Ana Sayfa Blog Sayfa 511

Yeşil Sol Parti Hristiyan cemaatleri ile bir araya geldi

Yeşil Sol Parti Hatay adayları ve HDP vekili Garo Paylan, kentteki Hristiyan cemaatleri ile bir araya gelerek, destek istedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Hatay’da Hristiyan cemaatleri ile bir araya geldi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Garo Paylan, Yeşil Sol Parti adayları Kerem Nalbant ve Yusuf Kimyon, Samandağ ilçesindeki St. İlyas Ortadoks Kilisesi’ni ziyaret etti. Paylan, Hristiyan cemaatlerinden destek istedi.

Paylan ve beraberindekiler ardından İskenderun’a geçerek, Aziz Georgias Kilisesi’ni ziyaret etti. Paylan, “Garo Paylan neyse Kerem Nalbant da o dur. Paylan, Nalbant’tır” dedi.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #Hristiyan #cemaatleri #ile #bir #araya #geldi

Yeşil Sol Parti: Tek ağaç var, bizimdir, mührü altına vurun

Yeşil Sol Parti Seçim İşleri, twitterdan paylaştığı video ile ‘mührü ağacın altına vurun’ çağrısı yaptı

Yeşil Sol Parti Seçim İşleri, Twitter hesabında yaptığı görüntülü paylaşımda doğru oy kullanımına dair uyarı yaptı.

Video ile şu mesaj paylaşıldı:

“Mührünü Sadece AĞACIN altına vuracaksın.

Pusulada zaten TEK ağaç var.

O AĞAÇ partimizin AĞACIDIR.

Mührünü AĞAÇTAN başka yere vurursan OY’un GEÇERSİZ sayılır.”

İSTANBUL

#Yeşil #Sol #Parti #Tek #ağaç #var #bizimdir #mührü #altına #vurun

İHD Ankara: Galatasaray Meydanı’nı annelere açın

İHD bu ayki Barış Nöbeti’ni Cumartesi Anneleri önündeki engellerin kaldırılması ve Galatasaray Meydanı’nın açılması çağrısıyla yaptı

İnsan Hakları Derneği (İHD), her ayın ilk Cuma günü yaptıkları Barış Nöbeti eylemini sürdürüyor. Bu ay, Cumartesi Anneleri’nin mücadelesi için nöbet tutuldu.

Belirsizlik işkencedir

İHD Ankara Şube binasındaki nöbet eylemine Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük, Barış Anneleri Meclisi ve çok sayıda kişi katıldı. Grup adına konuşan İHD Ankara Şubesi Eşbaşkanı Sevil Turgut, toplantı ve yürüyüş hakkının Anayasal olarak garanti altına alındığını hatırlatarak “Ancak kolluk tarafından bu hak yok sayılarak Anayasanın üstünde bir tutum sergilemektedir. Hukukun üstünlüğü ilkesi de yok sayılmaktadır. Uluslararası hukuk; gözaltında kaybedilen kişilerin akrabalarının yaşadığı ağır ıstırapla ilgili yetkililerin sergilediği kayıtsızlık nedeniyle, işkence görmeme haklarının ihlal edildiğini değerlendirmektedir. Yani kayıp yakınlarına yaşatılan belirsizlik uluslararası hukuka göre işkencedir” ifadelerini kullandı.

Yasağa son verin

Turgut, soruşturulması gerekenlerin adalet arayışında olan Cumartesi Anneleri değil, hukuka aykırı bir şekilde hareket edenler olduğunu vurguladı. Turgut, “Anayasa Mahkemesi’nin vermiş olduğu ihlal kararına uyulmasını, Galatasaray Meydanı’nın açılmasını, barışçıl eylem ve etkinliğin engellenmesine son verilmesini talep ediyoruz” çağrısı yaptı.

Başka annelerin canı yanmasın

Ethem Sarısülük’ün annesi Sayfi Sarısülük ise, “Benim evladım toprağın altına girdi ama katili elini kolunu sallayarak geziyor. Bu emri veren Tayyip. Tayyip gitmediği sürece hakkımızı alamayacağız. Kim sokağa çıkarsa tutuklanıyor, hiçbir açıklama ve anmamızı yapamıyoruz. Benim içim yanıyor başka annelerin içi yanmasın” diye kaydetti.

Failleri istiyoruz

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu, cezasızlık politikası nedeniyle her yeni bir katliamın yaşandığını belirtti. Sinemillioğlu, “Bu coğrafya kana çok doydu. Barış bir an önce bu topraklara gelmeli” dedi.

Barış Annesi Münibe Koç da, “Biz anneler kayıplarımızı ölene kadar arayacağız. Kemiklerimizi, kayıplarımızı, failleri istiyoruz” dedi.

ANKARA

#İHD #Ankara #Galatasaray #Meydanını #annelere #açın

Qoser’de Yeşil Sol rüzgarı

Yeşil Sol Parti, Mêrdîn’in Qoser ilçesinde binlerce kişinin katılımıyla miting düzenliyor.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ve siyasetçi Ahmet Türk’ün katılımıyla Mêrdîn’in Qoser ilçesi Otogar Meydanı’nda miting düzenliyor. Miting meydanı Yeşil Sol Parti’nin bayrakları süslenirken, mitinge binlerce kişinin katıldı.

Miting konuşmalarla devam ediyor.

Ayrıntılar geliyor..

#Qoserde #Yeşil #Sol #rüzgarı

Celal Fırat Alevi kurumlarımızın adayıdır!

0

Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi Başkanı Erdal Ahi: Celal Fırat Alevi kurumlarımızın adayıdır; destekliyoruz, yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat seçim çalışmaları çerçevesinde İstanbul 1. Bölgedeki cemevlerini ziyaret etti. Cemevleri yönetimiyle ve Alevilerle bir araya gelen Fırat, Alevilerden milletvekili seçiminde Yeşil Sol Parti’ye, cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na oy istedi.

Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi’nin düzenlediği kahvaltıya katılan Celal Fırat halkın yoğun ilgisiyle karşılandı. Cemevi yönetimi ve başkanı Erdal Ahi, Fırat’ı makamında misafir etti.

Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi Başkanı Erdal Ahi, burada yaptığı konuşmada, “Değerli canlar nasıl ki Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye’de Halil İbrahim Sofrası açtıysa; siyasi ve toplumsal alanda birlik için bir temel attıysa, Celal Fırat Dede de aynı temelde bir çalışma yürüttü. Biz de Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) olarak Alevilerin birliğini, bütünlüğünü burada sağladık. Bu birliğimize tabii ki Celal Dede ADFE Genel Başkanı olarak çok mücadele etti. Biz de Alevi kurumları olarak her zaman ona destek olduk.

İlkin şunu ifade etmek isterim ki, Yeşil Sol Parti’den teklif direkt Celal Fırat Dede’ye gelmedi. Çatı örgütümüz olan Alevi Dernekleri Federasyonu’na (ADFE) geldi. Biz de yönetim kurulu olarak kabul ettik. Yani anlayacağınız Celal Dede ADFE’nin adaydır. Vekâleten bizi temsil edecektir. Meclis’te Yeşil Sol Parti çatısı altında Alevi temsilcisi olarak görev yapacaktır. İşte bundan dolayı destekliyoruz ve her zaman yanında olduğumuzu ilan ediyoruz” diye konuştu.

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat, cemevi yönetimine ve üyelerine misafirperverlikleri için teşekkür ederek başladığı konuşmasına şöyle devam etti:
“Canlar ben Meclis’e bir Alevi Dedesi olarak gideceğim. Yolumuz erkanımız bize ne öğretmişse öyle davranacağım. Hakk Muhammed Ali yolundaki hizmetimi Meclis’te sürdüreceğim. Nasıl ki Kemal Kılıçdaroğlu hepimizin umudu olmuşsa, bende o inançla mücadele edeceğim.

Meclis’e gittiğimde en önceliğimiz olan cemevlerimizin yasal bir statüye kavuşması için ne gerekiyorsa ona gayret edeceğim. Hele hele sizlerin desteğiyle Yeşil Sol Parti’yi etkin bir şekilde Meclis’e gönderirseniz, elimiz daha da güçlenecektir. Bir Alevi Dedesi olarak hepinizden bir oy Kemal Kılıçdaroğlu’na, bir oy da Yeşil Sol Parti’ye vermenizi istiyorum.”

Kemal Demir / İstanbul

İHD 2022 hak ihlali raporu: 2 bin 143 gözaltı, 178 işkence

2022 yılı hak ihlali raporunu açıklayan İHD Amed Şubesi, geçtiğimiz yıl en az 260 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığını, en az 178 yurttaşın gözaltında işkenceye uğradığını ve en az 2 bin 143 yurttaşın ise gözaltına alındığını söyledi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi “Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2022 Yılı İnsan Hakları İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Açıklanan raporda 2022 yılında her alanda artan baskılara dikkat çekildi.

Saldırılar arttı

Şube binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan İHD Eş Genel Başkan Yardımcısı Rehşan Bataray Saman, insansız hava araçları ve uçaklarla yapılan saldırılarda sivillerin yaşamını yitirdiği, mezarlıkların tahrip edildiği, ziyaretlerin engellendiği, mezarlık ziyaretleri sırasında yurttaşlara yönelik hakaret ve kötü muamele fiillerinin işlendiğini belirtti.

Basıklar arttı

Kurdistan kentlerinde çatışma ortamının yanı sıra ciddi bir ekonomik krizin yaşandığını da belirten Saman, beraberinde hak ihlallerinin artarak devam ettiğini belirtti. Saman, muhalif kesimlerin sürekli baskılanarak susturulmaya çalışıldığı, bunun Halkların Demokratik Partisi (HDP) kapatma istemiyle dava açılmasıyla kendini gösterdiğini kaydetti.

Cezasızlık yaygınlaştı

Cezaevlerinde, tecrit ve izolasyon, işkence ve kötü muamele yasağının ihlali, sevk/sürgünler, haber alma ve verme hakkının engellenmesi, infaz uzatma/yakma uygulamaları, tedavi hakkının engellenmesi, yaşam hakkı ihlalleri gibi daha birçok hak ihlalinin gerçekleştiğini belirten Saman, ihlalleri gerçekleştiren kamu görevlilerinin ceza almadıklarının tespit edildiğini kaydetti.

Kürt gazetecilere yönelik 2022’de saldırılara da değinen Saman, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesiyle kadın cinayetlerinin arttığını da sözlerine ekledi.

Seçim baskıları artacak gibi

Kürt sorununun Türkiye’nin en temel hak, özgürlük ve demokratikleşme sorunu olarak varlığını koruduğunun altını çizen Saman, hak savunucuları olarak her zaman Kürt sorununun demokratik, barışçıl ve adil çözümünü savunduklarını vurguladi. Saman, seçimlere de değinerek, “Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, tam da seçim arifesinde çok sayıda avukat, gazeteci ve aktivistin gözaltına alınması ve tutuklanması seçim öncesinde iktidarın anti demokratik ve baskıcı politika ve uygulamalarına devem edeceği ve baskıyı arttıracağını göstermektedir” şeklinde konuştu.

Ardından hak ihlali raporunu açıklayan İHD Bölge Temsilcisi Tahir Saçaklı da, “keyfi öldürme, silah ve orantısız güç kullanma, dur ihtarına uymama, Yargısız infaz’ sonucu kolluk güçleri tarafından açılan ateşle 6 yurttaşın hayatını kaybettiğini, 14 yurttaş çeşitli şekillerde yaralandığını ve köy korucuları tarafından açılan ateş sonucu 1 korucu ve 1 yurttaş yaşamını yitirdi, 1 yurttaş yaralandığını belirtti.

Saçaklı’nın aktardığı hak ihlalleri şu şekilde:

* Bölge hapishanelerinde 13’ü intihar iddiası ile 8’i çeşitli hastalıklar nedeniyle 21 mahpus yaşamını yitirdi. Gözaltında bulanan 1 yurttaşın intihar ettiği ileri sürülerek yaşamını yitirdiği öğrenildi.

* Faili meçhul adli saldırılar sonucu en az 3 yurttaş yaşamını yitirdi.

* Bölge kentlerinde en az 8 asker-polis intihar ettikleri ileri sürülerek şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Resmi hata ve ihmaller sonucu 2 yurttaş yaşamını yitirirken en az 329 yurttaş yaralandı.

* Bölge kentlerinde faaliyet yürüten 1 milletvekili ve 2 siyasi parti yöneticisine yönelik farklı tarih ve yerlerde gerçekleşen 4 ayrı saldırıda 1 siyasi parti yöneticisi yaralandı. Ayrıca 3 gazeteci, 2 öğretmen, 5 avukat, 4 doktor ve 6 sağlık görevlisi uğradıkları saldırılar sonucu yaralandı.

* Bölge kentlerinde ve sınır ötesi yaşanan çatışmalarda en az 114 kolluk görevlisi yaşamını yitirirken, 59 kolluk görevlisi de yaralandı. Aynı çatışmalar sonucu en az 267 silahlı militan yaşamını yitirdi. 9 sivil yaşamını yitirirken, 34 sivil yaralandı.

* 3 kişi silahlı örgüt militanlarının saldırısı sonucu yaşamını yitirdi.

* Sınır hatlarında 2 kişi donarak, 3 kişi vurularak yaşamını yitirirken, 2 kişi vurularak yaralandı.

* Mayın patlamaları sonucu 4 yetişkin (erkek), 3 çocuk yaralandı.

* Bölge kentlerinde 16 çocuk, 51 kadın, 21 erkek olmak üzere; en az 88 kişi şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Bölgede 10 kent ve bağlı 25 ilçe sınırlarında bulunan yüzlerce alanı (en az 440 alan) kapsamına alacak şekilde 15 defa özel güvenlik bölgesi ilan edildi.

* 2 kente bağlı 14 köyü kapsamına alacak şekilde 5 defa sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

* 1 köyde yaşayan 35 aile, asker baskısı ile göç etmek zorunda kaldı.

* 2 kente bağlı 4 kırsal bölgede orman yangını çıktı.

* Örgüt militanlarına ait 3 cenaze ailelerine teslim edilmedi.

* 5 kente mezarlıklar 6 kez tahrip edildi.

* 2 kente 3 toplu mezar iddiası ile insana ait kemikler bulundu.

Aile içi şiddet sonucu 39 kadın katledildi

* 8 kadın intihar etti, 2 kadın intihar teşebbüsünde bulundu.

* Aile içi şiddet sonucu 39 kadın yaşamını yitirdi, 17 kadın yaralandı, 1 kadın alıkonuldu.

* Toplumsal alanda uğradığı saldırı sonucu 18 kadın yaşamını yitirdi, 16 kadın yaralandı. Toplumsal alanda en az 5 kadına yönelik cinsel saldırı, 28 kadına yönelik şantaj ve tehdit gerçekleşirken, en az 2 kadın fuhuş yapmaya zorlandı.

En az 260 çocuk istismara maruz kaldı

* 8 çocuk intihar etti, 4 çocuk intihar girişiminde bulundu.

* Aile içi şiddet sonucu 8 çocuk yaşamını yitirdi, 3 çocuk yaralandı, 2 çocuk cinsel istismara maruz kaldı.

* Toplumsal alanda şiddet sonucu 8 çocuk yaşamını yitirdi, 6 çocuk yaralandı. Toplumsal alanda en az 260 çocuk cinsel istismara maruz kaldı, 2 çocuk fuhuş yapmaya zorlandı, 1 çocuk ise alıkonuldu.

En az 178 yurttaş gözaltına işkenceye uğradı

* Bölgede en az 15 yurttaş gözaltında, 178 yurttaş gözaltı yerleri dışında (sokak, ev baskını) işkence ve kötü muameleye maruz kalırken, en az 42 mahpus hapishanelerde işkence ve kötü muameleye maruz kaldı.

* En az 20 yurttaş kolluk görevlilerinin ajanlık dayatmalarına maruz kalırken, 13 yurttaş tehdit edildi.

* Okullarda en az 2 çocuk şiddete maruz kaldı.

* Toplumsal gösterilerde kolluk görevlilerinin müdahalesinde en az 7 yurttaş şiddete maruz kaldı.

En az 110 çocuk gözaltına alındı

* Bölge kentlerinde en az 110’nu çocuk 2 bin 143 yurttaş gözaltına alındı.

* 1’i çocuk en az 194 yurttaş tutuklandı. En az 2 yurttaş hakkında ev hapsi kararı verildi.

* Bölgede en az 1.109 ev/iş yeri baskına uğradı.

Yasaklar sürdü

* Bölge kentlerinde yapılmak istenen 14 etkinlik yasaklandı.

* 2 gazete ve 1 kitap sayısına kolluk görevlilerince el konuldu.

* 4 basın yayın kurumu baskına uğradı.

* 26 soruşturma dosyasında 136 yurttaş hakkında soruşturma başlatıldı.

* 16 dava dosyasında 76 yurttaş hakkında dava açıldı.

* Aralarında siyasetçi, gazeteci ve kamu emekçilerinin bulunduğu 40 dosyada 127 yurttaş hakkında değişik hapis ve para cezaları verildi.

* 14 siyasi parti binası, 3 dernek saldırı veya baskına uğradı. 1 dernek hakkında kapatma istemiyle dava açıldı.

* Kolluk görevlileri tarafından en az 19 toplantı ve gösteriye müdahale edildi, en az 10 toplumsal gösterinin gerçekleştirilmesine kolluk görevlileri tarafından izin verilmedi.

* Bölgede bulunan 23 kentin 17’sinde valilik kararıyla toplantı ve gösteriler 125 defa yasaklandı.

En az 353 tutuklu sürgüne maruz kaldı

* Hapishanelerde 77 mahpus gerekçe gösterilmeden başkaca hapishanelere sevk edildi. Diyarbakır E Tipi Hapishanesinin kültür merkezine dönüştürüleceği gerekçesiyle 276 mahpus başka hapishanelere sevk edildi. Böylelikle en az

* 353 mahpus sevk ve sürgüne maruz kalmıştır.

* En az 34 mahpusun sağlık hakkı, 7 mahpusun aile görüşü hakkı, 10 mahpusun haberleşme hakkı, 8 mahpusun sosyal etkinlik hakkı ihlal edildi.

* En az 12 mahpusa disiplin cezası verildi.

* En az 27 mahpus tecrit ve izolasyona maruz kaldı.

* En az 14 mahpusun infazı çeşitli gerekçelerle (kurula çıkmadığı, disiplin cezası, pişman olmadığı, dini ve milli günlerde törene katılmadığı) ertelenirken, 43 mahpus ise farklı hak ihlallerine uğradı.

En az 34 işçi hayatını kaybetti

* İş güvenliğinin sağlanmadığı çalışma koşullarında yaşanan kazalarda en az 1’i çocuk 34 işçi yaşamını yitirdi, 159 işçi yaralandı.

* En az 33 işçi işten çıkarıldı, 2 kişi görevinden alındı, 7 kişi ihraç edildi.

* Eğitim Hakkına Yönelik Ayrımcı Uygulamalar: En az 2 okulda öğrenciler Kürtçe seçmeli dersi seçmesine rağmen “sayı yetersiz” iddiasıyla Kürtçe dersi açılmazken, 1 üniversite yurdunda ise Kürt öğrenciler başka öğrenci gruplarınca tehdit edildi.

* Engelli Haklarına Yönelik İhlaller: En az 1 engelli yurttaşın sosyal güvenlik hakkı ihlal edilirken, 1 engelli yurttaş ise ayrımcı uygulamaya maruz kaldı.

* Ayrımcılık: En az 5 yurttaş inancı, 7 yurttaş ise etnik kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğradı.

* Mülkiyet Hakkı: En az 1 yurttaşın mülkiyet hakkı ihlal edildi.

* Çevre Hakkı: Belediye ve şirketlerin en az 4 çalışmasından kaynaklı çevre kirliliği gerçekleşirken, 3 bölgede uzun süre orman kesimi yapıldı.”

Açıklamanın ardından her ayın ilk Cuma günü gerçekleştirilen “Barış Nöbeti” eylemi devam etti.

AMED

 

#İHD #hak #ihlali #raporu #bin #gözaltı #işkence

AYM’den ikinci kez aynı karar: Galatasaray Meydanı’nın kapatılması hak ihlali

Anayasa Mahkemesi, ikinci kez Cumartesi Anneleri’ne Galatasaray Meydanı’nın kapatılmasıyla ilgili hak ihlali kararı verdi

Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine yönelik polis saldırısına ilişkin bir hak ihlali kararı daha verdi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Başkanı Gülseren Yoleri’nin başvurusunda yüksek mahkeme toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle hükmetti.

AYM, kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ilişkin iddianın ise ‘açıkça dayanaktan yoksun olması’ nedeniyle kabul edilemez buldu.

AYM kararıyla ilgili Cumartesi Anneleri’nin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “AYM, Cumartesi Anneleri’nin 700. hafta buluşmasının polis zoru ile engellenmesi hakkında bir kez daha ihlal kararı verdi. Galatasaray bizimdir!” denildi.

HABER MERKEZİ

#AYMden #ikinci #kez #aynı #karar #Galatasaray #Meydanının #kapatılması #hak #ihlali

Yeşil Sol Parti’den Bismîl’de halk buluşması

Yeşil Sol Parti, Bismîl’de halk buluşması gerçekleştiriyor.Buluşmaya, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayları katıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Amed’in Bismîl ilçesinde İlçe Otogarı alanında halk buluşması gerçekleştiriyor. Buluşmaya, Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayları, Tevgera Jinen Azad (TJA), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticileri katıldı.

Halk buluşması, davul, zurna eşliğinde çekilen halaylarla başladı.

 

#Yeşil #Sol #Partiden #Bismîlde #halk #buluşması

Hol Kampı’nı koruyan askeri güçlere SİHA saldırısı

Hol Kampı’nı koruyan askeri güçlere SİHA saldırısı düzenlendi

Türkiye’nin Til Hemîs’e bağlı Qeyrewan’da bir noktayı bombaladığı öğrenildi.

SİHA’larla yapılan saldırının hedefinin Hol Kampı’nın korunmasında sorumlu olan askeri güçler olduğu öğretildi.

Kaynak: ANHA

#Hol #Kampını #koruyan #askeri #güçlere #SİHA #saldırısı

Temel: Tecride dair spekülasyonlara itibar edilmemeli

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride dair değerlendirme yapan HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, ‘Sayın Öcalan’ın iktidar tarafından güncel seçim politikalarına, güncel pragmatist politikalara alet edilmesi çirkin ve kabul edilemez’ dedi

İmralı Cezaevi’nde 25’inci yılına giren ağır tecrit altında bulanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’da 2 yılı aşkın süredir hiçbir haber alınmazken, seçim çalışmalarına devan eden partiler İmralı tecrit sistemini ağırlaştıran AKP iktidarı, yine bir seçim öncesi Abdullah Öcalan ile ilgili spekülatif açıklamalara başladı.

Bir yandan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan meydan meydan muhalefeti PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinden hedef alırken, diğer yandan AKP’li isimler devletin İmralı ile görüşmelerinin olduğunu ileri sürdü.

Tecrit açıklamalarına itibar etmeyin

Seçimler ve yaşanan gelişmeler üzerine Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA) Yüsra Batıhan’a değerlendirmelerde bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, bu açıklamalara itibar edilmemesi gerektiğini belirtti.

Tecrit Kürtlerin kırmızı çizgisi

AKP-MHP’nin kurumsallaşmasının İmralı tecrit sistemiyle başladığını belirten Temel, bu sürecin Abdullah Öcalan’ın tecrit edilmesi, dış kamuoyuna ilişkin yapacağı değerlendirmeleri ve vereceği mesajların kesintiye uğratılmasıyla başladığını kaydetti. Temel, AKP ve MHP ortaklığının Kürt düşmanlığı ve inkarı üzerine kurulu olduğunu ifade ederek, “Kürt düşmanlığı politikasını da Sayın Öcalan’ı tecride alarak başlattı. Tecridin Kürtler açısından kırmızıçizgi olduğu, kaldırılması, yıkılması, yerle bir edilmesi, esasen bütün faşist politikaların yıkılması anlamına geliyor” dedi.

Her sıkıştığında Kürtlere saldırıyor

AKP’nin 20 yıllık tecrit politikasını irdeleyen Temel, “Her sıkıştığında, zemin kaybettiğinde, Kürt halkına bir şekilde dayanma ihtiyacı duyduğunda, sürekli pragmatist olarak faydacı bir şekilde tecridi esneterek, kimi görüşmeler yaparak, Sayın Öcalan’dan faydalanmaya çalıştı” diye konuştu.

Erdoğan ‘Çöktürme planı’ yaptı

AKP’nin “çözüm” adı altında yürütülen süreçte samimi olmadığını hatırlatan Temel, “Çözüm süreci görüşmeleri sürerken, AKP ‘Çöktürme Planı’ ile meşguldü. Kadınlar, halklar, Kürtler, toplumun tümü adına bir çözüm çıkarmaya çalıştı, bir şans tanıdı. Çözüm sürecinin adı bu, Sayın Öcalan’ın iktidarın bütün samimiyetsizliğine rağmen bir şans tanıma ve olanaklardan barışı, çözümü, ‘Kürtlere bir yer arıyorum’ şiarını belki yerine getirme çabası çerçevesinde bir sonuç alma girişimiydi. Fakat Erdoğan bunu sabote etti, bozdu” şeklinde konuştu.

‘Sayın Öcalan her şey açık olsun istedi’

İktidarın benzer girişimlerde bulunduğuna dikkat çeken Temel, “Faşizm bu kadar zayıflamışken, şüphesiz benzer girişimlerde bulunabilir. İmralı’da kapalı devre görüşmelerin olması, toplumdan kaçırılan, tecrit edilen, soyutlanan bir adada devlet yetkililerinin gidip gelmesi gayet olabilir bir şey fakat bunların bir anlamı yok. Ne Sayın Öcalan nazarında ne de Kürt siyasi hareketinin, Kürt halkının, Türkiye toplumunun nazarında bu gidişlerin bir anlamı var. Zaten Sayın Öcalan bunu reddetti. Ne olacaksa kamuoyunun önünde açık, şeffaf ve net bir şekilde olacaksa bir kıymeti var. Sayın Öcalan’ın iktidar tarafından güncel seçim politikalarına, güncel pragmatist politikalara alet edilmesi çirkin ve kabul edilemez. Muhalefetin bu dil üzerinden Sayın Öcalan’a dair değerlendirmeleri kabul edilemez” dedi.

Halkımız buna tahammül etmez

Temel, AKP’li isimlerin İmralı ile ilgili spekülatif açıklamalarına dair ise, “Hükümetin oluşturduğu bu gri alan üzerinden spekülasyonlar var. Bu kirli bir politika, reddediyoruz. Ne Kürtler buna tahammül eder ne de Kürt siyasi hareketi. Kürt siyasi hareketi bu tür yaklaşımlara gelmez. Sayın Öcalan’ın kendi halkıyla, Kürt siyasi hareketiyle kurduğu diyalektik bağı anlamayanların uydurduğu, saçma sapan ipe gelmez söylentiler ve söylemlerdir. Kim ki tecridi sorgulamadan, hukukun askıya alınmasını sorgulamadan İmralı ile ilgili spekülasyon yaparsa, niyeti kötüdür. Halkımız bu kasaba politikacılarının tarihsel sorunların güncel siyasi çıkarlar için kullanmasına ne itibar etmeli ne tahammül etmeli” dedi.

ANKARA

#Temel #Tecride #dair #spekülasyonlara #itibar #edilmemeli