Ana Sayfa Blog Sayfa 6128

5 gazeteci gözaltına alındı

Adana’da yapılan yol kontrolü sırasında 5 gazeteci gözaltına alındı

Adana’da program çekimi için Tuzla Beldesi’ne gitmek isteyen gazeteciler Mizgin Tabu, Songül Tamiş, Emin Tekiner, Melike Demir, Filiz Zeyrek yol kontrolünde polislerce gözaltına alındı. Gözaltı gerekçeleri öğrenilemeyen 5 gazetecinin Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü öğrenildi.

Kadın örgütleri: İrademizin arkasındayız!

Eşbaşkanlık sistemi ile kadının iradesini siyaset arenasına taşıyan HDP’ye yönelik operasyonları ‘kadın iradesine darbe’ olarak yorumlayan kadın örgütleri, ‘Kadın iradesinin önünde AKP yenilecek’ dedi

Bir kadın partisi olma iddiasıyla yola çıkan, vekillerinin büyük bir çoğunluğunu kadınların oluşturduğu ve eşbaşkanlık uygulaması ile kadınların yaşamın her alanında ‘özne’ olma perspektifiyle hareket eden HDP’ye yönelik operasyonlara kadın örgütleri ve siyasi parti temsilcileri sert tepki gösterdi.

‘Biat etmeyeceğiz’

“15 Temmuz’da darbe girişimi yaşandığında ‘Millet iradesinin tanıyacaksınız’ diyenler bugün Kürt halkının, ezilenlerin ve kadınların iradesini tanımadı” diyen ESP Genel Başkanı Çiçek Otlu, gözaltı listesine bakıldığında kadın iradesinin daha çok olduğuna vurgu yaptı. Otlu, “Mutlaka kazanacağız. Kadın iradesinin önünde AKP yenilecek. Biat etmeyeceğiz” sözleri ile tepkisini dile getirdi.

‘Ortak mücadele’

‘HDP’li vekillere vurulan kelepçe sadece onlara vurulmamıştır’ diyen EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise “Bugün HDP’li vekillere ve eşbaşkanlara vurulan kelepçe aynı zamanda halk muhalefetine, halkın siyaset yapma hakkına vurulmuş bir kelepçe olarak görmek gerekir” yorumunu yaptı. ‘Ortak mücedeleye ihtiyaç duyulduğuna’ vurgu yapan Gürkan, “Halk demokrasisini kazanmak üzere daha güçlü bir mücadelenin altını çizebilir” dedi.

‘HDP kadının sesidir’

Devrimci Parti Ankara İl Başkanı Nazlı Buket Yazıcı da şu sözleri ifade etti: “Gültan Kışanak ve Ayla Akat’ın tutuklanmasının hemen sonrasında bu ülkede 6 milyonun oyunu almış, HDP eşbaşkanları ve milletvekilleri gözaltına alındı. Bugün siyasette HDP’nin önemi bütün ezilenlerin, kadınların sesi olmasıdır. Kadın cinayetlerine, cezaevlerinde tacize, tecavüze ve daha birçok kadına yönelik şiddete karşı HDP kadın milletvekilleri olmasa mecliste tartışma konusu dahi olamayacaktır. HDP’ye ve vekillere yapılan bu saldırı HDP’ye oy veren, barışa, halkların kardeşliğine inanan, tüm ezilenlere, emekçilere yapılan bir saldırıdır.”

YDK: Vekillerin yanındayız

Yeni Demokrat Kadın (YDK) ise yaptığı yazılı açıklamada, “Bize dair ne varsa yok etmeye çalışıyorlar ancak teslim olmayacağız” dedi. YDK açıklamasında tutuklamaları ‘kadın iradesine saldırı’ olarak yorumladı. Açıklamanın devamında şöyle denildi: “15 Temmuz darbe girişimi ve hemen ardından ilan edilen OHAL ile erkekliğini tekrar ve yeniden üreten erkek devlet, bugünkü saldırıları ile kadınların iradesine saldırıyor; kadına dair ne varsa yok etmeye çalışıyor. Bizler Yeni Demokrat Kadın olarak, HDP’li kadın vekillerin yanındayız! Erkek egemen sistemin katlederek, şiddetin her türlüsüne maruz bırakarak, emek sömürüsüyle, yok sayarak saldırdığı kadınlar olarak kaybedecek bir şeyimiz yok! Kazanmak için, irademize sahip çıkmak için bulunduğumuz her yerde sokaklara çıkacağız! İrademizin arkasındayız!”

‘Öfkemiz büyük’

HDP’li vekillerin tutuklanmasına ilişkin ortak bir yazılı açıklama yapan Avrupa Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Yeni Kadın, Avrupa Kürt Kadın Hareketi, Almanya Kürt Kadın Hareketi, Demokratik Alevi Federasyonu-Kadın, Êzidî Kadın Meclisi ve Ceni Kadın Bürosu, tutuklamalara sert tepki gösterdi. “HDP kadınların, halkların, işçilerin, ezilenlerin, gençlerin partisi oldu” vurugusu yapılan açıklamada, devamla şu ifadelere yer verildi: “HDP, erkek egemenliğine karşı özgürlük ve eşitlik talebiyle mücadele eden kadınların partisi oldu. HDP programında, tüzüğünde kendisini kadın eksenli örgütlüyor. Eşbaşkanlık sistemiyle eşitlik mücadelesinin parlamentoda, belediye yönetimlerinde önemli bir simgesi oldu. Seçimlerde milletvekili ve belediye başkan adayların yarısını kadınlardan belirledi. Kadın eksenli anayasayı savundu. Gözaltında bulunan HDP’li tüm milletvekilleri ve kadın milletvekilleri Figen Yüksekdağ, Nursel Aydoğan, Leyla Birlik, Selma Irmak, Gülser Yıldırım’ın HDP’nin kadın partisi olması mücadelesinin temsilcileri olarak görüyor ve sahipleniyoruz. Öfkemiz büyük! Şimdi erkek egemen sisteme karşı mücadele eden HDP’yi ve onun kadın vekillerini sahiplenme, enternasyonal dayanışma günüdür. Bu dayanışmayı büyütelim!”

BİKG: Kadınların sözüne saldırıdır

Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG) de, yaptığı yazılı açıklamada “HDP eşbaşkanları ve vekillerinin tutuklanması İstanbul’dan Diyarbakır’a 6 milyon insanın temsiliyetinin yok sayılması, sesinin susturulması demektir. Kadınların mecliste, belediyelerde eşit sözüne yönelik bir saldırıdır” dedi. ‘Barışta ısrarcıyız’ denilen açıklamada, “Yapabileceğimiz tek şey birbirimizi dinlemekten vazgeçmemek, sessizliğe ve kimsesizliğe gömülmemekse biz kadınlar tam da bunu yapmaya devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

HABER MERKEZİ

Musullu kadınlar IŞİD zulmünü anlattı

Musul’da başlatılan operasyonun ardından kent merkezine göç etmek zorunda kalan kadınlar, IŞİD zulmü altındaki yaşamlarını anlattı. Kadınlar, IŞİD çetelerinin sokak ortasında kadınları ‘taşlayarak öldürdüğünü’ söyledi.

Sputnik’e konuşan kadınlardan, Aliyye Bozan, “Tanıdığımız bir kadını Saddam Caddesi’nde herkesin gözü önünde taşlayarak öldürdüler. Dul olan bir kadını taşlayarak öldürdüler. Unutamıyorum. Kadın yalvarıyordu ama IŞİD ‘Allahu Ekber’ deyip kadını taşlıyordu” sözleri ile yaşadıklarını anlattı.

‘Hayat ölüm gibi oldu’

48 yaşındaki Musullu Kewser Heso da, Musul’da 2,5 yıla yakın IŞİD’in baskısı altında yaşadıklarını belirterek, şunları söyledi: “IŞİD Musul’a girince kadınlar için hayat ölüm gibi oldu. Çok sert katı kurallar uyguladı.” Şii olduğu için IŞİD’in kendilerine çok daha fazla baskı yaptığına dikkat çeken Kewser Heso, ‘Şii olduğumuz için bizden nefret ediyorlardı” dedi. Kewser, “Musul’daki Hristiyan, Asuri ve Kürtlere de kötü davranıyordu” dedi.

Zorla evlendirdiler

Yine IŞİD zulmünden kaçan kadınlardan Sara Ebdullah ise Musul’dan Erbil’deki Hazır Kampı’na kaçtığını dile getirerek, “Musul’da kendimizi esir gibi hissediyorduk. Evde müzik dahi dinleyemiyorlardı. Sigara içemiyorduk. Musul’da kadınlar için yaşam bir ölümdü” dedi. 29 yaşındaki Hori Celil ise Musul’da istemediği bir IŞİD çetesiyle evlenmek zorunda kaldığını aktarıyor: “Babam beni korkudan IŞİD’e verdi. Benim haricimde 2 eşi daha vardı. Biri Êzidî’ydi Sincar’dan kaçırdıkları kızlardandı. IŞİD militanları savaşta olduğu için çoğu kadın dul kalıyordu. 2 ay sonra da başka IŞİD militanıyla evlendiriliyorlardı. Birçok kadın tanıyorum 5-6 defa evlilik yapmış.” HABER MERKEZİ

Erkekler ekim ayında 40 kadını katletti

Erkekler ekim ayında 40 kadını katletti, 13 çocuğa cinsel istismarda bulundu ve 26 kadına ise şiddet uyguladı.

Savaş politikaları, kadın ve çocuklar üzerindeki şiddet ve cinsel saldırıları daha da şiddetlendiriyor. Yerel gazete, ajanslar ve haber sitelerinden derlenen bilgilere göre erkekler ekim ayında 40 kadını katletti, 13 çocuğa cinsel istismarda bulundu ve 26 kadına şiddet uyguladı. Eylül ayına göre kadın cinayetlerinde yaklaşık olarak yüzde 67, çocuğa yönelik cinsel istismarda ise yüzde 160 artış yaşandı.

5 kadın özsavunma yaptı

Kadınların 13’ü yakınlarındaki erkekler tarafından katledilirken, 13 kadın devlet güçlerince katledildi. Artan kadın cinayetleri ve şiddet karşısında ise 5 kadın yaşamını savunmak için kendisini öldürmek ve şiddet uygulamak isteyen erkeğe karşı özsavunma hakkını kullandı. Ekim ayında trans kadınlara yönelik saldırılarda da artış oldu. Ankara’da çeşitli tarihlerde LGBTİ+’lara yönelik saldırılar gerçekleşirken, İstanbul’da trans bir kadın yaşadığı mahallede linç edilmek istendi. Yine bir trans kadın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi. 2016 yılının ilk 10 ayında ise erkekler en az 234 kadın öldürdü, 334 çocuğa istismarda bulundu, 264 kadına şiddet uyguladı. İSTANBUL

Taciz eden taksiciye karşı özsavunma yaptı

İstanbul’da üniversite öğrencisi Semra Ç., kendisine sistematik olarak taciz uygulayan taksiciyi öldürdü.

Taksici Hıdır Doğan’ın tacizleri nedeniyle birkaç kez ev değiştirmek zorunda kalan Semra Ç., kendisini zorla araca bindiren Hıdır Doğan’ı el freninin altında bulunan bıçakla öldürdü. Hıdır Doğan, aldığı darbelerle öldü. Jandarmaya giderek teslim olan Semra Ç., ilk ifadesinde, “Öldüğünü anlamadım. Amacım aracı uçurumdan aşağı atarak intihar etmekti” dedi. İfadesinin ardından adliyeye sevk edilen Semra Ç., tutuklandı. İSTANBUL

AYM’nin yetkisi yokmuş!

CHP’nin KHK’lerin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvurunun red gerekçesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın “… olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde dava açılamaz” hükmünü anımsatarak, yargısal denetim yapamayacağını ifade etti. Olağanüstü Hal KHK’lerin Anayasa’ya aykırı düzenlemeler içerdiğinin belirtilmesinin de, Anayasa’ya uygunluk denetimi için yeterli olmadığı belirtilen gerekçede, ayrıca bu konuda yetkilerinin de bulunmadığı ifade edildi.

ANKARA

 

 

 

‘Tutuklamalar ilişkileri dondurabilir’

HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 9 milletvekilinin tutuklanması, Türkiye’nin AB ile ilişkileri başta olmak üzere uluslararası diplomasiyi de zor durumda bıraktı. AB üyesi ülkelerin Türkiye Büyükelçileri önceki gün Ankara’da “acil koduyla” bir araya gelerek, durum değerlendirmesi yaptı. Görüşmenin ardından büyükelçiler, gelişmelerle ilgili ülkelerini bilgilendirdi. Herhangi bir açıklamanın yapılmadığı toplantıdan sonra, AB Türkiye delegasyonu, akşam saatlerinde HDP yetkilileri ile bir araya geldi. Ziyaretle ilgili bir açıklama yapılmazken, tutuklamaların ardından HDP de diplomatik temaslara hız verdi.

‘Kaygının da ötesine geçildi’

HDP Dışilişkiler Sorumlusu Çewlîg (Bingöl) Milletvekili Hişyar Özsoy, görüşmelerde, AB yetkililerinin daha önce dile getirdiği, “kaygılıyız” açıklamalarının aşıldığını ve gelinen yeni dönemin, “kırmızı çizgilerin aşılması” olarak nitelendirildiğini aktardı. Özsoy, “Yaşananlar özgür dünyanın kabul edilebileceği kırmızı çizgiler aşıldı. AB durumu ciddi anlamda değerlendiriyor. Bu durum, AB Türkiye ilişkilerinin dondurulmasına sebep olabilir” diye konuştu.

ANKARA

 

 

 

İngiliz Milletvekili: Türkiye demokrasiden bahsedemez!

İngiltere’de İşçi Partisi Milletvekili Joan Ryan, HDP eşbaşkanları ve milletvekilletinin tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Ryan, ‘Demokratik yollardan seçilmişler tutuklanıyorsa, insan hakları, hukuk ihlal edilip, insanların iradeleri esir alınıyorsa, Türkiye kalkıp demokrasiden bahsedemez’ dedi

İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin Milletvekili Joan Ryan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekilleri İdris Baluken, Selma Irmak, Gülser Yıldırım, Leyla Birlik, Nursel Aydoğan, Abdullah Zeydan ve Ferhat Encu’nun tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Fırat Haber Ajansı’na (ANF) konuşan Ryan, seçilmişlerin tutuklandığı bir ülkede demokrasinin olamayacağını ifade etti.

‘Demokratlar buna karşı çıkmalı’

Ryan, şunları belirtti: “Kürt siyasetçilerin tutuklanmasını kesin bir dille kınıyorum. Demokratik yollardan seçilmişler tutuklanıyorsa, insan hakları, hukuk ihlal edilip, insanların iradeleri esir alınıyorsa, Türkiye kalkıp demokrasiden bahsedemez. Demokratım diyen herkesin buna karşı durma sorumluluğu var. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk yetkililerin acil olarak hukuku tamir edip, demokrasiyi güvenceye almalı. Ben bu durumu acil olarak parlamento gündemine getireceğim. Şu an muhaliflere karşı yapılan baskı çok zalimce, demokraside insanların muhalefet yapma hakkı vardır. Seçim bölgemde yaşayan Kürt ve Aleviler Türkiye’deki ailelerinin güvenliğinden kaygı duyuyorlar. Bu durum kabul edilemez ve tahammül edilemez.”

İşçi Partisi Milletvekili Joan Ryan, “İnsan hakları, demokrasi, insan onuru, özgür yaşam ve adalet için sesimizi yükseltmeliyiz” çağrısında da bulundu.

Kaynak: ANF

HDP protestolarında 104 gözaltı

İstanbul ve Bursa’da HDP eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin tutuklanmasını protesto eden 104 kişi gözaltına alındı

İstanbul ve Bursa’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin gözaltına alınması ve tutuklanması protestolarında birçok kişi gözaltına alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü yaptığı yazılı açıklamada, 3-4 Kasım tarihlerinde HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanmasını protesto eden 99 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Bursa’da ise, tutuklamalara ilişkin oturma eylemi yapan HDP’liler gözaltına alındı. HDP Nilüfer İlçe Örgütü önünde yapılan oturma eyleminde gözaltına alınanların isimleri şu şekilde: HDP Parti Meclisi Üyesi Nadiye Gürbüz, İl Yöneticisi Çiçek Çelebioğlu, Nilüfer İlçe Eşbaşkanı Seyfettin Havuz, Osmangazi İlçe Eşbaşkanı Azat İman ve HDP üyesi Serhat Soydaş.

HDP’den Meclis çalışmalarını durdurma kararı

HDP Meclis Grubu, yasama organlarındaki çalışmalarını durdurma ve halkla buluşma kararı aldığını duyurdu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen, parti yöneticileri ve milletvekilleriyle Amed’te yapılan toplantıda aldıkları kararları açıkladı. Bilgen, HDP’nin demokratik siyaset alanına yönelik saldırılar karşısında yasama organlarındaki çalışmalarını durdurma ve halkla buluşma kararı aldığını, “Yasama organındaki faaliyetlerimizi durdurma kararı verdik. Halkımızla her gün birlikte olacağız” ifadeleriyle duyurdu.

Bilgen’in açıklamalarının satır başları şöyle:

“Dün milletvekili grubumuz ve Merkez Yürütme kurulu ile birlikte yaptığımız ve bugün sabahta gerçekleştirdiğimiz MYK toplantısı sonrasında ortak basın açıklamamızı sizlerle paylaşıyoruz. Sözlerimize başlarken 4 Kasım günü Diyarbakır’da yapılan bombalı saldırıyı kınıyor. Yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına ve halkımıza baş sağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Acılarını paylaşıyoruz. Yine 4 Kasım günü ve öncesinde rehin alınmış olan eş genel başkanlarımızı, vekillerimizi ve bütün seçilmiş eşbaşkanlarımızı ve yöneticilerimizi saygıyla selamlıyoruz.

Onların onurlu ve dik duruşlarının, biat etmez ve boyun eğmez tutumlarının arkasındayız. Baskı, zulüm, yok sayma ve faşizm karşısındaki duruşları, Kürt halkı başta olmak üzere bütün Türkiye halklarına büyük bir moral kaynağı olmuş, mücadele azmini ve kararlılığı perçinlemiştir.

Bugün Erdoğan\AKP iktidarı demokratik muhalefete ve demokratik siyasete yönelik ağır saldırıları ile demokratik kazanımları gasp etmeyi, oluşmuş bütün kurum ve kuruluşlarımızı tasfiye etmeyi hedeflemektedir. Bu hedefte sadece HDP’ye oy vermiş olan 6 milyondan fazla insanımızın siyasi iradesi değil, demokrasi, özgürlük, eşitlik, emeğin hakları, kadın özgürlüğü ve adalet mücadelesini sürdüren vicdan sahibi ve demokrat milyonlarca yurttaşımız vardır.

Önce milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıran, daha sonra 15 Temmuz darbe girişimini bir fırsat olarak değerlendirip olağanüstü hal ve kanun hükmünde kararnamelerle ülkeyi yöneten ve kendi darbesini sürdüren Erdoğan\AKP iktidarı, Meclis’i de işlevsizleştirerek Türkiye’yi bir kayyum cumhuriyeti haline getirmektedir. Son olarak halkın tercihlerine ve iradesine zerre kadar saygı duymadığını eş genel başkanlarımız dahil 9 vekil arkadaşımızı tutuklayarak açıkça göstermektedir.

Çalışmaları durdurma kararı

Ankara’da Genel Merkez binamızın abluka altına alınması, parti yöneticilerimizin ve üyelerimizin içeriye girişinin engelleniyor olması da demokratik siyasete bakışlarını açıkça ortaya koymaktadır.

Meclis grubumuz ve Merkez Yürütme Kurulumuz ile birlikte yaptığımız tartışmalar sonucunda demokratik siyaset tarihimizin bu en kapsamlı ve karanlık saldırısı karşısında yasama organındaki çalışmalarımızı durdurmaya ve birkez daha halklarımızla buluşmaya karar verdik.

* Kayyum Cumhuriyeti karşısında mücadeleyi birlikte konuşacağız. Asla geri adım atmayacağız.

* Ülkeyi bir bçuk yıldır yangın yerine çevirmiş Erdoğa iktidarı ülkeyi yangın yerine çevirmiş, binlerce insanın ölmesine, yaralanmasına ve ülkenin kutuplaşmasına neden olmuştur.

* Türkiye’ye sunulan tek adam yönetimi faşizm demektir.

* Tüm STK’lara çağrı yapıyoruz; Erdoğan’ın tehditlerine boyun eğmeyin.”

Bilgen, “Yasal olarak tutuklanan Eş Başkanların başkanlıkları düştü mü?” sorusuna,”Buna halk karar verecek. Türkiye bir dönüm noktasındadır. Bu önemli kararı halkımızla birlikte alacağız. Bundan sonra bizim gündemimizde halkla birlikte karar vermek var” diye cevapladı.

HDP milletvekilleriyle Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri, Eşbaşkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin tutuklanmasının ardından izleyecekleri politikaları belirlemek üzere Amed’te toplanmıştı.