) tekrar gönderilmesine ve ATK’den tekrar rapor alınmasına karar vererek duruşmayı 19 Temmuz’a erteledi.

İZMİR

#Kadınlar #adliye #önünden #seslendi #iktidarı #göndereceğiz

Tutuklanan kadınlar için açıklama: Amaç direnenleri susturmak

Amed’de 25 Nisan’da tutuklanan kadınlar için açıklama yapan DAKAP ve Şiddetle Mücadele Ağı, iktidarın operasyonun amacının direnen kadınları susturmak olduğunu belirtti

Amed merkezli 25 Nisan’da yapılan gözaltı ve tutuklama operasyonuna dair Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) ve Şiddetle Mücadele Ağı Diyarbakır Adliyesi önünde açıklama yaptı.

Hijyen ürünlerine ulaşamıyorlar

Açıklamayı yapan Rosa Kadın Derneği Hukuk Komisyonu üyesi Çiğdem Sevimli, kadınların gözaltı ve tutuklanma sırasında yaşadıkları hak ihlallerini sıralayarak, “İçme suyu, hijyen ve yaşamsal tüm diğer ihtiyaçların karşılanmadığı cezaevinde, arkadaşlarımız depolarda mevcut olmasına ve sağlanma yükümlülüğüne rağmen, demirbaş eşyaları dahi satın almaya zorlanmaktadır” dedi.

Birçok sağlık sorunu yaşanıyor

Sevimli, bazı kadınların ağır sağlık sorunları yaşadığına dikkat çekerek, “Kadınlar tıp, diş hekimliği gibi pratik sınavlara katılımı zorunlu olduğu halde eğitimi kısıtlanıyor, emzirme ve bakıma ihtiyacı olan çocuklarının cezaevine getirilememesi gibi insanlık dışı uygulamalara tabi tutuluyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu soruşturma, tam da genel seçimlerin arifesindeyken iktidar ve ortağının hak savunucularına, gazetecilere, sanatçılara ve toplumun muhalif diğer kesimlerine yargı taciziyle gözdağı verme çabasıdır” diye belirtti.

Kadınlar hedef alınıyor

Sevimli, iktidarın özellikle seçim kampanyasının yoğunlaştığı bu dönemde yargı eliyle hayata geçirdiği engellemelerle, kadın hak savunucularının seslerini kısmak istediğini söyleyerek, “Devlet yetkililerinin sindirmek, ya da susturmak amacıyla insan hakları savunucuları hakkında tekrar tekrar iddia ve suçlamalarda bulunması, yani yargı taciziyle Kürt oldukları için ayrımcılığa maruz kalan, Kürt kadın insan hakları savunucuları uzun süredir, her defasında sabahın erken saatlerinde yapılan ev aramaları, uzun süre gözaltında tutulma, tutuklanma ve yargı süreçleri sonucunda verilen astronomik cezalar ile susturulmaya çalışılmaktadır” şeklinde konuştu.

Geri adım attıramayacaklar

“İktidarın asıl amacı faşizme direnen kadınlara mücadelesini engellemektir” diyen Sevimli, “Erkek-devlet şiddetine karşı bu mücadeleyi yürütürken karşılaştığımız, karşılaşacağımız hiç bir güç biz kadınlara ve LGBTİ+’lara geri adım attıramayacaktır. Yargı tacizine maruz bırakılarak tutuklanan kadın arkadaşlarımız bir an önce serbest bırakılmalıdır” çağrısı yaptı.

Tarihin çöp sepetine göndereceğiz

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili adayı Ceylan Akça da, “Bu ülkede hiçbir şekilde boyun eğmeyenlerin başında kadın muhalefeti geliyor. Bu direniş, 14 Mayıs’ta Erdoğan ve yandaşlarına bir veda partisi düzenleyerek, onları tarihin çöp sepetine gömecek” dedi.

AMED

#Tutuklanan #kadınlar #için #açıklama #Amaç #direnenleri #susturmak

Selahattin Demirtaş: Yeşil Sol Parti Alevilerin temsilcisidir

Edirne F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde siyasi tutsak olarak bulunan HDP’nin eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 14 Mayıs seçimlerine az bir zaman kala sosyal medyadan “Yeşil Sol Parti Alevilerin partisidir” yazılı bir paylaşım yaptı.

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat’ı işaret eden Demirtaş sanal medya hesabından şu mesajı paylaştı:

“Yeşil Sol Parti, Alevi hareketinin ve Alevilerin temsilcisidir.
Bu temsilliyetin adaylarından biri de Garip Dede Cemevi Başkanı Celal Fırat Dede’dir.
Alevi canlarımızı, bu temsiliyete ve iradeye sahip çıkmaya çağırıyorum.
Oylar Yeşil Sol Parti’ye!”

ATK’den rapor: Cemevlerine saldıran kişinin akıl sağlığı yerinde

ATK, cemevlerine saldırarak 2 kişiyi yaralayan Ahmet Ozan Karaca’nın akıl sağlığına dair hazırladığı yeni raporda ‘cezai sorumluğu tam’ dedi

Ankara’da 20 Temmuz 2022 tarihinde cemevleri ve Alevi kurumlarına saldırarak, 2 kişiyi yaralayan Ahmet Ozan Karaca hakkında açılan davanın yargılaması sürerken, Adli Tıp Kurumu (ATK) Üst Kurulu tarafından tutuklu sanık hakkında hazırlanan yeni rapor dosyaya konuldu. Kurulun yeni raporunda da, Ankara Şehir Hastanesi’nin “cezaevi ehliyeti yoktur” raporunun aksine “cezai sorumluluğu tam” yönünde rapor hazırlandı.

Cezai sorumluluğu var

ATK 4’üncü İhtisas Kurulu’nun 2 Şubat 2023 tarihinde verdiği rapora atıfta bulunulan raporda, şu ifadelere yer verildi: “Cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre Ahmet Ozan Karaca’nın 30/07/2022 tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu oy birliği ile mütalaa olunur.”

Ne olmuştu?

Ankara’da Muharrem Orucu’nun ilk günü olan 30 Temmuz 2022’de cemevleri ve Alevi kurumlarına yönelik eş zamanlı saldırılar gerçekleşti. Şah-ı Merdan Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği, Tuzluçayır Demokratik Alevi Dernekleri, Ana Fatma Cemevi, Gökçebel Köy Derneği, Türkmen Alevi Bektaşi Derneği ve Batıkent Serçeşme Cemevi’ne yönelik saldırılarda 2 kişi yaralandı.

Saldırılara dair Baver Gel, Çağdaş Can Bardakçı ile Ahmet Ozan Karaca hakkında dava açıldı. Gel ve Bardakçı’nın tutuksuz, Karaca’nın da tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması 30 Ocak 2022’de Ankara 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanık Karaca’ya dair “akli dengesinin yerinde olmadığı” yönünde rapor verildi. İlk duruşma sonrası Karaca’nın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’na sevk edilmesine karar verildi. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu, 17 Şubat 2023 tarihinde sanığın cezai sorumluluğun tam olduğu yönünde rapor hazırladı. ATK kararı sonrası görülen duruşmada, sanık avukatı tarafından ATK’nin raporuna itiraz geldi. Bunun üzerine ATK’nin üst kurulundan yeni rapor istendi.

ANKARA

#ATKden #rapor #Cemevlerine #saldıran #kişinin #akıl #sağlığı #yerinde

Yeşil Sol Parti Riha mitingi başladı

Yeşil Sol Parti Riha’da Haliliye ilçesinde bulunan Novada AVM coşkulu bir miting düzenliyor

Mitinge, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Kurdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı Bayram Bozyel, İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Parti Meclisi (PM) üyesi Kazım Hevi Jiyan, Yeşiller Sol Parti Riha Milletvekili adaylarının yanı sıra on binler katıldı.

Kadınların ulusal kıyafetleri ile mitinge gelen onbinler, ellerindeki Yeşil Sol Parti flamalarıyla miting alanına giriş yaptı. Sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Jin jiyan azadî” ve “Direne direne kazanacağız” sloganlarının atıldığı mitingde konuşmalar yapılıyor.

Ayrıntılar geliyor…

 

#Yeşil #Sol #Parti #Riha #mitingi #başladı

Yeşil Sol Ankara adayları gazetcilerle buluştu: Değişime engel olamayacaklar

Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları gazetecilerle buluştu; Dün yaşadığımız korkunç linç girişimi bile bu tek adam rejiminin değişmesi gerektiğini gösterdi

Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları, bir otelde gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıya, vekil adaylarının dışında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da katıldı.

Kahvaltıda konuşan Ankara 1’inci bölge milletvekili adayı Emirali Türkmen, 2023 seçimlerinde Yeşil Sol Parti olarak iddialı olduklarını söyleyerek, bu seçimde Ankara’da vekil sayısını arttıracaklarına dikkat çekti. Bununla birlikte sandık ve seçim güvenliğinin önemine vurgu yapan Emirali, bu konuda da çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

‘İmamoğlu’na yönelik saldırı’

Ankara 1’inci bölge milletvekili adayı Selma Gürkan ise, adaylar olarak farklı farklı alanlarda çalışma yürüttüklerini belirterek, Yeşil Sol’un parlamentoda güçlü bir şekilde yer alması için çalıştıklarını söyledi. Halkın değişim istediğini söyleyen Gürkan, “Dün yaşadığımız korkunç linç girişimi bile bu tek adam rejiminin değişmesi gerektiğini gösterdi. İlk turdan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin bitmesi gerektiğini de acil olarak bir kez daha kanıtladı. Bu yalnızca Erzurum’daki saldırıyla sınırlı ve ilişkili değil. Dün öğlen Ayrancı’da yapacağımız seçim çalışmalarına saldırdılar, Yeşil Sol’un konvoyları engellendi. Değişime engel olamayacaklar” dedi.

Basın özgürlüğü vurgusu

Özgür basına saldırılar ve basın özgürlüğüne ilişkin konuşan Gürkan, şunları belirtti: “Basın özgürlüğünü de Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinin bir parçası olarak ele alıyoruz. Bu açıdan da bugün basın ifade özgürlüğü önündeki engelleri ve buraya konulan ablukayı, halkın haber alma hakkına konulan abluka olarak değerlendirebiliriz.”

Herkes kazanacak

Ankara 2’inci bölge milletvekili adayı İhsan Seylan, kentin 2’nci bölgesinin ekonomik ve sosyolojik olarak yıpratıldığını belirterek, “Her konuda bastırılmış bir halk var. Çalışmalarımızı tamamen herkesin sesi olma noktasında yürüttük. Herkes muhafazakarların kalesi olarak değerlendiriyor, fakat 14 Mayıs sonrası göreceksiniz ki, orası kimsenin kalesi değil. Ankara ve Türkiye’nin her yerinde umutlu bir yola doğru gittiğimizi söyleyebilirim. Birlikte kazanacağız” diye konuştu.

Kerestecioğlu: Sakin olmalıyız, biz haklıyız

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da, hep görmek istediği şeyin yerel siyasetin gelişmesi olduğunu kaydetti. Kerestecioğlu, şöyle konuştu: “Biz sözde değil gerçekte de farklılıkları yaşatan ve temsil eden bir partiyiz. Dün roman arkadaşlarımızla birlikteydik, akşam ise Çerkez aydınlarla birlikteydik. Bir başka yere baktığımızda pazar günü Hıdırellez’e katıldık, bütün bunları var eden ve yaşatan bir partiyiz ve bunun için baskı ve saldırılara maruz kalıyoruz. Ankara Emniyetine özel bir yer vermek isterim ama bunu hak etmiyorlar çünkü bizi korumakla görevli olmalarına rağmen hep karşımızda konumlanıp bizi engellediler, bunu dün Erzurum’da da gördük. Sakin olmalıyız, biz haklıyız.”

ANKARA

#Yeşil #Sol #Ankara #adayları #gazetcilerle #buluştu #Değişime #engel #olamayacaklar

AK’den iktidara çağrı: Baskıya son verin!

İktidar tarafından hız verilen gözaltı ve tutuklama operasyonlarına dair yazılı açıklama yapan Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiserliği, saldırılara son verme çağrısında bulundu

Türkiye ve Kurdistan’da 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde halklar sandık başına gidecek. Seçimlere 6 gün gibi kısa bir süre kalırken, AKP-MHP iktidarı da sahada saldırılara hız verdi. Bu amaçla son süreçte gözaltı ve tutuklama operasyonları da arttı.

İnsan hakları kötüleşti

Avrupa Konseyi (AK) İnsan Hakları Komiserliği de, Amed ve Ankara merkezli soruşturmalarla Kürt siyasetçi, sanatçı, hukukçu ve gazetecilere yönelik yürütülen gözaltı ve tutuklama operasyonlarına yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Türkiye’nin bu saldırılarının “düşmanca” bir tavır tolduğunu ve buna son verilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, “İdari ile adli işlemlerle susturmaktan vazgeçmelidir. Seçimler öncesinde demokratik toplumun bu önemli aktörleri üzerindeki baskı artmış ve insan hakları ortamı, özellikle ifade, örgütlenme ve toplanma özgürlüklerinin etkilenmesiyle birlikte daha da kötüleşmiştir” denildi.

Durum ‘endişe’ verici

Açıklamada, gözaltı ve tutuklamalara işaret edilerek, “120’den fazla kişinin, terör örgütü üyesi oldukları gerekçesiyle gözaltına alınması ve toplu baskınlar düzenlenmesi bu konuda ciddi endişelere yol açmaktadır. Şu ana kadar bu bağlamda usuli güvencelerin ihlal edildiğine ve polis şiddetine dair iddialar ortaya atılırken, Türkiye’deki tutuklu gazeteciler listesinin daha da genişlediği bildirilmektedir. Yetkililerin, kayıp yakınlarıyla ilgili gerçeği arayan Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın barışçıl toplanma özgürlüğü hakkını Anayasa Mahkemesi’nin bu yöndeki iki kararına rağmen korumaması ve bu hakkı kullandıkları için grup üyelerine karşı dün başlayan cezai kovuşturma, insan haklarının etkin bir şekilde korunmadığı bir ortamın doğasında var olan risklerin bir başka örneğidir” diye belirtildi.

Bilgiye erişim engellendi

Basına ve sanal medyaya yönelik saldırıların arttığına işaret edilen açıklamada, “Bilgiye erişimde bildirilen diğer kısıtlamalar, gazeteciler ve eleştirel sesler üzerinde daha da caydırıcı bir etki yaratmıştır. Bu durum, Parlamenterler Asamblesi’nin seçim öncesi heyetinin Nisan ayında Türkiye’ye yaptığı ziyaretin ardından da belirttiği üzere, yaklaşan seçimlerin damgasını vurduğu mevcut bağlamda son derece önemli olan çoğulcu bilgiye ve açık kamusal tartışmaya erişimi ciddi şekilde baltalamıştır” denildi.

Çok seslilik sağlanmalı

Azınlıklara, LGBTİ+’lara ve göçmenlere yönelik nefret söylemlerinin en üst düzey kamu görevlileri de dâhil olmak üzere kamuoyu önünde kullanılmasının endişe verici boyutlara ulaştığına işaret edilen açıklamada, devamla şu ifadelere yer verildi: “Bu grupların üyelerine yönelik nefret saikli şiddet ve suçların arttığı bir ortamda toplumdaki mevcut kutuplaşmayı daha da arttırmıştır. Türk makamlarını, insan hakları savunucuları, gazeteciler, STK’lar ve avukatlar üzerindeki baskılarına son vererek ve seçim öncesi bu dönemde çok sesliliğin duyulmasını sağlayarak, Avrupa Konseyi üyesi bir devlet olarak insan hakları yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyorum.”

HABER MERKEZİ

#AKden #iktidara #çağrı #Baskıya #son #verin