Ana Sayfa Blog Sayfa 613

Gazetecilerin tutukluluk hallerine devam kararı

Tutuklu 18 gazetecinin dosyasını inceleyen Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, gazetecilerin tutukluluğunun devamına karar verdi

Amed merkezli yapılan operasyonda, 8 Haziran’da gözaltına alınan 20’si gazeteci 22 kişiden 16 gazeteci 10 aydır tutuklu

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının hazırladığı iddianameyi kabul eden Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 11 Temmuz’a ilk duruşma için gün verdi.

Gazetecilerin iddianamesinin kabul eden Diyarbakır 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesine dosya da yaptığı incelemede, tutuklu gazeteciler Abdurrahman Öncü, Aziz Oruç, Elif Üngür, İbrahim Koyuncu, Lezgin Akdeniz, Mazlum Güler, Mehmet Şahin, Mehmet Ali Ertaş, Neşe toprak, Ömer Çeliki, Ramazan Geçiken, Remziye Temel, Serdar Altan, Suat Doğuhan, Zeynel Abidin Bulut’un tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Mahkeme, 15 gazetecinin üzerlerine atılan suçun vasıf ve mahiyeti, delil durumu, tutuklu geçirdikleri süre, öngörülen cezanın altı ve üst sınırı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesinin varlığının somut delillerin bulunduğu, isnat edilen suçlamanın katalog suçlamalardan olduğunu belirterek adli kontrol tedbirinin yetersiz kalacağına karar verdi.

AMED

#Gazetecilerin #tutukluluk #hallerine #devam #kararı

12 tutukluyu 30 yıl içerde tutmak yetmedi, infazları ertelendi

Bolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve infazı yakılan tutuklulardan Osman Kapan gönderdiği mektupla 12 tutuklunun daha ‘Pişmanlık’ dayatması ile infazlarının yakıldığını belirtti

Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Xirabêşeref köyüne 1993’te yapılan ev aramalarının ardından Ahmet Zenger, Osman Kapan, Süleyman Sungur, Ramazan Özalp, Nuri Arı, Abdullah Oflas ve Ramazan Özyiğit’i gözaltına alınırken, Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yargılanan 7 kişi hakkında “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası daha sonra, müebbet hapis cezasına dönüştürüldü.

İnfazları yakıldı

Tutuklulardan Süleyman Sungur cezaevinde, hasta tutuklu Ramazan Özal ise 2014 yılında tahliye edildikten 3 ay sonra hayatını kaybetti. Tutuklulardan Nuri Arı ve Abdullah Oflas 12 Şubat 2023’te İzmir Şakran T Tipi Cezaevi’nden, Ramazan Özyiğit ise 6 Şubat’ta Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edildi.

Pişmanlık dayatıldı

Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 63 yaşındaki Ahmet Zenger’in cezası, Şubat ayında tahliyesine bir hafta kala İdare ve Gözlem Kurulu’nun “pişmanlık” dayatmasını kabul etmediği gerekçesiyle 6 ay daha uzatıldı.
Bolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan ve infazı yakılan Osman Kapan’ın ise tahliyesinin beklendiği Nisan ayında ikinci kez infazı yakıldı. İdare ve Gözlem Kurulu’nun “pişmanlık” dayatmasını kabul etmeyen Kapan’ın infazı yakılarak, tahliyesi 3 ay daha uzatıldı.

İnsanlık dışı koşullar

Ailesi aracılığıyla yaşadıklarını anlatan Kapan, “Adeta Hitler’in toplama kamplarına dönüştürülen zindanlarda mahkumlara yapılan zulüm, üzeri örtülemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Uydurma ve basit gerekçelerle insanlar tutuklanmakta, hüküm giymedikleri halde uzun yıllar boyu tutuklu yargılanarak, cezalandırılmakta, bunlar yetmezmiş gibi tahliyesi gelen mahkumlar, ‘pişman’ olmadıkları, manevi etkinliklere katılmadıkları, örgütten ayrılmadıkları ve bağımsız koğuşa geçmedikleri gerekçesiyle tahliye edilmeyerek, infazları yakılmaktadır. Zindanlarda insanlık dışı koşullara maruz bırakılmakta ve zulme uğramaktadırlar” dedi.

Genelge taraflı

Adalet Bakanlığı’nın hasta tutuklular için yayımladığı genelgenin taraflı olduğuna vurgu yapan Kapan, “ Sadece Bolu T Tipi Cezaevi’nde ‘iyi hal’ gerekçesiyle bir yılı aşkın süredir tahliyeleri ertelenen Kürt yurtsever devrimci tutuklulardan Erdal Tuncer’in infazı 5, Adnan Karakaş, Seyfettin Bahar ve Osman Aslan’ın 3, Nizam Algünerhan, Fuat Güler, Ferit Orak, Abdülhamit Babat, Mehmet Zahar, Yahya Anık, Musa Şanak ve Mehmet İnal’ın ise 2’nci kez infazı yakıldı” diye aktardı.
Tutukluların “pişmanlık” dayatmasına maruz kaldıklarını aktaran Kapan, “Faşist saray rejimi, ağır hapis cezaları, zulüm, işkence ve infaz yakmakla Kürt yurtsever, devrimci tutsakların direniş hatlarını engelleyemeyecektir” dedi.

2’si hasta tutuklu

Öte yandan Kapan’ın mektubunda söz ettiği infazı yakılan tutukluların 30 yıllık tutuklu oldukları, Nizam Algünerhan ve Ferit Orak’ın İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklu listesinde olduğu öğrenildi.

HABER MERKEZİ

#tutukluyu #yıl #içerde #tutmak #yetmedi #infazları #ertelendi

Cemevlerine yönelik saldırı davası: Baronun katılım talebi kabul edilmedi

Cemevlerine dönük saldırıya dair açılan davada mahkeme, duruşmayı 15 Mayıs’a erteledi. Ankara Barosu’nun katılım isteği ise reddedildi

Ankara’da 30 Temmuz 2022’de cemevi ve 2 Alevi kurumuna dönük 2’si tutuklu 3 saldırgan hakkında açılan davanın duruşması Ankara 63’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuksuz sanıklar Çağdaş Can Bardakçı ve Baver Gül İzmir’den, tutuklu sanık Ahmet Ozan Karaca ise Sincan Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Ankara milletvekilli adayları Emirali Türkmen, İhsan Seylan ve Metin Kılınç da duruşmayı izledi.

Genişletme talebi

Ankara Barosu Toplumsal Dava ve Hukuk Araştırmaları Merkezi (TODAM), davaya katılma talebinde bulundu. Taleplerin ardından söz alan Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) avukatı Deniz Can Aydın, soruşturmanın detaylandırılması gerektiğini belirtti. Aydın, “Telefon kayıtları detaylı olarak incelenmeli, hazırlanan bilirkişi raporunu kim okursa bu mantıksız bir iş der. Bilirkişi bu numaraları detaylı incelememiş, raporda Ahmet Ozan Karaca İzmir’den, Eskişehir’de bulunan Ahmet Ozan Karaca’yı aramış olarak gösteriyor. Numaraların sahiplerinin kim olduğunu bilmiyoruz. ‘Kafasını yıkayıp yaptırdılar’ mesajı var telefonda fakat kast edilen yıkayanların ve kimler olduğunu araştırılmıyor. Taleplerimiz karşılanmıyorsa Alevilere yapılan saldırılar meşrulaştırılıyor demektir” dedi. Aydın, soruşturmanın genişletilme talebini yineledi.

Tutuklluluğa devam kararı

Sanık avukatlarından Yusuf Ziya Ünsal, aleyhe olan beyanları kabul etmediğini belirterek, “Bürokratik işlemler nedeniyle süreçte ilerleme yaşanmıyor. Bürokratik nedenlerden dolayı müvekkilimin özgürlüğü kısıtlanıyor. Tutuklu kaldığı süre suç vasfına bakıldığında zaten infazını tamamlamış durumda ceza alacak olsa bile” dedi. Ünsal, tutuklu saldırganın adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini istedi.

DAD avukatı Ümran Hakverdi, tevsi tahkikat taleplerinin kabul edilmesini ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti. Hakverdi, “Bu haliyle sanık tahliye edilmemeli. Çünkü toplum tehlikeye atılacaktır. Sanığın tahliyesi özellikle Alevi toplumu için tehlikedir. Alevi toplumunun, Sivas Katliamı nedeniyle adalete güveni zaten zayıflamıştır. O nedenle tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz” diye konuştu.

Mahkeme, tutuklu sanığın tutukluluk halinin devamına, baronun davaya katılma talebinin reddine karar verdi. Duruşma 15 Mayıs 2023’e ertelendi.

ANKARA

#Cemevlerine #yönelik #saldırı #davası #Baronun #katılım #talebi #kabul #edilmedi

‘Kanserden ölmek istemiyoruz’

Molozlara karşı 17 gündür süren Yaşam Nöbeti’ni tutan halk, yetkilileri uyaran bir açıklama yaparak, ‘Depremde yakınlarımızı kaybettik, yıkıntı atıklarının geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz’ dedi

Hatay’ın Samandağ ilçesinde molozların yaşam alanlarına dökülmesine dönük başlatılan Yaşam Nöbeti’nin 17. gününde halk bir kez daha sokağa çıktı. Yeşilköy Mahallesi’nde dökülen molozların önündeki nöbete bugün Doğu Akdeniz Çevre Platformu, Hatay Deprem Dayanışması ve Hatay Ekoloji Paltformu üyeleri katıldı. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Hatay Milletvekili adayı Yusuf Kimyon da açıklamaya katıldı.

Halk sağlığı tehdit altında

‘Depremden ölmedik, kanserden ölmek istemiyoruz’ yazılı pankartın ardından Cansel Aslan açıklama yaptı. Cansel Aslan, “Depremin ardından yetkililerin halk sağlığını ve ekosistemi hiçe sayarak yangından mal kaçırırcasına alelacele, bilimsel koşullara uymayarak tarım alanlarına, meyve bahçelerine, yol kenarlarına, çadır kentlerin, yerleşim yerlerinin bulunduğu alanların hemen yanına, su havzalarına, vadilere enkaz dökülüyor. Bu molozlar halk sağlığını tehdit edip doğal miras alanlarını zehirliyor” diye belirtti.

‘Hesap soracağız’

Aslan, açıklamanın devamında, “Havanın, yeraltı ve yerüstü sularının, toprağın ve besinlerin zehirlenmesine yol açan tüm bu işlemler, Tehlikeli Atıkların Yönetimi Yönetmeliği, Hafriyat ve Yıkıntı Atıkları Yönetmeliği ile Asbestle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Yönetmeliği yok sayılarak yapılmaktadır” dedi. Aslan, emek, meslek, ekoloji örgütlerinin, bilim insanlarının ve yerel halkın bu konuyla ilgili uyarıları ve taleplerinin dikkate alınmadığını söyledi. Molozların yaratmış olduğu sorunları ilgililerin bilmesine rağmen önlem almamalarının endişe yarattığını ifade eden Aslan, “Pazartesi gününden itibaren insanlığa karşı suç işleyenler hakkında dava açarak ve suç duyuruları yaparak hesap soracağız” dedi.

Mücadelemiz sürecek’

Aslan, son olarak, “Buradan ilgilileri uyarıyoruz, hasarlı bina yıkımlarının bilimsel kurallara göre yapılmasını, insan ve çevre sağlığını bozan tehlikeli atık içeren molozları, bilimsel kurallara uygun denetimli olarak bertarafının yapılmasını talep ediyoruz. Mücadelemiz sorun çözülene kadar hukuksal ve demokratik olarak devam edecektir. Depremde yakınlarımızı kaybettik, yıkıntı atıklarının geleceğimizi yok etmesine izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

HATAY /MA

#Kanserden #ölmek #istemiyoruz

Batan gemi ağır metal yüklü

Hatay İskenderun Limanı’ndan Ukrayna’ya maden taşıyan ve Kumluca açıklarında batan yabancı bandıralı geminin metal yüklü olduğu belirtildi

Antalya’da 5 Nisan 2023 günü, Hatay İskenderun Limanı’ndan Ukrayna’ya maden taşıyan yabancı bandıralı geminin Kumluca açıklarında batması sonucu Suriyeli 14 mürettebattan 5’i kurtarıldı, 1’i ise hayatını kaybetti. 8 kişiye ise halen ulaşılamamış olması yaşamlarını yitirdiklerine işaret etmekte. AÜ Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, Kumluca’da Yardım Burnu’ndan 22 mil açıkta batan boksit madeni taşıyan geminin deniz kirliliğine yol açabileceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Gökoğlu, deniz tabanında kalacak geminin ana akıntılarla zamanla batıya doğru sürüklenmesinin beklendiğini dile getirdi.

Deniz kirleniyor

Boksit madeninin alüminyum üretiminde kullanıldığını belirten Prof. Dr. Gökoğlu, “Boksit madeni alüminyum yapımı ve başka alanlarda aşındırma amacıyla kullanılıyor. Çok çeşitli amaçla kullanılan bir maden. Deniz ekosisteminde bu maden doğal olarak belki vardır, ancak bu kadar çok miktarda geminin içerisinde bulunması su altında ağır metal kirliliği oluşturur. Bu tür gemilerde fazla miktarda petrol bulunur. Uzun mesafe gittikleri için yakıtları, makinelerindeki yağı fazladır. Batan gemide yakıt, yağlar, sintine suları denizde kirlilik oluşturur” diye konuştu. Geminin açıkta ve derinde batması nedeniyle deniz tabanından çıkarılmasının mümkün görülmediğine değinen Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, “Akdeniz, küresel ısınma ve deniz trafiği nedeniyle kirlilikten oldukça fazla etkilenir. İç deniz şeklinde Cebelitarık ve Süveyş kanallarıyla okyanusa bağlı. Deniz trafiğinin yoğun olduğu bir deniz. Deniz altında şu anda gemiden sızıntı gözükmüyor. Ancak deposu yakıt dolu, bu gemi zamanla çürüyecek ve sızıntı oluşacaktır. Gemideki yakıt, maden, zamanla deniz eko sistemini kirletecektir. Orada denize ait olmayan metal yığını var. Bazıları bunu resif olarak görebilir ama denize ait olmayan her şey kirliliktir. Gemi, denizde metal kirliliği oluşturur” dedi.

EKOLOJİ SERVİS

#Batan #gemi #ağır #metal #yüklü

Phaselis için talanı durdurma çağrısı

Phaselise Antik Kenti’nde sürdürülen inşaat çalışmasına tepki gösteren Phaselise Dokunma Platformu ve Phaselise İnisiyatifi, ‘Yasal süreç sonuçlanana kadar bütün işlemler durdurulmalıdır’ dedi

Phaselise Dokunma Platformu ve Phaselise İnisiyatifi, Antalya‘nın Kemer ilçesinde bulunan Phaselise Antik Kenti’nde devam eden inşaat çalışmasına dair Bostanlık Koyu’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çevrecilerin yanı sıra HDP Grup Başkanvekili ve Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Saruhan Oluç, vekil adaylarından Canan Çalağan, Hülya Hasbay, HDP İl Eşbaşkanı Ahmet Kaya, HDP PM üyesi Aylin Onursev ile çok sayıda kişi katıldı.

Yoğun kontrolsüz kullanım

15-16 Nisan 2023 tarihinde sivil toplum kuruluşları temsilcileri, bilim insanları ve yerel halkın katılımıyla “Phaselis Koruma Çalıştayı” düzenlendiğini ifade eden Erdal Elginöz, çalıştayda Phaselis Bostanlık Koyu ve Phaselis Alacasu (Cennet) Koyu’nda çok değerli arkeolojik ve kültürel miras bulunduğuna dikkat çekildiğini belirtti. Elginöze, “Topografik ve kıyı bütünlüğü arz eden birinci derece sit sahası içinde bulunan Phaselis Güney Limanı, devamı Phaselis Bostanlık Koyu, Phaselis ziyarete açık ören yeri ve Alacasu (Cennet) Koyu’nda yoğun ve kontrolsüz kullanımlar söz konusudur” dedi.

Phaselise Antik Kenti’nde sürdürülen inşaat çalışmasına tepki gösteren Phaselise Dokunma Platformu ve Phaselise İnisiyatifi, Yasal süreç sonuçlanana kadar bütün işlemler durdurulmalıdır diye basın açıklaması yaptı.

Yapılması gerekenler, “Phaselis Bostanlık ve Phaselis Alacasu koylarındaki inşaatlar derhal durdurulmalı, hâlihazırda yapılmış olan tüm alt ve üst yapı kontrollü olarak sökülmeli ve alanın onarımı gerçekleştirilmelidir. Tüm bu işlemler, ilgili uzmanlar denetiminde alana daha fazla zarar verilmeden yapılmalıdır. Yasal süreç sonuçlanana kadar Phaselis Bostanlık ve Phaselis Alacasu koylarındaki plaj projesine ait bütün işlemler durdurulmalıdır. Koruma ve kullanma’ dengesi yerine ‘koruma ve korumaya uyumlu kullanma’ yaklaşımı öngörülmelidir. Phaselis Bostanlık ve Phaselis Alacasu koylarında arkeolojik kazıların bir an önce başlaması için gereken destek sağlanmalıdır” diye sıralandı.

Çalıştay kararları

Korunacak hedef türlerin ve özel yaşam alanlarının korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapılması gerektiği belirtilen açıklamada, “Gürültü ve ışık kirliliğine neden olacak hiçbir uygulama yapılmamalıdır. Orta ve uzun vadede sit alanının güvenliğini sağlayacak çevre düzenlemesi ve kontrollü giriş düzenlemesi yapılmalıdır. Bu bağlamda, yönetim planını hazırlamak amacıyla Phaselis Sivil Denetleme Kurulu kurulmuştur. Bu kurul bünyesinde sivil toplum kuruluşları ve yerel inisiyatifler yer almaktadır. Bu kurulun amaçlarından biri yerel inisiyatiflerle birlikte bir alan yönetimi planı hazırlamaktır. Phaselis Koruma Çalıştayı’nda alınan kararların temelinde, Phaselis ören yeri ve birinci derece sit alanının kullanılması ve korunması amacıyla yapılacak faaliyetler belirlenecektir. Phaselis Sivil Denetleme Kurulu alanın korunması için bir gönüllülük sistemi oluşturacaktır” ifadeleri yer aldı.

Uluç tepki gösterdi

Açıklamada konuşan Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Oluç da çalıştay sonuç bildirgesine değinerek, iktidarın hukuka uygun davranmadığını, alanın imar açılmasına tepki gösterdi. Ekolojik mücadelenin önemine dikkat çeken Oluç, bu mücadeleyi kazanmak için gerekeni yapacaklarını dile getirdi.

Kaynak: MA

#Phaselis #için #talanı #durdurma #çağrısı

60 milyon 697 bin 843 kişi oy kullanacak

YSK Başkanı Ahmet Yener, 14 Mayıs’ta oy kullanacak seçmen sayısının 60 milyon 697 bin 843 olduğunu açıkladı

Yüksek Seçim Kurulu Başkanı (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 14 Mayıs’ta oy kullanacak seçmen sayılarına ilişkin açıklama yaptı. Yener’in açıklaması şöyle: “Yurt içinde seçmen sayımız 60 milyon 697 bin 843 olup bunun 30 milyon 710 bin 790’ını yani yüzde 50,60’nı kadın seçmenlerimiz oluşturmakta. Seçmenlerimizin yüzde 49,40’nı yurt içinde erkek seçmenlerimiz oluşturmaktadır.”

HABER MERKEZİ

#milyon #bin #kişi #kullanacak

Kağıthane’de şüpheli çocuk ölümü

Kağıthane’de 14 yaşındaki Elif Naz S., 15 katlı rezidansın 7’nci katından şüpheli bir şekilde düşerek hayatını kaybetti

İstanbul’un Kağıthane ilçesinin Talatpaşa Mahallesi’nde 15 katlı rezidansın 7’nci katındaki bir dairede yaşayan 14 yaşındaki Elif Naz S., dün akşam saatlerinde, şüpheli bir şekilde terastan düşerek hayatını kaybetti.

Ailesiyle tartıştığı iddia edilen Elif Naz S.’nin 15 katlı rezidanstan düşmüş halde görenlerin bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ağır bir şekilde yaralanan Elif Naz S., Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesi’ne kaldırıldı. Elif Naz S., kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Şüpheli ölümle ilgili inceleme başlatıldığı belirtildi.

İSTANBUL

#Kağıthanede #şüpheli #çocuk #ölümü

Yeşil Sol Parti Sêwereg’de seçim irtibat bürosu açtı

Yeşil Sol Parti, Riha’nın Sêwereg (Siverek) ilçesinde seçim irtibat bürosu açtı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Riha’nın Sêwereg (Siverek) ilçesi Bahuş Mahallesi Ramazan Bulvarı’nda seçim irtibat bürosunun açılışı gerçekleştiriyor. Seçim bürosu açılışında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan konuştu.

Ayrıntılar geliyor..

#Yeşil #Sol #Parti #Sêweregde #seçim #irtibat #bürosu #açtı

Tutuklulardan CPT’ye mektup: Türkiye’ye sessiz kalırsanız ölümler artar

Sincan Cezaevi’nde kalan 68 kadın tutuklu cezaevlerinde yaşanan ölümlere karşı CPT’ye mektup göndererek, yaşanan ölümlere karşı Türkiye’nin uygulamalarına sessiz kalınmaması gerektiği vurgulandı

Sürgün, işkence ve hak ihlallerinin arttığı cezaevleri ve son olarak Ankara Sincan Cezaevi’nde 2 yıldır tutuklu olan 63 yaşındaki Abdullah Oran’ın geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybetmesine dair Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan 63 kadın tutuklu Avrupa İşkencenin Önlenmesi Komitesi’ne (CPT) mektup gönderdi.

Ölümler arttı

Kadın tutuklular mektuplarında, son bir yıldır Türkiye cezaevlerinde onlarca tutsağın “hasta, kendisini astı, psikolojik hastalığı var” denilerek katledildiğini ve siyasi tutukluların ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen tutsakların oranının artış gösterdiğini belirtti.

Sessizlik ölümleri arttırır

Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda (YGC) bulunan Abdullah Oran’ın ölümünün bu katliamların son örneği olduğu belirtilen mektupta, “Türkiye’de yaşanan deprem felaketi ve seçim havası cezaevlerinde yaşanan sistematik işkenceleri gündem dışına itmektedir. Cezaevinde yaşanan her ölümün sorumlusu bizzat ölüme meydan veren önlem almayan göz yuman devletin kendisidir. Ama bu durumun da ötesinde ölümlerin sistematik artışı, bu durumun bir ‘idam politikası’ olarak yürürlükte olduğunun göstergesidir. Bu duruma sessiz kalınması halinde ölümlerin zamana yayılarak, hücrelerde izole edilmiş olan arkadaşlarımız başta olmak üzere her bizimizin aynı akıbete uğramaması işten bile değildir” dediler.

CPT olarak müdahale edin

CPT’ye yönelik taleplerin sıralandığı mektupta, “CPT olarak sizden talebimiz cezaevlerindeki faili belli bu ölümlere bir an önce müdahale etmeniz, gerekli incelemeler, kovuşturmalar yapmanız ve sistematik olarak işkencehanelere döndürülen hücrelerin durumunu kamuoyu ile paylaşmanızdır. Yine yetkilerinizi kullanarak bu politikaları durdurmanız en acil talebimizdir” denildi.

ANKARA

#Tutuklulardan #CPTye #mektup #Türkiyeye #sessiz #kalırsanız #ölümler #artar