Ana Sayfa Blog Sayfa 554

Yeşil Sol Partisi Eş Sözcüsü Akın DFG’yi ziyaret etti

Yeşil Sol Partisi Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. Akın, ‘Gözaltıların hangi amaçla yapıldığını biliyoruz. Bunları asla kabul etmeyecek ve normalleştirmeyeceğiz’ dedi

Amed merkezli 21 ilde yapılan operasyon aralarında Xwebûn Gazetesi İmtiyaz Sahibi Kadri Esen, Yeni Yaşam Gazetesi Yazişleri Müdürü Osman Akın, gazeteciler Abdurrahman Gök, Ahmet Kanbal, Mikail Barut, Mehmet Yalçın, Mehmet Şah Oruç, Beritan Canözer, Mehmet Yalçın, Salih Keleş, Remzi Akkaya, Arif Akkaya olduğu 25 avukat olmak üzere 100 üzerinde kişi gözaltına alındı. Son dönemlerde özgür basına yönelik tutuklular nedeniyle Yeşil Sol ve Gelecek Parti (Yeşil Sol Parti) Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. Ziyarete kent vekil adayı Sevilay Çalenk parti Amed İl Eşsözcüsü Pınar Sakık eşlik etti.

Akın, dernek binasında Dernek Sekreteri Cuma Daş tarafından karşılandı.

‘İktidar seçim kampanyasını bize karşı yürütüyor’

Sabaha gözaltılarla uyanmış olduklarını ifade eden Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, “Hem gazeteciler, hem siyasetçiler hem sanatçılar aynı zamanda HDP Eş Genel Başkan yardımcılığını yapan Mahfuz Güzelyüz ve Özlem Gündüz gözaltına alındı. Biz gözaltların hangi amaçla yapıldığını biliyoruz. Bunları asla kabul etmeyeceğiz. Bunları asla normalleştirmeyeceğiz. Arkadaşlarımızın en kısa zamanda bırakılmasını istiyoruz. Çünkü seçimler aynı zaman da demokratik bir ortamda eşit koşulda yaşanılması lazım ama bu ülkede hiç bir zaman demokratik bir seçim yaşamadığı için şuanda da devletin bütün olanaklarıyla saray rejimi AKP-MHP iktidari bütün gücüyle eşitsiz, adaletsiz bir şekilde seçimleri yürütüyorlar. Dünya kamuoyu ve Türkiye görsün ki bu seçimler bütün zorluklara rağmen bütün şiddetlere rağmen evrensel insanlık buna rağmen bu seçimde bu iktidar gidecek. Artık bizim sesimizi kamuoyuna yansıtan basın aynı zamanda bizimle birlikte olan herkesi gözaltına almaya etkisiz kılmaya çalışıyorlar. Bu engellemeler bu durdurmalar sürecek ancak bizim seçim çalışmalarımız hiçbir şekilde asla durmadan devam edecek. İktidar seçim kampanyasını bize karşı bu yöntemlerle yürütüyor. Ama biz seçim kampanyamızı tüm Türkiye de devam edeceğiz. Daha özgür yaşamak için daha ortak bir cumhuriyeti inşa etmek için barış içinde bir arada yaşamak için buradayız. Özelikle Kurdistan’a AKP’ye bir öfke olduğunu biliyoruz. Bu yıllardır AKP’nin yürütmüş olduğu siyasetin iflas ettiği bir durumdur” ifadelerini kullandı.

’14 Mayıs akşamı bu iktidar gidecek’

İktidarın iflasın açığa çıkmasını istemedikleri için her türlü kötülük çaba sarf ettiklerini söyleyen Akın, şöyle konuştu: “Bugün de basın açıklaması yapmak istediğimiz sırada bizleri polis gücüyle kontrol etmeye çalıştılar ama buna rağmen sözümüz söylemekten geri durmadık ve basın açıklamamızı yaptık. Çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. 20 gün sonraki seçim Türkiye’nin yeni yüzyılı için yeni sayfa olacak. AKP kendi iktidarını kurmaya çalışıyor. Biz buna kötülük iktidarı diyoruz. AKP ve MHP iktidarı yetmedi ülkede ne kadar karanlık ve kötülük bilmişlikleri varsa bununla saraylarını devam ettirmek istiyorlar. Bizim halkımızın bunu gördüğünü düşüyoruz. Ülkenin her yerinde Yeşil Sol Parti adı altında güçlü bir ittifak kurduk. Bunun adı Emek Ve Özgürlük ittifakı. Bu ittifak Türkiye’nin bütün farklı kimliklerini, inançlarını, siyasal tercihlerini birleştiren bir ittifak oldu. Türkiye tarihinde bu kadar kapsamlı bir ittifakın başarılı bir şekilde hayata geçmesini sağlıyoruz. İktidar bu kadar güçlü bir ittifakın yaymış olduğu enerjiye tahammülsüz olduğundan bize saldırmak istiyor. Bunun sonunun olmadığını biliyoruz ve bir siyaset üretmeye, toplumu ortak bir yaşam içerisinde demokrasi inşa etmeye çalışıyoruz. Onlarda (AKP-MHP) yapmakta olduğumuz ortak demokratik inşa sürecimizi engellemeye çalışıyorlar. Güçleri yetmeyecek ve 14 Mayıs akşamı bu iktidarın gideceğini ve yeni bir bahara uyanacağımız. O yüzden buradan gözaltındaki arkadaşlarımızın acilen bırakılmasını ve bu ceberut saldırılarından vazgeçmelerini istiyoruz. bu konuda tüm halkımızı duyarlı olamaya çağırıyoruz.”

‘Özgür basının susmadığını gördüler’

Ardından konuşan JİNNEWS Haber Editörü Gülşen Koçuk ise, 90’lı yıllardan bu yana tutuklamadan işkencelere kadar birçok yöntemle Özgür Basın’ın susturulmaya çalışıldığını hatırlatarak, “İktidarlar değişirken Özgür Basının susmadığını gömüş olmalıydılar lakin bugün yine benzer yöntemler ile kaotik ortamlar yaratılarak Özgür Basına geri adım attırmaya çalışıyorlar. Bugün ki operasyonda sadece Özgür Basın değil, hak, hukuk ve demokrasi mücadelesi veren herkesin hedef alındığını gördük. Bir kez daha bugün birçok kesimin hedef alınmasıyla beraber şunu ortaya koymalıyız, ‘sesimizi çıkarmalıyız’ iktidara ve erkek devletine karşı ses çıkarmanın bugün bir daha önemli olduğunu gördük. Bu yüzden hem basın emekçilerine hem de toplumun bütün demokrasi mücadelesini veren kesimlerine dayanışma çağrısı yapıyoruz. Önümüzde 14 Mayıs seçimleri var bu seçimler sadece gazeteciler için değil herkes için tüm toplum için önemli. İlerleye bilmek adına demokratik yönetimine ulaşmak adına bu seçim çalışmalarını da güçlü sürdürmek gerekiyor. Buradan tüm halklara, kadınlara ve gazeteci arkadaşlarıma dayanışama çağrısı yapıyorum” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Partisi #Eş #Sözcüsü #Akın #DFGyi #ziyaret #etti

Seçim Güvenliği Platformu: Gözaltı yoluyla en büyük seçim müdahalesi

Seçim Güvenliği Platformu, Amed merkezli operasyonlara tepki göstererek, ‘Bu, Türkiye Tarihinin Gözaltı Yoluyla En Büyük Seçim Müdahalesi’ dedi

Seçim Güvenliği Platformu, Amed merkezli operasyonlarda çok sayıda kentteki gözalatılara yaptıkları paylaşım ile tepki gösterdi.

Platform, paylaşımında “Bugün, 1 Günde 150 Siyasetçi, Haberci ve Hukukçu Gözaltına Alındı! Bu, Türkiye Tarihinin Gözaltı Yoluyla En Büyük Seçim Müdahalesi. Seçim Güvenliği Platformu #Seçim2023” dedi.

HABER MERKEZİ

#Seçim #Güvenliği #Platformu #Gözaltı #yoluyla #büyük #seçim #müdahalesi

Gözaltılar Êlih ve Antalya’da protesto edildi

Amed merkezli operasyonla yapılan gözaltılar Êlih ve Antalya’da protesto edildi. Êlih’te konuşan DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, ‘Ne yaparlarsa yapsınlar 14 Mayıs günü gidecekler’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Êlih İl Örgütü önünde toplanan kitle basın açıklaması ile Amed merkezli gözaltılara tepki gösterdi. Yeşil Sol Parti Êlih İl Örgütü öncülüğünde gerçekleşen açıklamaya HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, DBP Eş Genel Başkanı aynı zamanda kentin adayı Keskin Bayındır, kentin adayları Ekrem Baran, Zeynep Oduncu, Nurten Ertuğrul, TJA, Barış Anneleri Meclisi, Bahar Kültür Merkezi, ARİ-DER , ÖHD, Yeşil Sol Parti, HDP, DBP İl Örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

“Baskılar bizi yıldıramaz” pankartının açıldığı açıklamada konuşan HDP İl Eşbaşkanı Hüseyin Sarik, yargı eliyle bir saldırının başlatıldığını belirterek, AKP-MHP iktidarı güdümündeki yargının gözdağı niteliğinde bir operasyon başlattığını söyledi. Operasyonun seçim odaklı olduğunu kaydeden Sarik, hiçbir saldırının AKP-MHP iktidarının gidişatına engel olamayacağını belirtti.

‘Seçim odaklı bir saldırı’

HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran ise gözaltı operasyonlarına tepki göstererek, “Bir aciziyet operasyonu ile karşı karşıyayız. Daha önce denedikleri ve hiçbir şekilde başarı elde edemedikleri pratiklerini devam ettiriyorlar. AKP-MHP sistematik bir şekilde kadınlara, partimize saldırıyor. Günü birlik gözaltı operasyonları gerçekleştiriyor. Ancak şimdi bakın bu halkın partimize olan sevgisine. 90’larda 80’larda direnin bir direnişin ardıllarıyız. Hiçbir şekilde bize geri adım attıramazlar. Seçim odaklı bir saldırı bu. Halkın gerçeğini ortaya çıkaran gazeteciler, sandıkları koruyacak olan avukatlar, halkın coşkusunu ortaya koyan sanatçılara dönük organizeli saldırı hiçbir şekilde başarıya ulaşmayacak. Binlerce arkadaşımız gözaltına alınan arkadaşlarımızın yerine seçim çalışması yürütecek. 14 Mayıs günü kaybedecekler” diye konuştu.

‘14 Mayıs darbesi’

DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ise operasyonun AKP-MHP iktidarının yıkılışının bir yansıması olduğunu belirterek, “Hiçbir yoldaşımız bu saldırılara karşı hiçbir şekilde geri adım atmadı, atmayacak. Biz buradan demokrasi hedefi olanlara sesleniyoruz. Eğer demokrasi talebiniz varsa gelin bu 14 Mayıs darbesine birlikte direnelim. Bu faşist sisteme karşı birlikte direnelim. Ne yaparlarsa yapsınlar 14 Mayıs günü gidecekler. Başarı bizim olacak. Onlar gidecek biz kalacağız” dedi.

Açıklama “Baskılar bizi yıldıramaz” ve “Direne direne kazanacağız” sloganları ile son buldu.

Antalya

HDP Antalya İl Örgütü, Amed merkezli soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarda aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi, hukukçunun da bulunduğu 100’ün üstünde kişinin gözaltına alınmasına ilişki basın açıklaması yaptı. Attalos Meydanı’nda yapılan açıklamada kitle sık sık “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Biji berxwedana HDP”, sloganları attı. Açıklamaya Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayı Saruhan Oluç, siyasi parti, sendika temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katılırken, “Baskılar, gözaltılar, tutuklamalar bizi yıldıramaz” pankartı açıldı.

Kitle adına açıklamayı okuyan HDP Antalya İl Eşbaşkanı Hülya Hasbay, AKP-MHP’nin seçim yenilgisi arifesinde partilerine ve tüm toplumsal dinamiklere saldırdığını söyledi. Yapılan gözaltıların 14 Mayıs seçimlerine yönelik darbe sürecini başlattığını kaydeden Hasbay, yapılan operasyonun sandıkları ve halkın iradesini çalma operasyonu olduğunu belirtti.

‘14 Mayıs hesap sorma günüdür’

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç da, “Türkiye’nin her yerinde seçime giren vekillerimiz çok güçlü bir şekilde temsili sağlayacaktır. Bugün yaptığınız gözaltılar karşısında bunu devam ettirirseniz biz çok daha güçlü demokratik siyaset alanında kendimizi temsil ettireceğiz. Bu hareketin siyasi partinin arkasında bir halk vardır, bu halk sizin saldırılarınıza kolay kolay boyun eğmez. Bugüne kadar boyun eğmedi bugünde diz çökmeyecek. Bu iktidara ve bakanlarına sesleniyorum; demokratik siyasetin önüne engel çıkarmayın, daha fazla gerginleşme yaratmayın. Bu topraklarda hep birlikte demokratik siyasetle yaşamamız mümkün. 14 Mayıs demokratik siyaset yoluyla sandıkta halkın hesap sorma günüdür. Yaptığınız her şeyin hesabı sorulacaktır” dedi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltılar #Êlih #Antalyada #protesto #edildi

33 barodan gözaltılara tepki

Aralarında avukatların da bulunduğu gözaltılara tepki gösteren 33 baro, ‘Yaklaşan seçimleri öncesi meslektaşlarımızın toplu bir biçimde gözaltına alınması kabul edilemez’ dedi

Amed merkezli gözaltılara ilişkin tepkiler gelmeye devam ediyor.33 baro yaptıkları ortak yazılı açıklamayla meslektaşlarının da aralarında bulunduğu gözaltılara tepki gösterdi. “Meslektaşlarımızla ilgili sürecin takipçisiyiz” başlığıyla yapılan açıklamada, “Bugün sabah saatlerinde aralarında Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman ve Şırnak Barolarına mensup 25 avukatın da olduğu yüzden fazla kişi hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında yakalama ve gözaltı işlemi uygulanmıştır” denildi.

Seçim öncesi toplu gözaltılar kabul edilemez

Gözaltına alınan avukatlarının evinin “1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereği aramalarda hazır bulunması gereken Baro temsilcisi ve Cumhuriyet savcısı” olmadan gerçekleştirildiği vurgulanan açıklamada, “Gözaltına alınan meslektaşlarımız hakkında 24 saat süreyle avukat görüş yasağı, soruşturma dosyası hakkında ise kısıtlama kararı getirilmiştir. Avukatlar yargı görevi yapmakta olup çağrıldıkları taktirde her zaman Cumhuriyet başsavcılıklarına başvurabilecek kişilerdir. Çağrı usulünün uygulanmayarak yaklaşan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri öncesi meslektaşlarımızın toplu bir biçimde gözaltına alınması kabul edilemez” ifadelerine yer verildi.

Gözaltına alınan avukatların da aralarında bulunduğu kişilerin adil yargılanma hakkı çerçevesinde tüm haklarının sağlanması çağrısı yapılan açıklamada, “Bu çerçevede avukat görüş yasağı ve kısıtlama kararının kaldırılması çağrısında bulunuyor; meslektaşlarımızla ilgili yargısal süreci yakından takip edeceğimizi belirtiyoruz” diye belirtildi.

33 baro

Açıklamayı yapan barolar şöyle: “Adana Barosu, Adıyaman Barosu, Ağrı Barosu, Ankara Barosu, Ardahan Barosu, Artvin Barosu, Aydın Barosu, Balıkesir Barosu, Batman Barosu, Bingöl Barosu, Bitlis Barosu, Bolu Barosu, Burdur Barosu, Mardin Barosu, Bursa Barosu, Kastamonu Barosu, Muş Barosu, Diyarbakır Barosu, Siirt Barosu, Eskişehir Barosu, Sinop Barosu, Urfa Barosu, Hakkari Barosu, Hatay Barosu, Iğdır Barosu, Isparta Barosu, Tekirdağ Barosu, Tunceli Barosu, Van Barosu, İzmir Barosu, Kars Barosu, Yalova Barosu, Şırnak Barosu”

Elih Emek ve Demokrasi Platformu açıklaması

Elih Emek ve Demokrasi Platformu da gözaltılara tepkisini yaptığı açıklama ile gösterdi. Açıklamada, “Türkiye’de, temel hak ve özgürlüklere son derece keyfî bir biçimde müdahale edildiği, avukatlar, hak savunucuları, gazeteciler ve sanatçıların yargı eliyle hedef alındığı, ceza tehditlerine maruz bırakıldığı bir süreç yaşanmaktadır. Yakalama, gözaltı, tutuklama gibi koruma tedbirlerinin hak savunucuları üzerinde yersiz, gereksiz ve ölçüsüz şekilde kötüye kullanıldığı gözlenmektedir. Toplumun muhalif kesimlerine ve hak savunucularına karşı sürdürülen yargı tacizi; avukatlar, hak savunucuları, sanatçılar ve basın emekçileri üzerinde de sürdürülmeye devam etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Seçime dair kaygı

Açıklamanın devamında şöyle: “Türkiye’de seçimlerin demokratik, adil ve dürüst seçim ilkesine göre yürütülemeyeceğine dair öteden beri gelen yoğun ve endişe verici kaygılar bulunmaktadır. Seçim güvenliğine ilişkin kaygılar gözetildiğinde, yargı tehdidi ile sivil toplum örgütlerinin ve hak savunucularının sindirilmek istendiğini biliyoruz. Avukatlar, sanatçılar, gazeteciler ve hak savunucuları açısından, hukuka aykırı, özgürlük ve güvenlik hakkını ihlal edici uygulamaya son verilerek derhal serbest bırakılmaları sağlanmalıdır.”

HABER MERKEZİ

#barodan #gözaltılara #tepki

İstanbul’da operasyon protestoları: En 13 gözaltı

İstanbul’da Amed merkezli operasyonlarda çok sayıda kişinin gözaltına alınması protesto edildi. Kadıköy ve Esenyurt’taki açıklamalarda en az 13 kişi gözaltına alındı

Amed merkezli soruşturma kapsamında 21 kentte yapılan ev baskınlarında, aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi ve hukukçunun da bulunduğu 100’ün üstünde kişinin gözaltına alınmasına tepkiler devam ediyor. İstanbul’’un Kadıköy, Esenyurt, Arnavutköy, Beyoğlu, Esenler, Kağıthane ve Başakşehir ilçelerinde Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi), seçim çalışmalarını sürdürdüğü stantlarda açıklama gerçekleştirerek, gözaltıları protesto etti.

Esenler ilçesi Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirilen açıklamaya, Yeşil Sol Parti ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı. Açıklamayı yapan HDP Esenler İlçe Eşbaşkanı Metin Dağ, operasyonun amacının iyi bilindiğini belirterek, “2015’ten bu yana siyasi darbeler, katliamlar, kara propaganda, özel savaş yöntemleri, tehdit, şantaj ve her türlü saldırıyla ömrünü uzatmaya çalışan iktidar, bu sabah gerçekleştirdiği gözaltı furyasıyla da 14 Mayıs seçimlerine yönelik yeni bir darbe sürecini başlatmıştır. Bu operasyon sandıkları ve halkın iradesini çalma operasyonudur. Bu operasyon topluma ve onun siyasi tercihlerine açık bir gözdağı ve tehdittir” dedi.

AKP’nin son çırpınışları

Seçim sandıklarını koruyacak, hukuksuzluklarla mücadele edecek olan avukatların, kamuoyunu bilgilendirecek gazetecilerin ve AKP ile sahada mücadele eden siyasetçilerin eş zamanlı olarak hedef alınmasının tesadüf olmadığını vurgulayan Dağ, “İktidar ilk önce besleyip büyüttüğü çeteleri ve mafyayı sahaya sürerek onlara IŞİD diliyle toplumu tehdit ettirdi, şimdi de polis ve yargı marifetiyle doğrudan seçimlere müdahale ediyor. Sokaklarda açık açık ‘kafa kesme’ tehditleri savuran, seçmenlerimizi çocuklarıyla tehdit eden çetelere dokunmayan yargı ve kolluk AKP ve MHP seçim kampanyasına dahil olmuştur. Kaybettikçe saldırganlaşan, saldırganlaştıkça kaybeden AKP-MHP iktidarı asla kendisini bekleyen akıbetten kurtulamayacaktır. Bu saldırılar AKP’nin son çırpınışlarıdır ve asla sonuç vermeyecek beyhude çabalardır. Bu saldırılara en büyük cevabı da halkımız ve iradesi tehdit edilen toplumsal kesimlerin tamamı sandıklarda verecektir” diye belirtti.

Kadıköy’de 10 gözaltı

Kadıköy Rıhtım’da kurulan stantta da açıklama yapılmak istendi. Ancak Yeşil Sol Parti milletvekilli adayı Dersim Dağ ve HDP İstanbul Milletvekilli Musa Piroğlu’nun da katıldığı açıklamaya saldıran polis, yaklaşık 10 kişiyi, şiddet uygulayarak, gözaltına aldı. Gözaltına alınanlar bindirildikleri gözaltı araçlarında slogan atarken, Dağ ile birlikte meydanda kalan Piroğlu, duruma tepki gösterdiği esnada etrafta bulunan yurttaşlarda alkışlarla destek verdi.

Piroğlu ve çevrede destek veren yurttaşlar, “Hak, hukuk, adalet” sloganı atarak, gözaltıları protesto etti.

Arnavutköy’de pols çekildi

Arnavutköy ilçesinin merkez Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan stantta açıklama gerçekleştirildikten sonra çalınan müzikler eşliğinde halaya duruldu. Bu esnada grubu ablukaya alan polis, müziğin kapatılmasını ve halayın durdurulmasını istedi. Ancak grubun sloganlarla yanıt vermesi ve direnmesi üzerine polis geri çekilmek zorunda kaldı.

Esenyurt’ta 3 gözaltı

Esenyut ilçesinde de gerçekleştirilen protesto eylemi sırasında 3 kişi gözaltına alındı. Diğer ilçelerde de gerçekleştirilen açıklamalarda ortak basın metni okundu.

HABER MERKEZİ

#İstanbulda #operasyon #protestoları #gözaltı

Minbic’te bir araçta patlama

Minbic’te bir araçta patlama meydana geldi

Kuzey ve Doğu Suriye kenti Minbic’te bir araçta patlama meydana geldi.  Jeep tipi bir araç, Minbic’te Şehitler Kavşağı Yolu üzerinde ve Şehit Aqîl Şehitliği’ne yakın bir noktada patladı. Araç tamamen yandı. Hawar Haber Ajansı’nın (ANHA) haberine göre şimdiye kadar patlamanın nedeni ve sonucuna ilişkin bilgi elde edilemedi.

HABER MERKEZİ

#Minbicte #bir #araçta #patlama

Sancar’dan opersyon mesajı: . Korktukça panikliyorlar, panikledikçe saldırganlaşıyorlar

Yalova’da Yeşil Sol Parti mitinginde konuşan Sancar, Amed merkezli operasyonlara işaret ederek, “AKP-MHP ittifakı kaybedeceğini çoktan anladı…Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a biz kaybettireceğiz. Meclis seçimlerinde de onlara kaybettireceğiz’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimleri kapsamında Yalova’da miting düzenledi. Yeşil Sol Parti’nin Cumhuriyet Caddesi’nde bulunan Seçim Bürosu önünde gerçekleştirilen mitinge, gençler ve kadınlar Yeşil Sol Parti bayraklarıyla katıldı. Kent girişinde kitlesel karşılanan HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçekk ve HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, konvoy halinde halkı selamlayarak Seçim Bürosu önüne geldi. Seçim Bürosu önünde bir araya gelen halk, “Direne direne kazanacağız” sloganları attı.

Yeşil Sol Parti Yalova Milletvekili adayları seçim otobüsünden halkı selamlayarak, birer konuşma yaptı. Daha sonra kitle çalınan şarkılar eşliğinde halaya durdu.

Seçim Bürosu önünde alkış ve zılgıtlarla karşılanan Çiçek ve Sancar, halka hitap etti.

Çiçek: Zulüm varsa, direniş var

HDK Eş Sözcüsü Cengiz Çiçek, Yalova’da büyük bir coşkunun ve kararlılığın olduğunu ifade ederek, “Kumpaslardan geldik, kumpasları aşa aşa geldik. Baskıları, zulümleri aşa aşa geldik. Bu topraklara demokrasi ve özgürlük gelene kadar bu yolda yürüyeceğiz. Zulüm varsa, direniş var; haksızlık varsa, hakkın yanında olan var” dedi.

Gözaltına alınanlar kültür ve sanat emekçileri
Amed merkezli gözaltı operasyonlarına değinen Çiçek, şöyle devam etti: “Kim bu 216 kişi, partimizin MYK üyeleri, seçim çalışmalarını örgütlemenin başında olan arkadaşlar, gazeteci arkadaşlar, Özgür Basını temsil eden arkadaşlar. Haberi en yalın, en gerçekçi şekilde topluma sunmaya çalışan insanlar. Gözaltına alınanlar kim? Kültür ve sanat emekçileri. Biri haksız yargılamalarında vatandaşın, fakirin, emekçinin, yoksulun hukukunu koruyan avukat arkadaşlarımız. Hepsine selam olsun. Bu kumpaslarla bizi yıldıracaklarını zannediyorlar. Bize zulüm edenlere, bu halkın bütün haklarını gasp edenlere sesleniyoruz, biz halkız, sizin zulüm zindanlarında onurunu ayakta tutanlarız. Bu memleketi size rağmen demokrasi gelinceye kadar savunanlarız.

Sandıktaki iradenizi çalmak istiyorlar

Yeşil Sol Parti sadece kendi çıkarları için mücadele eden bir parti değil, Yalova’dan Diyarbakır’a, Edirne’den Ağrı’ya her emekçinin hakkını savunan bir parti. Büyüklerimiz ne demiş, biz sizin yalanlarınızla, hilelerinizle baş edemedik, bu bize dert oldu; biz de sizin önünüzde diz çökmedik, bu da size dert olsun. Biz boşuna bu iktidara hırsız iktidarı demiyoruz. Arkadaşlarımızı gözaltına alanlar, sandıkta halkın iradesini gasp etmek amaçlı bunu yapıyorlar. Buradan bütün vatandaşlarımıza sesleniyoruz, bakın bunlar hırsız, sandıktaki iradenizi çalmak isteyenler, yarın cebinizdeki parayı çalmak isteyecekler. Sakın bir AKP milletvekili adayının yanında çok durmayın, maazallah cebinizi de kontrol edin, bunlar hırsız.

Bu iktidar da tarihin çöp sepetine gidecek
Daha geçen gün Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı Yeniden Refah Partisi lideri şunu söyledi, biz HÜDA PAR ile ittifak yaparken, seçim güvenliği için yaptık. Opersayonun temel amacı da budur, oylarımızı çalmak isteyecekler, buna rıza gösterecek miyiz? Yalova’dayız, Yalova bir deprem kenti, 1999 depreminde 2 bin 504 insanımız hayatını kaybetti. Depreme hazırlık yapmayan, rantçı her türlü politika karşısında on binlerce insanı enkaz altında bırakan, göç yollarına mecbur bırakan iktidarı bütün ülke sandığa gömdü. 23 yıl sonra Maraş’ta, Hatay’da deprem gerçeği karşısında hazırlık yapmayan, onbinlerce insanımızı enkaz altında bırakan bu iktidar da 23 yıl sonra bir deprem sonrası tarihin çöp sepetine gidecek.

Hesap soracağız

Yalova depremi sonrası ne yaptılar? Kendi yandaşlarını af ile cezaevlerinden salı verdiler. Yine binalar yapmaya devam ettiler. Rant kültürüyle, deprem kültürüyle kentlerimizi kuşattılar. Bugün deprem gerçeği karşısında insanların enkaz altında kalması, göç yollarına düşmesinin müsebbibi, betona harcayanlar, kendi yandaşlarını zenginleştirenlerdir. Bu insanlardan hesap soracağız.

Demokrasi için ‘Dîsa em’

Nasıl olsa artık gidenler kolaycılığına kapılmayalım. Her türlü hileye başvuracaklar, biz de onları göndermek için elimizden geleni yapacağız. Bir diğer şey, şu yanılgıya da kapılmayalım, gitmezler demeyelim. Bundan öncekiler nasıl gittiyse, halkın örgütlü gücü karşısında bunlar da gidecek. Bunların gideceğine inanıyoruz. Hep birlikte ‘Dîsa em’ diyelim. Kürt sorununun demokratik çözümü için, yoksullukla mücadele için, kadın özgürlüğü için, enkazda kalan onbinlerce yurttaşımızın hesabını sormak için, özgürlük için, demokrasi için, çocuklarımızın geleceği için Dîsa em.”

Sancar: Bizden korkuyorlar, korkuyorlar

Halkı Kürtçe selamlayarak sözlerine başlayan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, şunları söyledi: “Bu iktidar, korku iktidarıdır. AKP-MHP ittifakı kaybedeceğini anladı, çoktan anladı. Onun için her türlü yolu deneyerek, varlığını sürdürmek istiyor. Biz seçim kampanyamızı halkımızla yapıyoruz. Meydanlarda yapıyoruz, sizlerin emeğiyle, coşkusuyla yapıyoruz. AKP-MHP faşist ittifakı, devletin imkanlarını kullanıyor, halkın kaynaklarını kullanıyor, bu da yetmiyor, polisi, yargıyı devreye sokuyor, kumpaslar yapıyor. Bu iktidar bloku, AKP-MHP ittifakı darbecidir. AKP-MHP faşist bloğu kumpasçıdır. Bu sabah, bir operasyon başlattılar Diyarbakır merkezli, 100’den fazla arkadaşımızı gözaltına aldılar. Parti çalışanlarımızı, yöneticilerimizi, gazetecileri, Özgür Basın emekçileri, sanatçıları gözaltına aldılar. Niye, çünkü bizden korkuyorlar, korkuyorlar. Bu gözaltına aldıkları arkadaşlarımız seçim kampanyasını yürüten dostlarımız. Öyle etkili bir kampanya yürütüyorsunuz ki sizden bu partiden korkuyorlar.

Erdoğan’a biz kaybettireceğiz

Bir yandan İçişleri Bakanlığı bakanlık görevini devam ettiriyor, diğer yandan milletvekili adayı olmuş, kumpasları, operasyonları yönetiyor. Nasıl bir adaletsizlik, insan utanır. Bu kadar devlet imkanını, bu kadar eşitsiz yarışı kullanmak utanır, ama bunlarda utanma yok. Neden yaptılar, çünkü kaybettiklerini görüyorlar. Yeşil Sol Parti halkın desteğiyle, ittifaklarıyla bu iktidara kaybettirecek. Çok az kaldı, şurada 18-19 gün kaldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a biz kaybettireceğiz. Bunu biliyorlar. Meclis seçimlerinde de onlara kaybettireceğiz. Bunu biliyorlar. Bakın dün AKP Diyarbakır İl Başkanı bir açıklama yapmış, diyor ki ‘Yeşil Sol Parti barajın altında kalırsa, Diyarbakır’dan 10 milletvekili çıkarırız’. Tabi ki güleceğiz. Bu kadar şaşkınlaşmışlar ama amaçlarını ortaya koyuyor. Bizi engelleyebileceklerine inanıyorlar. Bizi yok etmeden, kazanmalarının mümkün olmadığını biliyorlar. Ama bizi engellemek mümkün mü?

Yeni yaşamın yolunu biz açacağız

Bakın, en çok siz gençlerle, kadınlarla kazanacağız. Baskılara boyun eğmedik, zulme karşı diz çökmedik, kumpaslara karşı yolumuzdan dönmedik. İşte bu kararlılık ve inanç, AKP-MHP faşist bloğunu korkutuyor. Korkuyorlar bizden, korkmakta haklılar. Sandığa ve seçmen iradesine, halkın iradesine darbe yapmaya yelteniyorlar. Bunu da engelleyeceğiz. Bunu halkın gücüyle, sizlerin mücadelesiyle engelleyeceğiz. Korktukça panikliyorlar. Panikledikçe hırçınlaşıyorlar, saldırganlaşıyorlar. Ama onlara bir faydası olmayacak. Saldırdıkça kaybediyorlar, biz güçleniyoruz, onlar yok oluyorlar. Bir şey daha var, AKP-MHP faşizmi, biliyor ki biz onlara kaybettireceğiz ama onlara kaybettirmekle kalmayacağız. Bu ülkede yeni bir yaşamın kurulmasının yolunu da biz açacağız.

Enkaz halkın üstüne çöktü

1999 depreminde Yalova enkaz altında kaldı, bu acıyı çok iyi biliyor Yalova halkı. Şimdi Hatay, Maraş ve diğer illerdeki depremlerde onbinlerce insanımız can verdi, şehirler yıkıldı. Bu enkaz halkın üstüne çöktü. Sebebi, bu sömürü düzeni, şehirleri sadece rant alanı olarak gören soyguncu düzendir. İşte biz bu düzeni değiştirmeye geliyoruz. Burada 20 bin tersane işçisi var, hangi şartlarda yaşıyor biliyoruz. Sefalet şartlarında yaşamaya mahkum edilmiş emekçilere söz veriyoruz, bu sömürü düzenini değiştireceğiz. Emeğin hakkını bizler vereceğiz. Onurlu yaşamı koruyan bir düzen yaratacağız. Halkla birlikte yapacağız.

Tutsakları özgürlüğe kavuşturacağız

Bütün siyasi rehine olarak tutulan yoldaşlarımızı özgürlüğüne kavuşturacağız. Bu iktidar gidecek, bu düzen değişecek, bunu biz yapacağız. Şuan cezaevlerinde siyasi rehine olarak tutulan yoldaşlarımızı, Selahattin Demirtaş’ı, Gültan Kışanak’ı, Figen Yüksekdağ’ı, Sebahat Tuncel’i ve diğer yoldaşlarımızı özgürlüğünün yolunu açacağız. Hepimiz el ele yeni yaşamı birlikte kuracağız.

AKP-MHP iktidarını göndereceğiz

Evet Yalova bir tarım kenti, talancı AKP tarım alanlarını imara açtı. Böylece halkı yoksullaştırmak, ekmeğimizi, gıdamızı gasp etmek için bunların rantını bir avuç yandaşa veriyorlar. Bu yolu da kapatacağız. Bu ülkeye demokrasi ve eşitliği biz getireceğiz. Kürt sorununda demokratik çözüm bizimle gelecek. Bu ülkede yaşayan bütün halkları eşit bir şekilde özgür vatanda yaşatacağız. Bütün halklar, inançlar, bu ülkede eşit ve özgür bir arada yaşayacak. Düşmanlık politikalarına, nefret politikalarına son vereceğiz. Demokrasi bizimle gelecek, barışı hep birlikte kuracağız. Barışı halkların ortak iradesiyle bu ülkedeki bütün insanların ortak emeğiyle hep birlikte inşa edeceğiz. Zaman yakındır, vakit gelmiştir, bu iktidar gidecek, onları biz göndereceğiz. Erdoğan’ı, AKP-MHP iktidarını göndereceğiz.

Yalova’dan beklentimiz var

Yalova halkından bir beklentimiz var, artık sizlerin emeğini hep birlikte özgür, eşit kardeşçe yaşamı temsil edecek Yeşil Sol Parti’nin bir milletvekilini Meclis’e gönderin. Göndereceğiniz milletvekili sizlerin emeğini, özgürlük ve eşitliğin Meclis’teki sesi olacak. Bekliyoruz sizden. Bu coşku karşısında konuştukça konuşasım geliyor. Çünkü bu coşku ve inanç, ülkenin dört bir yanından duyuluyor. Yürüyoruz, yolumuz açıktır, mutlaka kazanacağız.

Miting, Seçim Bürosu’nun açılışının ardından sonra erdi.

HABER MERKEZİ

#Sancardan #opersyon #mesajı #Korktukça #panikliyorlar #panikledikçe #saldırganlaşıyorlar

17 yaşındaki Yürek’e 13’üncü gözaltı

Amed’de 12 kez gözaltına alınan 17 yaşındaki Cotkar Amara Yürek, Amed merkezli operasyonlarda bir kez daha gözaltına alındı

Amed’de 2019’da gözaltına alındığında önce anneannesi Nazime Yürek’in polis zırhlısını takip ederek “Bijî berxwedana zindana” sloganıyla sonra 7 yaşından beri 12 defa gözaltına alınmasıyla hafızalara kazınan Cotkar Amara Yürek, bir kez daha gözaltına alındı.

Amara Yürek, 1990’lı yıllarda başlayan baskılarla birlikte tutuklanmaların başlandığı Yürek ailesinde dünyaya geldi. Defalarca evlerinin kapısı kırılarak şafak baskınlarının düzenlendiği ailenin birçok üyesi tutuklandı. Amara Yürek, tüm bunların hem şahidi oldu, hem mağduru. Bu güne kadar 12 kez gözaltına alınan ve bir kez 17 yaşındayken tutuklanıp cezaevinde reşit olarak çıkan Yürek, bir kez daha gözaltına alındı.

Haberini yapan gazeteci de gözaltında

Bu gün gözaltına alınan Amara Yürek’in öyküsünü haberleştiren gazeteci Mehmet Şah Oruç da ilginç bir rastlantıyla Yürek’le birlikte gözaltına alındı.

İşte Mehmet Şah Oruç ile Özgür Paksoy’un 13 Nisan 2019’da haberleştirdiği Amara’nın öyküsü:

“Yürek ailesine yönelik 1990’lı yıllarda başlayan baskılarla birlikte Kenan Yürek, 1998 yılında tutuklanır. Hakkında açılan dava kapsamında müebbet hapis cezası verilen Yürek, 21 yıldır tutuklu ve halen Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu. Bir diğer aile bireyi olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Mehmet Yürek ise yargılandığı dava kapsamında 2007 ile 2012 yılları arasında tutuklu kaldı. Ertan Yürek ise yargılandığı dava kapsamında 2010 yılından beri tutuklu ve halen Kayseri Bünyan Cezaevi’nde tutuluyor. Fatma Yürek de 2011 yılında yargılandığı dava kapsamında 8 yıl tutuklu kaldı. Son olarak dede Nimetullah Yürek, 9 Ekim 2018’de Diyarbakır’da siyasetçi ve gazetecilere yönelik operasyonlar kapsamında tutuklanmış, geçtiğimiz gün tahliye edilmişti.

17 yaşında 12 gözaltı

Amara’nın hayat hikayesi ise anne ve babasının boşanması ardından dünyaya gelmesiyle, dedesi Nimetullah Yürek tarafından kendi nüfusuna alınmasıyla başlıyor. Amara resmi kayıtlarda annesinin kardeşi olarak geçiyor. Yürek ailesine yönelik baskılara tanıklık eden Amara, 2009 yılında anneannesi ile birlikte gözaltına alınır. Götürüldükleri Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde anneannesinin maruz kaldığı şiddete tanıklık eden Amara’nın, bundan sonraki hayatı da böyle devam eder. Ailesine yönelik baskılardan nasibini alan Amara, 17 yaşına kadar 11 kez gözaltına alındı, bir yılda tutuklu kaldı. Daha sonra 2020’de bir kez daha gözaltına alındı.

Ölüm tehditleri

Son olarak 9 Ekim 2018’de yapılan baskın sonucunda gözaltına alınarak tutuklanan Nimetullah Yürek’in 6 ay sonra serbest bırakılmasından sonra bir kez daha eve baskın düzenlendi. Bu kez Amara için evin kapısı kırılarak baskın yapıldı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılan Amara, yapılan baskını ve polis şiddetini anlattı. Sabah 05.00 sıralarında kapının kırılmasıyla uyandıklarını ifade eden Amara, baskın sırasında maruz kaldığı uygulamaları şöyle anlattı: “Polis eve girdikten sonra beni yere yatırdı ve bütün aileyi bir odaya kapattı. Beni banyoya koyup şiddet uygulamaya başladılar. Tekme tokatla şiddet başladı. İşkence sonucu burnum ve başım kanamaya başladı. ‘Seni öldürürüz’ tehditlerinde bulundular. Daha öncede defalarca ev baskınlarına maruz kaldık ama bu kez şiddet çok fazlaydı.”

‘Her Newroz baskın düzenleniyor’

Amara’nın gözaltına alınması ardından polislerin peşine düşerek “Bijî aşitî” ve “Bijî berxwedana zindanan” sloganları ile hafızalara kazınan anneanne Nazime Yürek ise yapılan baskın, torunu Amara’nın maruz kaldığı şiddet ve polisin peşine düşmesini anlattı. Anne Yürek, ev baskınlarının ilk olmadığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Kaç kez kırdılar bu kapıyı. Her seferinde bir evladımı alıp götürdüler. Sürekli hale getirdiler. Mesela her Newroz’da evimin kapısı kırılarak baskın düzenleniyor. Artık Newroz gecesi evimizde kalamıyoruz.”

9 Ekim’den sonra 5 baskın

Yürek, Erdoğan’ın meydanlarda dillendirdiği “Kürt kardeşlerim” söylemlerini hatırlatarak, “9 Ekim’de eşimin tutuklanmasından sonra 5 kez evime baskın oldu. Bir kez daha evimin kapısı kırıldı. ‘Kürt kardeşlerim’ nerede? Hangi kardeş, hangi vatandaş. Akşam dedesi serbest bırakılıyor. Saatler sonra bir kez daha evin kapısı kırılıyor ve torunum işkenceyle gözaltına alınıyor” dedi.

İşkenceye baruz kaldı

Kendilerinin evin odasına kapatıldığını, Amara’nın ise götürüldüğü banyoda beş özel harekat polisi tarafından işkenceye maruz kaldığını dile getiren Yürek, şöyle anlattı: “5 polis birlikte Amara’nın üstüne çullandılar. İşkence etmeye başladılar ve hawar o an başladı. Kapıyı açmadılar. Oğlumu öldürüyorlar nasıl durabilirim. Kolonya ve çakmağı aldım. ‘Beni öldürün, sonra oğlumu öldürün’ dedim. Kendimi yakmaya başladım, polisler üstüme geldi. Kolonya ve çakmağı aldılar. Sonra banyonun kapısına götürdüler. Oğlumu kurbağa gibi aralarına almış vuruyorlardı. Sonra yerlerde sürükleyip odaya attılar. Bu şekilde ifadesini aldılar.”

‘Binlerce evladımız için slogan attım’

Amara’nın gözaltına alınması ardından polislerin peşinden giderek attığı sloganların nedeninin yaşadığı acıların sonucu olduğunu söyleyen anne Yürek, “İki çocuğum zindanda. Biri kalp hastası, biri şeker hastası. Ben açlık grevinde olan binlerce evladımız için slogan attım. Zindanların kapısı açılsın, tecrit kaldırılsın. Anaların yüreği yanmasın. O sloganlar her şeye rağmen ayaktayız sloganlarıydı. Çocuklarımız ölmesin diye slogan attım” diye konuştu.

Polis merkezine kadar takip ettiler

Nene Yürek, Amara’nın araca bindirilmesi ardından yaşamından endişe duymaları üzerine kızı Fatma Yürek ile birlikte zırhlı araçları takip ederek, Özel Harekat Polis Merkezi’nin kapısına kadar gider ve burada da sloganlar ve zılgıtlarla zırhlı araçların önünü keser. Israrla Amara’yı görmek isteyen her iki anne, burada polislerin cinsiyetçi hakaretlerine maruz kalır. Uzun süre bekleyen her iki anne, Amara’yı göremeden evlerine döner.

7 yaşında gözaltına şiddet görmeye başladı

Amara’nın 7 yaşındayken kendisiyle birlikte gözaltına alınarak maruz kaldığı işkenceye tanıklık etiğini anımsatan anne Yürek, “Amara 7 yaşında işkence ve şiddetle tanıştı. Annesi tutuklandı, gördü; dayıları tutuklandı, gördü; dedesi tutuklandı, gördü. Bu çocuk ne düşünüyor. Biri kendini Amara’nın yerine koysun. 7 yaşından beri şiddet görüyor. TEM’de bir polisin bana şiddet uygulaması sırasındaki çığlıklarını hatırlıyorum. Bir başka polis bana şiddet uygulayan polisi tekmeledi. Çocuğun yanında şiddet uyguladığı için tepki gösterdi. Ve polis, ‘Bu çocukların psikolojisini bozuyorsunuz’ dedi. O günden beri bu çocuk böyle büyüdü. Dün bize bugün ona şiddet uygulanıyor” şeklinde anlattı.

Kaynak: MA

#yaşındaki #Yüreke #13üncü #gözaltı

Piya Prodüksiyon’da tüm dijital materyallere el konuldu

Arama kararı bulunmadığı halde baskın düzenlenen Piya Prodüksiyon’da 8 saatlik aramanın ardından tüm dijital materyallere el konuldu

Amed merkezli 21 ilçe yapılan baskınlarda arama kararı olmamasına rağmen Amed’te bulunan Piya Prodüksiyon’dan da birçok dijital materyal alındı.

Arama kararı bulunan Ari Prodüksiyon’un alt katında bulunan Piya Prodüksiyon’a da sabah saatlerinde baskın düzenlendi, yaklaşık 8 saat süren aramanın ardından kurumda bulunan tüm bilgisayar, monitörler, televizyon, CD ve reji malzemelerinin hepsine el konuldu.

Avukatların “Arama kararı yok arayamazsınız, el koyamazsınız” şeklindeki itirazlarına, “Aynı bina olduğu için arıyoruz” yanıtı veren polis, çalışanların, “Monitörleri TV’leri neden alıyorsunuz” sorusuna ise “Bunları da kullanmayın diye alıyoruz” dedi.

8 Haziran’da da baskın düzenlenmişti

Piya Prodüksiyon’a 8 Haziran 2022’de gazetecilere yönelik yapılan baskınlarda yine baskın düzenlenmiş ve tüm dijital materyallerine el konulmuştu. Piya’ya yönelik polis ablukası da aylarca sürmüştü.

HABER MERKEZİ

#Piya #Prodüksiyonda #tüm #dijital #materyallere #konuldu

Tiyatro Kooperatifleri: Meslektaşlarımız serbest bırakılsın

Tiyatro Kooperatifleri, Amed merkezli operasyonlarda tiyatro sanatçılarının da gözaltına alınmasına tepki göstererek, ‘meslektaşlarımızın acilen serbest bırakılmasını istiyoruz’ dedi

Tiyatro Kooperatifleri, Amed merkezli operasyonlarda aralarında tiyatro sanatçılarının da bulunduğu gözaltılara yaptıkları açıklama ile tepki gösterdi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Diyarbakır’da yapılan sabah baskınıyla Ahura Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Akkuzu ve Amed Şehir Tiyatrosu ekibinden Elvan Koçer, Kevnar Inal, Özcan Ateş, Sena Özbey ve Şahperi Alphan’ın gözaltına alındığını öğrendik. Sanatın ve sanatçının özgürlüğünü engelleyen hiçbir uygulamayı kabul etmiyor, gözaltına alınan meslektaşlarımızın acilen serbest bırakılmasını istiyoruz.”

HABER MERKEZİ

#Tiyatro #Kooperatifleri #Meslektaşlarımız #serbest #bırakılsın