Ana Sayfa Blog Sayfa 521

Kadın Zamanı Derneği’nden gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı

Kadın Zamanı Derneği yaptığı açıklamada, tutuklanan kadın gazetecilerle dayanışmanın sürdürüleceğine işaret ederek, gazetecilerin serbest bırakılması çağrısı yaptı

Kadın Zamanı Derneği, son 11 ayda mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklanan özgür basın emekçisi 12 kadınla dayanışmak amacıyla yazılı bir açıklama yayınladı. Kürtçe ve Türkçe yapılan açıklamada, tutuklanan Safiye Alağaş, Beritan Canözer, Öznur Değer, Habibe Eren, Derya Ren, Diren Yurtsever, Berivan Altan, Ceylan Şahinli, Dicle Müftüoğlu, Elif Üngür, Neşe Toprak ve Remziye Temel ile dayanışmanın sürdürüleceği vurgulandı.

10 ayda 34 gazetecinin tutuklandı

“Yaşadığımız coğrafyada özellikle Kürt ve muhalif gazeteciler baskı altına alınmaya, susturulmaya çalışıldı ve hala çalışılıyor” denilen açıklamada, Türkiye’de son 10 ayda 34 gazetecinin tutuklandığı hatırlatıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Geçtiğimiz günlerde tutuklanan Kürt gazeteciler için Kadıköy’de basın açıklaması yapmak isteyen gazeteciler darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltına alınan gazetecilerin çoğunlukla kadın olması mevcut sistemin kadına karşı yürüttüğü politikaların ve şiddetin nasıl meşrulaştırıldığının göstergesi. Hakikat yolunu kalemleriyle aydınlatan gazetecilerin gözaltı, baskı ve tutuklamalarla susturulmasına karşı hak savunucuları olarak ifade özgürlüğünün önemini tekrardan hatırlatıyor, tutuklanan gazetecilerin serbest bırakılması talebimizi yineliyoruz. Haber yapmak suç değildir. Özgür basın ve kadın haberciliği susturulamaz.”

Açıklamada, bu günün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü olduğuna işaret edilerek, “Hakikat yolunu kalemiyle aydınlatan tüm gazetecilerin basın özgürlüğü gününü kutluyor, hak ettikleri özgürlük tanınana dek gazetecilerin yanında duruyoruz” denildi.

HABER MERKEZİ

#Kadın #Zamanı #Derneğinden #gazetecilerin #serbest #bırakılması #çağrısı

ODTÜ’lüler ayakta: Şenlik bizimdir

ODTÜ’de Uluslararası Bahar Şenliği’nin hazırlıkları rektörlük tarafından engellenmeye çalışınca öğrenciler eylem yaptı

ODTÜ’de bu sene 35’incisi gerçekleştirilecek Uluslararası Bahar Şenliği’nin hazırlıkları düzenleyici topluluk Uluslararası Gençlik Topluluğu (UGT) tarafından sürdürülürken Rektörlük UGT’nin defalarca yaptığı görüşme talebine mail yoluyla cevap verdi ve şenliğin bu sene kesinlikle yapılmayacağını söyledi.

Rektörlük gerekçe olarak yaşanan depremleri öne sürdü. UGT, ‘depremin’ bahane olarak öne sürüldüğünü söyleyerek ODTÜ’lüleri şenliğe sahip çıkmak için eyleme çağırdı.
Dün, fizik çimlerinde toplanan ODTÜ’lüler hazırladıkları dövizler ve pankartlarla eylem gerçekleştirirken, ‘ODTÜ burada, Verşan nerede?’, ‘Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz’ sloganları sıklıkla atıldı. ODTÜ’lüler şenliklerinden vazgeçmeyeceklerini ve kayyum rektör Verşan Kök’ün yasaklarını tanımadıklarını ilan ettiler.

Mezunlara da yasak

Yasağın geri çekilmesi için bugün de bir araya gelen öğrenciler, “Şenlik ODTÜ’nün, ODTÜ bizimdir”, Verşan Kök ODTÜ’ye rektör olamaz”, “ODTÜ burada Verşan nerede?” sloganlarıyla rektörlüğe yürüdü. Öğrenciler tarafından yapılan açıklamada, şenliğin aynı zamanda depremzedelerle dayanışma amaçlı yapıldığına dikkat çekilerek şöyle denildi: “Erteleme bizim için engelleme anlamına gelir. Şenliği engellemek, afet bölgesiyle kurulacak dayanışmayı da engellemektir. ODTÜ kamuoyu asla buna izin vermez” denildi. Rektörlüğün görüşme talebini kabul etmesini bekleyen öğrenciler, burada halaylarla, danslarla, müzikle, sloganlarla eyleme devam etti. Bu arada, sabah saatlerinden bu yana kampüse girmek isteyen ODTÜ mezunlarına Rektörlük talimatıyla izin verilmediği öğrenildi.

ANKARA

#ODTÜlüler #ayakta #Şenlik #bizimdir

Tümen’in cenazesi 7 yıl sonra ailesine verildi

Nisêbîn’de sokağa çıkma yasağı sürecinde yaşamını yitiren Vakkas Tümen’in cenazesi, 7 yıl sonra ailesine verildi

Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde 2015-2016 yılları arasında ilan edilen sokağa çıkma yasakları sırasında hayatını kaybeden Vakkas Tümen’in (Kawa Çekdar) cenazesi, 7 yıl sonra ailesine verildi. 2016 yılının Mayıs ayında hayatını kaybeden Tümen’in cenazesi, Amed’te bulunan kimsesizler mezarlığında defnedilmişti. Tümen’in ailesini arayan polisler, cenazeyi alabileceklerini bildirdi. Tümen ailesi, bunun üzerine Amed’e gelerek, Tümen’in cenazesini aldı.

Tümen’in cenazesinin Riha Berecûk (Birecek) ilçesine bağlı Ayran kısal mahallesinde defnedileceği öğrenildi.

Kaynak: MA

#Tümenin #cenazesi #yıl #sonra #ailesine #verildi

RSF, IPI, ECPMF ve CPJ: Değişmeyen tek şey Kürt basınına baskı

RSF, IPI, ECPMF ve CPJ yaptığı açıklama ile ülkenin basın özgürlüğü konusunda geriye gitmesinin Kürt basınına yönelik saldırılardan kaynaklandığını söyledi

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle Beyoğlu’nda bulunan Aynalı Geçit Sanat Galerisi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)’temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda gazeteci katıldı.

Kürt basınına baskı

Toplantıda ilk olarak konuşan IPI Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya, polisin cezasızlık nedeniyle gazetecilere yönelik tavırlarını eleştirdi.

Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda geçen yıllara oranla çok daha geriye gittiğinin altını çizen Kızılkaya, bu durumun temel nedeninin iktidarın Kürt gazetecilere yönelik baskılarından kaynaklandığını vurguladı. Mezopotamya Ajansı’na (MA) yönelik baskıları işaret eden Kızılkaya, yıl içerisinde 50’ye yakın Kürt gazeteci tutuklandığını aktardı. Kızılkaya, bu duruma ilişkin, “Bu ağır tablo dünyada yani Çin, Rusya ve İran gibi diktatörlük seviyesine varan otoriter ülkelerde görülen bir manzaradır. Şimdi Kürt gazeteci arkadaşlarımız tutuklanması seçim kampanyasının yürütülmesinde bilgi akışının aksamasına neden olacak” dedi.

Gazetecilerin oynayacağı rol

Daha sonra konuşan Medya Özgürlüğü Acil Müdahale Koordinatörü Gürkan Özturan, 3 Mayıs 2022’den bu yana geçen bir yıl içinde en az 72 gazeteciye yönelik fiziksel saldırı gerçekleştiğini kaydetti. Ülkede Kürt gazetecilere yönelik uygulamaların baskının boyutunu ortaya koyduğunu ifade eden Özturan, gazetecilerin seçimlerdeki rolüne işaret ederek, “Gazetecilerin Türkiye’deki bu seçim yılında ve gelecekte güçlü ve demokratik bir toplumun inşasında oynayacakları çok önemli bir rol vardır” dedi.

Gazeteciler terörizm ile suçlanıyor

CPJ Türkiye Direktörü Özgür Öğret ise, ülkede gazetecilerin yargıyla başının dertte olduğunun altını çizdi. Özellikle de 2013 ila 2015 yılındaki “diyalog” sürecinin sona erdirilmesinden sonra Kürt basınına dönük başlayan saldırılara ilişkin Öğret, “Barış süreci olarak bilinen süreç haricinde Kürt medyasının bu yargılamalardan ve operasyonlardan başını kaldıramadığını görüyoruz. Son bir yıldır arta arda yapılan operasyonların ardından geçen hafta başlayan ve bu gün iki gazetecinin tutuklanması ile sonuçlanan bir durum var. Buradan baktığımı zaman 10 yıldır hiç değişmeyen tek şey gazetecilerin teröristlikle suçlanması. Bu yüzden devletin bu yaklaşımına tepki gösterilmesi ve herkesin ses çıkarması gerekir” dedi.

RSF: Tutuklamalar hukuk dışı

RSF Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu ise, gazetecilere yönelik keyfi tutuklamaları, internet yasakları, davalar, caydırmaya yönelik RTÜK kararları, ayrımcı basın kartları, habercilere karışı ihlallere yönelik işlenen suçlarda cezasızlık gibi süregelen ihaleleri sıraladı. Son tutuklamalara da dikkat çeken Önderoğlu, şöyle devam etti: “Gazetecilerin tutuklanmasını bir yana bırakamayız.  Bu tutuklamalar bize iktidarın yargıyı da güvenlik güçlerini de seçim sürecine alet edebileceğini gösteren bir gelişmedir. Gazetecilerin keyfi olarak tutuklanmasın tamamen hukuk dışıdır.”

İSTANBUL

#RSF #IPI #ECPMF #CPJ #Değişmeyen #tek #şey #Kürt #basınına #baskı

Federe Kurdistan’da Nisan ayında en az 8 kadın ölü bulundu

Federe Kurdistan Bölgesi’nde açıklanan verilere göre Nisan ayında en az 8 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti

Şüpheli kadın ölümü oranlarının yüksek olduğu Federe Kurdistan Bölgesi’nde Nisan ayında en az 8 kadın hayatını kaybetti. Kadın cinayetleri haberlerinin yapılması ve paylaşılması devlet yetkilileri tarafından yasaklanırken, ölümlerin Kurdistan’ın her kentinden olması dikkat çekti.

Kerkük’te iki kadın ölü bulundu

Buna göre, 7 Nisan sabahı Kerkük’ün Eden semtinde yalnız yaşayan 58 yaşındaki bir kadın evinde ölü bulundu. 19 Nisan’da da Kerkük’ün Esra ve Mafkudini Mahallesi’nde ikamet eden 71 yaşındaki kadın ve eşi şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Hecîawa’da intihar iddiası

10 Nisan’da ise Raperin Bölgesi Hacîawa’da bir kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Şüpheli ölüm kayıtlara “intihar” olarak geçti.

Rewandiz’de bir kadının cenazesi nehirde bulundu

17 Nisan’da Şilêr Fathulah isimli 22 yaşındaki bir kadının ise Rewandiz kasabası ile Çoman arasındaki Hafız köprüsü yakınında nehirde cenazesi bulundu.

Ranya’da şüpheli ölüm

18 Nisan’da Ranya’da ikamet eden Lara Êlî Reza adlı genç bir kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Akrê’de bir kadın ölü bulundu

20 Nisan’da Akrê ilçesine bağlı Bedrîkê köyünde V.Ş. isimli genç kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti.

Soran’da hayatını kaybeden kadının bedeni yandı

26 Nisan’da Soran’ın bağımsız yönetimi Sîdekan sınırındaki Lelkan köyü sakinlerinden Hozan Mustafa Seid isimli genç kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Yakınlarının ifadesine göre gaz patlaması nedeniyle vücudunun büyük bir kısmı yandı.

Raperîn’de genç kadın ölü bulundu

26 Nisan akşamı ise Raperin’e bağlı Qeladiza’da 18 yaşındaki bir genç kadın şüpheli bir şekilde hayatını kaybetti. Genç kadının boğulma sonucu öldüğü tespit edildi.

Kaynak: Nujinha

#Federe #Kurdistanda #Nisan #ayında #kadın #ölü #bulundu

Özerk Yönetim temsilcileri Norveç’te İşçi Partisi ile görüştü

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Avrupa Temsilcisi Abdulkerîm Omar ve beraberindeki bir heyet Norveç İşçi Partisi yetkilileriyle bir araya geldi. Görüşmede Suriye krizi konuşuldu

Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Avrupa ülkelerinde diplomasi çalışmaları devam ediyor. Bu amaçla Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Avrupa Temsilcisi Ebdulkerîm Omar, diplomatik ve siyasi ilişkilerin geliştirilmesi çerçevesinde dün Norveç’in başkenti Oslo’da Norveç İşçi Partisi’nden bir heyetle bir araya geldi.

Heyette, Norveç parlamentosunun dış ilişkiler ve savunma komitelerinin birinci başkan yardımcısı Asmund Aukrust ve Milletvekili Mani Hussaini yer aldı.

Suriye krizi konuşuldu

Görüşmede Suriye krizinin konuşulduğu öğrenildi. Görüşmeye dair konuşan Omer, “Bunun nedeni, Şam hükümetinin inatçılığı ve barışçıl çözümler için olan diyaloğu reddetmesi ve askeri çözüm konusundaki ısrarıdır. Suriye muhalefetinin dışarıya bağlı olması ve Suriyelilerin çıkarlarından uzak hareket etmesi de bir başka nedendir” dedi.

Rusya-Şam ve Ankara görüşmeleri konuşuldu

Yine görüşmede, Rusya-Şam ve Ankara arasındaki görüşmelerin değerlendirildiği ve bir anlaşmaya varılması halinde, bunun Suriye halkının aleyhine olmasının yanı sıra Kuzey ve Doğu Suriye’ye karşı savaş ve Özerk Yönetimi’n tecrübesini yok etmede başka bir adım olacağının konuşulduğu öğrenildi. Öte yandan görüşmenin esas gündeminin ise Suriye krizinin çözümüne yönelik Özerk Yönetim’in yayınladığı deklarasyon olduğu belirtildi.

Uluslarası toplumun görevi

Yine Özerk Yönetim’in önündeki siyasi, ekonomik ve güvenlik engelleri, özellikle de DAIŞ çetelerinin Özerk Yönetim tarafından tutulması konusu ve bu dosyayla ilgili uluslararası toplumun görevleri tartışıldığı belirtildi.

DIŞ HABERLER

#Özerk #Yönetim #temsilcileri #Norveçte #İşçi #Partisi #ile #görüştü

Buldan Erzirom’da konuştu: Cudi’de petrol bulmuşlar, yalan. Asıl kaynak Saray’ın altında

Xinûs’ta binlerce kişinin katıldığı mitingde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Buldan, Soylu ve Erdoğan’ın ‘Gabar’da pertol bulduk’ açıklamasına ‘Cudi’de petrol bulmuşlar, yalan. Asıl kaynak Saray’ın altında’ sözleri ile yanıt verdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti), Erzirom’un Xinûs (Hınıs) ilçesinde binlerce kişinin katılımıyla miting düzenledi. Erzirom merkez, Qereyazî (Karayazı), Tatos (Tekman) ve Qereçoban (Karaçoban) ilçelerinden de çok sayıda kişi mitinge katıldı.

Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan mitingde sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Jin, jiyan, azadî”, “Bê serok jiyan nabe”, “Bijî serok Apo” sloganları atıldı.

Beştaş mitinge canlı bağlandı

Mitingde HDP Erzirom İl Eşbaşkanı Muammer Duman ile Yeşil Sol Parti adayları, kitleyi selamladı. Yaşadığı trafik kazası nedeniyle mitinge katılamayan Yeşil Sol Parti Erzirom Milletvekili adayı Meral Danış Beştaş, mitinge canlı yayınla bağlandı.

Beştaş, “Toplanan kalabalık bize Erzirom’un kararını verdiğini söylüyor. Erzirom, Kürt düşmanlığına, inkara artık ‘hayır’ diyor. Erzirom’un sesini tüm Türkiye’ye yayarak, halkımızın iradesini yansıtacağız. Bu kenti birlikte değiştireceğiz” diye konuştu.

Sakık: Tecridi kıracağız

Ardından sözü alan Yeşil Sol Parti Agirî Milletvekili adayı Sırrı Sakık, “Biz özgürlük için alanlardayız. İmralı’daki tecridin kapısını kıracağız. Cezaevindeki arkadaşlarımız başta olmak üzere on binlerce arkadaşımız özgür olacak. Kürtler bu topraklarda artık savaş, çatışma ve kavga değil, müzakere istiyorlar.” diye konuştu.

Sakık’ın ardından konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ın konuşmasından bazı başlıklar ise şöyle:

“Güçlü bir temsiliyetle meclise gireceğiz. Yeşil Sol Parti’nin 100 milletvekili ile mecliste temsiliyeti artık kaçınılmaz. Çünkü bu hava bunu gösteriyor.

Gittiğimiz her yerde bir oy Yeşil Sol’a, bir oy da faşizmi göndermeye. Çünkü bu ülkede faşizmi uygulayanlar belli, Kürtleri inkar edenler belli, Alevilerin eşit yurttaşlık hakkını tanımayanlar belli. Kadın cinayetlerini, kadına yönelik şiddeti, kadına yönelik baskıyı yapanlar belli. AKP-MHP ittifakının 21 yıldır uyguladığı zulüm ittifakını hep birlikte 14 Mayıs’ta sandığın dibine gömeceğiz.

Buradaki gençlerin çoğunun işsiz olduğunu biliyoruz. Buradaki gençler batıya iş bulmak için gidiyorlar. Hınıs’ın da Tekman’ın da Karaçoban’ın da Karayazı’nın da gençleri doğdukları topraklarda iş bulamıyorlar. Erzurum halkı bunu hak ediyor mu, hayır. AKP hükümetinin gençler ve Erzurum halkına reva gördüğü yaşamı değiştirmek ve 14 Mayıs’ta onları Erzurum’da bir tabela partisi haline getirmek genç yoldaşlarımın görevidir.

‘Cudi’de petrol yalanı’

Saray’ın penceresinden Erzurum halkı görünmez. Her seçim döneminde yalanları, vaatleri ve kurdukları sözleri görüyoruz. Her seçimde yeni yalanlarla Türkiye halklarının önüne çıkan, oy isteyen AKP’nin uydurduğu yeni bir yalan var. Cudi’de petrol bulmuşlar, yalan. Cudi’de petrol bulduk yalanın bir seçim vaadi olarak ülkenin toplumun seçmenlerine yeni bir söz olarak koydular. Asıl rezerv kaynakları nerede biliyor musunuz? O Saray’ın altında.

‘Rıza amcanın cenaze hakkı için’

14 Mayıs’a kadar daha fazla ve güçlü çalışmak ve bu ilde Yeşil Sol Parti’yi güçlü bir temsiliyetle meclise göndermek sizin sorumluluğunuzdadır. Ben size hem inanıyorum hem de güveniyorum. Başaracağınızı da biliyorum. Bize en güzel müjdeyi siz vereceksiniz. Rehavete kapılırsak, boş alanları başkaları doldurur, gece gündüz demeden kadınıyla, genciyle, yaşlısıyla, Kürt’üyle, Alevi’siyle kapı kapı dolaşacağız, her eli tutacağız, her yüreğe dokunacağız ve herkesi ikna edeceğiz. Yeşil Sol’u tanımayanlara, Yeşil Sol’u anlatacağız. Bu zulmün, bu barbarlığın, Tek Adam rejiminin bitmesi için, Ali Rıza amcanın (Sur’da yaşamını yitiren oğlu Hakan Arslan’ın kemiklerini bir torbada teslim alan baba) cenaze hakkı için, Erzurum kendi iradesine sahip çıkacak.”

Miting, dengbêj Xalîde’nin müzik dinletisiyle sona erdi.

Kaynak: MA

#Buldan #Erziromda #konuştu #Cudide #petrol #bulmuşlar #yalan #Asıl #kaynak #Sarayın #altında

Emek ve Özgürlük İttifakı öldürülen sanatçı Aymaz için sokağa çıkıyor

Kadıköy’de istek şarkı çalmadığı gerekçesiyle öldürülen Cihan Aymaz için Emek ve Özgürlük İttifakı Saat 19:00’da katledildiği yerde açıklama yapacak

Dün akşam 19.00 sıralarında Kadıköy rıhtımda şarkı söyleyen Cihan Aymaz bir kişinin istek şarkı isteğini kabul etmediği için bıçaklı saldırıya maruz kalmış ve hayatını kaybetmişti. Aymaz’ın cansız bedeni dün akşam saatlerinde götürüldüğü Adli Tıp Kurumu’ndan bugün yakınları tarafından alındı. Aymaz’ın ailesi de Ataşehir’deki Ağrılılar Derneği’nde taziyeleri kabul etti.

Kadıköyde istediği türküyü çalmadığı için öldürülen gencin cenazesi Adli Tıptan alındı. Aymaz’ın cenazesi Kayışdağı Merkez Camii’nde kılınacak namazın ardından, Başıbüyük Mezarlığı’na defnedilecek.

Emek ve Özgürlük İttifakı çağrı yaptı

Emek ve Özgürlük İttifakı Aymaz’ın katledildiği Kadıköy Rıhtım’da saat 19:00’da açıklama yapacak.

İttifak tarafından duyurulan çağrıda “Gencecik hayatlara mal olan iktidarın nefret siyasetinin tezahürü olan bu vahşete karşı herkesi basın açıklamasına davet ediyoruz” denildi.

HABER MERKEZİ

#Emek #Özgürlük #İttifakı #öldürülen #sanatçı #Aymaz #için #sokağa #çıkıyor

Belgrad’da okulda saldırı: 9 kişi öldü

Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da bir okulda 14 yaşındaki bir öğrenci öğretmeni ve 8 öğrenciyi yanında taşıdığı silahla öldürdü

Sırbistan’da bir okulda 14 yaşındaki bir çocuk, sınıfta önce öğretmenini ardından 8 öğrenciyi vurdu. Saldırıda en az sekiz öğrencinin ve bir güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği öğrenildi.

Vracar bölgesi Valisi Milan Nedeljkovic, doktorların vurulan öğretmenin hayatını kurtarmaya çalıştığını ifade etti. Polis, olayla ilgili olarak bir 7’inci sınıf öğrencisinin gözaltına alındığını belirtti. Polis, saldırının arkasındaki motivasyonu bulmak için bir soruşturma başlatıldığını belirtti.

HABER MERKEZİ

 

#Belgradda #okulda #saldırı #kişi #öldü

DFG ve MGKP’den açıklama: Basın özgürlüğü sağlanana dek mücadelemiz sürecek

DFG ve MGKP, Amed’de Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde gazeteci Sedat Yılmaz ve Dicle Müftüoğlu’nun tutuklanmasına karşı açıklama yaptı. Açıklamada ‘Türkiye’de basın özgürlüğü sağlanıncaya dek mücadelemiz sürecek’ denildi

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) ve Mezopotamya Kadın gazeteciler Derneği (MGKP) Diyarbakır Adliyesi önünde 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’ne ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, Amed ve Ankara merkezli operasyonlarda tutuklanan gazeteciler hatırlatıldı.

MGKP üyesi Roza Metina tarafından yapılan açıklamada Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde gece tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) Muhabiri Sedat Yılmaz ve DFG Eş Başkanı Dicle Müftüoğlu da hatırlatıldı.

Açıklamada “Bizler Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği olarak, Özgür Basın’a dönük bu saldırıları kabul etmediğimizi bir kez daha söylemek istiyoruz. Türkiye’de basın özgürlüğü sağlanıncaya dek mücadelemizden vazgeçmeyecek, bulunduğumuz her alanda gazetecilerin yanında olmayı sürdüreceğiz” denildi.

Seçim güvenliği vurgusu

Seçimler öncesinde yapılan operasyonların seçim güvenliğini tehlikeye attığı belirtilen açıklamada, “Basının susturulması demek gerçeklerin bu toplumdan saklanmaya çalışılması demektir. Bütün tutuklama baskı ve işkence uygulamalarına rağmen canı pahasına hakikatler için mücadele eden gazeteciler bu toplumun sesi olmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Apê Musaların, Deniz Fıratların ve Gurbetelli Ersözlerin bizlere bıraktığı mirası yaşatmaya devam edeceğiz. Tutuklanan arkadaşlarımızın dediği gibi kahrolsun faşizm yaşasın özgür basın…Harami düzen 10 gün sonra gidiyor. Yıkıldı yıkılacak…” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamanın tamamı şöyle:

“Bugün 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü. Türkiye’de basın özgürlüğünün olmadığı bir yılı daha geride bıraktık. Bu ülkede Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde 2 gazeteci tutuklandı. Türkiye basın özgürlüğünü anayasal güvence altına almış olsa da özellikle 2002’de AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün hazırladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde her geçen yıl geri sıralarda yerini almayı sürdürüyor. Geçen yıl açıklanan endekse göre Türkiye 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada iken, 2023 verisine göre ise 16 sıra birden yükselerek 180 ülke arasında 165’inci sırada yer aldı. Bu bile başlı başına Türkiye’de basının olduğu durum ve koşulları ortaya koymaya yetiyor.

Türkiye’de özellikle son 10 yılda Özgür Kürt Basını’na dönük ciddi gözaltı ve tutuklamalar söz konusu oldu. Ajanslar, prodüksiyon şirketleri basıldı, onlarca teknik ekipmana el konularak gazeteciler çalışamaz hale getirildi. Son bir yılda 35 arkadaşımız tutuklandı halen de 33 arkadaşımız tutuklu bulunuyor. Gazeteciler haber takiplerinde defalarca engellendi, gözaltına alındı, işkenceye varan saldırılara maruz kaldı. Bunları özetlersek;

Diyarbakır’da 16 Haziran 2022’de tutuklanan 16 gazetecinin iddianamesi 10 ay boyunca hazırlanmadı. Daha sonra hazırlanan iddianamede, gazetecilerin yaptığı haber ve programlardan suç üretilmeye çalışıldı. Ankara’da 29 Ekim 2022’de tutuklanan 10 arkadaşımız hakkında iddianame ise 4 ay sonra hazırlandı. Burada da haber içeriklerinden suç üretilmeye çalışıldığını gördük.

Yine Diyarbakır’da 25 Nisan’da siyasetçi, hukukçu ve sanatçılara dönük gerçekleşen operasyonda 4 arkadaşımız yaptıkları haberler gerekçe gösterilerek tutuklandı. Son olarak ise Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve Mezopotamya Ajansı editörü Sedat Yılmaz, 29 Nisan günü Ankara’da yürütülen bir soruşturma kapsamında Diyarbakır’daki evlerine baskın yapılarak gözaltına alındı ve 15 saat ters kelepçe işkencesi ile yüz yüze bırakıldı. Yine Sedat Yılmaz, gördüğü işkence nedeniyle işitme kaybı yaşadı. Dicle Müftüoğlu ve Sedat Yılmaz dün gece yani 3 Mayıs gününün ilk saatlerinde yargı kararı ile tutuklandı.

Böylesi tablonun olduğu bir yerde basın özgürlüğünden söz etmek oldukça güç. Özelde kadın gazetecilerin maruz kaldığı cinsiyetçi yaklaşım, tacize varan saldırılar, tehdit gibi durumlar kadın gazetecilerin sahada güvende olmadıklarının da kanıtı. Bizler Mezopotamya Kadın Gazeteciler Platformu ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği olarak, Özgür Basın’a dönük bu saldırıları kabul etmediğimizi bir kez daha söylemek istiyoruz. Türkiye’de basın özgürlüğü sağlanıncaya dek mücadelemizden vazgeçmeyecek, bulunduğumuz her alanda gazetecilerin yanında olmayı sürdüreceğiz.

14 Mayıs seçimlerine sayılı günler kala yapılan bu gözaltı ve tutuklama operasyonlarını ülke ve seçim güvenliği için bir tehlike olarak görüyoruz. Basının susturulması demek gerçeklerin bu toplumdan saklanmaya çalışılması demektir. Bütün tutuklama baskı ve işkence uygulamalarına rağmen canı pahasına hakikatler için mücadele eden gazeteciler bu toplumun sesi olmaktan hiçbir zaman vazgeçmedi. Apê Musaların, Deniz Fıratların ve Gurbetelli Ersözlerin bizlere bıraktığı mirası yaşatmaya devam edeceğiz.

Tutuklanan arkadaşlarımızın dediği gibi kahrolsun faşizm yaşasın özgür basın…Harami düzen 10 gün sonra gidiyor. Yıkıldı yıkılacak…”

HABER MERKEZİ

#DFG #MGKPden #açıklama #Basın #özgürlüğü #sağlanana #dek #mücadelemiz #sürecek