Ana Sayfa Blog Sayfa 495

2. Paris Kürt Kültür Festivali başladı

Paris’te katledilen Evîn Goyî, Abdurrahman Kızıl ve Mîr Perwer’e adanan 2. Paris Kürt Kültür Festivali başladı

Fransa’nın başkenti Paris’te 23 Aralık’ta Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıda katledilen KCK Yürütme Konseyi üyesi Emine Kara (Evîn Goyî), Abdurrahman Kızıl ve sanatçı Mîr Perwer’e (Mehmet Şirin Aydın) adanan 2’nci Paris Kürt Kültür Festivali, onların katledildiği merdivenlerin başında başladı. Festivalin ilk gününde Kurdistani kurum temsilcileri, müzisyenler ve folklor ekipleri, Paris Demokratik Toplum Merkezi’nden 10. Paris Belediye binasına kadar yürüyüş düzenledi.

Festivalin destekçileri arasında yer alan 10. Paris Belediye binasında süren etkinlikte ekranda Evîn Goyî, Mîr Perwer ve Abdurrahman Kızıl’ın fotoğraflarına Mir Perwer’in sesi eşlik ederken Paris Senatörü Rémi Féraud, Komünist Parti Senatörü Laurence Cohen, 10. Paris Meclis Üyesi Elie Joussellin, France Kurdistan Başkanı Sylvie Jan, Acort Başkanı Ümit Metin, Keldani kurum temsilcileri, Kabil Kadın Federasyonu, Actit, Sarcelles Belediyesi yetkililerinin de aralarında bulunduğu birçok kişi de salonda yerini aldı.

Açılış programında Rojbin Paris Govend Ekibi, Meral Alkan ve Ulaş Kelaşin sahne aldı.

Açılışta kısa bir konuşma yapan Rémi Féraud “10 Paris Kürtlerin evidir. Belediyede böyle bir etkinliği ağırlamak onurdur” dedi.

Festival 12 Mayıs’a kadar çeşitli etkinliklerle sürecek.

HABER MERKEZİ

#Paris #Kürt #Kültür #Festivali #başladı

Üç fidan Dersim’de anıldı

68 kuşağı gençli önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, idam edilişlerinin 51. yılında Dersim’de anıldı.6 Mayıs 1972’de idam edilen 68 kuşağı gençlik önderleri Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın anması için Emek Partisi (EMEP) Dersim il örgütünün çağrıda bulundu. Çağrı üzerine HDP Dersim milletvekili Alican Önlü, Ovacık Belediye başkanı Mustafa Sarıgül, HDP, Yeşil Sol Parti, CHP, ESP, SMF, Partizan ve KESK’e bağlı sendikaların şube başkanlarının da aralarında bulunduğu kalabalık Sanat Sokağın’da bir araya geldi. Kitle,sloganlar eşliğinde Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü. Grup, yürüyüş sırasında Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın resimlerinin yer aldığı büyük bir afiş taşıdı.

‘EMPERYALİZME İŞ TUTMAK ANTİ EMPERYALİZM DEĞİLDİR’

Açıklamada konuşan EMEP il başkanı Ergin Tekin 6 Mayıs gününün Denizlerden önce ve sonra yaşamını yitiren devrimcilerin anıldığı bir güne dönüştüğünü söyleyerek “6 Mayıs. Devrim ve sosyalizm mücadelesinden bilinçlerimizi yenilediğimiz, mevzilerimizi giderek büyüttüğümüz gündür 6 Mayıs” diye konuştu. Her 6 Mayıs yaklaştığında, çeşitli çevrelerin ve iktidar sahiplerinin anti emperyalist olduklarını iddia ettiklerini söyleyen Tekin “Öyle bir hal aldı ki ‘Denizler yaşasaydı şu anda yanımızda olurdu’ demeye bile getirdiler cümlelerini. Sahte emperyalistlerin sesleri bugünlerde yükselmeye devam ediyor. Siyasi hayatının büyük kısmını emperyalizmle mücadele ederek geçirdiğini söyledi Erdoğan. DSP genel baş efendisi ne dedi peki? ‘Denizler yaşasaydı AKP’ye oy verirdi’ dedi. Çünkü ABD’ye karşıtlıklarından böyle yaparmış dedi. Denizleri istismarda en tepe noktaya çıktılar! Baştan söyleyelim emperyalizme iş tutmak anti emperyalizm değildir! Açıkça işbirlikçiliktir. Bunun ötesi yoktur” dedi.

‘MİLYONALRCA YUSUF, HÜSEYİN, DENİZ TEK ADAM DÜZENİNE SON VERECEK’

Tekin, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Denizler yaşamış olsaydı tamamen onların karşısında olurlardı. İşçi mücadelesini, sınıfın iktidarını yükseltmek için uğraşırlardı çabalardı. Şunu iyi bilin ki Denizler fiziken aramızda olmayabilirler. Ama Denizlerin miras bıraktığı milyonlarca Deniz, milyonlarca Hüseyin, milyonlarca Yusuf tek adam düzenine son verecek”

‘O KUŞAKTAN GENÇLER DOĞU MİTİNGLERİNDEYDİLER’

Emek Gençliği adına konuşan Eylül Yantemur, Denizlerin mücadelelerini öğrenci talepleriyle sınırlamadığını söyleyerek “15-16 Haziran şanlı işçi ayaklanmasından Kastamonu Sarımsak Mitingi’ne, Varto Depremi’nden Torbalı köylülerinin mücadelesine memleketin her köşesinde halkının yardımına ve mücadelesine koşmuş genç devrimcilerdi onlar. O kuşaktan devrimci gençler bölgede Doğu mitinglerinde, Silvan’da, Ergani’de, Kozluk’ta Kürt halkının taleplerini dillendirdiler” dedi.

Hatay’da kamyon kalabalığa daldı: 12 kişi yaşamını yitirdi

Hatay’da kamyonun kalabalığa dalması sonucunda meydana gelen kazada 12 kişinin yaşamını yitirdiği 31 de yaralı olduğu açıklandı

Hatay’ın Belen İlçesi’nde, sürücüsünün kontrolünden çıkan kamyonun kalabalığın arasına dalması sonucu çok sayıda araç alev aldı.

Kazada yaşamını yitirenlerin sayısının 12 olduğu açıklandı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yapılan açıklamada, “Antakya’nın Topboğazlı mevkiinde yaşanan zincirleme trafik kazasında bir kamyonla otobüste yangın meydana gelmiş, 12 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 3’ü ağır olmak üzere 31 vatandaşımız yaralanmıştır” denildi.

HABER MERKEZİ

#Hatayda #kamyon #kalabalığa #daldı #kişi #yaşamını #yitirdi

Mem û Zîn’in ardılları Beko’ları yenecek

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın ‘Cizre’den Mem û Zîn’den bahsettik. İşte bu bir selamlamadır’ sözlerini hatırlatan Newroz Uysal, ‘Çağdaş Beko’lara karşı Çağdaş Mem û Zîn’ler bu selamlamayı ilk günden aldı. 14 Mayıs’a bu ruh ile hazırlanıyorlar’ dedi

Sadık Topaloğlu

Şirnexlilerin, özellikle Cizîrlilerin dilinden düşmeyen “Cizîr a Botan. Warê Mem û Zîn’an. Kelha Berxwedan (Cizre Botan. Mem ve Zin’in diyarı. Direnişin kalesi)” cümleleri kenti en iyi şekilde özetler nitelikte. “Botan’ın kalbi” olarak da tanımlanan Cizîr’in tarihi direniş ile doludur. Bunların hepsini saymak mümkün değil ama 1992 Newroz’undaki direniş hala hafızadaki tazeliğini koruyor. Kürdün adının bile yasak olduğu bu dönemde binlerce kişi farklı noktalarda toplanarak kutlamanın yapılacağı alana yürüdü. Birçok yerde engellenen yurttaşlara, helikopter ve zırhlı araçlardan ateş açıldı, ancak Newroz yakılan ateşle kutlandı. Saldırılarda resmi kayıtlara göre, 57 kişi katledildi, tanıkların anlatımlarına göre ise, bu sayı 100’ü aştı. Katliamlarla engellenmek istenen Newroz ateşi, tüm engel ve yasaklara karşı 31 yıldır Cizre’de yakılıyor.

Mem û Zîn

Aşkın, direnişin, ihanetin ve mücadelenin adı olan Mem û Zîn Türbesi’ne de ev sahipliği yapıyor Cizîr. Bu destanı çok sayıda kişi farklı dile getirse de PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yeniden yorumlaması ile başta Cizîrliler olmak üzere herkesin gündemine geldi. 2018 yılında cezaevlerinde tecridin kaldırılması talebiyle başlatılan açlık grevi döneminde İmralı’ya giden, bu gün kentin adayı olan Newroz Uysal’a Mem u Zîn ile ilgili Abdullah Öcalan şunu ifade etmişti: “Memo ne yapsın orada, fitne fesada yalana karşı bir arayış, demokrasi arayışı vardı. Feodal parçalanmaya karşı tavır vardır. Yoksa orada ölür gider öyle de oldu zaten. Diğeri de öldü. Dewreş de savaştı yine aynı. Gerçek aşk yoktur dedik. Tarihi yaşamadan, tarihi bir kişilik oluşmadan yaşanan aşklar sahte aşklardır. Dewreş de Mem de aşkı yaşamıştır; onlarınki saygındır, yiğitçedir. Cizre’den Mem û Zîn’den bahsettik. İşte bu bir selamlamadır. Önemli olan bu selamlamaya karşılık gelecek selamlamadır.”
“Çağdaş Beko”lara karşı “Çağdaş Mem û Zîn”lerin bu selamlamayı ilk günden aldığını belirten Uysal, 14 Mayıs seçimlerine ise bu ruh ile hazırlandıklarını ifade ediyor.

Çağdaş Mem

İsmini “direnişin kalesi” olarak da tarihe yazdıran Cizîr’de seçim çalışmaları tam tempo devam ederken, kentin tüm sokaklarında vahşet bodrumlarında katledilen Cizîr Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç’un son sözleri de yankılanıyor. “Çağdaş Mem” olarak da anılan Tunç son olarak, “Biz direndik, diz çökmedik, bizimle gurur duyun” olmuştu. Tunç’un direniş bayrağını devralanlar AKP-MHP’ye tarihin en büyük cevabını vermeye hazırlanıyor.

Rekor yarışı

Açılışlar miting havasında yapılırken, sokak sokak ev ev geziliyor. AKP’nin esamesinin dahi okunmadığı kentte, Yeşil Sol Parti rüzgârı esiyor. Her fırsatta 4-0 yapacaklarını ifade edilen kentte, Yeşil Sol Parti’nin kalesi olarak bilinen Colemêrg ile de “rekor yarışı” var. Kent sakinlerinin en yüksek oy alıp rekoru elde edeceklerini olan inancı ise tam. Aksini dahi düşünmüyorlar. Yapabilirler mi bilinmez ama bizce bu sefer Colemêrglilerin işi zor.

Taybet Ana’nın bayrağı

2015 yılında ilan edilen sokağa çıkma yasaklarında zırhlı araçtan açılan ateş sonucu katledilen Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Kongreya Jinên Azad (KJA) üyesi Fatma Uyar, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Parti Meclisi (PM) üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ile cenazesi 7 gün boyunca yerde kalan Taybet Ana’nın kenti olan Silopiya (Silopi) ilçesinde ise seçim kadınlara emanet. Tüm çalışmalarda öncü rol ve misyon alan kadınlar, Taybet Ana, katledilen Kürt siyasetçiler Fatma Uyar, Sêvê Demir ve Pakize Nayır’ın mücadele bayrakları ile seçime hazırlanıyorlar. Her fırsatta mücadele vurgusu yapan kadınlar, 14 Mayıs seçimlerini ise “hesap sorma seçimi” olarak adlandırıyorlar.

Müziği duyan koşuyor

Giydikleri yöresel elbiseler ile kapı kapı dolaşan kadınlar, katıldıkları seçim bürosu açılışlarında ise renkli görüntülerin oluşmasına vesile oluyor. Kurdistan’daki birçok kentte olduğu gibi buradaki çalışmalar da farklı işliyor. Bildiri dağıtımı için mahallelere giden kadınlar, seçim arabasının çaldığı müzik eşliğinde önce halay çekiyorlar. Seçim müziğini duyan kadınlar teker teker evlerinden çıkıp, halaya katılıyor. Haliyle bildiri dağıtımı çok da zor olmuyor. Moral halayı “Jin jîyan azadî” sloganları ile son bulurken, mahalle de bulunan kadınların katılımı ile kapı kapı dolaşılıyor. Dolaşılıyor dediğime bakmayın aslında bildiğin yürüyüş. Çünkü kadınların zılgıtlarını duyan kendini dışarda ve bildiri dağıtırken buluyor.

Seçimin vazgeçilmezi

Tabi seçim arabasının vazgeçilmezi çocuklar ise apayrı bir iltifatı hak ediyor. Arabayı bildiğin işgal eden çocuklar, kadınların attığı sloganlara eşlik ediyor. Çocuk demişken 2018 seçimlerinde boya sandığı ile Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçim otobüsünün peşinden boya sandığı ile koşup zafer işareti yapan Ahmet’i anmamak olmaz. Ahmet bu sefer Yeşil Sol Parti’li. Seçim bürolarının vazgeçilmezi olan Ahmet’te bu sefer boya sandığı değil tartı var. Bir yandan harçlığını çıkarıp diğer yandan seçimin vazgeçilmezi olan Ahmet, adaylara sık sık “Beni tanıyor musunuz?” deyip, meşhur olmanın tadını çıkarıyor.
Seçim çalışmalarının doğal basın çalışanları ise yine halk oluyor. Adayları görür görmez telefona sarılan yurttaşlar, sanal medya hesaplarından paylaşım yapmak için kimi fotoğraf çekiyor kimi ise görüntü.

Uysal: Bekolar kazanamayacak

Adaylar daha belli olmadan önce Şirnex’te seçim çalışmalarının başladığını belirten Newroz Uysal, “Burada çok büyük bir coşku var. Açılışlarımız ve buluşmalarımız miting havasında geçiyor. Bu etkinliklere kadınlar ve gençler damga vuruyor diyebilirim” dedi. Büro açılışlarının bayram sonrası sona erdiğini ifade eden Uysal, mahalle mahalle, ev ev, köy köy gezdiklerini söyledi. Buralarda da yoğun bir ilgi gördüklerinin altını çizen Uysal, öte yandan STK ve dernek temsilcileri ile bir araya geldiklerini aktardı.

Öcalan’ın rolü

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı olması nedeniyle halkın tecridin kırılması konusunda da kendisinden bir beklentisinin olduğunu vurgulayan Uysal, “Bugün Yeşil Sol Parti ile seçime girsek de tecrit HDP’nin temel gündemlerinden birisiydi. Bugün de durum aynıdır. Tecride kırmaya dönük eylemsellikler yıllardır var. Bunda tek başıma benim yapacaklarım değil partimizin genel tavrı ile ilgili. Ancak Sayın Abdullah Öcalan’ın avukatı olmamdan kaynaklı hem halkın bu konuda bir beklentisi var. Hem AKP-MHP’nin despotik yapısından kaynaklı yarattığı mağduriyetler hem yaşanan ekonomik ve siyasi kriz hem de 6 Şubat’ta yaşanan deprem felaketi, sayın Abdullah Öcalan’ın ifade ettiği toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha ortaya çıkardı” dedi.

Sistem tıkandı

Merkezi iktidarların yerel yönetimleri hiçe sayması nedeniyle yaşanan krizin tüm dünyaya yayıldığını ve sistemin tıkandığını sözlerine ekleyen Uysal, “Bu krizden çıkış için bir arayış var. Tam da burada Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koyduğu paradigma bir kez daha önem kazanıyor. Bizlerin belki siyasette vurgulaması gereken nokta, bugün insanların hayal ettiği sistemin Sayın Abdullah Öcalan’ın savunduğu ve ürettiği sistem olduğudur. Bunu biraz hatırlatmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü devlet dört parçada yaşayan Kürtlere karşı bir savaş siyaseti yürütüyor. Buna karşı Sayın Abdullah Öcalan’ın çözüm konusundaki rolünü tekrar tekrar hatırlatmak gerekir. Bu hem partimizin hem de avukatı olmam nedeniyle benim temel görevimdir” diye ifade etti.

Cizîr’in misyonu

PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yaptığı görüşmeye de değinen Uysal, son olarak şunları ifade etti: “Sayın Abdullah Öcalan ile yaptığımız görüşmede de bildiğiniz gibi ikimiz de Cizreliydik. Sayın Abdullah Öcalan buna çok büyük bir önem atfetmişti. 2015-2016 yılındaki katliamların ardından Sayın Abdullah Öcalan’ın tüm okumalarının Cizre üzerinde olduğunu öğrenmiştik. Mem û Zîn’in sadece bir aşk destanı olmadığını Kürt halkının tarihine ışık tutan bir destan olduğunu ifade etmişti. Cizre halkının direniş kültürünün kendisi için bir rol model olduğunu ifade etmişti. Bu nedenle Cizre’nin 14 Mayıs’ta ortaya koyacağı tutum tüm bölgeye de ilhan kaynağı olacaktır. Sayın Abdullah Öcalan’ın Cizre halkına yüklediği rol ve misyonu Cizre halkı da çok iyi biliyor. Bu nedenle Mem û Zin diyarının tıpkı tarihteki yerine yakışır bir şekilde 14 Mayıs’ı da karşılayacağını ve çıkaracağı oy oranı ile de emsal olacağına inanıyorum. Bugün Çağdaş Bekolar kazanmayacak, Mem û Zîn’in ardılları tarihteki rol ve misyonunu yeniden oynayacak ve kazanacak.”

Doğan: Mühür Yeşil Sol’a

Şirnex’te evvelden bu yana özel savaş politikalarının devrede olduğunu belirten Ayşegül Doğan, “Kadınlara, gençlere, işçilere, yaylaya gitmek isteyen çiftçilere karşı özel savaş politikaları uygulanıyor. Özellikle ise kadınlar hedef alınıyor. Geçtiğimiz günlerde Sakarya’da Cizreli olan Dicle Naz evinde şüpheli şekilde öldürüldü. Şüpheli demeye dilim varmıyor. Henüz otopsi raporu çıkmasa da ortada net bir cinayet var. Böyle bir kadın cinayetinden hem medyanın hem kadın örgütlerinin ayağa kalkması gerekir. Bu haberleri sadece Kürt medyası gibi alanlarda görüyoruz. Şüpheli kadın intiharları deniyor. Durduk yere bu kadınlar intihar etmiyor. Bunlar sadece bizim bildiklerimiz. Bunun ötesinde daha bilinmeyen çok sayıda örnek var. Şırnak’ta özel savaşın uygulanmasının nedeni yıllardır bir geleneği sürdürmeleridir. Bu geleneği sürdüren kadınlar ve gençler olunca da özel olarak onlara yöneliyorlar. Yani hafızaya saldırıyorlar” diye aktardı.

İkna komisyonları

Şirnex’te düne kadar AKP’ye oy vermiş, şu anda da kendine adres arayan bir seçmen grubunun olduğunu ifade eden Doğan, “Bu kesimi ikna ediyoruz. Partimizin ikna komisyonu var. Bunlar gerektiği yerde devreye giriyorlar. Onların adayları da katmak istedikleri yerde biz de gidiyoruz. O kararsız seçmen bize dikkat kesilmiş durumda, bizi dinliyor. En azından kendini yönlendirebilecek argüman ve motivasyon aradığının farkındayız. İşte tam da orada siyaseten bize şöyle bir rol düşüyor. Biz onu ikna edebilecek yol ve yönteme dair bir şeyler söyleyebilmeliyiz ki biz de tam bunu söylüyoruz” dedi.

4 vekil için…

Şirnexlilerin Yeşil ve Sol Parti’nin bir ana muhalefet temsiliyetiyle güçlü bir biçimde parlamentoya gitmesinin önemini çok iyi bildiğini aktaran Doğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Milletvekili çıkaramayacak bir partiye oy vermek, oyunuzu boşuna kullanmaktır, mevcut iktidara yarayacak bir şey yapmaktır. O yüzden ben bu vesileyle özellikle Şirnexli seçmenlere şunu söylemek istiyorum. Böyle bir propaganda görüyoruz, işte CHP iktidara yürüyor, o zaman onlara da oy verelim diyenler oluyormuş. Yani bölgede CHP’yi AKP’nin yerine konumlandırmak isteyen birtakım propagandaların olduğunu duyuyoruz. Eğer milletvekili çıkaramayacak bir partiye oy verirseniz bu ne sizin partinizin işine yarar ne oy verdiğiniz partinin işine yarar. Bu doğrudan mevcut iktidarın kalmasına neden olur ve oyunuzun heba olmasına neden olur. Bu sefer 4 vekil çıkaracağız. İşte bunun için Yeşil Sol Parti’ye mührü vuralım.

#Mem #Zînin #ardılları #Bekoları #yenecek

Sancar Çerkez geleneği Psihalive’ye katıldı: Birlikte mücadeleyi başarmaktayız

Çerkez geleneği olan Psihalive’ye katılan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları Metin Kılıç’ı işaret ederek Çerkes halkını temsilen Meclis’e gitmesinin önemli olduğunu söyledi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Batıkent Seçim Bürosu’nda Çerkez geleneği olan Psihalive’de halkla bir araya geldi. Etkinliğe, Yeşil Sol Parti Ankara milletvekili adayları Metin Kılıç, Özlem Boyraz Özel, Alişan Şahin katılım sağladı. Suruç katliamında yaşamını yitiren ve Kılıç’ın eşi Ferdane Kılıç için doğum günü sebebi ile pasta kesilmesi ile başlayan etkinlik ardından Kılıç’ın söz aldı. Kılıç, “Çerkezlerin sofrasına hoş geldiniz. Birleşim sofrasında buluşanlar bu sefer Çerkezlerin sofrasını buluştu. Umuyorum bu sofrayı 15 Mayıs’ta çok daha genişleterek çok daha coşkuyla kutlayacağız” dedi.

‘Çerkes vekilin Meclis’te olması gerekiyor’

Ardından söz alan Sancar, şunları kaydetti: “Bu anlamlı buluşmada sizlerle birlikte olmaktan gerçekten onur duydum. Metin kardeşimin burada aday olması partimiz açısından da Çerkezler açısından değerli. Çerkez geleneklerini bütün Türkiye’ye yaymak, birlikte karar verme ve kararları hep birlikte hayata geçirme iradesi için bu geleneği yaşatmak duyurmak büyütmek için Metin kardeşimizin yoldaşımızın Meclis’e gitmesi gerekiyor. Zorbalığa, tekçiliğe karşı toplulukların iradesini birleştirmek, mücadelesini ortak hale getirmek bizlerin temel ilkesidir. Bunu başarmaktayız. Bu başarı büyüdükçe Türkiye halkların eşit ve özgür yaşadığı bir vatana, bu vatanda demokratik Cumhuriyetin egemen olduğu bir düzene hep birlikte kavuşturacağız. Bundan şüpheniz olmasın.”

Konuşmaların ardından Çerkez geleneğine ait yemekler yendi. Ardından Çerkez dansı yapılırken, etkinlik halaylarla son buldu.

HABER MERKEZİ

#Sancar #Çerkez #geleneği #Psihaliveye #katıldı #Birlikte #mücadeleyi #başarmaktayız

Millet İttifakı’ndan İstanbul’da büyük miting

Millet İttifakı, İzmir’in ardından ikinci büyük mitingi İstanbul’da gerçekleştirdi. Mitingde konuşan Kılıçdaroğlu, ‘418 milyar doları götürdüler. Sadece bir işlemden 1 milyarın nasıl götürüldüğünü söyledi. Onların tamamını kuruşu kuruşunu getireceğim’ dedi

Mitinge Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da katıldı.

Büyük İstanbul Mitingi’ne yoğun katılım olurken, Millet İttifakı’ndaki partilerin liderleri ve belediye başkanları İmamoğlu ve Yavaş konuşma yaptı.

Mitingde kürsüye ilk olarak Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu çıktı.

“Değişime hazır mısınız? Türkiye’ye demokrasiyi getirmeye hazır mısınız? Bu ülkede hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği bir Türkiye’yi inşa etmeye hazır mısınız?” diyerek sözlerine başlayan Kılıçadaroğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“85 milyonun Cumhurbaşkanı olacağım. Hakkıyla hukukuyla ve adalet içinde hizmet etmeye söz veriyorum. Huzura kavuşturmamız lazım. Çok kamplaştırdılar. İnsanların inançlarını sorgular hale getirdiler. Türkiye’yi buradan çekip çıkaracağız. Yaklaşık 800 bini aşkın genç İstanbul’da ilk kez oy kullanacak. Sizler otokratik yönetimi demokrasiyle değiştireceksiniz. Bu onur size yeter.

Benim Saray merakım yok. 6 liderin de yok. Ben sizler gibi yaşıyorum. Onur duyuyorum. Saray’a gitmeyeceğiz. Cumhurbaşkanlığı’na oturduğumuzda yerimiz Çankaya olacak.

Yüzbinlerden söz aldım. Beşli çetelerin yurt dışına kaçırdıkları paraları, nerelere götürdüklerini biliyorum. Londra’da paraları nerelere yatırdıklarını biliyorum. Tamamını son centine kadar getireceğim ve bu millete vereceğim. 418 milyar doları götürdüler. Sadece bir işlemden 1 milyarın nasıl götürüldüğünü söyledi. Onların tamamını kuruşu kuruşunu getireceğim ve sizlere vereceğim.”

HABER MERKEZİ

#Millet #İttifakından #İstanbulda #büyük #miting

Sêrt mitingine katılım çağrısı

Yeşil Sol Parti Sêrt İl Örgütü, 7 Mayıs 15.00’da Sêrt Demokrasi Meydanı’nda gerçekleşecek büyük Sêrt mitingine yaptıkları basın toplantısıyla katılım çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Sêrt İl Örgütü, yarın Sêrt Demokrasi Meydanı’nda gerçekleşecek büyük Sêrt mitingine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Yeşil Sol Parti Sêrt milletvekili adayı Sabahat Erdoğan Sarıtaş, İl Eşsözcüleri, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanları, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) İl Eşbaşkanları katıldı.

Mitinge çağrı

Açıklamayı yapan Yeşil Sol Parti İl Eşsözcüsü Eşref Tekin, gerçekleşecek olan mitingin önemine vurgu yaparak, “Seçime son 8 gün kaldı. Seçim süreci atmosferinde son mitingimizi yarın gerçekleştireceğiz. Tüm Sêrt kamuoyuna, Sêrt’te bulunan vatandaşlarımıza, ilçelerde ve köylerde bulunan seçmenlerimize ve yurttaşlarımıza bir davet gerçekleştiriyoruz. HDP Eş Genel Başkanımız sayın Mithat Sancar ve Êlih milletvekilimiz Ayşe Acar Başaran’ın katılımıyla mitingimizi gerçekleştireceğiz. Tüm Sêrt halkımızı, ilçelerimizi ve köylerimizi mitingimize davet ediyoruz. Gelin bu mitingimizi en güçlü şekilde gerçekleştirelim. Ve halkımızın desteğiyle de 3-0 çıkarma iddiamızı bir kez daha yineleyerek, 3 milletvekilimizi parlamentoya göndereceğiz” diye konuştu.

Yeşil Sol Parti İl Eşsözcüsü Emine Aşkara ise “Sêrt’teki büyük mitingimizin hazırlıklarını tamamladık. Halkımıza çağrıda bulunuyoruz. Miting alanını dolduralım, oyumuza, rengimize sahip çıkalım” diye belirtti.

HABER MERKEZİ

#Sêrt #mitingine #katılım #çağrısı

İstanbul’da halk buluşmaları: Gençlerin müşahit olması çok önemli

Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde halk buluşmaları gerçekleşti. Buluşmada konuşan Uçar, ‘Geri adım atmayan kadınlar, gençler halk olarak bu iktidarı gönderiyoruz’ derken gençlere müşahit olma çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Zeytinburnu’nda bulunan Çırpıcı seçim bürosunda halk buluşması gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü ve İstanbul milletvekili adayı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla gerçekleşen buluşmaya Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü Eş Sözcüleri ve kentin milletvekilleri adayları ile çok sayıda kişi katıldı.

Sık sık “Jin jiyan azadî” sloganlarının atıldığı buluşmaya saatler öncesinde seçim bürosu önünde bir araya gelen halk çalınan Kürtçe sitranlar eşliğinde halay çekti. Kadınların çoğunluğunu oluşturduğu buluşmada sık sık zılgıtlar çekildi.

Cemal: Erdoğan’ı Kürtler gönderecek

Buluşmada konuşan adaylardan Hasan Cemal, tarihi seçimde Erdoğan’ı göndereceklerini dile getirdi. Faşizme son vereceklerini belirten Cemal, “Meclis’e gidersem Kürtlerin mutluluğu için çalışacağım. Bu seçimde en çok gençlere ve kadınlara güveniyorum. Kürt kadınları ve gençleri Erdoğan’ı gönderecek” dedi.

‘Bu iktidarı alaşağı edeceğiz’

Adaylardan Kamile Kandal da Yeşil Sol’un meydanlarda oluşturduğu coşkuya değindi. Saldırılara karşı direnen kadınların iktidarı göndereceğini ifade eden Kandal, “Genç başladık genç başaracağız. Gençlikle birlikte başaracağız. Biz insanlıkta, demokraside ısrar ettik bugünlere geldik daha da büyüyüp iktidara yürüyeceğiz. Biz kadınlar İstanbul Sözleşmesi’ni kazandık ama kadın düşmanları kaldırdı biz getireceğiz, bu iktidarı alaşağı edeceğiz. Biz Deniz Poyraz’ın saçları, Barış Anneleri’nin tülbendi, Taybet Ana’nın çocuklarıyız o yüzden başaracağız” diye aktardı.

‘Kaybedeceksiniz

Buluşmada söz alan Yeşil Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar ise konuşmasına Deniz Gezmiş’leri anarak başladı. Uçar, “Seçim yakın geleceğimizin kimler tarafından yöneticiliğini belirleyecek. Geri adım atmayan kadınlar, gençler halk olarak bu iktidarı gönderiyoruz. Bu ülkede derinleşen krizin sebebi iktidar. Meclis’te merminin fiyatını söyleyerek savaş siyaseti yapanlar sizlersiniz ve kaybedeceksiniz. Avrupalarda mağaza kapatan sizsiniz kaybedeceksiniz. Anayasa kararına rağmen Cumartesi Anneleri’ni gözaltına alan sizsiniz bu yüzden kaybedeceksiniz. Kadın katliamlarının önünü açtığınız için kaybedeceksiniz. Halklara inançlara hakaret ettiğiniz için kaybedeceksiniz. Bu ülkede en büyük tehdit sizsiniz güle güle gideceksiniz” ifadelerini kullandı.

Muşahit olun çağrısı

Uçar,3’üncü Yol’un büyütülmesi gerektiğini vurgulayarak devamında şunları söyledi: “7 Haziran’da tek başına iktidar olamayacağını gösterdik. Demokratik siyasetin ihtiyaç olduğunu gösterdik bundan dolayı önümüze set koydular. Başta Kürtler, kadınlar olmak üzere demokratik mücadele eden herkesi etkisiz kılmaya çalıştılar. Çöktürmek istedikleriniz sizi çöktürmeye geliyor. Gültan Kışanak, Sebahat Tuncel ve binlerce arkadaşımız rehin alındı biz vazgeçmedik. Emek ve özgürlük ittifakı, Kürt ittifakı olarak sahada çok güçlüyüz. Müşahit olmamız gerekiyor. 7 Haziran’ı müşahit arkadaşlarımızla kazandık. Parlamento için oyumuzu mücadelemizle yeşerttiğimiz ağaca, tek adam rejimini geriletmek için de Cumhurbaşkanlığı için Kılıçdaroğlu’na veriyoruz. Yeni yaşamı birlikte kurmaya geliyoruz. Buradayız kadınlarla, gençlerle birlikte değiştireceğiz.”

Sultangazi

Yeşil Sol Parti, Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi parkında halk buluşması gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın katılımıyla gerçekleşen buluşmaya Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü Eşsözcüleri, Yeşil Sol Parti ikinci bölge milletvekilli adayları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Örgütü Eşbaşkanı Ferhat Encü ve çok sayıda kişi katıldı.

‘Cezaevindeki yoldaşlarımızı coşkuyla alacağız’

Buluşmada söz alan Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Özgül Saki, iktidarının ülkeyi 22 yıldır nefret politikaları ile yönettiğine dikkat çekerek, “Kürdistan coğrafyasında ‘Jin Jiyan azadi’ diyenlerden biliyoruz bu abluka dağıtılacak, zafer bizim olacak. Tutuklama baskı her zaman vardı ama bizim coşkumuz iktidarı korkutuyor ki her gün gözaltılara uyanıyoruz ama bunlar bizi yıldırmıyor. 15 Mayıs’ta cezaevindeki yoldaşlarımızı coşkuyla alacağız. Yarın kadın buluşması var heyecanımızı oraya taşımalıyız. Kadın düşmanlarını göndermenin gururuyla orada olacağız” dedi.

Burada da kısa bir konuşma yapan Uçar, “Yeni Türkiye’nin anahtarı biziz. Bu saldırılar karşısında bir halk iradesi var. Genç arkadaşlarımızın müşahit olması çok önemli. Zafere sayılı günler kaldı. Erkek şiddet ile kaybettiğimiz Deniz Poyraz’a, Nagehan Akarsel’e sözümüz var erkek egemenliğini bitireceğiz. Bu seçimin sonucunu biz kadınlar belirleyeceğiz. Buradayız birlikte değiştireceğiz.”

İSTANBUL

#İstanbulda #halk #buluşmaları #Gençlerin #müşahit #olması #çok #önemli

Dicle Nehri’nde kaybolan gencin cesedine ulaşıldı

Şirnex’ın Basa ilçesinde Dicle Nehri’nde kaybolan gencin cesedine ulaşıldı

Şirnex’ın Basa (Güçlükonak) ve Hezex (İdil) ilçeleri arasında bulunan Elo Dîno Kasrı yakınlarında öğlen saatlerinde, Dicle Nehri’ne giren Diyar Güzel adlı genç, akıntıya kapılarak kayboldu. Ailesinin arama kurtarma ekiplerini aramasıyla, olay yerine gelen ekipler beş saatlik arama sonucunda Güzel’in cansız bedenine ulaştı.

Güzelin cenazesi, sağlık ekipleri tarafından Cizîr Devlet Hastanesi’ne morguna kaldırılırken, akşam saatlerinde kente bulunan Asri Mezarlığında defin edileceği öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#Dicle #Nehrinde #kaybolan #gencin #cesedine #ulaşıldı

Demirtaş’tan tutuklanan gazeteciler için mesaj

Selahattin Demirtaş, tutuklanan gazeteciler Dicle Müftüoğlu, Sedat Yılmaz ve Abdurrahman Gök için mesaj gönderdi: Haksız yere cezaevinde olduğunuzu biliyorum, tez zamanda özgür olmanızı diliyorum

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutulan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklanan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu, MA editörleri Abdurrahman Gök ve Sedat Yılmaz için bir mesaj gönderdi.

Mesajında, gazetecilere “tez zamanda özgür olmanızı diliyorum” diyen Demirtaş, halka sandığa gidilmesi çağrısı yaptı.

Demirtaş’ın mesajında şunlar yer aldı: “Sevgili Dicle Müftüoğlu, Sedat Yılmaz ve Abdurrahman Gök. Basın emekçisi olarak haksız yere cezaevinde olduğunuzu biliyorum, tez zamanda özgür olmanızı diliyorum. Sizler ve Mezopotamya Ajansı aracılığıyla tüm halkımıza seslenmek istiyorum; İktidarın yalanlarına, iftiralarına asla kanmayın, mutlaka sandığa gidin ve ilk turda değişimi başlatın.

Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle. Selamla, umutla, dirençle…”

HABER MERKEZİ

#Demirtaştan #tutuklanan #gazeteciler #için #mesaj