Ana Sayfa Blog Sayfa 502

Deprem kenti Meletî için çağrı: Gelin sandıkları birlikte koruyalım

Deprem kentlerinden Meletî’de sandık güvenliği çalışmalarına dair konuşan HDP Meletî İl Eşbaşkanı Kemal Gedik, ‘Gelin bu süreçte hep birlikte sandıkları koruyalım’ çağrısı yaptı

14 Mayıs seçimleri için partilerin çalışmalarının yanı sıra sandık güvenliği çalışmaları da devam ediyor. 6 Şubat’taki depremlerden etkilenen kentlerden olan Meletî’de (Malatya) de seçimler yıkımın gölgesinde karşılanıyor.

Kentte 530 bin sandık kurulacak

Bin 900 sandığın kurulacağı kentte, 530 bin 714 seçmen oy kullanacak. Deprem nedeniyle birçok kişinin hayatını kaybettiği ve binlerce kişinin de göç etmek zorunda kaldığı kentte, en önemli konuların başında seçim güvenliği geliyor.

İlk kez seçimlere girmesi nedeniyle sandık görevlisi tayin edemeyen Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), sandık müşahidi için çalışmalarını sürdürüyor.

Yanımızda olun

Çalışmalarına dair Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Mahmut Altıntaş’a bilgi veren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Meletî İl Eşbaşkanı Kemal Gedik, seçimlerde sandık güvenliğinin en önemli konulardan biri olduğunun altını çizdi. Gedik, “Gelin bu süreçte hep birlikte sandıkları koruyalım. Daha önce 3 milyona yakın mühürsüz oyları kabul etmişlerdi. Meletî’deki duyarlı halkımıza sesleniyoruz, bu süreçte yanımızda olsunlar” dedi.

Meletî’de artık değişim şart

Sandık güvenliğinin sağlanması durumunda Meletî’de iki vekil çıkarma ihtimallerinin yüksek olduğunu vurgulayan Gedik, “Bu süreçte Meletî’nin yeniden inşası için doğru bir zeminde sağlıklı yaşam alanları oluşturabilmemiz için Yeşil Sol Parti’ye ihtiyaç var. Meletî’de artık değişim şart” ifadelerini kullandı.

Oylarımızı biz koruyacağız

Sandık güvenliği kapsamında yürüttükleri çalışmalara değinen Gedik, “Meletî’deki duyarlı halkımıza çağrım, mutlaka sandıklara sahip çıkmalarıdır. Bize ulaşarak mutlaka müşahit kartları alsınlar. Bizim diğer partilerden hiçbir beklentimiz yok, kendi oylarımızı ancak biz koruyabiliriz. Seçimlerde sandıkları korumamız, ıslak imzalı tutanakları almamız, oylar İlçe Seçim Kurulu’na kavuşana kadar sandığımızı takip etmemiz gerekiyor. Halkımızla omuz omuza vererek mücadelemizi sürdürecek ve mutlaka Meletî’den vekil çıkaracağız” şeklinde konuştu.

MELETÎ

 

#Deprem #kenti #Meletî #için #çağrı #Gelin #sandıkları #birlikte #koruyalım

Hatay’da 4,9 büyüklüğünde deprem

Hatay’da Kırıkhan merkezli 4.9 şiddetindeki deprem meydana geldi

Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde 4,9 şiddetinde deprem meydana geldi.

16.5 kilometre derinlikte yaşanan deprem, Deprem Defne, Antakya, Arsuz gibi ilçeler ve Dîlok’ta da hissedildi.

HATAY

#Hatayda #büyüklüğünde #deprem

Acele kamulaştırmaya karşı dava: Deprem yıkmadı, kamu gücüyle el konuluyor

Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde şehir hastanesi yapımı için 61 parselin acele kamulaştırılması kararına karşı bir yurttaş kararın durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtı

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta peş peşe yaşanan depremlerde 11 kent etkilenirken, geçtiğimiz haftalarda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bazı deprem kentlerinde kamulaştırma kararı alındı.

O kentlerden biri olan Hatay’da kentin Antakya ilçesi Gülderen Mahallesi’nde de 13 Nisan’da 61 adet parselin şehir hastanesi yapılması amacıyla acele kamulaştırılmasına karar verildi. Kararın hukuka aykırı olduğunu belirten yurttaşlardan Seyran Ateş, yürütmenin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtı.

Deprem yıkmadı, kamu el koyacak

Dava dilekçesinde, bahse konu kamulaştırma kararı verilen alanların depremde hasar görmediği ve alanda zeytincilik, seracılık ve meyvecilik gibi tarımsal faaliyetler, küçük ve büyükbaş hayvancılığın yapıldığı hatırlatılarak, “Depremin yıkamadığı evleri bu sefer kamu gücünü kullanarak idare yıkacaktır. Bu durum da mahalleli açısından depremden daha fazla bir yıkıma ve hayal kırıklığına yol açacaktır ve devlete/kamu otoritelerine olan güveni zedeleyecektir” denildi.

Karar iptal edilsin

Acele kamulaştırma işleminin açıkça hukuka aykırı olduğu kaydedilen dilekçede, dava sonucuna kadar yürütmenin durdurulmasına ve akabinde esasa ilişkin inceleme yapılarak iptaline karar verilmesi talep edildi.

HATAY

#Acele #kamulaştırmaya #karşı #dava #Deprem #yıkmadı #kamu #gücüyle #konuluyor

Efrîn’de Türkiye destkeli grubun lideri bir çocuğa tecavüz etti

Efrîn kentinde 10 yaşındaki bir kız çocuğu Ahmed Mamdouh adlı Türkiye destekli paramiliter grubun lideri tarafından tecavüze uğradı

Türkiye ve desteklediği paramiliter grupların 2018 yılında başlattığı saldırılar sonucu denetimlerine geçen Kuzey ve Doğu Suriye kentlerinden Efrîn’de insanlık suçları işlenmeye devam ediyor. Efrîn’de El Amshat grubunun lideri bir kız çocuğuna tecavüz etti.

Saldırıdan sonra kaçtı

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi tarafından yapılan açıklama ile Efrîn’de Türkiye’ye bağlı “El Amshat” paramiliter grubun lideri olan Ahmed Mamdouh, Efrîn’de yaşayan 10 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etti. Yapılan açıklamada, failin ardından Cinderes ilçesine bağlı Kura köyüne kaçtığı belirtildi.

İlk saldırı değil

Öte yandan yaşanan tecavüz ilk olmazken, 2018 yılından beri kentte birçok kadın ve çocuk tecavüze uğradı, onlarca insan fidye için kaçırıldı ve yine onlarca insan katledildi.

Kaynak: NuJinha

#Efrînde #Türkiye #destkeli #grubun #lideri #bir #çocuğa #tecavüz #etti

37 yıl sürgünde kalan George Aslan şimdi Süryani halkını temsil için Meclis yolunda

Yeşil Sol Parti Mêrdîn milletvekili adayı olan George Aslan, 12 Eylül’de tutuklandı, 37 yıl sürgünde kaldı ve şimdi de Süryani halkının temsili için Meclis yolunda

Kurdistan ve Türkiye halkları 14 Mayıs’ta sandık başına giderek AKP-MHP iktidarına “dur” demeye hazırlanıyor. Seçim çalışmalarına kapı kapı devam eden Yeşiller Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) aynı zamanda farklı halklardan olay adayları ile de geniş bir kesime hitap etmeyi amaçlıyor.

12 Eylül’de tutuklandı

O adaylardan biri de Yeşil Sol Parti Mêrdîn milleetvekili adayı George Aslan, 37 yıl önce siyasi faaliyetlerinden dolayı Türkiye’den sürgün olarak Avrupa’ya gitmek zorunda kalan Süryani bir yurttaş. Nisêbîn’e (Nusaybin) bağlı Arbo kırsal mahallesinden olan Aslan, 12 Eylül ile birlikte siyasi faaliyetlerinden dolayı tutuklanarak Mamak cezaevine konuldu. Kısa süreli cezaevi kaldıktan sonra hapis cezası kesinleşmesi üzerine 1986’da Avrupa’ya sürgün gitmek zorunda kalan Aslan, Avrupa kentlerinde Asuri-Süryani kurumları içinde siyasi faaliyetlerini sürdürdü. Avrupa’da Asuri-Süryani kurumları ile beraber Şimşo isimli Süryanicenin de olduğu 5 dilde yayın yapan siyasi bir dergi çıkaran Aslan, Hollanda’daki Kurdîstani kurumlarda da faaliyetler yürüttü.

Sürgünde 37 yıl

Avrupa’ya sürgün gitmek zorunda kalmasının ardından ilk defa memleketi Mêrdîn’e 37 yıl sonra gelen Aslan, Süryani halkının ilk göçlerinin Süryanilere dönük “Seyfo/Kılıç” olarak tanımlanan 1915 yılındaki katliamların ardından gerçekleştiğini hatırlatarak, 1970’li yıllarda da gerçekleşen göçlerin ardından yakın dönemde dönüşlerin başladığını söyledi.

Doğduğum köye gittim

Aslan, “Buraya ilk geldiğimde eski Mardin’i, eski Nusaybin’i, doğup büyüdüğüm eski köyümü göreceğim diye bekliyordum. İlk geldiğimde doğrudan doğduğum köye gittim. Doğup, büyüdüğüm köyden bir eser bulamadım. Ondan biraz etkilendim. Midyad’a giderken de başka bir şehir ile karşılaştım. Nisêbîn’e gittiğimde başka bir şehir gördüm. Ta ki, Kaçakçılar Çarşısına gidene kadar. Bir tek orası değişmemişti” dedi.

İlk direnişte yer aldım

Kendisinin verdiği ilk sözün “Halkların sesi olacağım” şeklinde olduğunu dile getiren Aslan, “40 yıldır devrimci mücadelenin içerisindeyim. Devrimci mücadele bayrağını 12 Eylül 1980 sabahı saat 04.00’da cezaevinde iken cuntaya karşı yapılan ilk direnişe katılarak o bayrağı elime aldım. O gün bugündür o bayrağı elimden düşürmedim. Ömrümün sonuna kadar da o bayrağı elimden düşürmeyeceğim” dedi.

Değişimi biz yapacağız

Süryani halkına seslenerek, Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana halklara ve renklere önem veren partilerin sadece Halkın Emek Partisi (HEP) geleneğinden gelen partiler olduğunu kaydeden Aslan, “Halkımıza çağrım, 14 Mayıs’ta sandıklara gidin ve oyunuzu Yeşil Sol için kullanın. Türkiye’de değişimin gerçekleşmesi ve bu faşist yönetimin sona ermesi için Cumhurbaşkanlığı için oyunuzu Kemal Kılıçdaroğlu’na veriniz” dedi.

Haber: Ahmet Kanbal / MA

#yıl #sürgünde #kalan #George #Aslan #şimdi #Süryani #halkını #temsil #için #Meclis #yolunda

ABD’de alışveriş merkezine saldırı: 9 ölü

ABD’nin Texas eyaletinde bir alışveriş merkezine düzenlenen silahlı saldırı da 9 kişi hayatını kaybetti

ABD’nin Texas eyaletinde bir alışveriş merkezine silahlı saldırı düzenlendi. Silahlı saldırı sonucunda en az 9 kişi hayatını kaybetti. Yetkililer tarafından yapılan açıklamaya göre Dallas’ın 40 kilometre kuzeyindeki Allen kentinde büyük bir alışveriş merkezinde silahlı saldırı gerçekleşti.

Çocuklar da var

Allen itfaiye sorumlusu Jonathan Boyd, olay yerinde 7 cenaze bulduklarını, 9 kişiyi de hastaneye kaldırdıklarını belirtti. Boyd, hastaneye kaldırılanlardan ikisinin hayatını kaybettiğini ve ölenlerin 5 ila 61 yaş arasındaki kişiler olduğunu belirtti.

Bireysel silahlanma oranı en yüksek ülke

Ülke nüfusundan daha fazla ateşli silahla Amerika Birleşik Devletleri, tüm kalkınmış ülkeler arasında, ateşli silahla en yüksek ölüm oranlarına sahip. 2020 yılında 45 bin, 2021’de 49 bin kişi ateşli silahla öldürüldü.

DIŞ HABERLER

#ABDde #alışveriş #merkezine #saldırı #ölü

Z kuşağı sandık başında: Biz Yeşil Sol’dayız siz de gelin

2023 seçimleri için en az 6 milyon genç sandık başına gidecekken, Muğla, Manisa ve Hatay’da sandık başına gidecek geçler gelecekleri için Yeşil Sol Parti’ye oy vereceklerini söyledi

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde 4 milyon 904 bin 672 genç ilk kez oy kullanacak. Sandık başına gidecek gençler gelecekleri için oy kullanacaklarını dile getirdi.

46 bin 887 gencin sandık başına gideceği Muğla’da gençlerin oyu Yeşil Sol Parti’den yana.

İnsan hakları için

İlk kez oy kullanacak olan 19 yaşındaki Azad Çakır, Yeşil Sol Parti’yi tercih etmesinin nedenlerini anlatarak, “Faşizme ve ekonomik krize bir son verilmesidir. İnsan hakları, adalet, barış ve eşitlik için Yeşil Sol Parti’ye oy verilmesi gerekiyor. Hiçbir adaletsizliğin olmamasını, insan haklarının var olduğu bir ülke, daha iyi bir gelecek ve eğitim sistemini istiyorsak, gençler olarak Yeşil Sol Parti’ye oy vermeliyiz” diye seslendi.

Anadilde eğitim için

Genç seçmen Mehtap Çiftçi de, “Anadilde eğitim ve düşüncelerimizi özgürce ifade etmek istiyoruz. Sokakta, meydanlarda, hayatın her alanında cinsel tacizin olmadığı bir yaşam istiyoruz. Bu yüzden oyumu Yeşil Sol Parti’ye veriyorum” dedi. Genç işsizlik sorununa değinen Çiftçi, “Genç işsizliğin bitmesini, gençler olarak yaşadığımız bu toprakları bırakıp gitmek istemiyorsak, oylarımızı Yeşil Sol Parti’ye vermeliyiz” dedi.

Gençlere gelecek için

Üniversite öğrencilerinin gelecek kaygısı olduğunu dile getiren 21 yaşındaki Şiyar Munzur Kaya da,“Hiçbir üniversite öğrencisi hedeflerine ulaşamıyor. Bunun en büyük nedeni şu anki kapitalist sistem. Yeşil Sol Parti bu noktada, bütün gençlerin önünü açabilecek, gençlere ve sorunlarına önem verecek, çözüm üretecek bir parti” diye belirtti.

Gençlerin sandık başına gideceği bir diğer kent olan Manisa’da da ilk kez oy kullanacak seçmen sayısı da 77 bin 772.

Özgür bir yaşam için

Manisa’da ilk kez oy kullanacak gençlerden 18 yaşındaki, Necmettin Temel , özgür bir gelecek için oyunu Yeşil Sol Parti’ye vereceğini söyleyerek, “Ekonomik olarak çöküşteyiz. Geçim sıkıntısı yaşıyoruz. Ben şu an gelecek hayali kuramıyorum. Özgür bir yaşam istiyorum. Herkes düşüncelerini özgürce ifade edebilsin diye oyumu Yeşil Sol Partiye vereceğim” dedi.

Ekonomi için

Ekonomik kriz nedeniyle geçinemediklerini dile getiren 18 yaşındaki Muhammed Eğin, “Ben bir genç olarak yaşanan geçimsizlikten dolayı arkadaşımla bir yerde oturup çay içemiyorum. Bu nedenle ilk oyumu Yeşil Sol Parti’ye vereceğim. Çünkü bir genç olarak artık rahat nefes almak istiyorum” dedi.

İnsanca bir maaş için

Güzel bir gelecek için ilk oyunu Yeşil Sol Parti’ye vereceğini vurgulayan 19 yaşındaki Murat Taşkın ise şunları söyledi: “Şu an fırında çalışıyorum ama bir yere gitmeye çalışsam, maaşım yetmeyecek kadar az. Her gün neredeyse her şeye zam geliyor. Sorunların çözümü için oyum Yeşil Sol Parti’ye.”

Kadınlar olarak rahat yaşamak için

14 Mayıs’ın özgürlükler seçimi olduğunu dile getiren 18 yaşındaki Nurcan Örs ise, bir genç ve öğrenci olarak 21 yıllık AKP iktidarının son bulmasını istediğini söyleyerek, “Bir kadın olarak rahat yaşayamıyorum. Her gün kadınlar öldürülüyor. Bu yaşanan sorunlara ancak Yeşil Sol Parti çözüm olabilir” dedi.

Mereş ( Maraş) merkezli depremlerde yerle bir olan kentlerden biri olan Hatay’da da sandık başına ilk kez gidecek gençlerin tercisi Yeşil Sol Parti.

Basın özgürlüğü için

Gençlerden Sercan Bayat, “Özgürlük için, iyi bir eğitim için, barış için, basın özgürlüğü için, daha iyi yaşayabilmek için Yeşil Sol Parti’ye oy verme” çağrısı yaptı.

Nitelikli bir eğitim için

Samandağlı gençlerden Yakup Mutlu da, üniversitelerin nitelikli eğitim, ekonominin güçlenmesi, kadınlar için daha özgür bir yaşam için Yeşil Sol Parti’ye oy vereceğini söyleyerek, “Gençleri Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye çağırıyorum” dedi.

Adaletli bir ülke için

Antakya ilçesinde yaşayan gençlerden Melisa Görüroğlu da, “Eşit, adaletli olan bir ülke istiyoruz. Geleceğimiz hakkında endişe duymadan, test kitaplarımızı fahiş fiyatlara almadan, rahatça okuyabileceğimiz bir ülke istiyoruz” şeklinde konuştu.

Oylar Yeşil Sol Parti’ye

Antakyalı gençlerden Muhammed Gündüz de, “Şu anda olan iktidar partisini depremden önce ve sonra hiç yanımızda göremedik. Üstüne yanımızda olmaktan ziyade karşımızda dahi durdukları oldu. Depremzede olmamıza rağmen bizlere hakaretler ettiler” diyerek, iktidarın değişmesini istedi.

Kaynak: MA

#kuşağı #sandık #başında #Biz #Yeşil #Soldayız #siz #gelin

Koçuk ve İkto işkenceyi anlattı: Türk’ün gücünü göreceksiniz işkencesi

Sokak müzisyeni Cihan Aymaz’ın ırkçı kişiler tarafından katledilmesini protesto ettikten sonra gözaltına alınan gençler, ‘Türk’ün gücünü göreceksiniz’ denilerek saatlerce işkenceye maruz kaldıklarını anlattı ve ‘Boyun eğdiremezler’ dedi

İstanbul Kadıköy Rıhtım’da Kürtçe şarkı söyleyen sokak müzisyeni 30 yaşındaki Cihan Aymaz, 2 Mayıs akşamı “Ölürüm Türkiyem” şarkısını söylemesini isteyen ırkçı saldırgan Mehmet Caymaz’ın saldırısında katledildi. Ertesi gün Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) Aymaz’ın katledildiği yerde gerçekleştirdiği eyleme katılan gençler Aydın Koçuk ve Mehmet İkto, eylem sonrası ara sokakta darp edilerek gözaltına alındı.

Polisler Ercan Bulut ve Kemal Aslan tarafından takip edilen gençlerin, daha sonra sokağa giren polis aracına zorla bindirildiği ve hem araçta hem de götürüldükleri karakolda işkenceye uğradıkları ortaya çıktı.

Kadıköy İskele Polis Karakolu’nda saatlerce işkence gören gençler, “Polise mukavemet” iddiasıyla da savcılık tarafından ifadeleri alındı. Daha sonra serbest bırakılan Koçuk ve İkto’nun şikayeti üzerine polisler hakkında soruşturma başlatıldı.

Koçuk ve İkto gözaltında yaşadıkları işkenceyi Mezopotamya Ajansı’ndan Mehmet Aslan’a anlattı.

Kendilerini takip eden polisler tarafından ara sokakta Genel Bilgi Taraması (GBT) gerekçesiyle durdurulduktan sonra küfür ve hakaretlere maruz kaldıklarını belirten İkto, ardından polisin çağırdığı araca bindirildiklerini ve burada darp edildiklerini söyledi.

‘Türk’ün gücünü göreceksiniz işkencesi’

Gözaltına alındıktan sonra ilk önce hastaneye götürülmeleri gerekirken, İskele Polis Karakolu’na götürüldüklerini söyleyen İkto, “Karakolun arka bölümünde bulunan açık bir alana götürdüler. Hemen yan tarafta müdür odası vardı. O açık alanda ters kelepçeli bir şekilde bizi yatırıp, ‘Türkün gücünü göreceksiniz’ diyerek, tehdit, küfür ve hakaretlerde bulundular. Ailemize sürekli küfrettiler. İşkence edenlerden birkaçını gördük. Diğerlerini görmek için başımızı kaldırdığımızda başımıza ve yüzümüze tekme atıyorlardı. Yoğun bir işkence gördük” dedi.

‘Türk polisi böyle yapar’

Polislerin işkence sırasında aynı zamanda “Kurdistan diye bir yer yok” ve “Türk polisi böyle yapar işte” şeklinde söylemlerde bulunduğunu aktaran İkto, fiziki şiddetin yanı sıra psikolojik şiddet ve tacize de maruz kaldıklarını aktardı.

İki saatlik işkencenin ardından Göztepe’de bulunan bir hastaneye götürüldüklerini kaydeden İkto, ters kelepçeli bir şekilde götürüldükleri hastanede bir doktorun detaylı muayene yapmadığını anlattı. Bu esnada detaylı muayene talebinde bulunduğunu belirten İkto, bu talep nedeniyle ise karakola geri götürüldükleri esnasında polislerin hakaret ve küfürlerine maruz kaldığını söyledi. İkto, “Doktorun işkenceye dair rapor verip vermediğini bilmiyoruz. Ayrıca polisin emrinde çalışan doktorların verdiği raporda ne olabilir ki” diye sordu.

‘Can güvenliğimiz yok’

Hastaneden sonra tekrar karakola getirildikleri esnada avukatlarının geldiğini ve polisin ters kelepçe işkencesine son verip “iyi polis” rolü oynamaya başladığına dikkat çeken İkto, sonrasında çıkarıldıkları savcılıkta serbest bırakıldıklarını kaydetti. İkto, polisin kendisine arabada tekme attığını ve bu esnada koltuk arasına sıkışan ayağını çıkarmaya çalışırken burktuğunu belirtti.

Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gidip dosyalarını teslim ettiklerini ancak muayene edilmediklerini aktaran İkto, can güvenliklerinin olmadığını dile getirdi. İkto, “Halkın içinde bu alçakça saldırıyı yapmaktan çekinmeyenlerden başkaca saldırı da bekliyoruz. Böyle bir kaygımız var. Hem bizim hem de ailemizin can güvenliği yok. Her şeyi yapabilecek zihniyete sahipler” diye belirtti.

‘Boyun eğmeyiz’

Polisin toplumu korkutmak ve sindirmek amacıyla işkenceye başvurduğunu belirten İkto, “Sadece dış görünüşümüzü bozdunuz, içimizdeki görünüşümüzü asla bozamazsınız. Asla boyun eğdiremezsiniz” ifadelerini kullandı.

İşkenceye maruz kalan Aydın Koçuk da şunları söyledi: “Amaçları bir bütün olarak muhalif kesimleri ortadan kaldırmaktır. Bunun için işkence ediyorlar. İşkence yapanları tanıyoruz ve onlar da bizi çok iyi tanıyor. Kürt ve muhalif gençlere akıllarınca korku vermeye çalışıyorlar. Halkımıza şu sözü de verebiliriz; hiçbir şekilde polis görünümlü çetelere, devlet içine sinmiş bu kliklere asla ama asla boyun eğmeyeceğiz. Bunun hesabını da demokratik yollarla, mahkemelerde soracağız. Yargılanacaklar.”

HABER MERKEZİ

#Koçuk #İkto #işkenceyi #anlattı #Türkün #gücünü #göreceksiniz #işkencesi

‘Provakasyonlara gelmeyiz, geri adım atmayacağız’

Bursa’da parti anons araçlarına sürekli ceza kesildiğini ve billboardlara koyulan reklam afişlerine ırkçı yazılamalar yapıldığını belirten Yeşil Sol Partili Mehmet Dilek, ‘çalışmalarından da geri adım atmayacaklarını’ söyledi

Bir hafta kalan seçimler için siyasi partiler son çalışmalarına hız verirken, kent kent sokak sokak 2023 seçimlerinin önemi anlatılıyor. Bu amaçla Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti), Bursa’da da çalışmalarına devam ediyor. Kentte partinin çalışmaları birçok kez engellenip, büroları saldırıya uğrasa da partilileri Bursa’dan vekil çıkarmakta kararlı.

Saldırıların acizliklerinin işareti

Partinin billboardlara koyduğu reklamlar ırkçı kesimler tarafından yırtılırken, partinin seçim anonsu için araçları ise polisler tarafından cezai işlem uygulanarak bağlanıyor. Partililerin yaptığı suç duyuruları ise yanıtsız bırakılıyor. Çalışmalarda yer alan Mehmet Dilek, “Mevcut hükümetin acizliği, saldırganlığı, provokasyonları onların gidişinin göstergesidir. Bu anlamıyla bırakın bu ülkede bir politika yürütmeyi, ekonominin bittiği ve insan haklarının olmadığı, adaletin olmadığı kirli sistemi hep birlikte değiştirmek için alanlarda çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Suç duyuruları cevapsız bırakıldı

Seçim çalışmalarında zaman zaman aksaklıklarla karşı karşıya kaldıklarını dile getiren Dilek, “Yasal bir şekilde kiraladığımız billboardlarımızın üzerine hakaret edici sözler yazılıyor, karalamalar yapılıyor. Biz daha önce defalarca suç duyurusunda bulunduk ama bir türlü bunun önüne geçilmedi. Neden geçilmedi? Çünkü mevcut hükümetin söylemleriyle bunlar gerçekleşiyor” şeklinde konuştu.

Asla geri adım atmayacağız

Engellemelere rağmen seçim çalışmalarına devam edeceklerini vurgulayan Dilek, sistemi hep birlikte değiştireceklerini altını çizdi. Dilek, “Bursa’da yaşayan Kürtler olarak, bu provokasyonlara gelmeyeceğiz. Asla ve asla geri adım atmayacağız” diye belirtti.

Birlikte başaracağız

Dilek, “Bursa halkı olarak, Bursa’da yaşayan Kürtler olarak, bizimle birlikte demokrasi ve birlik mücadelesi veren tüm halklarımızla birlikte bu kirli sistemi ortadan kaldıracağız” dedi.

BURSA

#Provakasyonlara #gelmeyiz #geri #adım #atmayacağız

AKP’liler yetmedi vali ve askerler AKP’ye oy için sahada

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için AKP’lilerin yanı sıra Botan kentlerinde resmi kurum temsilcileri de sahada. Şırnak Valisi Osman Bilgin ve askeri yetkililer, kaymakamlar gittikleri yerlerde AKP’ye oy isterken, halkı tehdit ediyor

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere bir hafta kalırken, saha çalışmaları da hızlandı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) en yüksek oy oranına sahip olduğu Botan bölgesi kentlerinde, devlet yetkilileri AKP için seferber oldu.

Bürokratlar da sahaya indi

Yeşil Sol Parti seçimler Botan bölgesi kentlerinden Şirnex’te 4 milletvekilini Meclis’e göndermekte kararlı iken, AKP’de ise 2015 seçimlerinden yenilgiyle çıkan Arslan Tatar, bir kez daha aday oldu. 2015’te olduğu gibi kentte karşılık bulamayan Tatar, devlet yetkililerini harekete geçirdi. Bir yandan Tatar korucularla birlikte seçim çalışması yürütürken, diğer yandan Şırnak Valisi Osman Bilgin ve askeri yetkililer, AKP’nin seçim çalışması için sahaya indi.

Köy köy geziyorlar

Kentin ilçelerinde köy köy korucularla ziyaretler gerçekleştiren Bilgin, son olarak geçtiğimiz günlerde Elkê’nin Batê, Pîrosan ve Aşka köylerine gitti. Korucular eşliğinde gerçekleştirilen ziyarette, İlçe Kaymakamı Kemal Ülkü’nün Batê köyünde asılan Yeşil Sol Parti bayraklarını indirerek yaktığı iddia edildi.

Toplumu korkutmak istiyorlar

Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA) Zeynep Durgut’a konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şirnex İl Eşbaşkanı Abdullah Güngen, kentte devlet yetkililerinin AKP’li yöneticiler gibi çalıştığını belirtti. Önceki seçimlerde de vali ve kaymakamların AKP’li yöneticiler gibi çalışma yürüttüğünü hatırlatan Güngen, “Aslında daha önceki süreçlerde valiler, askerler ve kaymakamlar bu tür çalışmalarını hep yaparlardı ama bunu gizli yaparlardı. Ama şimdi açıkça yapıyorlar ve suç olarak görmüyorlar. Her gün bir köyde, ilçede seçim faaliyetleri yürütüyorlar. Devlet kurumlarında çalışan bir aile varsa, işine son vermekle tehdit ediliyor ya da partimize oy veren korucular, silahlarına el konulmakla tehdit ediliyor. Bu şekilde toplumu korkutmak ve terbiye etmek istiyorlar” dedi.

Halk iradesine sahip çıkacak

Devlet yetkililerinin bu çalışması AKP’nin kentte bittiğinin işareti olduğunu ifade eden Güngen, “Biz halkımızdan umutluyuz ve inanıyoruz. Halkımızın aşıladığı bu inanç bize başarıyı getirecektir. Bu onların son günleridir. 20 yıldır bu toplum üzerinde zulüm ediyorlar. Gideceklerini bildikleri için saldırıların her türlüsünü geliştiriyorlar ve devlet yetkililerini sahaya sürüyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bu halk geri adım atmaz ve 14 Mayıs’ta iradesine sahip çıkarak, büyük bir farkla 4 adayını da parlamentoya gönderecek” diye belirtti.

Sağduyu çağrısı

Halkın olası provokasyon girişimlerine karşı sağduyulu olması gerektiğini söyleyen Güngen, “Bizler bu seçimi huzurlu bir şekilde geçirelim ve cevabımızı 14 Mayıs’ta sandıkta verelim” diye seslendi.

ŞIRNEX

#AKPliler #yetmedi #vali #askerler #AKPye #için #sahada