Ana Sayfa Blog Sayfa 501

DİSKİ personelinin saldırısına uğrayan kadın yaralandı

Amed’in Yenişehir ilçesinde yaşayan Herdem Ertokuş, su sayacını okumaya gelen DİSKİ personelinin saldırısına uğradı. Ertokuş hastanede müşahade altına alındı

Amed’in Yenişehir ilçesine bağlı Güldoğan Mahallesi’nde oturan 63 yaşındaki Herdem Ertokuş, DİSKİ personelinin saldırısına uğradığını iddia etti. Aldığı darbeler sonucu baygınlık geçiren Ertokuş, komşularının bildirmesi üzerine olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Aynı zamanda kalp hastası olan Ertokuş’un, hastanedeki tedavisi sürüyor.

Tekmelerle saldırdır

Ertokuş, saat 14.00’da DİSKİ personelinin su faturası kesmek için mahalleye geldiğini ancak fatura kesmeden adresten ayrıldığını belirterek, “Su sayacını okumasını istedim. Çünkü 3 aydır bana su faturası kesilmiyordu. Eğer sayacım bozuk ise DİSKİ’ye gideyim dedim. Bana önce hakaret etti. Sonra yumruk ve tekmelerle saldırdı. Saldırı şiddetiyle yere düştüm. İki defa kalkmak istedim ama kalkamadım. Kolumda ve kulağımda hala ağrı var” dedi.

Ertokuş’un oğlu Mehmet Ertokuş ise, Ümit adında bir DİSKİ personelinin annesine, “Sayaç okumak için geldim, neden evde değilsin?” diyerek, darp ettiğini söyledi. Ertokuş, “Annem kalp hastası o nedenle hastanede müşade altında tutuluyor” diyerek, saldırganın yargılanmasını istedi.

HABER MERKEZİ

#DİSKİ #personelinin #saldırısına #uğrayan #kadın #yaralandı

Mûş kararını verdi: AKP silinecek

Yeşil Sol Parti seçmenlerinin büyük çoğunluğu kentte sonucun 3 – 0 olacağına inanıyor. Bu sonuçla birlikte AKP’nin Mûş’tan tamamen süpürüleceğini söylüyorlar. AKP’nin yanlış politikalarından bıkan Mûşlular hem tarihi bir yenilgi tattırmak hem de AKP’yi kentten tamamen silmek istiyor

Selman Çiçek

Seçimin nabzını tutmak için kentleri gezdikçe AKP’nin 21 yıllık iktidarın yarattığı tahribatı daha iyi gözlemeyebiliyor insan. 6 Şubat Mereş merkezli deprem Türkiye’nin siyasi tarihinde de kocaman bir kırılma yarattı. Deprem ile birlikte AKP’nin 21 yıllık icraat ve vaatlerinin koca bir yalan ve yıkım olduğunu, özünde enkazın altında halkların değil iktidarın kaldığını gördük. Deprem sonrası seçimin nabzını tuttuğum kentlerde de deprem bölgesine benzer durumların olduğunu çok rahat söylemek mümkün. Buralarda depremin yıkıntıları belki yok ama 21 yıllık AKP iktidarının yarattığı psikolojik, sosyal, siyasal ve ekonomik yıkım sadece insanların değil adeta kentlerin üzerine de çökmüş.

AKP üretime kilit vurdu

Meletî (Malatya), Xerpêt (Elazığ), Çewlik (Bingöl) ve Mûş (Muş)… Coğrafik olarak birbirinden güzel bu dört kent bir hat üzerinde kurulmuş olup birbirine yakın kentler. Ortak özellikleri ise zengin tarım arazilerine,  hayvancılığa uygun meralara sahip olmaları. Kurdistan’ın en iyi meyveleri bu dört kentte yetişiyor. Meletî’de kaysı, Xerpêt’te üzüm ile çilek, Mûş’ta şeker pancarı ve Çewlik’te ise orman meyveleri ve arıcılık. Adeta bir üretim deposu olan bu kentler, AKP’nin 21 yıllık iktidarının savaş politikalarından, ekonomik ve sosyal olarak yarattığı tahribattan dolayı ürettiklerinin karşılığını alamadıkları gibi tarım ve hayvancılık artık neredeyse bitmiş durumda. AKP, Kurdistan’ın üretim depolarında adeta kilit vurdu.

AKP’nin basiretsiz yöneticileri

Yine bu kentlerin bir ortak özelliği daha var, uzun yıllardır yerel yönetimler AKP tarafından yönetiliyor olması. Ülke nasıl tek adam tarafından yönetiliyorsa aslında bu kentlerde öyle. Halk yönetimde söz sahibi değil, insanlar ekonomik olarak çok fazla yoksullar, ürettiklerinin karşılığını almadıkları içinde son yıllarda yoğun bir göç var. Özellikle gençler ve kadınlar çok umutsuz ve mutsuz özcesi halk çok mutsuz. Tüm bunlar gözlemlerim üzerinden diyebilirim ki; AKP iktidarının olduğu yerde halklar ellerindeki eşsiz olanakların farkında değil. AKP’nin anti halkçı politikalarından dolayı bu kentleri temsil edilen yönetici ve seçilmişlerin basiretsizliği kentlere sinmiş durumda. Uzun lafın kısası AKP’nin olduğu her yerde üretimsizlik, geçim sıkıntısı ve göç vardır.

Suya kavuşamayan Mûş ovası

Bu kentlerden biri de Mûş, Serhat’ın üç önemli incisi, Ararat (Ağrı Dağı), Van Gölü ve uçsuz bucaksız Mûş Ovası… Hem Serhat’ın hem de Kurdistan’ın üretim merkezi, aynı zamanda verimli tarım arazilerine ve geniş bir ovaya sahip olan Mûş, 21 yıllık AKP iktidarının yarattığı tahribatlardan en fazla etkilenen kenttir aynı zamanda.  AKP, 21 yıl boyunca Mûşluların temel sorunu olan tarım alanlarının suya kavuşması için tek bir dahi adım atmazken, uçsuz bucaksız Muş Ovası’nın sadece yüzde 6’sı sulanıyor. Yine kentin temel kaynaklarında olan pancar fabrikalarının özelleştirilmesi sonucu Pancar’ın değeri kalmadı. Hayvancılık için de benzer sorunları söylemek mümkün. Kentteki beslenen büyükbaş hayvan sayısı da neredeyse yarı oranda düştü.

YSK-AKP belediyeleri gasp etti

Muş ovası, yurtsever duyguların en yüksek yaşandığı bölgelerden biri. Uzun bir dönemdir merkez belediyesini AKP yönetse de yurtseverlik duygusunu hiçbir zaman yitirmemiş bir kent. Kürtçe konuşma konusunda herkesin hassasiyet gösterdiğine tanık olurken esnafından siyasetçiye herkesin Kürtçe konuşması bu yurtsever duyguların güçlü olduğunun göstergesiydi. AKP’nin yıllardır seçim dönemlerinde Mûş üzerine oynadığı oyunlarla belediyeler adeta gasp ediliyor. Muş Belediyesi 486, Milazgir (Malazgirt) Belediyesi de 3 oy fark ile AKP’ye verilmişti. HDP’nin haklı itirazlarına rağmen YSK adeta bu belediyeleri AKP’ye hediye etmişti.

AKP’den bıktık artık!

Şehir merkezi boyunca gezdikçe AKP dışında diğer partilerin seçim afişleriyle sık sık karşılaşıyorum. AKP’nin birinci sıra adayı üç dönemdir aday olan Mehmet Emin Şimşek. AKP’nin klasik bir aday profili var Mûş’ta inşaatçı. AKP’nin çalışmalarına kent merkezinde tanık olmayınca halka soruyoruz.  Şimşek’in çok zengin olduğu için çalışmak yerine daha fazla aşiretler üzerinden çalışma yürüttüğünü ve halka oy karşılığında para dağıttığı iddiaları ile sık sık karşılaşıyorum. Bu iddiaları ortaya atan Mûş halkı, Şimşek ne yaparsa yapsın bu halkın artık ona oy vermeyeceğini söylüyor. Kentteki bir tane olan AKP’li vekile dahi artık tahammülün kalmadığı bu nedenle herkes üç vekilin de Yeşil Sol Parti’nin alacağını söylüyor.

Üç vekil de Yeşil Sol’a

Mûş, 2018 seçimlerinde meclise 4 vekil göndermişti. Bu dört vekilin üçü HDP’nin, bir vekil ise AKP’nin idi. Nüfusun 2018 seçimlerine oranla düşüş yaşanmasından dolayı vekil sayısı dörtten üçe indi. Bu nedenle kentte yediden yetmişe herkesin üç vekilinde HDP alacağı konuşuluyor.  Konuşmanın ötesinde bir inanç var. Matematiksel veriler de bu isteği gerçekliği karşılıyor. 218 seçim aritmetiğinde AKP’nin 60 bin oy ile bir vekil aldığı ancak 14 Mayıs’ta oylarındaki düşüş de esas alındığında 60 binin altındaki oy bir vekile yetmeyeceğe benziyor. Yine her seçimde yüzde 80’e yakın oy alan Gimgim (Varto), Milazgir (Malazgirt), Kop (Bulanık) ve Beranik (Korkut) ilçelerinde yüzde 80’inde üzerine çıkarak tarihi oy alması bekleniyor. Arap nüfusun yoğun yaşadığı Dêrxas (Hasköy) ilçesinde ise tercihin bu sefer AKP’den yana değil de Yeşil Sol Parti olacağı beklenen ihtimaller arasında.

Yeşil Sol adaylarına ilgi büyük

Mûş, halkı ve Yeşil Sol Parti seçmenlerinin büyük çoğunluğu kentte sonucun 3 – 0 olacağına inanırken bu sonuçla birlikte AKP’nin Muş’tan tamamen süpürüleceğini söylüyor. Yıllardır AKP iktidarının yanlış politikalarından bıkan halkın bu sonucu yaratarak AKP’ye hem tarihi bir fark tattırmak hem de AKP’yi kentten tamamen silmek istiyor. Yeşil Sol Parti’nin adaylarına karşı kentte büyük bir ilgi olduğunu söylemek mümkün. Bir dönem HDP Eş Genel Başkanlığı yapmış Sezai Temelli’ye halkın büyük ilgisi olduğunu söyleyebiliriz. Temelli’nin gittiği her yerde halkta memnuniyet duygusunun güçlendiğini gördük. Yine benzer memnuniyet iki diğer aday için geçerli. Sümeyye Gök, genç ve kadın kimliği ile Serhat Dursun, eğitimci ve emek kimliği ile kentte öne çıkıyor.

2018 Haziran seçimlerinde ne olmuştu?

183 bin seçmenin oy kullandığı Mûş’ta oyların 101 bin 860’ın alan HDP vekil 3 vekil aldı. AKP ise aldığı 60 bin oy ile bir vekil çıkarmıştı.

#Mûş #kararını #verdi #AKP #silinecek

Erdoğan’ı Gabar kurtarır mı?

Doğalgaz, TOGG falan derken seçime endeksli bir müjde de Gabar Dağı’ndan geldi. Halkta hiçbir karşılığı olmayan bu müjdelerin 14 Mayıs’taki seçimde Edoğan’a oy getirmesi ise mümkün görünmüyor. Halkın bunlara neden inanmaması gerektiğini göstermeye çalıştık

Yusuf Gürsucu

AKP’li Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, “Karadeniz’de doğalgaz bulduk” müjdesini verirken mayıs ayında gaz faturası ödenmeyeceğini, yıl sonuna kadar da gaz faturlarının 100 lirasını almayacaklarını ilan ederek seçim hazırlığına başlamıştı. Yeni bir seçim müjdesini de 4 yıldır ormanı kesillip katledilen Gabar Dağı’ndan verdi. Geçtiğimiz aralık ayında “Gabar’da petrol bulduk” iddiası duyurulmuş ve açıklamayı Erdoğan’ın yapacağı bildirilmişti. Sermaye ablukası altında olan Şirnex’te (Şırnak) doğa katliamları sürerken, “Gabar’da 150 milyon varil petrol bulundu” iddiası ciddiye alınacak bir iddia olmamasına rağmen bölge için bir felaket anlamına geliyor.

Petrol müjdesi kime?

Konya’da geçtiğimiz günlerde konuşan Erdoğan, çıtayı biraz daha yükselterek Gabar Dağı’nda günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol bulunduğunu duyurdu. Erdoğan’ın, “Yeni bir müjdeyi daha paylaşmak istiyorum. Cudi Gabar’da günlük 100 bin varil üretim kapasitesine sahip petrol bulduk. Cizre’ye 20 km mesafedeki petrol rezervi çok yüksek kaliteye sahip. Yerin 2 bin 600 mt derinliğinde bulduğumuz petrolü, bölgede açacağımız 100 kuyu ile 100 bin varillik üretim kapasitesine çıkartabileceğiz. Aynı bölgeden yeni müjdeler de bekliyoruz” sözleri, şimdillik sadece bir iddia olarak not edilmeli. Diğer yandan bu müjdenin hallkta bir karşılığının olmayacağı bir gerçek.

2023 hedefi 10 bin varil

Türkiye Petrolleri Anonim Şirketi (TPAO) Genel Müdürü Melih Han Bilgin, geçtiğimiz aralık ayı başında, Cumhuriyet tarihinin en büyük 2., 2020 yılında ise tüm dünyada karadaki en büyük 7. petrol keşfi yapıldığını ve Şırnex’ten petrol fışkırdığını iddia etmişti. Bilgin, Gabar Dağı Akçay köyü ve Kasrik beldesinde 150 milyon varil petrol rezervi keşfedildiğini, petrol sahasındaki her kuyuda günlük 1100 varil petrol üretimi yapıldığını ve 2023’te ise 10 kuyu daha devreye alıncağı, yürütülen çalışmalar sonucunda kısa süre içerisinde günlük üretimin 10 bin varilin üzerine çıkacağı söylenmişti.

Gabar’da orman katliamları

Gabar Dağı iki yıldan bu yana korucular eliyle ağaçların kesilerek satışa çıkarılmasıyla gündemde. Daha önceki gün Gabar Dağı’nın Bizêna bölgesinde korucular tarafından ağaç kıyımı yapıldığı öğrenildi. Bölgedeki yurttaşların aktardıklarına göre bir haftadır ağaç kıyımı sürüyor. Besta Bölgesi ile Cudi ve Gabar dağlarında 4 yıldır asker gözetiminde, korucular tarafından orman katliamı yapıldığı biliniyor. Bölgede onbinlerce aç kesilerek, Riha, Dîlok ve Mareş gibi kentlere satılmak üzere götürüldü. Bu duruma karşı hem yurttaşlar hem de Şırnak Barosu birçok defa ağaç kesiminin durdurulması için suç duyurusunda bulundu.

Gabar Dağı’nda son 4 yıldır ağaç katliamları yapılıp ormanlar yok edilirken, şimdi de petrol sondajlarıyla bölge ekosistemi yerle bir ediliyor.

Cudi ve Gabar müjdesi ilk değil

Uzun yıllardır bölge asfaltit madenleri ile yerle bir edilirken, Cudi ve Gabar’da, 500 milyon tonluk asfaltit madeni bulunduğu iddiası ortaya atılmış ve bölgede büyük bir yağma girişimi başlatılmıştı. Diğer yandan Colemêrg’ten Şirnex’e kadar olan bölgede krom, çinko ve kurşun yatakları olduğu açıklamaları eşliğinde Şirnex coğrafyasında her akarsuya HES ve barajlar inşa edilirken, ormanlar yok edilip maden yağması hızlandırılmaya başlandı. Bu yağmayı daha hızlı hale getirmek amacıyla 2011 yılında adımı atılan, bugün ise güdük kalmış olan Nusaybin-Cizre-Silopi-Habur Demiryolu projesi de çıkarılması amaçlanan madenlerin nakli için gündeme getirilmişti.

Erdoğan’ın verdiği müjdenin boyutu gelecek günlerde muhtemelen açığa çıkacak. Öte yandan 500 milyar metreküpün üzerinde doğalgaz bulunduğu açıklamaları yapılırken, doğalgazın mayıs ayı için konutlara ücretsiz yapılması buna dayandırıldı. Oysa yapılan açıklamalarda 2024 yılında buradan gaz akışı sağlanacağı yapılan açıklamalarda yer bulmakta. Denizin 3 bin metre derinliklerinde yer alacak kuyulardan çıkarılacak olan doğalgazın, “yerli-milli” olarak çıkarılması ve karaya taşınması için Schulumberger-Subsea konsorsiyumu ile anlaşıldığı bilinmekte.

500 değil 100 milyar m3

Uluslararası yayınlarda Sakarya gaz sahasında 2024 yılında başlayacak ticari üretimin ilk yıl günde 6,5 milyon metreküp olacağı, 2025-2030 yılları arasında ise 10 milyon metreküpe ulaşacağı, 2031 yılından itibaren verimin düşmesi ve 2057 yılında sahanın kapanacağı belirtilmekte. Karada inşa edilmekte olan gaz İşleme tesisinin günlük kapasitesinin 10 milyon metreküp olması, 2057 yılına kadar çıkarılacak doğalgaz miktarının 500 milyar değil ancak 100 milyar metreküpe ulaşabileceği ifade ediliyor. Diğer yandan yapılan hesaplara göre Schulumberger-Subsea konsorsiyumuna 3,2 milyar dolar ödenecek olması ve toplam giderler olarak 2057 yılına kadar 4,5 milyar dolarlık harcama yapılması bekleniyor.

Transatlantik Petroleum şirketi Türkiye’de kaya gazı ve kaya petrolü ile konvensiyonel petrol sahaları Şırnak’ıda içine almakta.

Doğalgazın kazananı

Bu hesaplamalara göre her bin metreküp doğalgazın maliyeti 450 dolara ulaşıyor. BOTAŞ’ın gaz sattığı İGDAŞ’nin sitesinde yer alan konut abone doğalgaz satış fiyatı 1 Nisan 2023 tarihi itibariyle 1000 metreküp doğalgaz 4638 TL, yani 238 dolar civarı. Tüketiciye 238 dolara gaz satılırken, Karadeniz’in ‘yerli-milli’ doğalgazın maliyetinin 450 dolarlara ulaşıyor olması neden ve nasıl kandırılıyoruz sorusunu ortaya çıkarıyor. Bu ‘yerli-milli’ gazdan tek kazananın Schulumberger-Subsea konsorsiyumu olacağı anlaşılıyor.

Gabar’da ortak kim?

Gabar Dağı’nda iddia edilen boyutlarda petrol olması bugüne kadar yapılan araştırmalara göre imkansız. Velev ki doğru, peki böyle bir petrol üretimini özelleştirme hazırlığı yapılan TPAO’nun çıkaracağını düşünmek için bir nedenimiz yok. Uzun yıllardır Türkiye’de at koşturan Transatlantik Petroleum şirketi tüm Trakya bölgesi ile Şirnex’i da içine alan bölgelerde birçok lisansı elinde toplamış durumda. Gabar Dağları’nda 2 bin 600 metre derinliğe inilerek bulunduğu iddia edilen petrolün hangi uluslararası şirketle yürütüldüğü henüz açıklanmış değil.

Tekirdağ’da OSB planına itiraz

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Ergene Belediyesi, sivil toplum örgütleri ve meslek odaları, birinci sınıf tarım toprakları üzerine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından planlanan Plastik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (PAKOP) imar planlarına itiraz etti. Tekirdağ 1. İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı bulunan PAKOP ile ilgili imar planını onaylayan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın planı 26 Nisan’da 7 gün süreyle askıya çıkarılmıştı.

254 hektar tarım arazisi

Ergene ilçesinin Marmaracık mevkiinde yer alan birinci sınıf tarım arazisi niteliğindeki 254 hektarlık alana yapılması planlanan PAKOP, imar mevzuatına 1/25 000 ölçekli çevre düzeni planı ile üst ölçekli bölge planı hedef ve ilkelerine, Tekirdağ İdaresi Danıştay mahkemelerinin devlet organlarını bağlayıcı şekilde ortaya koyduğu mahkeme kararlarına da açıkça aykırı. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçelerini sunan meslek odaları ve STK’ler, hukuka aykırı olan ve sağlığı tehdit eden projeleri asla kabul etmeyeceklerinin altını çizdi.

Seçim öncesi

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Tekirdağ İl Koordinasyon Kurulu Temsilcisi Cemal Polat, bakanlığın 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarını onaylayarak bir hafta süreyle ilana çıkarılmasının hukuka aykırı olduğuna dikkat çekti. İlana çıkarılma süresinin hukuken 30 gün olması gerektiğini dile getiren Polat, “Seçimden önce, yangından mal kaçırırcasına böyle bir uygulamaya gidilmiştir” sözleriyle tepki gösterdi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Erdoğanı #Gabar #kurtarır #mı

Sancar: Hiç kimse kaos ve korku atmosferine prim vermesin

Mamak’ta konuşan Sancarözellikle gençlere seslenerek, ‘Hiçbir şey sizi sandığa gitmekten alıkoymasın. Bu iktidarın propagandalarına, bu iktidarın yaymaya çalıştığı kaos kaygısına ve korku atmosferine hiç kimse prim vermesin’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmalarını sürdürüyor. Mamak Türközü’nde yapılan seçim bürosu açılışı ile süren çalışmaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar başta olmak üzere HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Yeşil Sol Parti Ankara Milletvekili adayları Emirali Türkmen, İhsan Seylan, Zişan Kürüm Yılmaz katılım sağladı.

Açılışta konuşan Temel, “Bizim sesimiz Yeşil Sol Partinin sesidir. Onun dışında pusulada başka yere mühür vurulmamalı. Bunun için genç arkadaşlarımız sokak sokak gezerek bunun bilgilendirmesini yapmalı” dedi.

Ardından konuşan Sancar, halkın Türkiye’nin dört bir yanında seçimlere hazır olduğunu belirterek, “Bitlis’ ten Van’a, Mardin’den, İzmir’e, Ankara’ya, Artvin’e Diyarbakır’a kadar bütün illerde bu ülkenin bütün şehirlerinde sokaklarında halkımız bu iktidarı göndermeye hazır bu düzeni değiştirmeye hazır” dedi.

‘Bizi en iyi tanıyan AKP-MHP koalisyonudur’

Değişim için geldiklerini ifade eden Sanca şunları kaydetti: “Bu ülkede baskıyı, sömürüyü, rantı, talanı, savaşı bitirmeye geliyoruz. İktidar operasyonlarla, kirli propagandayla bir kampanya yürütüyor. En çok da bize saldırıyor. Her yerde engellemeler var. Her gün yeni arkadaşlarımızı gözaltına alıyorlar, tutukluyorlar. Özgür Basın’ın emekçilerini her gün gözaltına alarak halkın haber alma hakkını engellemeye çalışıyorlar. Avukatları, seçim görevlilerimizi alıyorlar. Çünkü kampanyamızın etkisi görüyorlar. Bunun yaratabileceği değişim dalgasının çok farkındalar. Bizi en iyi tanıyan AKP-MHP koalisyonudur. Değişimin gücünün, iradesinin, burada, Yeşil Sol’da, Yeşil Sol’la birlikte yürüyen halklarda olduğunu iyi görüyorlar. O nedenle korkuyorlar. Korktukça daha fazla saldırıyorlar ama onlar saldırdıkça biz daha da güçleniyoruz kararlılığımız daha da artıyor.”

Seçimlerde ve sonrasında belirleyici güç Yeşil Sol

Yürüyüşlerinin Türkiye’ye özgürlük, demokrasi, barış ve adaleti getirmeye yönelik olduğunu söyleyen Sancar, “Bu yürüyüş büyüyerek büyük bedel karşılığında gerçekleşen mirası daha da ileriye taşıyarak devam ediyor, edecek. Hem seçimlerde hem de seçim sonrasında esas belirleyici aktörün bizler olduğunu Yeşil Sol ağacı altında toplanan halklar, emekçiler, gençler, kadınlar, bizler olduğunu herkes görüyor ve bunu daha etkili hale getirmenin sorumluluğunu bizler de görüyoruz, bizler de taşıyoruz. Burada, Türközün’de daha önce defalarca, düğünlerde, taziyelerde buluştuk. Burada geri dönüşüm işçilerinin emeklerine sahip çıkmak için bir araya geldik. Uğradıkları haksızlıkları ve sömürüyü biliyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘Kaos ve korku atmosferine kimse prim vermesin’

Kürt şehirlerinde yoksulluğun derinleştiğine dikkat çeken Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü: “En alttakiler, en yoksullar yine Kürtler. Ama Kürtler emek mücadelesini de, özgürlük mücadelesiyle, demokrasi mücadelesiyle en iyi buluşturmayı bilen halktır. O nedenle kendi hakları ve özgürlüğü için mücadeleyi demokrasi, özgürlük ve emek mücadelesiyle birleştirmiştir, buluşturmuştur. Kurtuluş da bütün güçlerin bir araya gelmesindedir. O günler de yakındır. Bakın her bir oy çok değerlidir. Sevgili gençler mutlaka ama mutlaka sandığa gidin. Hiçbir şey sizi sandığa gitmekten alıkoymasın. Bu iktidarın propagandalarına, bu iktidarın yaymaya çalıştığı kaos kaygısına ve korku atmosferine hiç kimse prim vermesin.

Seçim günü irademize sahip çıkazağız

Seçimlerde hile yapılacağı şeklinde sürekli konuşulan meselelere kulaklarınızı tıkayın. Çünkü sandığın gerçek koruyucusu sandık görevlileri ve müşahitleri değil sadece halkın kendisidir. Her bir oy veren seçmen aynı zamanda o oyu korumakla görevlidir. Seçim günü hepimiz oyumuza ve irademize sahip çıkmak için sandıklarda oy çuvallarının başında nöbet tutacağız. Hiç kimse sandığı da oy çuvallarında boş bırakmayacak. Hazırlıklarımız var elbette teknik bütün çalışmalar yapılıyor. Ama bunların ötesinde en önemli şey bizzat kendimizin oylarımıza sahip çıkmasıdır. Hile, hurda, yalan, dolan halkın gücü karşısında çöker, çözülür. En büyük güç halkın gücüdür. Halkın iradesinin üstünde hiçbir güç yoktur.

14 Mayıs gecesi sonuçlar belli olduğunda göreceğiz ki halk kararını özgürlükten, demokrasiden, emekten, barıştan yana ortaya koymuş olacak. Bizler de o iradeyi sahipleneceğiz. O iradenin sorumluluğunun gereklerini 15 Mayıs’tan itibaren yerine getirmek için elimizden gelen her türlü çabayı harcayacağız. Sizlerle yapacağız bunu. Mecliste oturarak, parti binalarında masa etrafında toplanarak değil, halkın içinde, halkla birlikte yeni dönemin kurucu gücü, öznesi, aktörü bizler olacağız, Yeşil Sol olacak. Oylarımıza sahip çıkalım ama oylarımızı kullanırken de hepimiz çok dikkatli olalım. Arkadaşlarım da uyardılar. Oy kullanırken yapılan her yanlış oylarımızın heba olmasına yol açar ve bunun bize faturası ağır olur. Onun için oy pusulasını elinize aldığınızda ağacı arayacaksınız. Yeşil Ağaç.

Tek mühür Yeşil Sol’un ağacının altına vurulacak mühürdür

Milletvekili seçiminde elinize pusulayı aldığınızda ağacımızın altına mührünüzü basıyorsunuz katlayıp sandığa koyuyorsunuz. Tek mühür Yeşil Sol’un ağacının altına vurulacak mühürdür. Bunu unutmayın bunu aklınızdan çıkarmayın. O oy doğru kullanıldığında gücümüzü arttıracak yanlış kullanıldığında emeklerimize yazık edecek. Oylarımızı da, irademizi de en güçlü şekilde o sandığa yansıtacağız ve sandıktan değişimin, demokratik dönüşümün gücünü çıkaracağız. Geleceği biz kuracağız AKP-MHP iktidarının bu karanlık zalim sömürücü düzenini bizler değiştireceğiz. Değişim bizlerle gelecek demokrasi özgürlük barış adalet emekten yana bir düzen bizlerle kurulacak.

Ankara’da da tarihimizin en yüksek oy oranına ulaşacağız

O nedenle ne kadar çok temsilci gönderirsek meclise, mecliste ne kadar yüksek temsiliyete ulaşırsak gücümüz de değişim etkimiz de o kadar büyük olacak. Gelecek bizim mücadelemizle aydınlanacak. Karanlık bizlerin mücadelesiyle dağılacak. Ülkeye aydınlığı getirmeye geliyoruz. O nedenle her yerde oylarımızı Yeşil Sol ağacının altına basıyoruz. Ankara’da da tarihimizin en yüksek oy oranına ulaşacağız. Bundan önce sizin oylarınızla meclise giden sevgili yoldaşlarımın açtığı yolu şimdi daha fazla vekille daha da ileri taşıyacağız. Ankara’dan sayı vermiyorum ama bütün Türkiye’yi şaşırtacak dostu sevindirecek düşmanı çatlatacak kadar yüksek oy bekliyoruz sizden. O kadar çok temsilci bekliyoruz. Birliğimiz ve birlikteliğimiz bizim en değerli hazinemizdir. Can suyumuzdur. Yeşil Sol ağacını besleyen dereler ve ırmaklardır. O suyu o ırmakları bir deniz olarak Yeşil Sol’da birleştirelim, Yeşil Sol bütün özgürlük, adalet, demokrasi, barış özlemlerinin aktığı koca bir deniz olsun. Bu ülke ferah aydınlık özgür yarınlara kavuşsun. Bu sizlerle birlikteliğimizle mücadelemizle olacak. Buna yürekten inanıyorum. Hepimizin yolu açık olsun. Serkeftin riya me vekirî be.”

HABER MERKEZİ

#Sancar #Hiç #kimse #kaos #korku #atmosferine #prim #vermesin

Meletî’de ağır hasarlı bina çöktü: Bir kişi aranıyor

Meletî’de, ağır hasarlı bir bina çöktü, enkaz altında kalan bir kişiyi kurtarma çalışmaları sürüyor

Meletî’de, ağır hasarlı olduğu için boşaltılan 4 katlı bina, kendiliğinden büyük bir gürültüyle çöktü. Bu sırada binaya hurda toplamak için giren ve enkaz altında kalan 4 kişiden 3’ü kendi imkanıyla kurtulurken, 1’i için arama-kurtarma çalışması başlatıldı.

6 Şubat’ta meydana gelen depremlerin vurduğu Meletî’de, Kırçuval Mahallesi’nde ağır hasarlı olan 4 katlı bina, akşam saatlerinde büyük gürültüyle kendiliğinden çöktü. İhbarla olay yerine polis, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Edinilen bilgilere göre çökmeden önce binaya hurda toplamak için giren 4 kişiden 3’ü kendi imkanlarıyla enkazdan kurtulurken, bir kişinin enkaz altında kaldığı bilgisi üzerine ekipler arama- kurtarma çalışması başlattı.

HABER MERKEZİ

#Meletîde #ağır #hasarlı #bina #çöktü #Bir #kişi #aranıyor

Yeşil Sol Parti’nin Şirnex miting yeri bir gün kala değiştirildi

Yeşil Sol Parti’nin 7 Mayıs’ta Şirnex’ te gerçekleştirileceği mitingin yeri bir gün kala Valilik tarafından değiştirildi. Karara tepki HDP’li vekil valinin AKP’ye çaılştığını söyleyerek ‘Valinin devletin imkânlarını kullanarak bir partiye çalışması büyük bir suçtur’ dedi

Şirnex Valiliği, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’ nin (Yeşil Sol Parti) 7 Mayıs’ta Şirnex’te Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştireceği mitingin, yerinin bir gün kala değiştirdi. Karara tepki gösteren Yeşil Sol Parti, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Örgütünde açıklama yaptı.

Yapılan açıklamaya HDP Şirnex milletvekili Hasan Özgüneş, Yeşil Sol Parti Şirnex milletvekili adayları Zeki İrmez, Ayşegül Doğan, Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ile çok kişi katıldı.

Valinin AKP’ye çalışması suç

Açıklamada konuşan Özgüneş, Valiliğin verdiği karara tepki göstererek, “Vali her işimize karışıyor ve AKP’ye çalışıyor. Madem bu şeylere karışıyorsunuz istifa edin, AKP’den aday olun. Valinin devletin imkânlarını kullanarak bir partiye çalışması kabul edilemez. Bu büyük bir suçtur. Gerekli müracaatlarda bulunduk ve Valilik binasının önündeki alanda mitingimizi yapmak istedik. Ne oldu da bugün itibariyle, Valilik kararıyla, o alanda miting yapmamıza izin verilmedi. Uyduruk bir gerekçeyle alanımız değiştirildi. Şırnak Üniversitesinin karşısındaki alan tahsis edildi. Çalışmalarımızı en güçlü bir şekilde yapıp halkımızı oraya taşıyacağız. Ama bir gün kala böylesine anlamsız bir kararla karşı karşıya bırakıldık” dedi.

Katılım çağrısı

Özgüneş, halka mitinge katılım çağrısı yaparak, “İnadına tüm imkanlarımızı kullanarak 7 Mayıs’ta, saat 13.00′ da üniversite karşısındaki alanda yapacağımız mitinge, en güçlü şekilde katılım sağlamalarını istiyoruz” diye belirtti.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partinin #Şirnex #miting #yeri #bir #gün #kala #değiştirildi

Kadınlardan Yoğurtçu Parkı’nda yapılacak şölene çağrı

Yeşil Sol Parti, 7 Mayıs’ta Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirecekleri kadın şölenine çağrı yaparak, ‘Kadınların, umudunu, isyanı, öfkesini, dayanışmasını örgütlemeye geliyoruz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmaları kapsamında 7 Mayıs’ta Yoğurtçu Parkında gerçekleştirecekleri kadın şölenine katılım çağrısı yaptı. Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Esengül Demir, Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik, Yeşil Sol Parti MYK Üyesi Çiğdem Özbaş, Yeşil Sol Parti ve Kadın Meclisi üyeleri ile çok sayıda kadının katılımıyla Beyoğlu’nda bulunan İstiklal Caddesinde bildiri dağıtıldı.

İstiklal caddesinde bulunan Tünelin önünde bir araya gelen kitle Yeşil Sol Parti yazılı önlükleri ile Taksim Meydanı’na doğru yürüyerek bildiri dağıtımı gerçekleştirdi. Bildiri dağıtımına etrafta bulunan yurttaşlar zafer işaretleriyle destek vererek “yanınızdayız” mesajı verdi. Bildiri dağıtımında polisin bütün engellemelerine karşı kadınlar “Jin jiyan azadi” sloganıyla yürüdü.

Gerçek adaleti sağlamaya geliyoruz

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Nilay Kuş, 7 Mayıs’ta gerçekleştirecekleri mitinge kadınları çağırarak herkesin Yeşil Sol etrafında birleşmesi çağrısında bulundu. Kuş, “Kadınların, umudunu, isyanı, öfkesini, dayanışmasını örgütlemeye geliyoruz. Yeni bir yaşamı kadınlarla birlikte kurmaya geliyoruz. Buradayız birlikte değiştireceğiz ve birlikte göndereceğiz. Kadın katillerini koruyanlara, erkek şiddetini aklayanlara karşı biz kadınlar buradayız hiçbir yere gitmiyoruz. Gerçek adaleti sağlamaya geliyoruz. Söz veriyoruz kadın düşmanlarını Yeşil Sol Parti ile göndereceğiz. Biz kadınlar buradayız etrafımızdaki polislere bakın biz seçim çalışmamızı bu ortamda yapıyoruz” diyerek polis ablukasına tepki gösterdi.

‘Erdoğan’ı layık olduğu yere göndereceğiz’

Bildiri dağıtımında konuşan partili kadınlar da Yeşil Sol Parti ile beraber barışı getireceklerini, kadın düşmanlığını bitireceklerini söyleyerek çevrede bulunan kadınlara seslendi. Kadınlar, “Başımız dik eyvallahımız kimseye yok Erdoğan’a hiç yok. Kadınlar olarak Erdoğan’ı layık olduğu yere göndereceğiz. Kadınların mücadelesi, gençliğin enerjisi için buradayız. Annelerin beyaz tülbentleriyiz, buradayız. İstanbul Sözleşmesi uygulansın diye buradayız. Gülistan Doku’nun, İpek Er’in, Deniz Poyraz’ın saçlarındaki dalgayız, buradayız. Köylerden şehirlere, zindanlardan dışarıya bir mücadele hattımız var. Buradayız, ısrar ediyoruz. Sebahat’ın Gülten’in Ayşe Gökkan’ın Leyla Güven’in mücadelesiyiz 7 Mayıs’ta Kadın şölenimize sen de gel. Tecride karşı özgürlük için buradayız ve birlikte değiştireceğiz” çağrısında bulundu.

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Eş Sözcüsü Beser Çelik de herkesi 7 Haziran’da Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirecekleri kadın şölenine davet etti.

İSTANBUL

#Kadınlardan #Yoğurtçu #Parkında #yapılacak #şölene #çağrı

Yeşil Sol, Agirê’den İzmir’e kapı kapı gezerek çalışmalarını sürdürdü

Yeşil Sol Parti Colemêrg’den İzmir’e birçok kentte kapı kapı gezerek, halk buluşmaları ve ziyaretler gerçekleştirerek seçim çalışmalarını sürdürdü

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekilli adayları, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) yönetimini ziyaret etti. Ziyarete, milletvekili adayları Halide Türkoğlu, Cengiz Çandar, Mehmet Emin Aktar, Yeşil Sol Parti İl Eşsözcüleri ve HDP il eşbaşkanları katıldı. Heyeti, OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Fidan, OSB Müteşebbis Heyet Başkanı Vekili Ramazan Şimşek, OSB Yönetim Kurulu üyelerinden Yüksel Kaya, Kamuran Azizoğlu ve Mehmet Kaya tarafından karşılandı.

Ziyarete konuşan HDP Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, çok önemli bir seçime doğru gittiklerini belirterek, “Bu sadece yönetimi değiştirebilecek bir seçim değil, Türkiye’nin gelecek yüzyılının da konuşacağı bir seçim olacak. Amed’teki tüm kent dinamiklerinin sesini daha fazla duymak istiyoruz” dedi.

Hatay

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan ile Yeşil Sol Parti Hatay milletvekili adayları Kerem Nalbant ve Yusuf Kimyon, Samandağ ilçesine bağlı olan Ermeni köyü Vakıflı’da yerel basın çalışanlarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Etkinlikte konuşan Paylan, Kerem Nalbant’ı mutlaka meclise göndereceklerini ve ikinci sıra adaylarının seçilme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti. Yeşil Sol Parti’nin tüm renkleri temsil eden tek parti olduğunu belirten Paylan, “Hatay’ın istediği şey tam demokrasidir. Hatay Türkiye’deki bütün kimliklerin var olduğu tek şehir. Bunların sorunlarını çözecek tek partinin de Yeşil ve Sol Parti olduğuna inanıyoruz. Yeşil Sol Parti Hatay’da 2 vekil çıkarırsa Türkiye’de 100 milletvekili hedefine de ulaşır” diye konuştu. Paylan, “Hatay’ın Kerem Nalbant’a ihtiyacı var. Meclis’te Samandağlı tek milletvekili olacak. Samandağ yeniden ayağa kalkarken bir Samandağlı mutlaka mecliste olmalıdır” diye kaydetti.

Ardından konuşan vekil adayı Nalbant ise, depremde ve sonrasında ilan edilen OHAL ile yapılan haksızlıkları sıraladı. Antidemokratik uygulamaların karşısında olacaklarını belirten Nalbant, “Gelecek açısından karamsar değiliz. Bu ortaçağ karanlığından çıkacak azme ve inanca sahibiz. Değiştireceğiz. 14 Mayıs’ta çağrımdır; seçmenlerimiz nerede olursa olsun sandıklara gelerek oylarını Yeşil Sol’dan yana kullansınlar” çağrısı yaptı. Milletvekili adayı Yusuf Kimyon ise, Yeşil Sol Parti’nin kadın hareketleri, ekolojistler, sol-sosyalist çevrenin bileşimi olduğunu söyleyerek, partilerine oy verilmesini istedi.

Program, heyetin yerel basın çalışanlarının sorularını yanıtlamasıyla son buldu.

Milletvekili adayları Mevlüt Bulğur ve Mehtap Sert, Arsuz ilçesinde halk toplantıları yaparak, oy istedi.

Şirnex

Seçime sayılı günler kala çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti Şirnex ve ilçelerinde çalmadık kapı bırakmadı. Silopiya (Silopi) ilçesinde köy köy, mahalle mahalle, ev ev, çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti, gittiği her yerde yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Yeşil Sol Partisi milletvekili adayı Ayşegül Doğan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Silopiya İlçe Örgütü, HDP’li Silopiya Belediye Eşbaşkanı Adalet Fidan’ın da aralarında olduğu heyet, Başak Mahallesi’nde kadınlarla bir araya geldi. Heyet, seçim pusula çalışması gerçekleştirerek, yurttaşlarla bilgi alışverişinde bulundu.

Ardından Başak Mahallesi’nde Yeşil Sol Parti seçim irtibat bürosunu ziyaret eden Doğan, seçim güvenliğine vurgu yaparak, “Dünyada yeni bir sistem kuruluyor ve Kürtlerin bu sistemde yerini alması gerekir. Yolumuz uzun, yükümüz ağır ama halkımızın öncülüğünde yükümüz hafifleşiyor. Yüz yıldır Kürt halkı olarak büyük bedeler ödedik. Devlet, dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi inkar etti” dedi.

Yeşil Sol Parti çalışmaları kapsamında Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Barim, Xirabêneyaran, Xêlanî, Zengûlûk ve Dikiye köylerinde aday Bedirhan Osal, Hezex Yeşil Sol Parti İlçe Örgütü yöneticileri ile HDP ilçe yöneticilerinin katılımıyla köylülerle bir araya geldi. Yoğun bir ilginin olduğu köylerde coşku hiç eksik olmadı.

‘Gereken cevabı vereceğiz’

Xirabêneyiran köyünde konuşan Yeşil Sol Parti adayı Osal, halktaki coşkunun seçim sonuçlarını şimdiden belirlediğini ifade ederek, “Halkımızın coşkusu bizlere umut veriyor. 14 Mayıs’ta kazanacağız. Bizler bunu annelerimizin gözlerinde, halkımızın coşkusunda görüyoruz. 21 yıllık süreçte saldırıların her türlüsünü halkımıza karşı kullandılar. Ama bizler bu iktidarın sonunu halkımızın gözlerinde görüyoruz. Bu yüzden 14 Mayıs’ta sandık başına giderek oyunuza sahip çıkacağız ve bu iktidarı göndereceğiz” diye konuştu.

Cizîr’de de (Cizre) gün boyu devam eden çalışmalarda, Yeşil Sol Parti adayı Newroz Uysal ve HDP Cizîr İlçe Örgütü, Dirsekli konutlarında halkla bir araya geldi. Büyük coşkunun hâkim olduğu buluşmada çekilen halaylarda sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.

Agirî

Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Zelal Yılmaz, Nejla Demir, Sırrı Sakık ve Heval Bozdağ, Zêtka (Eleşkirt), Dutax (Tutak), Panos (Patnos) ve Xemûr’da (Hamur) ilçelerinde halk buluşması gerçekleştirdi. İlk olarak Zetka ilçesinde giden heyet, yurttaşlar tarafından çoşku ile karşılandı. Burada yurttaşlara seslenen Sakık, “Kentte bütün siyasi partiler bitmiş, Yeşil Sol Parti dışında başka parti yok. Onların hepsini göndereceğiz, bu partiler halka bir şey vermediler. Sadece gelip alanlarda yalan söylediler, büyük vaatlerde bulundular. Ne sizi özgürleştirdiler ne sizi zenginleştirdiler ne de size insan gibi bir hayat sundular. Onun için şimdi geliyorlar, bir paket kahve ile sizi kandırmaya çalışıyorlar. İnsanda ar ve utanma duygusu olur, bu halk zora zulme boyun eğmemiş sizin kahvenize mi boyun eğecek” diye konuştu. Sakık daha sonra kolluk kuvvetlerinin kenti kuşatmasını eleştirerek, “Yeter bu halk yaptığınız bu zulüm. Siz kimsiniz bu halka zülm ediyorsunuz” diye konuştu. Heyetin bir sonraki durağı ise Xemûr ilçesi oldu. Heyet burada da, ilçe halkını selamlayarak, esnaf ziyareti gerçekleştirdi.

‘Birlikte özgürlük gününü inşa edeceğiz’

Dutax’a geçen heyet, ilçe girişinde yurttaşlar tarafından onlarca araçlık konvoy ile karşılandı. İlçe de yurttaşlar tarafından zafer işaretleri ile karşılanan heyet, ilçe merkezinde bulunan seçim bürosuna geçti. Heyete Sema Yüce’nin annesi Zennure Yüce de eşlik etti. Buluşmada sık sık “Direnen direne kazanacağız”, “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Patates soğan güle güle Erdoğan” sloganları atıldı. Adaylardan Nejla Demir, “Biliyoruz ki kalbimiz ve elimiz halkımızla birlikte yine biliyoruz ki artık gün bizim günümüzdür. Cezaevlerinde tecrit altında tutulan arkadaşlarımıza sesleniyorum. Özgürlük günü yakındır, Kürt halkımızla birlikte özgürlük gününü inşa edeceğiz. O gün hep birlikte halaylar çekeceğiz. Özgürlük halayları için el ele vereceğiz” diye konuştu.

100 yıldır Kürtlerin inkar ve imha edildiğini belirten Sakık da, “100 yıldır, dilimiz ve kimliğimiz yasak. Bizim dilimiz diğer diller kadar kutsaldır. Bir Kürt halkı vardır. Kavgamız 100 yıldır bu. Onlar bizi yok sayıyorlar, biz ‘Yok olmayacağız’ diyoruz. Onlar dönüyor inkar, imha ve asimilasyon politikası diyor, ‘Biz hayır’ diyoruz. Bu topraklar sadece Türklerin ve Sunnilerin değildir. İşte kavgamız bu” diye konuştu. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçimleri ‘darbe’ olarak değerlendirmesine de değinen Sakık, “Kim ki demokrasiye inanıyorsa sandıkta çıkan sonuçlara saygılı olmalı. Son günlerde iktidar ve yandaşları halkı tehdit ediyor. Halkı korkutarak sandıkları değiştirmeye çalışıyorlar. Bunun adı diktatörlüktür, ‘darbelere karşıyız’ diyorlar ama halkı tehdit ediyorlar. Kimse sizin tehditlerinizden, darbelerinizden korkmuyor. Biz 100 yıldır sizinle kavga ede ede geliyoruz ve size asla boyun eğmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

Geri adım atmayacağız

Heyetin son durağı Panos ilçesi oldu. Binlerce yurttaşın katılımı ile gerçekleşen buluşma adeta mitinge dönüştü. Sık sık “Biji berxwadana zindana”, “Direne direne kazanacağız” ve “Zelal Meclise” sloganları atıldı. 14 Mayısta tekçi anlayışı göndereceklerini söyleyen adaylardan Zelal Yılmaz, “AKP-MHP faşist iktidarının zulmünü çok iyi biliyoruz. Onlarca arkadaşımız cezaevinde, binlercesi sürgünde ve her gün onlarca arkadaşımız işkenceyle gözaltına alınıyor. Bizi sindireceklerini sanıyorlar ama bize geri adım attıramayacaklar” şeklinde konuştu. AKP’nin “yardım” adı altında halka para dağıttığını hatırlatan Yılmaz, “Sandığa gittiğiniz zaman onlara patronun kim olduğunu gösterin. Kimsenin sizi böyle küçük düşürmesine izin vermeyin” şeklinde konuştu.

Mûş

Yeşil Sol Parti Mûş milletvekilleri Sümeyye Boz ve Sezai Temelli ile beraberindeki heyet, kent merkezindeki Tekstil Atölyelerinde ziyarette bulundu. Tekstil çalışanları ve idari müdürleriyle sohbet eden heyet, kentteki durumu değerlendirdi. Tekstil atölyesinde konuşan milletvekili adayları, gençlerin geleceklerinin ve halkların özgürlüğünün Yeşil Sol Parti’de olduğuna dikkat çekti. Vekil adayı Sezai Temelli, “Bu seçim halkların geleceğinin seçimidir. Belki burada birçoğunuz oy kullanamayacak ama ailenizde oy kullanacak olanlar var sizler için oy vermelerini isteyen. Sizde oy kullanıyorsanız kendiniz oy kullanın. Çünkü çok daha iyi bir yaşama layıksınız, bu yaşamı ancak hep birlikte var edebiliriz. O yüzden bir oy Yeşil Sol Parti’ye yani özgürlüğe bir oy ise Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğiz” diye konuştu.

Balıkesir

Yeşil Sol Parti Balıkesir adayı Şevin Coşkun ile beraberindeki partililer, seçim çalışmaları kapsamında Burhaniye ilçesi Hürriyet Mahallesi’nde kadın toplantısı ile bildiri dağıtımı yaptı. Mahalle de kadınlarla bir araya gelen Aday Şevin Coşkun, ülkenin demokratikleşmesi için özelikle kadınlara büyük sorumluluk düştüğünü söyleyerek, “Katledilen, şiddete maruz bırakılan, yoksulluğu en derinden hiseden ve bütün iş yükünü omuzlayan biz kadınlarız. O yüzden tüm bunlara karşı olmak için Yeşil Sol Parti etrafında kenetlenmenizi istiyorum” dedi.

Partililer daha sonra kapı kapı gezerek, bildiri dağıttı, partilerine oy istedi.

İzmir

İzmir’de de Yeşil Sol Parti İzmir Milletvekili Adayı Mevlüt Ülgen, Yeşil Sol Parti ve HDP yöneticilerinin katılımıyla Bayraklı ilçesinde esnaf ziyareti yapıldı. Salhane ve Adalet mahallelerinde esnaf ve yurttaşlarla uzun uzun sohbet eden partililer, 14 Mayıs’ta destek istedi. Yurttaşların da yoğun ilgi gösterdiği çalışmalarda yurttaşlar, iktidarın uyguladığı politikalardan şikayet etti. Bu düzenden kurtulmanın yolunun demokrasinin inşasında olduğunu söyleyen partililer, Yeşil Sol Parti’ye oy verilmesi çağrısında bulundu.

Muğla

Yeşil Sol Parti, seçimlere sayılı günler kala tüm hızıyla çalışmalarına devam ediyor. Muğla’nın Bodrum ilçesinde stant açan partililer, esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.

Muğla milletvekili adayı Derya Hezer eşliğinde Çarşı Mahallesi’nde esnaf ziyareti yapan Yeşil Sol Partililer, herkesi kendilerine oy vermeye çağırdı. Oy pusulasını da görüştükleri insanalara vererek, Yeşil Sol Parti’nin sıralamadaki yerini aktardılar.

Yeşil Sol Parti’nin Marmaris, Datça, Fethiye, Milas ilçelerinde de yine stant çalışmaları, bildiri dağıtımları ile çalışmaları devam ediyor.

Meletî

Yeşil Sol Parti seçim çalışmaları kapsamında Meletî milletvekilli adayları Meletî’nin merkez, Şîro (Pütürge) ilçesi ve köyleri, Battalgazi ilçesi, Çirmik (Yeşilyurt) ilçesi, Hekîmxan (Hekimhan) ilçesi ile Gowik (Yazihan) ilçesi ve köylerinde seçim çalışmalarını sürdürdü.

Perihan Yücekaya ve beraberindeki heyet, Govik köylerini ziyaret ederek köyde yaşayan yurttaşlarla bir araya geldi. Köyde bildiri dağıtan heyet, halk tarafından da coşkuyla karşılandı.Yusuf Bozkuş ve beraberindeki heyet ise Şîro ilçesine bağlı köyleri ziyaret etti. Heyet köyde bildiri dağıtımının yanı sıra ve köyü Yeşil Sol Parti’nin bayraklarıyla süsledi. Ayrıca heyet, köyde halkın sorunları üzerinde durarak, sorunların çözümü için görüşlerini aldı. Milletvekili adayı Tülay Şakar ve beraberindeki heyet, Batalgazi ilçesinde seçim çalışmalarını ev ev dolaşarak sürdürdü.

Semsûr

Yeşil Sol Partililer, Semsûr’ün, Merkez köyleri, Sincik ve Bêhiştî (Besni) ilçelerinde seçim çalışmalarını sürdürdü. Milletvekilli adayları İzzet Karadağ ve Yuksel Yücadağ beraberindeki heyetle birlikte Sincik ilçesindeki yurttaşları ziyaret ederek sorunlarını dinledi.

Semsûr’un merkez köylerini ziyaret eden milletvekilli adayları Ali Kenanoğlu ve Bülent Çınar ise çoğunlukla tütün üreticiliği yapan köylerde halkın sorunlarını dinledi.

Amed

Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarının Sorgül Aytek ve Ceylan Akça ile DBP il Eşbaşkanı Hasibe Yazdık, seçim çalışmaları kapsamında Amed’in Pîran ilçesinde kapı kapı gezerek, kadınlara oy pusulası dağıttı.

Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarından Adalet Kaya ve Serhat Eren ise, HDP Pasûr (Kulp)ilçe yönetimindenden hareket ederek ilçe merkezine bağlı Helîne, Salten, Deştêk, Cûmarê, Grê Morî, Cehika, Qelê ve Babicanka mahallelerinde halkla bir araya geldi.

Aynı kapsamda Pîran ilçesine bağlı Xûnê ve Cundiyan köylerini ziyaret etti. Ziyarete, Amed Milletvekili adayı Sevilay Çelenk, Demokratik Bölgeler Partisi(DBP)Amed İl Eşbaşkanı Hayrettin Altun katıldı. Heyet , yurttaşlarla var olan siyasi süreç üzerine konuştu.

Colemêrg

Yeşil Sol Parti, Rojhilat sınır hattında bulunan ve Colemêrg’in Gever ilçesine bağlı Bajêrge (Esendere) beldesinde yüzlerce kişinin katılımı ve coşkulu karşılamasıyla seçim irtibat bürosunun açılışını gerçekleştirdi. Açılış öncesi yüzlerce yurttaş Çilikê köyü kavşağında halaylar, haykırdıkları slogan ve zılgıtlarla Gever istikametinden gelen partilileri coşkuyla karşılayarak, yüzlerce araçtan oluşturdukları konvoylarla belde seçim bürosunun bulunduğu alana doğru yola koyuldu. Partilerinin bayraklarıyla süsledikleri araçlarla beldeye gelen kitle burada sık sık, “Jin Jiyan Azadî”, “Bijî Serok Apo” ve “Direne Direne Kazanacağız”, “Hükümet istifa”, “Cihan Aymaz ölümsüzdür”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” sloganlarını haykırdı.

Çözüm sürecinden bu yana Kürt halkının zorlu günlerden geçtiğini ve buna rağmen direndiğini ifade eden kent adayı Onur Düşünmez, “Kürt halkı olarak Bajêrge’den başlayıp tüm Kurdistan ve Ortadoğu’da birliğimizi sağlamamız gerekiyor. Kürt halkının birlik olması halkımızın özgürlüğüne vesile olmasını temenni ediyoruz. Biz halkımızdan, halkımızda bizden umutlu birlikte başarıya ulaşacağız” dedi.

Öte yandan Partililer, Colemêrg’e bağlı Xezekiyan, Palaniz Qeznê, Gever’e bağlı Şahê, Kokep ve Axesipî , Şemzînan (Şemdinli) Bêtkar, Bêzeno, Nixaylan, Gulkan ve Bêlezê köylerinde yaşayan yurttaşları ziyaret etti.

Çewlig

Yeşil Sol Parti Çewlig’in Kanireş (Karlıova) ve Yedisu ilçelerinde halk toplantısı düzenledi. Etkinliğe kent milletvekili adayları Cemile Turhallı Balsak, Ömer Faruk Hülakü ve Faruk Arıs katıldı. Halkın yoğun ilgisiyle karşılaşan heyet burada halkla uzun süre halaya durdu.

Partililer daha sonra esnaflarla bir araya gelerek sorunlarını dinledi.

Tokat

Yeşil Sol Parti Tokat Milletvekili adayı Meltem Işık ile beraberindeki partililer, seçim çalışmaları kapsamında Kemalpaşa İlçesi ve köylerinde esnaf ziyareti ile bildiri dağıtımı yaptı.

İlgiyle karşılanan partililer, seçimlerde kazanmaları durumunda yapacakları çalışmaları halka anlatarak, oy istedi. Partililer, yanlarında götürdükleri örnek oy pusulaları üzerinden partilerinin amblemini seçmene göstererek, ağacın altına mührü basmalarını söyledi.

HABER MERKEZİ

 

#Yeşil #Sol #Agirêden #İzmire #kapı #kapı #gezerek #çalışmalarını #sürdürdü

İHD’den Depremzede Gözlem Raporu

İHD Mersin Şubesi, ‘Depremzede Gözlem Raporu’nu açıkladı. Raporda mağduriyetlerin ortadan kaldırılması ve ihtiyaçlarının giderilmesi için destek çağrısı yaptı

İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, 6 Şubat Mereş merkezli depremlerin ardından yaşananlara dair hazırladığı “Depremzede Gözlem Raporunu” açıkladı. Dernek binasında düzenlenen toplantıya, deprem sürecinde bölgelerde gönüllü çalışma yürütenler ile çok sayıda insan hakları savunucusu katıldı.

İHD Mersin Şubesi Eşbaşkanı Zeynep Benli, raporun göçün yoğun olduğu Yenişehir, Erdemli, Mezitli, Akdeniz ilçelerine dair gözlemleri kapsadığını ifade etti. Benli, tüm depremzedelerin ağır bir travma yaşadıklarını belirtti. Benli, temel sorunları şöyle sıraladı:

“* Yaşanan afetin boyutu ve Mersin iline yapılan afet göçünün büyüklüğü de dikkate alınarak afetzedelerin temel bakım, gıda, ilaç ve su gibi hayati ihtiyaçlarına uzun bir süre erişim imkanı bulamayacağı, bu ihtiyaçların karşılanmasının elzem olduğu gözlemlenmiştir.

* Deprem bölgesinden gelen kişiler arasında etnik ayrım yapıldığı, depremzede mültecilerin bir çoğunun afet bölgesinde yardımlardan faydalanamadığı gibi Mersin ili içerisinde de dil ve iletişim imkanları olmadığından ve kanaatimizce kendilerine karşı son zamanlarda ciddi bir önyargı kampanyası başlatıldığından- mültecilerin büyük bir bölümüne insani yardımların hiç gitmediği ya da çok az derecede gittiği gözlemlenmiştir.

* Afetzede çocukların bir bölümünün taravmaya bağlı veya deprem sonrası barınma, sabit ikamet, adres kaydı bulunmaması veya ailelerin bilgisizliği sebepleri eğitimlerine devam edemedikleri, okula gidenlerin eğitim masraf ve ihtiyaçlarını tam anlamı ile karşılayamadığı gözlemlenmiştir.

* Afetzede kamplarına yapılan ziyaretlerde depremzedelerin kaldıkları yerde hijyen sorunlarının olduğu, özellikle yerel yönetimlerin kamp çevresi temizliği, kullanım suyu, duş ve atık su giderleri ile ilgili önlem alması gerektiği hatırlatılmalıdır.

* Yaşanan afet sebebi ile Mersin iline yapılan zorunlu göçlerden sonra il genelinde kira bedellerinde ciddi artış olduğu, bu artışın hem afetzedelerin hem de yerel halkın yaşamını olumsuz etkilediği, bir kısım afetzedenin kira bedelleri sebebi ile kullanıma uygun olmayan evlerde yaşadığı öğrenilmiştir.

* Yaşanan afet sonrası tüm afetzedelerden alınan ortak beyana göre depremzedelerin mağduriyetlerini dile getirebileceği muhatap bir devlet kurumunun olmadığı, özellikle herhangi bir devlet kurumuna yerleştirilmemiş olan afetzedelerin ihtiyaçları ile yerel yönetimlerin veya gönüllü STK’ların ilgilendiği dile getirilmiştir.”

Benli, depremzedelere yönelik hak ihlallerinin ortadan kaldırılması ve ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğinin altını çizerek, tüm idari kurumlar, yerel yönetimler ve gönüllü STÖ’lere destek çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ

#İHDden #Depremzede #Gözlem #Raporu

AYM’den Cumartesi Anneleri eylemine dair ihlal kararı

Cumartesi Anneleri’nin yaptığı eylemin yasaklanmasına dair başvuruyu değerlendiren AYM, eylemin gözaltında kaybedilenlere dair olduğunu ve demokratik toplumlarda saygı ile karşılanması gerektiğini belirterek ihlal kararı verdi

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını isteyen Cumartesi Anneleri/İnsanları, 27 Mayıs 1995’ten bugüne her hafta Cumartesi günü İstanbul Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemini sürdürüyor. Cumartesi Annelerinin 28 yıldır sürdürdüğü eylemin 25 Ağustos 2018 tarihli 700’üncü hafta eyleminin İçişleri Bakanlığı kararıyla yasaklanması üzerine polis saldırısına uğrayan aileler, darp edildi, yerlerde sürüklendi, şiddete maruz kaldı ve gözaltına alındı.

AYM’ye taşındı

Bu durum üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, “toplantı ve gösteri” haklarının polis tarafından güç kullanarak engellendiği iddiasıyla 10 Eylül 2018’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılık, iddiaları asılsız bularak takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine Yoleri, Sulh Ceza Hâkimliği’ne itirazda bulundu. Hakimlik, 6 Ocak 2020’de karara dair itirazı reddetti. Yoleri, 11 Şubat 2020’de Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulundu. AYM, başvuruyu 29 Mart 2023’te karara bağladı. Bu gün kararının gerekçesi yayınlandı.

AYM: Kaymakamlığın bu kanaate nasıl ulaşıldığı anlaşılmadı

Yoleri’nin “kötü muamele” yapıldığına dair görüşünü değerlendiren AYM, Yoleri’nin savcılık aşamasında beyanda bulunduğu ve ardından ise darp edildiğine dair rapor aldığını ifade ettiğini ancak dosya kapsamında herhangi bir sağlık raporu olmadığını bu nedenden ötürü “kötü muamele” iddiasının “dayanaktan yoksun” olduğunu ileri sürerek, kabul edilmez buldu. Yoleri’nin polisin saldırısı nedeniyle “Toplantı ve gösteri ile ifade özgürlüğü” haklarının ihlal edildiğine dair değerlendirmede bulunan AYM, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın yasağa dayanak olarak “bildirim yapılmamasını” gösterdiğini ancak bildirim yapılmamasının kamu düzenini ne şekilde bozacağı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini nasıl zedeleyeceğine dair hiçbir açıklamada bulunmadığını belirtti. AYM, ayrıca kaymakamlığın bu kanaate nasıl ulaşıldığının da anlaşılmadığını vurguladı.

AYM’den kaymakamlığa: Bildirim tedbir amaçlı olur

AYM, Cumartesi Annelerinin/İnsanlarının yıllardan beri aynı yerde eylem yaptığını ve kaymakamlığın bundan önceden de haberdar olduğunu ancak buna rağmen eylemi “otomotik” olarak yasakladığını belirtti. AYM, ayrıca kaymakamlığı bildirimin “niçin” yapıldığı dersini de verdi. AYM, “Bildirimin amacının anılan hakkın etkin bir şekilde kullanılması için yetkililere makul ve uygun tedbir alma imkânı sağlamak olduğunun idarece gözetilmediği değerlendirilmiştir. Ayrıca yasaklama kararında; kamu düzeninin bozulması veya bozulma tehlikesi olması ya da başkalarının haklarının korunması gerekliliği gibi zorlayıcı şartların ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır” diye kaydetti.

‘Saygı ile karşılanması lazım’

AYM, Cumartesi Anneleri/İnsanlarının yaptığı eylemin gözaltında kaybedilen kişilerin bulunması ve toplumda farkındalık yaratılması için oturma eylemi ve basın açıklaması yaptığını ancak engellendiğini, engellemeye dair daha önce AYM’nin ihlal kararı verdiği ve kararda eylemin demokratik toplumlarda saygı ile karşılaması gerektiğine dair ifadeler kullanıldığını altını çizerek, durumun aynı olduğunu vurguladı. AYM, Maside Ocak kararına işaret ederek, “Toplantıya müdahale esnasında bazı katılımcıların gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlere yönelik yaptırımlar uygulanabilir ise de bu durumun toplantıya yapılan hukuka aykırı müdahaleyi hukuka uygun hâle getirmeyeceği de vurgulanmıştır. Somut olayda, yapılmak istenen etkinliğin bütünüyle barışçıl olmaktan çıktığı değerlendirilmediği gibi başvurucunun, müdahale öncesi veya sonrasında herhangi bir şiddet hareketi sergilediğine ilişkin bir tespit ve değerlendirme de mevcut değildir. Nitekim başvurucu hakkında herhangi bir adli işlem de yapılmamıştır” ifadelerin yer verdi.
İhlal kararı

AYM, bu nedenlerden ötürü daha önce Cumartesi İnsanı olan Maside Ocak hakkında verilen ihlal kararını örnek göstererek, bu başvuruda da “toplantı ve gösteri” hakkının ihlal edildiğini paylaştı.

HABER MERKEZİ

#AYMden #Cumartesi #Anneleri #eylemine #dair #ihlal #kararı