Ana Sayfa Blog Sayfa 544

Cumartesi insanlarından Karakut hayatını kaybetti

 Cumartesi insanlarından Sultan Karakut, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti 

Cumartesi Anneleri’nin 27 Mayıs 1995 yılında kayıplarını bulmak için başlattığı mücadelenin destekçilerinden olan Cumartesi İnsanı Sultan Karakut, çoklu organ yetmezliği nedeniyle uzun süredir hastanede tedavi gördüğü hastanede dün hayatını kaybetti.

‘Karakut’u kaybetmenin derin acısı içindeyiz’

Karakut’un hayatını kaybettiği bilgisi İnsan Hakları Derneği’nin(İHD)  sanal medya hesabı üzerinden şu paylaşımla duyuruldu:  “Mücadele arkadaşımız, Cumartesi İnsanı Sultan Karakut’u kaybetmenin derin acısı içindeyiz. Ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”

Öte yandan Karakut’un cenazesi bugün Ümraniye Ihlamurkuyu Merkez Camii’nden öğle namazından sonra uğurlanacak bilgisi verildi.

İSTANBUL

#Cumartesi #insanlarından #Karakut #hayatını #kaybetti

Yeşil Sol Parti Tetwan’da

Yeşil Sol Parti’nin Tetwan mitingi büyük bir coşkuyla başladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri kapsamında Bedlîs’in Tetwan ilçesinde “Buradayız, birlikte değiştireceğiz” şiarıyla miting düzenliyor.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Tetwan-Wan karayolunda; Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise Bedlîs-Tetwan karayolunda kitlesel bir şekilde karşılandı. Buldan ve Bayındır’ın bulunduğu araç konvoyları, daha sonra miting alanının bulunduğu bölgeye geldi. Eş Genel Başkanlar burada coşkulu kitle tarafından karşılandı.

Miting, demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılacak saygı duruşuyla başladı. Miting Bayındır ve Buldan’In konuşmalarıyla devam ediyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #Tetwanda

İşçi Filmleri Festivali’nde 83 film gösterilecek

Bu yıl 18’incisi düzenlenecek İşçi Filmleri Festivali, 2 Mayıs’ta başlıyor. Festivalde, 58’i yerli, 25’i yabancı toplam 83 film seyirciyle buluşacak

İşçi ve emekçi bayramı 1 Mayıs’a günler kalırken, Bu yıl 18’incisi düzenlenecek Uluslararası İşçi Filmleri Festivali de 2 Mayıs’ta başlıyor. Bir hafta sürecek olan festivalde, 58’i yerli, 25’i yabancı toplam 83 film gösterilecek.

Festivalde bu yıl emek temalı filmlerin yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği, kent, çevre, göç-mültecilik, insan hakları ve sağlık temalı filmler de izleyiciyle buluşacak. Festivalin bu yılki seçkisinde Türkiye dahil 19 ülkeden 21 uzun metrajlı, 62 kısa ve orta metrajlı kurmaca, belgesel ve animasyon film yer alıyor.

Birçok film yer alıyor

Filmler arasında; Bir Kar Tanesinin Ömrü, Lacivert Gece, Yaban, Aga, Zero Fucks Given gibi uzun metraj kurmaca filmlerinin yanında, Yaramaz Çocuklar, Aşk Mark ve Ölüm, Her Şey Dahil, Fatma’dan 40 yıl Sonra, İşçilerin Haziranı, The Other Half gibi uzun metrajlı belgeseller de bulunuyor.
Belgesel kategorisinde ise, Galatasaray Meydanı’ndaki eylemleri engellenen ve haftalardır darp edilerek gözaltına alınan Cumartesi Anneleri’nin uzun soluklu mücadelesini anlatan Hasari Serhat Çelik’in yönetmenliğini üslendiği Karanfil Meydanı da yer alıyor.

Açılış Cemil Candaş’ta

Şişli Belediyesi’ne ait Cemil Candaş Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek olan açılış gecesinin sunuculuğunu oyuncu Bülent Emrah Parlak üstlenecek. Gecede müzik grubu Seyyah da sahne alacak.

İlk film ‘Aşk, Mark ve Ölüm’

Festivalin bu yılki açılış filmi ise Cengiz Kaya’nın yönetmenliğini yaptığı Aşk, Mark ve Ölüm. Film, Almanya’daki Türkiyeli mülteci işçilerin, onların çocukları ve torunlarının yaşadığı bağımsız müzik kültürünün duyulmadık hikâyesini, arşiv görüntülerini kullanarak eğlenceli ve dolambaçlı bir dille anlatıyor.

KÜLTÜR SERVİSİ

 

#İşçi #Filmleri #Festivalinde #film #gösterilecek

‘Pişmanlık duysam 30 yıl yatmazdım!’

30 yıllık tutuklu Fahriye Ceylan’ın tahliyesi ‘Pişman’ olmadığı gerekçesiyle ikinci kez 3 ay uzatılırken, Ceylan ailesine ‘Eğer pişman olsaydım 30 yıl boyunca tutuklu kalmazdım. Ayrıca pişmanlık yaratacak bir durumda da bulunmadım’ dedi

AKP-MHP tarafından bir politikaya dönüştürülen infaz yakmalar sürüyor. Son süreçte onlarca tutuklu keyfi gerekçelerle engellenerek, infazları yakılıyor. “Samimi beyanda bulunmadıkları”, “pişman olmadıkları” gibi gerekçelerle infazı yakılan tutsaklardan biri de Alanya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan 30 yıllık tutuklu Fahriye Ceylan.

İkinci kez ertelendi

Tahliyesi ikinci kez 3 ay daha ertelenen Ceylan, 1992’de Amed’de tutuklanırken, Ocak ayında da Cezaevi İdare Gözlem Kurulu’nun “hükümlü bulunduğu örgütten ayrıldığına dair samimi beyanlarda bulunmaması, infaz sırasında disiplin cezaları alması, pişmanlık belirtileri göstermemesi” gibi gerekçelerle iyi halli olmadığına karar verilerek infazı yakılmıştı.

40 gün işkencede kaldı

JINNEWS’ten Şehriban Aslan’a konuşan Ceylan’ın ablası Selva Filiz tutuklanma sürecini anlatarak, “Kardeşim çok fazla işkenceye maruz bırakılmıştı. Kışın ortasında kardeşim ve yanında bulunan bir kadın arkadaşının üzerlerine su dökmüşler, köylüleri de dışarı çıkarıp hangi köylünün evine gidip gitmediklerini sormuşlar. Bunu kardeşim bize anlatmadı, yıllar sonra bir köylüden duydum. Üzerlerine su döktükleri için saçlarının ve elbiselerinin buz tuttuğunu söylediler. Sadece kardeşime değil, köylülere de zulüm yapılmış. Gece yarısı hepsini yalın ayak kar üstüne çıkarmışlar. Kardeşim 40 güne yakın işkencede kalmış. İşkenceden sonra Diyarbakır Cezaevi’ne gönderildi, bizim de öyle haberimiz oldu” dedi.

‘Pişmanlık’ dayatması

Kardeşinin cezaevinde 30 yılının bittiğine dikkat çeken Filiz şunları dile getirdi: “Bu yılın başında kardeşimin cezaevindeki 30 yılı bitti. Kurula çıkarılmış ‘Pişman mısın? Örgütle bir daha bağlantıya geçecek misin? Örgüte katılacak mısın’ diye sormuşlar. Kardeşim de ‘Çıkınca ailemin yanına gidip sağlık sorunlarım için tedavi göreceğim. Herkes gibi yaşamımı sürdüreceğim’ deyip ve bazı sorulara da cevap vermemiş. Ardından psikiyatriye sevk etmişler. Psikiyatrın kurulun sorularına neden cevap vermediğini sorması üzerine kardeşim, ‘Bana pişman mısın diye sordular. Eğer pişman olsaydım 30 yıl boyunca tutuklu kalmazdım. Ayrıca pişmanlık yaratacak bir durumda da bulunmadım. Gerekirse 1 yıl daha kalırım’ demiş. Psikiyatr da bu cevap üzerine kardeşimin cezaevinden çıkmak istemediğini, çıkmak için hazır olmadığını söylemiş. Kurul pişman olmadığını, psikiyatr da hazır olmadığını söyleyip infazını yakıp 3 ay daha ertelemişler.”

HABER MERKEZİ

#Pişmanlık #duysam #yıl #yatmazdım

Ölen madencilerin ailelerine ‘hak etmişsinizdir’ diyen avukatın Erdoğan’la fotoğrafı çıktı

Amasra maden katliamı davasında ailelere ‘başınıza geleni hak etmişsinizdir’ diyen avukatın Erdoğan’la resmi çıktı. Avukat Çağla Dursun’ın fotoğraf albümü AKP’lilerden oluşuyor

Bartın Adliyesi’nde görülen Amasra’daki maden patlaması davasında ilk iki gün sona erdi. Davanın ilk iki gününde, madenin müessese müdürü Cihat Özdemir, işletme müdürü Selçuk Ekmekçi ve iş güvenliği başmühendisi Volkan Soylu’nun savunmaları alındı, sorguları yapıldı.

Duruşmaya damga vuran ise, işletme müdürü Selçuk Ekmekçi’nin avukatı Çağla Dursun oldu.

Sabah saatlerinde mahkeme heyetinden madenci ailelerinin duruşma salonundan çıkartılmasını isteyen Dursun, bu talebini “Psikolojimiz bozuluyor” diyerek gerekçelendirdi. Dursun, bu sırada duruşma salonuna gelen CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu’nun duruşma salonundan çıkarılmasını istedi. Bu talebin ardından madenci aileleri tepki gösterdi. Salona çevik kuvvet girdi. Dursun, “Burası siyaset arenası değil” diye bağırdı. Gerginlik artınca mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi.

Avukat mahkemede provokasyon peşinde

Amasra davasında ikinci gün sona ererken, madenci yakınları işletme müdürü Selçuk Ekmekçi’ye tepki gösterdi. Ekmekçi’nin avukatı Dursun, bu sırada patlamada oğlunu kaybeden bir anneye “Başınıza gelenleri hak etmişsinizdir” ifadesini kullandı.

Avukatın fotoğraf albümü

Duvar’dan Can Bursalı’nın haberine göre, Çağla Dursun’un duruşmadaki tavırları, iktidara yakın olduğu bilinen yüksek yargı mensubu Yüksel Kocaman’la ilişkilendiriliyor. Çağla Dursun, Yargıtay üyesi Yüksel Kocaman’la, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde evlenen Ayça Dursun’un kardeşi. Yüksel Kocaman’la Ayça Dursun, 20 Eylül 2020’deki nikah törenlerinin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne giderek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la fotoğraf çektirmişti.

Zonguldak Barosu’na kayıtlı olan Çağla Dursun’un, devlet erkanıyla içli dışlı olduğu Zonguldak Valiliği’nin yaptığı paylaşımda da göze çarpıyor. Valiliğin resmi Twitter hesabından yapılan paylaşımda, Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ın, Dursun’u ofisinde ziyaret ettiği görülüyor.

Henüz genç bir avukat olan Dursun, yüksek yargı mensupları ve başsavcılarla olan temaslarını da sosyal medya hesabında yayınlıyor. Dursun, bir dönem Adalet Bakanlığı da yapan Yargıtay üyesi Kenan İpek ve Anayasa Mahkemesi üyesi İrfan Fidan’la birlikte katıldığı bir iftar programında çekilen fotoğrafını Facebook hesabından paylaştı.

İpek, Türkiye tarihindeki en büyük toplu işçi ölümü olan Soma’daki maden kazasıyla ilgili çıkan karara ilişkin bozma kararı veren Yargıtay heyeti arasında yer alıyor.

#Ölen #madencilerin #ailelerine #hak #etmişsinizdir #diyen #avukatın #Erdoğanla #fotoğrafı #çıktı

‘Merhaba nasılsın?’ ifadesi örgüt üyeliğine delil sayıldı

İzmir’de ‘örgüt üyeliği’ iddiasıyla tutklanan 6 kadın siyasetçi hakkında açılan davada telefon görüşmelerinde ‘Merhaba nasılsın?’ ifadesi ve kısa telefon görüşmesi örgütsel tavır denilerek suç sayıldı

İzmir’de 22 Mart’ta yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi İdil Uğurlu, Barış Annesi Behiye Yalçın, Selma Demir, Ayşe Merva Aytemür, Hayat İzgi ve Newroz Çelik, 24 Mart’ta sevk edildikleri adliyede, “Örgüt üyeliği” gerekçesiyle tutuklandı.

Mezopotamya Ajans’ından Semra Turan’ın haberine göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 6 kişi hakkında yürüttüğü soruşturmayı tamamlayarak iddianame hazırladı. İddianame, sunulduğu İzmir 20’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek 8 Haziran’a duruşma günü verildi. 50 sayfalık iddianamenin 10 sayfası PKK, KJK ve TJA’ya ilişkin bilgilerin oluşuyor. iddianamede, suçlamalar Buse Arslan isimli açık ve “dokuz” isimli gizli tanığın ifadeleri ile kadınların katıldığı eylem ve etkinliklere dayandırılıyor.

Newroz mitingleri suç sayıldı

İddianamede, HDP Milletvekili Semra Güzel’in tutuklanmasına karşı, HDP Genel Kongresi, İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü açıklaması, ağır hasta tutuklu Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un tahliye talebi, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri’nin zamlara karşı açıklaması, İHD’nin hasta tutukluların tahliye edilmesi talebi, IŞİD’in Şengal ve Suruç’ta yaptığı katliamlara tepki gösterilmesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için yapılacak Feminist Gece Yürüyüşü çağrısı, İzmir Kadın Platformu’nun kadına yönelik şiddete ve ekolojik talana karşı yaptığı basın açıklamaları ve Newroz mitingleri suçlama konusu yapıldı.

 Halk buluşmaları suç sayıldı

Yine HDP’nin Ege Bölge konferansı, HDP’nin halk buluşmaları, Adalet Nöbeti ve KESK İzmir Şubeler Platformu’nun Adaleti Nöbeti’ne yapılan katılımlarda suç olarak gösterildi.  Kadınların katıldığı eylem ve etkinliklere dair iddianamede, GSM hatlarının HTS verilerinin yer aldığı raporlar bulunuyor.

‘Merheba nasılsın’ suç sayıldı

İddianamede, kadınların yaptığı telefon görüşmelerine ait tapeler de yer alırken, “Merhaba nasılsın?” ifadesi suçlama konusu yapıldı. İddianamede bununla ilgili şu değerlendirme yapıldı: “Merhaba nasılsın? söylemi ile örgütsel irtibat ilişki içinde bulunduğu değerlendirilen kişiyle örgüt adına örgütsel toplantı görüşme talebini gizliliği riayet ederek üstü kapalı olarak ilettiği anlaşılmakta.”

Kısa telefon görüşmesine örgütsel tavır denildi

Kadınların telefon görüşmelerindeki konuşmaların kısa olması “örgütsel tavır sergilemek” olarak değerlendirildi. Yine kadınların aralarında yaptığı görüntülü konuşmaların da örgütsel faaliyet olarak sayıldığı iddianamede, görüntülü konuşmanın konuşmaların deşifre olmaması amacıyla yapıldığı ileri sürüldü.

Üst sınırdan ceza istendi

Savcı, iddianamenin sonunda şu değerlendirmeyi yaptı: “Dosyanın bir bütün halinde incelenmesinde şüpheliler İdil Uğurlu, Bahiye Yalçın, Hayat İzgi, Selma Demir, Nevroz Çelik ve Ayşe Merva Aytemür hep birlikte hareket ederek PKK/KCK Silahlı Terör Örgütünün KCK Sözleşmesi çerçevesinde gerçekleştirilen oluşumda kadın yapılanması olarak faaliyet gösteren TJA yapılanmasının sorumluları olarak faaliyet gösterdikleri, şüphelilerin TJA yapısı çerçevesinde sorumlu düzeyde faaliyet göstererek üyeler üzerinde hakimiyet sağlayıp, eylemler organize edip eylemlere katılım çağrılarının ve eylemlerin örgüt medyası olarak faaliyet gösteren internet mecralarından yayınlanarak örgüt içinde örgütün yeniden canlanma daha güçlü olma amacının gerçekleşeceği kanaatini oluşturarak örgütün tabanda legal ve haklı olduğu gibi güçlendiği imajıyla örgüt içindeki elemanların çözülme ayrılmalarını engelleyerek muhafazasını sağlama ayrıca örgüte yeni eleman kazandırma faaliyetleri ile örgüt üyeliği suçunu işledikleri, tüm dosya içeriğinden anlaşılmış olmakla… Şüphelilerin yargılamalarının yapılarak bahse konu eylemlerin topluma verdiği zararın yoğunluğu, devamlılığı ve TJA Sorumluları olarak yerel yönetici konumunda oldukları dikkate alınarak eylemlerine uyan sevk maddeleri uyarınca üst sınırdan başlayarak cezalandırılmalarına karar verilmesi…”

İddianamede, İdil Uğurlu, Behiye Yalçın, Selma Demir, Hayat İzgi, Ayşe Merva Aytemür ve Newroz Çelik hakkında “Örgüt üyesi olmak” gerekçesiyle 7 buçuk yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

İZMİR

#Merhaba #nasılsın #ifadesi #örgüt #üyeliğine #delil #sayıldı

OPCW’ye mektup: Kimyasal silah saldırılarını araştırın

Bir grup AP üyesi parlementer Türkiye’nin kimyasal silah kullandığına ilişkin bilgileri soruşturması için OPCW’ye çağrıda bulunan bir mektup kaleme aldı

Türkiye’nin Federe Kurdistan Bölgesi’ne yönelik saldırıları sürüyor. Geçtiğimiz yıl Nisan ayında başlayan ve kimyasal silahın kullanıldığı saldırılara karşı tepkiler de sürüyor.
Avrupa Parlamentosu’nda (AP) farklı gruplara mensup parlamenterler, “Türkiye’nin Irak Kürdistan Bölgesi’nde kimyasal silah kullandığı iddiaları ve bağımsız bir soruşturmaya duyulan acil ihtiyaç” başlığıyla, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü’ne (OPCW) mektup yazdı.

Deliller de sunuldu

AP üyeleri, Türkiye’nin saldırıları sonrası çekilen görüntüler, gazetecilerin Federe Kurdistan’a gidip yaptığı incelemeler, Nükleer Savaşın Önlenmesi için Uluslararası Hekimler Örgütü’nün (IPPNW) incelemeleri ve Türkiye’nin savaşta göz yaşartıcı gaz kullandığını kabul etmesi gibi delilleri, OPCW’ye sundu.

Sözleşmeye aykırı

Gerekli araştırmaların yapılmasına izin verilememesinin endişe yarattığı belirtilen mektupta, “Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, özellikle de web sitenizde okuduğumuz üzere, dünyanın yüzde 98’inin -dört ülke hariç- bu sözleşmenin koruması altında olduğu düşünüldüğünde, büyük önem taşıyan bir kazanımdır. Ancak Kürt deneyimi, bu yüzde 98’in içinde bile kapsamın evrensel olmadığını göstermektedir. Koruma, sizin adınıza konuşacak bir devlete sahip olmanıza bağlıdır. Özellikle Kürtlerin böyle bir talepte bulunabilecekleri kendi devletleri yok” denildi.

Videolar da ortaya çıktı

Başvuru için bir devlet olma şartının sözleşmenin ruhunu zedelediğini ifade eden parlementerler şunları dile getirdi: “Türk ordusunun Kürdistan İşçi Partisi (PKK) ile savaştığı Kuzey Irak’taki özel durumla ilgili olarak, Türk hükümetinin, elbette Sözleşme tarafından yasaklanmış olan göz yaşartıcı gazların askeri kullanımını bile kabul ettiğini not ediyoruz. Türk bombardımanının ardından kimyasal saldırılarla ilişkili semptomlar yaşadıklarını iddia eden yerel sivillerle konuşan gazetecilerin endişe verici raporları var. Türk askerlerinin PKK savaşçılarının barındığı tünellere hortumlar yerleştirdiğini gösteren videolar ve iki Kürt gerillasının ölüm sancılarını gösteren başka videolar var.”

Kanıtlar var

Mektuplarında Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın kimyasal silah kullanılmasını istediği için hedef alındığı hatırlatılarak, “Videolar Türk Tabipler Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı’yı bağımsız bir soruşturmanın gerekliliğine ikna etti; ancak bunu dile getirdiğinde hapse atıldı ve Türkiye’nin saklayacak bir şeyleri olduğu yönündeki korkuları pekiştirdi. Ayrıca kimyasal konteynerler ve bir gaz maskesi kutusu şeklinde ikinci derece kanıtlar da mevcuttur. Bu kanıtlar bir araya getirildiğinde, Nükleer Savaşın Önlenmesi için Uluslararası Hekimler Örgütü’nün (IPPNW) de bağımsız bir soruşturma çağrısında bulunması için yeterli olmuştur. Kendileri de bir soruşturma misyonu yürütmeye çalışmışlar, ancak bölgeye gidip etkilenen sivillerle görüşmek istediklerinde kendilerine izin verilmemiştir” denildi.

Parlementerler sundukları deliller ışığında araştırma yapılmasını talep etti.

Mektupta imzası olan AP üyesi parlamenterler:

ALFONSI Francois (Greens/EFA) ; SCHIEDER Andreas (S&D) ; VILLUMSEN Nikolaj (THE LEFT)
ARENA Maria (S&D) ;
AUKEN Margrete (Greens/EFA) ; BITEAU Benoit (Greens/EFA) ;
BJÖRK Malin (THE LEFT) ; BOURGEOIS Geert (ECR) ;
CAREME Damien (Greens/EFA) ; CASTALDO Fabio Massimo (NI) ; CHAIBI Leila (THE LEFT) ;
COMIN I OLIVERES Antoni (NI) ; CORMAND David (Greens/EFA) ; CORRAO Ignazio (Greens/EFA) ; D’AMATO Rosa (Greens/EFA) ; DELBOS- CORFIELD Gwendoline (Greens/EFA) ;
DELLI Karima (Greens/EFA) ;
DEMIREL Oezlem (THE LEFT) ; FRAGKOS Emmanouil (ECR) ; GREGOROVÁ Markéta (Greens/EFA) ; GRUFFAT Claude (Greens/EFA) ; GUSMÃO José (THE LEFT) ;
HEIDE Hannes (S&D) ;
JADOT Yannick (Greens/EFA);
KANKO Assita (ECR) ;
LARROUTUROU Pierre (S&D) ; MACMANUS Chris (THE LEFT) ; MATIAS Marisa (THE LEFT) ; MELCHIOR Karen (Renew) ;
MIRANDA Ana (Greens/EFA) ; PAPADAKIS Demetris (S&D) ;
PEDICINI Piernicola (Greens/EFA) ;
PETER-HANSEN Kira Marie (Greens/EFA);
PISAPIA Giuliano (S&D) ;
PONSATI Clara (NI) ;
PUIGDEMONT Carles (NI) ;
RIBA I GINER Diana (Greens/EFA) ; RIVASI Michèle (Greens/EFA) ; RODRÍGUEZ PALOP Eugenia (THE LEFT) ;
ROOSE Caroline (Greens/EFA) ; SANTOS Isabel (S&D);
SATOURI Mounir (Greens/EFA) ;
SIDL Guenther (S&D) ;
SINCIC Ivan Vilibor (NI) ;
SMERIGLIO Massimiliano (S&D) ;
SOLE Jordi (Greens/EFA) ;
TOUSSAINT Marie (Greens/EFA) ; URBAN CRESPO Miguel (THE LEFT) ; VILLANUEVA RUIZ Idoia (THE LEFT) ; ZDANOKA Tatjana (NI)

HABER MERKEZİ

#OPCWye #mektup #Kimyasal #silah #saldırılarını #araştırın

Demirtaş’ın fotoğrafını beğenen korucuların silahlarına el konuldu

Selahattin Demirtaş’ın fotoğrafını beğenen 5 korucu karakola çağrılıp ‘HDP ve CHP ye oy vermeyin’ diye tehdit edildi. Korucuların daha sonra silahlarına el kondu

Şirnex’te (Şırnak) 14 Mayıs seçimleri yaklaşırken karakollardaki rütbeli askerlerin, bölgede bulunan korucular ve köyler üzerinde baskı ve tehditlerini arttırdığı bildirildi. Kentte Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sanal medya yayımlanan fotoğrafını beğenen 5 korucunun silahına el konulduğu belirtildi.

Demirtaş’ı beğendiler, karakola götürüldüler

Alınan bilgilere göre, Şirnex’in Qilêban (Uludere) ilçesine bağlı Bêjûh, Mergeh ve Elemûn köylerinde 5 korucu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sanal medya yayımlanan fotoğrafını beğendi. Bunun üzerine 5 korucu Uludere Jandarma Komutanlığı’na çağrıldı. Burada sorgulanan Bêjûh köyünden İlhan E., Sinan E., Mergeh köyünden Hacı Y., Elemûn köyünden ise Barış Ö. ve Hacı A. adlı korucuların silahlarına el konuldu.

‘Siyaset yapmayacaksınız tehditi’

Silahlarına el konulan 5 korucunun, karakoldaki sorguları sırasında, “Sosyal medya üzerinden siyaset yapmayacaktınız” denilerek tehdit edildikleri öğrenildi.

‘HDP ye ve CHP ye oy vermeyeceksiniz’

Elemûn köyündeki yurttaşlardan alınan bilgilere göre, karakol komutanının, “Bu seçimde oyunuzu ne HDP’ye ne de CHP’ye vermeyeceksiniz” diyerek hem korucuları hem de köylüleri tehdit ettiği belirtildi.

Haber : Zeynep Durgut / MA

 

#Demirtaşın #fotoğrafını #beğenen #korucuların #silahlarına #konuldu

Yeşil Sol Partili gençler Buldan’dan oy istedi

Yeşil Sol Parti üyesi gençlerin, seçim çalışmaları kapsamında kapısını çaldıkları bir evde HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile karşılaştı

Yeşil Sol Parti üyesi gençler, akşam saatlerinde Wan’ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesinde çat kapı seçim çalışmaları yaparken, kapısını çaldıkları bir evde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ile karşılaştı.

Buldan’ı karşılarında bulunca şaşıran gençler, daha sonra Buldan’a sarılarak, “Oylarınızı bekliyoruz” dedi. Buldan’ın gençlere “oyumuz size” şeklinde karşılık vermesi renkli görüntüler ortaya çıkardı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partili #gençler #Buldandan #istedi

Yurt dışı ve gümrüklerde oy kullanma işlemi başladı

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri için yurt dışı ve gümrüklerde oy kullanma işlemi başladı

Cumhurbaşkanlığı ve 28’nci dönem milletvekili genel seçimleri için yurt dışında yaşayan yurttaşların oy verme işlemi başladı.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından 73 ülke ve 156 yerdeki yurt dışı temsilciliğinde sandık kurulları oluşturuldu.

Oy verme işleminin başlamasıyla saat 08.00’de yurt dışında yaşayan yurttaşlar için İstanbul Havalimanı’nda da sandık kuruldu.

Avrupa’da sandık kurulacak olan ülkeler ve sandıkların ne kadar süreyle bulunacağı sırasıyla şöyle:

* Almanya 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)

* Fransa 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)

* Avusturya 27 Nisan -9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)

* Danimarka 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)

* Lüksemburg 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)

* Hollanda 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* Belçika 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* İngiltere 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* İsviçre 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* Norveç 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* Avustralya 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* Kanada 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* ABD 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* Yunanistan 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)

* İsveç 1-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (7 gün)

* Finlandiya 1-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (7 gün)

* İtalya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)

* Polonya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)

* Romanya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)

* Çekya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)

* Bulgaristan 4-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (4 gün)

* İrlanda 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)

* İspanya 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)

* Japonya 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)

* Macaristan 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)

* Bosna Hersek 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)

* Malta 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)

* Moldova 6-7 Mayıs 2023 tarihinde (2 gün)

* Portekiz 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)

* Sırbistan 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)

* Slovakya 6-7 Mayıs 2023 tarihinde (2 gün)

HABER MERKEZİ

 

#Yurt #dışı #gümrüklerde #kullanma #işlemi #başladı