Ana Sayfa Blog Sayfa 532

DİSK Basın-İş: Gözaltılar Kürt gazeteciler üzerindeki baskının devamıdır

Bir haftadır yapılan operasyonlarda gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklanmasına karşı açıklama yapan DİSK Basın-İş,  ‘Bu tutuklamalar Kürt gazeteciler üzerindeki sistematik baskının devamıdır’ diyerek basın yasasının yeniden yazılması istedi

DİSK Basın-İş Amed ve Ankara merkezli operasyonlarda gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklanmasına karşı İstanbul Takim’de bulunan gebel merkezinde basın açıklaması düzenledi.
Açıklamayı DİSK Basın-İş Yönetim Kurulu Üyesi Candan Yıldız okurken, açıklamada “Gazeteciler üzerinde, haber üzerinde büyük bir baskı var uzun süredir. Bu baskı en temel haklardan biri olan basın ve ifade özgürlüğünün neredeyse yok edilmesi seviyesine geldi” denildi. Yıldız, “Hapishanelerdeki gazeteci sayısı yine vahim duruma ulaştı. Geçtiğimiz yıl Diyarbakır’da düzenlenen bir operasyonda 16, Ankara’daki bir operasyonda 9 meslektaşımız tutuklandı. Halen hapishanedeler” dedi.

Sistematik saldırının devamıdır

Sabah saatlerinde yapılan operasyona da değinen Yıldız, “Tutuklanan gazetecilerden Beritan Canözer sendikamızın üyesidir. Beritan ve tutuklanan diğer gazeteci arkadaşlarımız yaptıkları haberlerle, çektikleri fotoğraflarla, görüntülerle hakikati anlattılar. Bu sabah ise gazeteci arkadaşlarımız ve üyemiz Dicle Müftüoğlu ve Sedat Yılmaz ailesiyle birlikte gözaltına alındı. Bu tutuklamalar Kürt gazeteciler üzerindeki sistematik baskının devamıdır” dedi.

Seçim güvenliği endişemiz var

Yıldız devamında, “Seçime giderken gazetecilere yapılan bu operasyonların habere, seçim güvenliğine ve doğrudan seçime bir müdahale olduğunu düşünüyoruz. Tutuklanan gazeteci arkadaşlarımızın bulunduğu yerlerde haber yapma ve seçim güvenliği konusunda endişemiz daha da artmaktadır” dedi.

Yasalar yeniden yapılsın

Açıklamada siyasi partilere de çağrı yapan Yıldız “Gazetecilerle ilgili geçmişteki yargılamalar ya yok sayılsın ya da yeniden gerçekten bağımsız mahkemelerde yargılansınlar. Basın ve ifade özgürlüğünü sınırlandıran tüm yasalar ya lağvedilsin ya yeniden yapılsın” dedi.

Operasyonlar sonuç vermeyecek

Açıklama sonrası söz alan gazetemiz Yeni Yaşam editörlerinden Hüseyin Kalkan ise, “Bu operasyın Kürt halkının seçme ve seçilme hakkına müdahaledir. Bir operasyon bitmeden bir başkası başlıyor. 42 gazeteci tutukluydu. Bugün sona erene kadar kaç gazetecinin tıtuklanacağını bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.
Kalkan iktidarın kaybettiğini belirterek “AKP ve MHP’nin kaldırdığı her taş ayaklarına düşmektedir. Bu operasyonlar da sonuç vermeyecektir” Dedi.

İSTANBUL

#DİSK #Basınİş #Gözaltılar #Kürt #gazeteciler #üzerindeki #baskının #devamıdır

Lozan’da ‘2+2=KRDSTN’ sergisi açıldı

Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılı için Lozan 100’cü Yıl Anma Komitesi tarafından düzenlenen etkinlikler kapsamında İsviçre’de ‘2+2=KRDSTN’ sergisi açıldı

1923’te imzalanan Lozan Antlaşması için Lozan 100’cü Yıl Anma Komitesi (Lozan 2023) tarafından geçtiğimiz yıl Kasım ayında startı verilen etniklikler devam ediyor. Çeşitli konferans, panel, sanatsal ve kültürel etkinliklerle süren 100’üncü yıl etkinlikleri kapsamında dört parça Kurdistan, Almanya ve İtalya’dan sanatçıların farklı disiplinlerden eserlerinin yer aldığı “2+2=KRDSTN” isimli serginin açılışı yapıldı.

Lozan kentinde bulunan Forum d’Hotel de ville salonunda gösterime açılan sergininin açılışına, sanatçıların yanı sıra aralarında siyasetçilerin de olduğu çok sayıda kişi katıldı.

Binlerce insan toprağından edildi

Açılışta ilk olarak konuşan Lozan Belediyesi Meclis Üyesi Davit Payot, antlaşmanın Kurdistan’ın 4 parçaya bölünmesindeki rolünün Kürtler açısından günümüze kadar devam ağır sonuçlarının olduğunu söyledi. Ardından konuşan Lozan Belediyesi Meclis Üyesi Sevgi Koyuncu da, ” Bu antlaşma 100 yıldan beridir yüz binlerce insanın ölümüne ve toprağından sürülmesine neden oldu. Bu anlamda, bu sergi, Lozanlıların bu antlaşmanın Kürtler ve diğer azınlıklar açısından nasıl sonuçları olduğu ve Kürtlerin bugünkü taleplerini bilmesi açısından çok önemlidir” dedi.

Kurdistan artık 4 parçe değil tek

KCDK-E Eşbaşkanı Yüksel Koç da, “Kürt halkı olarak yüzyıldır bu antlaşmayı kabul etmedik. Kürt halkı artık bir iradedir ve artık esareti ve statüsüz olmayı kabul etmiyor. Bizde bütün halklar gibi, kendi kimliğimiz ve kültürümüzle özgürce yaşamak istiyoruz. Artık Kurdistan 4 parça değil, Kürtler artık bir olmuş durumdalar” diye belirtti.

Birçok sanatçı yer alacak

Lozan Forum d’hotel de ville salonunda açılışı yapılan sergi, 19 Mayıs tarihine kadar ziyarete açık olacak. Küratörlüğü Barış Seyitvan ile Serdar Mutlu tarafından yapılan sergide şu sanatçıların eserleri yer alacak: “Osman Ahmed, Havin Al-Sindy, Havar Amini, Vooria Aria, Khadija Baker, Savaş Boyraz, Wirya Budaghi, Timur Çelik, Salah Ebrahimi, Serhat Ertuna, Jacopo Gallico, Fatoş Irwen, Eren Karakuş, Serpil Odabaşı, Walid Siti, Hito Steyerl, Leyla Toprak.”

HABER MERKEZİ

 

 

#Lozanda #22KRDSTN #sergisi #açıldı

Şengal, İran, Mereş ve Kurkut cinayeti: Hakikatin kalemi susmaz

Tutuklandığı adliye koridorunda ‘Kahrolsun faşizm, yaşasın Özgür Basın’ sözleri ile baskılara tepki gösteren gazeteci Abdurrahman Gök, Şengal’den İran’a, deprem bölgesinden Kurkut’un vurulmasına birçok bölgede hakikati kaleme aldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 25 Nisan’da Amed merkezli 21 kentte yapılan operasyonda gözaltına alınan 134 kişi arasında bulunan gazeteciler Abdurahman Gök, Beritan Canözer, Mehmet Şah Oruç ve Remzi Akkaya, “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla tutuklandı.

Tutuklanan Mezopotamya Ajansı (MA) editörlerinden Abdurrahman Gök, gündeme damga vuran birçok önemli habere imza attı.

3 Ağustos 2014’te DAİŞ saldırısından sonra Şengal’de, 5 Ekim 2014’ten sonra Kobanê’de ve 6 Şubat 2023’te deprem bölgesinde olan Gök, 2017 Newrozunda polis kuruşunuyla katledilen Kemal Kurkut’un vurulma anını fotoğraflayarak, hakikatin tersyüz edilmesinin önüne geçti.

Şengal

“Savaş muhabirliği” denilince Kürt basınında ilk akla gelen isim olan Gök, deprem, çatışma ve savaş bölgesine ilk koşanlardandı. 3 Ağustos 2014’te DAİŞ’in saldırdığı Şengal halkının havarına yetişen gazeteci Gök, yerlerinden yurtlarından edilen, göç yoluna düşen Êzidî halkının yaşadıklarını çektiği fotoğraflarla beleklere kazıdı.

Kobanê

Gazeteci Gök, Ekim 2014’te Kobanê’ye dönük DAİŞ saldırıları başladığı sırada Riha’nın Pîrsus (Suruç) ilçesinin Kobanê ile sınır olan köylerine gitti. Sınırda yaşanan gelişmeleri anbean takip etti, kamuoyuna duyurdu. Saldırıların şiddetlendiği 5 Ekim’den sonra Kobanê kent merkezine giden ilk gazetecilerden oldu. Savaş alanına dönüşen Kobanê’nin tüm sokak ve caddelerinde yaşananları fotoğrafladı, kameraya aldı ve haberini yaptı. Kobanê direnişinin sembol isimlerinden biri olan “Apê Nemir” ile cephede röportaj yaptı. Tüm halkların yönünü çevirdiği Kobanê’deki destansı direnişi dünyaya duyurdu.

Kurkut cinayetini fotoğrafladı

Kemal Kurkut, 21 Mart 2017’de polis kurşunuyla Amed’de katledildi. Olaya ilişkin emniyetten yapılan ilk açıklamada, Evrim Alataş Caddesi’ndeki polis barikatından Newroz alanına girmeye çalışan bir “canlı bombaya” müdahale edildiği iddia edildi. Olayı iktidar ve basını bu şekilde duyurdu. Abdurrahman Gök, çektiği fotoğrafları paylaştıktan sonra gerçekler ortaya çıktı. Gök, olay anını verdiği bir demeçte şöyle anlattı: “‘Fotoğrafları yayınlama, başına iş alırsın’ dedi yakınlarım. ‘İsminle yayınlama’ dediler. Ama orada benim dışımda fotoğraf çeken yoktu. Yayınlanınca, benim çektiğim anlaşılacaktı. Her gün evleri basılan, gözaltına alınan, tutuklanan meslektaşlarımı görüyorum. Bunlar benim de başıma gelebilir. Aklıma hepsi geldi. Ama bu fotoğrafları yayınlamak hakikate karşı bir borçtur. Ya yapmayacağız bu mesleği ya da gerçek neyse onu yazacağız. Eğer bu mesleği seçmişsek, gerçekleri anlatmaksa derdimiz, vicdanen o çocuğun gözlerini, bağırışını unutamam ben…”

Cezalar bir ‘intikam’

Kemal Kurkut’u katledenler değil, Gök polisin ve yargının hedefi oldu. “İntikam” alırcasına 9 Ekim 2018 tarihinde 90 kişiyle birlikte gözaltına alınan gazeteci Gök hakkında “örgüt üyesi olmak” ve “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla dava açıldı. Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde 30 Haziran 2022’de görülen karar duruşmasında, “örgüt üyesi olmak” iddiasından beraat eden Gök’e “örgüt propagandası yapmak” suçlamasından 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası verildi. Cezaya, gazeteci Gök’ün 2014’te DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırısını takip ederken yaptığı haberleri sanal medya hesabından paylaşması gerekçe yapıldı.

İran ve Rojhilat isyanı

Kürt kadını Jîna Emînî’nin 16 Eylül’de katledilmesinin ardından başlayan halk ayaklanmasının ikinci ayında Rojhilat ve İran kentlerine giden Abdurrahman Gök, tüm dünyaya yayılan ve özgürlük umudu olan “Jin Jiyan Azadî” sloganı etrafında kenetlenenleri yerinde gördü, konuştu ve yazdı. Xoy, Urmiye, Mahabad, Pîranşar, Bokan, Miyanduab, Jîna Emini’nin doğduğu Seqiz ve İran’ın başkenti Tahran’a giden Gök, buradaki izlenimlerini bir yazı dizi şeklinde çalıştığı Mezopotamya Ajansı için kaleme aldı.

Depremzelerin sesi oldu

Gazeteci Gök, Mereş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremde Amed’teydi. Depremden hemen sonra soluğu Mereş’te aldı. Amed’te yola çıkarak önce Semsûr’a sonra Mereş ve ilçelerine gitti. Devletin gözünde ırak olan Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan köylerinde basmadık yer bırakmayıp, depremzedelerin feryatlarını hem haberleriyle hem de paylaştığı videolarla halka duyurdu. Köylere AFAD, Kızılay ve bütün devlet kurumlarından önce yetişen Gök, depremzedelerin yaşadığı zorlukları ve çaresizliği ilk haber yapan gazetecilerden bir oldu. Gök’ün yaptığı haberler sayesinde yüzlerce insana yardımlar ulaştı. Deprem bölgesinde bir ayı aşkın ilçeden ilçeye, köyden köye insanların seslerini duyurmak için koşan Gök, Bazarcix’ta haber takibi sırasında kullandığı araçla kaza yaptı, ona rağmen deprem bölgesinde haber aktarmaya devam etti. Gök, depremden sonra kayıp çocukların haberlerini de yaptı.

Suriyeli Sened’in ortopedik yatağa kavuşmasına vesile oldu. “Rojhilat ve İran’dayım…” haberiyle Fidan Fıstık isimli depremzedenin “Güneş ne zaman doğacak?” sözlerini yine Gök duyurdu. Fıstık’a yardımların ulaşmasını sağladı.

‘Faşizm gidecek’

Gazeteci Abdurrahman Gök, Dicle Haber Ajansı’nda (DİHA) çalışırken, 20 Aralık 2011 tarihinde “KCK Basın” operasyonu kapsamında çalışma arkadaşlarının gözaltına alınmasına sokakta verdiği şu tepkiyle hafızalarda yer edindi: “Bu ajans (DİHA) Apê Musa’nın mirasını devralan ajanstır. Bu ajans Mazlum Erenci’nin mirasını devralan ajanstır. Bu ajans hiçbir zaman diz çökmeyecektir. Arkadaşlarımızı gözaltına almış olabilirsiniz ancak biz onların yerlerine de çalışacağız.”

O dönemden bugüne değişen hiçbir şey olmadığı gibi Özgür Basın üzerindeki baskılar artarak devam ederken, baskılar karşısında gazeteciler tek bir adım dahi geri atmadı. Hukuksuz bir şekilde tutuklanan gazeteci Gök’ün adliye koridorlarında şu sözleri yankılandı: “Faşizm yenilecek hiç merak etmeyin. Faşizan defolup gidecek. Kahrolsun faşizm, yaşasın Özgür Basın.”

Kaynak: MA

#Şengal #İran #Mereş #Kurkut #cinayeti #Hakikatin #kalemi #susmaz

Şenyaşar ailesi: Adalet olmadan barış gelmez

768 gündür Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi, ‘Adalet olmadan barış ve huzur gelmez’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 768’inci gününde devam ediyor.

Hafta sonu nedeniyle adliye kapalı olduğu için anne Emine Şenyaşar Pirsûs’taki evinde Adalet Nöbeti’ni sürdürürken, Ferit Şenyaşar seçim çalışmaları için sokaklara indi.

Aile, sanal medya hesabından “Adaletin zıddı adaletsizlik değil zulümdür. Yeni dönemden toplumun ilk ve ivedi beklentisi adalettir. Adalet olmadan barış ve huzur gelmez” paylaşımında bulundu.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Adalet #olmadan #barış #gelmez

DGF: 30 yıldır hiçbir baskıya boyun eğmedik

DGF, gazetecilere yapılan gözaltı operasyonlarına ilişkin açıklama yaparak, ‘Özgür Basın 30 yılı aşkın süredir bin bir türlü baskıyla karşı karşıya kaldı, yine de boyun eğmedi.  Bugün de baş eğmeyecek’ dedi

Amed merkezli 21 kentte düzenlenen ve aralarında gazeteci, avukat ve siyasetçilerin de olduğu ve yine bu sabah Ankara merkezli gerçekleşen ve aralarında gazetecilerin de olduğu gözaltı operasyonuna ilişkin Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) yazılı bir açıklama yaptı.

Güne operasyonla uyandık

Operasyonlarda gazetecilere sorulan sorular ve yöneltilen suçlamaların sadece yaptıkları haberler olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “Bizler gazeteciler olarak henüz adliye koridorları ve adliye önlerindeyken ne yazık ki bu sabah bir diğer operasyona uyandık. Derneğimizin Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz, evleri basılarak gözaltına alındı. Eşbaşkanımız Dicle Müftüoğlu, gazetecilere dönük en ufak baskıda dahi soluğu adliyede alan bir gazetecidir. Nitekim günlerdir Diyarbakır Adliyesi önünde sabahlamış, meslektaşlarıyla dayanışma halinde olmuştur” denildi.

10 ayda 30 Kürt gazeteci tutuklandı

“Son 10 ayda Kürt gazetecilere yönelik operasyonlarda 30 meslektaşımız tutuklandı. Onlarca meslektaşımız da gözaltına alındı” denilen açıklamanın devamında ise şunlar dile getirildi: “Bu operasyonun da aynı şekilde, ifade özgürlüğüne, haber alma hakkına, özgür basına ve Kürt gazetecileri susturmaya yönelik operasyonların devamı olduğunu biliyoruz. Ülke tarihinin en kritik seçimlerine günler kala yapılan bu operasyonların hiç kuşku yok ki seçim operasyonundan başka bir ismi yoktur! Gazetecilere yönelik bu operasyonlara derhal son verilmelidir. Özgür Basın 30 yılı aşkın süredir bin bir türlü baskıyla karşı karşıya kaldı, yine de boyun eğmedi, kalemini eğip bükmedi. Tek hedefi ve parolası ‘hakikat’ olan özgür basın emekçileri bugün de baş eğmeyecek! ”

AMED

#DGF #yıldır #hiçbir #baskıya #boyun #eğmedik

Yolcu otobüsü devrildi: 16 kişi yaralı

Amed’ten Wan’a giden yolcu otobüsü devrildi. Kazada 16 kişi yaralandı

Amed’ten Wan’a giden yolcu otobüsü, Westan (Gevaş) ilçe girişinde kaza yaptı. Kazada 16 kişi yaralandı. Yolcu taşıya otobüs, Westan ilçesi girişinde yağan yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda devrildi.

Yaralılar hastaneye kaldırıldı

İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık ekibi sevk edildi. 16 kişinin yaralandığı kazada, sağlık ekipleri tarafından 7 kişi ambulanslarla Gevaş Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

WAN

#Yolcu #otobüsü #devrildi #kişi #yaralı

Cumartesi Anneleri’ne saldırı: 10 kişi gözaltına alındı

Abluka altında bulunan Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri’ne gözaltı

Cumartesi Anneleri’nin her hafta yaptıkları gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talepli eylemleri 944’üncü haftasında devam etti.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “ihlal” kararına rağmen polis ablukasının sürdüğü Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, bu hafta da polis engeli ve saldırısıyla karşı karşıya kaldı.

10 kişiye gözaltı
Anneler ve beraberindekiler, Galatasaray Meydanı’na dahi yaklaştırılmadan ablukaya alındı. Çok sayıda polisin yığıldığı meydanda daha sonra aralarında İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) yöneticilerinin de bulunduğu yaklaşık 10 kişi gözaltına alındı.

İSTANBUL

#Cumartesi #Annelerine #saldırı #kişi #gözaltına #alındı

DİSK Basın-İş temsilcisi Dedeoğlu: Özgür basını susturamayacaklar

Gazetecilere yönelik operasyonlara tepki gösteren DİSK Basın-İş Bölge Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, ‘Hiçbir zaman Özgür Basının sesini kısamayacaklar. Gazetecileri susturamayacaklar’ dedi

Ankara ve Amed merkezli operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecilere destek mesajları gelmeye devam ederken operasyonlara karşı tepkiler de artıyor.

Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve MA Editörü Sedat Yılmaz gözaltına alınmasından sonra MA’dan Yüsra Batıhan’a konuşan DİSK Basın-İş Bölge Temsilcisi Turgut Dedeoğlu, gözaltına alınan gazetecilerin büyük çoğunluğunun sendikalarına üye olduğunu hatırlatarak kamuoyuna ses çıkarma çağrısında bulundu.

Seçim endeksli operasyonlar

Söz konusu operasyonların iktidarın seçim öncesinde Özgür Basına karşı almış olduğu bir önlem olarak değerlendiren Dedeoğlu, “DFG’nin eşbaşkanı Dicle’nin gözaltına alınması bunu açıkça belli eden bir tavır. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Alınan gazeteciler, DİSK Basın-İş üyeleri. Hatta polisin sorgulaması sırasında ‘hangi sendikaya üyesiniz, neden o sendikaya üyesiniz, gerekçeniz nedir’ gibi sorular sorması bile Türkiye’nin gelmiş olduğu durumu açıkça belli ediyor. Bunun seçime yönelik bir tavır olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Gazeteciler susmayacak

Özgür Basın üzerindeki baskıların gittikçe arttığına dikkat çeken Dedeoğlu, “Özgür basının sesini daha da kısmanın yollarını daha da sertleşerek almaya çalışacaklar. Bugün alınan iki kişi belki yarın 4 kişi olacak ama biz inanıyoruz ki Özgür Basının sesini kısmaları mümkün değil. Hiçbir zaman Özgür Basının sesini kısamayacaklar. Gazetecileri susturamayacaklar” diye konuştu.

‘Daha çok meyve verecek’

Özgür Basın’ın merkezinin ve kaynağının Amed olduğuna ve operasyonların Amed’ten başladığına dikkat çeken Dedeoğlu, şunları kaydetti: “Bir ağacın dallarını budamaya çalışıyorlar ama bir ağacı ne kadar çok budarsanız o kadar çok verim alırsınız. Bunu da unutuyorlar. Bizim dallarımızı budayacaklar ama biz daha da gelişerek büyüyeceğiz. Özgür basını susturamayacaklar. Diyarbakır’dan başlayan önlem diğer illeri de kapsayacaktır ama özgür basının sesini kısmak o kadar kolay değil.”

Ses çıkarmamız gerekiyor

Türkiye’de Kürtlere ve Kürt gazetecilere karşı baskılara batının ses çıkarmadığını belirten Dedeoğlu, söz konusu durumun iktidarı şımarttığını belirterek, şunları kaydetti: “DİSK Basın-İş olarak bugün tutuklanan gazetecilerle, Özgür basın mensuplarıyla ilgili bir açıklamamamız olacak. Bu açıklamaları, bu tepkileri hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda giderek büyütmemiz gerekiyor ki iktidarın bu yüzsüzlüğünün önüne geçebilelim. Kürt illerinde yapılan baskılar Türk illerinde pek görülmüyor. Bunu görünür kılmanın yollarına bakmak, insani düşünmek gerek. Bugün Kürt gazetecilere yapılan baskılar yarın sosyalistlere, sonrasında Türkiye’ye de yapılmaya başlayacak. Ses çıkarabilenler olarak çok azız ama az olmamız az olarak kalacağımız anlamına gelmiyor. Bunu büyütmemiz gerekiyor. İki hafta içerisinde alınmayacağımıza dair bir emare yok. Doğruları haykıran, gerçeği söyleyen herkesin gözaltına alınacağı, cezaevine tıkılacağı bir ülke olmaya doğru ilerliyoruz. Umarım halkımız da bunun seçimlerde görür ve gereken cevabı verir.”

Amed merkezli 25 Nisan’da yapılan operasyonlarda gözaltına alınanlar arasında yer alan 4 gazeteci de tutuklanmıştı.

ANKARA

#DİSK #Basınİş #temsilcisi #Dedeoğlu #Özgür #basını #susturamayacaklar

Amed merkezli operasyonda tutuklu sayısı 41’e çıktı

Amed merkezli yapılan operasyonda gözaltına alınan 144 kişiden tutuklananların sayısı 41’e çıktı

Amed merkezli başlatılan ve 21 kentte onlarca kişinin gözaltına alındığı 25 Nisan’daki gözaltı operasyonunda tutuklu sayısı artıyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın başlattığı soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 144’e çıkarken, tutuklu sayısı da artıyor.

41 isim tutuklandı

Aralarında JINNEWS muhabiri Beritan Canözer, Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Abdurrahman Gök ile gazeteciler Mehmetşah Oruç ve Remzi Akkaya, avukatlar Serhat Hezer, Burhan Arta ve Özüm Vurgun ile Devrim Roni Atik, Kadir Şenci, Berfin Can, Muhsin Acar, Osman Demir, Rumet Çetin, Mehdi Kaya, Cotkar Amara Yürek, Hamza Cihangir, Hasret Yelboğa, Suat Arda Işık, Şahin Biçimli, Hakim Kaya, Mikail Barut, Tacettin Araz, Nurullah Özgün, Abdulbari Mavlay, Ferit Aktepe, Şervan Doğan, Cesur Yılmaz, Süleyman Ulucan, Halise Aksoy ve kızı Mizgin Karataş, Velat Esin, Nasır Tura, Fikri Ay, Hilal Ada, Mehmet Yalçın, Mehmet Andok Bayram, Agit Kaysı, Alaattin Zuğurli, Faris Türk, Evin Doster ve Nurettin Bakan’ın da bulunduğu, “örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı.

Birçok kişi serbest bırakıldı

Öte yandan avukatlar Eylül Özgültekin, Gurbet Özbey Öner, Jiyan Sametoğlu, Mustafa Şenci, Bünyamin Şeker, Berdan Acun, Halise Dakalı, Kenan Ayğay, Fırat Taşkın, Ruşen Doğan, Mehmet Öner, Pirozhan Karali, Zozan Acar, ile Resul Temur, sanatçılar; Elvan Koçer, Şahperi Alphan Bayhan, Devrim Demir, Özcan Ateş, Yavuz Akkuzu, Sadrettin İnal, Hamdusena Özbey, Mesut Gever ile Çınar Doğan, gazeteciler; Ahmet Kanbal, Osman Akın, Mehmet Yalçın, Kadri Esen, Salih Keleş serbest bırakıldı.

Yine hakimlik ifadelerinin ardından Sezgin Bayram, Zerrin Türk, Doğan Hatun, Veysel Moray, Özlem Gündüz, Mahfuz Güleryüz, Nasır Yılmaz, Hatip Güney, Mehmet Emin Şingar, Osman Çelik, Suzan Aksu, Xebat Mimkara, Halil Delen, Mustafa Çukur, Engin Karakoç, Şeymus Karadağ, Eşref Yaşa, Hivda Gönenç, Ahmet Alnak, Mustafa Pektaş ve ismi öğrenilemeyen çok sayıda kişinin de serbest bırakıldığı öğrenildi.

14 kişi gözaltında

Aralarında gazeteci Kadir Bayram, avukat Gülistan Ataş’ın bulunduğu 14 kişi ise hala gözaltında bulunyor.

AMED

#Amed #merkezli #operasyonda #tutuklu #sayısı #41e #çıktı

ÖHD: Geri adım atmayacağız

Amed’de 25 Nisan’da yapılan operasyona değinen ÖHD Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, avukatlar olarak hedef alınmalarının verdikleri hak mücadelesinden kaynaklı olduğunu belirtip, geri adım atmayacaklarını söyledi

Amed merkezli 25 Nisan’da yapılan operasyonda haklarında gözaltı kararı olan aralarında gazeteci, siyasetçi, avukat ve sanatçıların da olduğu 216 kişiden, 143’ü aşkın kişi ev ve iş yerlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 47’si tutuklanırken, 86 kişi adli kontrol tedbiri ile serbest bırakıldı.

Somut bir delil yok ortada

Seçimlere kısa bir süre kalırken yapılan operasyona dair değerlendirmede bulunan Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanı Ekin Yeter, önlerinde tarihi bir seçimin olduğunu ve seçim öncesi böyle bir operasyonun beklenildiğini dile getirerek, “Bu kapsamda, tek bir ‘tanığın’, tek bir itirafçının beyanıyla onlarca yoldaşımızın, ÖHD’li avukatın, gazetecinin, sanatçının ve sivil toplum örgütünde çalışma yürütenlerin gözaltına alındığı ve hala tutuklanmaların devam ettiği bir süreç yaşıyoruz. Bu süreç bütünen hukuksuz bir süreçtir. Ortaya koyulan beyanlar hiçbir şekilde somut delille desteklenmediği bir dosya söz konusu. Biz bu süreci hiçbir şekilde haklı, meşru gömüyor ve bu tutuklamaları kabul etmiyoruz” dedi.

Çalışmaları daha çok büyüteceğiz

Bu operasyonun nedeninin, demokratik kamuoyuna gözdağı vermek, toplumsal muhalefeti susturmak ve özelikle seçim güvenliği çalışmasında en fazla yer alacak gazetecileri avukatları çalışmanın dışında bırakmak olduğunu belirten Yeter, “Çalışması yürüten hukuk kurumlarımızın bu şekilde saldırılması hiçbir şekilde hukuk değildir. Yoldaşlarımızın çalışmalarını yerde bırakmayarak, çalışmalarımızı daha da büyüterek daha fazla çalışmayla geri döneceğiz” diye belirtti.

Geri adım atmayacağız

Yeter, ÖHD’nin avukatlık pratiğinin özgürlükçü bir bakış açısıyla şekillendiğini ifade ederek,”Bize bu kadar yönelmelerinin sebebi de vermiş olduğumuz mücadelenin büyüklüğüdür. Mücadeleyi böyle bir hadsizlik karşısından bitirecek değiliz. Tutuklanan arkadaşlarımızın bizlere ilettiği mesajlar da bu yöndedir, hiçbir zaman kararlığımızdan geri adım atmayacağız” diye ifade etti.

‘Bu yargıdan beklentimiz yok’

Yargının, tarafsız ve bağımsız olmadığına vurgu yapan Yeter, dosya da “tanık” sıfatıyla ifade veren kişinin de “tanık” sıfatına haiz olmadığına dikkat çekti. Yeter, bir itirafçının beyanıyla, 25 avukat hakkında gözaltı kararı vermenin “hukuki güvenlik ilkesi”yle bağdaşmadığını ifade ederek, “Eğer ki bu üç meslektaşımız suçluysa, biz hepimiz suçluyuz. Ancak bu hukuksuzlukları giderecek mekanizmaları biz tahsis edeceğiz. Bağımsız ve tarafsız olmayan bir yargıdan böyle bir talebimiz yok” diyerek mücadele edeceklerini vurguladı.

AMED

#ÖHD #Geri #adım #atmayacağız