Ana Sayfa Blog Sayfa 6098

TÜYAP’ta Aslı Erdoğan eylemi

Aslı Erdoğan’ın arkadaşlarının TÜYAP Kitap Fuarı’nda yaptığı eylemi, Akit stantı görevlileri engellemeye çalıştı. Ancak eylemlerini sürdüren gazeteci ve yazarlar, ‘Alışın, buradayız’ dedi

Özgür Gündem Gazetesi’nin Yayın Danışma Kurulu’nda olduğu için tutuklanan Aslı Erdoğan’ın arkadaşları, TÜYAP Kitap Fuarı’nda eylem yaptı. Erdoğan ile tutuklu gazetecilerin fotoğraflarını taşıyan grup, salon içinde yürüyüş yaptı, basına özgürlük istedi. Yürüyüş sırasında bir grup, provokasyon yaratmaya çalıştı. Birgün, Evrensel gazetelerinin bulunduğu stantta açıklama yapan grup, tutuklu gazeteci ve yazarların bir an önce serbest bırakılmasını istedi.

Eyleme provakasyon girişimi

Eylemi sürdürüren Erdoğan’nın arkaşlarına Akit gazetesinin standında görev yapan kişiler sözlü tacizde bulundu. Taciz üzerine arbede yaşanırken Anadolu Ajansı’nın muhabiri olduğu belirtilen kişinin de eylemi engelleme girişiminde bulundu. Ardından faşit bir grubunda eylemcilere saldırmak istediği polislerinde olaya girmesiyle devam ettiği öğrenildi. Eylemi sürdüren Aslı Erdoğan’ın arkadaşları’da “Alışın, buradayız” dedi.

DTK’den direniş çağrısı

Sivil toplum kurum ve kuruluşlarına yönelik kapatma kararına ilişkin açıklama yapan DTK, “Herkesi tepki göstermeye ve birlikte direnmeye çağırıyoruz” dedi

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) tarafından, derneklerin kapatılmasına ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AKP hükümetinin karşı bir darbe gerçekleştirerek, bütün demokratik muhalefete, basına-medyaya, aydınlara, üniversitelere ve özgür düşünce dünyasına karşı büyük bir saldırı ve tasfiyeye giriştiği kaydedildi. Önce muhalif medya kuruluşları ve basın yayın organlarının kapatıldığına vurgu yapılan açıklamada, gazeteciler, emekçilere karşı saldırının vekiller, belediye eşbaşkanlarıyla devam ettiği kaydedildi. Sivil toplum örgütlerine ve yöneticilerine karşı büyük bir saldırı ve darbe girişiminde bulunulduğu belirtilen açıklamada, “Bu saldırılar ve darbeler göstermektedir ki Türkiye bir darbeler sürecine girmiş, tek adamlık bir diktatörlüğe doğru hızla gitmektedir” denildi.

‘Herkesi tepkisini göstermeye çağırıyoruz’

Yaşanan hukuksuzluğa sessiz kalanlara atıfta bulunulan açıklamada, tüm bu saldırıların bugün sessiz kalanlara da yöneleceğine vurgu yapılarak “Sessizlik, tepkisizlik ve bu faşizan uygulamalara karşı refleks geliştirmemek, geleceğimizin ve bütün demokratik kazanımlarımızın kaybedilmesine neden olacaktır. Bu nedenle, bütün demokratik kişi ve kurumları, kendine insanım diyen herkesi bu saldırlar karşısında tepki göstermeye ve birlikte direnmeye çağırıyoruz. Bir kez daha halklarımızın birliğine, kardeşliğine, geleceğine ve demokrasisine karşı gerçekleştirilen bu faşizan politika ve uygulamaları şiddetle kınıyor ve protesto ediyoruz” diye kaydedildi.

Can Dündar, Alman Devlet Televizyonu’nda Aslı Erdoğan’ın mektubunu okudu

Cumhuriyet gazetesi yazarı Can Dündar, Almanya Devlet Televizyonu’nun ikinci kanalı olan ZDF’de ülkenin en eski siyaset programı olan Aspekte’yi Almanyalı meslektaşı Katty Salie ie birlikte sundu. Programda, Türkiye’deki gazeteciler, sanatçılar, akademisyenler, aydınlar ve sendikacılar başta olmak üzere hükümeti eleştiren kesimlere uygulanan baskı mercek altına alındı.

Programda, Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri başta olmak üzere, tüm tutuklu gazeteciler ve aydınlarla dayanışma için “bir dakika sessiz dayanışma” mesajı gönderildi.

Dündar programda, “Erdoğan Türkiye’de yaşanılan ekonomik darbenin akabinde özellikle ekonomide istikrar vaadiyle iktidara geldi. Solun vermesi gereken umutları verdi. Halk ‘AKP yolsuzluk yapıyor ama aynı zamanda iş yapıyorlar’ dedi. Muhalefetin zayıf olduğu bir ülkede her şeye hükmettiğiniz vakit, o ülkeyi yönetmek de kolay oluyor” ifadelerini kullandı.

DÜNDAR: HEPİNİZ BİR ŞEYLER YAPABİLİRSİNİZ

Özgür Gündem Gazetesi Yayın Danışma Kurulu Üyesi ve yazarı olan Aslı Erdoğan için, “Hepiniz bir şeyler yapabilirsiniz. Tutuklularla dayanışmak için onlara mektup yazabilirsiniz, kendilerini yalnız hissetmemeleri için duruşmalarına katılabilirsiniz” diyen Dündar, “Hükümetlerden onların lehine birşeyler yapmasını bekleyebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

ASLI ERDOĞAN: BU BİR YARDIM ÇAĞRISIDIR, ÜSTELİK ACİL YARDIM ÇAĞRISIDIR

Can Dündar, Aslı Erdoğan’ın cezaevinden gönderdiği mesajı da okudu. Erdoğan’ın mesajı şöyle:

“Bu bir yardım çağrısıdır. Üstelik acil yardım çağrısıdır. Göçmen krizini durdurmak adına Türkiye’deki demokrasinin bedelini Kürtler, Aleviler ve bütün demokratlar ödemektedir. Demokrasi, insan hakları konusunda Avrupa susarsa biz kime tutunabiliriz?”

“BU PROGRAMI TÜRKİYE’DE YAPAMAZDIM”

“Bu programı Türkiye’de olsam yapamazdım” diyen Dündar, “Türkiye İslam dünyasında tek laik ülke. Türkiye’yi kaybedersek, bütün dünya kaybeder. Çok geç olmadan o halde destekleyin” diye konuştu.

Türkiye’den Almanya’ya iltica başvuruları arttı

 

Die Welt gazetesinin Alman Göç ve Mülteci Dairesi Bamf verilerine dayandırdığı habere göre, Eylül ayı sonuna kadar 2016 yılında Türkiye’den Almanya’ya 3 bin 973 kişi iltica başvurusunda bulundu.

Resmi verilere göre, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında iltica başvurularında gözle görülür artış söz konusu. Temmuz ayında 275 olan başvuru sayısı Ağustos ayında 375’e, Eylül’de ise 446’ya yükseldi.

Almanya’ya Türkiye’den yapılan iltica başvuruları artsa da kabul edilme oranı azalmış durumda. Bamf verilerine göre, 2016 yılında eylül ayına kadar yapılan başvurularda iltica hakkı elde edenlerin oranı yüzde 6.8. Geçtiğimiz yıl iltica başvurularının kabul edilme oranı 14.6 düzeyindeydi.

Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Michael Roth, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Türkiye’de baskı altındaki muhalif gruplarla dayanışma içerisinde olduklarını belirterek, Alman yasalarına göre iltica hakkı bulunduğunu hatırlatmıştı. Roth’un bu açıklamasının iltica başvuruları ve kabul edilme oranını etkileyip etkilemeyeceği merak ediliyor.

Alman hükümetinden Türk gazetecilere vize kolaylığı talebi

 

Dağın bir yanı savaş bir yanı festival

4. Uluslararası Antakya Film Festivali, bu yıl göç teması ile gerçekleştiriliyor. Festivalin direktörlerinden Mehmet Oflazoğlu, ‘Dağın öbür yanında savaş, diğer yanında festival var. O yüzden temayı ‘Göç’ olarak belirledik’ dedi

4. Uluslararası Antakya Film Festivali, bu yıl göç teması ile 23-29 Kasım tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen festivale Türkiye’den uzun metrajlı ve belgesel filmler katılıyor. Festivalde dünyanın her yerinde doğduğu toprakları terketmek zorunda kalmış, insanların ortaklaştığı “Anavatan”dan kopuş duygusunu işleyen filmler de yer alıyor. Gazete Duvar’a konuşan festivalin direktörlerinden Mehmet Oflazoğlu, “Dağın öbür yanında savaş, diğer yanında festival var. O yüzden de festivalin temasını ‘Göç’ olarak belirledik. Çünkü ülkemizde savaş bizi göç ettirdi kayıtsız kalamazdık. Çünkü Antakya özel bir konuma sahip, bu konumda savaşı iliklerine kadar hissediyor” dedi.

‘Babamın Kanatları’ festivalde

Festival kapsamında verilen Onur Ödülü’nün de sahipleri belli oldu. Onur Ödülü, Oyuncu Şerif Sezer, Arzu Okay, Salih Güney ve Yapımcı Arif Keskiner’e verilecek. Emek Ödülü ise sinema yazarı Agah Özgüç’e; Orontes Ödülü ise, 23 öyküsü sinemaya aktarılan Mersinli yazar Osman Şahin’e takdim edilecek. Finale kalan 11 uzun metrajlı filmin arasında Kıvanç Sezer’in “Babamın Kanatları”, Ümit Köreken’in “Mavi Bisiklet”, Mustafa Kara’nın “Kalandar Soğuğu” da bulunuyor. Belgesel kategorisinde finale kalan 11 yapım arasında yer alan bazı belgeseller ise şunlar: Kazım Öz “Beyaz Çınar”, Çiğdem Mazlum, Sertaç Yıldız “Gönderen İlhan Sami Çomak”, Orhan Tekeoğlu, Evgenia Tirdatova “Rudolf Nurayev: Düşlerinin Adası”

 

 

 

Leman, Demirtaş’ı kapağına taşıdı

 

Mizah dergisi Leman, Eşbaşkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dahil 10 milletvekili tutuklanan Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapağına taşıdı. Dergi, geçtiğimiz günlerde Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nde avukatı aracılığıyla bağlama istemesini resmediyor. İçerde bağlaması elinde olan HDP Eşbaşkanı Demitaş’a dışardan seslenen Başbakan Yıldırım, “Meclis’teki faaliyetlerinize ara vererek suç işliyorsunuz. Haberiniz olsun” diyor.

 

 

 

Af Örgütü’nden ihlal açıklaması

IŞİD’e karşı Musul harekatı devam ederken, Uluslararası Af Örgütü (AI) harekatta Irak ordusuna bağlı birlikler tarafından sivillere dönük şiddet uygulandığının tespit edildiğini duyurdu.

Şehrin güney ve güneybatısında yapılan araştırmalarda ekim ayı sonunda, Irak ordusu üniforması giyen bazı kişiler tarafından en az 6 sivilin öldürüldüğü tespit edildi. Bu kişilerin bir bölümünün öldürülmeden önce işkenceye de tabi tutulduğu belirlendi. Kısa süre önce de Hammam al Alil bölgesinde bulunan mezarlarda bu kez IŞİD tarafından 150 kişinin öldürüldüğü tesbit edilmişti. Ancak bu haber doğrulanabilmiş değil. BM rakamlarına göre şehirde şiddetin tırmanması ve süregelen harekat sonucu son haftalarda 45 bin sivil evlerini terk ederek Musul’dan ayrılmak zorunda kaldı. Bu arada harekat sürüyor. Kurtarma Operasyonu Kuzey Cephesi Komutanı Korgeneral Fireyci, “Batı ve güneybatı eksenleri daha zor. Son dönemde bunlara Haşdi Şabi de katıldı” açıklaması yaptı.

MUSUL

 

370 derneğin kapatılama kararı uygulamaya koyuldu

İçişleri Bakanlığı tarafından dün 370 derneğin kapatılama kararı ardından hükümet Kürt Siyaseti’ne yapılan gece yarısı operasyona benzer bir yol izledi dün gece geç saatlere kadar bir çok derneği polisler mühürledi. Bugün de devam eden polis baskınlarıyla derneklerin mühürlenmesine devam ediliyor

İçişleri Bakanlığı’nın “terör örgütleriyle bağlantılı oldukları” iddiasıyla 370 derneğin faaliyetini durdurmasının ardından mühürleme işlemleri yapıldı. Olağanüstü Hal (OHAL) ile çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerin 11. Maddesi ile 370 derneğin faaliyetlerinin durdurulduğunu açıklayan İçişleri Bakanlığı dernek isimlerini ise açıklamadı. Kürt Siyaseti’ne yapılan gece yarısı operasyonu akıllara getiren operasyonun benzeri ile dün gece yarısı çok sayıda derneğe tebliğler yapıldı, polis baskınlarıyla mühürleme işlemleri başladı.

İstanbul’da kapatılan dernekler

İstanbul’da Bağcılar ilçesinde bulunan MED Kültür Merkezi ve İstanbul Seyri Mesel Sanat Atölyesi, TUAD, TAYAD, Gökkuşağı Kadın Derneği, Göç-Der, İkitelli Özgürlükler Derneği de kapatılanlar arasında. TAYAD’ı basan polisler, İnanç Özkeskin’i gözaltına aldı.

Gazi Mahallesi’ndeki İstanbul Demokratik Haklar Federasyonu ve Gazi Demokratik Haklar Federasyonu’nu basan polis, iki kurumu talan etti. İki dernekle bulunan tüm kitap ve dergiye el koyan polis, bilgisayarların harddisklerini söktü. Şehitlerin fotoğraflarını yırttı, üzerine yazılar yazıp, resimler çizdi. Polisin duvara ayrıca “İçeride ‘Seloş’” diye yazması dikkat çekti. Binanın girişinde “DHF” yazılarını da silen polis, derneklerde bulunan flama ve bayraklara el koydu.

Ankara kapatılan dernekler

Çağdaş Hukukçular Derneği’ni, Halkın Hukuk Bürosu’nu, Gündem Çocuk Derneği hakkında kapatma kararı çıkarıldı. Ankara’da Kürt dili üzerine çalışmalar yürüten KÜRDİ-Der kapatıldı.

İZMİR

Kapatma kararı verilen TAYD- DER, YAK-DER, Demokratik Haklar Derneği ve MKM’nin kapısı mühürlendi. İlk olarak Konak’ta bulunan TAYD-DER yetkilileri aranarak kapatılacağı bildirildi. Daha sonra derneğe gelen TEM ve maliye ekipleri sayımların ardından derneği mühürledi. Daha sonra ise Basmane’de bulunan MKM, Konak’ta bulunan Demokratik Haklar Derneği ve YAK-DER de mühürlendi.

BURSA

Panayır Kadın Dayanışma Derneği’nin faaliyetleri durduruldu. Dernek Başkanı Filiz Tali, dün akşam saat 18.00 sıralarında polisin aradığını, derneğin kapatıldığı haberini vererek kendisini derneğe çağırdıklarını söyledi. Polislerin “Gelmezseniz kapıyı kırarız” dediklerini aktaran Filiz, “Bütün evraklarımıza el koydular ve kapımıza mühür vurup gittiler” dedi.

ESKİŞEHİR

Yüzlerce dernek hakkında alınan OHAL kararı sonrasında Eskişehir Gültepe Kültür ve Dayanışma Derneği de polisler tarafından mühürlendi.

AMED

Mezopotamya Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Dayanışma ve Kültür Derneği’nin (MEYA-DER) Amed şubesine de baskın yapıldı.  Derneğin Amed’deki binası polisler tarafından kuşatılmış durumda. Mezopotamya Hukukçular Derneği de kapatılan dernekler arasında. Faaliyetleri hakkında durdurma kararı çıkarılan 370 dernekten 47’sinin Amed’de olduğu belirtildi.

Kürt Yazarlar Derneği’ne kapatma

Merkezi Sûr ilçesinde yer alan Dicle Fırat Kültür Merkezi’nin kapısına da yine polisler tarafından mühürlendi. Hakkında kapatma kararı alınan Kürt Yazarlar Derneği yetkililerine de haber veren polisler, kapatma işlemine başlayacaklarını bildirdi. Yine kentteki Göç Edenler Bilim-Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (GÖÇ-DER) kapısı da gelen polislerce mühürlendi. Mezopotamya Hukukçular Derneği’nin (MHD) faaliyetleri de  durduruldu.

KJA polis ablukasına alındı

Kongreye Jinên Azad’ın (KJA – Özgür Kadın Kongresi) Amed’deki dernek merkezi, polis ablukasına alındı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili Feleknas Uca, KJA’dan ve Demokratik Bölgeler Partisi’den (DBP) kadınlar ise, KJA önünde toplanarak oturma eylemi başlattı. Kadınlar, “Biz buna izin vermeyeceğiz, buradayız oturuyoruz” dedi.

Polis ekipleri kadınlara “Biz bilemeyiz, Valilik görüşün” diye karşılık verirken, Uca ise Valiliğin telefonlarına cevap vermediğini belirtti. Maliye ekipleri ve polisler derneği kapatma işlemleri için KJA’dan ayrılırken, kadınların oturma eylemi sürüyor.

MERSİN

Yayınlanan kararname ile birlikte Mersin Valiliği’ne bağlı Dernekler Müdürlüğü ve Mersin Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polisler tarafından Akdeniz İlçesi’nde bulunan derneğin etrafında “yoğun güvenlik” önlemleri aldı. Dernek yöneticilerinin dernek binasına gelmesinin ardından derneğin faaliyetlerinin durdurulduğu bildirilerek, derneğin kapısına mühür vuruldu. Mersin Mezopotamya Kültür Derneği (MKM) kapatıldı. Merkez Akdeniz İlçesi’nde bulunan dernek binası ablukaya alınırken, derneğin kapısına mühür vuruldu.

ADANA

İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasının hemen ardından Adana Valiliği’nin talimatıyla Mezopotamya Kültür Merkezi’nin (MKM-DER) binası mühürlendi. Polislerin binada yaptığı aramadan sonra dernek 3 ay süreyle kapatıldı, kapısına mühür vuruldu. Çukurova Üniversitesi Demokratik Öğrenci Derneği’nin binası da polisler tarafından basıldıktan sonra mühürlendi.

ÊLİH

Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYA-DER) ve Din Alimleri Derneği’nin (DADER) Êlih (Batman) şubelerine polis baskınları düzenlendi. Dernek binalarındaki çeşitli evraklar ile teknik malzemelere el koyan polisler, dernek kapılarını mühürledi. Êlih Yoksullukla Mücadele ve Kalkınma Derneği de mühürlenen dernekler arasında yer aldı.

SEMSUR

Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (MEYA-DER) Semsur (Adıyaman) Şubesi’ne giden polisler, dernek binasını mühürledi. Bakanlık kararı sonrasında Azikan Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Kadın Yaşam Derneği, Pale Kültür Sanat Derneği ile Komagene Eğitim Kültür Sanat ve Spor Kulübü Derneği’nin faaliyetleri de durduruldu.

DERSİM

Mezopotamya Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEYA-DER) kapatıldı.

İran rejimi tutukladığı Hacer Pîre’nin tüm haklarını engelliyor

Doğu Kürdistan (Rojhihat) İnsan Hakları Örgütü’nün raporuna göre 9 yıldır Kirman Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kürt siyasi tutsak Hacer Pîre’nin tüm yasal hakları İran rejimi tarafından engelleniyor.

Nexedeyî kentinden olan 33 yaşındaki Hacer Pîre, 2007 yılının Mayıs ayında İran rejimi tarafından tutuklanmış ve gönderildiği çeşitli cezaevlerinde fiziki ve psikolojik işkenceye maruz kalmıştı.

Sağlığı kötüye gidiyor

RojNews’in haberine göre İran rejimi devrim mahkemesi tarafından ‘Doğu Kürdistan partisine üye olmak’ ve ‘ulusal güvenliğe karşı eylem içerisinde olmak’ iddiaları ile suçlanan Hacer pîre, 17 yıl hapis cezasına mahkum edilerek Kirman Cezaevi’ne sevk edildi. İnsan Hakları Örgütü, Kirman Cezaevi’nde kaçakçıların hücresinde tutulan Hacer Pîre’nin sağlık durumunun kötüleştiğini ve nefes darlığı problemi yaşadığını kaydetti.

İran’a tepkiler dinmiyor

İran rejiminin tutsaklara uyguladığı baskı ve idam cezaları daha önce de uluslararası örgütlerin tepkisini çekmiş, en son Uluslararası Af Örgütü, uğradığı şiddete karşı meşru müdafa hakkını kullanan ve bu nedenle idama mahkum edilen 22 yaşındaki Zeynep Sekaanvand Lokran için çağrı yapmıştı. İdam edilmesi beklenen Lokran’ın akibeti konusunda da herhangi bir bilgi yok.

HABER MERKEZİ

 

Femmes Solidaires’ten dayanışma mesajı

180 kadar kadın örgütünü bünyesinde barından Femmes Solidaires, HDP ve DBP’li siyasetçiler ve Kürt kadınları ile dayanışmak amacıyla bir mesaj yayınladı.

Fransa’da faaliyet yürüten Femmes Solidaires, açıklmasında Cizîr’de (Cizre) geçtiğimiz yıl kadın ve çocukların da olduğu 123 kişinin evlerin bodrumlarında yakıldığı hatırlatılarak, Kürt halkının baskı ve hakarete maruz kaldığını ve seçilmişlerine yönelik ‘siyasi soykırım’ yapıldığını vurguladı.

‘Saldırıların tek amacı var’

“Bu saldırıların tek bir amacı var: O da, Erdoğan hükümetinin hedefindeki Kürt hareketlerini yok etmek” ifadesine yer verilen açıklamada, Kürt kurumlarında ‘eşit yönetim anlayışı ve sosyal devrim için verdiği mücade ile örnek gösterildikleri’ vurgulandı. Yine Kürtlerin IŞİD çetelerine karşı verdiği mücadelenin altının çizildiği açıklamada, “Bugün ise kendilerini yok etmek isteyen bir hükümete karşı mücadelede yardıma ihtiyaçları var” denilerek, destek çağrısı yapıldı.

Sorumluluk alın

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler’e (BM) çağrı yapan Femmes Solidaires, “Türkiyeli demokratlara ve özellikle de Kürt halkına yönelik zulümlerin son bulması için sorumluluk almalıdırlar” çağrısı yaptı. Açıklamanın sonunda, ‘Kürt kadınları ve Kürt halkıyla dayanışma içinde olunduğu’ ifade edildi.

PARİS/ANF